PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : bütün hayaller bir mermiyle son buldu...




_HeLeN_
28-04-2008, 02:46
Size yeğenimin hikayesini anlatayım…henüz 15 yaşında bir genç kızdı…hayatı onun kadar seven başka biri var mıydı bilemiyorum…sürekli gülümserdi yüzünde hep bir tebessüm vardı belki de daha önce acıyı hiç tatmadığından belki de daha önce hiç kalp kırıklığı yaşamadığından…hayat doluydu…liseyi benim yanımda okuyordu bizimle kalıyordu…eşimde bende onu kendi kızımız gibi seviyorduk…bizimde çocuğumuz yoktu ve beklide bu yüzden o bizim kendi kızımız gibiydi…her gün okuldan üç buçuk gibi gelirdi…ama bir gün geç kaldı çok telaşlanmıştım…normalde geliş saatinden iki saat geç geldi…kapıdan girer girmez nerde kaldığını sordum ve biraz da azarladım…sustu hiçbir şey söylemedi ve direk odasına gitti…bu durum günlerce devam etti…huzursuz olmaya başlamıştım artık başına bir iş gelmesinden korkuyordum ve onu takip etmeye karar verdim…ertesi gün okul çıkışında okulun önüne gittim ve onu beklemeye başladım…okuldan çıktı ve doğruca sahilde ki bir kafeye gitti…dışardan izlemeye başladım..arka tarafa geçti ve boynuna bir önlük bağlayıp geri geldi…garsonluk yapmaya başladı…gördüklerime inanamadım…harçlık sorunun yoktu neden burada çalıştığına anlam vermeye çalışıyordum…akşam eve gelince konuşmaya karar verdim…yemekten sonra onu kırmayacak şekilde konuyu açtım…hiç itiraz etmeden anlatmaya başladı…aynı sınıfta oldukları bir genç varmış ailesinin durumu kötü olduğu için orda çalışıyormuş bizimki de kıyamayıp her gün ona yardım ediyormuş…aldığı ücreti de ona veriyormuş…öyle masumdu ki hayır diyemedim…annesine anlattım o da kabul etti…ve deniz yani yeğenim orda çalışmaya devam etti…gel zaman git zaman deniz o çocuğa aşık oldu ve bunu bize açıkladı…ve sonunda liseyi bitirip üniversiteye gitmeye başladılar…ikisi de aynı okulu kazandılar hatta aynı bölümü…ikisi de çok başarılıydı…gurur duyuyorduk onlarla…artık ilişkilerini resmiyete dökmeye karar vermişti aileler…son sınıfa geldiklerinde sade bir törenle nişanlandılar…ikisi de deli gibi aşıktı birbirlerine saatlerce telefonda konuşuyorlardı…sürekli el ele dolaşıyorlardı…öyle çok yakışıyorlardı ki birbirlerine görenler imreniyordu…okulları bitince enginin askere gitme zamanı gelmişti…deniz çok üzgündü…ve o gün geldi çattı…veda zamanıydı artık..hepimiz uğurlamaya gitmiştik…denizin gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu…ama hala ağlıyordu…engin ise sürekli onu teselli etmeye çalışıyordu…”hayatım kısa dönem biliyorsun çok az ayrı kalacağız ne olur ağlama” diyordu…ama ne kadar belli etmese de gizlice o da ağlıyordu…artık saat gelmişti enginin gitmesi gerekiyordu…engin herkesle vedalaştıktan sonra en son denize sarıldı…dakikalarca ayrılmadılar artık ikisi de tutmuyordu kendini hıçkıra hıçkıra ağlıyordu… ve engin gitti…otobüs gözden kaybolana kadar deniz arkasından el salladı otobüs kaybolunca yere yığıldı kaldı…dizlerinin üstüne çöküp “dön yalvarırım dön bu gidişin dönüşü yok” diyordu…hepimiz ona öyle bir şey olmayacağını söylediysek de deniz ağlamaya devam etti..günler öylece geçiyordu..deniz çalan her telefona çalan her kapıya heyecanla koşuyordu…bazen de odasında gizlice ağlıyordu…sonra bir hafta enginden hiçbir haber gelmedi…deniz sürekli arıyor ama çıkan askerler enginin operasyonda olduğunu söylüyorlardı…hepimizin içini bir korku sarmıştı ama deniz üzülmesin diye belli etmemeye çalışıyorduk…deniz her gece sabahlara kadar öylece oturuyordu…sonra bir sabah hepimiz uyurken kapı çaldı uyanıp kapıya yöneldim tam açacaktım ki deniz arkamdan “açma teyze yalvarırım açma kötü haber teyze açma ne olur” diye bağırdı…ne olduğunu anlamamıştım ama deniz ağlıyordu…olur mu öyle şey açalım belki değildir deyip kapıyı açtım enginin annesi kapıda duruyordu ayakta durmakta zorlanıyordu…ağlıyordu…başını kaldırıp “evladım şehit olmuş” dedi hıçkıra hıçkıra….deniz yere yığıldı…ayılttık…ama bir türlü kendine gelemiyordu…enginin annesi denize bir mektup uzattı engin en son bunu yazmış dedi…deniz mektubu aldı şöyle bir bakıp yalnız okumak istiyorum deyip odasına geçti…ben enginin annesini teselli etmeye çalışırken bir an denizi unutmuştum…sonra aklıma geldi odasına gireli baya bir olmuştu…korkuya kapıldım ve odasına gittim…ama kapı kapalıydı.çaldım ama içeriden ses gelmiyordu…seslendim cevap vermedi…o sırada eşim geldi…kapıyı kırarak içeri girdik…deniz karşımızda duruyordu ancak kendini odanın tavanına asmıştı…indirdik belki yaşıyordur diye ama nabzı atmıyordu…denizi kaybetmiştik…cenaze törenleri yapıldı….önce deniz gömüldü ertesi gün engini toprağa verdik…ayrı mezarlarda yatıyorlardı ama biz biliyorduk ki onlar yine berberdi…deniz öldükten sonra odasına girememiştim….bir gün girmek zorunda kaldım…tam o sırada telefon cebimden yere düştü onu almak için eğildiğimde yatağın köşesinde bir kağıt gördüm ve alıp okudum…kağıtta aynen şunlar yazıyordu…
“bir tanem benim sensizlik ne kadar zor anlatamam…her geçen gün daha çok içimi acıtıyor senden uzak olmak…hayalinle avunmaya çalışıyorum…bazen kokun geliyor burnuma denizim kokuyor diyorum…sadece senin varlığın güç veriyor bana bu ayrılığa dayanmama….sensiz bir gün daha bitiyor aşkım….sana kavuşmama az kalıyor bu sayede….şimdi operasyondayız….bilirim merak edersin beni ama sakın korkma aşkım ben iyiyim sende iyi ol sakın uykusuz kalma olur mu meleğim…sakın unutma sen benim her şeyimsin….seni canımdan çok seviyorum…annenlere söyle hazırlıklara başlasınlar bir ay sonra ordayım…hemen düğünü yapalım aşkım…denizim bunu istemeye hakkım var mı bilmiyorum bunu söylediğim için üzülmenide istemiyorum bana bir şey olursa dimdik ayakta dur yaşa ama ne olur başka biriyle evlenme denizim…başka biri sana karım derse ben kahrolurum sen benim bebeğimsin…seni çok seviy”
mektup burada son buluyordu…sonradan öğrendim ki engin bu mektubu yazarken sinsice vurulmuş pusuya düşmüşler….benim hayat dolu denizimle enginin aşkı bir mermiyle son buldu…ama biz biliyoruz ki onlar şimdi ve ebediyen birlikte…




cyrano
28-04-2008, 02:57
çok güzel bir yazı
teşekkürler..
çok duygusal gerçekten..

Queen
28-04-2008, 05:30
Allah'ım sen kimseyi sevdiklerinden ayırma ...

paylaşım için tşkler:o:o