PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : aŞkıN maTemaTikSeL açıLıMı




_P!nK_
30-10-2006, 01:14
Sağlamasi yoktur aşkin
Sevdigin sürece carpansindir
Sayi değerin katlanir
Etkisiz elamandir askin
Eğer platoniksen
Esit değildir tüm esitsizlikler

Varamassin sonuca bir türlü
Ne negatifsindir ne pozitif
Ve sonuçsuzdur tüm sonuçlar
Cevaplar hep çıkmazdadırlar

Inanairsan...!
istedigin sonuc cikar belki
Anlam ifade etmeye baslar
Yazdigin tüm rakamlar
Nekadar uzasa da işlem
Ortak payda aşksa eğer
Reeldir tüm sonuçlar
Umut ettigin sürece birsindir
mahkumsan sonuca: carpildigin sonucundur...




SweetWitch
30-10-2006, 01:46
http://img172.imageshack.us/img172/2779/38892etherealinfringementbysubterfugemalaises12248 2lodi6.jpg


Ne yapacağını bilmez çocuk bekleyişlerim,
Gecelerin en karanlık zamanlarında hüzün biriktirmelerim var.
Yalnızlığımla söyleşiyorum senin hakkında
Bazen de kendi kendime anlatıyorum sana söylemek istediklerimi
Yani anlayacağın çok şeyle muhabbet ediyorum bunlara duvarlarda dahil
Konu hep sen oluyorsun...

Ben karşımda senin olmanı istiyorum;
Anlatmak istiyorum sana ve dinlemek istiyorum seni...
Yalnızlık değil benim canımı acıtan,
Sensizliktir yüreğimi dağlayan.
Acıyor duymuyorsun,
Sesim kısık, fısıldıyorum, anlatamıyorum

Her gece tekrar tekrar kayboluyorum karanlıklarda
Saat acılara ilerliyor, dakikalar hüzünden ayrılmıyor
Saniyeler hasretlerde, saliseler zaten anlamsız oluyor
Bazı geceler gökyüzü ağlıyor, eşlik ediyor bana
Şarkılarda arıyorum seni
Hiç biri tam olarak anlatmıyor.

Bu gece dualarımın çoğunu sana ayırıyorum
Sana gülmeler yakışıyor, yüzünden gülüşlerin hiç eksilmesin diye,
Bir tanesi de sen hep mutlu ol ve seni sevenlerle ol diye,
En sonu da kendime ayırıyorum ve bencillik yapıyorum;
Bir gün buluşabilelim ve birlikte mutlu olabilelim diye.

_P!nK_
30-10-2006, 14:19
Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

acılar DENİZ i ....

_P!nK_
30-10-2006, 23:57
Aslında

Oturup birşeyler yazmak var içimde

Ama , aklım o kadar sende ki ...

Birşeyler yazabilecek

Bir ben yok içimde



Biliyor musun bugünlerde ne yapıyorum

Canım sıkıldıkça yağmurda yürüyorum

Haniyağmurdan sonra

Sen kokan toprak kokusu var ya

Onu arıyorum caddelerde , sokaklarda


İstanbul’u bilirsin

Hep aynı İstanbul

Bu aralar

Biraz modernleşme telaşında

Kime yaranacaksa ...

Onca keşme keş, onca koşuşturma

Seni unutturmaya çalışsa da ...

Yokluğun hissediliyor

İstanbul’un gözyaşlarında ...



İstanbul ağlıyor

Ben özlüyorum

Gözyaşları gözüme değiyor

Ben üzülüyorum



Türk ocağına takılıyorum

Bu aralar

Türk kahvesi ;nargile ...

Tanbur-i cemil beyden nakaratlar ...

Zaman en iyi burda öldürülüyor

Sultanahmet’te sötlesene

Başka nereye gidiliyor


ArAda sanada çay söylüyorum

Soğutuyorsun ...

Ah be çaycı Mustafa abi !

Sen bu mevzuyu hiç anlamıyosun

Sen çayları tazele

Gerisini boş ver

Nargilenin közü sönmekte

Bir el atıver

...


Ah be abim içime çektiğimi

Nargilenin dumanı mı sanırsın

Sen çayları boş ver ...

Köpüklü bir acı kahve gönder

Hatırında kırk yıl adım kalsın



Sineye çektiğim iki şey daha

Nargile dışında

Farkındayım ...

İkisi de sona götürüyor her adımda



Sigarayı bırakmaya çalışıyorum

Biraz sen gibi yani ...

Bazen o beni bırakıyor

Ben onu bırakamıyorum

Bazen de ben onu bırakıyorum

O beni bırakmıyor

İkinizde sinemde iki ağır yara



Beşyüz evlere taşındım

Daha yakınım artık anılara

Sık sık okula uğruyorum bu ara

Hani üçüncü katta ,koridorun sonunda

O kırık pencere var ya ...

Bizden beridir

Hala kırgın bakıyor hayata

Sanırım en yaralısı

O ismimizin kazılı olduğu sıra

Sorsan neler söyler

Sarı boyalı duvarlar

Sensiz meğer ne kadar sessiz

Nekadar suskunmuş koridorlar



Böyle anıları dolaştıkça

Şiirin dozajını arttırıyorum

Ağır da geliyor bünyeme biliyorum

Yaşlanmam gereken yaşta değilim

Beyazlar düşmüş saçıma ,sakalıma

Aynadaki ben , ben değilim ...



Senle ilgili bu aralar yaptığım

Çok şey var

Belki hiç duymayacağın ...

Aşk yorgunluğu bu üzerimdeki

Anlayacağın



Senin açtığın yaralar bedenimde

Kapanmayan ...

Bir tek İstanbul halimden anlayan

Bir tek istanbul ardımdan ağlayan

Onca dualarıma

Onca yalvarmalarıma rağmen

Anlamadığındayım

Eğer beni ararsan

İstanbul’un gözyaşlarındayım

_P!nK_
31-10-2006, 01:06
Sen Bu Satirlari Okurken Ben Cok Uzaklarda Olacagim...
Boyle Baslardi Butun Bildigimiz Mektuplar,
Biliyor musun? Bu Ikimizin Hikayesi,
Şu anda Neredesin, Ne Yapmaktasin ?
Bildigim Yerlerde misin?
Yoksa Hic Gormedigim Bir Evin Penceresinde mi ?
Sevdiklerinin Ozlemi Sardi mi Nicedir Kalbini?
Pisman misin Baslamadiklarin Icin ?

Ic Cekiyorsundur Simdi
Dusunupte Yazmadigin, Yazipta Yollamadigin Mektuplari Sakliyor musun Hala ?
Kafanda Hep Ayni Cumle Biliyorum Ne Olacak Halim ?
Ah, Biriktirdigimiz Butun Hevesler Nasilda Hizla Tukendiler.
En Cok Kimi Ozledin, En Cok Neyi Bekledin ?
Simdi Duslediklerimin Neresindesin ?

Dedim ya ..
Bu Ikimizin Hikayesi...
Islandigimiz Butun Yagmurlari, Dudak Kanatan Kalpli Sizi Asklarimizi,
Bizi Bulusturan Kaldirimlari,
Iste Butun Bunlari, Butun Bunlari Yaziyorum.
Ben Unutmadim Diye..

Hatirliyor musun ?
Sonunu Degistirmedigimiz Filmleri,
Hayatin Gercegidir Sandigimiz Kabullenilmis Yenikligi,
Bir Agizdan Soyledigimiz En Kahraman Cenkligi,
Buyurken Vazgectiklerimizi yada Vazgecittirdikleri Seyleri ?

Ne Olacak Halim...
Cabuk mu Buyuduk Dersin ?

Bilmiyorum..
Ne Olacak Halim...

Sen Bu Satirlari Okurken, Ben Nerede Olacagim Kim Bilir.
Neleri Birakmis Olacagim
Birde
Ne Asklari, Ne Baslangiclari, Ne Ayriliklari Tipki Senin Gibi...

Biliyor musun ?
Tek Sorum Var Kendime Simdi

Ahhh Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim

_P!nK_
31-10-2006, 03:21
SEBEBİ SENSİN

Merhaba Sevdigim
Bugece Anlatmak Istediklerim Var Sana
Aslinda Bildigin Seyler Bunlarda.
Yalniz Soylemek Haykirmak Istiyorum
Altini Cizdigim ve Tirnak Icine Aldigim Cumleleri...
Bu zamana kadar beklediysem
Tercihimi susmaktan yana kullandiysam
Sebebi sensin..


Tadim tuzum kalmadi bu gunlerde
Hayatta bana dair kalan tek anlamda sendin aslında.
Cekip gitme istegi bu kadar buyumusken icimde
Yutuyorsam soylenmesi gerekenleri
Hala nefes alabiliyorsam
Yaşamak için direniyorsam
Sebebi sensin..


Dudagimda avare bir ıslık dolasıyorum bu kentin ıslak sokaklarında
Aklimda sen icimde sana duydugum hasretten baska birsey yok yanimda
Ha unutmadan birde resmin var cuzdanimda
Bakip bakıp agladıgım kucuk eski bir resim
Senden son kalanda bu bana..
Tum bunlara ragmen gulumsemek hala cazip geliyorsa
Esirgemiyorsam bu hayata bir tebessumu
Sebebi sensin..


Sana Dair Ne Varsa Hayatimda
Satir Satir Hece Hece Hepsi Aklımda.
Kalbimde kalan ufak tefek acılarıda sildim gecenlerde
Ara sıra sızlasada bu yurek
Seni sevmemek icin hayatının sonuna kadar direnecek..
Bu kadar cabuk cikarmak istiyorsam seni hayatimdan
Silmek istiyorsam gozlerimden hayalini
Sebebi Sensin..


Iste boyle sevdigim
Bizimkiside tipki digerleri gibi bir ask oyunu
Hep farkli oldugunu savunurdun ya
Goruyorsun sonu yine husran
Hic farkimiz kalmadi uc gunluk sevdalardan
Merak ediyordun neden boyle oldugumuzu
Ayrılıga bu kadar cabuk boyun bukdugumuzu
Cevabi basit aslinda
Hala bir neden ariyorsan bosa ugrasma
Cunku ne yasiyorsak suan
"Sebebi Sensin.."

Sensiz yaşarım sanma bu dunyada
Ölüme yaklaştıysam bu kadar
Sebebim Sensin..
Sayılı nefesimide bu siirle tüketirken
Hala seni düsünüyorsam
Son nefesimde soylenmesi gerekenin
“Seni seviyorum” oldugunu dusunuyorsam
Biliyorsun..
Sebebi Sensin..

_P!nK_
01-11-2006, 01:21
acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
yanlarına gittiğimde,
odaları boştu, çarşafları temiz
bir küçük not bile yoktu../..”kurtardığınız için teşekkür ederiz”

bu yüzden emekliliğimi istedim yorgun aşkların baş hekiminden
tazminatım suskunluk
beni ait olmadığım şehirlerde aramayın,
adresimin caddesi../..burukluk

--NAYAS--
01-11-2006, 02:01
Gözyaşının Yağmura Karışmasıydı
Ve akmasıydı yağan yağmurla beraber

Hüzünlü bir akşamın sonrasına rastlıyordu
Akşamın bitişi hüznün başlangıcıydı
Yeni günün merakından çok korkusuydu
Yaşadıklarının pişmanlığı miydi yaşamadıklarının bilinmezliği mi
Bilmiyordu
Yağmur yağıyordu
hüznün temizlenmesi miydi üzüntünün gizlenmesi mi
Bilinmiyordu
Merak ediyordu
Nedenini; yeni miydi, eski mi
Ufak bir şey miydi, birikmişler mi
Öğrenmek istiyordu
Ne kadar süreceğini; sağanak miydi, kırkikindi mi
İzi kalacak miydi, geçecek mi
Düşünüyordu
Nefret etmek istiyordu; o muydu kendi mi
Gelecek miydi, dönmeyecek mi
Seviyordu
Özlemle sarılıyordu, öpüyordu, bırakmıyordu
Henüz gelmemişti,
Hayaldi...

Gözyaşının yağmura karismasiydi
Ve akmasıydı yağan yağmurla beraber...

