PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevginin Tarifi..




aSi MeLeq
29-11-2006, 23:25
http://img358.imageshack.us/img358/5431/seviyorumws0.jpg

Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlere,oyunlara,kötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan,bencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek.Gerçekten inanmaktır, tümden inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütünvarlığı ile teslim olmamışsa, yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa, sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur.

Kıskançlık; inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür.Şüphenin olduğu yerde inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada.Kıskançlıksa; kutsal bir duadır, dudağında sevenlerin.

Sevmek; var olmaktır bir bakıma,derinden bakılınca yokluğa benzer.Sevmek bütünleşmektir. Çok seven eksildiğini zanneder,oysa artmaktır sevmek, çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi, önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç, bütün kayıplarımıza bedeldir.

Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız. O bugün mutluysa yaşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız. Şarkılar söylemek gelir içimizden. O kederliyse, gözlerimizde herşey kederlidir artık. Bütün güzellikler bir bir yitirirler anlamlarını. O anlarda ölümü düşünür de, yine ölemeyiz kurtulamamak için.

Yanmaktır, tutuşmaktır sevmek ve yaşadıkça hiç sönmemektir. Dinle, sana sevmenin ne olmadığını söyleyeceğim önce. Ne olduğunu sonra anlayacaksın.

Dinle, sevmek alışveriş değildir. Geometri değildir, aritmetik değildir. En değerli şeydir belki, ama karşılığında hiçbir şey alınmaz. Karşılıksız bir çeke atılmış kuru bir imza değildir sevmek. İskambil kağıdı değildir, zar değildir, bir dilim değildir, hesap pusulası değildir sevmek.

Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir, altınla değil. Sevilmekse; sevmenin mükafatıdır ancak, karşılığı değil. Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz. Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür. Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız, yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir, göz değildir, saç değildir. Sandalye değildir sevgi, yatak değildir, çarşaf değildir. İçki değildir, içemezsiniz fakat herşeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz, manzara değildir, tablo değildir, heykel değildir. Okuyamazsınız kitap değildir. Bilmece değildir, çözemezsiniz. İsteseniz de içinizden atamazsınız. Kan değildir, kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkca o güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz, çiçek değildir koklanmaz. Bitmez çile değildir.Demem o ki; ne desen o değildir sevmek.




**Zerd@**
29-11-2006, 23:32
Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir

sweet_
29-11-2006, 23:36
Senin acımasız dunyanda uyanmak istiyorum ve ben gene bi gun ölme umuduyla yaşıycagımı biliyorum.Ve şimdi o bi çocugunkini andıran küçük kirlenmiş ellerini üzerimden çek.



Benden nefret ettiğinde anlıyacaksın hissettiklerimi..Sanki yalanmışız gibi bakma kirlettiğin gözlerime..Milyonlarca erkeğin hislerini üstüme örten yağlıboya dokunuslarını,bi çocugunkini andıran o küçük kirlenmiş ellerini çek üzerimden.



Ve ben senin kahrolası düşlerinden ayrıldım.Gözlerimdeki son umudu süsleyen göl kenarındaki ahşap evin yolunmu tuttum..Üzerime düşen milyonlarca yapragın yalnızlıgıyla..

Beni sevdiğin zaman bunun gerçek olmadığını anlıyacaksın..Uykulu bir cuma sabahı yüzüne kondurdugum küçük bi öpücükten ibaretti hikayenin sonu..Ve ben bu kötü, kahrolası dünyandan ayrıldım..Uykularımın yolunda ilerliyorum..Gerçek olamayan seylere daha yakın meleğimin yenigün hediyeleri..



Tanrının gözlerinden bakıcam dünyaya bu gece..Rüyaların içinde çocuksu oyunlar oldugunu biliyorum.Ve ben onlara katılacağımı umuyorum..

Ne yapacagımı biliyorum ve bunu güzelce yaptım.







BENDEN NEFRET ETTİĞİNDE HİSSEDEBİLECEĞİNİ BİLİYOSUN

VE BENİ GERÇEKTEN SEVDİĞİNDE GERÇEK OLMADIĞIMI GÖRECEKSİN

aSi MeLeq
30-11-2006, 01:47
Kendime bile anlatmaktan korktuğum bir gerçek vardı. Gizliden gizliye bildiğim ama asla yüzleşmeyi istemediğim bir gerçek… Sana bakarken, sana dokunurken, seni öperken su yüzüne çıkan ve hemen sonrasında unutmaya çalıştığım, göze alamadığım, utandığım, öfkelendiğim, kaçmaya çalıştığım ama her seferinde daha çok canımı yakarak yakalandığım bir gerçek…

Sensiz olmak gibi bir ihtimalim yoktu benim. Sana her baktığımda, her dokunduğumda hissediyordum bunu; Sen hayatımı ele geçirmiştin. Nefesimi senden alıyordum ben. Sen yanımda olmadığında ölüme bu kadar yakın duruşum bundandı. Sen yanımda olmadığında nefes alamıyordum ki.

Sen yanımda olmadığında ruhum benimle olmuyordu. Sen yanımda olmadığında sessiz sedasız ruhsuz bir hayalet oluyordum. Yaşamım seninle birlikte yanımdan gidiyor ancak sen döndüğünde yaşamıma kavuşuyordum. Ben sadece senin yanındayken yaşıyordum.

Seni bu kadar çok sevmek beni korkutuyordu.

Sen bana dokunmaya başladığında geliyordu dünyanın tüm renkleri geriye. Sen yokken öylesine renksiz olan bu yaşamın birden bire hiç görmediğim, hiç bilmediğim renklerini görüyordum, gözlerim kamaşıyordu varlığından.

Seni öyle çok seviyordum ki.. Korkuyordum sensiz kalmaktan.

Yaşamı reddediyordum böyle zamanlarda. Masallar anlatıyordum kendime. Kimsenin bilmediği, sonunun hiçbir zaman gelmediği, mutluluk ve sevgiyle dolu masallar. Yalnızca sen ve bu masallar olsun istiyordum hayatımda. O zaman mutlu oluyordum işte…

O zaman korkmuyordum…

Yaşam bu demekti benim için…

Yalnızca Sen demekti.

_YoNcA_
01-12-2006, 17:31
tek kelimeyle yazılar süper :alkis:
ah şekerparem ya güldürdüğün kadarda adamı duysallaştırıon ya helal olsun sana ne diim :uhu:

:kalp:

M'LANCOLY
01-12-2006, 17:34
resim güzel...

yazıya giriş cümlesi harika...


sonuç: mükemmel...

_YoNcA_
01-12-2006, 17:46
bir zamanlar biri bana bu sözü söylemişti;

Sevmek, sevgiliyi bir beyaz güvercin gibi avuçlarına alıp okşamak ve yüreğine bastırıp korumaktır benim için. Ama sevgiliyi daha güzel ufuklar bekliyorsa onu
salıvermektir sevmek... Onu kendisinden uzaklaşmasına üzülmek değil, hakikatin semasına yaklaşmasına sevinmektir. Sevmek " Beni bırakıp nereye gidiyorsun" demek değil, "Gittiğin yerde seni dularımla koruyacağım" demektir.
Nedir sevmek?
Sevgilinin ayakları altında serilmek değilmidir. Sevgilinin varlığında yokluğu göze almak değilmidir sevgi?:uhu:

ilk aşk gibisi yok :kalp:

aSi MeLeq
01-12-2006, 17:48
Sevmek, sevgiliyi bir beyaz güvercin gibi avuçlarına alıp okşamak ve yüreğine bastırıp korumaktır benim için. Ama sevgiliyi daha güzel ufuklar bekliyorsa onu
salıvermektir sevmek... Onu kendisinden uzaklaşmasına üzülmek değil, hakikatin semasına yaklaşmasına sevinmektir. Sevmek " Beni bırakıp nereye gidiyorsun" demek değil, "Gittiğin yerde seni dularımla koruyacağım" demektir.
Nedir sevmek?
Sevgilinin ayakları altında serilmek değilmidir. Sevgilinin varlığında yokluğu göze almak değilmidir sevgi?
kesinlikle harika ve çok doğru bir yazıydı..saol bitanem yüreğine sağlık :muncu:
His yorumun için tşk ederim, beğenmene çok sevindim=)

aSi MeLeq
01-12-2006, 19:56
Bitmişlik..
Tükenmişlikle..
Gözlerin arasında bir yerdeyim. ..
Ne yerdeyim. ..Ne gökte...

Yalan söylemedim hiçbir zaman...
Korkum vardı..
Titremekl iydi hallerim. .
Kalbim derin bir yaranın üzerine veriyordu acı acı nefesleri ni..
Amaçsız yürüyordu ayaklarım yıllardır..
Derin bir yağmura çektin beni...
Kelimeler ini içtim..Sarhoş oldum..
Bir gece yarısı susuşlarına düşürmüştüm,bir damla gözlerimden..
Birde...
ihanet mi? sorusuna veremediğim susuşlara..

Susarak..
susa susa..
Susadım günlerce....

...

Kapımın kilidi korkudan kapandı...
Korkuları..
Acı , sızı ve özlemleri kilit yapmışım farkına varmadan kapılarıma...
Şimdi ben bile açYasak Kelime Kullandınızıyorum yüreğimin kapısını....
Ve farketmed en...
Sende bir kilit vurdun... .
Adı neydi bunun?..
Yağmurda gözyaşımı..ihanetmi..Yokluk mu..?
Bilemem..
Bilmekte istemem..
Tek hissettiğim..
Daha yolun başındayken hayatın..
Sonumu beklemem. ..

Şemsiyemi açtım..
Bilmek istedim..
Yazdım...
Yağmur yağarken..

...

Yağmur yağıyordu..Üşümüştün..
Nasıl oldu bilmiyoru m...
İçeri aldım seni..
Sessiz kaldık bir süre öylece..
Tozlu raflara,Unutulmuş kitaplara dokundu ellerin..
Durmadan bakınıyordun etrafa...
Unutulmuş duygulara sebep aradın kalbimin her köşesinde..
Ve şimdi kilitli kapıları zorlar oldun..
İçimi acıtıyorsun..
Bu gece son...


Dokunma yüreğime.....

SUNRISE
02-12-2006, 00:52
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki, sabahı eksik şiirlerimin.
Sanki, gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki, artık hep kanayacak...
Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
Çare yok, ağlayacak.
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.

Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım..
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım.
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım,
En çok da sensiz...
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben..

Sana uyumak,
Sana uyanmaktı hayat.
Sıratını geçtim yaşarken korkmadan
Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle
Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile
Tek sen gitme diye
Sonbahar oldum yaprak yaprak
Ağaç oldum köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi dar kafese kapatarak
İçimdeki bir kanarya
Hiç susmadan ağlayacak
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.

Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
Beyazında akladım bulutunun
Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....

aSi MeLeq
02-12-2006, 03:03
Yüreğine sağlık bitanem.. :cicek:

blackangel
02-12-2006, 11:41
http://img151.imageshack.us/img151/2129/amour088wy5.jpg
Özledim Sesini Ne Olur Konuş

Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle
Biriciğim... Sensiz Sürgünlerdeyim...

Gri bir koridor boşluğunda kaldı yüreğim... Ellerim vedasız bir ayrılığın ıslaklığında... Gidişinin üzerinden kaç gün geldi geçti... Hala sesin, bakışın duruyor Ankara'nın her köşesinde... Acı haykırışlarla uyanıyorum sana daldığım uykulardan... Düşlerim karabasanlara emanet...
Ölüp ölüp diriliyorum yokluğunda. Gözlerine bağımlı bir tiryaki gibi, bakıp bakıp gözlerinin içine, dağılıyorum. Adıma uygun gidiyor biraz da hayat...Hüznün mevsiminde...Eylülüm ben ne yazıkki Eylül adım.. Kaçak doğdum, sürgün yaşıyorum bu memlekette..
Bana seni sorsalar şimdi, bahar derim gülüşüne... Yağmur sonrası gökkuşağının yedi rengidir, tenini her zerresi... Ellerin ateş, yüreğin suskun bir sevda... Gözlerin kurşundur bedenimde dolanan... Seni anlatmaya yetmez kelimelerim.. Yeni imgeler ararım seni anlatmaya... Hiçbir dilde seni anlatacak bir cümle kurulmamış daha... Sıcaklığına hiçbir iklimde rastlanmaz...(Battaniye gibiyim derdin hatırladın mı?)
Bazen serin bir sam yelisin cehennem yangını yüreğimde, bazen güneşten bir parçasın buz tutmuş bedenimde... Yaşanılası bir iklimsin, mevsimlerime can veren... Toprağımda yeşeren taze bir fidan... Dağlar kadar özgür, sular kadar berraktır yüreğin yüreğimde...
Artık katarından çıkmış bir tren gibi hasretin... Katli vacip yüreğim yine suskun... Şehir sele teslim olmuş gözlerimde... Mecburi çıkmazlardadır yine yolum... Yoldaşım yok... Şimdi sen bile yetmiyorsun sana sürgün yüreğimi avutmaya...
Şimdi sürgünlerdeyim... Bir yanım kar boran, bir yanım Nuh'un gemisinde acı bir tufan... Yorgun adımlarla yürüyorum, yitip gittiğin sahilde... Dalgalar çarpıyor yüreğime delirmişçesine... Hasretin böğrüme saplanan paslı bir hançer... Yokluğun yüreğime kurulmuş hain bir pusudur... Sevdamı yağmalıyor soysuz bir gece...

ŞENAY ROZE

Aşk, Cesaret İster...

Bahsetme bana korkularından...
bahsetme bana düştüğün çukurlardan...
bahsetme bana seni saran girdaptan...
aşk cesaret ister....
aşk, korkuları kabullenmez...
aşk, çukurları görmez...
aşk, girdabı kabullenmez...
bu aşk bana ağır, demeni bekledim devamlı...
bu aşk beni aştı, demeni...
bu aşk beni sarstı, demeni...
sen bu cümleleri kuramadın.. sen kendi bencilliğinde yaşamakla ilgiliydin...

sen sevmekten korkmadın, sen sorumluluktan korktun... öğretmemişler bu yaşına kadar, aşkın sorumluluğu içinde barındırdığını... sorumluluğu gördüğün an panikledin... kontrolsüzlüğü istedin, sorumsuzca yaşamayı... aşkın özgürlük olduğunu göremedin...

gerçek aşkın cesareti kuşanarak, sonsuzluğa açılabildiğini fark edemedin...
aşkın hakkını veremedin...
aşkın gölgesi serin geldi sana...
aşkın içinde ki ateşin seni yakacağından korktun...
aşk, cesaret ister...
cesaret ise yürek!!!

Kendi yüreğine bakmasını bilmeyenler bir ömür boyu yüzeyselliğe mahkumdurlar... kendi yüreğinde ki ateşte kavrulmayanlar, gün gelip yaşamı terk ederken ne kadar basit yaşadıklarını fark ederler...
Sen, yaşamını seçtin... aşkı terk ettin...
Ben, aşkı seçtim...
sana ve tüm tüketenlere inat, dikenlerin üzerinde yürümeye devam edeceğim...
çığlık çığlığa bağırarak kuşandığım cesaretle aşkı yudum yudum yaşayacağım...


Aşkı cesaretle yaşayan herkese armağanımdır...