PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ötenazi




DogalGaz
19-01-2008, 11:06
Insanın en doğal haklarından olan otonazi birçok ülkede yaygın fakat türkiyede kalkıpta biri otonazi hakkımı kullanmak istiyorum derse h...tr gibi bi cevap alır.
Sizce insanın en doğal hakkı değilmidir istediği anda ölmek?
Intahar kolay birşey fakat acı veriyor onun yerine acısız bir şekilde narkozun altındayken doktor kontrolünde ölmek daha güzel değilmi?
Türkiyedede olması gerekmezmi.




FeYeZaN
19-01-2008, 11:51
Insanın en doğal haklarından olan otonazi birçok ülkede yaygın fakat türkiyede kalkıpta biri otonazi hakkımı kullanmak istiyorum derse h...tr gibi bi cevap alır.
Sizce insanın en doğal hakkı değilmidir istediği anda ölmek?
Intahar kolay birşey fakat acı veriyor onun yerine acısız bir şekilde narkozun altındayken doktor kontrolünde ölmek daha güzel değilmi?
Türkiyedede olması gerekmezmi.

Ötenazi, hayatından ümit kesilmiş hastanın kendi isteği ile hayatına son vermek ve acı çekmesine mani olmak anlamında kullanılan bir kelimedir.

Ötenazi iki şekilde olmaktadır; birincisi öldüğü halde aletlere bağlı olarak bitkisel hayatla yaşatılmaya çalışılan insandan bu aletlerin ayırt edilmesidir. Burada adam öldürmek söz konusu değildir. Bu aletleri çıkarmak, zaten ölmüş olan insanın vücudunu bu faydasız işlemden kurtarmak sayılır.

İkinci ve asıl önemli olanı, iyileşme ümidi büsbütün kaybolduğu bir doktorlar heyetinin kararı ile belirlenmiş olan hastanın daha fazla acı çekmesin diye kendi isteği ile öldürülmesidir. İşte bu tam bir cinayettir. İster yeni doğmuş bir çocuk, ister ileri yaşta, isterse ölüm döşeğinde olsun, canları çıkıncaya kadar bunların tam bir yaşama hakları vardır. Böyle bir insanı öldürenle sağlıklı bir kişiyi öldüren arasında fark yoktur.

Hayat sıkıntılarla doludur. Hayatından büsbütün ümit kesilmiş nice hastaların iyileşip aramızda yaşamaya devam ettiğini her zaman görmekteyiz. Hastalık, darlık ve acı olaylar insanlar içindir. Bunlara karşı sabretmek ve ümidi yitirmemek gerekir. Ayette şöyle buyurulmuştur: "Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara 2/153)

İntihar etmek haram olduğu gibi bir başkasının kendini öldürülmesini istemek ve böyle bir isteği yerine getirmek de haramdır.

Bir kişi, hastalık, ağır yaralanma gibi bir sebepten dolayı can vermek üzereyken kendinden önce can veren kişiye mirasçı olur. Bir gayrimüslim, henüz can boğaza gelmeden müslümanlığı kabul etse müslüman olur. Bir günahkar bu durumda tevbe etse tevbesi makbul olur. Bu kişinin hukuki ehliyeti bütünüyle devam eder. Dolayısıyla böyle bir kişiyi öldüren adam öldürme cezasına çarptırılır.
(alıntıdır)

Sümbüle
19-01-2008, 13:45
Ötenazi ; Insanin kendini öldurme hakki...

Insanin en dogal hakki dediginiz cinayet hem islam dinin de hemde bir cok din de yasak ve sizin belirttiginiz gibi avrupa ulkelerinde cok dogal karsilanan ve serbest olan biside degil aksine hicde iyi gozle bakilmayan sacma bir dusunce olarak goruluyor... eskiden bilgisiz fasist zihniyetli insanlarca uygulanan ama sizin sandiginiz gibi insanlarin istekleri dogrultusunda uygulanmis olmadigi aksine bir soykirim...







