PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sus!..........Aşk...




jan_flavo
14-09-2006, 13:42
Sus!..........Aşk...
Dudaklarım durgun
Suskun bir senfoniyim
Sus-pus olmuşuz ikimizde
Zaten derdimizde malum
Diri aşklarda tat yok
Ölmeli aşklar

Tenlerin tenlere dolaşması yasak
Bunu anlasak
Sen sen olmadan da
Ben yok i k e n yani
Ben yaşam ı ştım
A ş k t ı evreni üreten sanki
Bilmem anlatabiliyor m u yum
Anlaya b i l men için

S e n
Ç e k i n -G e n
Durgun K a D ı n
Pembe-Mor tonlarıma vurgun KadıN
Senin o muhtaç l ı ğın
Eskitil e m e yen prangaların
Ama beni dinle
Ben seninle ne sevişmeler düşledim
...........

Ölmesek --- E ğ e r
Aşkları yaşamaya değer
............
Sen bensiz
Sen nedensiz
Kuşkularınla yersiz
Gözlerine okunan türkülere tükürensin
.............
Acımasız imgeler yığınısın
Sen
.............
.............

Ben sözcüklerin dans eden haliyim
Aşkın çiçeklerle donatılan bahçesiyim
Şiirlerden örgülenmiş tenim
Kurşun işlemez bir katman
Sıkıysa gir içine
Orada sevda seslenir
Aydınlığın muştusu v a r...
..............

Ne zaman
Ki prangaların eskitilirse
İşte o zaman AhmeD Arifin sevdası olursun
Ve Nazımın memleket özlemiyle yanarsın
Öyleyse çınarlar dikmeli Anadolu da
Serin gölgesinde serin yaşansın aşklar
..............
..............

Yoksa biz suskun piramitlerin gizemi miyiz
Böylesine derinden kopan çığlıklarımızın monologlarıyla
Suskunuz
..............

http://img304.imageshack.us/img304/2238/1133969708364ab.gif




sinemis
15-09-2006, 11:43
Seninle Ben
bu öykünün ,kaybeden iki kahramanıyız,
Seninle ben caddelerde sokaklarda iki garip yabancıyız.

Ağlamam ardından ağlamam ardından
Yaşlar neyi değiştirir?
Ağlamam ardından ağlamam ardından
Sonumuz ne olacak kim bilir

Hicran senden bana kalan
Hicran her yerde hatıran
Hicran ruhumda bir çocuk
İsmini sorar hala rüzgarlardan

Hicran senden bana kalan
Hicran her yerde hatıran
Şimdi kalbimde bir umut
İsmini sorar hala yağmurlardan

Bu aşk iki ruhtan kopan isyancı günahların sığındığı ıssız bir ada idi,
Hayat denen azgın denizde,
Bu aşk gerçeğin gözünün içine baka baka gülümsemekti acılara,
Bu aşk bir devrimdi her şeyi reddeden,
Ve her devrim ilk kendi çocuklarını tüketir,
Seninle ben bu öykünün kaybeden iki kahramanıyız




Erhan Güleryüz

!NC!PéR!S!
15-09-2006, 13:16
Terk edilmiş bir sokaktayım,
Bütün bütün duvarlar bana dargın,
Dargın bana bütün yollar,
Seni sevdiğim için,
Ardından ağladığım için...

Oysa.. yıldızlı gecelerde gözlerini gölgeleyen bendim,
Şafağın ışıklarını birer birer ben söndürdüm,
Bulutları ben iteledim dağ başlarına,
Sevdalılarını sığ denizlerde boğan bendim...
Nehirleri ben kuruttum,
Ve Ask'ı ben yaktım,sen gitmeyesin diye!...
Bir labirentin sonundayım şimdi,
Ya yasayacam yada öleceğim,
İkiside benim elimde...
Bütün sokaklar dilsiz,bütün sokaklar sağır.
Teker teker geçtim karanlık odalardan,
Yüreğim paramparça aştım engelleri,
Takıldım,düştüm,çok beter hırpalandım,
Ama inan bana güzeller güzeli,
Sevdandan bir nefes,
Tek bir nefes olsun usanmadım...

Bütün sokakların gözü benim üzerimdeydi
Aklımda, sen varsın diye
Beni en zayıf yerimden vurdular “......”
Çok uzaklardaydın, nasıl bilecektin
Geceydi...Karanlıktı...Sarhoştum...Beterdim...
Neye yarardı ki sensiz Ask?
Bir kez daha gitmeyesin diye,
Ask'ı ben yaktım!...

İnce yağmurlu bir gecede,
Kör bir bıçak gibi saplandın yüreğime,
Kan çıkmadı mı sanıyorsun gözlerimden,
Bir sırrımı daha öğrendi gökyüzü,
Ne ay anladı, ne güneş ıslak yüreğimi,
Kara dumanlar yolladım sana,
Sarsın diye vefasız bedenini.
Soğuktu,karanlıktı, çiseliyordu.
Sesimi sana nasıl duyuracaktım,
Isıtmak için sensiz bedenimi,
Ask'ı ben yaktım!

Sevapsız bir günahkarım şimdi,
İşte çırılçıplak karşındayım,
Dalgaları elinden alınmış bir gemi,
Yıldızları çalınmış bir gökyüzü,
Buzulları erimiş ılık bir kutup,
Ve karanlıkta çalınan bir ıslık gibiyim.
En mahrem sırrımı doluyorum boynuna,
Masum çocukların uçurtmalarını ben parçaladım,
Oyuncaklarını kıran bendim bebeklerin,
İçimdeki yangınlara sığdırıyorum,
Göz yaşlarımı ince ince.
Bir kıvılcım oldu ismin dudağımda,
Geceydi, karanlıktı, sarhoştum, beterdim.
Deli gibi yollara düştüm,
Belki ölürüm diye... olmayınca..!!!
Ask'ı yaktım...

Bir baksana şu halime, ellerim kan ter içinde.
Bir diken yüzünden bütün gülleri,
Birer birer ateşlere attım.
Gitti dediler senin için,
Bilmiyordum...
Ne senle oluyor, ne de sensiz.
Yokluğun cehennemin diğer adıymış.
Ben deli, ben divane,
Nerden bilecektim,
Ey güzeller güzeli,
Ben Aşk'ı Sen Gittin Diye Yaktım....!!!

jan_flavo
15-09-2006, 18:10
SEN İZMİRSİN

http://img146.imageshack.us/img146/4200/bygora8nq2rk.gif

beşbin yaşındaki sevgili
hayallere sığmayan görkeminle
daha dün girdin ergenlik çağına..

sen efsanelerde,
Amazon Kraliçesi Mir'in kurduğu,
İonyalı Tantolosun çizip karısı SİMİRNA'ya sunduğu,
büyük şair Homerosun doğduğu,
Victor Hugo'nun prensesi olan,
kent değil misin?
ihanetlerde öldürülen,
kemikleri birer birer kırılıp derisi yüzülen,
yüreğim gibi talan edilip yağmalanan kaç kez...

şarap selinde Agora,
saklamadı mı gülümseyişini,
acılarının ardına..

yitik düşlerin yurdu,
buz renkli sabahlardaki,
güneşli maviliklerde,
hep cepheden baktım sana,
güne ağaran tutkularımla..

ürkek bir akşam üstü,
denize dalar gibi,
düşmek isterken aşka,
eşkiya yalnızlık çöktü omuzlarıma..
sonbahar sarısı bu kenti sırtlayp
derinine düştüm gecenin...

körfezin gizemlerinde,
bir şeyler yok olurken,
duman karası bulutlar çöktü,
şehrin üstüne..

günler boyu yasak aşklar taşındı kente,
Hamesis'in Mabedinde damıtılan günahlar,
Meles Çayının kirine karıştı,
kaç sevdanın külünü savurdu Forbes Köşkü..

palmiyeli gecelerin gölgeleri yollardayken..

sağır caddelerinden geçtim tarihin...

Şair Eşref kulak vermedi Abdülhamit'e,
yazdı yazacaklarını...


Belkahveden gelecek nal sesleri bekleniyor,
Hasan Tahsin saate bakıyor,
ilk kurşunu attı atacak..
yürekleri ağızlarında güvercinlerin...
Cumhuriyet Meydanı'nda ki atlını ilk hedefi belli..

yangın yerini yeşile boyadın Behcet Uz,
bu kenti kimler boğazladı?
kim işledi bu cinayetleri?
biliyor musun Behcet Bey kim? ! !
Kordon Boyunun kolyesini çalanlar,
tarih hala cılız Meles Çayında akıyor...

biliyorsun,
günlerden ayrılıktı,
saçlarının rüzgara karışan isyanıyla,
tek başına,
ÇEKİP GİDEN SENDİN..
yuttu geceler Ege'nin mavisini
bir acı çöreklendi şehrin akşamlarına..

şimdi,
hangi şehrin sabahında,
hangi camdan bakıyorsun tan ağartılarına,
saçlarında onca yağmurun ıslandığı serinlikte..

uzak şehrimdesin sen,
seninle olmak,
omuz omuza yürümek vardı,
bu yorgun İzmir gecelerinde..

yeni sevgiler yaratamadım,
ihanetleri bıçaklayıp,
kendime giden bir tunel kazdım..

özlemleri demirledi Alsancak Limanı,
yalnızlığın ışıkları yandı gözlerimde,
çoğalırken karanlık köşeleri kentin,
çaresizlik çöktü kaldırım taşlarına..
kök saldı tabanlarım sokaklara..
gecelerin tuzağına düştü.....

sen kentlerce uzağımdasın,
bu şehrin bir köşesinde,
son sokak feneri oluşum,
yaralıyor beni,
düşüyorum ayrılıkların müzmin anaforuna..

şimdi İnciraltı'n da yıkanan gölgende,
anılarımı öldürüyorum,
ay buluta dalarken,
denizin gözlerinden öpüp,
üşümesin diye şehrin üstüne örtüyorum..

en son sen yıkmıştın giderken,
yıkıldığım o yerdeyim hala,
bindörtyüzsekseniki Muzaffer İzgü,
bindörtyüzelliüç Gazi Kadınlar Sokağı'nda,
yokluğunun günlüğünü tutuyorum...

acaba sen bir yalan mıydın?
gurbet düğümledi yolları,
yanlış adreslerde duran sensin,
kapıyı çarpıp gidecek olansa gençliğin,
hüzzam bir fasılda,
hicrana takılan benim,
ellerimde kalansa bir ömür toplamı..

birazdan,
körfez vapurunun küpeştesinde,
martılar uçuşacak,
inip kalkacaklar su birikintilerine..
kırık dökük masalarda mumlar yanacak,
ve şamdanlarda eriyecek umutlarım,
seni esecek rüzgar,
iç çekecek Alsancak'ın mağrur evleri,
solungaçlı yüzlerle,
çocukluk anılarının jübilesini yapacak fahişeler..
az sonra
varoşlarındaki çatısız evlerin penceresinde ışıklar solacak,
gözyaşlarıyla yıkanıp karanlığa gömülecek..

dönüp arkama baktığım da,
Konak iskelesin son vapura binerken,
fakülte yıllarımdan kalma,
haki renkli parkamla,
militan günlerim gelecek aklıma..

yine anılarda,
Hüseyin Yurttaş'n *saat İzmir sularında*,
akşamcı mekanımız,
İkinci Beyler Sokağında ki Bodrum Meyhanesi'nde,
bakışlarımızı içerken,
dudaklarımızda uçuşan,
mutluluk şarkıları olacak...

şimdi anımsıyorum,
yağmurlarla sevişen ikindilerde,
Mustafa İzmirli'nin,
Pasaporttaki nargileli kahvesinde,
oynadığımız tavlayı,
büyülü doğan güneşli günlerde,
dudaklarımıza avare ıslıkları yerleştirip,
Cumhuriyet alanına sığmayan düşlerimizle..
Kordonboyundaki öpüşmelerimizi,
Tayyare Sinaması kaçamaklarımızı,
ilk buluştuğumuz Yosun Pastanesi'ni,
yine ilk şehiriçi seyahatimizde, denize köpük köpük tüküren,
Karşıyaka Vapurunun güvertesinde, yakamozlara ışığını,
değdirirken yıldızlar.. şubat yağmurlarında ıslanışımızı..

peki sen anısıyormusun,
Kadifekale'den ilk ışıklarını yaktığımız Karşıyaka'yı,
Balıkçı Sığınağı'nda ki Efes Gemisinde,
içimizde Papaz Yalısının hüznüyle,
bir kaç saati kalmışları bırakıp,
düşlere dalıp gitmelerimizi...

elbette,
yaşlanıyoruz çoğaldıkça anılar..

evet,
tenha sokaklarında bu şehrin,
sen yoksun ya,
gölgen bile yok ya,
bir fotoğraf gibi yırtıp atasım geliyor kenti..

bu kente saçların dolaşmış olabilir mi?
boyuna yollara bakışım neden?
sisler kuşatıyor her yanı,
anlımdaki bozuk el yazısına siyah çelenk bırakıp,
topuklarımda yılların birikmiş ağrıları,
arkamdan koşturan hayallerim,
ve beynimdeki darp izleriyle,
BENDE TERKEDECEĞİM BU KENTİ..
bu kent yalnızlığım kadar büyük değil..

biliyorum,
bu koca şehirde her şey var,
bir biz yokuz,
ne kalır ki geriye,
fotoğraflar ve anılarla sokaklarda asılı gülüşlerimiz dışında..

bir gün değişecek,
gözlerimizde topladığımız yağmur bulutlarıyla,
buluşacağız bu şehrin ortasında,
biliyorsun,
hiç bir acı sürmez sonsuza dek...


şimdi,
yaralı şehrimin,
kül grisi sokaklarında,
yorgun bir adamla birlikte,
yalnızlığın adımları dolaşıyor,
buza yazılan düşler üşürken,
Sahil Evleri'ndeki salaş meyhane,
bir kanunun mızrabında ağlayacak,
hiç bir dalgakıran direnemiyecek isyanıma,
yıkacak bütün bentlerini,
yüreklerimiz aynı saate kurulduğunda,
gurbetten firar edip,
İKİMİZDE DÖNECEĞİZ BU KENTE..
geç kalmışlığın acısını paylaşacağız..
düşlere sığmayan,
düş bozumlarında...

ZATEN BİZ YOKTUK
KİMSESİZDİ İZMİR
EVET
İZMİR'İ YAZDIM YANINDA SENİ
SENİ YAZDIM BÜYÜK HARFLERLE
İZMİR'İ YAZDIM ALTI ÇİZİLİ
SENİNLE İZMİRİZ
NE ZAMAN İZMİR'İ DÜŞÜNSEM
İÇİNDEN SEN ÇIKIYORSUN
İZMİR İÇİN NE YAZSAM
SENİ YAZIYORUM
S E N İ Z M İ R S İ N
Yazar: Nail Yavuz (http://www.2de1.net/../member.php?u=5693)

Lider
15-09-2006, 18:21
teşekkürler arkadaşım. :buyir:

jan_flavo
15-09-2006, 23:15
Saolasin oquduqun icin .. :heyt:

die_qirl
16-09-2006, 14:22
ZATEN BİZ YOKTUK
KİMSESİZDİ İZMİR
EVET
İZMİR'İ YAZDIM YANINDA SENİ
SENİ YAZDIM BÜYÜK HARFLERLE
İZMİR'İ YAZDIM ALTI ÇİZİLİ
SENİNLE İZMİRİZ
NE ZAMAN İZMİR'İ DÜŞÜNSEM
İÇİNDEN SEN ÇIKIYORSUN
İZMİR İÇİN NE YAZSAM
SENİ YAZIYORUM
S E N İ Z M İ R S İ N

ishte budur...

Sen,birtanem,
Yüzüne bakınca,sanki her yer aydınlanıyor
Tenine dokunduğumda sanki her yanımı ateş sarıyor
O masum yüzün,o beni benden alan gözlerini görünce sanki hayat duruyor
Sevdalandım sana,aşığım,sensizlik düşüncesi sanki beni öldürüyor.
Sen benim vazgeçilmezim,imkansızım,bir büyük aşksın yaşadığım
Ölene dek seninim,bu kalbi artık senden başka hiç kimse dolduramaz sevdalım!

jan_flavo
16-09-2006, 16:44
en son sen yıkmıştın giderken,
yıkıldığım o yerdeyim hala,
bindörtyüzsekseniki Muzaffer İzgü,
bindörtyüzelliüç Gazi Kadınlar Sokağı'nda,
yokluğunun günlüğünü tutuyorum...

acaba sen bir yalan mıydın?
gurbet düğümledi yolları,
yanlış adreslerde duran sensin,
kapıyı çarpıp gidecek olansa gençliğin,
hüzzam bir fasılda,
hicrana takılan benim,
ellerimde kalansa bir ömür toplamı..

!NC!PéR!S!
17-09-2006, 00:52
konularınız kurallar gereqi birleştirildi


lütfen kuralları okuyalım

!NC!PéR!S!
17-09-2006, 00:53
Bir gölge gibi geçtin gittin gözlerimin önünden
Dokunmak istedim
Duvarların soğukluğunu anladı ellerim
Parmaklarımın ucundan kalbime kadar titredim
Üşüdüm üşüdüm üşüdüm

Bir hayal gibi geçtin gittin
Avuçlarımın arasından
Sis perdeleri içinde,
Rüyalarıma dokunup durdun
Ve ben bir daha uyanmak istemedim

Bir anı gibi geçtin gittin hayatımdan
Tutamadım
Yakalayamadım
Yaşayamadım seni
En umulmadık zamanda girip
En özlenesi anında çıktın hayatımdan
Göz açıp kapayıncaya kadar
Ama bir ömür boyu hatırlanacak kadar çoktun sen
Ve hiç benim olmayacak kadar yoktun sen.......

jan_flavo
18-09-2006, 17:33
o güzel agzindan kurallari dinlemek wardiya neyse ! Kurallari oqudum qüzellimm

jan_flavo
18-09-2006, 17:34
ŞİİR GİBİ BİRŞEY

soyadımın bütün harflerini atıyorum...

bu albüm en güzel yerinde bitirilmişse eğer,
kaybedilmeye değer AŞKlara adanmıştır.
ve bu albüm;
güneşin yavaş yavaş kuzeye çekilirken,
akdenizde bıraktığı iki şeye:
AŞKa ve ŞİİRe ithaf olunmuştur.


ve de bu albüm;
üzerinde isimlerini okuduğunuz,
ya da kalbimizde durup,
yazmayı unuttuğumuz...
yürek mangallarımızın kömürlerinde kıvılcımlar saçan
tüm dostlarım ve
dostlarımıza teşekkür ederken,
iki omuzumda var olan melek sayısını
dörde çıkaran TANRIM,
yukardan seyreden BABAM,
iyiki de doğurmuş ANAM,
vazgeçemediğim tek kadın: EDA'm,
koskocaman ailem.
dev gibi şair Cemal Süreya ve
tüm şairlere.....


yaşadığım çocuksu,platonik,
eksik,erken,gençken,zamansız,
"evet" derken hayır AŞKlara,
"geldin değiştirdin tüm anılarımı"
diyebileceğim AŞKlara,
ayrılmanın vahşi tadına,
ezgiler tarafından satın alınmış yüreğim,
çıkan her güzeş,yaktığım her mum!
kaybettiğim herşey,
emeğin her türlüsü,sevdanın en acısı.
ve sen canım..
hepsinden önemlisi..
sana..
sırf sana!
sırf varlığınla bu zalim dünyaya
kattığın güzellik için sana adanmıştır..

Ahhhhh ne çok sevmişim seni........

SEN desem SEN'i bilir misiniz?
SEN diye bir desen çizebilir misiniz?
Bir mesken bulamadım kalbime..
Büyük AŞKlar vardır bilir misiniz??

jan_flavo
19-09-2006, 16:06
girdabımdın sen benim
içimde dönüp duran
hiç durmayacak
hiç bitmeyecek gibi
çırpınmak bosuna
kapılmısım birkere
sen nereye sürüklersen
orada vuracagım karaya
Sen Olmazsan Şiirim Olmaz

http://i10.tinypic.com/2rf81tl.gif

Sen olmazsan
Maviler ölür.
Dudaklarım tuz denizi...
Sen olmazsan
Kurumuş ağaç gövdesiyim yapraksız
Yararı yok gölgemin
Ne kuşlara barınak
Ne direncim fırtınalara
Dingin sular uykusunda gemilerim alabora
Gizlenir yağmur sonu gökkuşakları
Bulanık sisler arkasına...
Sen olmazsan
Toprak kokmaz
Değişir rengi yaprakların
Kuşlar dilini unutur gizemli ötüşlerde.
Sen olmazsan
Gözlerim Akdeniz güneşinde çarmıha gerilir
Akbabalar sevişir gökyüzünde...
Kalem tutmaz ellerim Ellerim öksüz...
Bilirim şiirim olmaz...

alintidir

jan_flavo
19-09-2006, 16:49
sen qimi özledin ???

http://img227.imageshack.us/img227/4953/1116216329sevgililerekart252im.jpg

Ben en çok seni özledim
Sana sarılmayı,
Sımsıcak kalp atışını
Ve ellerimin arasından
Akıp giden saçının titreK
Tellerini özledim.

Ben en çok seni özledim
Derinliğinde kaybolduğum
Gözlerine ne demeli bilmem.
Beni sonsuzluğa sürükleyen
Ve ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten
O derin ve
Güzel gözlerini özledim.

Ben en çok seni özledim
Sesindeki çocuksuluğu,
Varlığındaki çoşku ile
Kederin o muhteşem yoğruluşunu,
Olmadık zamanlarda
Olmadık benzetmelerini,
Mesela ile başlayan
Ve insanın ruhunu okşayan
Hecelerinin kelime olmaya
Koşuşunu özledim.

Ben en çok seni özledim
Yorgun bir akşamda
Yürürken kaldırımlarda
Sensizliği solumayı
Ve sensizlikle yürümeyi özledim

Ben en çok seni özledim
Seni seviyorum
Deyişin içindeki seni
Ve şiirlerdeki her bir satırın,
Sana dönüşünü özledim.

Ben en çok seni özledim
Yağmur yağarken üzerime
Gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne
Başka bir yağmurla sana yağsın diye
Umut etmeyi özledim…

Ben en çok seni özledim
Kalbindeki insanlara rağmen
Orada sıkışacak bir yer bulmak
Ve dışarda kalmamak için yaptığım
Çırpınışları özledim…

Ben en çok seni özledim
Sen,
Kimi özledin…

aSi MeLeq
26-09-2006, 02:08
Yanıyorum.


Bazan duman oluyorum
bazan su.
Bazan, kapkaranlık oluyorum gecelerce,
sabahlara inat.
Bazan, sapsarı bir yaprak
yağmurlarca ıslak toprak oluyorum.
Her günbatımında yanıyorum,
sensizliğe yanıyorum.

Uykusuz gecelere sığmıyor düşlerim.
Bulutlar, gökyüzünden gözlerime iniyor.
Gökgürültülü akşamlarda kıyametler kopuyor,
mevsimler hazana döndü
haberin varmı?
Akşamlarım serin
geceler, buz tututyor.
Ben yanıyorum.
Sensizliğe yanıyorum.

Yağmur damlaları ateş olur düşer yüreğime.
Yıllar, kar olur saçlarıma konarlar.
Elbistan akşamlarının yıldızları söner,
tozar yollarda hasretin.
Düşünüyorum, hep seni düşünüyorum,
içime ateş düşüyor,
yanıyorum.
Sensizliğe yanıyorum.

