SeaBoy
01-05-2008, 00:31
http://www.turkkitap.org/catalog/images/kadin%20olmak.jpg
İÇİNDEKİLER
Teşekkür
Yeniden Sunu
Sunu
Nairobi'de Kadın Olmak
* Dağlar, Taşlar, Yollar ve Kadınlar
* "Karibu"
* "Harambe!"
* Nerede Nasıl Kadın Olmak
* O Yeşil Bahçede Olmak
* Ve... "Politikacı Kadın" Olmak
Savaşta ve Barışta Kadın Olmak
* Silahlanmanın Engellenemeyen Yükselişi
*Barış Çadırı'nda Kadın Olmak
*Direnişte Kadın Olmak
*İşkencede Kadın Olmak
*Kökünden Koparılıp Savrulmuş Kadın Olmak
Her Zaman, Her Yerde Kadın Olma
*Mitier, Roller ve Yasalar Arasında Kadın Olmak
*Törelerde Kadın Olmak
*Yağmur ile Güneş Arasında Kadın Olmak
*Değişen İlişkilerde Kadın Olmak
Ek: ...Ve 1985 "Nairobi Buluşması"ndan Sonrası...
*Pekin Dünya Kadın Konferansı
*Pekin Deklarasyonu
...VeÜlkemde
*Sıradan Ayrımcılık
ÖNSÖZ
Yeniden Sunu
Kadın Olmak kitabımı 1985'te yazdım.
Aradan geçen bunca zaman içinde, bu kitapta verdiğim kimi sayılar, kimi yer, yöre adlan belki değişti ama kadınların genel durumu pek değişmedi. Kadınlara ilişkin kimi sorunlarda ilerleme, gelişme sağlanmış olsa da ya da sağlanmış gibi görünse de, yeni sorunlar eklenip durdu...
Kısacası: MÜCADELE DEVAM EDİYOR!
Kadın Olmak kitabımın yayımlanışından bugüne, Anadolu'nun hangi köşesine gidersem gideyim, herhangi yaştan, kadın ya da erkek, birilerinin gelip, "Kadın sorunlarına gözlerimi açmam, ilgi duymaya başlamam bu kitapla oldu," demesi, benim için yaşamımın en büyük armağanı oldu.
Bugün, kitabın 22. baskısı hazırlanırken, anlatım hızını, ritmini, "atmosferini" bozmamak için, ana metni olduğu gibi bıraktım. Ancak kadın sorunlarına ilişkin kimi gelişmeleri, yoğunluk kazanan meseleleri, tartışmaları, özellikle de Türkiye'deki kimi oluşumları, kitabın sonuna ayrı bir bölüm olarak eklemeyi doğru buldum.
Bu kitabın oluşumuna ilişkin bir de teşekkür borcum var. Rahmetli Çetin Emeç ve çalışma arkadaşlarına... (Bu teşekkürü sözlü olarak kendisine iletmiştim.)
Şöyle ki: 1985 Nairobi Dünya Kadın Konferansından tonlarla bilgi, malzeme ve tanıklıklarla geri döndüğümde, o sırada çalıştığım gazeteye bir dizi yazı hazırlamak istediğimi, gazeteyi yöneten Çetin Emeç'e söylemiştim. O da bir sinopsis hazırlayıp ertesi gün "sabah toplantısında" sunmamı bildirmişti.
Çok iyi hazırlandım.
Sabah toplantısmdayım. Bir yandan rengârenk diaları gösteriyorum, bir yandan dizi tasarımımı anlatıyorum. Fotoğraflara herkes bayılıyor. Herkes dediğim, başta Çetin Emeç ve gazetede çeşitli bölüm müdürleri, toplam on-on beş kişi... Söylediklerime, "İlginç", "Çok ilginç", "Gerçek mi bu?", "Sahi mi?" gibi tepkiler geliyor...
