PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Belkide...




Baris
26-09-2006, 17:00
Belkide hiç olmamalıydık bir an bile...
Sol cepkenin altında gizlice taşımamalıydık birbirimizi...
Kader dediğimiz oyun,
Belkide hiç buluşturmamalıydı bizi bir yerlerde...
Hiç bilmemeliydik aslında,
Ne sen beni,
Ne de ben seni...
Aramızdaki uzaklıklarda,
Seni bana getirmemeliydi...
Beni de sana...
Zaman baştan son saniyesini doldurmalıydı aslında bizim için...
Herşey bir önceki saniyeden önce yaşanmalıydı...
Belkide...
Yokluğunun kendisini çoktan çalmalıydım senden...
Daha hiçbirşey bitmemişken,
Yolun sonunda beklememişken...
O son anı hiç kazımamışken birbirimizin hafızalarına...
Belkide...
Elveda,bir sonbaharda;
Bir ağacın köhneliğinde yaşanmalıydı...
Dökülen o aciz yaprakların altında...
Terkedilmeye mahkum...
Gitmelere boynu bükük...
Bitmeye çoktan hazır...
O yitirilmişliğin önünde...
Daha da hüzünlü olurdu belkide...
Bu korkuyu nefretimin çok ötesinde...
Belkide...
Seni hiç sevmedim...
Ya da belkide bunu böyle bildin...
Bildiğinin ötesinde,
Ne uçurumların ayağında,
Neler yaşadığımı hiç bilmeden...
Belkide...
Hatalıydın...
Yanlıştın ve suçluydun herzamanki gibi...
Bir türlü görmeyi istemedin...
Sendeki beni...
Hani o çok sevdiğin,
Sendeki o beni...
Belkide...
Bu öylesine bir andı...
Hem senin için...
Hem de benim için...
Öylesine varolan,
Anlamı ise sonsuz bir hiçlik olan,an...
Belkide...
Seni bensizliğe,
Beni de sensizliğe çoktan terketmeliydim...
Sana elveda bile demeden...
Bir anda...
O anın o sonsuz anlamsızlığıyla...
Gitmeliydim çoktan...
Belkide...
Her türlü sana bu denli çabuk,
Gözüm kapalı yürümemeliydim...
Bana doğru yürümeni ise;çoktan engellemeliydim...
Sana yalan söylememeliydim...
Belkide...
Seni hiç özlememeliydim...
İsmin bana hiçbirşey hatırlatmamalıydı...
Ya da sana ait herşey...
Belkide...
Sensizliğin sonsuz kıyısında...
O kara renklerinle karşımda yeniden duran sana bir an bile bakmamalıydım...
Seni bir daha bulmamalıydım...
Firar eden kalbimin peşinde...
İçimde kalmamalıydın...
Söküp gitmen gerekiyordu herşeyini...
Ve her seni...
Ben senden giderken...
Sensizliğin bu kadar çok acıttığını bilmezken;
Seni hiç özlememiş....
Seni asla aramamışken biryerlerde yüreğim...
Belkide...
Sensizliğin ne olduğunu tam olarak çözebilseydim...
Sen'in kim olduğunu çözebildiğim gibi...
Belkide...
Yokluğun bu kadar ağrıtmazdı ruhumu...
Hergün gizliden gizliye...
Bir çizik atmazdı kalbime...
Herşey için çok geç olmazdı belkide...
Belkide...
Bu kadar çok azalmazdın bende...
Bitmene rağmen kalamazdın yüreğimde...
Belkide...
Sensizlik;vurup gittiğim halde açık bırakmazdı o kapıyı...
Belkide...
Her an bir ışık yanmazdı o kapının ardına...
Belkide...
Her aydınlığı;
Senin gelişin ve o kapıyı kapatışın sanmazdım...
Belkide...
Hayal etmezdim
Ne seni, ne bizi, ne evlenmeyi
Herşey hayalle başlarmışya
Bende hayalle bitti herşey
Göremedim...
Her hayal ettiğimde bittiğini,
Bittiğimizi...
Aslında hiç varolmadığını...
Aşk insanın gözünü kör edermişya
Kör olduğumu da göremedim...
Senin beni hiç sevmediğini
Aşkın kenarından bile geçemediğimizi
Geceler boyu sen diye uçurumlara sarıldığımı göremedim...
Belki de hayali yanlış zamanda kurdum
Belki de...




DiLrUbA
26-09-2006, 17:11
:fur: :fur: :uhu: suss be yeter yawww deli edion beni bune mutlu paylasimlarda seni görmek dilegile baris :uhu:

Baris
26-09-2006, 17:18
mutlu olduğum an mutlu paylaşımlarda yaparım. Umarım olur. Amacım kimseyi üzmek değildi üzdüklerimden özür dilerim.

aSi MeLeq
26-09-2006, 17:23
çok güzel bi yazıydı Baris,ellerine sağlık..

nehir1824
26-09-2006, 19:28
çok ama çok güzel arkadaşım iiiii paylaşımlar :huhu: :huhu:

^^DoLCe^^
27-09-2006, 16:43
Oysa sevmek ne kolaydi ve ne guzel,
Kimselere danismadan ,ezelden bilirmiscesine..
Nasil kolay sevmistim seni,ilk askim olmana ragmen!
Kendibasima soyluyordum en guzel sevgi sozlerini..
Sevgimi haykirirken hic bocalamiyordum..
Dalip gitmek ne guzeldi hayallere..
Ve uyanmak senli bir gercege..
Ne guzeldi ve ne kolay!..
Oylede kaptirmistimki kendimi,
Ayrilmak yoktu benim tecrubesiz kalbimde..
Veda etmek nasil bir seydir sevgiliye?..
Sevdayi yarida kesmek nasil olabilirdi ki?..
Hayalleri suya dusurmek nedendir soyle?
Hangi dunyevi sebebi mazeret kabul ettirirrsin yuregime?..
Veda etmemi bekleme benden!
Ben sevmeyi beceriyorum, hemde hic tokezlemeden..
Mademki gidiyorsun ,hadi dillendir bu bitisi..
Nasil silinirmis anilar,anlat ta ogreneyim..
Unutmak nasil olur ,onuda soyle!
Sevginle tek basima kalmak zor gelecek..
Nasil dayanacagim ,onuda soyle !!..

-Alıntı-

laila
27-09-2006, 17:01
ay hepsı cok gzldı nei sececegımı kara veremedım... :lamba:

Baris
28-09-2006, 17:11
BİLİYORUM

Biz çoktan yanlıştık.
Biliyorum,
Birbirimizi aslında hiç bilmedik.
Biliyorum,
Sensizliğin bendeki varoluşu gibi.
Biliyorum,
Birbirimizden hep farklıydık.
Biliyorum,
Bu yüzden aslında hiç olamamalıydık biz.
Biliyorum,
Ben sana tutundum sen de bana belkide en zor zamanımızda.
Biliyorum,
Bu yüzden vazgeçmenin çekip gitmenin zor olduğunu.
Biliyorum,
Belki bir yalancısın sen,yalansın,olmazsın.
Biliyorum,
Ne kadar gidersem gideyim
Hep benimle olacağını
Biliyorum,
Birçok sözüm vardı hepsini unuttum teker teker.
Biliyorum,
Biz birbirimiz için doğru değildik.
Her adımınla her gölgenle ve her sende yanlıştın.
Biliyorum,
Keşke girmeseydin hayatıma
Yokluğun devam etseydi keşke belleğimde
Ama öte yandan varlığına tutundum işte ...
Biliyorum,
Ne gitmek istiyorum senden,
Ne de kalmak sende
Biliyorum,
Gidersem bir yanım acıyor
Kalsam diğer yarım
Nasıl bir çelişkidir bu çözemiyorum...
Biliyorum,
Hiç olmadığımı hayatında,
Yalanlarını,o alaycı tavrını,sigaranı,sürekli gel-git'lerini.
Tuhafsın sen,anlayamadığımsın,göremediğimsin
Biliyorum,
Çok zor değil sensiz yaşamak
İnan,şimdiden daha zor değil...
Biliyorum,
Herşeyin çoktan yokolup gittiğini,
Bende nasıl bittiğini
Biliyorum,
Bu çaba aslında boşa
Çünkü sen o tarafta,
Bense burda.
Aklım almıyor bir türlü varlığını ama belki de yokluğunu da...
Biliyorum,
Bu yanlış,bu geriye dönüş yanlış.
Hataların var unutulmaz.
Sözlerin var silinmez.
Niye bendesin ya da belkide değilsin...
Biliyorum,
Bir saz sesinde,bir türküde,bir isimde ve bir bardak çayla sigarada,
Hep kendini bana hatırlatacağını biliyorum.
Biliyorum,
Ama sen bilmiyorsun ki ben de dürüst değildim.
Yalan söyledim aslında kendimi tüm yalanlardan korumak için...
Biliyorum,
Aslında ne ben sendeyim,
Ne de sen bende
Bir rüya,öylesine anlatılmış uydurma bir hikaye bu.
Biliyorum,
Birisinde kalmak istedim,sevilmek istedim,belkide özlemek istedim...
Ama dedim ya;
Biliyorum,
'O' sen değildin.
Biliyorum,
Her affedişimle seni
Bir hata daha yaptım kendime
Buna rağmen,
Üzülmeyeceğimi
Biliyorum.
Gitmekte zor kalmakta sende
Ne sensiz yapabiliyorum kahretsin,
Ve kahretsin ki ne de senle...
Upuzun bir yoldu yürüdüğüm,
Sürekli kalkıp düştüğüm
Hala yürüyorum,fütürsuzca gidiyorum
Nereye ulaşacağımı bilmeden
Aptalca,kahretsin ki sana sürüklenip
Belkide uçuruma gidiyorum.
Biliyorum,
Bir tek şey istiyorum.
Ya benden sonsuza kadar çek git,
Git burdan...
Ya da kal,
Kendine rağmen,
Bana rağmen,
Kal.
Biliyorum,
Bitiyoruz.
Son demler şu yaşananlar...
Ben senden
Sen de benden
Son kez daha gidiyoruz.
Biliyorum,
Ağlamayacağım,akmayacak tek bir gözyaşım.
Ama buna rağmen canım acıyacak
Belkide sana,belkide bana...
Biliyorum,
Her yağan yağmurda beni hatırlayacaksın.
Belkide sahte bir gülüş geçecek yüzünden
Biraz üzülecek,belkide pişman olacaksın
Herzamanki gibi...
Ama biliyorum,
Kim kimden önce giderse gitsin
Sen ya da ben
Ben seni ansızın hatırlamak üzere unutacağım,
Sonsuza dek.
Ama sen;
Şu yağmurlar yağmayana,
Kimseleri hiç ıslatmayana dek
Beni unutamayacaksın.
Ben hep sende olacağım
Toprağında,pencerende
Tek bir yağmur damlası,
Kendini senden alana dek.
Biliyorum,
Ben gidiyorum.
Gideceğim...
Ama biliyorum ki;
O yağmur hep yağacak
İnadına,senin yaşamına.
Denizine,odanın penceresine,
Evinin sokaklarına
Hep yağacak,sırılsıklam...
Ben gitsem bile,
Ne kadar istemesende
Onlar, 'O' yağmur sende hep kalacak.
Biliyorum...

^^DoLCe^^
29-09-2006, 10:56
Kırık dökük bir düştün sen.sevda yokuşunda.
yüklemi olmayan öznesiydim yalnızlar rıhtımının,uzatıverdin elini bir yalnızlıktan başka bir yalnızlığa…
Umut ektin çöl yangını yüreğe susuz yeşermezdi bilemedin.
Bilemedin ölüp ölüp yandığımı yanıp kavrulduğumu kavrulup kuruduğumu kuruyup savrulduğumu…
Düşten kabusa döndü sevdan.hayattan ölüme.
Nefreti öğrettin ölesiye nefreti.öldüresiye nefreti.
Kin oldum aktım oluklardan,aşkı körelten kalplere
Ama olmadı…
Kinim yetmedi kinlerine ezildim kırıldım dağıldım
Parçalarımı topladılar…
Vazgeçtim Senden...-Alıntı-

CaN'da CaN
29-09-2006, 13:13
ellerinise sağlık arkadaşlar gerçekten harika paylaşımlar ya
tşk ederim hepinisee :canim:

^^DoLCe^^
30-09-2006, 17:35
Üşüyorum,
Sensiz daha karanlık burda geceler,korkuyorum.
Yıldızlar soluk gecelerde,bense yine aynı dertte,sende...
Heran seni düşünmek ne kadar zor...
Başım,vücudum,heryerim ağrıyor,yorgunum
Seni düşünmekten,özlemekten,beklemekten...
Sana ait ne varsa yıkıp gittiğin ve sana dair ne varsa beslediğim
Hepsi birer nöbetçi kapımda
Senden kurtuluş yok bana...
Onlar mı bırakmıyorlar yoksa ben mi gitmek istemiyorum?bilmiyorum...
Bilmek neye yararki bunca vakit sonra
Seni kaybettim!!!
Kayıp gittin avuçlarımın arasından
Yerin doldurulmaz,acın unutulmaz...
Bu yaralar nasıl iyileşir,orası meçhul,bir de canımı nasıl yakıyor bu yaralar bi bilsen...
Ama yinede umudum var vuslata dair
Nedensiz olsada,kendimi kandırıyor olsamda,var.
Belki o da üzgündür diyorum,onunda yaraları kanıyordur
Ya seviyorsa diyorum,ya seviyorsa?
Geç mi kaldık herşey için,bitti mi hikayemiz?
Cevap yok...
Ama yinede şunu bilmelisin;
Bana gözyaşı borçlusun,
Gözyaşlarımdan sen sorumlusun...

Baris
04-10-2006, 03:04
duvarlara gömdüm yalnızlığımı hüzün akşamlarında…
yeminliyim döndüğümde!...
yeminliyim sana!...
biliyorum sen de döneceksin!...
ama bulur musun bir ben daha?
yeminliyim!...
güneşe çıktığımda ağlatan aşkına…
yeminliyim!...
bir mahzun vedaya!
Kavuşulamayacak aşka...
Yani sana...
Yani bana...
Bize...
Olmayan suçların toplamına,
Dökülmeyecek gözyaşına,
Mavisine denizin,
Karasına kömürün,
Tutulamayan elin yumuşaklığına,
Baharın buğusuna,
Doğanin büyüsüne,
Tütüne,
Hüzüne,
Herşeye ama herşeye yeminliyim!!!
"Gitmek" tek yolum...

RoSe_Lu
06-10-2006, 02:43
:alkis: :alkis: ellerinize emeğinize sağlık... çok güzeldi :buyir:

Baris
07-10-2006, 04:26
Sana nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama bildiğim tek ama tek şey seni delicesine çok sevdiğim. Seninle öyle bütünleştim ki ayrılmak değil kopamıyorum senden. Ne seni bırakabiliyorum; ne de kendimi hiçe sayıyorum. Bunların ikisini de yapamıyorum. Çünkü artık düşünemiyorum. Kafama, benliğime o kadar yerleşmişsin ki; seni oradan çıkartmak olanaksız. Belki kendimi küçük düşürüyorum ama sevgide küçük düşme söz konusu olsa bile seve seve senin için her adımı atarım. Seni o kadar çok sevdim ki artık aşkım senden bile öte. Seni sevdiğimi dağlara, taşlara kısacası her yere; bütün kainata haykırmak istiyorum Seni Seviyorum!!

Bu kelime topluluklarını defalarca senin için ama yalnız senin için tekrarlayabilirim. Biliyor musun; seni sevdiğimden beri artık çevremdeki her şey gözüme daha güzel daha hoş ve de daha ümit verici gelmeye başladı çünkü onlar bana seni hatırlatıyor...

Dağlar gibi sende içimde çok büyük tutunulması zor bir yerdesin. Tepeler gibi sende içimde ulaşılması zorsun. Zirveye sadece bir kişi çıkar senin yaşamında; işte o da ben olmak istiyorum zirvede tek ben; BEN VE SEN...

Su gibi berraksın ama içimdekileri de alıp götürüyorsun,yol gibi senin de sonun yok; yani seni sevmenin sonu yok... Bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabi. Bunu ben belirleyemem; ama şunu bil ki seninle ölüme bile varım..!

Sensiz geçen bir gün değil bir salise bile düşünemez oldum. Sen benim; benliğim, varlığım, hayatım, geleceğim, çılgınlığım, sevincim, mükemmelim, sevdiceğim kısacası her şeyim her şeyimsin...

Sensiz bir hayatın oksijensiz yaşamdan farkı yoktur. Aldığım nefes içtiğim su yürüdüğüm yol her şeyde sen ve senden izler var.

Seni seviyorum ,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum...

Baris
07-10-2006, 04:32
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.

Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.
Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.

Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş.
"Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim."
Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."

Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş.

"Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş.
Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.

Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş.
"Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:


"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

DiLrUbA
07-10-2006, 18:37
Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş.
"Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:


"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"


himmm okudugum en güzel paylasimdi baris tesekkürler canim :alkis: :alkis:

dildöken
07-10-2006, 18:51
hepsi çok güzel eline sağlık . . . :alkis:

Baris
08-10-2006, 02:53
Okuyup cevap yazan arkadaslara tesekkür ederim...

Hani bana son kez sarılıp yumruklarını sıktığın ve gözlerini sıkıca kapattığın o ayrılık günü vardı ya sevdam,gidişini kabullenemeyip “görüşürüz” demiştim sana asla görüşmeyeceğimizi bile bile.. Dost meclislerinde ayrıldık diyemedim günlerce , aşk nasıl yaşanır onca insana öğretmiştik ,yitip giden zaman mıydı bizler miydik yoksa kocaman sevdamız mıydı anlam verememiştim çünkü.Zordaydım,dardaydım ve yenilmiştim.
Gittiğin günden sonra, beni ölmeden ölümlere uğurladığını düşündüm hatta hiç sevmediğini ama biliyor musun sana hiç kızmadım eğer kızsaydım, nefrete teslim etseydim seni de beni de,yaşananları da hafife almış olurdum.Sabır diledim hani yolda, kırmızı ışıkta durduğumuzda, tespih satan kadından ihtiyaç düşkünü diye aldığın, nazar boncuklu tespih bende kalmıştı hatırlar mısın? İşte onu çekerken sabır diledim..Yanıp tutuştukça, seni andıkça ,ve geri döneceğin günü bekledikçe ağıtlarım isviçre yağmurlarına karıştı ben ağladım isviçre ağladı... Aylar bu kısır döngüyle geçti, duygularımın omuzlarımdaki ağırlaşan yükü bedenime kaydı ve hastalandım....
Bir gün dönersen, artık iyiyim ağıtlarım tükendi..
Bir gün dönersen, yaşadıklarımız tebessümümde
Bir gün dönersen, tanıdığım en iyi insansın hala, koca bebeğimsin çiçek yüreksin
Bir gün dönersen, taç yapraklarım odamda.

Bir gün dönersen sevdam, yenik düştüm ayrılığa,alıştım hayallerimdeki sana
Artık
BİR GÜN DÖNME BE SEVDAAM GİT!! ve ASLA DÖNME YOLUN AÇIK OLSUN....

DiLrUbA
08-10-2006, 02:59
Bir gün dönersen, artık iyiyim ağıtlarım tükendi..
Bir gün dönersen, yaşadıklarımız tebessümümde
Bir gün dönersen, tanıdığım en iyi insansın hala, koca bebeğimsin çiçek yüreksin
Bir gün dönersen, taç yapraklarım odamda.

Bir gün dönersen sevdam, yenik düştüm ayrılığa,alıştım hayallerimdeki sana
Artık
BİR GÜN DÖNME BE SEVDAAM GİT!! ve ASLA DÖNME YOLUN AÇIK OLSUN....

yüreginae saglik

Baris
08-10-2006, 03:08
yüreginae saglik


tesekkürler dilruba

Baris
08-10-2006, 03:10
Yalanmış,
Günah yaşarken mevsimlerden, Dindirme sonbahar gözyaşlarımı.
Biz bedel vermişken gurura sevdayı,
Ben günah yaşıyorum mevsiminde,
Dindirme ki gözyaşını, yine sevdanla yedi renk açsın altından geçtiğimiz hayali gökkuşakları.
Sen hiç gitmeyenim olacaktın ya, Yalanmış.
Yalnızım şimdi seni beklediğim kimsesiz odalarda
Olmadı sevdiğim.
Biz bedel verdik aşkı
Saklı gözyaşlarıyla ıslanmış bir paslı sevdaya...

SweetWitch
08-10-2006, 05:55
Bu yürekteki bosluk kimin boslugudur?
Geçmis acilarin ve gelecekteki umudun yokolusu mudur?
Insanin bir yele savrulmasidir,
Hislerle arkadasligin son bulusudur.

Göz yasinda, ölümün bile kaybolusudur...

Baris
10-10-2006, 18:07
Tesekkürler SweetWitch


Bitti sanmıştım, unuttum demiştim, ömrümün geri kalanını sensiz geçirebileceğim fikrine bile kendimi inandırmıştım!... En büyük yalan, insanın kendine söylediği yalanmış geç anladım. Kaleminden çıkan birkaç cümleyle gözlerimin karşılaşması, yüreğimin seni yeniden hissetmesi, beynimin içine kazınan kare kare resimlerin ve kalabalıklar arasında yaşadığım başıboş dalıp gitmelerim!...

Seninle yaşadığı bir günü, tüm geçmişine ve geleceğine denk tutan bir ruhu, mahşere kadar taşımak zor gelecek biliyor musun?...

Öyle ya; bir yağmur da, bir göl kenarında, gözlerinden içtim yağmur ve gece kadar yoğun şarabı ben!... Gece senin derinliğindir bende, yağmur benim yüreğimin sağanakları...

Aklıma düşmeye gör, en fırtınalı denizde yolunu kaybeden en acımasız dalga olur bakışlarım... Dalgalarımın kayalıklarla buluştuğu an çıkan sesleri duymanı hiç istemem! Canı çok acıyan bir deniz ağlıyor dersin eminim... Seni özledim, anlıyor musun, özledim!!!

Gördüğüm her kuşun kanadına gözlerimi koyuyorum, bulunduğun diyarlara gelirler de seni görürüm diye...

Sana " yar" diyorum, " yaralarım" kanıyor...
Sana "yara" diyorum, tüm sözlerimin öznesi oluyor
" yar' a"...

Yara giden yolda kocaman bir yaram var!!!

Ne diyeyim, yara yardansa akan kanım değil, onun için gözümü bile kırpmadan verebileceğim canımdır!...

PariLine_
10-10-2006, 18:11
Yüreğine SağLık Barış..

Baris
10-10-2006, 18:16
Tesekkür ederim Paя¦Ł¦η£...

SweetWitch
13-10-2006, 13:46
Bak gecenin bir yarısı oldu hala aklımda sen varsın.... Düşüncelerin başında olmasan bile her zaman sonundasın... Başımı her çevirdiğimde değil ama gözümü her kapadığımda sen varsın... Aradığım yerlerde hiç olmadın ama ben her seni aradığımda "Burdayım" demeni o kadar çok istedimki... Neden beni hep arattın? Neden hep sensizliğe mahrum bıraktın? Seni aramam için mi yoksa acı çektirmek için mi??? Niyetin neydi bunu söyle bana... Saklandığın yerden çık ve Amacım sana acı çektirmekti de ve sana ne kadar başarılı olduğunu göstereyim... Seni düşünmekten yorgunluğumu Ağlamaktan bıkkımlığımı ve seni aramaktan bitap düşmüş bedenimin halini göstereyim Gel gel gör bak ne haldeyim.... Sen şiirlerde yazılarda sevdiğini anmazsın Ama kendini göşyaları içinde elinde kalem kağıt ve gözlerindeki yaşlarla sana yazı yazan her seferinde hayalinle avunan birini eserin olarak bir nebzede yüzündeki gülücükle hatırlarsın değilmi??? Sen işte hayatı bu kadar basite indirmiş sevgiyi oyuncak sanan Kalpsiz birisin demek o kadar kolay ki anlatamam sana bunu... Ama sana bu sözleri söyleyemem kırılırsın belki... Üzülürsen dayanamam sana, olaki gözlerin yaşarırsa kıyamam ağlama sen akmasın gözlerinden yaşlar... Bak sustum bişey söylemiyorum sadece duy ve anla "Seni Seviyorum" Sen hiç bir zaman yanımda değildin ama ben yanımda bildim seni bak seni her aradığımda karşımdasın... Kötü sözler söylemdim sana... Kalbinde kötülük yok senin biliyorum sende seversin sende zaman gelir sevdiğim diye ararsın bak SUstum bile... Her zaman kalbim seninle ama yanıma gelirmisin bişeyler fısıldayacağım sana...


Biliyormusun seni seven kalbim vardıya hatırladınmı?
İşte o kalbin içine gömdüm seni ve sahipsiz kaldığı için söktüm attım...

esmer_yarim
13-10-2006, 13:49
emeğine sağlık öok güsel olmuş..

laila
13-10-2006, 16:47
gerckten guzel barıs ellerıne saglık...barıs sen bu ısı kıvırmaktan ote bayga sprsın ... :buyir:

Baris
16-10-2006, 04:51
gerckten guzel barıs ellerıne saglık...barıs sen bu ısı kıvırmaktan ote bayga sprsın ... :buyir:


vay vay vayy laila tesekkür ettim :)



Her Gece Sen


Her gece sen girersin rüyalarıma
Her gece sen...
Paramparça olur uykularım
Karanlığın en koyulaştığı yerde
Kapının çalındığını duyarım
Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme
Sen yoksun...
Kilitlenir dudaklarım
Gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni
Sen yoksun...
Yalnızlığımı kadehlere doldurup
Tek başıma içmeliyim bu gece
Kırmalıyım kitapları
Evleri ateşe vermeliyim
Sen yoksun...
Zaman gitgide uzar
Altmış saniye bir dakika
Altmış dakika bir saat
Ve sabahın olmasına daha beş saat var
Beklemek bir çeşit ölmektir
Sen yoksun...
Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.

Neden ayrılsın ellerimiz her akşam üstü?
Gözlerime acı bir karanlık düşsün
Bir vapur alsın götürsün seni
Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım
Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın
Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların
Neden ay karşılardan yükseldiği zaman,
Başın omuzlarımda olmasın?
Neden ellerin avuçlarımda değil?
Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın?

Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor
Bu yolların bir yerde ayrılması,
Uzayan kilometreler...
O sefil, anlayışsız bakışları insanların
Dünya, o eski dünya değil
Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi
Şu uçsuz bucaksız evrende
Ne derdimizi dinleyen,
Ne de bir anlayan var sevgimizi.

İki ömür değil,
İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız.
Her şey aslında başka renkte.
Vernikli eşyalar, vernikli yüzler...
Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk
Yalan üstüne yalan,
Oyun içinde oyun...
Her şey bir yerde anlamsız ve boş
Gerçek olan şimdi senin yokluğun

Senin varlığını özledim duyuyormusun?
Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı
Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim
Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum
Seni soruyorum gelip geçene,
'Görmedik', diyorlar.
Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi,
Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar.
Volkanlar tutuşuyor,
Ormanlar yanıyor içimde.
Her gece milyonların uyuduğu bir anda,
Devler uyanıyor içimde.

Seni düşünüyorum,
Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor.
Bir ışık yanıyor çok uzaklarda,
Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.
Şimdi umutlarım,
Varılmaz uçurum diplerinde
Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim.
Derin bir kuyudan su çekercesine,
Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.
Sen her zaman olduğun gibi
Yine o en güzel, en değerli...
Benimse ellerim sımsıcak,
Dudaklarım nemli,
Özlediğim herşeyimle
Kopup en yüksek tepelerden
Bir çığ gibi sana geliyorum.
Sonra dağlar çöküyor ansızın,
Ağaçlar devriliyor,
Evler yıkılıyor,
Altında kalıyorum...

Kırık bir heykel,
Parçasını arıyor her gece.
Bir şarkı notasını...
Bir tablo renklerini...
Ağaç yapraklarını...
Vazo çiçeklerini...
Ve bir adam,
Her gece yollara düşüp,
Yana yakıla seni arıyor...
Mağrur gözleri ıslak,
İlk defa ağlıyor bu adam,
'Gel ' diye,
İlk defa yalvarıyor...

Ben her gece,
Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş,
Seni düşünüyorum.
Ve sen o saatlerde,
Benim görmediğim rüyaları görüyorsun.
Bir böcek giriyor kafatasıma...
Her gece sen,
Bir cinnet gibi,
Kanıma yürüyorsun...

!NC!PéR!S!
23-10-2006, 11:16
Külleri Eşelemek



İçimi ezer delice bir cesaret
görünmez bir el kilitler kapılarımı,
miskinliğimden değil bu minnet
çaresizim seni sevdiğimi söyleyemem.

Dilsizim.

Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe
gibi saklarım göğsüme kanatlarımı,
kadınlığın böyle karşıma dikildikçe
utanırım seni sevdiğimi söyleyemem.

Dilsizim.

Bilinç denen şey şeffaf bir hançer
her gece deşer yaramı,
yıllar divane ömrümden zulümle geçer
halsizim seni sevdiğimi söyleyemem.

Dilsizim.

Eski yalnızlıklardır soframdaki nicedir
hayatla katlayamam yorgun yaşımı,
büyük aşklar hep gecikmeli gelir
garibim seni sevdiğimi söyleyemem.

Dilsizim.

Erken geldin dünyaya, benden önce
benden önce koştun yollarımı,
şu ince yağmur dinince
gideceğim seni sevdiğimi söyleyemem.

Misafirim.

Kaann
24-10-2006, 12:18
Paylaşımlarınız Icın Tşkler.

Baris
24-10-2006, 22:26
Okuyup katkida bulunan arkadaslara tesekkür ederim...

Yeryüzüne düşen ilk yağmur tanesi vardı avuçlarımda o gece... Hayallerim gözümün önünde dans etti...Düşlerimdi gökyüzünden bana göz kırpan, yıldızlar değil; yalnızlığımda...Oysa aşk iki kişilikti...

Çayım vardı; bir kupa elimde, diğer elimde ise o gece yeryüzüne düşen ilk yağmur tanesi... Çiseleyen yağmur bile ürpertemedi bedenimi; hayalin gibi... Bense yalnızdım; yokluğunda... Sadece yalnızdım işte bu aşkta, oysa aşk iki kişilikti...

Denizin dalgalarımıydı azan; içimde ki volkanlar misali... Oysa içim azdıkca, sustu dudaklarım... Ben sustum, bulutlar haykırdı isyanımı... Şimşekler vardı yüreğimde ürkütücü!.. Korkutan... Sadece ben duydum, ben hissetim içimdeki yalnızlığın sesini... Dudaklarım suskun, gözlerimde yaş... Sen ise sadece yoktun!.. Sadece yok!!! Oysa ölümdü tek başına yaşanan, aşk iki kişilikti...

Gökyüzü bir kızardı, bir kapkara oldu saçların gibi... Bak, o bile seni hatırlattı bana, gözlerinin karası gibi... Gözlerin gibi öfkeliydi yıldırımlar o gece... Yeryüzüne düşen ilk yağmur tanesiydi elimdeki, elimde hayallerim bile yitmişti... Umutlarımdı yanımda olan nicedir, hayallerim ve düşlerim... Ne zaman terk ettiler beni, hiç bilemedim... Sense sadece yoktun, SADECE YOK!!!... Oysa, yalnızlıktı tek başına yaşanan, aşk iki kişilikti...

Ellerimdeki yağmur tanesini bıraktım denize, özgürlüğüne kavuşsun diye... Büyüdü, büyüdü deniz oldu... Sonra deniz büyüdü büyüdü okyanus oldu... Okyanuslar geçilmez, dağları aşılmazdı ve kırılmış kalbim bir düşman gibi seni andı... Sense sadece yoktun... Sadece yok!!!

Bıraktım kalan son hayallerimi de özgürce gökyüzüne... Özgürce döndüler önce başımın üstünde sonra uçtular semaya... Bir öpücük kondurdum her birine, kokumu sana taşısınlar diye... Duydun mu?

Sen ise sadece yoktun bu aşkta, sadece yok...Bense, iki kişilik yaşadım bu aşkı, yorgun bir kambur gibi üzerimde, BİR BASIMA KATRAN GECELERDE!.. Senden kalan son hatıraydı, yüreğimdeki AŞKIM; onu da semaya bıraktım... ÖZGÜRCE! Geriye kalan sadece CAN kırıkları!..

HANİ, ÖLÜMDÜ BİR BAŞINA YAŞANAN, AŞK İKİ KİŞİLİKTİ???

Baris
28-10-2006, 15:37
Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkılar vardı;
Seni hatırlatan...
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasan da,bulutlar vardı,
Sen olmasan da,günbatımları vardı,
Sen olmasan da,denizler vardı...
Ben seni sensiz sevdim...
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!

Baris
28-10-2006, 15:39
http://img487.imageshack.us/img487/5725/x1ppupyqopddk66kka03zqjj2kdfpebwyffab7eg1avhatcqsd czuzo9.jpg

avuçlarıma koyabilir misin aşkı?
sensizken yalnızlığı kovabilir misin yanımdan?

üç dört günlük kıpırtılara aşk denilecek kadar azaldığında anlam herkesten daha aşıktım ben...seni anmadığım anlara küfredecek kadar aşıktım ben...

ama söylemedim
bilmedin
gelmedin

yüreğime hançer vurdum, aşkını hapsettim zindanlarıma, ne başkası girebildi ne de sen çıkabildin kapılarımdan...farkettim ki yalnızlık değildi beni esir alan aşktı,acıydı...

mutlu aşıklara imrendim hep, kıskandım çoğu zaman da...ayrılık da yoktu ki, hiç benle değildin ki bu daha acıydı belki de...

koyu karanlık bir de soğuk gecelere senin yokluğunda eklenince yaşanır mı sanıyorsun hayat!

düşlerim intihar etti, umutlara rastlamıyorum uzun zamandır...
özlüyorum,istiyorum,dayanamıyorum...bencil olduğumu sanma sadece aşığım...

^^DoLCe^^
28-10-2006, 16:36
Geride seni icinden sokup atamayacagin bir kalp biraktin.
Ayrilik;ölum degil diyordun..
Haklisin..
Ama soylemeliyimki ayrilik ölumden betermi$...
Sana yazdigim son $iirde,
Tek kur$unla ölmek gibi diyordu,seni ozlemek..Yalandi!
Dogrusu seni ozlemek tek kur$unla ölmekten daha betermi$..
$imdi Gozlerim gidi$inle sonen hayallerime agliyor..
Yagmur gibi masumlar..
Ama bir fark var yagmurla insanlar icin;
Gozya$larimsa senin icin dokuluyor,
Geri don diye soylemiyorum!
Bilesin diye..

^^DoLCe^^
28-10-2006, 16:43
Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın. Söylemek istemediğin
sözler dilinin ucunda. Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini
hepsini vuracaksın. Zor duruyorsun. Kibarlığından.
Ya da doğru kelimeleri arıyorsun halâ....
Yok, boşuna arama... Sevginin arkasında bıraktığın
her hece kaybolmuş sayılır... Derin bir kuyuda onlar
şimdi; ulaşılmaz , karanlık , dipsiz... Bırak orda kalsınlar.
Onlar çirkin. Dokunsan; elini, dilini yakarlar.
Canını acıtırlar. Benim de... Yüzünden, gözlerinden,
dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir melodiyi
ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte; kızgınsın...
Senin olmayanları bırak, kendi kelimelerinle ulaş...
Haydi söyle! Bağır, çağır, haykır ama kızgınlığını
yüreğinde saklama ne olur... Gözlerini kaçırma
Büyütme... Her şeyi hemen şimdi söyle.
Affedeceksen şimdi affet.
Zaman yok!

Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini
uzaklara vurman... Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya
mesafeler koyman... Yollar, duraklar doğru değil bilesin...
Boşuna bu kaçısın... Alıp kendini başka yerlere götürmen
yeterli değil. Doğru değil parçalaman. Kabul et bunu.
İçin böyle istemiyor, fark et, anla...
Dokunacaksan şimdi dokun.
Zaman yok!

Ben de bekleyebilirim kırçiçeklerinin,
ıslak çimenler arasından boy atmasını...
Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu
bulanık denizin, küçük sandalları sahilde bir o yana,
bir bu yana yatırmasını... Ben de... Evet, ben de önce
şiirler söyleyebilirim. Doğru kelimelerin peşinde,
ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de...
Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde, ilk serin
geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için.... Ben de
yüreğimi nadasa bırakıp bir süre, bir başıma
labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de...
Ama bunu yapmıyorum. Yaşam, bunun ardından geliyor.
Adımlarım böyle daha sağlam. Buna inanıyorum,
bunu yaşıyorum... Hadi sen de yap bunu.
Seveceksen şimdi sev.
Zaman yok!

Baris
29-10-2006, 02:55
Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”


demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”


Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.


İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

Baris
29-10-2006, 03:04
YOKLUĞUNA BİR MEKTUP

yokluğuna adanmış bir mektup şimdi sana gelen , sana vuslat edebilen
ne kadardı geçen zaman bir tesadüfün arkasında gizlendiğinden beri...
vuslatına adanmış şiirlerinin yanına eklermisin ismimi , gizli özneydin sen her kurduğum devrik cümlemde.hangi diyarlardaydın ışıkların kamaştıramıyodu gözlerimi , giydiğin elbiseler ne renktiki , böylesine gizleyebilmişti seni, sen okurken tozlu raflarda şiirleri , nerden bilecektinki
yokluğun ilham olmuş bir şaire , ve yokluğun ağıt olmuş her gülüşümde gözlerime , tebessümlerime , sözlerime

nasıl sarıyor seni beyazlar , beyazlar ülkesinin prensesi , gönlümün olmayan eşi , olmayan renklerin vardı senin renkler içinde ,
sonu olmayan romanları vardı kalemlerimin , adı olmayan şiirlerim gibi,
hiç birinin sonu yoktu , sen hiçbir zamanda hiç bir anda yoktun
ve ben her anımda böyle yarım böyle hüzün doluydum

neden seslenmedin bana , o kadarmı uzaktı sevdan ülkesi , okadar mı uzaktaydım yalnızlıklar ülkesinde , hep senin izinde , hep kendi düşlerimde
en güzel rüyalarım , tebessümle selam verdiklerin belki , nerde elveda gibi el sallayışlar nerde yokluğuna adanmış bir ömüre son vedalar

vedalar bile yarım senin olmayışınla , varlığın bir hayat , yeni bir zaman değil , yeni bir çağ umutlarımın ülkesinde başlayan , ve hayalerimin gerçeğe yol almasına kadar sürecek olan

gecelerim vardı senden önce , aklıma düşürmeye çalışırken saatler seni,
dışardaki yıldızlar işlerken derinlerime seni ,
ne cismin , ne ismin nede hayalin , yoktu ey peri kızı bir tek izin,
gözlerin yoktu aynamda ama ihtimalin vardı ya her an yanıbaşımda
yokluğunda varlığınla dans ederken....

sana adanmış bir kaç cümlem bir kaç satırım yok ,
ömrümce sakladığım kucak dolusu , yürek dolusu seslenişlerim var,
bülbülleri kıskandıracak çağırışlarım var , gülleri solduracak kucak açışlarım var, çocukları kıskandıracak sana söyleyecek şarkılarım var,
karları kıskandıracak kadar beyazdan aldığım sana elbiseler var,
karşında seni saracak bir kalp değil varlığına adanacak bir ömür var..

hoş geldin gönlüme , hoşgeldin mevsimime , hoş geldin güzel olan herşeye
yıllarca şimdi bana hoşbuldum diyebilirmisin.....................

SweetWitch
29-10-2006, 21:06
http://img218.imageshack.us/img218/8108/2saylove059mscg1.jpg

Aşkın tanımını yapamazsınız ,yaşamadan bilemezsiniz ,ögrenemezsiniz nasıl bişey oldugunu kısacası yaşayan bilir nasıl bi duygu oldugunu, şu dünyadaki bi insanın basına gelebilecek en güzel şey aşk olmalı öylede zaten, sevmek sevilmek kadar güzel bişey var mı su dünyada ya, aşıksınız onun heran yanınızda olmasını istersiniz ve bu cogu zaman münkün olmaz onu göremeseniz bile aşkını içinizde yaşatırsınız içinizde büyütürsünüz, kafanızı cevirdiginizde onu hep yanınızda görmek istersiniz ona heran her dakka ihtiyac duyarsınız bi bakısı bi ''SENİ SEVİYORUM'' demesi sizi fazlasıyla mutlu etmeye yeter, mecbur olup da ayrı kalmak gercekten seveni etkilemez bağları güçlendirir eger onu bi parcanız olarak görüyosanız ona sadık kalıyosanız oda size yanlıs yapmaz, bi aşk büyüsü içinde yasayıp gidersiniz bu konu bambaşka bişey sonu gelmez ...

Baris
01-11-2006, 02:26
Cok tesekkürler SweetWitch

Gittin sen, tüm gidenler gibi...

Tam beni tamamlayacağını düşünürken, yine ben eksik kaldım. Gülümseyişlerim Takılı kaldı yüreğimde. Sonu yok, ışığı yok bir yolda ıssız, sessiz kaldı sevdam.

Ama sen gittin; tıpkı diğerleri gibi... korkup kaçtın belki de bu sevdadan.Küçük bir kızdı kocaman yüreğiyle seni seven ama sen sığdıramadın kalbine; Taşıyamadın doğru dürüst... bu kadar çabuk pes edişin de ondandı belki. Başka cümlelerin ardına sığınman, yalan yanlış sevdalara takılman...

Gözlerine baktığım zaman çoğaldığımı hissediyordum. Öyle anlamlıydı ki; hayatın tüm gizemi senin gözlerindeydi sanki... Her şey o "çakır" yeşilin içinde saklıydı. Ama sen aniden kapattın o gözleri; aldın yeşili benden... Tüm sırlarda o yeşil kutuda kapalı kaldı. İşte ondan sonra başladı her şey... Kalp ağrılarım, baş ağrılarım, gece yarılarında sebepsiz haykırışlarım...

Bana bıraktığın ve içimde kalan o "yeşil" di belki de bunlara sebep olan...Kötü bir oyun seyrediyorsun, "geçecek" diyorum kendime. "Bak geçince Hiçbir şey kalmayacak, arda kalanlar eski sonsuzluğa uğurlanacak." diyordum. Ama olmadı. Geçmedi. Her şey artarak daha da çoğaldı. Pişmanlıklar sardı Çevremi, "keşkeler" birikti içimde, "acabalar" dolaşıp durdu beynimde...
Hepsi benden bağımsızdı. Hiçbir organıma söz geçiremedim. Hep sen çoğalıyordun, hep sen büyüyordun içimde...

Sana dönüşmeye başladığımı anlayınca da bir direniş başlattım kendime. Artık, hiç konuşmuyorum kalbimle... Kendi haline bıraktım onu. Ne derse desin, Ne isterse istesin; hiç aldırmıyorum. Tıpkı derin dondurucudan çıkmış gibi bir kalbim var artık benim. Buz gibi... İçindeki her şey dondu. Sevgiler, sıcak Gülümseyişler, arzular, istekler... Belki bir gün üzerindeki buzlardan sıyrılıp artık "ben de varım" diyerek yeniden ortaya çıkar ve bana döner; kim bilir. Ama o güne kadar, buz gibi "yeşil"in arkasından bakacağım dünyaya.

Senin bana verdiğin o "acı yeşil"i yaşayacağım. Kolay değil çünkü, kalbimde dolanıp budaklanan o "yeşil"i bir anda kökünden sökmek. O yüzden zamana bırakıyorum her şeyi. Bakmadığın bir çiçek nasıl soluyorsa, o "yeşil" de bir gün elbet solup, sararacak. Hayatımda ilk kez sana açtığım kalbim de bundan böyle sadece bahara açacak; sadece bahara...

Baris
01-11-2006, 02:37
Gitsem Diyorum

İskelenin en ucundaki, en gıcırtılı tahtanın üstüne oturmuş, denizdeki nereye gittiklerini bilmediğim, bilmeyi de istemediğim parlak renkli balıklara bakıyorum. Bir süre izleyebiliyorum ancak onları, sadece bir yere kadar görebiliyorum, sonrası görünmüyor. Nedense her düşüncemin arkasına bir olumsuzluk eki katılıyor bu günlerde... Devrik düşüncelerle pekiştiriyorum bu ruh halini. Düşüncelerimin bağlaçları yok, sırf kafiyeli olsun diye kurulmuş iki yabancı cümle gibi birbirinden kopuk ve anlamsızlar... Hava sıcak, su ılık, toprak soğuk,
ben yanıyorum. Gitsem diyorum, şöyle yağmurları olan uzak bir yerlere...

Günahlar gözyaşlarında yıkanır, diyor birisi, yağmurlar kadar çok gözyaşları istiyorum o zaman diyorum içimden... ve eğer ağlayabilseydim ne yağmuru ne de küçük bir ağacın en küçük yaprağına düşen yağmur
damlasının süzülüşünü bu kadar çok sevmezdim herhalde...

Gitsem diyorum, balıklarda gitti zaten.

Yıllardır tanıdığım, bana yabancı olan bu evin derin sessizliğinde aslında normal çıkan bütün seslere bile bile kulak verip, kendi kendimi bile bile korkutuyorum. Sonra korkuları susturmak için, kendi kendimi susturup sadece yüreğimi seslendiriyorum, çünkü duymak düşünmekten daha az üzüyor insanı.

Yüreğini ve beynini sırtlanmış, yükünden yorgun adamların halleri geliyor aklıma.

Herkes uyurken korkuyorum, sessizlikten, sessizliğimden... Gitsem diyorum acıları alıp, yalnızlığa sarılmaya..

Yıllardır bilip tanıdığın, yanlış şehirde, doğru otobüse binip, yanlış durakta indiğini fark ettiğinde yürümek zorunda kalmış gibi, geçte olsa gitsem diyorum...

Ve senden daha değersiz olan anlamsız şeylerin bekçiliğini bırakıp, ayağını acıtan ayakkabılara, sıcağa, fırtınaya rağmen ne varsa yakıp yıkıp ardına bakmadan yürümek gibi...

Gitsem diyorum biraz, ölsem...

^^DoLCe^^
01-11-2006, 19:48
Yüreğim ayaz sana
Hem de bu sıcakta...
Bu senin eserin hadi...kutlasana!

Bu aşkın tek masum tarafı benim sevgimdi...
Belki tek güzelliğiydi
Belki tek gerçeğiydi
Sen yalanı seçtin
Bense seni sevmeyi...

Bitme diye dua ettim önce
Gitme diye,bırakma diye,sev diye...
Sonra akışına kaptırdım hayatın kendimi işte
Bilirsin...zaman herşeyin ilacı,her derdin devası olmasa bile,yara tam kapanmasa bile,unutulmasa bile sızıyı dindirir!!!

Tam unutmaya hazırlamışken kalbimi,düşlerimden bile defetmişken seni...gelme
Umutlarıma dokunmasın arsızlığın
Gölgen düşmesin üstüne yalnızlığımın
Yalnızlığım,yola düştü şimdilerde
Bıraktı yakamı,gitmek üzere...

Sen;
sabahla günlerce,yıldızlara anlat derdini bundan böyle,ağlak şarkılar söyle,ne istersen yap işte...
Sadece;
benden uzak eyle gönül kapını,benim gönül kapım çoktan kırıldı...

Baris
01-11-2006, 21:57
Tesekkürler ^^MiReLa^^

Ayrilik


Tam bir sene oldu senden ayrilali,

Unutamadim seni,her an aklimdasin,

O güzel gözlerin ,o güzel sözlerin,

Cikmiyor aklimdan,istesemde,istemesemde

........................................

Tam bir sene oldu senden ayrilali,


Beklerim yolunu,gündüzde gecede,

Belki gelirsin bana geri diye,

ama nice günler,nice aylar gecti,

sen dahada yoksun,bosunami beklerim seni

...........................................

Tam bir sene oldu senden ayrilali

aklimdan cikmiyor o güzel günler

gözlerin bir yildiz kadar parlakti

bana gün sacan bir güzelligin vardi

..............................................

Tam bir sene oldu senden ayrilali,

sen yoksan eger,yasasamda ne olur yasamasamda

sen yoksan eger, ben olsamda ne olur olmasamda

artik gözlerimi kapatma zamani geldi,

.................................................. .........

Tam bir sene oldu senden ayrilali,

Arasanda olur aramasanda,

laila
02-11-2006, 19:00
Bir İnsanla İlk Tanıştığında



Dün gece saatlerce baktım denize...
Denizde durmaksızın akıntıya kapılan dalgalar, sürüler halinde bir yerden başka bir yere göçen insanları hatırlattı bana.
Kavimler göçü gibiydi gördüklerim, her dalga bir insandı sanki ve yan yana sürüler halinde bir kıyıdan diğerine doğru sürükleniyorlardı kendilerini kaptırdıkları akıntıda.

Hepsi bir birine benziyordu ve aslında hepsi farklı ve kendi rotasında ilerlerken yalnızdı.

Kendimi gördüm bir ara o dalgaların arasında...


Takip ettim ısrarla ama yok oldu bir süre sonra. Sonradan anladım, yalnız insanlarda özgürlük ve huzur adına hep birlikte, benzerleriyle çıktıkları yollara yelken açarak hep kayboluyormuş...



Yalnız insanlar bir yerde başka bir yere göçerken; tüm umutlarını, sevdalarını, acılarını ve yaşamlarını ait oldukları kıyılarda bırakıp, sonsuzluğa doğru yol alıyor, yaşam denen sürekli ve soğuk olan akıntının dalgalarını oluşturuyor, açık engin yerlerde kayboluyor; ve başka bir kıyıya vardıklarında yok oluyorlarmış...



Tam bunları düşünürken, tesadüfen tanıştığım bir insanın söylediği bir söz geldi aklıma...



“Bir insanla ilk tanıştığında, onun değerini ve devamlılığını anlayabilirsin.”



Bu sözün üzerine saatlerce düşündüm, tıpkı denizi seyrederken düşündüğüm gibi...



Çok basit gibi görünüyordu ama düşündükçe içinde kayboluyordum, enginlerde kaybolan yalnız dalgalar gibi...



Sonra seni ilk gördüğüm zamanı canlandırdım gözümde...



Ve hayretler ettim; o ilk tanışmamızda daha seni tanımadan senin değerini ve bendeki değerini anlamıştım...

Sonra da devamlılığını...

Zaten değerin olmasaydı devamlılığın olmazdı.

Bu dünyada değeri olmayan hiçbir şey kalıcı değildir sevdiğim;

Ve bu değersiz, kalıcı olmayan insanlar dalgalar misali kaçarlar denizin sunduğu uzak, sahte ve sonunun ne olduğu bilinmeyen özgürlüğe...

Sonra kaybolurlar ve ne zaman bilinmez, yok olurlar.

Sonunda ne değerleri kalır ne de devamlılığı onların.



Oysa seni ilk gördüğümde anladım ben değerini; benim için değerliydin çünkü karşılıksız seviyordum seni...



Sen tanımadığım insanlarla kendi halinde ve bendeki değerinden haberin olmadan yaşarken, ben senin değerine ve devamlılığına inanıyor, atmıyordum kendimi denize, dalgalara; bir gün gelirsin diye...



Çünkü değerliydin ve değerli olduğun için devamlı olmak zorundaydın.



Çok zor oldu ve uzun zaman aldı bendeki seni anlaman.



Değerinin farkına varman...



Ve sonra kaçınılmaz olarak devamlı oldun benim için.



Oysa sen beni ilk gördüğünde ne değerimi ne de devamlılığımı anlamıştın ama; ben sana ilk baktığımda değerini anladığım için devamlılığına inandım.



Bunun için, sayısız kez rüyalarımda ismini sayıkladım...



Bunun için, nefesimin daraldığı anlarda hep seni hatırladım ve beni hatırlattım sana...



Bunun için, bana ne yaparsan yap, ne kadar uzak durursan dur,



Ben senin değerini ve devamlılığını, daha seni ilk gördüğüm anda anladım.

Bir çocuk gibi inandım,

Bir rüyaya daldım,

Nefes nefese uyandım gözlerinde,

Değerinle var oldun

Ve devamlılığınla yaşadın kalbimde...

laila
02-11-2006, 19:04
Kırgınım


Kırgınım…
Kime olduğunu, neye olduğunu bilmeden kırgınım…
Belki hayata, belki kendime kırgınım sadece…

Kırgınım…
Yüreğim bir yanardağ gibi kaynayarak yanarken,
Nasıl oluyor da bir buz dağı oluveriyorum bir anda…

Kırgınım…
İçim sevgi ile kavrulurken neden böyle yıkıcı,
Parçalayıcı oluyorum…
En çok sevdiğim varlıkları biranda kırıp,
Un ufak ediyorum…

Kırgınım…
Öfkeme, tat almayan yüreğime,
Sevmenin, sevilmenin değerini bilmeyen
Kalbime…

Kırgınım…
Yeşilin huzurunu, mavinin derinliğini,
Görmeyen gözlerime...
Kuşların nidasını işitmeyen kulaklarıma
Kırgınım…

Kırgınım…
Mantığımla kalbimin arasında gidip gelen
Benliğime…

Kırgınım…
Sonuçlandıramadığım sevgilerime,
Sarılmaya korktuğum sevgililerime…

Kırgınım çok kırgınım,
Beceriksizliğime, korkaklığıma,
Kırgınım…
Beklide bir hayalden ibaret oluşuma…

Baris
03-11-2006, 00:31
Tesekkürler laila


Kısa bir ayrılık diyerek gittin
Hala gönlümde dinmez sancısın
Kaç mevsim geçti senden haber yok
Mevsimler yalancı sen yalancısın

Yaz günü güneşim çekildi benim
Baharda yaprağım döküldü benim
İnanmak mümkünmü sözüne senin
Mevsimler yalancı sen sen yalancısın

İstemem artık dönme bu yere
Kırıldı kalbim sana bir kere
Ne sana inanırım ne mevsimlere
Mevsimler yalancı sen sen yalancısın.

Baris
04-11-2006, 00:56
BİR GECE DİLİM TUTULMALI AY GÖKTEYKEN,
GİRDABINA DÜŞMELİYİM YALNIZLIĞIN
İHANETİN ADINI BİLMEMELİYİM

YA DA UĞRAMAMALI YALANLAR BEYNİME.
ZİNDANDAN MEKTUPLAR YAZMALIYIM
PENCEREMDE BİR KARANFİL SOLMALI,
İÇİMDE TEBESSÜMLER..

BİR YAKIN İKLİM OLMALISIN BANA.
AH EDERKEN,
GÜN GÖRMEMİŞ BİR YILDIZ KAYMALI.
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM
YAŞAYACAKSAM BÖYLE..

BAŞUCUMDA KARA BİR KİTAP BULUNMALI
HER SAYFAYA ADIMI YAZMALIYIM.

HAYALLERİM GÖKTE YILDIZLAŞIRKEN,
LANET ETMELİYİM ŞANSIMA, TUTUNAMAYIŞIMA
AKLIMA GELDİĞİN ANLARDAKİ KAHROLUŞUMA
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KAHROLACAKSAM BÖYLE..

BİR BAŞKASI DEDİĞİNDE DİK OLMALIYIM
YA DA YABANCI BİRİSİ, SENİN İÇİN
İÇİMİN KAN REVANINI GÖRMEMELİSİN.

FIRTINALAR KOPARKEN İÇİMDE,
DUDAKLARIM SÜT LİMAN OLMALI
BİLMEMELİSİN YÜREĞİMİN EZİKLİĞİNİ
SEVGİMİ DARAĞACINA ASARKEN,
ELLERİM TİTREMEMELİ
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KAYBEDECEKSEM BÖYLE..

GİT DERSEN GİTMELİYİM, YALANDAN DA OLSA
GÖRMEMELİSİN BENİ ARKANDA
HEP KÖŞEBAŞLARINDAN BAKMALIYIM SANA
HER GÜN HAYALİN GEÇMELİ KAPIMIN ÖNÜNDEN
SANA BENZEYENLERİ SEN SANMALIYIM
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KANACAKSAM BÖYLE..

VEDA EDECEKSEM BÖYLE ETMELİYİM
YANINDA BİR YANINI DA GÖTÜREREK,
SESSİZCE AYRILMALIYIM BU DİYARDAN.
BEN MEÇHULE KARIŞIRKEN,
SEN KIRMIZI BİR GÜL BULMALISIN..(?)

ECEL BAŞUCUMA DAYANIRKEN
KİMSE BİLMEMELİ
SEHER VAKTİ KAPIM ÇALINMALI
SEN UYKUDAYKEN, ALEM UYKUDAYKEN
DÜŞLERİM, ÜMİTLERİM, HEPSİ UYKUDAYKEN..
ÜMİDİMİ İSMİNE GÖMMELİYİM!

GÖZLERİM BOŞLUĞA BAKARKEN,
HAFİFTEN BİR YAĞMUR YAĞMALI
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
ÖLECEKSEM BÖYLE!

SweetWitch
04-11-2006, 01:06
İnsanoğllu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...
Hep şikayetçi hep bıkkınmış..
Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler...
Saklayalım, zor bulsunlar
Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar
tartışmaya...
Sorun büyükmüş...
Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü...
Kimisi:
"Everest'in tepesine saklayalım "demiş.
"Atlas Okyanusu'nun dibine " demiş.
Tac mahal'in kubbesi,Mekke sokakları,italyan sofrası..
Bir hastanenin yenidoğan odası,dondurma külahı,şarap şişesi...
Sigara paketi,lale bahçesi..
Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş...
DErken meleklerden biri:

"İÇLERİNE SAKLAYALIM " demiş...
"kimsenin aklına gelmez içine bakmak!!!"
İşte o gün bugündür mutluluj insanın kendi içinde saklıymış...
Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor.Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü..
Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk ..
Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir seyde...
Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun...
siz dışını boşverin , içine bakın...

SweetWitch
04-11-2006, 01:28
Gizli yaşamadım hiçbir şeyi ben... Senide gizli yaşamam. Seviyorsam seviyorum, eğer yanımda istiyorsam, uzatırım elimi telefona hiç çekinmeden....
Sevgili ben aşkımı laf kovalamacalarının ardına saklamam. Önümdeki dağın eteklerinden değil, tepesinden bağırırım seviyorum diyerek(!)
ve sen bir gün benim olursan, benim olunca değerini yitirmem. her gün mavi denizlerde tek başıma yol alırcasına keşfetmeye başlarım seni, benim olduğuna şükrederek...
Kendimi ve sevdamı hep önde tutarım. Senin gibi utanmam sevgimden, sen yaşayamadın sevgini çekinmeden...
Sen bana gökyüzündeki bulutlar kadar uzak olsan da, yağacak yağmur kadarda yakınsın aslında...
Sevdam benim(!)
Nasıl da erteledik yaşayacaklarımızı. Yaşananlar saklanır mı yarına...
Diyorum ya ben saklamam asla.... Öpücüklere boğardım seni ummadığın anda.... Ağlayamazdın çünkü beceremezdin yanımda... Uzun bir yolculuğa çıkardık senle evimizde; her gün aynı olan evde fakat farlı yönlerde...
Bilinmez bir yola girerdik, sinemaya giderdik, kitap okurduk ve ben bize bakan şaşkın bakışları es geçerek sana sarılırdım.
Bizim orası denize bakıyor, deniz kadar sınırsız, deniz kadar coşkulu yaşanıyor aşklarda...
Sen sürgüne çıkarttın bu aşkı, seni doyarak yaşamak var da...
Son sevgilim sana söylüyorum son kez(!)
Önceden ben de erteledim herşeyi ama baktım gelmiyor geri... Sen de sakın erteleme beni... Çünkü aşığım sana, seviyorum seni....

Baris
04-11-2006, 01:30
Tesekkürler SweetWitch harikasin!

http://img158.imageshack.us/img158/7805/seninvurdugun5bw.jpg

Baris
04-11-2006, 14:38
TUT Kİ GECEDİR
tut ki gecedir
karanlık sıvaşır ellerine camlardan
birden kırmızıya döner
trafik ışıkları
kükürtlü dumanlar yükselir
korkuya batmış
camkırığı adamlardan
tehlikeye büyür sakalları

tut ki gecedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar
yeraltı örgütleri tetik üstünde
adres değiştirmiş silah kaçakçıları
fahişeler birbirinden kuşkulanıyor

tut ki gecedir
katiller huzursuz
hırsızlar sinirli
hainler ürkekçedir
elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
ihanete gece müthiş bir gerekçedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar

ihanet bir bilmecedir

!NC!PéR!S!
05-11-2006, 01:26
Sonunda bitti
Giden gitti
Tek kalan; kuru bir hasret ve sonsuz acı
Tek kalan; yanlızlık ve karanlık
Acıyorum;
Eğime, sevgime, gözyaşlarıma, kendime
Ama en çok da sana be gece gözlüm
Bulamayacaksın benim gibisini
Bulamayacaksın yürekten seveni
Bulamayacaksın illede sen diyeni
Ha bulacaksın dilde seveni
Illede ben diyeni
Sırtından hançerleyeni
Acırım sana gece gözlüm
Bulurum dersinde böylesini bulursunda
Sonunda gelrsin sözüme
Sonunda dönersin bana
Neylersin bitti
Giden çoookttan gitti
Acırım sana gece gözlüm
Acırım bana gece gözlüm
Kaybolacak gözlerin gecede
Kaybolacak yüreğim gecede
Çünkü; çünkü;
Sonunda bitti
Giden gitti

SweetWitch
05-11-2006, 15:07
Sen aklımın erdiğinden beri bendesin. Kendimi bildim bileli gördüğüm bir düş bu, ne olduğun, neye benzediğin hiç de önemli değil, yaşamanın aramak olduğunu ve de asıl önemli noktanın, bulduğunun değerini bilip adını koymak olduğunu çözeli çok uzun yıllar oldu..

Vazgeçmekten vazgeçmeyi öğrendim. Aklımın erdiği zaman da o zamandır.

Hayallerim aklımın erdiği ve düşlerim dağarcığımdaki hayallerin gücü kadar, biliyorum.. Bir gün sonlanacak olan nefesimin yettiği kadar düşebilirim yollara, onu da biliyorum..

Biliyorum ama, gönüllü bir yolculuk bu, bu yolu ben buldum, bu yolu ben seçtim, ben yürüyeceğim..

Zahmetli bir yol olduğunu da biliyor ve yürüyorum, kaç kez büründü sana, kaç kez sen diye çıktı karşıma ve kaç kez senden ayrı sana benzemezlerden beni kopardı çöl ortasındaki vahalarda.. Üstelik sen diyebilecek kadar yakınındaydık kelimelerin, paylaştığımız dertlerin, koparttığımız kıyametlerin.. Sen dediğimse hem gurbet hem de sılaydı aslında. Seni benzetsem de başkalarına, hepsi tek tek hem yabancıydı hem de aşina. Adlandıramadıklarımdan bile ışık aldım, ama ne gölgemde kendimi gördüm, ne tanıdık geldi tebessümlerindeki bir küçücük yansıma. Bazen içten bir merhaba oldu gülücük içinde kalan tazeliğe, bazen de acı içinde kıvranan çürümüşlüğe kırgın ve küskün bir elveda..

Giderek eskiyen, ama eskilikten hiç gocunmayan bir merhaba ile de ben selamladım senden olanı, yeni yetmeliğimden bu yana..

Bildik tatların yanı sıra yeni lezzetler.. Her yenide eskinin tanıdıklığı, her bildik de yeninin merakı, öğrenmeye açlık duyanların hazzı. Her detay için yeni yorumlar, geçen seferkinden'e göre yapılan karşılaştırmalar..

Yeniydi o zaman eskiyi aramam ve çok eski bir hikayeydi yeniden korkmam.. Haydi at bakalım bir işaret daha yol haritasına, buradan daha önce geçtiğimde sen'i nasıl da fark edememişimle biten..

Kaçıncı kırık diken bu, versin diye koyu rengini kırmızının güle, kaçıncı katre kan bu, aktığını bile hissetmeden döke saça yürüdüğüm, gün ve yol kendini yenilerken bu kaçıncı dönemeç, arkasında sen, ille de sen diye dönüp durduğum..

Aynı zaman ve aynı anı yakalayamadan attığım her adım, aslında yeni bir varışı simgelerken ve de o yeni varış, geri dönüş için hazırlıklarını daha ben gelmeden yapmışken, gözlerinden bu kaçıncı zorunlu göçebeliğim, sürgünüm.

Belki de bir arayış aşkıydı içine düştüğüm, keşfetme merakı değil, bir arayış sancısıydı, bulma sevinci, kaybetme korkusu değil.. Kendime keşif yolculuğuydu, her yeni memleket, her yeni diyarda, bu da benden, ben de bundanım diyebilme sevdasıydı..

Ve seni bulup ta, yüzüne karşı "özüm kadar sevebildim" diye avaz avaz haykırma çabasıydı.. Özüm kadar.. Özüm..

Ve de "senin için senden geçerim" diyebilmekti, neye mal olursa olsun..

Bu yüzden dönmedim harcadığım emekten, verdiğim sözden.. Bu yüzden vazgeçmedim verdiğim değerden, sen'i bulana dek yürümekten.

Buldum sonunda.. Hem de yıllar sonra, anıların küllerini karıştırırken..

Daha ilk karşılaşmamızdan beri yanıbaşımdaymış meğer, istediğinde içimde durup, istediğinde aramıza yollar, dağlar koyan, yüzüme gözüme sen, ille de sen diye vurup duran hep O'ymuş..

Hep özlediğim hep de özleyeceğim, hayalinin bile üstüne kırk kilit vurduğum, kaçmasın diye her daim kapısında durduğum, avuçlarımın teri, parmaklarımın titremesi, saç diplerimin ürpertileri, dişlerimdeki kamaşmayı, boğazımdaki kurumayı, yüreğimdeki onulmaz telaşları, gözlerimdeki boşluğa volkan gibi patlayıp, lavlarını yollara döke saça yürümeyi de bilen, öğrenen ve öğreten yol arkadaşım..

Kayıtsızlığımı bile kayda alan, dert ortağım, sırdaşım, beklentisizim, ve de sonsuz hasretim: Y A L N I Z L I Ğ I M..

Sanki o tanıdık bildik merhabaydı dudakları neredeyse hiç kıpırdamadan sesi içimde yankılanan, meğer onu arar dururmuşum hem de yanıbaşımda dururken, hem de rüzgar kilometrelerce öteden kokusunu ciğerlerime doldururken..

"Hoş geldin biricik sevgilim, nihayet buldum seni, merhaba" dedim, Y A L N I Z L I Ğ I M'a, ve de erdim sırrına yaşamın,
takvimler artık ne sen, ne de ben
"o eski biz" değiliz'i gösterirken..

Baris
07-11-2006, 01:46
Cok tesekkür ederim SweetWitch

Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Alip basimi gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkir aksamini camindan bir otobusun
Masal sehirlerini gecerken hizla

Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Urpertili, simsicak tenini kadinlarin
Salmak serin sulara govdemi
Dusup gitmek ardina siirin ve askin

Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Varoldugumu dusunmeyi, urpererek..
Karanlik bir odada kucuk bir cocuk gibi
Yagmurdan ve yalnizliktan urperek

Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Dusuncemi genis ve sonsuz olanla birlestirmeyi
Hircin ve ele gecmezce atilgan
Uysal ve usulcacik benim olan seyi...

Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukca bu dunyada
Piril piril olani, her zaman bir guz diriliginde
Degismez ve degisken olani sonsuzca...

!NC!PéR!S!
07-11-2006, 01:49
bu bir şiir deil
bu bir not
belki beceremicem
belki rezil olcam
ama yazıcam
belki silcekler mesajımı
belki sana ulasmamı engellicekler
belki bir daha seni gormemi
ama yine de yazacagım
sen gormeden silerseler
silinmeden once gorenler bildirsin sana
seni seviyorum
butun gece bekledim
belki gelirsin diye
belki dedim onu gorup yatarım
belki bugun olanları affettiririm
ama olmadı
tıpkı siir yazmasını beceremedigim gibi
seni mutlu etmesini de beceremedim
bugun siirlerinde hep ayrılık yazılı
ayrılmak ne kadar kolay dimi
sevmekse bi o kadar zor
ben zoru secmisim
eger sen kolaydan yanaysan
canın sagolsun
ama gidersen bilki
bu deli adam seni sevdi
sevemeyecegi kadar sevdi
yine rezil olacagım
yine gulenlerim olacak
yine duygusuzlugum ortaya cıkacak
biliyorum siir yazmak kabiliyet ister
ama bence seven herkes
bir şairdir

Baris
07-11-2006, 01:57
Tesekkürler !NC!P£R!S!

Öğrendim ki...
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
Gerisini karşi tarafa bırakırsınız.

Öğrendim ki...
Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
Yıkmak bir dakika.


Öğrendim ki...
Hayatında nelere sahip olduğun değil
Kiminle olduğun önemli.

Öğrendim ki...
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün
Ama sonrasi için bir şeyler bilmek gerek.

Öğrendim ki...
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

Öğrendim ki...
Insanların başına ne geldiği değil
O durumda ne yaptıkları önemli.

Öğrendim ki...
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle
Her işin iki yüzü var.

Öğrendim ki...
Olmak istediğim insan olabilmem
Çok vakit alıyor.

Öğrendim ki...
Karşılık vermek
Düşünmekten çok daha basit.

Öğrendim ki...
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki...
'Bittim' dediğin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha cok var.

Öğrendim ki...
Sen tepkilerini kontrol edemezsen
Tepkilerin hayatını kontrol eder.

Öğrendim ki...
Kahraman dediğimiz insanlar
Bir şey yapılması gerektiğinde
Yapılması gerekeni
Şartlar ne olursa olsun yapanlar.

Öğrendim ki...
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

Öğrendim ki...
Bazı insanlar sizi çok seviyor
Ama bunu nasıl gösterecegini bilemiyor.

Öğrendim ki...
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz
Bazıları hiç karşılık vermiyor.

Öğrendim ki...
Para ucuz bir başarı.

Öğrendim ki...
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

Öğrendim ki...
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
Kaldırmak için elini uzatır.

Öğrendim ki...
Iki insan aynı şeye bakıp
Tamamen farklı şeyler görebilir.

Öğrendim ki...
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.

Öğrendim ki...
He şartta kendisiyle dürüst kalanlar
Daha uzun yol yürüyor.'


Öğrendim ki...
Hiç tanımadığın insanlar,
iki saat içinde,
senin hayatını değiştirir.

Öğrendim ki...
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

Öğrendim ki...
Duvarda asılı diplomalar
Insanı insan yapmaya yetmez.

Öğrendim ki...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

Öğrendim ki...
Karşındakını kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin
nereden geçtiğini bulmak zor.

Öğrendim ki...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

Öğrendim ki...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Öğrendim ki...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.

Öğrendim ki...
Ne kadar yakın olursa olsunlar
En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.

Öğrendim ki...
Bazen baskalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Öğrendim ki...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Öğrendim ki...
Şartlar ve olaylar,
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

Öğrendim ki...
Iki kişi münakaşa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

Öğrendim ki...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Öğrendim ki...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

SweetWitch
07-11-2006, 02:03
bir

Biliyorum, bugün üç beş cümle kandırmayacak seni. Yazıyorum kara kalem mi, yoksa çalakalem mi? bilmiyorum. Yazıyorum içimden geldiği gibi.


Sana şimdi borçluyum çünkü sen \"Geleceğimsin\", dolu dolu yaşamaya ve borcumu ödemeye çalışıyorum. Bunu yaparken gözlerim yaşardığı ve umudumun tükendiği anlar olmuyor değil, oluyor pek tabiî; ama her günün sabahında biraz daha yaklaşıyorum sana.

İKİ;

Bugün okuduğum kitabın sayfalarında şu söze rastladım: \"En değerli şeyler bile göstereni olmazsa, değersizdirler. \"Bunu düşündüm, daha doğrusu seni bana kim gösterdi diye düşündüm. Mutluluğun ve kenarı katlanmış tebessümlerin geldi aklıma. Seni ne zaman görsem - ki bu aralar hiç olmuyor bu - yüzüme en sevimli en gerçek tebessüm çizilirdi. Konuşmaya başlardın ben ezilirdim. Ezilirdim çünkü bir \"Şimdi\" asla yetişemezdi sana ve sen ezip geçmeliydin beni. Sana yakışanda bu.

ÜÇ;

Seni ağlarken gördüm. Etrafında üç beş kişi vardı. Sen ağlıyordun onlar da, boşver gitsinlerle, takma kafana değmezlerle, hepsi biteceklerle seni avutuyorlardı; daha doğrusu avuttuklarını sanıyorlardı. O an utandım kendimdem çünkü ben de aynı boş sözlerle avutabilirdim seni; bu kadar yabancıydık birbirimize. Seni üzen sıkıntıya sokan o ağlama sesinle dolu anları düşündüğümde küfrediyorum kendime; ama o etrafındaki üç beş kişiden daha iyi bir şey yapıyorum senin için ve senden habersiz. Tatlı bir dille yalvarıyorum Tanrıya, seni hiç üzmesin diye. Şimdi nasılsın bilmiyorum. Ama ben sana yetişemediğim için hep mutlu düşledim seni...

!NC!PéR!S!
07-11-2006, 02:09
Boşuna kimsesizlik
Boşuna anlatılır canım bu sevdalar sana,
Boşuna,
Ne duyan olur hatıralardan seni zamansızca,
Ne de tutan elini,karışarak uykularına
Hayat öyle bir yalnızlıktır işte canım,
Anlaşılmaz kalır yaşadığın acılarına,

Sevda demek,
Gökyüzü bilinir sadece,
Ulaşamıyorsan,tutunamıyorsan,
Her şiirde unutulandır sebepsizce,
Yaşamıyorsan,
Anlamıyorsan,
Sevmek demek canım,
Yitip gitmiştir dudaklarında şiir şiir her gece,

Boşuna anlatılır canım bu sevdalar sana,
Boşuna,
Ne aşklar dile gelir,
Ne mevsimler kendi sonsuzluğunda yağmursuz bilinir,
Herşey boşuna,
Adım adım çoğalan bir umuttur içinde,
Yüreğinin derinliklerinde,
Bir sessizliktir unutulan her aşk'a,
Geride bırakılan sensizlik,
Bir kendin,
Her sabaha yeni yüzler doğuran,
Kimsesizlik...

Baris
07-11-2006, 02:15
Tesekkürler SweetWitch

Tesekkürler !NC!P£R!S!


http://img176.imageshack.us/img176/5527/31zd6.png

!NC!PéR!S!
07-11-2006, 02:47
emeqine saqlık yalnız altına şiir yazmadan eklediqin resimli şiirleri resimli şiir bölümünde paylasırdak sevinirim



Yalnızım çünkü sen varsın"

"gel" desen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim

ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz'a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki "kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun"
oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun

yorgun Haliç'e biraz inat
biraz ihanet bırakıyorum
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
aklıma düşüyorsun
düşüyorum
düşünce
üşüyorum
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
yalanlarımla bir hiçlikteyim
beni içinden kaç

bu kentte her yağmur kendini ağlar
aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
nerde kimi üşüyorsun
artık kendini yakan bir ateşim
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
şimdi boş duraklara yaslanıyorum
boş kentlere
oysa "gel" desen gelecektim

gün düşlerime dönüşlerimde
bakışın içiyor beni gözlerimden
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
uzaklığına uzanıyorum
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
yıkılıyorum şarkılara
"kimseler biliyor"
yalnızlık dostumdu
şimdi korkum oluyor
oysa "gel" desen gelecektim

artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
uysal yalnızlıklar satın alıyorum
gülüşümle ödeyerek
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
kirli sözlerimi temize çekme
oysa "gel" desen gelecektim

gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır

avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
susuşuna kan döküyor gözlerim
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
oysa bilmelisin Araz'ım
kimsenin içi görünmez
ve hiç bulamadıklarını
asla yitiremezsin
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
söylenecek bütün sözler

her sabah akşam oluyorsun
alnından ellerine damlıyorsun
yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
içine dert oluyorsun kentin
dışına yağmur
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
duvarların kan öksürüyor
ve sen
başkalarının gözlerini
yüzümde aramamayı öğreniyorsun
beni bir durağa yaslıyorsun
beni bir kente
gidiyorsun
oysa "gel" desen gelecektim

susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
en susmakta neydi öyle
sen en dinlerken
biliyorum Araz'ım
insan kendini bulmamalı, hep aramalı
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
gece cinnetlerimi de alıp yanıma

denize bakmayı bilmeyenler
bir gün mutlaka boğulur
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım

siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı

ben şimdi gurbetim
içimde taşıyorum
heba olsa da senlerce yılım
oysa "gel" desen gelecektim

ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
şairler ölüdür derler
inanmıyorum


en karanlık ceketimi giyiyordum
ışığa kördüm çünkü
şimdi ise güneşe ilerliyorum
dirilmek için

kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
gecenin kör gözünden utanıyorum
hadi bana en militan kelimelerle saldır
batır içime cümlelerini
beyhude bir dehşet bırak
hak ediyorum

gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
can kaybından ölüyorum
cenazemde namaz kılacağım
zan altındayım
yalanıma inanıyorum

yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
kinim kendime
susuşum sana
küsüşüm tüm dünyaya

üstü kalsın ihanetimin
"gel" desen gelecektim

yine bir tren geçiyor içimden
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
görmüyorum söylemiyorsun kırılıyorum
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
süsle beni ey aşk
geçtiğin yerleri öpüyorum

yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
dişlerindeki nikotin tadı terkimde
sirenler ve ateş hatları içip
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
yasadışıyım
tutukla beni gözlerimden

kalemim bitti yitirdi şiirini şuur
öldü kanımdaki mürekkep balığı
solumdaki sise intihar etti intiharlar
bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
yaşamak için geç bir zaman
ölmek için ise erken

çok davullu bir senfoni sürçüyor
dikiş tutmaz ayrılığımda
kirpiğinden yapılma bir darağacına
geceyi asıyorum
yoksun
bu yağmurlar ıslatmıyor beni
bir durağa yaslanıyorum sensiz
gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
"gel" desen gelecektim oysa

kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme

şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum

çöz gözlerimi senden hadi
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım

içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun
"gel" mi diyorsun

herkes kendi gördüğüne bakar
peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz
kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
hadi en kanadığımız yerden susalım
"gel" desen gelirdim
"git" dedin ve gittin

zuzu
07-11-2006, 02:56
Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

Bir şiirden bir sözden
Bir melodiden bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

SweetWitch
07-11-2006, 04:00
Sende beyninin içindeki binlerce düşüncenin arasında kayıp olup, uyumayı unutur musun ?
Ben unuturum!

Gece olupta başımı yastığıma koyduğumda, saatlerce debelenirim yatağımda, bir sağa, bir sola, sonra tekrar sağa ve her sabah gün ışıdığında solumdan kalkarım yatağımdan.

Ben karanlıkta uyuyamam bilirsin, odam hep aydınlık olmalı.
Sahi seninle uyumuşmuyduk karanlıkta ?
Ya da ortak olmuşmuydun aydınlığıma ?

Kaç gece kan-ter içinde uyandın düşlerinden ?
Kaç gece doğrularından yanlışlarını çıkartıp, çıkan sonuca hayıflandın ?
Kaç gece yüzleştin kendinle ?

Aklından geçenler kalbinin sesini susturur mu hiç ?
Yaşanan ve yaşatılanların içinde mantık aradın mı ?
Param parça ettiğin kalpleri eski haline getirmeyi istedin mi hiç ?
Ya kırdığın insanlar, onlardan af diledin mi acılarını hafifletmek için ?

Kalbin bir kafese koyulmuş gibi çırpınır mı kuş misali ?
Ellerinle yarıp etini, çıkartmak istedin mi hiç kalbini ?

Sorulması gereken milyonlarca soru varken ona sadece bunlardı bilmek istediğim, önemsiz bir kaç ayrıntı belki!

Kime mi ?
Hayatımda yer etmesini istediğim birine,
Bir çok isim takmışken aslında, şimdilerde kalbimin hiç kimsesi olan birine.
Beni hiç kimsem olacak kadar kıran birine!

Kalbimin hiç kimsesi,artık herkes gibisin.

Baris
07-11-2006, 22:37
emeqine saqlık yalnız altına şiir yazmadan eklediqin resimli şiirleri resimli şiir bölümünde paylasırdak sevinirim



Bir dahaki sefere öyle yaparim artik iNCiPeRiSi. Acemilik iste kusura bakma:)

Tesekkürler zuzu

Tesekkürler SweetWitch

Mutsuzluğa da var mısın?..

"Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin"

Gidince bitmiyor ki iş.. Gidince sevmek bitmiyor ki.. Belki asıl o zaman başlıyor..
Yaşananları taşımak kolay.. Anılar zor.. Yok canım.. İlle de büyük anılara gerek yok, hatırlamak için.. Çamların altındaki buseler falan değil.. Öyle basit, öyle küçük şeyleri hatırlıyorsunuz ki. Hatırlatıyor ki onu..Bir gece yarısı eve gelmişiz. Dışarısı karlı.. Dışarısı buz gibi.. Apartman kapısından giriyoruz. Saniye sonra sıcacık yuvamızda olacağız. Kapımızın kilidine anahtarı sokmak yerine asansöre koşuyorum.. Çağrı düğmesine basmamı şaşkınlıkla izliyor.. Mana veremiyor.. "Şaşırdın mı" diyor..Bir zamanlar sekizinci katta oturmuştum. Soğuk gecelerde eve geldiğimde, üst katta duran asansörün gelmesini beklemek, asır gibi gelirdi bana.."Bizden sonra gelen olursa, o da çabuk kavuşsun evine" dedim, dönüp anahtarı deliğe sokarken.. Sarıldı boynuma.. "Alem adamsın" dedi yanağıma dudaklarını değdirirken..
"Seni biraz da bunun için seviyorum.." Apartman kapısından her girişte.. Tam karşıda duran asansörün gene altıncı katta durduğunu gördüğümde..
Yani her gece eve girerken.. Yanaklarımda o sıcak nefes dolaşıyor sanki..

Sevmek hem de nasıl, hatırlamaktır!..
Hatırlamak beklemeyi getirir ardından..
Bitmiştir.. Bittiğini bilirsiniz.. Dönmeyeceğini de. Gözlerini alıp gitmiştir o.. Ama beklersiniz.. Kapının zilinin çalmasını beklersiniz.. Çalan telefonun ardından, cevap makinesinden onun sesini beklersiniz.. "Aloo.. Orda kimse var mı?." Orda kimse hep var.. Ama artık soran yoktur....ve de o kahrolası cep telefonu.. Eve gelirsiniz.. Mesaj işareti yanar ekranında. Sarı bir zarf.. "Ondan mı?.."
O umut var ya.. O imkansıza dahi umutlanmak .. İnsanı ayakta tutan, yaşatan umut.. Sizi durmadan beklemeye mahkum eden umut..
Lanet.. Bir reklam mesajıdır gelen.. Telefonu şömineye fırlatmak gelir içinizden.. Fırlatmazsınız.. Ertesi günü beklersiniz..
Sevmek hem de nasıl, beklemektir..
..Ve beklenti acı getirir.. Günler, haftalar, aylar boyu beklemek acı getirir.. Hele boşu boşuna beklediğini bile bile bekledin mi, acı derinden vurur yüreğini..
İnsan mutluyken herşeyi ve herkesi sever. Ya da sevdiğini sanır.. Mutluluk içinde sınanması mümkün değildir sevginin.. Ölçülmesi hele mümkün değildir.. Asıl mutsuzken, asıl yanında yokken, asıl bırakıp, gözlerini de alıp gitmişken anlarsınız ne kadar sevdiğinizi.. Acının yoğunluğu, sevginin ölçüsü olur..

Sevmek hem de nasıl, acı çekmektir..
Cemal Süreya'nın dizelerini Tilbe okuyordu kendime geldiğimde..

"Kim istemez mutlu olmayı
Mutsuzluğa da var mısın?"

"Varım be" dedim.. "Varım.. Beni mi korkutacaksın.."
Mutsuzluk olmasa, insan mutluluğu bilebilir miydi?.
Sevmek hem de nasıl, mutsuz olmaktır!..

Baris
08-11-2006, 22:00
Dün gece oradaydım
"Pişmanlıklar Bahçesinde" buluştuk onunla.
Yıllanmış yanlışlardan demlenmiş bir çayı yudumladık son kez...
Hayallerimiz
Sanki sıcak bir dondurma gibi duruyordu masada
Daha dokunmadan erimişti.
Ve ne garip bir tesadüf
Ne istedikse o gün garsondan
Aşk gibi- dostluk gibi umut gibi
Çoktan tükenmişti..
Yapacak bir şey yoktu artık
Son hesabı ödemekten başka
Gel gör ki
Garsona, hesap deyince
Acı acı gülümsedi
Çünkü;
Gözyaşlarımız
Bizden önce hesabı ödemişti...

SweetWitch
09-11-2006, 01:05
sevmekti yaptığım tek suç...
içimdekileri bir volkan misali patlatmaktı hayata ve fışkırtmaktı lavlarımı karşımdaki insana...
ve yakmaktı onunla aşkımı, dumanında harmanlamaktı ikisini...
olmadı, olmadı, olmadı...
önce bilinmeyen, sonra anlaşılamayanlar çıktı, engelini çaktı anlıma...
bir kez daha vurdu beni hayat, bir kez daha sonunu hazırladı...
kaçmaya çalışmadım...
bir akrep oldum, ateş yaktılar etrafıma ve kaçmadım...
bekledim hep, bekledim...
birisi ateşi söndürecek, beni o ölüm çemberinden alıcak dedim ama yanıldım...
kendimi zehirledim...
önce gerdim kuyruğumu ve sonra sapladım iğnemi, tam beynimin ortasına
ve boşalttım olanca zehrimi...
ölemedim...
nedense, ne içinse sevdim anlamadım ve ölemedim...
hep saçmaladım...
kaçmalıydım, yapamadım...
şimdi akrep oldum, ateşin arasında kendimi yaktım...
bir şarkı dinledim, kendime geldim ve zehrimi içtim...
buna alışkınsın hayat...
benim gözümde son kez bir son hazırladın...
bende sonunu hazırladın...

sweet_
09-11-2006, 03:56
Küs olduk,ayrı dü$tük duramadık ki..
Sava$ları sevemedik ki barı$ olduk biz..
Hüzünlendik dilden kaçan bazen iki lafla
Sevi$meye sebep ettik ayrılıkları..
Niyet ettik, söz verdik en büyük a$ka
Ba$kasının sevdasına imrenmedik biz
Neysek oyduk,öyle kaldık aynı inançla
Kimsenin öyküsünden kopya çekmedik
Ne acıdan,ne kayıptan
Korkmadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık ta
Yılmadık ki bir gün
Üstüne gittik sevdanın
Yenilmedik ki
Kimsenin duygusundan
Çalmadık biz
Ba$kasının oyununu bozmadık biz..

Baris
12-11-2006, 03:37
Tesekkür ederim sweet_

Tesekkür ederim SweetWitch

http://img71.imageshack.us/img71/6557/adszmd51jx5.png


tam da böyle çıkmalıydın hayatımdan
tam da böyle bitmeliydi

gök gürültüleriyle uğurlamalıydım seni
sessiz sedasız olamazdı gidişin...

kapılar çarpılmalıydı yılların yüzüne
kırılmalıydı ne varsa kırılması gereken
tabak, çanak, bardak, vazo...
yüreğim...

hıçkıra hıçkıra
bağıra bağıra anlamalıydı zaman...
gösterebilmeliydim gözyaşlarımı…
buruk bir veda olamazdı benimki

tokat gibi çarpmalıydım gözyaşlarımı yüzüne
duvarları yumruklamalıydım giderken,
vurduğum benmişcesine
böyle olmalıydı
yaşanılan yıllara yakışmalıydı gidişin…

içimden bir ateş topu sökercesine
yakmalıydın canımı
bir parçamı alıp gitmeliydin,
ya beni ya dünyamı

herkes bilmeliydi,
anlamalı
duymalıydı...
işte tam böyle olmalıydı gidişin…

ama sustum…
kimse bilmedi gittiğini...
ve benim bittiğimi…

SweetWitch
12-11-2006, 04:14
http://img239.imageshack.us/img239/6057/826068917222233bo.jpg


Kader beni buraya sürüklemişti. Hiç bilmediğim bir yerde, bilmediğim kişilere açıkladım sevgimi,sevdamı... Niye mi? Artık sevdamı yüreğime sığdıramaz olmuştum. Evet,suç benimdi. Sana da söyleyemiyordum. Yazdıkça rahatladım; rahatladıkça yazdım. Kelimeler, cümleleri oluşturdu; Cümleler ise şiirleri oluşturdu. Şiirler mi, onlar da duygularımı anlatıyordu. Ben başka kostümler giyip başka birileri olmadım. Evet,suçluydum.Ben bu şehirde yakılacak kişiydim.

Suçum sevmek ve kendim gibi sevmek, başkalarına benzemeden... Ben senden sonra ben olmuştum aslında. Yanlış anlaşılmasın senin bir suçun, yanlışın yoktu; senin ne düşündüğünü asla bilemedim gerçek olarak. Ben kendim büyüttüm bu sevdayı içimde. Bir suçlu varsa bendim...Ben bu şehirde yakılacak kişiydim.

Herşeyi düşünecek kadar aptal, bu sevdada herşeye umutlanacak kadar saf. Adı üstündeymiş; sanal (gerçek olmayan) ben ise aptal aşık... Yanlışı ben yapmışım. Ben bu şehirde yakılacak adamdım. Belki de adam bile değildim; adam olmam için bir arabam, bir de yüksek ücretli bir işim olmalıydı. Bilmem, dünya da oyundur diyorlar. Neden seyirci kaldığımı anlıyorum bu böyleyse...

Ve susmuştum... Sevdam yine yüreğimi aşmıştı ve rahatlamalıydım,açıklamalıydım. Ne yapmalıydım? Herşeyi düşünen ben aptal, karanlıkta rahatsızlık verdim kendi sevdam için. Hiç yapmadığım bir şeyi yapmıştım, kimseyi rahatsız etmemiştim şu zamana kadar,hep uygun olmazdı, yanlış olurdu demiştim. Bana uymaz diye düşünmüştüm hep. Evet, suçum sevmek. Ben bu şehirde yakılacak kişiydim.

Sevdamdan vazgeçmemi mi istiyorsunuz? Gelin, yapabiliyorsanız alın yüreğimden.

Beni yakın, küllerimi savurun uçurumdan aşağıya. Mutlu olun. Ben alışığım acıya.

!NC!PéR!S!
13-11-2006, 13:19
Seviyorum



Güzel bir sonbahar akşamı
Bahçemde menekşeler
Dalıyorum uzaklara

Seni düşünüyorum...

Denize karşı
Rüzgar vuruyor yüzüme
Ürperiyorum bir an

Seni hissediyorum...

Bir şarkı çalıyor uzaklarda
Vuslatı anlatan
İnce ince

Seni özlüyorum


Bakıyorum
İki minik güvercin dolanıyor
Ayak ucumda

Sözlerin geliyor aklıma...

Erkeğinin ayakları kırmızı
Dişisinin pembe

Artık seçebiliyorum...

Birden
Duruyor rüzgar,
Duruyor müzik

Etrafta derin bir sessizlik...

Yüreğim sesleniyor
Sanki bana

Mutluyum
Seviyorum
Seviyorum...

Baris
17-11-2006, 19:14
Tesekkürler SweetWitch

Tesekkürler iNCiPeRiSi



Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

SweetWitch
18-11-2006, 01:52
http://www.geocities.com/onuncukoyum/resim/sevgiisigi/sevgi.jpg


Hadi yeniden bir fincan kahveyi paylaşalım..Üşüyen ellerimiz ısınsın,
Tüten bir fincanın sıcaklığında..Yeniden yürüyüşe çıkalım,Karlar içinde yuvarlanalım mesela, Yada ne bileyim sen kardan adam ol Ben sana çocuk,
Gülelim yeniden.. Özledim seni ben..!! Biraz daha kalalım birlikte yürüyüşü,
Tırmanış yapalım varalım çamların yanına..Bir dağın ucunda...Sarılalım tekrar seni hissedeyim,Yada ne bileyim, sen bana yine sevgilim de...Gözlerim gözlerine kilitlensin,Özgürleşelim yeniden

Baris
18-11-2006, 01:55
Tesekkürler SweetWitch



Bazen gitmek en iyisidir.
Her şeye rağmen gitmek.
Geride kalan herşeye kırgın gitmek.
Daha önce gitmediğin bir yere gitmek.
Tanımadığın bir otel odasında uyumaya, tanımadığın bir manzaraya gitmek.
Hiçbir amaç olmadan gitmek.
Döneceğini bilsen de dönmeyecekmiş gibi gitmek.
Hüzünlü de olsa gitmek, keyifli de olsa gitmek.
Parayı pulu düşünmeden gitmek.
Herşeyin canı cehenneme deyip gitmek.

Bazen gitmek en iyisidir
Suda cebelleşip köpek balıkarına değilde geniş derinliklere doğru gitmek
Geride kimseyi bırakmayıp geri kelimesini unutup gitmek
Olmayı hep istediğin yere gitmek
Başka bir kadının yatak odasında uyanmaya başka birinin evine dünyasına gitmek
Dünyadan her şeyi bekleyerek gitmek
Karınca gibi çine giderken ömrünün biteceğini bilse bile yolunda ölmüş olmak için gitmek....


Tarihi ve Saati önemli degil..........
Gitmek zaman istemez ama dönmek...... ..... ..... .....

sweet_
18-11-2006, 01:57
Ne düşünüyorsun şu an? Var mı senin de bana söyleyeceğin bir, iki kelimen? Oraları nasıl? Sessiz mi oldu bensiz? Yoksa aynı mı sürüyor hayatın? Ben o kadar çok kayba uğradım ki, o kadar çok şey kaydı ki elimden, düşündükçe acı çekiyorum.

Seni özledim. Fesleğen kokunu, nazik ve derin bakışlarını ve o sonsuz sevgi pınarını, seni her şeyinle ölesiye özledim ki... Gözlerinin anlamlı büyüsü hala saklı içimde. Zaten unutmak mümkün olmasa gerek.

Hatırlıyor musun bana ilk kez öğüt verdiğinde Sev demiştin. Sadece bir kelime Sev Seni dinledim fesleğen kokulum. Seni dinledim lakin pek doğru sevmedim galiba ne dersin? Ben kimi seversem ondan bir tekme yedim. Kime değer verdiysem değer eksilttim onun yüzünden. Güvenemez oldum insanlara, güvenemez oldum dostlara, arkadaşlara. İnsanlığı unuttuklarını fark ettim. Umut küçüldükçe küçülüyor evrende. Ve o kaybedildikçe acılar büyüyor yüreğimde, gözümde. Hep özeleştiri yapıyorum. Bulamıyorum fesleğen kokulum, öyle çok değer kaybettiren hatam yok benim. İyilik yaptıkça kötülükleri tanıdım. Masumluğumu kaybettim, sonra doğallığımı. Gülemezken güler oldu yüzüm. İnan şu dünyadan ha geçtim ha geçeceğim. Sevdim de ne oldu şimdi fesleğen kokulum. Söyle ne oldu? Ne dedin, yine de güzel mi sevmek? Öyle ise hep acı veriyor sevmek ne diyorsun? Ben öyle düşünüyorum artık. Ama sanırım ne kadar acı verirse versin seveceğim. Sırf senin için sev dediğin için.

Biliyor musun hala çocuksu bir inadım var. Hala saatlerce tartışabiliyorum. Hala zıplaya zıplaya yürüyebiliyorum caddelerde sokaklarda. Yağmursu bir serinlikle doğabiliyor her gece. Evet fesleğen kokulum gece doğuyor benim için. Ben yıldızları neden sevdim bilir misin? Gözlerinin aydınlattığı yüreğim gibi karanlık geceye bir parça ışık salıverdikleri için. Peki ya rüzgar? Rüzgar sesini neden severim geldi mi hiç aklına? Öyle ise söylemeyeyim. Sen ve ben biliyoruz ya yeter bana. Bilmesin başkaları.

Ayrılık zormuş. Artık biliyorum şarkılarda neden hep Ayrılık ölümden beter geçtiğini. Seni nasıl özledim bir bilsen. Hani yazın ilk denize girişinde yaz yağmuruyla karışmanın verdiği heyecan vardır ya, işte öyle heyecanlı özlüyorum seni. Gerçi seni özleyen ben, yine seninle olan benle aynıyım. Ruhun benimle denir ya hani? Buna inanmalı mı bilmiyorum. Ama izah etmeliyim bilmiyorum çektiğim acıyı. Biz seninle ikinin oluşturduğu birdik. Ayrılması nasıl zor anladın mı?

Hala sallanan sandalyende misin kısık gözlerinle. Yoksa ağlıyor musun ben ağlıyorum diye. Dayanamıyorum buna. Sildim işte gözlerimi haydi gül fesleğen kokulum GÜL!
Delirdim mi sence ben? Neden yazıyorum hiç göndermeyeceğim bir mektubu? Neyse... Sen düşlerimdesin ya yeter. Ve biliyorum ki elbet bir gün o yıldızlar benimde gözlerime iner...

Baris
19-11-2006, 02:10
Okuyupta katkida bulunan tüm arkadaslara tesekkür ederim.


İnanma sevdiğim
Nefesin ırak kalmasın diye
Dualar ettim yine olmadığın bir gece
Ne olur inanma
Değmedi nefesin ateşler düştüğünde sevgimize
Yemin etti kader sevda ateşini gözyaşımla söndürmeye
Belki de avuntuydu
O gece tanrım sen koydu rüyalarımın en güzel yerine
İnanma sevdiğim
Ben seni ararken yazgımın her bir harfinde
Araya virgüller koymuş kader
Ayrılık özlem getirsin diye
Ne olur inanma
İnanma sevdamıza sıkılmış
Ayrılığa yemin bir kahpe kurşuna

Hoscakalin...

^^DoLCe^^
19-11-2006, 02:18
kurşunlarla bezenmiş yüreğim.intiharlar kurtarmaz oldu sensizlikten ki bu ben seni severken.şimdi durma ya gel ya da öldür seni unutmak mı yetmez ki bir ömürr.esen yeller saçlarına vurdu mu? hatıralar avuntun oldu mu? bak ben şimdi ÖLÜYORUM mutlu oldunmu.....

sevmesende bu benliğimi senin için atar bes belli...

sweet_
19-11-2006, 02:52
Bir kompozisyon misali yaşıyoruz hayatı... Giriş, gelişme ve sonuç(!)

Giriş(!)

Sorunlar, ihanetler, gidenler yok bu sayfasında hayatın. Çünkü gidenlerin neden gittiğini, sorunların neden olduğunu bilmiyoruz Hayat bir sahneyse yani, en güzel bölümünde rol alıyoruz bu sahnenin. Ağlayanlara, yüzümüzü asarak bakıyoruz, niye acaba? Dercesine.... En ağır sorunun içinde de olsak parka gidiyoruz oyun oynamaya....

Gelişme(!)

İşte burada bitiyor hayaller,oyunlar,masallar....Şimdi karşımızda gerçekler. Ben bu bölümün her anında yaşadım seni. Aradım da bulamadım eski kişiliğini... Sende getirmişsin sevgilim aşkın son kullanma tarihini... Gizli ağlamalar başlıyor, gözyaşları saklanıyor. "Niye ağlıyorsun?" diye soranlara ne cevap verirsin sonra... Senin de hayatına giriyor, ihanetler,yalancı sevgiler ve beraberinde tutkulu aşklar ah hayatımızın bu sahnesinde oyun oynayabilseydik(!) Ne olurdu? anlamasaydık da olanlara ağlamasaydık! Gene de her başlangıç bir ayrılık değildir diyorum... Fakat ilginçtir teoride başlayabiliyorum yeni aşklara... Sen farkında değilsin ama yanımdasın gene de.. Bir gülüş olup yanağımda, ağladığımda gözyaşımsın ve sevgilim işte kalem olup yazdığımsın.... Sen hayat oyununda baş rolleri paylaştığım tek aşkımsın.

Sonuç(!)

Sonuç mu? Henüz yok ortada....

Baris
14-02-2007, 19:37
Okuyan herkese, yorum yapan herkese, siirleriyle süsleyen herkese tesekkürler...

Kaldigimiz yerden devam edelim ;)

Baskalasan Ask

Adini anmak güzeldi,
dost agizlarda sana dair cümlelerin
islatilmasi...
Adini anmak...
Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düssel
avuntularina sirt çevirip senden söz açmak...
Biraz gülünç, biraz sitemkar...
güzeldi...
Adinin Türkçedeki yankisi özeldi...

Seninle yogurt yemek, kendi Kanlicanli,
Sülalesi Kandilli yogurtçunun mekaninda...
Denize amors durup, yüzüne
cepheden bakmak günesli bir mavilikte....
güzeldi..

Ipe sapa konuslanmaz bahanelerle elini tutmak,
yüzünde
Yüzyillik bir hasreti gidermek güzeldi...

Güzeldi'li geçmis zamanlari düsünüyorum
simdi...
Cümlelerimiz öznesiz...Umursayan yok,
Kanlica'daki yogurdu...

ve esikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir
askin mührüdür artik...

Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun

Baris
14-02-2007, 21:53
SEVGİLİLER GÜNÜNDE SEVDİĞİM LAFLAR

- La Cordaire:
"Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur"

- Dante:
"Cehennnem bile adalet kadar aşkın eseridir."

- Duclos:
"Aşk bıkılmayandır. Her şeyden bıkılabilir ama aşktan ... hayır!."

- Freud:
"Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma vardır. Duygulanmanın temeli de aşktır."

- Geraldy:
"Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşkı öğreten kadındır."

- Goethe:
"Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen, sevmiyor demektir."

- Victor Hugo:
"Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır."

- Mevlana:
"Bir aşkı başka aşk söndürebilir.
Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı."

- Newton:
"Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yalnız kalırlar."

- Schiller:
"Ey aşk, güzel ve kısasın... Aşk insanı birliğe, bencillik yalnızlığa götürür."

- Seneca:
"Sevip de yitirmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir."

- Cenap Şehabettin:
"Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır."

- Voltaire:
"Aşk bir tablodur, onu doğa çizmiş ve hayal süslemiştir. Tanrı kadınları erkekleri evcilleştirmek için yarattı."

DiLrUbA
15-02-2007, 00:06
- Newton:
"Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yalnız kalırlar."

tebrikediyorum harika bunlar bizimle paylasman güzeldi

merci baris

Baris
28-02-2007, 13:18
Rüzgar

Şimdi bir rüzgar geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.
Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir,
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.
Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.
Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.
Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler..
Toz toprak gözlerine gitmiştir.
Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.
Şimdi bir rüzgar geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Soraydım söylerdi herhalde
Soramadım.

Baris
06-03-2007, 15:59
Canım, Sevdiğim, Yüreğim...

Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

Baris
22-04-2007, 14:01
Nietzsche'den Salome'ye...

ÖYLE bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki "Söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundandı,
Anladım...

^^DoLCe^^
26-04-2007, 02:11
http://img153.imageshack.us/img153/228/belkipd5.jpg




Hiç düşündün mü belkiyi
Belki, eline en yakışan takı benim elim.
Belki de en belli olacak yalan, benim söylediğim…
Belki sen ve belki ben…

Yoksulluk, kirden rengi tanınmayan
bir beyaz tutsaklık…
İnsan kendine iltica edebilir mi?

Baris
27-04-2007, 02:44
Tesekkürler ^^MiReLa^^


Duygular dile gelir

Duygular vardır dile gelir,geçer gönüllerden
Kimi nota olur,şarkı olur,türkü olur
Kimi kalem olur,roman olur, okunur
Kimi söz olur,kelam olur,deyiş olur
Kimi sevda olur, mektuplarda okunur
Kimi hasret olur,mazide aranır
Kimi unutulur,mazide kalır
Kimi dert olur hep yakırır
Kimi sarhoş olur,yolunu şaşırır
Kimi boya olur,resim olur
Kimi taş olur, heykel olur
Kimi yarı yolda yorulur,yok olur
Duygular vardır dile gelir,geçer gönüllerden
Benim duygularım,mısra olur
Kıta olur, okunur şiirlerden.

Baris
02-05-2007, 02:08
İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

£R$$!İN
02-05-2007, 02:09
işte budur...;
http://img153.imageshack.us/img153/228/belkipd5.jpg

Baris
02-05-2007, 02:16
Ömrümün Ömrü

Gözlerin niye bu kadar uzak gözlerime?
Heyecanla bakmiyor eskisi gibi yüregime...
Nelere katlanmistik,
Nelerle savasmistik kavusmak icin...
Ya simdi ne oldu?
Yalan...
desem degildi,
Ask...
desem degilmis....
Ne denirki bu yaptigina?
Degmezmis...
Sana degmezmis ömrümün ömrü...

!NC!PéR!S!
02-05-2007, 10:17
yüReqine saqlık BariS

Baris
14-05-2007, 01:44
Tesekkürler !NC!P€R!S!

gözyaşıyla yazdım seni içime!....
her gözlerini vurduğumda gecelerime......
bir vurgun olur yüreğim......
isyanlar dolar asi gecelerime.....
bilemezler sorarlar seni.....
olur olmaz saatlerde...
söylemem adını kimselere....

adını yazmışım derinlerime......
ezip geçsen yüreğimi ne çare....
acımasız gecelerde yazdım seni içime....
vurmadım ismini yüzüme......
bir kez olsun silmedin gözyaşlarımı.....
bedel olsun bir damla gözyaşın...
bana gelmediğin her geceye.....

neler gördü gönül hercai saatlerde.....
ne serseri kurşunlar vurdu adını yüreğime.....
bir şarkı dudaklarımda....
senden yadigar pervasız gecelerde.....
ne sokaklar yoldaşım oldu.....
ne sevdalar gözyaşım.....
bir sen saplandın yüreğime....
bir sen ağlattın....
her başı belalı türküde ...

gözyaşıyla yazdım seni içime.....
kimselere söylemedim.....
isyanlarla yazdım seni içime.....
sen başka ellere diyarsın ya...
ezelden yasaktın gönlüme....
çekip gitsen ne çare....

ağladım....kimseler bilmedi gözyaşlarımı....
ahım var ömrünün bensiz her saatinde....
ben gelirken sana....
hayat bana geç kalmaktaydı.....

Baris
14-05-2007, 01:46
ESKİMEYEN METUPLAR

hasretine teslim olmam güzelim

her rüyayı kalbim hayra yoruyor

yokluğunda halimi hatrımı

eskimeyen mektupların soruyor

olmasanda yanımda

benimlesin düşlerimde rüyamda

kudretli bir muska gibi koynumda

eskimeyen mektupların duruyor

ben hiç ödün vermedim sevgimden

ayrılmadım vuslatının seyrinden

yüreğimi sensizliğin şerrinden

eskimeyen mektupların koruyor.

Baris
14-05-2007, 01:52
Kim Olduğunu Bilmediğim Birine...

Karşılıksız aşkının zehrini taşıyordu bana
Kokusu sinmişti inatçı ruhuma, kitalarıma, ellerime...
Öyle çok öpüşürdük ki,
Ağzının tadıyla yerdim yemeklerimi...
Öylesine inanıyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdiğine,
Bir gün ansızın korkunç bir özlem duymaya başlamıştım
Kim olduğunu bilmediğim birine...
Şimdi ağzımda karşılıksız aşkın o aç tadı...
Karşımda o...
Yine hüzünlü, yine yenik...
Ama eşitiz artık,
Damarlarımızda karşılıkız aşkın o zehirli kanı...

Baris
14-05-2007, 01:54
Kalbini Bir Issızlığa Emzirirsin

İncitir tenini
Kim olursa olsun sevişmek,
İncitir yüzleri olmayan bedenlerin
Kimsesiz hazları...
Çarmıha gerilmiş ruhlar
Döner boşluğun çarkında.
Bir elin burada, bu aşksız zamanlarda,
Bir elin yorgun kalbinde,
Döner bir gün döner diye beklersin,
Tenini incitmeden kalbinin kapısını açacak el,
Eldeki incetilmiş büyü, sabır, yangın...
Beklersin, beklersin...
Beklerken,
Kalbini bir ıssızlığa, umut dolu bir yokluğa emzirirsin...

eLyA
14-05-2007, 01:56
Emeğine sağlık Baris...


Gelmeden sensizlik saati...
Al götür buralardan...
Terk-i diyar edelim biz olmayan sahte kenti....

Baris
14-05-2007, 02:04
Tesekkürler eLyA

Bir adın kalmalı

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmıs seylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yanlızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
birde o kahreden gurbet

sen sayki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreyimi
geceleri koynuma almadım ihaneti
ve sayki
bütün şiirler gözlerini
bütün sarkılar saçları söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirlisi buhusu
evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yanlızlığı
bu sevda biraz nadan
birazda hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen sayki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yinede bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yanlızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
birde o kahreden gurbet
beni affet
KAYBETMEK İCİN ERKEN
SEVMEK İCİN COK GEC

Baris
15-10-2007, 03:23
Ölüm kadar zordu gözlerin
Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar.
Son kadehlerim oldun bazen
Bazen yeni bir sigarayı yakış sebebim
Şimdi ellerinden uzak olduğum kadar uzağım kendimden,
Hiç bitmemiş siyah be