Ruhumda, dört mevsimi bir anda yaşıyorum.
Dünya dönüyor ya, hazana takılıyor.
Boğuluyorum, boğazımı sıkıyor anılar
bir türkü takılıyor dudaklarıma,
sağır akşamlara inat,
söylüyorum.
Sana da ulaşmıyor feryadım,
sen de duymuyorsun.
Bir ateşin ortasına düştüm,
yanıyorum.
Sensizliğe yanıyorum.

Gökyüzü delinsin, yer çöksün
geceler, yıldızlarını döksün umurumdamı.
Sensiz uykulara pas vermiyor gözlerim,
saatler döndükçe ben de dönüyorum.
Bir sigara çekiyor canım,
seni anıyorum.
Sigaramın ateşi yanıyor
ben yanıyorum.
Sensizliğe yanıyorum.

DiLrUbA
26-09-2006, 11:48
http://www.incitanesiforumu.com/uploads/post-176-1154570162.gif

İyi ki Gördüm

Tövbe etmiştim ben aşka sevgiye
Beni yeminimden döndüren sensin
Aklımı vermiştim ilme bilgiye
Beni kara cahil ettiren sensin

Bir daha sevemem, öpemem derken
Sen çıktın karşıma parkta yürürken
Eskiden hüzünle dertle erirken
Şimdiki neşemin sebebi sensin

İnan çok mutluyum çocuklar gibi
Ne kadar güzelsin, ne tatlı şeysin
İlk defa gül gören bir bülbül gibi
Dilimden nağmeler döktüren sensin

Tanrım, uçuyorum sevinçten sanki
Gönlüme bir huzur verdin inanki
Senin gibisi de varmış demek ki
Neşeyle dolmamın sebebi sensin

----------
İyi ki varsın
iyi ki gördüm
iyi ki sevdin
Bana dünyaları verdin

alinti

ewa
27-09-2006, 23:19
kaybolduğumuz bir yerdeyiz
hatıralarımız da çekip gitti biz kaldık
öfkelenebilsek bir ve kapansak yine
çok değil dağlar kadar ancak
her acı kendi yarasıyla çünkü
şimdi bir dolunay
şimdi bir yağmur ve yağdığı gibi
aşk var

ayrılıksa hep onardı kendini
bakıp kaldık öyle ve çok ağladık
kapkara bir umuda yaslandık: şaşırtıcı
bir bıçak gibiydik
daha yalın söylemek gerekirse
yanıldık ve durmadan unuttuk
aşk mı var
şimdi bir beyaz sis üstelik

ayrılık ki
anlatamam tekinsiz bir uykudur o
şüpheli bir yalnızlıktır
bir yankıdır kendine doğru
bir sokak kurdudur aklımızda
bir nehirdir bata çıka geçtiğimiz
aynı hikaye
zaman ve yer tanımı yok

aşk var
-unutmadım


Emin AKDAMAR

GiRL_Léé
28-09-2006, 00:56
Acılara Yelken

Gördüğünde bakmıyor, yüzüme gülmüyorsa…
Görüyor da perişan hâlimden bilmiyorsa…
Baktığında gözleri her şey bitti diyorsa….

Hırçın dalgalar basar gönlümdeki limanı
Çâre yok, acılara yelken açma zamanı.

Zaman herhangi zaman, gemi eski bir gemi
Depreştirir fırtına tıkandığım özlemi
Anlamak mümkün değil nefret mi bu, sevme mi?

Gelmesin hiç, istemem, demir alma zamanı
Çâre yok acılara yelken açma zamanı.

GiRL_Léé
29-09-2006, 11:04
yaniyor yüregim
içimdeki özlem birikinintileri
sel oluyor
ve boguluyor bedenim
oysa ben senindim
herseyimle herseye ragmen
sonsuzluga acilan bi kapiydi
kalbim
payima aci cekmek düsüyorsa
sonuna dek cekerim
seni sevmeyi kim yasakladiysa bana
kralini tanimam
ölene dek severim
çünkü...
çünkü ben seninim
sen benim hayatimin anlami
sen benim nefesimm
ölümüne sevdigim
kadinim
herseyimmmm