PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ZeKi KaYaHan cOşKuN




Law
06-09-2006, 03:43
DeLi manyak bi kişiLik ya çOk sewiyOm bu adamı :cigaro:

Matrax Eeeeee Matrax :huhu:
her sözümüz dudakLarda güLüş oldu dönme ihtimaLi yok artık o güLüşler düş oLdu...
duya duya seyredin göRe göRe dinLeyin gibi keLimeLeride güseLdir :yemee:




PariLine_
11-10-2006, 17:53
Çık O Yataktan :fur: .. Çık :fur: .. Çık :fur: .. Çık :fur: ...Çık :fur: ..

eheueh..dely bu adam :)

prenses500
11-10-2006, 17:55
bir zamanlar canteen dergisinde sürekli yazılarını takip ettiğim yüce kişilik :huhu:
suan nerede yazıyor acab bilgisi olan varsa ve bana bu konuda yardımcı olursa çok sevinirim :sap:

ozlm
11-10-2006, 19:14
ister sigara içerim ister puro kime ne? ama kimseye gidipde ateşinizi alabilirmiyim diye sormam.. soramam....

:kop: çok seviyorum onu

^^DELİKIZ^^
31-01-2007, 15:15
her sözümüz dudakLarda güLüş oldu dönme ihtimaLi yok artık o güLüşler düş oLdu...

cok seker ve cok akıllı :)
başbaş:D

swindler
31-01-2007, 15:27
derdim başımdan aşkın
vurgunum sana vurgun
öyle uzakta durma
bizi gören kudursun

brezilya gibi tenin
sürekli ince ve narin
bi üflesem uçarsın
rio de janeirodasın

kelebeksin ömürsün
sen gününü görürsün
bıraktın gittin beni
çekip vursam ölürsün

yar ellere ellere
vurdum sazın tellere
margarinim ekmeğe
kolay sürülsün diye

kapitalist kaygılar yedi bitirdi beni
istediğim neydi ki bir cherokee cherokee

kelebeksin ömürsün
sen gününü görürsün
bıraktın gittin beni
çekip vursam ölürsün


super adam bu yaa geceleri uyutmuyor :D

forever matrax

aSi MeLeq
07-04-2007, 18:59
her sözümüz dudakLarda güLüş oldu dönme ihtimaLi yok artık o güLüşler düş oLdu...
Bu sözüne bayılıyorum yaa.. :)
Zeki Kayahan Coşkun, tek kelimeyle; FARKLI ;)

**ceylin**
07-04-2007, 19:12
ben de gece 23 de başlayan bir programının abonesiydim radyoda
ya best fm idi ya da alem fm
ama uzun zamandır dinlemiyorum
şuanki programı nerde bilgi verirseniz sevinirim
canlı yayında bağlananlara
gide gide bir söğüde dayandım dayandım türküsünü ve
sabunu koydum legene gör başıma ne gele türküsünü söylettirirdi
çok zeki ve de müthiş bir yetenek bence:)

swindler
07-04-2007, 19:15
ben de gece 23 de başlayan bir programının abonesiydim radyoda
ya best fm idi ya da alem fm
ama uzun zamandır dinlemiyorum
şuanki programı nerde bilgi verirseniz sevinirim
canlı yayında bağlananlara
gide gide bir söğüde dayandım dayandım türküsünü ve
sabunu koydum legene gör başıma ne gele türküsünü söylettirirdi
çok zeki ve de müthiş bir yetenek bence:)


aynen devam ediyor

haftaiçleri saat 23 gibi baslıyor 2 ye kadar yolu var

hala alem fm de

**ceylin**
07-04-2007, 19:26
teşekkür ederim arkadaşım
sağol

Gecem
20-04-2007, 10:36
eglenceye devam :)

_P!nK_
20-04-2007, 11:55
çekirdek değil tatlım zekirdek...(:

RéŃkŁy
21-04-2007, 01:49
tek dinLediqim radyo proqramı oLdu :D
uykusuz kalıom Zeki' nin yüzünden

^^DELİKIZ^^
21-04-2007, 14:07
renkly i de bizden yapan radyo programcısı :p

ilk dinlediginde nasıl şaşırmıştın :D

Baskent3C
31-12-2007, 16:06
Türkleri anlama kılavuzu 1
Türkleri anlama kılavuzu 2
Fareli Köyün Kavalcısı ve Saz arkadaşları
Ben senden sonra düş oldum
durun siz evlenemezsiniz gibi harika eserlerin yazarıdır kendisi.