Suni Seleksiyon Uygulamaları

Koyu materyalist olan Haeckel, sapkın düşünce yapısı nedeniyle, İlahi dinleri ve din ahlakının gereği olan insancıllığı ve merhameti reddediyordu. Öjeni vahşetini savunarak Spartalılar (M.Ö. 9. yüzyılda kurulmuş, sanatı, felsefeyi ve edebiyatı reddeden, sadece askeri güce dayanan ve faşizm sistemini uygulayan bir Yunan şehir devletiydi) tarafından uygulanan insanın suni seleksiyonunu kendince övüyordu. Spartalılar döneminde, özel bir kanun uyarınca tüm yeni doğan çocuklar dikkatli bir incelemeye ve seçilime tabi tutuluyorlardı. Zayıf, hasta veya fiziksel olarak kusurları olanlar acımasızca katlediliyorlardı. Sadece sağlıkları mükemmel olan ve güçlü çocukların yaşamalarına izin veriliyordu. Haeckel de Spartalıların masum bebekleri katletmeyi öngören bu vahşi uygulamalarını destekliyordu.3
Haeckel kendisini eleştirenlere ise şöyle karşılık veriyordu:
Her yıl, tedavi edilemez hastalıkların kalıtsal yüküyle doğan binlerce sakat, sağır-dilsiz ve geri zekalı çocuğa, suni olarak bakmanın ve yetiştirmenin insanlığa ne gibi bir faydası var?4
Haeckelin bu acımasız düşüncelerinin yanı sıra diğer sapkınlıklarından biri de, intihar ve ötenaziyi savunuyor olmasıydı. Haeckelin hezeyanlarına göre insan, sadece anne ve babasının arasındaki cinsel bağlılığın bir sonucu olarak var olmuştu ve bu yüzden de yaşam çok külfetli bir hal aldığında bu kişi yaşamdan ayrılabilirdi. Haeckel bu çarpık düşüncelerini şöyle ifade etmekteydi:
Eğer bu durumda yaşam koşulları, döllenmiş yumurtadan kendi hatası olmaksızın gelişmiş zavallı varlığın üzerine çok fazla baskı yaparsa, eğer iyi olarak ümit edilen yerine sadece bakım ve ihtiyaç, hastalık ve her türlü sefalet gelirse, bu kişinin tartışmasız olarak ölüm yoluyla ızdıraplarına son verme hakkı vardır... Bir kişinin dayanılmaz acılarına gönüllü bir ölümle son vermesi gerçek bir kurtuluş eylemidir.5
Bu düşünceleriyle insanları vicdansızca intihara, ölüme, cinayete sürükleyen Haeckel, Wonders of Life (Yaşam Mucizeleri) adlı kitabında ise, yeni doğan bebeklerin sağır ve bilinçsiz doğduklarını (ki bu doğru değildir) ve bu yüzden insan ruhu taşımadıklarını iddia etmişti. Bu bilim dışı iddiasına dayanarak da anormal olarak doğan bebeklerin öldürülmelerini savunmuş ve sözde bunun mantıksal olarak bir cinayet gibi kabul edilemeyeceğini öne sürmüştü. Görüldüğü gibi Haeckel açıkça cinayeti savunuyor, çevresindeki insanları da katil olmaya yönlendiriyordu.
Haeckel sadece kişinin isteğine bağlı ötenazinin değil, rıza dışındaki ötenazinin de savunuculuğunu yapacak kadar gaddardı. Bu konudaki öfkesini şu sözlerle ifade ediyordu:
Yüzlerce, binlerce tedavi edilemez insan deliler, cüzzamlılar, kanserliler vs. kendilerine ve genel olarak topluma en küçük bir fayda sağlamaksızın suni olarak hayatta tutuluyorlar.6
Haeckelin bu duruma getirdiği acımasız çözüm ise şöyleydi:
Bu kötülükten kurtulmanın yolu, tek dozluk acısız ve hızlı etki eden zehirin... yetkili bir kurulun gözetimi altında kullanılmasıdır.







