PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HATim indirmek??????




!NC!PéR!S!
20-09-2006, 09:52
Hatim indirmek caiz mi?



"Ölünün arkasından Kuran okuduk diye ölen kişi cennete gitmez…” Diyanet hatimi hurafe saydı… Ölenin ardından hatim indirmek gerçekten bidat mı? Hangi durumlarda hatim indirilmeli? Doğru bildiklerimiz ve yanlışlarımız neler?

PARAYLA HATİM OLMAZ

Prof. Dr. Süleyman Ateş (Diyanet İşleri eski Başkanı)
Hatim gelenek haline gelmiştir. Peygamberimizin uygulaması değildir. Ama kötü de değildir. Kuran-ı Kerim okunur ve ölünün ruhu bundan istifade eder. Ancak parayla hatim olmaz. Kişi biliyorsa Kuran okur bilmiyorsa bildiği şekilde dua eder. En hayırlısı ölünün kendi akrabası tarafından edilen duadır. Parayla yaptırılan kişi onu hissetmez; para almak için okur. Sadece Kuran değil dua da edilebilir.

ÖLÜYE HATİM ZORUNLULUK DEĞİL

Prof. Dr. Nadim Macit (Gazi Ünv. İlahiyat Fakültesi Dekanı)
Ölünün arkasından hatim indirme zorunluluğu yoktur. Ölen kişiye dua edilir, Kuran okunur. Ancak bu öyle bir hale geldi ki bazı günlerde mezar başlarında Kuran’ı düzgün okuyamadıkları halde hatim satılıyor. Din adamı geçinen insanlar da bunlara prim vererek adeta bir sektör oluşturuluyor. Bu doğru değildir. Doğrusu; ölünün yakını defin işlemini yapar, sonrasında dua okunur, kişi ne kadar biliyorsa Kuran okur. Sektör haline getirmek din dışıdır.

HATİM CENNET BİLETİ DEĞİL

Ölünün arkasından Kuran okuduk diye ölen kişi cennete girecek diye bir şey söz konusu değil. Dua etmek iki türlüdür: Fiili dua ve kavli dua. Fiili dua hayatta önce Allah’a, topluma ve yakınlarına karşı insani yükümlülüklerini yerine getirmektir. Kavli dua ise insana dua etmektir.

Dua hem insan hayatında hem de dinen önemlidir. Ancak okunan Kuran ile sadece şunu diyebiliriz: “Bu Allah’ın kelamıdır. Allah rızası için okuyoruz. Bu kulunu bağışlamanı dileriz.” Bu Allah’tan istenen bir şeydir. Affetmesi, bağışlaması ve kulunu azad etmesi Allah’ın dilemesine bağlıdır.

TÖREN HAVASINDA HATİM BİDAT

Mezar başında Kuran okunabilir. Peygamberimiz ölülere rahmet dilemiştir. Bunlar dinde var ama zorunluluk değildir. Gelenek olarak var. Bidat olan hatim okumayı, Yasin okumayı, özel günler düzenleyerek tören havasında yapmaktır.

Ölüm döşeğinde Kuran okunması ise hem Müslüman bir insanın canını teslim ederken moralini yükseltip, Allah’ın rahmetini dilemek hem de psikolojik destek ile Allah’a bağlılığını hatırlatmak açısından geleneğimizde var. Hadiste de bulunmaktadır.

KURAN DİRİ KİTABI ÖLÜLER DEĞİL

Prof. Dr. Salih Akdemir (Ankara Ünv. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi)
Ben Kuran’ın ölülere okunmasının doğru olmadığına inananlardanım. Bence ölülerin ruhuna Kuran göndermek doğru değil. Bana göre diyorum çünkü aksini düşünenler de var. Kuran yaşayanlar içindir; ölüler kitabı değildir. Önemli olan insana yaşamında yön göstermesidir.


PEYGAMBERİMİZ DÖNEMİNDE HATİM YOKTU

Peygamberimize atfedilen rivayetler var “Hiçbir ölü yoktur ki kendisine Yasin okunsun da Allah onu rahatlatmasın”. Kuran’ın öğretisinin her zaman en sağlam olduğunu kabul ettiğim için ona aykırı düşen görüşü benimsemem. Peygamberimiz döneminde hatim yoktu. Bunun en büyük delili Kur’anı Kerim’in Hz. Ebubekir zamanında kitap haline getirilmesi ve Hz. Osman döneminde çoğaltılması.

ÜÇ ŞEYİN FAYDASI VAR

Hatim sanırım Türkler’e mahsus bir şey. Cüzlere ayırmışlar ve herkes bir cüz okuyor. Ben ölünce ardımdan okunmasın diyorum. Peygamberimiz açıkça amel defterinin üç husus hariç kapanacağını söylüyor. Biri hayırlı evlat yetiştirmek, biri ilim geliştirmek, biri de hayır hasenat yapmak. Zaten bu da kişinin dünyadaki eylemleriyle ilgili.

ÖLÜ İÇİN HELVA YAPMAK

Ölünün ardından yapılan dini ritüellerin bir çoğunun yanlış olduğu din alimlerinin açıklamaları ile bir kez daha teyit edildi. Bu yanlışlardan biri de ölünün ardından helva yapmak…

Profesör Doktor Nadim Macit, ölü için yapılan helvanın dinde yeri olmadığının altını ısrarla çiziyor. Profesör Macit, bu tür şeylerin dini anlamda hiçbir bağlayıcılığının olmadığını vurguluyor.

Prof. Dr. Salih Akdemir de ölü için helva yapmanın din değil gelenek olduğunun altını çiziyor. Akdemir, acılı günlerde kayba uğrayan kişiye yardımcı olmanın güzel bir davranış oyduğunu belirtiyor ve bu tür katkılar yapılması gerektiğini söylüyor.

ÖLENİN KIYAFETLERİNİN DAĞITILMASI

Yine dinin içine kattığımız yanlış inançlardan biri de ölen kişinin kıyafetlerinin dağıtılması konusu. Prof. Dr. Nadim Macit, bu geleneğin İslam öncesi Türk inanışlarından bugüne aktarıldığına dikkat çekiyor. Bu gelenek ile ruhun geri gelmesine engel olunması diye bir şeyin söz konusu olamayacağını kaydeden Macit, “Ruh geri gelmez. Ölen kişinin elbiselerini dağıtarak ruhun geri gelmesine engel olmak gibi bir şeyin karşılığı yoktur” diyor.

CEVŞEN’İN FAYDASI YOKTUR

Yerleşik inançlardan biri de kötülüklerden korunmak için boyna cevşen takılması. Prof. Dr. Nadim Macit bunun asılsız bir inanç olduğunu vurgulayarak, “Cevşenin insana hiçbir yararı olmaz. Ne Kuran’da ne sünnette yeri vardır. Bir takım üfürükçülerin ürettikleri şeylerdir. Cevşen ve ayeti yanında taşıyarak kendisini korumaya almaya çalışmak doğru değildir. Dinimizde önemli olan Allah’a bağlı olmaktır” dedi.

Profesör Doktor Salih Akdemir ise Türkçe duaya dikkat çekiyor. Herkesin mevcut yazılmış duaları okumak zorunda olmadığını belirten Akdemir, şunları söyledi; “Duayı Türkçe yaparsınız. Çünkü ben Türk’üm ve Allah ile en içten şekilde dua ederim. Kalıplaşmış dua olamaz; Allah’ın sevdiği en güzel dua kişinin içinden gelendir. Dua kitapları vardır; ben bunlara karşı değilim ancak dinde dua konusunda bir kısıtlama olamaz. Şu da var bir çobanın içten gelen duası, bir bilim adamının duasından da sağlam olabilir. Çünkü içtendir.”






:him: alınTı