_aLmİrA_
30-09-2006, 17:26
Bir Mücahidin Sitemi
Cepheye gelen maddi yardımların kesilmesi nedeniyle 25 gün boyunca ormandaki ağaç yapraklarını ve otları yiyerek hayatta kalmaya çalıştık. Kafkas dağlarında ilerlerken bir taraftan mücahidlerin dirençlerini hayranlıkla seyrediyor, diğer taraftan da mücahidler ot ve ağaç yapraklarıyla hayatta kalmaya çalışırken, “nasıl oluyor da Müslüman kardeşlerimiz; son derece lüks sofralarda karınlarını doyurabiliyor?” diye düşünüyordum. Her birimiz o kadar zayıflamıştık ki, artık yüzümüzdeki elmacık kemikleri net bir şekilde görülebiliyordu. Komutanımız Hayrullah sürekli olarak bize, peygamber efendimiz (s.a.v)’in ve sahabelerin İslam için karşılaştıkları zorlukları anlatıyor ve bu zorluklardan ders almamızı öğütlüyordu. Söz alan her mücahidin cümlelerinden kendilerini unutan Müslümanlara yönelik sitem dolu cümleler dökülüyordu. Kimi; “vallahi biz sadece Allah’ın dininin yücelmesi için cihad ediyoruz. Bunu bilen bir Müslüman nasıl duyarsız davranabilir” derken, kimi de peygamber efendimiz (s.a.v) Müslümanları kardeş ilan etmedi mi? Kardeşlerimiz niçin bizi unuttular? İnşallah bizi dualarında da unutmamışlardır.”diyordu…
alıntı....
ve mevlana hazretleri bir gün eve gelir ve ev ahlisine:
bugün yiyecek ne var diye sorar, ev ahalisi:
yiyecek birşey yok diyince mevlana:
Allaha şükür bugün evimiz RASULULLAHın evi gibi olmuş der...
yoruma fazla gerek yok... yemek yemeyi bırakıalım demiyorum ama en azından bu hassasiyeti düşünerek buralara iftarda yediği çeşit çeşit yemekleri yazmasak... ramazanı mide ayı yaptık şükür.... şeytanın sağdan yaklaşması deyin duyarsızlaşmamız deyin... nefislerin terbiye edilmesi deyin... ama çeçenistandaki müslümanların ağaç yaprakları ile iftar yaptıklarınıda hatırlasak bazen??? yada yada....
neyse kolay gelsin...
__________________
Cepheye gelen maddi yardımların kesilmesi nedeniyle 25 gün boyunca ormandaki ağaç yapraklarını ve otları yiyerek hayatta kalmaya çalıştık. Kafkas dağlarında ilerlerken bir taraftan mücahidlerin dirençlerini hayranlıkla seyrediyor, diğer taraftan da mücahidler ot ve ağaç yapraklarıyla hayatta kalmaya çalışırken, “nasıl oluyor da Müslüman kardeşlerimiz; son derece lüks sofralarda karınlarını doyurabiliyor?” diye düşünüyordum. Her birimiz o kadar zayıflamıştık ki, artık yüzümüzdeki elmacık kemikleri net bir şekilde görülebiliyordu. Komutanımız Hayrullah sürekli olarak bize, peygamber efendimiz (s.a.v)’in ve sahabelerin İslam için karşılaştıkları zorlukları anlatıyor ve bu zorluklardan ders almamızı öğütlüyordu. Söz alan her mücahidin cümlelerinden kendilerini unutan Müslümanlara yönelik sitem dolu cümleler dökülüyordu. Kimi; “vallahi biz sadece Allah’ın dininin yücelmesi için cihad ediyoruz. Bunu bilen bir Müslüman nasıl duyarsız davranabilir” derken, kimi de peygamber efendimiz (s.a.v) Müslümanları kardeş ilan etmedi mi? Kardeşlerimiz niçin bizi unuttular? İnşallah bizi dualarında da unutmamışlardır.”diyordu…
alıntı....
ve mevlana hazretleri bir gün eve gelir ve ev ahlisine:
bugün yiyecek ne var diye sorar, ev ahalisi:
yiyecek birşey yok diyince mevlana:
Allaha şükür bugün evimiz RASULULLAHın evi gibi olmuş der...
yoruma fazla gerek yok... yemek yemeyi bırakıalım demiyorum ama en azından bu hassasiyeti düşünerek buralara iftarda yediği çeşit çeşit yemekleri yazmasak... ramazanı mide ayı yaptık şükür.... şeytanın sağdan yaklaşması deyin duyarsızlaşmamız deyin... nefislerin terbiye edilmesi deyin... ama çeçenistandaki müslümanların ağaç yaprakları ile iftar yaptıklarınıda hatırlasak bazen??? yada yada....
neyse kolay gelsin...
__________________