Ötenazi Programı: Bilimsel Cinayetler

Nazilerin insanlık dışı ve utanç verici olan uygulamalardan biri de zihinsel hastaların toplu katliamı olarak açıklanabilecek olan T4 Ötenazi Programıydı. Program adını, uygulamanın yürütüldüğü merkezin Berlindeki adresinin baş harflerinden almaktaydı: Tiergartenstrasse 4.
Nazi Almanyasında ötenazi, sözde ırk temizliğini sağlamak için kısırlaştırmadan sonra başvurulan ikinci yöntem haline gelmişti. T4 ötenazi programı dahilinde, tedavisi mümkün olmayan, fiziksel veya zihinsel özürlü, ruhsal sorunları olan insanlar ve yaşlılar öldürüldüler. Bir yanda gaz odalarında masum bebekler, kadınlar, yaşlılar yalnızca farklı ırktan oldukları için soykırıma tabi tutulurken, diğer yanda aynı ırktan olmalarına rağmen zayıf ve güçsüz görüldükleri için binlerce mazlum acımasızca katlediliyordu. Hitler bu acımasız programı 1939 yılında başlattı ve 1941 yılına kadar resmi olarak bu uygulama devam etti. Ancak cinayetler 1945 yılında Nazilerin yenilgisine kadar gayri resmi olarak sürdürüldü.
T4, Geheime Reichssache (Gizli Alman Hükümeti Meseleleri) olarak bilinen emir ve önlemleri de içeriyordu ve bunların yerine getirilmesinde görevli olan kişiler sessiz kalmaya mecburdular. Nazi dönemindeki ötenazi uygulamaları konusunda fazla bilgi edinilememesinin en önemli nedenlerinden biri, bu program dahilinde eğitilen ve kullanılan personelin daha sonra savaşın en tehlikeli cephelerine asker olarak gönderilmeleriydi. Bunlardan biri Yugoslavya cephesiydi. Bu ülkedeki direnişi yürüten Partizanlar, esir almak yerine tüm düşman askerlerini öldürmeleriyle tanınıyorlardı. Ötenazi tanıklarının büyük bir çoğunluğu da bu cepheye gönderilerek ortadan kaldırılmıştı.



Simdi su yukardaki yazilari okuduktan sonra bu cinayetin neresi dogal bir haktir ?



Sosyal Darwinizmin Unutturduğu Sevgi ve Şefkatin
Kaynağı Kuran Ahlakıdır

19. yüzyılda Darwinin öncülüğünde ortaya çıkan sosyal Darwinizm, toplumlara her zaman acı, zulüm, vahşet ve ayrımcılık getirmiştir. Kuşkusuz Darwin, Haeckel ve Hitlerin öne sürdükleri ve kararlılıkla uyguladıkları yalnızca kendilerine fayda getirecek olan kişilere sevgi, merhamet ve şefkat yöneltmek insanlık dışı bir yaklaşımdır. Bu, materyalizmin ve Darwinizmin insanlara verdiği telkinlerin neticesinde oluşan çok bencilce bir tutumdur.
Din ahlakı yaşandığında ise insanlar, hiçbir menfaatleri olmasa dahi ihtiyaç içinde olana şefkat duyar, onu sevgi ve merhamet hisleri ile koruyup kollarlar.
Gerçek insaniyet de budur.
Kuranda müminlerin kendilerinden önce yoksulları, esirleri, ihtiyaç içinde olanları düşünüp yemeklerini onlara verdikleri ve bunu yalnızca Allahın rızasını kazanmak için yaptıkları bildirilerek müminlerin merhametine şöyle dikkat çekilmiştir:
Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. Biz size, ancak Allahın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür. (İnsan Suresi, 8-9)

Notheart
19-01-2008, 14:11
Sizce insanın en doğal hakkı değilmidir istediği anda ölmek?