_P!nK_
01-11-2006, 23:34
binmediğim hiçbir otobüs
beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde
gittikçe azalıyor hayat
neyi erken yaşadıysam
hep ona geç kalıyorum

sana göçüyorum her sonbahar
yolların çıkmıyor aşkıma
unuttuğun yağmurların adı saklımda
seni içimden terk ediyorum

susmaktan yoruldum
kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri
efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum
tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
seni içimden terk ediyorum

ne unutacak kadar nefret ettin
ne hatırlayacak kadar sevdin
yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin
biliyorum
beni hep bulmamak için aradın
yanılgımdın
yandığımdın
yangındın

sensizliğe yenilmek
sana yenilmekten zor olsa da
ardımda bir sürü belkiler bırakarak
seni içimden terk ediyorum

şimdi
içimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan
iki yarım kaldık
tamamlayamadık bizi
elimden tutmadın yalnızlığımın
saçlarımı da uzaklarına gömdün
içimin mavisi senin okyanusundandı
al geri veriyorum
kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
sana bensizliği terk ediyorum

yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın demiştin
aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi

ne tuhaf değil mi
içimi acıtanda sendin
acımı dindirecek olanda
ya öldür beni dedim
ya da git benden
içi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim

aldırmadın aldırmalarıma
bir gecede yakıp yarini
şafaklara sattın ihanetini
külüme basanlar bile utandı yaptığından

işte soluk bir ömrün
son nefesi
benden
içimden
terk ediyorum

_P!nK_
14-11-2006, 00:34
TUTMA GÖZYAŞLARINI

Tutma gözyaşlarını bırak aksın
Ağlamak da var aşkın içinde
Bakma resimlerime kalsın
Özlemek de var aşkın içinde

Elbet sen de unutursun beni
Ayrılık da aşka dahil değil mi?
Herşeyin kader olduğu gibi
Aşklar da kaderin içinde

_P!nK_
14-11-2006, 00:36
SENİ ARIYORUM


Anlatacak nelerim var bir bilsen
İçimde ihtilaller kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...
Yarım kalmış şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz
İşte bütün umutlara
Havlu attım, gidiyorum
İçimde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum
Ve gel gör ki, her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...

_P!nK_
14-11-2006, 00:37
Bazen Özlüyorum



Bir filmi ortasından izlemeye başlamak gibiydi
Ne sonu ne de başı belliydi..
Belki de gelmeyeceğini bile bile
Bir vapuru beklemekti benimkisi
Karşıya geçmenin tek yolu yüzmekti.

Bir yıldızdan dünyaya bakmaktı galiba
Bi taneydi ve ordaydı Dünya
Halbuki yukarı baktığında yıldızlar ne kadar çoktu
Ben hangisindeydim acaba..
Ya da sen gerçekten dünyada mıydın?

Yakacağı halde ataşe sokmaktı sanki
Ateşti bu hep yakmıştı elimi
Hayır mavi değil yeşildi gözleri
Ama beni yakan gözleri değil ateşti.

Herzaman değil, bazen özlüyorum seni
Genelde bir yerde duyduğum zaman ismini
Siyah gecelerde yağan yağmurlar gibi
Her zaman değil!
Bazen özlüyorum seni...

_P!nK_
14-11-2006, 00:47
Özlemin alevlenir bazen

Dizlerinde uyumak isterim

Kaçmak mümkün değil bilirim

Yalnızca güzel gözlerinde

Kaybolmak isterim

Dokunamasam da hissederim

Uzakta olsan da seni görür gözlerim

Seni unutmak için çok geç artık

Yüreğine YENİDEN girebilmek için

Tüm gayretim...

_P!nK_
14-11-2006, 01:00
Tek Hece
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim

Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Embiyanın yüzündeki nur benim

_P!nK_
14-11-2006, 02:15
......kırık bir aşk.............hikayesi bu...
..umutsuzluklarla..........ve hüzünle dolu...
güneşinden yoksun; umut, bulutlar ardında
gökyüzü kapkaranlık ve biz burada ışıksızız
yollar aşılamaz türden, ufuklar bizden uzak
.bugünler mutsuz ve yarınlar çok umutsuz
...amaçlar belirsiz ve araçlar çok yetersiz
.....görüşebilmek zor, görüşmemek zor.
.........sevebilmek ve de sevilebilmek,
............ne kadar mümkün sence?
...............ne kadar olası bu düş?
..................birleşebilir miyiz?
.......................sen-ve-ben
.........................bir gün!
...........................? ?

_P!nK_
14-11-2006, 02:22
http://img247.imageshack.us/img247/3990/blmyorumov6.jpg

Bilmiyorum!
Gerçekten bilmiyorum!
Bakma öyle gözüme
Çıkamıyorum içinden
Anlasana! ..
Sadeleştirip ne olduğunu
Çözemiyorum...
Başım ağrıyor,
Ayakta zor duruyorum
Dalıp dalıp gidiyorum
Ama offf bilmiyorum! ..
Hangi yalan inanılır...
Doğrulardan hangisi çıkarılır...
Belkide böylesi hayırlıdır diyorum
Ama
Bilmiyorum! ..
Herşeyi bırakıp gitmelimiyim
Bu oyuna devam etmelimiyim
Herşeye rağmen
Sevmelimiyim
Bilmiyorum! ..
İnsanlar neden böyle bilmiyorum
Hayat oyun mu bilmiyorum
Kuralı bu mu bilmiyorum
Hala geliyorsun ya üstüme
Son kez söylüyorum bak
Ben
Hiçbirşey
Bilmiyorum! ...

_P!nK_
14-11-2006, 02:50
http://img172.imageshack.us/img172/3479/yaman4sy6.jpg

Sevda Bazen Vaz Geçmeler Gerektiriyor !..



Uzaklardasın biliyorum, Gözlerim hala seni söylüyor ...


Gözlerim hala sen bakıyor ! Bugünlerde hiç bitmeyen bir sızı var içimde ..

Ama bir tek gerçek var ki içim .. Aşkim hala seninle ..!
Günahım Seni Sevmekse Vur Gönlüme !!
Git! Git ama Gidersen Bir Daha Gelme !..
Gidersen Bir Daha Sevme!..

_P!nK_
14-11-2006, 02:57
http://img519.imageshack.us/img519/9341/waterygrave8copyrb7.jpg

Gidiyorum işte,
Bak ne gelmeyişin öksüz ne de yokluğun
Gidiyorum işte
Hep beklediğin yere
Geleceğin varsa da artık gelme
Sakın gelme, hiç gelme
Ben sana gelene kadar sen kimseye gitme..

_P!nK_
14-11-2006, 03:43
Sen, yalnızlığa inat bütün bir geceyi, sevgilinin düşüyle geçirebilir misin?
Gelmeyeceğini bile bile, sanki her an kapıdan girecekmiş gibi gözünü
kırpmadan sabaha kadar bekleyebilir misin? Bugüne kadar ne yaşadıysan
yaşadın. Bunların hepsinden sıyrılıp, özünü asla yitirmeden yeni bir
kimlikle başka dünyalar kurup yeni hayatını mutlu kılmak için uğraşabilir
misin? Yağmurun altında aklında sevgilin, dudağında onu anlatan bir şarkıyla
mırıldanarak saatlerce yürüyebilir misin? Oysa herkes kaçmaktadır yağmurdan.
Seni ıslatanın aslında yağmur değil aşk olduğunu anlayabilir misin? Yüreğini
cesurca açıp, bazen ağlamayı, bazen ümitsizce beklemeyi, bazen öfkelenmeyi ve herkesin huzurlu olarak nitelediği sakin, beklentisiz, sürprizlere kapalı hayatını terk etmeyi göze alabilir misin? Nefes almanı zorlaştıran,
yüreğinin yerinden fırlayacak gibi çarpmasına neden olan, hoş ama zaman
zaman da sıkıntı verici o heyecanı, saklamaya ya da azaltmaya çalışmadan her zaman taşıyabilir misin?
Özlemin, küçücük bir kordan, kentleri yakacak kocaman bir yangına dönüşmesine izin verebilir misin? Elde ettiğin her şey senin olsun. Sen yarın için hayal kurabilir misin? Arzuladığın sevgiliye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edebilir misin? Bunu yaparken bazılarının sana "aptal" deme riskini göze alabilir misin? Hiçbir şey düşünmeden, sadece o anı yaşayıp yüreğini, beynini, bedenini coşkunun ve hazzın kucağına teslim edebilir misin?
Nerede olduğunu, kim olduğunu, kimlerle olduğunu unutup, sıyrılıp kaygılardan dans edebilir misin saatlerce? Hem kendini hem sevgilini hatalarıyla, değiştirmeden kabul edebilir misin? Her güne yeni bir isim verip başka başka anlamlar katabilir misin? Hiç kimsenin görmediği güzellikleri fark edebilir misin? Ruhuna ihanet etmeden, sadece yüreğinin sesini dinleyerek ve yüreğin sana "o" dedikçe onun izinden gidebilir misin?


Söyle, sen gerçekten bana aşık olabilir misin ..?

_P!nK_
18-11-2006, 18:15
http://img143.imageshack.us/img143/9707/gidiyorumfm7.jpg

Ben Gidiyorum

Yalın çığlıklarım...
Gecelere satıyorum düşleri...
Çok oluyorsun...
Yetişemiyorum...
Susmaya da yüreğim yok....

Bir duble yalnızlık koyuyorum...
İçince ağlıyorum....
Ağlayınca yalnızım...
Ağlıyorum...
Gülmeye de yüreğim yok....

Hep durgunum...
Hep yorgun....
Ayaküstü yaşıyorum...
Ölmek çare ise...
Yaşamaya da yüreğim yok...

Ben gidiyorum...

_P!nK_
18-11-2006, 18:49
http://www.turkboard.us/userpix/36756_bozuntu_1.jpg

Sesli ortamlarda evcilik oynarken sen
yağmuru demliyordu bulutlar damlara
mahçup ama delikanlı geçiyordu zaman
teninin kokusunu ilk kez
yağmurda gezerken duymuştun
ve hiç bitmeyecek sevdalar var sanıyordun
ne yazık..
ben annemi özlüyordum

kurtarılmayı bekleyen kırmızılar vardı
iskambil kağıtlarından
topu topu iki desteyle
kocaman aşklar yaşanmazdı
görüyordun
kırmızı bir aşk yoktu bilmiyordun
ne yazık..
ben annemi özlüyordum

fotoğraflar sözlere sığmayacak anların
derişik tasvirlerini yapıyordu
duygusuz.. duyarsız..
en güzel kıştı yine de yaşanılan
en iyi yardımcı oyuncular bizdik..
sobayı yakıyordun
perdeyi aralayıp
anlatılası beyazlar topluyordun kendine
ne kadar yazık..
ben annemi özlüyordum

televizyona ve sevişmelere emanet
yuvarlak saatler vardı
ne zaman lazım olsa zaman
kum olur akardı
yeminli aşk-i muhabbetlerimize
yalanlar iliştirip koynumuza sıvıyormuşuz meğer
meğer
en büyük yalanı geceler söylüyormuş ikimize
önce geceler sonra biz oynamaya başladık bu oyunu..
usulca sokulup üstümü örtüyordun
yazık...
ben annemi özlüyordum..

_P!nK_
18-11-2006, 18:53
BİTTİM

Uzağında kaldım her şeyin,
Senin,sevginin uzağında;
Ellerim boşlukta kaldı,kollarım yokluğu sardı,
Sensizlik içime;en içime işledi.
Nedense bir türlü hazmedemedim gidişini !
Sanki hiç bir şey yapmamışsın gibi;
Sen gittin ben bittim;

Anlamsız savaşlar verdim inadına,
Zaman derman olmadı azan yarama,
Seni unutamadım,hasretinde toparlanamadım,
Yani gittin ya ! ben bittim;

Direnemedim sensizliğe,
Kahırla,isyanla geçti her günüm.
Alıkoydu her şeyimi sensizlik nöbetleri,
Ta hücrelerime kadar eridim,
Bakma öyle bir şey olmamış gibi;
Sen gittin ben BİTTİM..

_P!nK_
18-11-2006, 18:58
http://img241.imageshack.us/img241/7546/yagmurqa6.jpg

Şimdi git..
Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik..
Say ki, gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik..
Say ki, sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber beklemedik..
Sen git..
Ben gelemem bu yürekle..
Ya da kal..
Eylül yağmurlarını bekle..

Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Saçlarıma ak düşmemiş halimle..
Sen yaşlardayken..
Onsekizimde, yirmimde..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle..
Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Aşksız geçen onca yılı yakacağım..
Sevda alevinde kendi ellerimle...

Şimdi git..
Say ki, seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik..
Say ki, oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı..
Ve sevdadan hiç söz etmedik..
Say ki, hiç gülmedik..
Aynı şeyleri sevmedik..
Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyeceğim..
Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada..
Seninle gökkuşağının altından geçeceğim..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim..
Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak..
Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim..
Ben seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve bir gün ölürsem yeşil gözlerinde öleceğim.....

_P!nK_
18-11-2006, 19:00
http://img183.imageshack.us/img183/4759/1bynatashazerofp3.jpg

Ağlamak
Unutmak kadar kolaydır inan
Sevin ağlayabiliyorsan
Sevin ağlayorsan
Gül ağlayabiliyorum diye
Gül ağlayorum ağlayorum diye
Sana bir şey yapamam
Ağlayamıyorsan

_P!nK_
18-11-2006, 19:26
Ne güzel ağlıyorsun, yağmur da böyle mi yağıyor dersin ?
Ben gidiyorum artık buradan
Buralar karla karışık, kafam daha karışık
Hep dersim mi dört dağ içinde dersin ?
Üzmeden ayrılmalıyım derdim dağdan da kabarık
Seni kendine bıraksam biraz
Belki geri dönmeye yüz tutarım
Korkma buz tutmam

Çıtkırıldım bir sevda gitmiyor yavrum bu kışa
Çok soğudu hava, beklemekten ısınmayı özlemiş
Kara bulutlar yerini yeni gelenlere
Daha gençlere bırakıp yaşamları
Yaşamları gök gürültülü sağanak sevdalara
Sağanak sevdalarımı biraz zamana bırakıyorum
Geri dönüş için biraz ümit ve cesaret toplarım
Daha önce açılmayan yollardan
Hem bir bakarım hala toplanmamış yazdan ne kadar varsa
Toplarım kenardan kır çiçekleri
Daha kış gelmedi oralara
Ümidim sensin benim
Daha sen gelme bekle aynı camda
Ben sana da toplarım burada yaz var hala, seninle
Bekle
Daha güzelleri için renklerimin
Ümidime boy aynası ol karlar altında
Gitme
Serzenişse serzeniş
Beni bekle sen, gitme
Ortak paydamız bu kentin ışıkları gözlerine çaldığın
Çaldığın koyu yeşilim
Bana yön verecek, bitme
Bitirme bende var hala sen, gitme

_P!nK_
18-11-2006, 19:44
Seni düşüncelerime hapsedip
Örtmeliyim üstünü
Anıların yorganıyla.
Ardından hiç el sallayanı olmayan
Sessiz bir gemi gibi
Yüreğimdekilerle beraber
Gitmeliyim bu limandan.

Bilmelisinki
Korkularla sıvanıp
Boşluklara doldurulmak
Bana göre değil.
Bana göre değil
Özgürlüğe hasret
Uçurtmaları
Tam gökyüzündeyken vurmak.

Seni istediğin hayatın
İçine salıp
Kendini buluncaya dek
Kaybetmeliyim.
Beni anlayacağın güne kadarda
Ayaklarımı bu şehirden
Kesmeliyim.

_P!nK_
18-11-2006, 19:49
http://img98.imageshack.us/img98/2476/iiryrk1ht7.jpg

Gelmeyin üstüme, bugün efkarımı pazara çıkarmıyorum!
Her şey bende kalsın sensizlik bende..
Bir sebebi var ise onu da kendime bırakıyorum.
Sorma arkadaşım "Ayrılık" denen kelimeyi..
Sorma kapılarında mecnun gezdiren bahaneyi..
Ben o yarin derdine unutmuşum dermanımı,
Sorma arkadaşım külü dumanı,
Ağustosta saçlarıma yağan karı,
Kapılarında kul diye, Mecnun olup çöl diye
Sana geldim vur diye, halım nedir sor diye
Yıkılmadım gör diye..
Gelmeyin üstüme, neyi alıp satayım ?
Bugün efkarımı pazara çıkarmıyorum!
Dermanı yok..
Bu sevdayı sordum kendime,
Geceler yoldaş oldu döndüm kendime ,
Ey aşk!
Ey derin kuyu!
Ey soruldukça kanayan soru!
Nem olsun sen olmayınca ?
Dünya malı nem olsun ?
Her gün pazar kurulsa aşk meydanında,
Benim sensiz satacak nem olsun?
Gelmeyin üstüme, sakladığım bir ayrılığın sırrıdır
Kor ateşler sümmanisi..
Ey her şeyin sebebi
Gör diye gözlerinle divaneni
Durmuşum yoluna bir ömür beklemeyi durmuşum
Nem olsun sen olmayınca..
Dünya malım nem olsun?
Hergün pazar kurulsa aşk meydanında,
Benim sensiz satacak nem olsun?

_P!nK_
18-11-2006, 19:53
http://img503.imageshack.us/img503/6162/plca9.jpg

Hani olmaz ya...
Olsun istiyorum
Çık gel istiyorum
Onca acıyı onca sızıyı
Bu anı görmek için mi
Demeni istiyorum
Ansızın öle bir gel ki...
Hasretinle deli olmadan
Seni gördüğüm an delireyim İSTİYORUM
Delirmenin bile senli bir sebebi olsun İSTİYORUM
Anladın mı ?
SENLİ BİR SEBEBİ

!NC!PéR!S!
18-11-2006, 19:56
Bir tek yaprak düşmüyor yeşil gibi
Ve tek bir gül dönmüyor kırmızıya
Ne eskisi gibi gülüyorum sana,
Ne de şimdiki kadar seviyorum

Sabırdı geleceği yazan geçmişe
Ortada kalan düşleri için bir sığınak aradı hep
Bir de gerçekleri kovmak için,
Bir korkuluk öylesine

Yoldan geçenler heyecan vermiyor
Sardunya kokusu sarmıyor artık balkonları
Yağmur, ıslatamıyor
Kendini bile...

Sende kalmaktan kaçtım ya yıllarca
Şimdi de “nerde kaldın?” diye çıktım pencerelere
Meğer sen mağrur,
Çaresiz
Ve sebepsizce
Bekliyormuşsun yolun köşesinde

Seneler önce “kal” diyemediğim gibi
“gel” de diyemem şimdi sana
Ama sen gelirsen eğer...

Saçlarının her köşesine diktiğim hasretimi koparır
Balkondaki sardunya saksılarına dikerim

İşte o zaman balkonlar
Hep “sen sen” kokar...

_P!nK_
18-11-2006, 20:15
bir gün gittim..
geride yığınla soru işareti bırakarak
yanıtlamaya vaktim yoktu
geç kalmıştım hayata, uçtum kanatlarımı takarak.

bir gün gittim..
dönüp arkama bakmadım bile bir kez
nelerden vazgeçtiğimi görmek istemedim
istemedim kimseyi bir kez daha yıkmak
zaten ben gelmeyi de istemedim ki

bir gün gittim..
hala kulaklarımda yankılanan; bir araba kapısı vuruşuyla çıktım o fotoğraftaki kareden
o kareki beni yıllarca kendimden uzağa iten.

bir gün gittim..
gitmeler hiç bitmeyecekti; bildim
bildim de, bilmemezlikten geldim
zaten ben gördüm de, görmemezlikten geldim.

bir gün gittim..
asırlar uzağa
uzaklar soğukmuş
üşüdükçe anladım düştüğümü tuzağa.

bir gün gittim..
hiç hesabım kalmadı artık kendimle
sen de dahil
..herkesi affettim..

!NC!PéR!S!
18-11-2006, 20:19
Rüzgarın yönünü değiştiremez herkes
Geldin de tozuna katıp süpürdün yaşanmışları
Gülüşündeki kıvılcımdı
Geceye serili anıları kurutan

Şehrin tepesinde ışıldayan gece
Kaça bölündü bilinmez
-Aşk- yapılanı yansıtan ay/na

Birbirini ağırladı kırılmışlıklarım
Gözyaşıma usulca dokunduğunda.
Asılı kaldı yangın
Savurduğun yalnızlığımda.

Suyun yönü de değiştirilir elbet
Ten kıyısında
-Bulutlar kaydıkça gözlerimizde-

Sen miydin? Dalgalar yarattın kimsesizliğimde
Kuraktı düşlerim
Çiçekler açtırdın kırık dallarımda
Yeşerdi aralık yaprağı
Düşen zaman mıydı avucuma
Yoksa hazan mı

Zamansız gidişlerin ardında
Mevsimsiz doğdu kış güneşi –iyi oldu-
Zemheri sarkıtlarda
Çiçeklendik
Çözüldü yalnızlık
Eridim, arındım, yenilendim

Hoş geldin sen.

_P!nK_
18-11-2006, 20:21
Her yer sessiz
Ay gizlenmiş
karartmış geceyi
Duygular susmuş
Haykıramaz olmuş
Sevdayı
Sen gittin diye
Sessiz çığlıklara dönmüş
Haykırışlar özlemler
El açıp tanrıya yalvarmalar
Gecenin suskunluğunda
Sessiz çığlıklar duyulmuş
İçini acıtan insanın
Karanlıklarda kaybolup giden
Sevdasının ardından…

!NC!PéR!S!
18-11-2006, 20:25
sevda yorgunuydum,bıkmıştım yalanlardan...
kimin yüzüne baksam aynı ikiyüzlülüğü görüyordum,bu beni yıldırıyordu
anlıyormusun..?bir hayal kırıklığı daha aşkla olan bütün bağlarımı
koparacaktı,bu yüzden korkuyordum sana yakın olmaya..kimse beni
üzmemeliydi artık..kimse yüreğimin tellerini inciltip
gitmemeliydi..bende herkes gibi biriyim..gün olur,hayata düşer hiç
beklemediğin bir anda çıkıp gidebilirm hayatından..uzak
durdum,duygularıma gem vurdum..yarım kalan aşkların yüzünden bıraktığı
o acı izlere bir tane daha eklenmemesi için..bunun sorumlusu olmamak
için uzak durdum..bilsen nasıl yanıyor içim..bırakıp gidenler değil bu
ateşi körükleyen,kendi yenilmişliğime yanıyorum...sadece birisi sevsin
beni,bende onu seveyim,çıkarsız ve yalansız..bir sevdamız olsun,başka
da hiçbirşeyimiz olmasın..beni yarı yolda bırakmayacağını
bileyim,hayatımı adamaya hazırım...
neden güvenmiyordum kendime...?en zorlu aşkların üstesinden
gelebilmiş,imkansızlıkları ortada kaldırmış,aşk için herşeyi göze
almış ben,şimdi neden böyle tedirginim..?niye sorguluyorum
kendimi..?kaygılarımdan kurtulmanın zamanı geldi artık..bıraktım
cevapsız soruları,seni ve kendimi düşünüyorum yanlızca..yaşıyacağımız
aşkı düşünüyorum...!uzak durmayacağım artık,gel yanıma..çıkalım bu
sevdanın yoluna ve yürüyelim el ele..korkmak yersiz,aşk korkakların
işi değil...iki yüreğiz biz iki kocaman yürek..yeminler etmemeize
gerek yok..biliyorum kimse kimseyi yarı yolda birakmayacak...bir aşk
yaşanacaksa en tutkulu halde yaşanacak..hadi durma orada,yakın dur
bana..soluğunu hisedeyim,kokun yayılsın içime..şimdi aşkın zamanı..aşk
denizindeki en büyük geminin kaptanı olmaya adayım..bana teslim
edeceği o gemiyi batırmayacağıma söz veriyorum..
hiç kolay değil biliyorum;ama,vazgeçmeyede niyetim yok..birlikte
paylaşacağımız çok şeyin olduğunu düşünüyorum...kolay kolay hissetiğim
birşey değil bu..madem hissediyorum,o halde hislerimin gösterdiği
yolda yürümeliyim..birbirimizi tanıma süreci içindeyiz,ama sen
kapandıkça bende çekiyorum kendimi..ortada yüzlerce cevapsız soru
dolaşıyor,ama ikimizin de bu sorulara bir yanıt bulmanın hevesini de
taşımıyoruz...böyle devam ederse aşk başlamadan bitecek..hiç bir
kaygıya yer vermeden,hiç bir hesabı düşünmeden açsaydın bana
yüreğini,işte görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşebileceğini..

_P!nK_
18-11-2006, 20:35
Gidiyorsun öyle mi?
arkanda yıkılmış bir kenti bırakarak
gidiyorsun!
öyle ya gitmelisin
mevsim sonbahar, aylardan eylül..
eylülün diğer adı ayrılık mı?
takvimler kurumuş yapraklarla süslenmiş
bahçem sarı..
yapraklar dalından ben senden ayrı..
hüznün rengi sarı mı?
kalkan otobüse sallanan elim
nasılda çağresizim
yaş dolan gözlerin kalmak istesede
gidiyorsun öyle mi?
gidiyorsun ama biliyorum
gitsende benimlesin
gidiyorsun ama biliyorsun
gitsende seninleyim...

!NC!PéR!S!
18-11-2006, 20:50
Kayboldugum Yerdesin"


Boş ver yinede beni. boş ver sadece anlatılanlara bak sen .. Hayatının eşiti para demeyi ögren ve bırak duygularını onlarda kim..

Hani boş yere yazıyormuşum hatırlatmasını yapma aklıma migdeme vuran faşist yaptırımları ve hiç bir zaman yazılmayan köşe yazılarımı hayata ve yaşatılanlara inat kalemime yoklugu yaşamama, acılarıma, acıya gülebilmeme ve sana ....


evet ve sana - ragmen hala yaşıyorum ya .. ben bile şaşırıyorum kendime gençligim ınanmadan ..

Yok artık bitti gene içimdeki isyanlar kaygılanmadan yaşamak zorunda olamadan biten öykülerim

kalbime attıgım bir kaç çizik..

bu denli aşkım..

yanlızlıgım...

ve herşeye ragmen
yine
sen


kayboldugum yerdesin

_dAiSy_
18-11-2006, 21:44
Tarifi mümkün olmayan bir telaş var kalbimde son günlerde...
Dokunsan ağlayacak dokunsan kahkahalara karılacağım...
Aşk bu kadar mı allak bullak eder insanı...
Aynı çiçekle ikinci bir bahar başlıyor hayatımda.
Lila rengi çiçekler açıyor yanaklarımda.
Seviyorum-seviliyorum.
Aşk kaldığı yerden devam ediyor hayatımda.
Yıllandıkça değerlenmiş sevgimiz.
Bense köreldiğini zannetmişim.
Alışkanlık mı aşk mı diyor sevdiklerim
Gururla söylüyorum onlara...
Ben aşkı yüz metreden tanır oldum zamanla
Aşk bize yakışıyormuş sevdiğim.
Ayrıldığı yerde birleşiyormuş ellerimiz
Hala şarkı falları tutarmışız meğer
Birbirimizden habersiz…
Uzun süren ayrılıklar kamçılarmış sevgileri
Nice zaman sonra yeniden seni görme telaşı...
Engellenemez kalp atışları...
Yıllar önceki soru
Bana âşık mısın?
Acilen bir düzeltme...
Bana hala âşık mısın?
Küçük bir tebessüm ve dejavu
Evet dercesine minik bir baş sallama
Aşk kaldığı yerden devam ediyormuş hayatımda...
Bıraktığım gibiydin işte karşımda
Bakmaya doyamadığım buğulu gözler...
Dinlemeye bıkmadığım dolambaçlı sözler...
Aşk bıraktığım yerde ve karşımda...
Nasıl olmuştu da hiçbir şey değişmemişti hayatımızda.
Bunca acı bunca yara nasıl oluyor da kapanıyordu bir anda.
Aşk bu kadar mı yer alıyordu hayatımızda.
Kalbimi emanet ettiğim adam
Kalbini bana emanet eden adam
Verilenler geri alınmazdı hiçbir zaman
Senden yadigâr kalanlar
Artık çıkacaklar sandıktan.
Hoş geldin yüreğime
Tükenmemiş aşkınla.
Aynı sıcaklığınla
Aynı sevginle…
Aynı şefkatinle
Hoş geldin tekrar yüreğime…

_P!nK_
19-11-2006, 18:01
http://www.sorgunmhp.com/Gozler.jpg

Ruhun mu ateş,yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem,bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan,kendini gizler mi alevden?
Sen istedin,ondan bu gönül zorla tutuştu..

Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene,yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

Ey sen ki,kul ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki,gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki,birer parçasıdır senden İlah'ın,
Gözler ki,senin en katı zulmün ve silahın.

Vur şanlı silahınla,gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de,vururken de güzelsin!
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki,yapılmış dişi kaplanla hüzünden...

Hasret sana,ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!

Hasret çekerek uğruna ölmek kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı..
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!

Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma "Kaabil",
İmkanı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni, bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur,
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...

_P!nK_
19-11-2006, 18:18
http://img294.imageshack.us/img294/5552/joee9tr.jpg

Yoklugun bir kor gibi ellerime dustu
Haberini yolla, sana kanayim
Karsiliksizda olsa sesine hasret
Bir selamini yolla, kulun olayim..

_P!nK_
19-11-2006, 18:28
Bir gün olsun mu?
Uzanıp tutsam mı cesaretimi
Eksiksiz konuşsam mı?
Ne desem sana
Çünkü ben seni sevdim
Mesele bu..

Ne şarapnel parçası olmak
Adım başı
Ne hoyrat gidişlerin
Kaçakçı bakışınla
Ne sıkışan geceler
Sabahsız
Ne de
Kucağımda ihanetler acısı
Hiçbiri değil
Ben seni sevdim durmadan
Meselem bu..

Durdurup
Avuçlasam mı yüzünü
Korkusuz söylesem mi
Ne dersin
Çünkü ben seni koklamadan
İmkansız tutunamam
Bunu bil
Sana sorulsa
Örtüsüz anlatır mısın
Neleri büyüttük
Neleri dokuduk
Senin suladığın bakışmalarda
Artık
Sahipsizdir boyun büküşüm
Duvarlarda asılı kaldı
Her söylediğim
Öyle tuhaf vurgunum sana işte
Meselem bu

Bu vahşi ayrılıklar
Bu bahşedilmez
Bu tılsımınla beslenen hicran
Bu paldır küldür düşmelerim
Ardınsıra
Ve bu
Zalim yüzlü kapanlar
Ayaklarımda
Tınazlar gibi yığılı hasret
Bu başımın dönmesi
Pişman olmadan
Hiçbiri değil önümü kesen
Ben boyuna seni sevdim
İnatla
Meselem bu..

Taşarak haykırsam mı
Kıyılarımdan
Aşkım mısın
Sorsam mı yine
Çünkü boydan boya kuşatıldı
Aklımın dili
Baştan başa ayaklandı yüreğimin ordusu
Ve çare yok
Hep kahrınla sevişeceğim
Desem mi sana
Yıllarımdan süzülen şarabım olsan
Kana kana içsem seni
Ölçmeden
Biçmeden
Tartmadan
Hilafsız tanrılar gibi koynuna girsem
Yansam
Zehirler sağarak içtim seni
Dönüşü yok
Doyumsuz mahkumun oldum
Ve asırlar kadar sevdim seni ben
Meselem bu...

_P!nK_
19-11-2006, 18:35
Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...


Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.

Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.


Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

_P!nK_
19-11-2006, 18:40
Sana Uzak Kentlerden Birinde Zamanin Bir Yerinde Seni ve Senli Gunleri Animsatti Aksam Gunesi...
Onca Zamanin Ustunde Eskimeyen Bir Dusuncesin Simdi
Insan Hergun Animsarmi Ayni Gozleri

Seni Seviyordum ve Senin Haberin Yoktu

Saclarini Izliyordum Uzaktan,
Kulaginin Arkasina Dususu ve Burnun, Herkesden Baskaydi Iste...
Guldugu Zaman Yukariya Bakardi;
Yukarı Kalkan Basin ve Gulen Gozlerin Vardi...
Ne Guzeldiler Sen Bilmiyordun...

Ben Seni Seviyordum...

Kalbime Sigmiyordu Aklimdan Gecenler
Duvarlara, Vitrin camlarina, Kaldirimlara Carpiyordu
Geri Donuyordu, Cogaliyordu
Senin Sesini Duydugum Masalarda Erteliyordum Herseyi,
Herseyi Erteliyisim Oluyordun
Kalp Agrisi Oluyordun,
Birlikte Soludugumuz Sokak Isimleri Oluyordun,
Mevsimler Degisiyor ve Buyuyorduk,
Donemecler Geciyor, Kopruler Goze Aliyorduk
ve Bazen Tekin Olmayan Sularin Uzerinden Atliyorduk
Cesurduk...
Ufuk Cizgisi Maviydi, Gun Batimi Hep Turuncu ve Kirmiziydi Butun Karanfiller...

Ben Seni Seviyordum Sen Bilmiyordun...

Sevinclerim Oluyordun Arasira Sen Hic Bilmiyordun
Sonra Herhangi Biri Oldun, Butun sevinçlerim bittikten sonra
Yagmurlar Yagdi Serin Haziran Aksamlarina
Derken Birgun Uzaktan Gordum Seni...
Saclarin Bana Inat Basin Herseye Meydan Okuyarak Iste Yine Ayni
Kalbimi Acitti Her Zaman ki Gibi...
Degistik Saniyordum ve Sen Yine Bilmiyordun
Simdi Bunları Anlatsa Sana Birileri..
Kim Bilir yada Bosver Bilme En Iyisi...

_P!nK_
21-11-2006, 02:40
http://img358.imageshack.us/img358/3633/adaw49wj.png

Sen Aklıma Gelince

Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..
Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim...
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim...

Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim...
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini...

Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani...
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez...
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim...

Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam, donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim...
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
'' Bugün neler oldu neler '' diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya...
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur...
İçim burkulur burkulur...

Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma...
Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani...
Öyle işte, boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim....

Ölsem,
Ölüp gitsem mesela,
Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
Sen gelirsin aklıma yine...
Hani ölmüşüm de
Sevdiklerim, sevmediklerim,
Üzgün, ağlamaklı herkes.
İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım,
Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar..
Ürpertiler rüzgarla karışık,
Sessiz dualarla örtülür ya toprak...
İçim burkulur, üzülürüm..
Ölüp gittiğime değil de
Seni burda yapayalnız, bensiz
Koyup gittiğime yanar, yanar içim...
Sen aklıma gelince
Sessizce akar süzülür gözyaşım.
Sevdiğim, yoldaşım, aşkım...
Burkulur yanar içim...

!NC!PéR!S!
21-11-2006, 18:29
Gidersen, bahar asla gelmeyecek bu kentte, hiç kesilmeyecek yağmur. Hep gri bulutla, hep soğuk rüzgar.Yarını meçhul bir hayat, umutsuz günler. Biliyorum aşka dair her şeyde seninle beraber gidecek. Kimse avutamayacak beni. Kuruyacak denizlerim.balıklarım ölecek…

Gidersen, ben asla eski “ben” olmayacağım. Hayat devam eder elbette, yaşamak denirse buna,yaşayacağım.... Bir yanım eksik, kalbim kırık... Tarifsiz bir keder, hepsi birbirinin aynı olan saatler. Ne renkler parlayacak, ne çiçekler açacak.Yaptığım hiç bir şey zevk vermeyecek bana. Hiç bir filim güldürmeyecek, ağlatmayacak. Hiçbir kadeh şerefe kalkmayacak, şarkılar susacak...

Gidersen, bir daha okumayacağım aşk öykülerini. Her aşkın sonu kötü bitecek benim için. Hiç bir sevgili mutlu olmayacak. Kıskanmayacağım bile, çünkü boş boş bakacağım hepsine. Aşka olan inancımı kaybedeceğim ve kendime olan güvenimi de...

Gidersen, senin gitmenin verdiği acıyla baş edemeyeceğim. Saçmalayacağım, çıldıracağım.Her zamankinden daha sinirli olacağım. Hoş görü duygum kaybolacak, en ufak bir olaya bile tahammül edemeyeceğim. Kıracağım herkesi, vefasız olacağım. Sonra giderek terk edecek dostlarım beni. Ben kendi elimle uzaklaştıracağım onları. Derken iyice yalnız kalacağım bir gün. Hem sensiz,hem arkadaşsız...

Gidersen, çok kızacağım sana, arkandan lanetler yağdıracağım. Mutlu olmanı falan istemeyeceğim. Benim çektiğim kadar acı çekmen gerektiğini düşüneceğim. Benden olgun olmamı bekleme, olmayacağım... Çünkü kabullenemeyec eğim bir türlü bu gidişi. Durup dururken, “ortada bir şey yoktu” diyeceğim. Tüm suçu sana yükleyeceğim. En bencil halime bürüneceğim. Yaşadığımız her şeyi baştan sona düşünüp aklayacağım kendimi. Bu rahatlık duygusu da uzun sürmeyecek. Sonra vazgeçeceğim seni suçlamaktan. Tutamayacağım yeminler edeceğim. Bir gün mutlaka geri dönecek ama ben bu kez onu terk edeceğim diye yapamayacağım şeyleri art arda sıralayacağım.

