FeYeZaN
19-02-2008, 18:11
Peygamberlerin insanlara getirdiği dinin özü, Allah tan başkasına köle olÂamamakÂatır. Allah tan ve Allah ın uygun gördüklerinden başkasına boyun eğÂamemelidir. Bu, hürriyetin doruk noktasıdır.
Bu inanç, fırsat eşitliğinin, teşebbüs hürriyetinin sosyal etkinliklere katılÂamanın, kişiliği geliştirebilmenin, kısacası bütün hak ve hürriyetlerin teminatıÂadır. Bu sebeple Peygamberler ırk, soy, zenginÂalik, cinsiyet, mevki ve makam ayıÂarımı yapmadan herkese kuÂacak açmışlardır. Kendileri için bir şey istememiş, herkesin derdine çare olmaya çalışmışlardır. Allah katında en üstün kişi, onun emir ve yasaklarına en çok uyan takva sahipleridir. Kimin daha çok takva saÂahibi olduğunu yalnız Allah bilebileceğinden her kes bir başka müslümanın kendinden üstün olabileceğini düşünür.
Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin MediÂaneÂa de yaptırdığı ilk bina Peygamber Mescididir. Burası üstü kapalı bir çıkÂamaz sokak gibidir. Eşlerine ait odaların kapısı buraya açıldığı gibi etrafında yer alan evlerin kapısı da ilk zaÂamanlar oraya açılırdı. Bu demektir ki, kadın erkek, genç ve ihtiyar her kes oraya günün her saatinde rahatlıkla girebilmekteydi. Necran Âadan gelen HırıstiÂayan heyet orada kabul edilmiş, kendi dinlerine göre ibadet yapmalaÂarına ve orada yatmalarına izin verilmiştir.
Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem burada beş vakit namaz yaÂanında müslümanlarla sohbetler ediyor, inen ayetleri açıklıyor, kadın erkek herkesin sorusuna cevaplar veriyordu. Toplantılar orada yapılıyor, İslam devÂaletini ilgilendiren her türlü karar orada alınıyordu. Evsiz barksız faÂakir müslüÂamanlar da mescidin arkasında bulunan ve Suffa adı verilen yerde barınıyorÂalardı.
Burası İslam ın ilk eğitim ve öğretim kurumudur. Hz. Peygamberden sonra İslam ı bütün dünyaya yaÂayan, devletin siyasi, hukuki, ekonomik ve sosyal yapıÂalanmasını sağÂalayan, uluslararası ilişkileri hukuki temele oturtan Sahabiler buÂarada yetişmişlerdir. Peygamber Mesicidi, sıfırdan en üst seviyeye kadar bir eğiÂatim ve öğretim kurumu olmuştur.
Süleymaniye Camii de Peygamber Mescidinin bir çok fonksiyonunu yerine getirmek için kurulmuştur. Sıbyan mektebinden, eğitim ve öğretimin en üst seviyesine kadar bütün kurumlar bu külliyede yer almıştır. OkutuÂalan derslerin önemli bir kısmı caminin içerisinde okutulurdu. İsteyen herkes bu ders halkaÂalaÂarından birisine oturur, dersi dinleyebilirdi. Kimbilir nice alimin kabiliyeti, teÂasadüfen oturduğu böyle bir halkada ortaya çıkmıştır. Burada eğitim ve öğretim kurumları ile halk gerçek anlamda bütünleşmiş, ilim adamları halk nezdinde de saygıdeğer bir yer elde etmişlerdir. Zaten burada halka yönelik kürsü dersleri ve ilim halkaları da vardı.
Külliyede yer alan hastane, imarethane, darüzziyafe, misafirÂahane… gibi sosÂayal tesisler de halkın buralara olan ilgisini canlı tutmuştur.
Büyük mescidlere cami de denir. Bu kelime günümüz Arapçasında üniÂaversite anlamında da kullanılır. çünkü üniversiteler, hep bir caminin etraÂafında oluşmuştur. Cami eğitim ve öğretimin vazgeçilmez mekanıÂadır. SüleyÂamaniye Camii bu açıdan incelenince her bir pencerenin ayrı bir oda gibi yapılÂadığı, binanın çok sayıda ilim halkasının kurulmasını mümkün kıldığı, balkonÂaların ve bahçenin dinlendirici özelliklere sahib olduğu görülebilir.
İşte Süleymaniye Külliyesi, insanları kucaklayan, onlara kişilliklerini gelişÃ‚atirme frsatı verin, sınıf ayırımını kabul etmeyen, Allah tan başkaÂasına köle olÂamayı ortadan kaldıran İslam dininin birleştirici, kaynaşÃ‚atırıcı ve bütünleyici haÂavasına uygun bir yapıdır. İşte Süleymaniye Külliyesinin mimarisi bu kültürel temele dayanır.
