PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hz. Cebrail’i ağlatan iki önemli an!




Notheart
29-05-2008, 19:31
Hz. Cebrail’i ağlatan iki önemli an


Bir bayram günü Peygamber Efendimizin torunları Hz. Hasan'la Hüseyin'in elbise istediği rivayet edilir. Peygamber Efendimiz yoksul… Damadı Hz. Ali ve kızı Hz. Fatıma fakir. Hz. Cebrail'in bile gözünü yaşartan güzide torunların bu isteği, iki tane bembeyaz kumaştan elbiseyi Peygamber Efendimize hediye etmesiyle neticelenir. Ama çocuklar pek memnun kalmazlar ve "keşke renkli olsaydı" diye ağlamaya başlarlar.

Torunları Hasan ve Hüseyin’in elbisenin rengini beğenmemesi üzerine Peygamberimiz Hz. Cebrail'e bakar. Hz. Cebrail, Efendimiz'e, "su atın üzerine Efendim, çocuklar hangi rengi istiyorsa o renge bürünsün" der. Efendimiz elbiselerin üzerine biraz su serptiğinde Hz. Hasan'ın elbisesi sarıya, Hz Hüseyin'in elbisesi kırmızıya dönüşür. Hz. Cebrail ağlamaya başlar. Peygamber Efendimiz bunun üzerine, "Çocuklar memnun kaldılar. Niye ağlıyorsun ki?" der. Hz. Cebrail, "Ne acı ki, Hz. Hasan ileride zehirlenerek vefat edecek. Hz. Hüseyin al kanlarla öbür âleme yürüyecek". Bu renkler onun rengidir.

Taberani'nin Mu'cemu'l-Evsat'ta belirttiğine göre, Enes bin Malik (R.A)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün Hz. Cebrail alışılmışın dışında bir saatte Hz. Peygamber (S.A.V)'e geldiğinde yüzünün rengi iyi değildir. Hz. Peygamber kendisine: "Niye yüzünün renginin uçuk olduğunu" sorduğunda Hz. Cebrail şöyle der; “Cehennem ateşinin, kabir azabının her şeyden ağır olduğunu bilen kimsenin bunlardan emin olmadıkça (yani oraya girmeyeceği garanti olmadıkça) yüzü gülmemelidir" der.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V) Cebrail'e: "Ey Cebrail! Bana cehennemi anlat" der. Cebrail yüreklere korku salan müthiş şeylerden bahseder. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Bu kadar yeter, daha anlatma! Nerdeyse kalbim parçalanıp öleceğim" der ve ağlamaya başlar.

Fakat Cebrail'e bakınca onun da ağladığını görür. Bunun üzerine, "Ey Cebrail! Allah katındaki mevkiine ve derecene rağmen sende mi ağlıyorsun?" der. Hz. Cebrail şöyle cevap verir: "Neden ağlamayayım ki? Kim bilir belki de benim de başıma Şeytan’ın başına gelen şeyler gelebilir. Zira (başlangıçta) o da meleklerdendi. Kim bilir Harut ile Marut'un uğradığı akıbete ben de uğrayabilirim." Cebrail’in bu sözleri üzerine ikisi beraber ağlamaya devam ederler. Nihayet kendilerine şöyle bir ses gelir: "Ey Muhammed ve Ey Cebrail! Allah sizleri kendine asi gelmekten emin kıldı."




fuzuli
29-05-2008, 19:34
Cebrail bile melek olduğu halde durumunu düşünüp ağlıyorsa, vay halimize :o

teşekkürler, çok çok güzel bi konu :canim:

Notheart
29-05-2008, 19:39
Cebrail bile melek olduğu halde durumunu düşünüp ağlıyorsa, vay halimize :o



haklısın canım:(

ben teşekkür ederim:gul2:

EnigmA
29-05-2008, 19:46
''Meleklerin varlığından bizi agah(bilgili) kılanlar; onların halis akıldan, halis "düşünce"den yaratıldıklarını haber vermişlerdir. Yâni topraktan gelmiş olanların özelliklerini taşımazlar; maddi, şehevi, asabi vb. boyutları yoktur meleklerin...''

Ağlamak???



...

cantanem87
30-05-2008, 10:55
allah razi olsun

pilot
30-05-2008, 10:57
allah razı olsun:gul2::gul2:

deryadeniz
30-05-2008, 10:59
güzel bir konu sağolasın :gul2:

ragazza
30-05-2008, 11:03
allah razı olsun :gul2:

Notheart
30-05-2008, 14:14
Ecmain inşallah :cicek: