PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Zinanın İslam Hukukunda Cezası ve Recm




ahSenTi
22-03-2008, 13:03
2. Zinasını dört defa ikrar eden Mâiz b. Mâlik (r.a)'in recmedilmesi.

Mâiz b. Mâlik, Hz. Peygamber'e gelerek "Beni temizle" dedi. Hz. peygamber "Yazık sana, çık git, Allah'a tövbe ve istiğfar et" buyurdu. Mâiz, pek uzaklaşmadan geri döndü ve "Ey Allah'ın Resulu! Beni temizle" dedi. Hz. Peygamber aynı sözlerle üç defa daha geri gönderdi. Dördüncü ikrarında "Seni hangi konuda temizleyeyim?" diye sordu. Mâiz; "Zinadan" dedi. Hz. Peygamber "Bunda akıl hastalığı var mıdır?" diye sordu. Böyle bir rahatsızlığı olmadığını söylediler. "Şarap içmiş olabilir mi?" diye sordu. Bir adam kalkıp içki kontrolü yaptı. Onda şarap kokusu tesbit edemedi. Hz. Peygamber tekrar "sen zina ettin mi?" diye sordu. Mâiz "Evet" cevabını verdi. Artık emir buyurdular ve Mâiz recmedildi. Recimden sonra onun hakkında sahabiler iki kısma ayrıldılar. Bir bölümü Mâiz'in helâk olduğunu, başka bir grup ise onun en faziletli tövbeyi yaptığını söylediler. Bu farklı yaklaşım üç gün sürdü. Daha sonra yarılarına gelen Resulullah (s.a.s) "Mâiz b. Mâlik için dua edin" buyurdu. "Allah Mâiz'e mağfiret eylesin" dediler. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Mâiz öyle bir tövbe etti ki, bu tövbe bir ümmet arasında paylaştırılırsa onlara yeterdi" (Müslim, Hudûd, 22; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, VII, 95,109; ez-Zeylaî, Nasbu'r-Râye, III, 314 vd.).

3. Gâmidiyeli evli kadının zinadan dolayı recmedilmesi.

Mâiz'in recmedilmesinden kısa bir süre sonra Ezd kabilesinin Gâmid kolundan bir kadın geldi ve "Ey Allah'ın elçisi! Beni temizle" dedi. Hz. Peygamber "Yazıklar olsun sana. Çık git, Allah'a tövbe ve istiğfar et" buyurdu. Kadın dedi: "Beni, Mâiz'i çevirdiğin gibi geri çevirmek istiyorsun" Hz. Peygamber, "Sana ne oldu?" diye sordu. Kadın kendisinin zinadan gebe olduğunu söyledi. Bunun üzerine "Sen mi?" buyurdu. Kadın "Evet" dedi. Hz. Peygamber "Doğuruncaya kadar git" buyurdu. Kadının bu arada geçimini Ensar'dan bir adam üstlendi. Daha sonra Hz. Peygamber'e gelerek; "Gâmidli kadın doğurdu" dedi. Çocuğun bakımını da Ensar'dan birisi üzerine aldı ve kadın recmedildi" (Müslim, Hudûd, 22, 23, 24; İbn Mâc'e, Diyât, 36; Mâlik, Muvatta', Hudûd, II). Başka bir rivâyette, çocuk sütten kesilinceye kadar emzirmesine izin verildiği, recm sırasında Hâlid b. Velîd (r.a)'ın üzerine kan sıçraması üzerine kadın hakkında kötü sözler söylediğini işiten Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğu nakledilir:

"Ey Halid! yavaş ol. Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim. Bu kadın öyle bir tövbe etti ki, onu bir baççı (vergi memuru) yapsaydı, şüphesiz mağfiret olunurdu" Sonra kadının hazırlanmasını emrederek cenazesini kılmış ve kadın defnedilmiştir (Müslim, Hudûd, 23).

Şâmil İslâm Ansiklopedisi: s 12


Soru : Zina yapan evli bayan ve erkeğin durumları nedir ve ne yapmaları lazımdır?

Cevap : Bismillahirrahmanirrahim

" Çok büyük günah işlemişlerdir . Zinayı yapan kimse muhsan yani evli veya dul ise recmedilir yani taşlanarak öldürülür . Hz . Ömer (RA) şöyle demiştir :

-- Gerçekten Allah u Teâlâ , Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizi hak din ile göndermiş ve kendisine Kitab’ı indirmiştir . Allah u Teâlâ’nın indirdiği şeyler içinde recm ayeti de vardı . Bizler o ayeti okuduk , anladık ve iyice ezberledik . Bunun içindir ki , Resûlüllah (S.A.V.) Efendimiz recmetti , O’ndan sonra biz de recm ettik .


