!NC!PéR!S!
27-09-2006, 11:01
Güneşi çek üstümden...Seni ört iliklerime kadar...
--------------------------------------------------------------------------------
Gözümün siyahı göğe çaldı rengini... / Bir damla , gamzemin neşesine, / diğeri saçımın herhangi bir teline / uzattı ellerini...
--------------------------------------------------------------------------------
Bin altıyüz yirmi sekiz kere Seni Seviyorum
üçüncü sokağın köşesinden kıvrak çıkışın gibi,
hayranlığımın sol paralelinde dalıp dalıp giderken anlıyorum
yokluğunun doğurduğu şafak bitimi sayımlarımı...
Gittikçe artıyor rakamsal sevişlerim
geldikce sen; son noktası koyulmayı bekleyen özlem cümlelerim anlam kazanıyor...
Dalgalı saçlarından süzüldüğüm yağmurun kızı !
Avuç içimle görüşümü kolaylaştırdığım camın buğusunda, ışıltılı gözlerine takıldığım gönül hırsızı !!
Allah'ın aşkına ört güneşi üstüme..
Üşüyorum..
Bin altıyüz yirmi dokuz kere Seni Seviyorum...
Seni, herhangi bir caddenin kaldırım aralarına yağarken gördüm..
Mazgalların arasında, her boğuma eyvallahını çakıp akıyordun...
Renksiz oluşuna aldırmıyorum
Lâkin toprağı sıkılmadan öpüşün şaşırtıyor beni..
İşte dudaklarım !!
İşte ısıtılmaya hazır gözlerim !!!
Yağsana Yağmurun Kızı ...
Gözümün siyahı göğe çaldı rengini...
Bir damla , gamzemin neşesine,
diğeri saçımın herhangi bir teline
uzattı ellerini...
O kadar incesin ki,
dokunsam, parçalayacaksın her yerini...
...
Bin altıyüz otuz defa Seviyorum Seni...
Güneşi çek üstümden
Seni ört iliklerime kadar...
Bütün öfkeni çak
Aydınlansın küf tutmuş terli mahsenim..
Sonra bağır avazın çıktığı kadar
Sevdiğini duysun herkes Yağmurun Kızı...
Bin altıyüz otuzbir kere Seni Seviyorum.
Ansızın sele boğusun gibi kenti,
dibi tutmuş bulutların alınmış benliği gibi,
Kor ateşlere kestiğin ahkâm gibi
Sabahı görmeden başkaldırı "asla sensizliğim" gibi...
Sen gibi "Yağmurun Kızı"
Bulandıracaksan Karış Kadehime..
Yoksa Yağ Yine
Ben;
Bir cam buğusunda bıraktığım aklımı
dalgalı saçlarından süzülüşüm gibi terkederim yine...
Yeter ki ; içimden doğurması güç olan sevdamı duy.
Duy ki , kir tutmuş sokaklarımın mazgallarından akıp giderken sen ;
ben yine gelincik fallarını "gelecek - yağacak , gidecek - kuruyacağım" denkleminde , Yunus gibi dilden dile düşüreyim..
ben yine, aşabildiğim kadr dağ aşayım ki , bir içimlik sigaramın efkârını bozacak öfkelerini, mayası bozulmuş bulutlara satıyım...
ben yine ...
yağacaksın diye
avuç içimi , silinmeye hazır camların önünde tetikte tutayım Yağmurun Kızı...
Yaprak dökümü baharların şerefine
Seni ;
Bin altıyüz çok kere seviyorum
Bin altıyüz çok kere , yağacaksın diye bekliyorum...
aLınTı
--------------------------------------------------------------------------------
Gözümün siyahı göğe çaldı rengini... / Bir damla , gamzemin neşesine, / diğeri saçımın herhangi bir teline / uzattı ellerini...
--------------------------------------------------------------------------------
Bin altıyüz yirmi sekiz kere Seni Seviyorum
üçüncü sokağın köşesinden kıvrak çıkışın gibi,
hayranlığımın sol paralelinde dalıp dalıp giderken anlıyorum
yokluğunun doğurduğu şafak bitimi sayımlarımı...
Gittikçe artıyor rakamsal sevişlerim
geldikce sen; son noktası koyulmayı bekleyen özlem cümlelerim anlam kazanıyor...
Dalgalı saçlarından süzüldüğüm yağmurun kızı !
Avuç içimle görüşümü kolaylaştırdığım camın buğusunda, ışıltılı gözlerine takıldığım gönül hırsızı !!
Allah'ın aşkına ört güneşi üstüme..
Üşüyorum..
Bin altıyüz yirmi dokuz kere Seni Seviyorum...
Seni, herhangi bir caddenin kaldırım aralarına yağarken gördüm..
Mazgalların arasında, her boğuma eyvallahını çakıp akıyordun...
Renksiz oluşuna aldırmıyorum
Lâkin toprağı sıkılmadan öpüşün şaşırtıyor beni..
İşte dudaklarım !!
İşte ısıtılmaya hazır gözlerim !!!
Yağsana Yağmurun Kızı ...
Gözümün siyahı göğe çaldı rengini...
Bir damla , gamzemin neşesine,
diğeri saçımın herhangi bir teline
uzattı ellerini...
O kadar incesin ki,
dokunsam, parçalayacaksın her yerini...
...
Bin altıyüz otuz defa Seviyorum Seni...
Güneşi çek üstümden
Seni ört iliklerime kadar...
Bütün öfkeni çak
Aydınlansın küf tutmuş terli mahsenim..
Sonra bağır avazın çıktığı kadar
Sevdiğini duysun herkes Yağmurun Kızı...
Bin altıyüz otuzbir kere Seni Seviyorum.
Ansızın sele boğusun gibi kenti,
dibi tutmuş bulutların alınmış benliği gibi,
Kor ateşlere kestiğin ahkâm gibi
Sabahı görmeden başkaldırı "asla sensizliğim" gibi...
Sen gibi "Yağmurun Kızı"
Bulandıracaksan Karış Kadehime..
Yoksa Yağ Yine
Ben;
Bir cam buğusunda bıraktığım aklımı
dalgalı saçlarından süzülüşüm gibi terkederim yine...
Yeter ki ; içimden doğurması güç olan sevdamı duy.
Duy ki , kir tutmuş sokaklarımın mazgallarından akıp giderken sen ;
ben yine gelincik fallarını "gelecek - yağacak , gidecek - kuruyacağım" denkleminde , Yunus gibi dilden dile düşüreyim..
ben yine, aşabildiğim kadr dağ aşayım ki , bir içimlik sigaramın efkârını bozacak öfkelerini, mayası bozulmuş bulutlara satıyım...
ben yine ...
yağacaksın diye
avuç içimi , silinmeye hazır camların önünde tetikte tutayım Yağmurun Kızı...
Yaprak dökümü baharların şerefine
Seni ;
Bin altıyüz çok kere seviyorum
Bin altıyüz çok kere , yağacaksın diye bekliyorum...
aLınTı