Estağfirullah...Ne ölmek nede yaşamak kimsenin elinde değil hele hakkı hiç değildir...

Sen Ötenaziyi yanlış anlamışsın tekrar gözden geçir derim;)


Ötenazi iki şekilde olmaktadır; birincisi öldüğü halde aletlere bağlı olarak bitkisel hayatla yaşatılmaya çalışılan insandan bu aletlerin ayırt edilmesidir. Burada adam öldürmek söz konusu değildir. Bu aletleri çıkarmak, zaten ölmüş olan insanın vücudunu bu faydasız işlemden kurtarmak sayılır.

SeVDaNıN_ReNGl
19-01-2008, 20:13
kalkıpta biri otonazi hakkımı kullanmak istiyorum derse h...tr gibi bi cvp alır


sen sölemişsin zaten kendi ağzınla bizim söylelemize gerek yok heralde;)

ahSenTi
19-01-2008, 20:23
ne saçma şeyler var Allah'ım ...

otur adam gibi ecelini bekle ne kazanacaksın erken ölümden..:/

_aLmİrA_
20-01-2008, 00:46
Gerekli açıklamalar yapıLMış.
ALLah razı olsn :)

jan_valjan
20-01-2008, 01:24
insan nasıl doğumunu belirleyemiyorsa ölümünü de kendisi belirlememeli..

KuTLu
20-01-2008, 01:37
Benim trafik kazasından sonra 8 ay komada kalmış ve tam ümitlerin tükendiğinde gözlerini hayata açmiş bir yiğenim bulunmakta. Kazanın üstünden nerdeyse 10 sene geçti ve sapasağlam yaşıyor kardeşim bnm. Allah uzun ömür versin.

Herhalde bu yorumum ötenaziye en güzel cvp oldu ...

DogalGaz
28-01-2008, 01:42
ben size ynalış anlattım ben şuanda herşeyden sıkıldım diye düşünün acısız bir ölüm için doktora baş vurmak mantıklı olmalı bence...
Sonuçta Herkez bir din'i benimsemek zorunda değil.
Ayrıca idam olan ülkelerin hemen hemen hepsinde bu hak mevcud.
ayrıca avrupada nekadar kötü gözle bakılsada böyle bir hak var. insan kendi ölümünü isteyebiliyor.
Doğumunu senin sonuçta birileri belirliyor allah vermezse olmaz dicekler vardır eminim fakat ana baba bşi yapmıyıncada allah al sana bebekde demiyor....
Kısacası ölümümüde belirleme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum.

SuPeRiSi
28-01-2008, 01:59
insan vadesi yittiği zaman eceli geldiği zaman ölmeli yok daha az acı çekiyim diye kısa yoldan ölmek intihara cinayete girer ...
nice acı çeke çeke kıvrana kıvrana ölen insanlar var tarihte böyle bişey yapmak bence saçmalıktır ve gereksizdir ve cezasıda elbet olmalıdır...
ve ayrıca Allah kelimesini kullanırken dikkat edelim ''büyük harf'' kullanalım normal sıradan bir kelime olmadıgını unutmayalım...

jan_valjan
28-01-2008, 02:05
üstad ne güzel bir cevap vermiş hayatı sadece bu dünyadan ibaret sananlara ..

Çocukken haftalar bana asırdı;
Derken saat oldu, derken saniye...
İlk düşünce, beni yokluk ısırdı:
Sonum yokluk olsa bu varlık niye?

Yokluk, sen de yoksun, bir var bir yoksun!
İnsanoğlu kendi varından yoksun...
Gelsin beni yokluk akrebi soksun!
Bir zehir ki, hayat özü fâniye...?


N.F.K.

Alacakaranlık
28-01-2008, 18:41
hiçbir doktor bu sorumlulugu üstüne almak istemez.şayet buna gerek de yok.ölmek isteyen için acısız ve ani bir ölüm için bir çok yol var