Üşüyüp sarıldığımda yastığıma
Başımı omzuna koymayı isterdim aslında…
Ya da ağlamaya yüz tutacak olsa gözlerim bir anda
Silecek olan ellerin sahibi ‘sen’ olsan derim kana kana…
Her telefon çaldığında ‘Belki…’ diye uzandığımda
Gözlerim adını arar, küçücük bir umutla…
Telefonun tuşlarına yazarken adını
Gülümser yüzüm, acıyla karışık olsa da…
Umutsuzluğa düştüğünde dahi senden medet umar
Gönlüme söz geçiremem işte o anlarda…
Kaçıp gitmek istesem de bazen uzaklara
Yanımda götürmeyi unutmadığım bir sen varsın aslında…
Kaçmanın bir anlamı olmadığını anladığımda
Kendimi bulduğum yer: senin sevdan nasılsa…
Seni sevdiğimi haykıramadığımda
İçimde bir sessiz fırtına kopar: “Seviyorsan utanma!”
O an itiraf ederim kendime utanmadan
Bir kez daha kabullenirim, kurtuluş sevdanda
Hüzünler bazen bir arada gelir, bunaltarak…
Yardım eden hislerim olur, varlığını hatırlatarak…
Söz bitip, vakit gözlerimi mühürleme ânıysa,
Kalem duracak, sevgiler sessiz kalıp susacaksa
Yalvarırım Allah’ıma:
“Rüyada da olsa sevenlere sevdiklerini göster uykularında”
“Amin!...” derim, tüm sevenlerin dediğini duymuşçasına!!...
aLıntıdır..