Çok akıllı ve yaratıcıdır.

sinan_0618
11-03-2008, 01:30
Eee bi matraksiyon düzenleyelim 2de1`ciler olarak

masal
27-06-2008, 14:31
Zeki Kayahan COŞKUN Kimdir?..

Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Hep çocuktu...
Yine çocuk...
Saçları kumral...
Dümdüz...
Ipıl ıpıl parlıyan bir çocuktu...
Yine çocuk...
Uyurken dudaklarının kavuştuğu kenarından, gerdanına doğru uyku suyu akan...
Üzerindeki yeşil battaniyesinin birazı yere doğru uzanan bir çocuktu...
Telaşsız...
Umarsız...
Kirli...
Kuruyunca griye çalan çamurları; suratında, ellerinde, dizlerinde taşıyan bir çocuktu...
Gecenin bir yarısında ateşi çıkan...
Kusan...
Üşüyen...
Anasının baş ucunda sabahladığı bir çocuktu...
Babası işe gidince, ne gereği varsa, ağlayan...
Akşam olup da dönünce mutlu olan...
Yağmur birikintilerinde kağıt kayıklar yüzdürmüş...
Keskince katladığı her bir uçağı yere düşmüş...
Ayağına, paslı olup olmadığı ebeveynleri tarafından merak edilen, çiviler batmış...
Pasın neden önemli olduğunu kavrayamamış...
Kanamış bir çocuktu...
Yine çocuk...
Sigara görünümlü sakızlar çiğnemiş...
En berbat, mikrop dolu pembe gofretleri yemiş...
Leblebi tozu boğazında kalmış...
Niyet çekmiş...
Elvan gazozunu bir dikişte içebilmiş...
Uçan balonu olmuş...
Siyah okul önlüğü giymiş...
Kırmızı Pinokyo bisikletine rahatça binebilecek, geniş sokaklara sahip olmuş,
Bisikletinin kırmızısından utanan bir çocuktu...
Yarısı apartmanlarla, yarısı bahçeli evlerle dolu mahallesi çalınmış...
Çocukluğunun üzerine A, B, C blok diye kategorize edilerek, havuzlu siteler yapılmış bir çocuk...
Üzerinde masmavi gökyüzünün olduğu bir çocuktu...
Peçeteyle, kağıt havluyla değil; elbeziyle ağzı silinmiş...
Anne tarafından iyice bastırılınca daha iyi paklar diye düşünülen elbezi dokusunun ağzını acıttığı bir çocuktu...
Elbezinin sabun tadının hala dudaklarında olduğu bir çocuk...
Yine çocuk...
Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?..
Seni bize götürelim, bizim oğlumuz olur musun?..
Ve benzeri aptalca sorularla dimağı yoklanmış...
Misafirliğe gidildiğinde misal muzdan, kendisine düşen adetten daha fazlasını yiyince evde olsa yemez, bir yere gidince hep böyle oluyor ana-baba utancını duymuş...
Ev sahibi kişi bir an için uzaklaştığında kaş göz işaretleriyle uyarılan, yediği muz zehir zıkkım edilmiş bir çocuktu...
Nalbura gidip bilmemkaçnumara boya almış, sonra bir ton açığı olsa iyi olur tespitiyle nalbura bir kez daha gönderilmiş, yolda giderken küfretmiş...
Evde badana yapılırken mutlu olsun diye eline küçük bir fırça verilmiş, onun boyadığı yerler badanacı kişi tarafından umursanmadan tekrar boyanmış...
Bu güvensizliğe anlam verememiş bir çocuktu...
Alışverişi gönderilirken verilen paranın üstüyle kendine istediğin bir şeyi alabilirsin özgürlüğü sunulmuş, eve gelindiğinde illa ki kendine ne aldın merakıyla karşılanmış...
Sen dururken annen mi gitsin ekmek almaya siteminden etkilenip, televizyondaki filmi yarım bırakarak bakkala ekmek almaya gitmiş...
Evin ekmek ihtiyacı hep seyrettiği en güzel filmlere denk düşmüş...
Bakkal ev arasındaki mesafede ekmeğin ucunu ısırarak gıda etmiş bir çocuktu...
Yine çocuk...
Evden çıkarken,Paran var mı? sorusuna "Hayır yok" yerine, seri şekilde "Var var" diyen, tam kapıyı kapatacakken,"Şunu da al bulunsun, lazım olur" baba sıcaklığıyla karşılaşmış bir çocuktu...
Parayı utana sıkıla alırken, paraya bakmıyormuş gibi yapan...
"Valla param var yaaa" sahtekarlığına sığınmakta ısrar eden çulsuz...