Bu inanç, fırsat eşitliğinin, teşebbüs hürriyetinin sosyal etkinliklere katılÂamanın, kişiliği geliştirebilmenin, kısacası bütün hak ve hürriyetlerin teminatıÂadır. Bu sebeple Peygamberler ırk, soy, zenginÂalik, cinsiyet, mevki ve makam ayıÂarımı yapmadan herkese kuÂacak açmışlardır. Kendileri için bir şey istememiş, herkesin derdine çare olmaya çalışmışlardır. Allah katında en üstün kişi, onun emir ve yasaklarına en çok uyan takva sahipleridir. Kimin daha çok takva saÂahibi olduğunu yalnız Allah bilebileceğinden her kes bir başka müslümanın kendinden üstün olabileceğini düşünür.
Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin MediÂaneÂa de yaptırdığı ilk bina Peygamber Mescididir. Burası üstü kapalı bir çıkÂamaz sokak gibidir. Eşlerine ait odaların kapısı buraya açıldığı gibi etrafında yer alan evlerin kapısı da ilk zaÂamanlar oraya açılırdı. Bu demektir ki, kadın erkek, genç ve ihtiyar her kes oraya günün her saatinde rahatlıkla girebilmekteydi. Necran Âadan gelen HırıstiÂayan heyet orada kabul edilmiş, kendi dinlerine göre ibadet yapmalaÂarına ve orada yatmalarına izin verilmiştir.
Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem burada beş vakit namaz yaÂanında müslümanlarla sohbetler ediyor, inen ayetleri açıklıyor, kadın erkek herkesin sorusuna cevaplar veriyordu. Toplantılar orada yapılıyor, İslam devÂaletini ilgilendiren her türlü karar orada alınıyordu. Evsiz barksız faÂakir müslüÂamanlar da mescidin arkasında bulunan ve Suffa adı verilen yerde barınıyorÂalardı.
Burası İslam ın ilk eğitim ve öğretim kurumudur. Hz. Peygamberden sonra İslam ı bütün dünyaya yaÂayan, devletin siyasi, hukuki, ekonomik ve sosyal yapıÂalanmasını sağÂalayan, uluslararası ilişkileri hukuki temele oturtan Sahabiler buÂarada yetişmişlerdir. Peygamber Mesicidi, sıfırdan en üst seviyeye kadar bir eğiÂatim ve öğretim kurumu olmuştur.
Süleymaniye Camii de Peygamber Mescidinin bir çok fonksiyonunu yerine getirmek için kurulmuştur. Sıbyan mektebinden, eğitim ve öğretimin en üst seviyesine kadar bütün kurumlar bu külliyede yer almıştır. OkutuÂalan derslerin önemli bir kısmı caminin içerisinde okutulurdu. İsteyen herkes bu ders halkaÂalaÂarından birisine oturur, dersi dinleyebilirdi. Kimbilir nice alimin kabiliyeti, teÂasadüfen oturduğu böyle bir halkada ortaya çıkmıştır. Burada eğitim ve öğretim kurumları ile halk gerçek anlamda bütünleşmiş, ilim adamları halk nezdinde de saygıdeğer bir yer elde etmişlerdir. Zaten burada halka yönelik kürsü dersleri ve ilim halkaları da vardı.
Külliyede yer alan hastane, imarethane, darüzziyafe, misafirÂahane… gibi sosÂayal tesisler de halkın buralara olan ilgisini canlı tutmuştur.
Büyük mescidlere cami de denir. Bu kelime günümüz Arapçasında üniÂaversite anlamında da kullanılır. çünkü üniversiteler, hep bir caminin etraÂafında oluşmuştur. Cami eğitim ve öğretimin vazgeçilmez mekanıÂadır. SüleyÂamaniye Camii bu açıdan incelenince her bir pencerenin ayrı bir oda gibi yapılÂadığı, binanın çok sayıda ilim halkasının kurulmasını mümkün kıldığı, balkonÂaların ve bahçenin dinlendirici özelliklere sahib olduğu görülebilir.
İşte Süleymaniye Külliyesi, insanları kucaklayan, onlara kişilliklerini gelişÃ‚atirme frsatı verin, sınıf ayırımını kabul etmeyen, Allah tan başkaÂasına köle olÂamayı ortadan kaldıran İslam dininin birleştirici, kaynaşÃ‚atırıcı ve bütünleyici haÂavasına uygun bir yapıdır. İşte Süleymaniye Külliyesinin mimarisi bu kültürel temele dayanır.