Ben insanlara zaman uzayıp da bir diyenin ; Biz Allah u Teâlâ’nın kitabında recm ayetini bulmuyoruz , demesinden ve Allah u Teâlâ’nın indirmiş olduğu bir farizayı terketmeleri suretiyle sapıklığa düşmelerinden endişe ediyorum . Recm , Allah u Teâlâ’nın kitabında sabit bir haktır . Bu erkeklerden ve kadınlardan evlenip de zina eden , zinası da beyyine ( açık delil ) ile yahud gebelik ile yahud da itiraf ile sabit olan kimselere uygulanır . Hz . Ömer (R.A.) nün bahsettiği recm ayeti şu idi :

"“ Erkek ve kadın iki yaşlı (evli) zina ederse , her ikisini de ALLAH Teâlâ’dan ibretli bir ceza olarak recmedin . Allah u Teâlâ aziz ve hakimdir .”"

Bu recim ayetinin okunması kaldırılmış , hükmü ise baki bırakılmıştır .
Recm cezası Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz tarafından erkeklerden Maiz b. Malik el-Eslemî (R.A.)ya Kadınlardan da Ezd kabilesinin Gâmid kolundan bir kadına (R.Anha) tatbik edilmiştir . Yine Yahudilerin müracaatı üzerine, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz zina yapan bir Yahudi çiftine de recm cezasını uygulamıştır .

Bu bakımdan İslâm’da recm cezası yokmuş!iddiası hezeyandır . Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz zamanında recmen idam vaki olmuştur , bu kesin olarak bilinmektedir .
Neslin muhafazası için haram kılınmış olan zina suçunu önlemede , caydırıcı bu ağır maddi müeyyide ( yüz değnek ve recm ) min yanı sıra , konu dini , imani bir mesele olarak da ele alınmaktadır . Nitekim Ebu Hureyre (R.A.)den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz :

"“ Zinakâr kişi zina ederken mü’min olarak zina edemez . Şarab ( veya sarhoş edici içki ) içen de içerken mü’min olarak içemez . Hırsız da çalarken mü’min olarak çalamaz . Halkın gözü önünde yağmacılık eden kimse de , yağmacılık ettiği sırada mü’min olarak yağmacılık edemez "" buyurmuşlardır .

Cenab-ı Hakk da Kur’an-ı Hakim’in beş ayet-i kerimesinde kullarını zinadan sakındırmaktadır . İsra Suresi 32. ayet-i kerimesinde şöyle buyurur :

"“ Zinaya ( yapmak şöyle dursun ) yaklaşmayın ( niyetlenmeyin bile . ) Çünkü o , gerçekten bir hayasızlıktır , kötü bir yoldur ""
Günümüzde recm cezasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır . Bu bakımdan son derece pişman olup tövbe ve istiğfar etmek gerekir

Alıntı - Mehmet Talu . zehirliok.com




ahSenTi
22-03-2008, 13:04
RECM CEZASI

Soru: İslamiyet'te evli erkeğe ve kadına uygulanan recm cezasının uygulanabilmesi için gerekli olan şartlar nelerdir.Bu cezayı gerektiren zina için af sözkonusu olabilir mi?Af söz konusuysa zina suçunu işleyen kadın ve erkek hangi şartlarda affedilebilirler?

Cevap:Recm cezasının uygulanabilmesi için pek çok şart vardır. Birazdan bu şartların hepsini tek tek yazalım. Şartları okuyunca meğer recm cezasının uygulanması ne kadar da zormuş diyeceksiniz. Bu şartlardan en az birinin olmaması recm cezasını düşürür. Şimdi şartları söyleyelim:

1. Zina eden kadın veya erkeğin ergin olması.
2. Akıllı olması. Akıl hastasına had uygulanmaz. Akıllı ve ergin bir kimse akıl hastası ile zina etse, yalnız kendisine had uygulanır.
3. Evli olan gayri müslime recm yerine değnek cezası uygulanır. Şâfiî ve Hanbelîlere göre pasaportla İslâm devletine gelen gayri müslim yabancılara ne zina ve ne de içki içme cezası uygulanmaz.
4. Zinanın zor kullanarak olmaması gerekir.
5. Zinanın diri bir insanla olması gerekir.
6. Zina edilen kadının da ergin veya kendisine cinsel istek duyulan bir yaşta olması gerekir.
7. Zinanın bir şüpheye dayalı olmaması gerekir.
Zinanın bir para karşılığında olması halinde Ebû Hanife'ye göre her ikisine de had cezası uygulanmaz. Çünkü bu durum bir mehir karşılığında nikâh akdine benzemektedir. Burada şüpheden dolayı had düşer. Ancak fiil haram olduğu için ta'zir uygulanır. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre bu durumda da had cezası verilir (Ömer Nasuhi Bilmen, İstilâhât-ı Fıkhıyye Kâmusu, İstanbul 1968, III,197 vd.).
8. Cinsel temasın önden olması. Arkadan ilişki yani livata için Ebû Hanîfe'ye göre yalnız ta'zir cezası uygulanır. Ebû Yusuf, İmam Muhammed ve Hanefiler dışındaki üç mezhebe göre ise livata haddi gerektirir. Yabancı bir kadına ön veya arka dışında karın, uyluk gibi başka bir yere temas ise yalnız ta'zîri gerektirir. Çünkü bu, şer'an kendisine bir şey takdir edilmeyen münker bir fiildir.
9. Had cezalarının uygulanabilmesi için İslâm devletinin varlığı şarttır.
10. Zina eden erkek veya kadının halen veya daha önce sahih nikâhla evlenmiş olması ve bu nikâh devam ederken eşiyle bir defa da olsa cinsel temasta bulunması şarttır. Böyle bir erkeğe "muhsan", kadına ise "muhsana" denir. Recm cezası için bu son niteliğin bulunması da gerekir.

Ayrıca recm gerektiren zina suçunun sabit olması için de iki önemli şart vardır. Bunlar:
1. İkrarla Tesbit: Zina ikrarında bulunanın akıllı, ergin olması ve zorlama altında bulunmaması gerekir. Ayrıca ikrarın dört defa yapılması gereklidir. Diğer yandan dört ikrarın ayrı meclislerde yapılması gerekir.
2. Zinayı dört şahitle ispat: Zinanın müslüman, erkek, adaletli ve hür dört erkek şahitle ispat edilmesi gerekir (en-Nisâ', 4/15; en-Nûr, 24/4,13). Şahit sayısı dörtten az olur veya dördüncü şahit "sadece bunları bir yorgan altında gördüm" gibi kesin zinaya delâlet eden beyanda bulunmasa, ilk üç şahide "zina iftirası (kazf)" cezası uygulanır. Zina isnat edilenden had düşer. Çünkü Hz. Ömer, Muğîre (r.a)'in zinasına şahitlik eden üç kişiye zina iftirası cezası uygulamıştır (bk. ez-Zühayli, a.g.e., VI, 48; "Kazf" maddesi).

Ali İhsan ER
Kaynak:http://www.cevaplar.org/index.php?kh...id=3989&menu=1 (http://www.cevaplar.org/index.php?khide=visible&sec=8&sec1=43&yazi_id=3989&menu=1)
------------------------
Evlilik dışı cinsel ilişkiye zina denilmektedir ve bu fiil, dinimizde kesin olarak yasaklanmış, işlenmesi büyük günahlar arasında sayılmıştır.

Dinde cezai yaptırım olarak bu fiili işleyenler bekar ve evli olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bekar olanlara sopa cezası uygulanmış ve ayrıca bu kimseler bulundukları bölge dışına bir yıllığına sürgün edilmişlerdir. Zina eden evli erkek veya kadın ise taşlanarak öldürülmesi (recm) cezası uygulanmıştır.

Tabi bu cezaların günümüzde uygulanması mümkün değildir. O yüzden işlemiş olduğunuz her iki büyük günah için (zina ve çocuk aldırılması) yapmanız gerekli olan tek şey var.. o da oturup yana yakıla Allah'a tevbe etmeniz ve dua dua yalvarmanız. Gerekli tevbe yapıldıktan sonra Allah'ın affetmeyeceği günah yoktur. Ayrıca işlemiş olduğunuz bu günahın keffareti olarak bundan sonraki yaşamınızda elinizden geldiği kadar Allah yolunda hayır işlerinizde koşmanız çok isabetli olacaktır.