Sordular, yanrtladım, yine sordular, yeniden anlattım, aralarında bol bol tartıştılar...
Yalnız bu arada bir şey dikkatimi çekti: O koca masanın etrafında herkes erkek!
(Çok tuhaf! Onca zamandır sabah toplantılarına girip çıkmışlığım var, bu durumu hiç fark etmemişim...)
Sonunda...
Sonunda, Çetin Emeç'in şöyle dediğini duydum: "Zeynep Hanım, kadın sorunları bizim okurlarımızı ilgilendirmez. Siz en iyisi 'Ben Afrika'dayken' diye üç yazılık bir dizi hazırlayın!"
O akşam, evimde, Kadın Olmak kitabım üzerine çalışmaya başladım...
Belki de o günlerde kadın sorunları gazete sayfalarında yer bulabilseydi, böyle bir kitap yazmaya hiç girişmeyecektim...
Artık sizleri Kadın Olmak'la. baş başa bırakıyorum.
Zeynep Oral
8 Mart 2008
Sunu
Siz hiç "Erkek Olmak" ya da "Çağdaş Erkek", "Çağımızda Erkek", "Dünyada Erkeğin Durumu", "Dünden Bugüne Erkek", "Tarih Boyunca Erkek", "Yeryüzünde Erkeğin Yeri" vb diye bir kitap gördünüz mü, duydunuz mu? Ben ne gördüm, ne duydum... Galiba henüz kimse böyle bir işe cesaret edemedi, edemiyor. Belki de "neye göre" erkeği anlatacaklarını bilemediklerinden...
Oysa, özellikle son on yıldır, dünyanın her yerinde, kadın üzerine yazılan kitaplardan geçilmiyor. "Neye göre kadın?" sorusunu yanıtlamak çok kolay da ondan mı?.. (Neye göre olacak? Elbette erkeğe göre kadın!)
Çok değil, birkaç ay önce bana Kadın Olmak diye bir kitap yazacağımı söyleseydiniz, inanmazdım... Evet, ben bir kadınım. Evet, benim işim yazı yazmak. Ama kadın üzerine bir kitap yazmak... "Hayır, benim işim değil," derdim..."İnsan olmaya" çalışan ben, "kadın olmak" üzerine ne diyebilirdim ki...
Ancak günün birinde kendimi "Nairobi Buluşması" diye adlandırılan bir toplantıda, dünyanın her yanından gelmiş 15.000 kadının arasında buluverdim. Onları gördüm, onları dinledim. Onların sevinçlerine, acılarına, sorunlarına, çabalarına, coşkularına, güçlerine, direnişlerine ve yaşamlarına tanıklık ettim. Onları sevdim. Onlara kızdım, öfkelendim. Onları anlamaya çalıştım. Onlara saygı duydum. Onlara inandım. Onları yaşadım.
"Nairobi Buluşması" bitti. Geri döndüm.
Ama bitmeyen bir şeyler vardı.
Bir ay boyunca gördüklerimi, duyduklarımı, tanıklık ettiklerimi, paylaştıklarımı, öğrendiklerimi, yüreğimin, beynimin, odamın bir çekmecesine kapayıp üzerine bir kilit asabilirdim... İçim elvermedi. Çünkü bitmeyen bir şeyler vardı.
İletişim araçlarını seferber edip o bitmeyeni sizlere aktarmaya çalıştım. Olmadı. Başaramadım. Basının, radyo ve televizyonun yüklü programları vardı... Elimdeki bir bavul ve 15.000 yürek dolusu malzemeyi, bunu benden daha iyi değerlendirebilecek kimselere vereyim, onlar bu kitabı yazsın dedim. O da olmadı. Herkesin çok işi vardı.
Kendimi sorumlu hissettim. Çünkü bitmeyen bir şeyler vardı.
Sonunda işe koyuldum. O bitmeyeni duyurmak, iletebilmek, çoğaltmak için.
O bitmeyen şey mi?
