PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cemal Süreya




SeaBoy
04-03-2008, 19:06
http://www.toplumdusmani.net/resim/cemalsureya2.jpg






Cemal Süreya, 1931 doğumlu, Türk şair. Asıl adı Cemalettin Seber olan Süreya, İkinci Yeniler’in ileri gelen kuramcılarındandır.

1931 yılında, o zamanlar Tunceli’ye bağlı olan ve daha sonradan Erzincan’a geçen, Pülümür ilçesinde dünyaya gelen ve Dersim İsyanı nedeniyle, göç etmek zorunda bırakılan ailesiyle sürgüne gönderildi.
1947 senesinde Bilecik Ortaokulu’ndan, 1950’de de Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olan Süreya, 1954'te ankara-universitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı'nda müfettişlik yapmaya başladı. Temmuz 1965’te görevinden ayrılarak 1961’de kuruculuğunu yaptığı Papirüs dergisini yeniden çıkarmaya başlayan Süreya o sırada hayatını, yaptığı Fransızca çevirileri sayesinde idame ettiriyodu.

1971 senesinde tekrar Maliye Bakalığı’ndaki işine dönen Süreya 1978 yılında Kültür Bakanlığı'nda Kültür Yayın Kurulu Danışma Üyesi oldu. 1982 senesinin Şubat ayında müşavir maliye müfettişliğinden emekli olmasının ardından yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük ve çevirmenlik de yapan Süreya, Papirüs'ü üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, 15 günlük Yazko Somut ve haftalık 2000'e Doğru dergilerinde de köşe yazıları yazdı.

1983 yılında, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevini üstlenen Süreya emekliliğinden sonra bir dönem, Oluşum, Türkiye Yazıları, Saçak ve Maliye Yazıları gibi dergilerin kültür-sanat bölümlerinde yöneticilik de yaptı.
İlk şiiri olan “Şarkısı-beyaz” Ocak 1953'te, Mülkiye dergisinde yayınlanan Süreya, şiire lisedeyken aruz denemeleriyle başlamasının ardından üniversite yıllarında serbest vezinle yazmaya yöneldi.


Şiirlerindeki şekil, muhteva ve anlatım özellikleri ile kısa sürede okuyucuların dikkatini çeken Süreya, 1950’lerin başında oluşan İkinci Yeni şiir akımına katıldı. Zamanla İkinci Yeni hareketinin önde gelen şairlerinden biri pozisyonuna gelen Süreya, şiirde anlamsızlığı savunan görüşleri benimsemedi; geleneğe karşı olmasına rağmen geleneğin yeniliklerini kullanmayı seçti. Doğu ve Batı şiirinin birbirini tamaladığı değil, birbirine karşı geldiği noktada yer almayı seçen Süreya, şiirinde cinselliği işlerken toplumsal ve etik değerlere de sırt çevirmemeye çalıştı.


Yazılarında sorunları çözümlemeye çalışmak yerine yeni sorular sorma üslubunu benimseyen Süreya, denemelerinde de kendi görüşlerini belirtmektense diğer şairlerin düşencelerini incelerdi. Siyasal konulara da değinen Süreya’nın, Hürriyet Gösteri ve Milliyet Sanat’ta yayımlanan günlüğü, otobiyografi, anı ve deneme türlerinin bir sentezidir.

Üvencinka eseriyle, Arif Damar ile birlikte 1958 yılının Yeditepe Şiir Ödülü’nün sahibi olmaya hak kazanan Süreya’nın Göçebe adlı eseri ise 1966 turk-dil-kurumu Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.
Toplu şiirleri 1984 yılında Sevda Sözleri adı altında basılan Süreya, 9-ocak 1990 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Hayatı boyunca 4 kere evlenen ve 29 farklı evde oturan Süreya’nın bu yaşam tarzı şiir ve yazılarına da yansıdı. 4-kasim 1989 imza tarihli miras yazısında, eşine bıraktığı iki halı, kütüphane, çiçeklerin tümü, büyük ayna, bütün kitaplarının telif hakkının yarısı, kendisini ve bütün notlarını eşine bıraktığını belirten Cemal Süreya adına, ölümünden sonra bir şiir ödülü verilmeye başlandı.


Süreya’nın hayatı ölümünden sonra Feyza Perinçek ve Nursel Duruel tarafından, 1995 senesinde, Cemal Süreya / Şairin Hayatı Şiire Dahil ve 1997’de de Cemal Süreya Arşivi adıyla iki kitap olarak yayımlandı.


Eserleri

Düzyazı
Şapkam Dolu Çiçekle (1976) Günübirlik (1982) Onüç Günün Mektupları (1990, ö.s.; YKY 1998) 99 Yüz (1991; YKY 2004) 999. Gün / Üstü Kalsın (1991) Folklor Şiire Düşman (1992) Uzat Saçlarını Frigya (Günübirlik’in yeni basımı: 1992) Aydınlık Yazıları / Paçal (1992) Oluşum’da Cemal Süreya (1992) Papirüs’ten Başyazılar (1992) Günler (999. Gün’ün genişletilmiş basımı: YKY 1996) Güvercin Curnatası (Cemal Süreya ile konuşmalar: haz. Nursel Duruel, YKY 1997; genişletilmiş basım: YKY, 2002) Toplu Yazılar I: Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar (YKY 2000)


Şiir
Üvercinka (1958; Yeditepe Şiir Armağanı) Göçebe (1965; 1966 TDK Şiir Ödülü) Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973) Sevda Sözleri (Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri: 1984) Sıcak Nal ve Güz Bitigi (1988; Behçet Necatigil Şiir Ödülü) Sevda Sözleri (bütün şiirleri: 1990, ö.s; YKY 1995)




sebo
06-07-2008, 17:02
bir kaç şiirini beğenirim..
bildiğim kadarıyla cemal sürayya imiş bir arkadaşıyla iddaya girmiş kaybedersem sürayya daki bir "y" harfini mahkemede çıkartırım demiş iddayı kaybetmiş sonuş cemal süraya

melankoliasi
21-07-2008, 21:33
edebiyat dersinde cok işlemiştik şiirlerini cok sevmiştim eline saglık cok güzel olmuş............

_piki_
21-07-2008, 21:41
AsıL adı CemaLettin Seber miş..
payLaşım için teşekkürLer

shgiptare
22-07-2008, 01:08
elinize sağlık teşekkürler

azizuzu
22-07-2008, 02:31
çok kral adam mükemmel şiirleri var.. işte bi tanesi de aşagıda.. okuyun lütfen çok dokunaklı bi şiir gercekten..

Git

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar

Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

Her darbene tehammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm,
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum.

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!.
Cemal Süreya

MeChuLKiZ
10-08-2008, 23:58
merhaba ben cemal süreya hatranlığımla gördüm burayı ve sırf bu konuya cevap vermek için üye oldum.cemal süreya yaşayış biçimi ve şiirleriyle bana hiçbirşeyin imkansız olamayacağını anlatan bir adam.
cemal sureya nın bir çok şiirini beğeniyorum ama en çokta git şiirindeki
KAHRIMIN NEDENİNİ SÖYLESEM İRKİLİRLER
ÇÜNKÜ HERKEZ BENİ KAYLS SENİ LEYLA BİLİRLER
...
HENÜZ LAYIK DEĞİLKEN TOMURCUK KADAR AŞKA
SANA GÜL BAHÇESİNMİ KİM AÇAR BENDEN BAŞKA....

bu bölümler mükemmel