_aLmİrA_
10-09-2006, 18:35
HZ.NESİBE....
HZ.Peygamber'in Mekke'den Medine'ye davet eden heyette bulunmasıyla adı,İslam tarihine şerefle geçen HZ.NESİBE ,Uhud harbi'nin en dehşetli anlarında da ,O'nun yanından ayrılmamış ve Fahr-i Kainat EFENDİMİZ'i çevreleyerek O'na etten siper olan sahabelerin arasında yer almıştı.Bir ara mücadele o kadar kızıştı ki,PeygamberİMİZ'in yanında HZ.NESİBE'den başka hiçbir sahabe kalmadı...Ve bu birkaç saniyelik sürede ,PeygamberİMİZ'e iki süvari birden saldırdı...
HZ.NESİBE ,bu durumu gördüğünde ,elindeki kılıcı olanca hızıyla süvarilerin birine indirdi..Hemen arkasından diğerine de hücum etti.Ancak iki kat zırhla korunan bu süvari ,diğeri gibi ölmedi hafif yara aldı.Karşı hamle yapmak için de kılıcını olanca hızıyla ,HZ.NESİBE'nin omzuna indirdi.EFENDİMİZ'in böyle kritik bir zamanda muhafızlığını yapmış bu kahraman insan ,yere yuvarlanmış ve omzunu göğsüne kadar olmak üzere ikiye ayrılmıştı.
Şükür ki ,HZ.ALİ yetişerek müşrik süvarisini öldürdü.Sonra PeygamberİMİZ de gelip ,mubarek elleriyle HZ.NESİBE'nin ağır yarasını sıvazladı.
Fahr-i Kainat EFENDİMİZ'in bir mucizesi daha gerçekleşmiş ve yara anında iyileşmişti.Yerden kalkan HZ.NESİBE ,EFENDİMİZ(s.a.s)'a ,insanlık tarihindeki hiçbir sevdalının ,sevgilisine söyleyemeyeceği şu kelimeleri söyledi:
"YA RESULULLAH ,dizlerinin dibinde şehid olma şerefini ,benden niye esirgedin?"
Peygamber EFENDİMİZ,onu teselli ettikten sonra ,iltifatların en büyüğünü yaptı ve ellerini açarak Allah'a şöyle dua etti:
"YA RABBİ!BENİ ,NESİBE VE EHLİNDEN AYIRMA"...
...İbni Hişam...______________________
Müjdelerin en büyüğü...
ENES B.MALİK anlatıyor:
"Bir adam Peygamber(s.a.s)'a : Kıyamet ne zamandır?" ,dedi.
Allah'ın RESULÜ:
"Kıyamet için ne gibi bir hazırlık yaptın?" diye sordu.
Hazırladığım fazla bir şey yok.Ancak ben Allah'ı ve RESULÜ'nü seviyorum,diye cevap verdi adam.
HZ.Peygamber de ona:
"Sen sevdiğinle beraber olacaksın" buyurdu...
Müslüman olduktan sonra RESULULLAH'dan duyduğumuz bu müjdeye sevindiğimiz kadar hiçbir şeyle sevinmemiştik...Çünkü biz RESULULLAH'ı seviyorduk...Ahirette O'nunla beraber olma saadetine erecektik"....
...TİRMİZİ...
HZ.Peygamber'in Mekke'den Medine'ye davet eden heyette bulunmasıyla adı,İslam tarihine şerefle geçen HZ.NESİBE ,Uhud harbi'nin en dehşetli anlarında da ,O'nun yanından ayrılmamış ve Fahr-i Kainat EFENDİMİZ'i çevreleyerek O'na etten siper olan sahabelerin arasında yer almıştı.Bir ara mücadele o kadar kızıştı ki,PeygamberİMİZ'in yanında HZ.NESİBE'den başka hiçbir sahabe kalmadı...Ve bu birkaç saniyelik sürede ,PeygamberİMİZ'e iki süvari birden saldırdı...
HZ.NESİBE ,bu durumu gördüğünde ,elindeki kılıcı olanca hızıyla süvarilerin birine indirdi..Hemen arkasından diğerine de hücum etti.Ancak iki kat zırhla korunan bu süvari ,diğeri gibi ölmedi hafif yara aldı.Karşı hamle yapmak için de kılıcını olanca hızıyla ,HZ.NESİBE'nin omzuna indirdi.EFENDİMİZ'in böyle kritik bir zamanda muhafızlığını yapmış bu kahraman insan ,yere yuvarlanmış ve omzunu göğsüne kadar olmak üzere ikiye ayrılmıştı.
Şükür ki ,HZ.ALİ yetişerek müşrik süvarisini öldürdü.Sonra PeygamberİMİZ de gelip ,mubarek elleriyle HZ.NESİBE'nin ağır yarasını sıvazladı.
Fahr-i Kainat EFENDİMİZ'in bir mucizesi daha gerçekleşmiş ve yara anında iyileşmişti.Yerden kalkan HZ.NESİBE ,EFENDİMİZ(s.a.s)'a ,insanlık tarihindeki hiçbir sevdalının ,sevgilisine söyleyemeyeceği şu kelimeleri söyledi:
"YA RESULULLAH ,dizlerinin dibinde şehid olma şerefini ,benden niye esirgedin?"
Peygamber EFENDİMİZ,onu teselli ettikten sonra ,iltifatların en büyüğünü yaptı ve ellerini açarak Allah'a şöyle dua etti:
"YA RABBİ!BENİ ,NESİBE VE EHLİNDEN AYIRMA"...
...İbni Hişam...______________________
Müjdelerin en büyüğü...
ENES B.MALİK anlatıyor:
"Bir adam Peygamber(s.a.s)'a : Kıyamet ne zamandır?" ,dedi.
Allah'ın RESULÜ:
"Kıyamet için ne gibi bir hazırlık yaptın?" diye sordu.
Hazırladığım fazla bir şey yok.Ancak ben Allah'ı ve RESULÜ'nü seviyorum,diye cevap verdi adam.
HZ.Peygamber de ona:
"Sen sevdiğinle beraber olacaksın" buyurdu...
Müslüman olduktan sonra RESULULLAH'dan duyduğumuz bu müjdeye sevindiğimiz kadar hiçbir şeyle sevinmemiştik...Çünkü biz RESULULLAH'ı seviyorduk...Ahirette O'nunla beraber olma saadetine erecektik"....
...TİRMİZİ...