Ne "kadın olmak", ne "erkek olmak"... Yalnızca insan olmak çabası... İnsanı insan yapan değerleri koruma çabasından başka bir şey değil!
Zeynep Oral
15 Ekim 1985
ARKA KAPAK
ZEYNEP ORAL
KADIN OLMAK
Türkiye henüz kozasını kıramamışken, kadın hareketinin yeni başladığı yıllarda, Zeynep Oral güçlü bir dille Kadın Olmak'ı yazdı. Dünya kadınlarının ayrımcılığa karşı geliştirdikleri evrensel kadın dayanışmasını ve dayanışmanın gücünü bizlere tanıttığı bu kitap, bizde bir ilkti ve Türkiyeli kadınlara yepyeni bir dünyanın kapılarını açtı. O kapıdan girdiğimde ben değişmiştim, yaşamım değişmişti... Yıllar sonra, kitabın düş dünyamda yarattığı zenginlikle, evrensel kadın hareketinin bir üyesi olma şansını kazanmış bir kadın olarak, tüm kadınlar adına, bir kere daha teşekkürler Zeynep...
PINAR İLKKARACAN
Zeynep Oral'ın yeni kitabı Kadın Olmak'ı okuduktan sonra, saygım, sevgim arttı ona, yararlandım o kitaptan, öğrendim ve düşündüm.
MELİH CEVDET ANDAY
Biz de Zeynep Oral'la birlikte yaşıyoruz dünya kadınlarının acı mı acı gerçeklerini... Güzel yazılmış, coşkuyla, sevgiyle, inançla yazılmış bir kitap bu, Kadın Olmak.
OKTAY AKBAL
Sağlıklı yaklaşımıyla, sağlam bilgileriyle, çarpıcı anlatımıyla hemen dikkati çeken bir kitap... Kara Afrika'da ve her yerde, çocukların, kadınların, erkeklerin yükselen sesleri, insanlığın dirençli sesi olmuş Kadın Olmak'ta.
BEKİR ONUR
İÇİNDEKİLER
Teşekkür
Yeniden Sunu
Sunu
Nairobi'de Kadın Olmak
* Dağlar, Taşlar, Yollar ve Kadınlar
* "Karibu"
* "Harambe!"
* Nerede Nasıl Kadın Olmak
* O Yeşil Bahçede Olmak
* Ve... "Politikacı Kadın" Olmak
Savaşta ve Barışta Kadın Olmak
* Silahlanmanın Engellenemeyen Yükselişi
*Barış Çadırı'nda Kadın Olmak
*Direnişte Kadın Olmak
*İşkencede Kadın Olmak
*Kökünden Koparılıp Savrulmuş Kadın Olmak
Her Zaman, Her Yerde Kadın Olma
*Mitier, Roller ve Yasalar Arasında Kadın Olmak
*Törelerde Kadın Olmak
*Yağmur ile Güneş Arasında Kadın Olmak
*Değişen İlişkilerde Kadın Olmak
Ek: ...Ve 1985 "Nairobi Buluşması"ndan Sonrası...
*Pekin Dünya Kadın Konferansı
*Pekin Deklarasyonu
...VeÜlkemde
*Sıradan Ayrımcılık
ÖNSÖZ
Yeniden Sunu
Kadın Olmak kitabımı 1985'te yazdım.
Aradan geçen bunca zaman içinde, bu kitapta verdiğim kimi sayılar, kimi yer, yöre adlan belki değişti ama kadınların genel durumu pek değişmedi. Kadınlara ilişkin kimi sorunlarda ilerleme, gelişme sağlanmış olsa da ya da sağlanmış gibi görünse de, yeni sorunlar eklenip durdu...
Kısacası: MÜCADELE DEVAM EDİYOR!