İçten içe "Ulan baba ne kadar anlayışlısın, sağol be ya" sessizliğinde sevinen bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
At arabalarının, kamyonetlerin arkasına takılmış...
Arkadaşları tarafından "Abi takılan var, takılan var" diye gammazlanmış...
Minibüslerde, otobüslerde midesi bulanınca annesi tarafından "aklına getirme midenin bulandığını" öğüdüyle yüzleşmiş...
Bu öğüdü ciddiye alıp "Aklıma getirmiycem, getrimiycem işte" diye mücadele etmiş ve bunu başaramamış bir çocuktu...
Depozitolu şişeleri evden çaktırmadan yürütüp bakkala satarak harçlığını çıkarmış...
Ebe tura bir ki üç, yerden yüksek, Japon kale, dokuz aylık... gibi oyunlara doymayan...
Hava kararmadan evde olması gerekmiş bir çocuktu...
Yine çocuk...
Evdeki terliklerin salon, mutfak, banyo, balkon terliği şeklinde ayrılmasına anlam veremeyen...
Balkon terliğiyle odalarda, diğer terliklerle balkonda dolaştığında azarlanmış bir çocuktu...
Yine çocuk...
Banyo yapmayı sevmeyen...
Taşa oturunca gerçekten karnı ağrıyan...
Acıkınca eve şöyle bir uğrayıp ekmeğin arasına domates destekli bir şeyler koydurarak evden bir çırpıda çıkan...
Evden çıkarken ayakkabıların giyilmesi esnasında ekmeği yanından dişleyerek ağzında tutan...
Çıtalı uçurtma yapmayı asla öğrenemediğinden, marangozdan yalvar yakar aldığı çıtaları mahallenin abilerine gözü kapalı teslim eden bir çocuktu...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Ağlamaktan utanmayan...
Akşama köfte, patates kızartması yapıldı mı sevinçten deli olan...
Köfteleri, patatesleri yerken yarına kalma ihtimalini düşünen...
Ertesi gün buzdolabını açtığında bir tane olsun köfteye rastlayamayan...
Tek tük kalmış, pörsümüş patateslere tenezzül etmeyen bir çocuktu...
Yine çocuk...
Bütün spor ayakkabılarına"esem spor" denilen...
Ayakkabı bağlamayı geç öğrenmiş...
Kış günlerinde pantolonunun altına zorla külotlu çorap giydirilmiş...
Arabaların şoför tarafındaki camlarından içeriye dikkatlice bakarak "arabanın kaç yaptığını" öğrenmekten keyif alan...
"Kızların içinde kızılcık bebek" küçümseyişini fazlasıyla tatmış bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Düğünlere götürülmüş...
Düğünlerde mahalli sanatçının "anneler babalar çocuklarınızı yanınıza alın" uyarısıyla sahneden alınmış...
Sonra tekrar sahneye fırlamış...
Adını bilmeyenlerin "Küçüüüükkkkkkk... Şişşşştttt küçüüüükkk" seslenişine maruz kalmış bir çocuktu...
Bir çocuk...
Kocaman kocaman sevdaları olan...
Hep en kudretli kendisinin aşık olduğunu sanan, öylesine bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
O işte...
O...
Daha ne olsun...
Nasıl söylesek?..
Nasıl anlatsak?..
Pasaklıdır mesela...
Dağınık...
Hep dağınık...
Kendisini dağıtacak sevdaları kolay bulması bundan belki...
Belki bundan iflah olmaz bir gönül adamı...
Dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... Öyle biri...
Yalancı...
Kendisini kandıracak kadar yalancı...
Hiç bir hayali yok...
Olmadı...
Olmayacak da...
Asabi...
Sabırsız...
Ama en çok da dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... Öyle biri...
Öylesine yaşıyor...
Öylesine...
Öyle..
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Yine çocuk...
Hep çocuk...
Hep...
Herkes kadar çocuk...
Herkes...


ZEKİ KAYAHAN COŞKUN zkc :) matrax kişiLik..=)

zuzuuu
27-06-2008, 21:25
benı her gece gulme krızıne sokan kişilik:tip: zekkkiiiiiiieee :D

itiraf edıyorum ben matrax ı yatakta dinliyom:heheh: