sevdanur
21-01-2008, 18:36
SEVABIN LEZZETİ ACIYI GİDERDİ
Feth el-Mevsili'nin ayağı kayıp düşmüş ve tırnağı kırılmıştı. O ise,
üzülecek yerde gülüyordu.,
Kendisine soruldu:
-- Tırnağınız acımıyor mu?
-- Acıyor.
-- Bu acıya rağmen niçin gülüyorsunuz öyleyse?
-- Başıma gelen bu musibetten dolayı nail olacağım sevabın lezzeti, bana onun
acısını unutturdu da ondan...
NEFSE BU EZİYET NİYE?
Alkarna bin Kays, nefsi ile çok mücadele ederdi. Kendisine:
- Nefsine neden bu kadar azap ediyorsun? diye sorulduğunda:
- Onu çok sevdiğim için, onu cehennemden korumak için, cevabını verirdi.
BAKILLANİ VE PAPAZLAR
Büyük Kelam âlimi Ebu Bekir Bakıllani, Büveyh hükümdarının elçisi olarak
Bizans imparatorunun huzuruna çıkmıştı. Bir gün sarayda, İmparatorun önünde,
papazlar ile Bakıllani arasında bir münazara başlamıştı. Papazlar, Hz. Aişe
annemiz ile ilgili iftira hâdisesini konuşmaya başlayınca, Bakıllani onlara
Hz. Meryem'i ve Hz. Ai-şe'yi kastederek:
- Biri kocasız çocuklu, diğeri kocalı çocuksuz 2 mübarek kadının
masumiyetleri vahiy ile bildirilmiştir, karşılığını vermiş ve böylece
papazları susturmuştu.
Feth el-Mevsili'nin ayağı kayıp düşmüş ve tırnağı kırılmıştı. O ise,
üzülecek yerde gülüyordu.,
Kendisine soruldu:
-- Tırnağınız acımıyor mu?
-- Acıyor.
-- Bu acıya rağmen niçin gülüyorsunuz öyleyse?
-- Başıma gelen bu musibetten dolayı nail olacağım sevabın lezzeti, bana onun
acısını unutturdu da ondan...
NEFSE BU EZİYET NİYE?
Alkarna bin Kays, nefsi ile çok mücadele ederdi. Kendisine:
- Nefsine neden bu kadar azap ediyorsun? diye sorulduğunda:
- Onu çok sevdiğim için, onu cehennemden korumak için, cevabını verirdi.
BAKILLANİ VE PAPAZLAR
Büyük Kelam âlimi Ebu Bekir Bakıllani, Büveyh hükümdarının elçisi olarak
Bizans imparatorunun huzuruna çıkmıştı. Bir gün sarayda, İmparatorun önünde,
papazlar ile Bakıllani arasında bir münazara başlamıştı. Papazlar, Hz. Aişe
annemiz ile ilgili iftira hâdisesini konuşmaya başlayınca, Bakıllani onlara
Hz. Meryem'i ve Hz. Ai-şe'yi kastederek:
- Biri kocasız çocuklu, diğeri kocalı çocuksuz 2 mübarek kadının
masumiyetleri vahiy ile bildirilmiştir, karşılığını vermiş ve böylece
papazları susturmuştu.