Kadın Olmak kitabımın yayımlanışından bugüne, Anadolu'nun hangi köşesine gidersem gideyim, herhangi yaştan, kadın ya da erkek, birilerinin gelip, "Kadın sorunlarına gözlerimi açmam, ilgi duymaya başlamam bu kitapla oldu," demesi, benim için yaşamımın en büyük armağanı oldu.
Bugün, kitabın 22. baskısı hazırlanırken, anlatım hızını, ritmini, "atmosferini" bozmamak için, ana metni olduğu gibi bıraktım. Ancak kadın sorunlarına ilişkin kimi gelişmeleri, yoğunluk kazanan meseleleri, tartışmaları, özellikle de Türkiye'deki kimi oluşumları, kitabın sonuna ayrı bir bölüm olarak eklemeyi doğru buldum.
Bu kitabın oluşumuna ilişkin bir de teşekkür borcum var. Rahmetli Çetin Emeç ve çalışma arkadaşlarına... (Bu teşekkürü sözlü olarak kendisine iletmiştim.)
Şöyle ki: 1985 Nairobi Dünya Kadın Konferansından tonlarla bilgi, malzeme ve tanıklıklarla geri döndüğümde, o sırada çalıştığım gazeteye bir dizi yazı hazırlamak istediğimi, gazeteyi yöneten Çetin Emeç'e söylemiştim. O da bir sinopsis hazırlayıp ertesi gün "sabah toplantısında" sunmamı bildirmişti.
Çok iyi hazırlandım.
Sabah toplantısmdayım. Bir yandan rengârenk diaları gösteriyorum, bir yandan dizi tasarımımı anlatıyorum. Fotoğraflara herkes bayılıyor. Herkes dediğim, başta Çetin Emeç ve gazetede çeşitli bölüm müdürleri, toplam on-on beş kişi... Söylediklerime, "İlginç", "Çok ilginç", "Gerçek mi bu?", "Sahi mi?" gibi tepkiler geliyor...
Sordular, yanrtladım, yine sordular, yeniden anlattım, aralarında bol bol tartıştılar...
Yalnız bu arada bir şey dikkatimi çekti: O koca masanın etrafında herkes erkek!
(Çok tuhaf! Onca zamandır sabah toplantılarına girip çıkmışlığım var, bu durumu hiç fark etmemişim...)
Sonunda...
Sonunda, Çetin Emeç'in şöyle dediğini duydum: "Zeynep Hanım, kadın sorunları bizim okurlarımızı ilgilendirmez. Siz en iyisi 'Ben Afrika'dayken' diye üç yazılık bir dizi hazırlayın!"
O akşam, evimde, Kadın Olmak kitabım üzerine çalışmaya başladım...
Belki de o günlerde kadın sorunları gazete sayfalarında yer bulabilseydi, böyle bir kitap yazmaya hiç girişmeyecektim...
Artık sizleri Kadın Olmak'la. baş başa bırakıyorum.
Zeynep Oral
8 Mart 2008
Sunu
Siz hiç "Erkek Olmak" ya da "Çağdaş Erkek", "Çağımızda Erkek", "Dünyada Erkeğin Durumu", "Dünden Bugüne Erkek", "Tarih Boyunca Erkek", "Yeryüzünde Erkeğin Yeri" vb diye bir kitap gördünüz mü, duydunuz mu? Ben ne gördüm, ne duydum... Galiba henüz kimse böyle bir işe cesaret edemedi, edemiyor. Belki de "neye göre" erkeği anlatacaklarını bilemediklerinden...
Oysa, özellikle son on yıldır, dünyanın her yerinde, kadın üzerine yazılan kitaplardan geçilmiyor. "Neye göre kadın?" sorusunu yanıtlamak çok kolay da ondan mı?.. (Neye göre olacak? Elbette erkeğe göre kadın!)
