| | Okumayı öğrenmek için, gelen bilgilerin duyu organlarından beyne girerek burada kaydedilmesi, organize edilmesi, anlaşılması ve işleme konulup yorumlanması ve tekrar kullanılmak üzere depo edilmesinden sonra, mesaj olarak hücrelere, sinir ve kaslara, gönderilmesi gerekir.
Müdahale edilmezse ne olur?
Okuma güçlüğü olanlarda; diğer öğrenme güçlükleri (yazma, hesaplama vb.) de olabilir. Hiperaktifçocukların % 30-70; davranış bozukluğu olanların ise, % 30-40 kadarında öğrenme güçlüğü vardır. Okuma güçlüğü olanlarda ders başarısızlığı, sınıf tekrarı ve zaman içinde okuldan ayrılma gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Birçok anne-baba, çocuğunun kitap okumadığından şikâyet eder. Bu çocukların okumayı sevmedikleri için mi okumadıkları, yoksa okuyamadıkları için mi okumayı sevmedikleri belirsizdir. Anne-babaların, çocukların oku(ya)mama sebebini iyi araştırmaları gerekir. Oku(ya)mayan çocukların okuma problemleri uygun bir şekilde tedavi edilmelidir.
Okuma faaliyeti zihin ve dilde ne kadar rahat gerçekleşirse, okuma, çocuk açısından o kadar kolay olur. Okuma esnasında zihinde harcanan enerji ne kadar az ise, okuma da o kadar rahat ve anlaşılır gerçekleşir. Okuma için ayırdıkları vakit ve harcadıkları enerji fazla olduğundan, okuma güçlüğü yaşayan kişiler zamanla okuma ve öğrenmeden uzaklaşabilir.
Tedavisi nasıldır?
Okuma güçlüğünün tedavisinde, erken tespit ve müdahalelenin önemli bir yeri vardır. Sinir sisteminin olgunlaşması tamamlanmadan, yani okuma güçlüğü yaşayan kişi tam erişkin olmadan (beyindeki bağlantıların gelişmesi % 90 nispetinde 12 yaşında tamamlanır) müdahale edilirse, başarı nispeti artar. Tedavide özel eğitim çalışmaları uygulanır. Bu eğitim çalışmalarında, kişinin öğrenmeyi teşvik edici hususiyeti haiz merak alanları desteklenerek güçlükler giderilmeye çalışılır. Okuma güçlüğü yaşayan kişilerin önemli bir kısmının; mekanik, teknik, mühendislik, mimarî sahalarında ve el işlerinde oldukça kabiliyetli olduğu görülmektedir. Çok kitap okutmak, bu konuda kısmî çözüm sağlasa da, esas olarak uygun bir eğitim metodu ile kişinin öğrenme yolları çalıştırılmalıdır.
Neler yapılabilir?
* Hayatın ilk yıllarından itibaren beyindeki öğrenme işleminin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak için, çocukla oyun oynayıp, bolca vakit geçirmek;
* Sadece bir duyu organının değil (meselâ sadece görme), diğerlerinin de (işitme, dokunma gibi) ortak çalıştırıldığı aktivitelere ağırlık vermek;
* Bilhassa 0-5 yaştaki çocukları, tv ve bilgisayardan olabildiğince uzak tutmak;
* Dimağın sağlıklı çalışmasına vesile olabilecek üzüm şekerini ve B vitamini türlerini ihmal etmemek;
* Belli kavramları belli yaşlarda öğrenemeyen çocuklara erken müdahale etmek;
* Konuşmaya geç başlayan çocuklara, okuma güçlüğü açısından daha fazla dikkat etmek;
* Sağ ve solu karıştıran, yön bulmada zorlanan, hantallık ve sakarlığı bulunan çocukları önceden tespit ederek, onlara gerekli yardımı yapmak;
* Anneleri, hamilelik döneminde; çocukları ise, özellikle 5-7 yaş arasında sigara dumanından, elektromanyetik dalgalardan, katkı maddesi bulunduran gıdalardan, radyoaktif ışınlardan uzak tutmak;
* Hamilelik döneminde ve sonrasında annenin kitap okuması, zihnini aktif olarak kullanması; küçük çocuklara dinlemelerini sağlayacak türde kitaplar okunması;
* Beynin oksijen ve gıda bakımından beslenmesini engelleyici, solunum ve dolaşım sistemlerine menfî tesir eden hastalıkların hemen tedavi edilmesi;
* Dikkat eksikliği olan çocukları tespit ederek onlara yardımcı olmak;
* Çocukların muhtemel görme bozukluklarını tedavi ettirmek.
Okumanın hayli mühim olduğu günümüzde, bu sıkıntıyı yaşayan çocuklara yardımcı olmak, onların böyle büyük bir nimetten mahrum kalmasını bir nebze olsun engelleyecektir. Birçok problemin bilgisizlikten kaynaklandığı düşünüldüğünde, okuma güçlüğü yaşayan çocukların problemlerinin çözülmesinde atılacak adımlar önemlidir. Okumayı seven nesillerin yetiştirilmesinde, oku(ya)mayan çocukların fark edilmesi ve yönlendirilmesi ciddi bir kazanç olacaktır. | |