Gidersen, her gece sabahı edeceğim seni bekleyerek. Yorgunluk tüm hücrelerime yayılacak. Bir süre sonra görenler beni tanımayacak. Kimisi acıyarak bakacak bana, kimisi kendimi bu hale getirdiğim için kızacak.Umurumda bile olmayacak ne dedikleri. Bir tek şey söyleyeceğim onlara;
BEN ONU ÇOKSEVDİM SİZ NERDEN BİLECEKSİNİZ Kİ..

_P!nK_
22-11-2006, 02:20
Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnızdım
Ve kendime bir çiçek aldım
Bir saat geri alınmış saatler
Ben geri almadım
Ve bir saat daha yalnız kalmadım
Bir masaya oturdum
İki çay ısmarladım
Ben içtim,sen soğuttun
Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum
Çok dert etmedim
Çünkü yoktun
Dün gece yine yalnızdım
Rahat ağladım...

_P!nK_
25-11-2006, 02:24
Sen varken yaşıyormuşum.
Oysa şimdi,
Hasretinin gölgesinde kalmış bu şehir de
Yaşıyor gibi yapıyorum sadece.
Ya, neşeli şarkılar terk etmiş gittiğim bütün barları
Ya da ben seçer olmuşum, hüzünlü şarkılar çalanlarını
Her neyse, yaşıyor gibi yapıyorum dedim ya.


Yağmurlarda ıslanmak sen varken güzelmiş
Sen varken kokuyormuş tüm çiçekler
Senin bakışlarınla renk alıyormuş kelebekler
Gri bir gökyüzünün, siyah martısıyım şimdilerde
Uçmayı da unuttum ya
Uçuyor gibi yapıyorum sadece

Kaldırımları neden siyaha boyadılar bilmiyorum
Evlerin pencerelerinde neden çiçekler yok
Ne oldu bu şehre?
Güneş doğuyor mu acaba?
Ben bir seni özlerken!
Unuttuğum sabahlar haksız mı?
Arayıp sormuyorlarsa beni!
Haksız mı bu şehir? Kaybetmişse rengini!
Ve yaşıyor gibi yapmak ne demek
Bilir misin sevgili?

!NC!PéR!S!
25-11-2006, 12:00
Sen istedin diye yalandır –yalan olmuştur-, göz alabildiğine uzanan doğrular..
Eğriler,eğrilenler ve eğilenler doğrudur, sen istedin diye...
Tamam, peki: “Aşk yalandır!” demek kolay;dedim gitti!
Aşka yalan demek, kuyruklu bir yalandır...

Senin için –ki sen, bizzat yalansın- yıkılan her şey, yakılan her şey, ardından bakılan herkes yalandır,sayende... Ağlamayasın diye ağlatılanlar, gitmeyesin diye terk edilenler, gülmen için gülüp geçilen her şey, yalandır...

İnandığına inanmak için inanmamak; bir asır gibi uzun günlerce, inanmanı beklemek, yalandır...
Her gün ayrı ayrı yalandır!

“Kalem küstü...” demiştim...
Aslında bana değil, sana küstüğünü söylememiştim..
Şimdi zamanıdır; söylemenin ve kurtulmanın...
Seni sevdim, kalem küstü...
Ondan çok sevdim diye seni..
Onunla adını yazdım diye...
Onu, senin yoluna adadım diye küstü...

Sen bu küskünlüğü anlayamazsın!

- Sana değer miydi?

- Hayır!

-Çünkü Sen...

-“Yoksun” ki...


“Yok” olana “var”lığı fedâ etmek, nice bir zavallılık?
Oysa yeterdi gücüm, gücünü zavallı etmeye “yokluk”ların..


Anlamadın değil mi???

Bu yüzden işte: "Sen sensin, ben de ben..."

“Yok” olduğun kadar “var”ım ben!..

Handsome_Conqueror
25-11-2006, 13:55
Paylasımlar Harika, harika olmasına da okuyana kadar Canım cıktı :D

Handsome_Conqueror
25-11-2006, 13:55
Tbr Ederim emeklerinize sağlık

_dAiSy_
27-11-2006, 23:30
Değiştin desen de
Yıllar değiştirse de bazı şeyleri
Olmasam da hayatında
Olmayacaksam da
Dün, bugün, yarınım
Bir kitap arasında solmuş olsa da
Hiç bir bahar getirmeyecek bile olsa seni...
İlk sevdamı arıyorum desen de...
Son aşkım olarak kalacaksın
Gözlerime hiç bir göz değmeyecek
Yüreğime başka kimse girmeyecek...

_dAiSy_
27-11-2006, 23:32
Bazen uzun cümlelerin noktasıdır aşk
Bazende sebepsiz akan yaşlarin şahidi
Kimi zaman zarafetidir güzelliğin
Kimi zamanda kalbin akla ihaneti
Güzellikler arasında sarhoş olursun
Sokaklarda el ele dolaşirsin
Gece olur hayaliyle ısınırsın
Sabah yine sesiyle uyanmak istersin
Mevsimsiz bir yağmuru andırırsa eğer
Bu ne yaşamaya nede üzülmeye deger
Zaten fazla da sürmez bu yağmur
Çok geçmeden ayrılık rüzgarları eser
Ve hep olduğu gibi
Ayrılık çıkar karşına
Bu acıyla kavrulurken bedenin
Değmez hiç bir şey yaşamaya
Ve koyu bir karanlığa bürünür her yer
Yüzün ne mutlu olur nede bir daha güler
Hep bir çıkmaza sürüklenirken yollar
Avcundan akıp gider yıllar
Dört duvar arasında hapis olursun
İnsanların yüzünde nefreti okursun
Gün gelir geçmişin karanliginda
Elinde olmadan sende kaybolursun
Ve uzun zaman sonra hatırlarsın geçmişi
Gözünde canlanır yaşanılanların her biri
Hayatın geçerken tıpkı bir film gibi
Kapını çalmaya uzanır Azrail diye biri..

_P!nK_
28-11-2006, 01:32
http://img244.imageshack.us/img244/862/yamannu6el8.jpg

Hani gülün nazındaydı ayrılık
Menekşenin morunda
Aşka yakın olmaktı sevdaya uzak
Hani ayrılık ölümden acıydı???

Hani geride kalanlardan
Ve zulümden ve ölümden ve acıdan
Ve kelebeğin kanadından ve çiçeğin kokusundan
Ayrı düşmekti ayrılık
Hani hani sevmekti ayrılık????

_P!nK_
28-11-2006, 02:15
http://img232.imageshack.us/img232/3854/ya287murlf0.png

Eskiden buralara güneş doğardı
Kuş seslerini kessen kuşlar kızardı
Yüzümde tebessüm bahardı
Senli şarkılarım vardı benim
Bir gittin Gidişinle
Yağmur Ağladı...

_P!nK_
28-11-2006, 02:24
http://img291.imageshack.us/img291/6945/saklambacqo7.jpg

bakabileceğin en uzak yeri görmeyeyim diye gözlerimi hep uzak tuttum gözlerinden...
insan çok sevdiğinin gözlerine bakamazmış uzun uzadıya.
deniyorum; insanlığımdan sığınarak...

şimdilerde birbirini bile tutmayan ellerimden birini sana doğru uzatıyorum.
yalnızlıkla özdeş bir ağaç altındaki boş bankta oturuyoruz.
yüzünü bana çevirmiyorsun (her zamanki gibi). mevsimler geçiyor.
ağaç, yapraklarını bir kez daha açıyor. hiçbir şey söylemeden kalkıp gidiyorsun.
gittiğini görmeyeyim için ellerimi ağaca sarmalıyorum.

elimde kuru bir çınar yaprağı var.
belki de biriktirdiğim takvim yapraklarından bir tanesine benziyor diye elimde tutuyorum.
gün mevsime inat sapsarı. gelip yanıma oturuyorsun bir kez daha.
“üşüyorum” diyorsun. ellerimi veriyorum; gidiyorsun.
gittiğini görmeyeyim için ellerimle gözlerimi kapatıyorum.

uzaktan bir şarkı ile naz’lanıyoruz: “akşam olunca, beni hatırla...”
akşam oluyor. senden düşeli çok olmuş ki yaralarım kabuklanmış.
“gidelim buralardan” diyorsun. “buralar gitsin” diyorum.
avuçlarını öpüyorum. yine -de- gidiyorsun.
gittiğini görmeyeyim için gözlerimi geceye boyuyorum.

ellerini tutuyorum git-me diye. alnıma cemren düşüyor.
soğuk bir yılan gibi ellerimden akıyorsun. “gitme”...
gittiğini görmeyeyim için ellerimi bir otobüsün penceresinden sarkıtıyorum.

ve bu kalbin kaç defa daha deprem yaşayacağını duy diye başını göğsüme yaslamanı istiyorum.
bilmediğin bir şeyi kulaklarına fısıldıyorum: “sen, benden bin defa gittin; binlerce kez seni bekledim. bin kere aşık olmaktansa bir kere seni sevdim.
ama biliyorum. iki ağaç birbirinin gölgesinde büyümezmiş.
olsun...
köklerinin birbirine karıştığını kim inkâr edebilir ki?
gözlerimi görmeyeyim diye aynalardan, rüyadan korktuğum için uykudan, (varsa) akıl- (yoksa) ruh sağlığım için senden kaçtığımı artık neden saklayayım ki?

aç gözlerini, saklambaç bitmiştir artık...”

__ n i L i m __
29-11-2006, 15:21
http://tn3-1.deviantart.com/fs10/300W/i/2006/119/1/8/Siren_by_FaerieNymph.jpg


AnıLar Öptü DudakLarımı


sesi soluğu kesilmiş bir aşkın ortasından yürüyoruz
acılarımızı saramayacak kadar uzağız artık

kirpiklerimizde beslenen düşler,
yeni doğacak sevgililere miras
düşünüyorum da,
belki biz sevgiyi değil, hep ayrılığı büyüttük seninle
çıplak bedenlerimizden akan özlemler yanılttı bizi
yağmur yağarken anımsadığın ben değil,
yalnızlığındı belki de
ve ben yalnızlığını bile özledim desem,
beni duyamayacak kadar sessizsin artık

nakaratındayım anıların
beni bu gece dehlizlere sürükleyen Timur Selçuk,
babasının şarkılarını söylüyor
öyle hüzünlü, öyle hasret, öyle tutkulu
ben de senin şarkılarını söylüyorum
is gibi, sus gibi, öyle vurgulu
kaçırıp getireyim kendimi yanına bir an için desem,
sana sarılamayacak kadar yorgunum artık

dağınıklığını toparlarken odamın,
elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
göz göze geldik bir an,
gözlerinde "seni seviyorum" bakışın
kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostumdun,
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık

nerede yanlış yaptığımı itiraf etmedi aşk
ilam kağıtları birikmiş bir sevda duluyum
şarkıların sakiliğini tek başıma yapıyorum,
rakı makamına göre kadehe doluyor
bilirsin işte, artık sevmek istemeyen kadınlık halleri
an geliyor,
kalbim kanatlanıp göğüs kafesine girmek istiyor desem,
semalarında süzülemeyecek kadar yaralıyım artık

ağdalı sevdim seni ama yapışkan değil
sevmek çekip gitmekti gerektiğinde, bunu bildim
sadece şiirlerimde konuşabildim, bağıra..çağıra
kızdın ve kırıldın sitemlerimin tavşan dudaklarına belki ama
sevdim seni, ayazda..boranda
ah o sadekâr ellerin bedenime yeniden dokunsa desem,
ellerini bedenimde tutamayacak kadar titriyorum artık

bir kedi gözlerimin içine baktı
ruhumdan bir deniz geçti, dalgaları göğsüme çarpttı
antika bir fincanda iç çekişlerim kaldı
gül kurusu perdeler, mutluluğuma kapandı
anılar dudaklarımı öptü, dudaklarım sızladı
çok zaman sonra sen de öp beni desem,
öpüşlerimiz bizi yakacak kadar sıcak değil artık

...ve sen, her şeye rağmen gelip, "seni seviyorum" desen,
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık..


aLınTı ..............

!NC!PéR!S!
01-12-2006, 19:18
Sen hayal kurmayı bilir misin?
Ya geceler boyu uykusuz kalmayı
Oturup pencere kenarına bekledin mi sevdiğini
Ağladığın odlumu yokluğuna sevdanın
Her yıldız kaydığında uzattın mı elini
Belki tutarım diye farkında olmadan
Sonra boş kalınca ellerin
Avuçlarının içine alıp başını
Ağladığın odlumu geceler boyu
Hıçkıra hıçkıra
Belki sen ağlamayıda bilmezsin
İki damla yaş degildir ağlamak
Önce düşünmek sonra düşlemek
Hayal etmek
Anıları yaşamak
Büyük bir özlem içinde
Ve
Yalnızlığı yeniden yaşamak...



Akdemir Bozanoğlu

_P!nK_
05-12-2006, 13:40
Duydum istememişsin beni hayatında,
İsteme, çıkarım hayatından sorgusuz,
İzinsiz girdiğim gibi…
Ne kurduğum hayalleri düşünürüm,
Ne de verdiğim sözleri mutluluk adına,
Zor gelir, üzülürüm,
Yarım kalırım ama giderim bakmadan arkama…

Düşünmem ellerini aslında,
Nasılsa tutmadım,
Avuçlarıma alıp sıkmadım delicesine,
Senin parmakların değildi küçücük,
Kaybolan parmaklarım arasında…
Gözlerin de gelmez aklıma,
Hiç bakmadım çünkü ne var diye derinlerinde,
Senin gözlerin değildi bana hayat veren,
Yudum yudum içtiğim,
Kandığım bakışların değildi…

Saçlarını da bilmem merak ettiğin buysa,
Nasıl dalgalanır rüzgârla,
Savrulur deli bir fırtına gibi,
Öylece nasıl coşar…
Ve saçlar değildi yüzümü okşayan,
Her baharda kokladığım en güzel çiçeklerin kokusunu taşıyan,
Her sabah odama doğan, senin saçların değildi…

Hiç görmedim aslında ben,
Bulutlar arasındaki, güneş gibi gülüşünü…
En tükenmez çöllerin ortasındaki,
Tek sığıntı gölge gibi
En kurak toprakların,
Dolu dolu yaz yağmurları gibi gülüşünü…

Arıları kıskandıracak dudaklarından,
Billur gibi çıkan sesini hiç duymadım,
Bembeyaz taşlara benzeyen dişlerin süslediği,
Çocukluğumun unutulmaz ninnileri,
Sislerimi dağıtan meltemleri andıran sesini…

Ve unutmak da neymiş giderken,
Önce sevmek gerekmez mi unutmak için???
Oysa ben hiç sevmedim seni,
Yaş değildi gözümden dökülen her ayrılık sözünde,
Üşüdüğümden di titrediğim korkumdan değil,
Defterleri bir tarafa bırak,
Yüreğime kazıdığım senin değil,
Sen değilsin rüyalarımı süsleyen,
Şaşmadan her gece bana gelen melek…
Sen değildin saatlerce yalvardığım,
Bakmaya utandığım,
Utanma bir tarafa kıyamadığım sen değildin…

Hadi git,
Hatta sen kal ben gidiyorum,
Dönmem bir daha yemin ediyorum,
Çünkü giderken ben değilim yarım olan,
Ve arama beni,
Çünkü benim değil,
Avuçlarına bıraktığım o kalp giderken

http://img227.imageshack.us/img227/144/1162902158fslarge58f73fyd5.jpg

_P!nK_
05-12-2006, 13:44
http://img146.imageshack.us/img146/605/soncanwv3qm6.png

_P!nK_
05-12-2006, 14:33
http://img168.imageshack.us/img168/483/153mg41tk9pt7xh1.jpg

_P!nK_
05-12-2006, 14:34
http://img168.imageshack.us/img168/1024/18b4fea0fa216feedff1758tz0.jpg

http://img154.imageshack.us/img154/7635/954afyalnzud6im3.jpg

http://img152.imageshack.us/img152/8927/2kble2ioby1bo6.jpg

!NC!PéR!S!
05-12-2006, 22:26
emeklerin için teşekkürler yalnız sade resimli şiirleri (resimli şiirler ) bölümüne eklersen sewinirim

Yüreğime bir beden büyük gelen umutları Üzerimden çıkarıp gidiyorum."
Küçük bir çocuğun duası gibi Masumluğunu sundum sana aşkın.
Ama sen, “İmkansız bir aşk “ deyip sustun.Oysa sana dair ne düşlerim vardı.
Dans edecektim yağmurlarda seninle.Yıldızların saçlarına düştüğünde,
Bir gökkuşağı çizecektim beyaz tuallere.
Asla kırgın değilim sana...Özgürdün, hürdün elbet.
Güneşte yaşamak varken,Karanlıklarda boğulmayı göze alamazdın sen...
Gözlerine sakladığım baharlara Veda busesini yapıştırıp gidiyorum.
Aslında bir teşekkür borçluyum sana,Yarım bir adamın karanlıklarına
Rüya misali baharlarınla konakladın..
Her nefesinde,Mevsimleri soludum gözlerinde.Kırılmış bir gönül mabedine Bir gülüş ekledin ya,
Bir ömür yeter bana..Hep ağladığımda öper dururum
Baharda açmış o gülüşlerini......
Gittiğim yerlerde,Kim bilir belki de alışırım.Alışacağım; gözlerinin yokluğu değil elbet.
Bahçemde ezilmiş güllerin çığlıklarına ,içimdeki çocuğun gözlerindeki ıslaklığına,
Elbet bir gün alışırım....
gidiyorum, Aynalara ağlamaklı suretimi bırakıp
Masum çocukların dualarına gidiyorum...Senin uyuduğun saatlerde ben,
Bu şehri, bu yüreği sana bırakıp
Yağmurlarla öpüşmeye gidiyorum…..

_P!nK_
05-12-2006, 23:49
ayrılık vakti

vakti geldi ayrılığın ne yapsak boş
kurtulamaz bu sevda bu amansız rüzgardan
anla beni geçmişteki günlerimiz
birer birer hayal oldu
birer birer yalan

gözlerindeki yaşı sil canım
beni burda bırak git
gereksiz artık anlamı yok sözlerin
bu aşk gömülmeli

oysa senle çok zamanlar paylaşırdık
acıları umutları hiç usanmadan
yüreğimde saklı kalan anılarla
gidiyorum bu şehirden sevdiğim hoşçakal

gözlerindeki yaşı sil canım
beni burda bırak git
gereksiz artık anlamı yok sözlerin
bu aşk gömülmeli

_P!nK_
05-12-2006, 23:53
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.

_P!nK_
05-12-2006, 23:54
BUGÜN PAZAR

Bugün pazar...
Bugün, beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben, ömrümde ilk defa
Gökyüzünün bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,
Kımıldamadan durdum
Sonra, saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda; ne düşmek dalgalara,
Bu anda; ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım.

_P!nK_
05-12-2006, 23:56
Erkek kadına dedi ki:
- Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
Erkek kadına dedi ki:
- Seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kliometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
Kadın erkeğe dedi ki:
- Baktım,
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
Ve ben artık
biliyorum:
Toprağın- yüzü güneşli bir ana gibi-
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini...
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil değil!
Sen yürümelisi,
yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak...
Sen yürümelisin
beni bırakarak...
Kadın sustu.
Sarıldılar.
Bir kitap düştü yere...
Kapandı bir pencere...
Ayrıldılar...

_P!nK_
06-12-2006, 00:10
http://img124.imageshack.us/img124/7506/suskunadamyaprakre9ba2.jpg

VEDA

Elimde, sükûtun nabzını dinle
Dinlede gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin.

Yürü, gölgen seni uğurlamakta
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta
Yolu tam dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin.

Ümidim yılların seline düştü
Saçının en titrek teline düştü
Kuru bir yaprak gibi eline düştü
İstersen rüzgâra salıver gitsin.

N. F.KISAKÜREK

zuzu
06-12-2006, 21:19
Gecenin rengi gözlerin olmuş,veda edercesine.
Dumanı, hüznü yaşadığım aşkın dercesine.
Hiç bakmıyor gülden yana,güle küsmüş,
Bir daha geri dönmemek üzre gidercesine...
Ahhh o gözler,hüznümün solan gülü,
Bilinmezin,görünmezin gizli dili.
Öldürür gamından dertli bülbülü.
Görür de görmez gizliden severcesine...
Elası var,içim yakar kör yeşili.
Bakıyorum artık dünyaya iki kişili.
Yeni öğrendim onlarında varmış dili.
Bakarsa öfkeli,dövercesine...
Tenine ne güzelde uymuş yumuk yumuk,
Öfkesinde pamuk,birazda savruk...
Gecenin sonunda anlamsız,biraz da donuk,
Fırtınalar limanda dinercesine...

_dAiSy_
06-12-2006, 22:55
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum..
Ne tuhaf,
Vaktim olmazdı.
Yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım.
Çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım.
Günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı,
Aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla
Kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı ..
Bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza,
Bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları..
Sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık,
Elde olmayan nedenlerle
Ssudaki halkalar gibi genişleyen;
Küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara..
Vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar
Birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala..

Şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,
Yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime
Eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,
Şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara.
Telefonun başına geçiyorum,
Alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası..
Gün ölüyor meşgul numaralarla.
Şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,
Şimdi ne kadar yalnız...
Yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

!NC!PéR!S!
10-12-2006, 12:24
ben senin yokluğunda seni hayal edip
gündüz rüyalarımda yaşarken
gözlerinin anısıydı içimi
yüreğimi ısıtan
ve seni çok sevmiş olmam dı beni ayakta tutan.
herşeyimi sana verdim sevgili
karşılksızdı benim verişlerim
zaten ben verici olmayı kendim seçtim
hiç almadım
hep verdim
bu seni
unutmadıysan eğer
bir zamanlar epeyce mutlu etti
ama bilemezsin
bilemezdin
bu karşılıksız alışverişler en sonunda beni benden etti


YA BEN SANA GEÇ KALDIM YADA GÖZLERİN BENDEN ÖNCE MERHABA DEDİ DÜNYAYA...
RESMİNİ YENİ ALDIM RUHUMDAN BİR PAKET YAPTIM KALBİME SATTIM


senin benim sevgimi haketmediğini anladığımda
sevgim tükenmedi ki sevgili
çünkü yürek seni senin için sevmedi
başka bişeydi sende gördüğüm
sözlerinden çıkardığım anlamlar başka başka
sende ki sen ben deki senden çok farklıydı
bende ki sen ne yaparsan yap haklıydı
ve yüreğim yaptığın her hatada boyadı
boyadı seni bana yeniden yeniden sattı...


OH OLSUN BANA GALİBA KAYBOLDUM GÖZLERİNİN KARANLIĞINDA


ben seçtim seni sevmeyi
yürümeyeceğini anlamak uzun sürmedi
ama sevdim seni
yüreğe söz geçirmedim
ne yaptıysan yap senden geçmedi
ve şimdi oh olsun bana
kayboldum girdabında.....


AYAKLARI KOPTU YÜRÜMEKTEN HER AŞKA
KOŞA KOŞA GİTTİ
BÜYÜDÜM BEN ARTIK KOCAMAN KADIN OLDUM DERKEN
KELEBEK OLAN AYAKLARI UÇTU GİTTİ
SONRA BİR AŞK DEĞİLMİYDİ KALBE DOLAN
KALPTE BAŞKA BİR İNSANA YER OLMAYAN
ÖYLE OLMADI
KADIN AŞKLARINDAN ABEKÜS YAPTI ACILARINI
TEK TEK SAYDI
YÜRÜMEYİ BIRAK
EMEKLEMEYE ÖZENTİ BİR GÖZYAŞI İLE
AYAKKABILARA AĞLIYOR KELEBEK ÖMÜRLÜ
AŞK
VE KIZ...

aşklarından abaküs yaptı
unuttu hesabını
ne yaşadığı aşklar
nede doğru orantıda yaşadığı acılar aklında kalmadı...

vitrinde gördüğü ayakkabıları alabilmek için
inandı en inanılmaz vaatlere
tam yeter olmuştu parası
tam alacak olmuştu hayalinde ki bir çift ayakkabıyı
en sonunda gerekte kalmadı
ayakkbılar uğruna koşarken kaybetti ona tanrının verdiği o bir çift ayağı


GÖZLERİM MAHKUM ELLERİM ÇİÇEK
AĞLAMAMA BİRİ KESİNKEZ DUR DİYECEK


hep ağlayacak değilim ya
dinecektir gözyaşlarım birgün
hep ordan oraya sürülecek değilim ya
kal diyecektir biri birgün
hep sevme beni demez ya insanoğlu
sev diyecektir elbet biri birgün...



BENİ İLK GÖRDÜĞÜN YAŞTA SEKİYORUM
HEEEEEEEEEEYYY SEVGİLİM ORDAMISIN
SANA SESLENİYORUM TÜM SESLERİMİ SANA BİRİKTİRİYORUM.
ELLERİMİ HAVAYA AÇIP SANADA AŞK DİLİYORUM.



beni ilk gördüğün halde
ilk karşılaştığımız yerdeyim
yaşım hala 17,
hala senin beni tanıdığın yaştayım
senden habersiz çekindim yıllara teslim olmaktan
korktum geri döndüğünde beni bıraktığın yerde bulamamandan
bunca sensiz kalmışken
senden habersiz büyümeye korktum
beni tanımamandan
korktum
santim oynamadım yerimden
ilk elimi tuttuğun yerde
çakılı kaldım....
ben hala burdayım
ya sen sevgili sen hala neredesin
gelmeni engelleyen ne
yoksa
yoksa
korktuğum başıma mı geldi

hiç mi sevmedinnnnnn

_dAiSy_
10-12-2006, 16:57
cılı Gecenin Bitiminde
Yaşadığımı işitmek istiyorum
Bir ses uzaktan yakından ya da içimden
Düşen yaprak örneğin
Kağıt hışırtısı olsun
Ya da eski tahtaları içten kemiren bir kurdun çıtırtısı
Bir inilti derinden
Damlayan su
Bir elektrik düğmesi çıt diye
Çok uzaklardan yankılanan duyulur duyulmaz
İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir ses
Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

Yaşadığımı görmek istiyorum
Bir ışık uzaktan yakından ya da içimden
Sesindeki pırıltıya
Gözündeki ışıltıya benzer
Bir kibrit çakımı
Bir yanıp sönse yeter
Sabahın yağan toz mavisi göğsünde çıplak
Ya da gün batımı pembesi dudak
Bir yıldırım hızında çizilsin
Bir şimşekçe yazılsın karanlığım
Bir fener ki uzaklığı bilinmeyen
Bir yıldız parlayıp sönen
Dişlerinin aydınlığını
İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir ışık

!NC!PéR!S!
15-12-2006, 13:58
Bu gece seni düşündüm yine
Ardından bir sigara daha yaktım
Fikrimde sen zikrimde sen
Hep sen varsın

Uykularım delik deşik oldu
İnan şimdi şu hayatı uğruna verebilirdim
Her insanın içinde bir burukluk vardır ya
Benim burukluğumda sensin

Avunmak için tüm kumsallara ismini yazdım
Ama dalgalar tıpkı
Beni sevmediğin gibi
Silip geçti

Bir sevmek bin defa ölmek diyorlar ya
Bende bin defa ölüyorum
Ama her saat değil her dakika
Ölüyorum

Bu gece yine seni düşündüm
Ardından bir sigara daha yaktım
Ne fikrimden geçebildim
Nede zikrimden
Aklımda tek bir şey var
Sen ,sen, sen
Ve yine sen

_P!nK_
22-12-2006, 16:13
çelişmeli insan kendisiyle, kendinin içindeki diğeriyle...
hiçbirşey oturmamalı yerli yerine yada kalkabilmeli gerektiğinde...
sabit olunca herşey, insan bir fikr-i sabit oluveriyor.
herşey dağınık, herşey değişken, herkes gidebilen olmalı...
gidemeyen diil , giden.
yeri geldiğinde kendinden bile gitmeli!
cesaret bulmalı bir yanından.
korkak alıştırmamalı eli, vurabilmeli insan, hesapsızca, arkasına bakmamacasına.
vurulan diil her zaman, vuran da, acıtan da olmalı
acıtabilmeli kendini, diğerlerini.
yüreğini yok saymalı çoğu kez,
yürektekileri yüze taşımamalı!
tebessüm edebilmeli yine de.
vurdukça, vuruldukça...
acıdıkça, acıttıkça....
gidebildikçe...

!NC!PéR!S!
23-12-2006, 11:36
Yine masum maskeni takmışsın … Bütün güzelliği ile yanlızlığının .. Anlatmasan da bakışlarından anlayabiliyorum içinde kopan fırtınayı. Dilinin ucunda geliyor da söyleyemiyorsun … Üzgünsün, çaresizsin … İlk defa olan karşısında eli kolu bağlanmış duruyorsun. Elinden gelen yapabileceğin hiç bir şey yok … Biliyorum için acıyor …

Benim belki de yapabileceğim tek bir şey var …

Gitmek …

Bu şehirden kilometrelerce uzağa gitmek … Taki içime soluduğum senin kokunu duyamayacağım kadar uzağa … Mahrum bırakmak kendimi o güzel gülüşünden , sıcacık ellerinden herşeyinden vazgeçerek cezalandırmak bunca yaptıklarımdan sonra kendimi … bir daha sesini duymamak belkide en acısı … Bu kalbim sensizliğe en fazla kaçgün dayanır bilmiyorum …. Hiç sensiz kalmadım ki ….

Ağlarım … Sokak ortasına şuracığa oturur ağlarım bak … Utanmam kimselerden. Biri bakmış ayıplamış umrumda olmaz … Sende ağlarsın … gece yastığa başını koyduğunda gözlerini tavana diker gözyaşlarını içine akıtırsın … Üzülürsün ….


Gözlerime bak sadece . Ancak onlar anlatır sana sevgimi. Konuşacak mecalim kalmadı artık. Tek kelime daha edersem hıçkırıklara boğularak boynuna sarılıp ağlayacağım.Bunu istemiyorum. Sonumuzu böyle hatırlamak istemiyorum. En güzel haliyle “gülüşünle” hatırlamalıyım seni. İçimi eriten bakışlarınla….

Evet artık Gitmem lazım …
Vedaları hiç sevmem bilirsin …
Artık yanında olamayacağım ..
Aynı şehirde aynı havayı solumasak da , gökyüzüne bak …
En azından aynı gökyüzünü paylaşacağız …
Hoşça kal …

_P!nK_
23-12-2006, 17:54
Hiç düşündünüz mü orijinal kişiliklerinizden kaç kopya çıkarılabileceğini?
Kaç farklı hayatı bir arada yaşadığınızın farkında mısınız?
İstemeden yaptıklarınız, isteyip yapamadıklarınız,
gündüz yapıp gece pişman olduklarınızla nasıl çaresizce
başka başka dünyalara doğru kanat çırpmaya çabaladığınızı fark ediyor musunuz?
Bir dost nikahının ortasında birden bastıran hüznün,
bir büyüğün cenazesinde karşılaştığınız eski bir sevgiliyle çıkagelen coşkunun,
sizi nasıl kopya kopya çoğalttığını ve tek bir sizden ne çok sizler yarattığını biliyor musunuz?
Sinirli bir hayatı çabucak tüketmek için dörtnala koşturup dururken, bir an olsun durup,
geride kaç farklı ayak izi bıraktığınıza dikkat ediyor musunuz?
Sahi kaç kopyayız biz?
Aynı beden içinde kaç farklı ruh halini aynı anda yaşayıp, kaç farklı kişiliğe bürünebiliyoruz?
Bu kişiliklerin hangisi biziz, hangisi fotokopimiz?
Hüzünlü bir dağ başında sadece ırmak şırıltısı ve kuş sesleriyle sakin bir
hayatı düşleyen bıkkınlar mısınız, yoksa deniz kenarında bile televizyonlarını ve
cep telefonlarını elinden bırakamayan gönüllü kent mahkumları mı?
Ya aynı anda ikisine birden özenmenizi nasıl açıklayacaksınız? ..
Hangi kopyanız Kaçıp gidelim uzaklara diyor, siz sıkı sıkıya bu topraklara bağlı dururken? ..
Kinler, sevgiler, öfkeler, kahkahalar ve gözyaşlarıyla örtülmüş, çok kopyalı
bir hayatı nasıl kendinize bile söylemeye cesaret edemediğiniz bir tur
iki yüzlülükle yaşayıp gittiğinizi fark ediyor musunuz?
Resmi bir toplantının ortasında, aklınızdan masanın üzerindeki
kalın raporun sayfalarından oyuncak uçaklar yapıp, tek tek aşağı atmak geçerken
hala büyük bir ciddiyetle kös kös oturuyor olmanızı gülümseyerek mi hatırlıyorsunuz, üzülerek mi? ..
Aklınızdan geceni yapamamanın, ruhunuz kopya kopya çoğalırken
asıl hayatı tek kopya olarak tüketiyor olmanın bedelini biliyor musunuz?
Kopyalarınızı orijinal kimliğinizle konuşturuyor musunuz hiç? ..
İçinizdeki canavar, ruhunuzdaki melekle hesaplaşıyor mu?
Siz kopya sandıklarınızın bir bileşkesi misiniz? Yoksa kopyalarınız da aslınıza mı benziyor?
Bilmeden her kopyada aslınızı yeniden mi üretiyorsunuz?
Göçüp giderken ardınızda kaç asıl, kaç suret bırakacaksınız?
Kaçının hatırlanmasını isteyecek, kaçından utanacaksınız?
Sahi, kaç kopyasınız siz? ..
Hangisi sizsiniz, hangisi fotokopiniz? ..

!NC!PéR!S!
23-12-2006, 18:41
Ne seni unutabiliyorum, ne senden kalanları. Başımın içinde bir kanser tümörü gibi büyüyor büyüyorsun... Seni unutamamanın verdiği acılara dayanamıyorum artık. Unutamamanın bu kadar kahredici, çıldırtıcı olduğunu bilmezdim. Her yerde, her zaman benimle birliktesin, işin kötüsü her şey seni hatırlatıyor. Kalabalıkta gelişi güzel söylenmış bir söz bile yetiyor seni düşünmeme. Yalnızlığımda ise sesin kulaklarımda çınlıyor. avuçlarının serinliğini hissediyorum alnımda. Yaşanmış zamanlar bir film şeridi gibi geçiyor hafızamdan. Anılarımızı en küçük noktasına kadar birer birer hatırlıyorum. İşte o zaman; bu seni unutamayan başı, duvarlara vura vura parçalamak geliyor içimden.

Renklerin, kokuların, seslerin ve ışığın bile seni hatırlattığı bir dünyada yaşamak, harikulade bir şey olurdu belki. Ama sen de unutmasaydın... Beni unutmadığını sevdiğini bilsem her şeye katlanırdım. Unutamamamın biriktirdiği o dayanılmaz acılar, unutulmamanın vereceği eşsiz mutluluğun içinde erir, kaybolurdu.

Sevmek bir bakıma unutamamaya mahkum olmaktır. Sevilmemişsek; bir de unutulmaya mahkum oluşumuz var en hazini. İnsan, unutabildiği kadar güçlüyse, unutamadığı ölçüde yıkık ve ezik kalıyor.

Beni sev demeyeceğim, ama onu da sevmemeliydin. İkimiz de olduğun yerden çok uzağız. Güzelliğinin, büyüklüğünün yanında biz neyiz ki? Unutulmak; ikimize de aynı kadehlerden tattıracağın bir içki olmalıydı. O içkinin sefil sarhoşluğu içinde seni düşünmeli, hep seni özlemeliydik. Gitgide işleyen, büyüyen bir yara olmalıydı tenimizde. Unuttuğunu her ikimizde bilmeli, fakat seni hiç unutmamalıydık. Oysa şimdi unutulan da benim, unutamayan da...

Ancak, bir kurşun atımı uzaktasın benden, biliyorum ve ciğerlerime saplanmış bir kurşun gibisin hala. Seni çıkarıp atmak da elimde değil, sana gelmek de... Gelebilsem ne değişecekti ki? Beni hatırlacak mıydın? Hatırlasan da sevinecek miydin gelişimden? Gözlerinin içi gülcek miydi? Hiç konuşmadan "Ben de seni özledim" diyebilecek miydi ellerin? Hayir, değil mi? Öyleyse hiç gelmeyeceğim sana. Böylesi daha iyi.

Gün oluyor: seni unutabilmek için bu şehirden çok uzaklara gitmek istiyorum. Sokaklar, evler, caddeler, vitrinler seni hatırlatmasın diye.

Gün oluyor; anlıyorum senden ve bu şehirden kaçmanın faydasızlığını... Çünkü; biliyorum nereye gitsem benimle geleceksin, ya da gittiğim her yerde senden bir şey olacak.

Sen unuttun fakat unutulmadın. Bense unutulduğumu biliyor, fakat unutamıyorum. İnan, unutabildiğim gün seni yeniden ve daha çok sevmeye başlayacağım...

sinemis
25-12-2006, 21:03
"...."" Ben Yalnızlığı Gözlerimde Gördüm Aynalara Bakarken""...."

"Madem varlığım acı vermiyor sana, madem ki ancak yokluğumda sevgimi hissedebiliyorsun,
Öyleyse yokluğumla kal sevgili...
Madem ki yokluğumla daha mutlusun,
O halde yokluk, benim bu aşk için büründüğüm "Son Kimlik" olsun..."

_P!nK_
27-12-2006, 00:16
http://bykus_00.sitemynet.com/mynet_resimlerim/_ntiharettim.jpg

Seni intihar ettim..

Deli dolu geçtik ateş hatlarından
Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
Sevdikçe korktum, korktukça daha çok sevdim
Ergeç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum
Neden sonra farkına varıyor insan
Ayağına takılan tüm taşları
Yoluna kendi döşediğini..
Senin yarınlara inancın benden yüklüydü
Daha cesaretliydin.
Planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
Er geç açacaktı biliyordun.
Deli sevdalı çocuk ruhumun
Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
Değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında
Bir sonsuzluk buldun kendine.
Ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
Sonra yeşil bir kente ılık bir yaz gecesine astın beni
Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
Ödedim cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
Son sözün ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
Geçmişten nefes alıp, geçmişe nefes verdim
Anılar kemirdi yüreğimi
Felç oldu hislerim.
Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
Tek bir saniye bile süzülmüyordu
Ters çevirmeye cesaretim yoktu
Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın korkağı olmuştum
Aşkların sonrasında hüzün vardır.
Ya sen hüznü boğarsın ya da hüzün seni boğar
Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
Yaralı kuş rolüne soyunacağına
Yürümeyi denemelisin
Hayata dönmelisin
Bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
Ve sonunu infaz ediyordu içimde
O gece yüreğimden sa çıksaydın eğer
Ölen ben olurdum.
O gece hayatın lekesiz bir anında
Seni intihar ettim..
Şimdi katil benim.
Artık güncemde bir boşluksun
Yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
Ve sana ait sandığım her şeyin
Aslında benim olduğunu anlıyorum
Hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
Kendimi keşfettikçe seni kaybediyorum..
Ve ufkuma sensizli i korkusuzca geriyorum...

zuzu
27-12-2006, 00:25
sen Gİderken
Arkandan Bakamadim
Son Bİr Kez YÜzÜne Bakmaya
Senİ Son Kez İÇİme Çekmeye Cesaretİm Yok
Sevgİ HerŞeyden ÜstÜndÜr
Ama Nerde O Sevgİ AŞk
Her Senİ Sewİyorum Dİyen Sevdİ Mİ Senİ GerÇekten
HerŞey Sahte Mİ Şu DÜnya Da
Benİm DÜnyam Sendİn Ve Sen Gİttİn
Bu Ayrilik Mi Saniyorsun
Ben Senİ Unutmak İÇİn Sevmedİm
EĞer Unutursam Bunun Nedenİ
Senİn YokluĞun DeĞİl Senİn Kalbİnde Benİm HİÇ Olmamam
Sen Yokken Sevdİm
Sen Yokkende Sevmeyİ Bİlİrİm

SuPeRiSi
27-12-2006, 00:57
cok güzel olmus elinıze saglık!!!!!!!!

_P!nK_
27-12-2006, 01:03
Tanımadığım bütün kadınlar adına seviyorum seni
Yaşamadığım bütün çağlar adına seviyorum seni
Enginlerin kokusu sıcak ekmeğin kokusu adına
İlk çiçekler adına eriyen kar adına
İnsanın ürkmediği temiz kalpli hayvanlar adına
Sevmek adına seviyorum seni
Sevmediğim bütün kadınlar adına seviyorum seni

Kim yansıyor bana sen değilsen ben kendimi pek az görüyorum
Sensiz uzayıp giden bir çöl görürüm yalnız
Geçmiş ile bugün arasında
Bütün bu ölüler vardı atlayıp geçtiğim samanın üzerinde
Delemedim aynamın duvarını
Yaşamı sözcük sözcük öğretmem gerekti bana
Unutur gibi

Benimki olmayan bilgeliğin adına seviyorum seni
Sağlık adına
Yalnız kuruntu olan her şeye karşı seviyorum seni
Zorla tutmadığım bu ölümsüz yürek adına
Sen kuşku sanıyorsun kendini oysa akılsın
Sen başımda yükselen güneşsin
Güvendiğim zaman kendime.

!NC!PéR!S!
27-12-2006, 20:57
Aşıklar sadece daha iyiyi umut etmeyi değil,
onu yapmak için çaba göstermeyi de öğrenirler.
Aşkı sıradan şeylerin tutsağı yapmak, onun tutkusunu almak
ve onu sonsuza kadar yitirmek demektir.

Gerçek sevgi, kimin daha kârlı çıkacağını düşünmeden
bir insana vermeyi düşünmektir.

Engellere üzerinden aşılacak fırsatlar olarak bakarsak
sadece çözüm bulmakla kalmayız,
kendimizin genel sorun çözme yeteneklerimizi de artırırız.

Sevgi yetişmek için en verimli toprağı sunar bize.
Sevgi, eski yaraları açmak değildir, onları kapatmaktır.
Ayağa kalkıp yaşamaya devam etmek demektir.

Kalp; tutkularımızın yaşadığı yerdir.
Çok narindir, kolayca kırılır ama inanılmaz derecede esnektir.
Kalbi aldatmaya çalışmanın anlamı yoktur.
Onun yaşaması bizim dürüstlüğümüze bağlıdır.

Yaşam; sevgiyle de korkuyla da yürütülse her zaman
bir serüvendir. Korku; yaşamın sınırlandırılmasıdır, hayırdır.
Sevgi; yaşamın özgürlüğe kavuşturulmasıdır. “Evet” deyin.

Derdin ne kadar oturmuş, görünüşün ne kadar umutsuz,
yanlışın ne kadar büyük olduğu hiç fark etmez.
Sevgiyi yeteri derecede anlamak hepsini yok edecektir.

Olgun insan, pek çok yol, pek çok çözüm ve
pek çok sonuç olduğunu bilir. Sevgi kusursuzlukta ısrar etmez.
Ama kim olduğumuz ve nasıl davrandığımız arasındaki
önemli ilişkiyi fark etmemizi gerektirir.

Ne kadar akıllı ya da duyarlı olursa olsun
herkesin yanlışlık yaptığını ve herhalde de yapmaya
devam edeceğini görüp bilmek rahatlatıcı bir şeydir.
O yüzden; neden kusurlarımızı kabul edip,
insan soyuna katılmıyor ve rahatınıza bakmıyorsunuz?

Kendilerine inananlar ve yaşadıkları an’a güvenenler
yaşamı en keyifli bulanlardır. Bunlar, geçmişin pişmanlıklar değil,
anıları depolayacak bir yer olduğunu, geleceğin korku değil,
umutla dolu olması gerektiğini öğrenmişlerdir.
Ve bizim sadece günümüze ihtiyacımız vardır.

Sevmekle geçen bir yaşam; asla sıkısı olmayacaktır.

“SENİ SEVİYORUM” demekten asla bıkmayın ve sakınmayın.

Sadece kalp için hasat zamanı yoktur.
Sevgi tohumu sonsuza dek yeniden ekilmelidir.


Leo Buscaglia

_dAiSy_
28-12-2006, 20:16
*Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...
Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.*

*Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.*

*Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.*

*Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.*

!NC!PéR!S!
28-12-2006, 23:13
Bu kez ağlamadım seninle konuşurken
Her ayrılıkta tutamazdım kendimi oysa
Ama bu kez ne olduysa içimde boğuldu gözyaşlarım
Zaten sana göre ağlamak duyguların sömürülmesi değil miydi?
Alışkınım gitmelerine;
Her defasında dönmesin diyordum
Artık istemiyorum diyordum; içimdeki yanlızlığa
Yüreğim karşı koyamıyordu oysa ;
Her gidişinde daha bir bağlandım sana
Seni uzaktan sevmeye alışmıştım artık
Ay ve yakamozda birbirine aşık değil midir ?
Yine ayrılmazlar birbirinden
Şimdi her güsel yüzde, her güzel sözde,her güzel gözde seni aramak istemiyorum...
Dinlediğim her aşk şarkısının en hüzünlü köşesinde sen olsan bile
DÖNME ARTIK BANA !!
Adını aşkımla birlikte ruhumun en karanlık sokağına gömdüm
Artık yokluğuna kızıpta takılınca gözüm şişelere içmeyeceğim
Sensiz başlayacağını bildiğim her yeni güne isyan etmiyeceğim
Güller de sevinebilir artık
Senin adına kokladığım ve defterimin yaprakları arasına sıkışmış güller olmayacak
Bir çocuğun apak yüzünde ve parıldayan gözlerinde olmayacaksın artık;
Sen her karanlık sokakta, terk edilmiş her yanlız kalpte ulaşamayacağım kadar uzakta ve elimi uzatsan tutabileceğim kadar yakınsın.
Anladığım kadar uzağımda anlamadığım kadar yakınımda olacaksın;
Ne zor gelmiştir sana ;her defasında dudaklarından zorla dökülen SENİ SEVİYORUM sözcükleri
Affet beni;
Bilseydim bu kadar zorlaymıydım seni hiç?
Şimdi tekrar seni seviyorum desen hiç sevmemiş gibi,özlüyorum desen ilk kez özlüyormuş gibi ve tutabilsen ellerimi ilk günkü gibi
Sadece bakardım yüzüne aptal bir çocuk gibi...
Anarken beklemek, bekleyerek yaşamak ve bekleyerek ölememek ;
Seni bunca özlemesem bunca sevmezdim ki
Artık istemiyorum sakin bahçeme girmeni
Karanlık geceme de el sürmeni istemiyorum
Gittin kavuştum sana
Bu derin mutluluk bırak ta bir ömür boyu sürsün,
HİÇ GELME NE OLURR!!!!!!!!

!NC!PéR!S!
02-01-2007, 12:27
hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde
sürükler suların ışıklı yolunda beni
iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye

kimdir beni böyle görüngesine çeken
uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken

bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın
ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi
saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın

önce denizler olmalı, ak denizler
kumsallarında koşup oynaşacağımız
çakılların çıkırtıları arasında
güneşin altında, çamların gölgesinde
önce denizler olmalı
ve unutulmuş koyları o denizlerin

teninde damlacıklar domur domur
yosunlara değmeli ayakları
bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde
birden ufuklar yıkılmalı ki
ötesi yurdu olsun sevgimizin

önce denizler olmalı, ak denizler
sözlerimizde suların yalınlığı
kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak
yataklarımız değişmeli coşkumuzdan
birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak


ıssız bir köy evinde
ocak başında
türküsü olup gecenin
yeniden yakılalım
alevlerin dilinde

üşüdünse sokul bana
örtün olayım
dünyama sunulmuş biricik meyvem
haramım
seni koruyan kabuğun olayım
üşüdünse sokul bana

ıssız bir köy evinde
yüzlerimizde yalazların yansıması
geçelim çağların itesine
iki masal kahramanı gibi
anlatılsın öykümüz
dilden dile


yollardayız
eli elimde
fundalıklar arasından yürüyoruz
çiçekler öpüyor eteklerini

yollardayız
sevinci sağıyoruz günün göğsünden
üstümüz başımız çengi ışık
aşkın yolcularıyız

yollardayız
yüreklerimizde nice esinti
çiçek tozlarıyla yüklü
uçuyoruz düşlerin çavlanında


kentin sokakları aydınlanıyor birden
yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna
kıskançlığın kıskacındayım
gir koluma
aç adımlarını
tenhalarda yürüyelim

haydi

yolumuz denizler olsun yoldaşımı