Çok değil, birkaç ay önce bana Kadın Olmak diye bir kitap yazacağımı söyleseydiniz, inanmazdım... Evet, ben bir kadınım. Evet, benim işim yazı yazmak. Ama kadın üzerine bir kitap yazmak... "Hayır, benim işim değil," derdim..."İnsan olmaya" çalışan ben, "kadın olmak" üzerine ne diyebilirdim ki...
Ancak günün birinde kendimi "Nairobi Buluşması" diye adlandırılan bir toplantıda, dünyanın her yanından gelmiş 15.000 kadının arasında buluverdim. Onları gördüm, onları dinledim. Onların sevinçlerine, acılarına, sorunlarına, çabalarına, coşkularına, güçlerine, direnişlerine ve yaşamlarına tanıklık ettim. Onları sevdim. Onlara kızdım, öfkelendim. Onları anlamaya çalıştım. Onlara saygı duydum. Onlara inandım. Onları yaşadım.
"Nairobi Buluşması" bitti. Geri döndüm.
Ama bitmeyen bir şeyler vardı.
Bir ay boyunca gördüklerimi, duyduklarımı, tanıklık ettiklerimi, paylaştıklarımı, öğrendiklerimi, yüreğimin, beynimin, odamın bir çekmecesine kapayıp üzerine bir kilit asabilirdim... İçim elvermedi. Çünkü bitmeyen bir şeyler vardı.
İletişim araçlarını seferber edip o bitmeyeni sizlere aktarmaya çalıştım. Olmadı. Başaramadım. Basının, radyo ve televizyonun yüklü programları vardı... Elimdeki bir bavul ve 15.000 yürek dolusu malzemeyi, bunu benden daha iyi değerlendirebilecek kimselere vereyim, onlar bu kitabı yazsın dedim. O da olmadı. Herkesin çok işi vardı.
Kendimi sorumlu hissettim. Çünkü bitmeyen bir şeyler vardı.
Sonunda işe koyuldum. O bitmeyeni duyurmak, iletebilmek, çoğaltmak için.
O bitmeyen şey mi?
Ne "kadın olmak", ne "erkek olmak"... Yalnızca insan olmak çabası... İnsanı insan yapan değerleri koruma çabasından başka bir şey değil!
Zeynep Oral
15 Ekim 1985
ARKA KAPAK
ZEYNEP ORAL
KADIN OLMAK
Türkiye henüz kozasını kıramamışken, kadın hareketinin yeni başladığı yıllarda, Zeynep Oral güçlü bir dille Kadın Olmak'ı yazdı. Dünya kadınlarının ayrımcılığa karşı geliştirdikleri evrensel kadın dayanışmasını ve dayanışmanın gücünü bizlere tanıttığı bu kitap, bizde bir ilkti ve Türkiyeli kadınlara yepyeni bir dünyanın kapılarını açtı. O kapıdan girdiğimde ben değişmiştim, yaşamım değişmişti... Yıllar sonra, kitabın düş dünyamda yarattığı zenginlikle, evrensel kadın hareketinin bir üyesi olma şansını kazanmış bir kadın olarak, tüm kadınlar adına, bir kere daha teşekkürler Zeynep...
PINAR İLKKARACAN
Zeynep Oral'ın yeni kitabı Kadın Olmak'ı okuduktan sonra, saygım, sevgim arttı ona, yararlandım o kitaptan, öğrendim ve düşündüm.
MELİH CEVDET ANDAY
Biz de Zeynep Oral'la birlikte yaşıyoruz dünya kadınlarının acı mı acı gerçeklerini... Güzel yazılmış, coşkuyla, sevgiyle, inançla yazılmış bir kitap bu, Kadın Olmak.
OKTAY AKBAL
Sağlıklı yaklaşımıyla, sağlam bilgileriyle, çarpıcı anlatımıyla hemen dikkati çeken bir kitap... Kara Afrika'da ve her yerde, çocukların, kadınların, erkeklerin yükselen sesleri, insanlığın dirençli sesi olmuş Kadın Olmak'ta.
BEKİR ONUR