Orijinalini görmek için tıklayınız : Çek " GİT" Yoluna...!
M'LANCOLY
01-12-2006, 11:03
Sen gittiğinden beri duygularımın körelmesinden korkardım.
Korkardım dedim ya..
Korktum,köreldim..
Sana dair yazdığım yazılarımın sonuna nokta koymak istiyorum artık..
Bu;bitmişliğimin,tükenmişliğimin,yorgunluğumun ve sana olan sevgimdeki eksilmenin bir yansıması..
Noktayı koyuyorum bu son satırlarımda..Sana ve sana olan sevdama..
Üç noktasız yaşamanın ne olduğunu bilmek istercesine..
Beklemeden,umut etmeden,gözlerim dalmadan,acaba gelir mi? diye beynimi allak bullak eden sorulardan kaçarcasına..
Oku ve bil ki sana,bana ve bize dair olan her şey aslında yalanmış..
Ayrılık tek sırdaşım olmuş geceler boyunca..
Yazılan senaryonun iki zıt karakteriyiz..
Bu oyunda bir kazanan bir kaybeden olacaktı..
Perdeyi Seni unutmak için indirdim..
Sen beni,ben seni bir daha görmeyeceğiz..
Bu son film..
Son kez olsun tut ellerimden..
Ve gülümse bana..
Gülümseki yanağındaki gamzeye gömeyim kendimi..
Anlayacaksın bir gün senin için dökülen bir damla yaşın ne anlama geldiğini..
Anlayacaksın kaybetmenin vermiş olduğu sızıyı..
Anlayacaksın kazanmanın aslında bir yalan olduğunu..
Ve işte o zaman sende ağlayacaksın..
Ve anlayacaksın bensizliğin,sensizlikten beter olduğunu..
Şimdi çek git yoluna..
Yolun aydınlık,bahtın açık olsun..eywallah..
CaN'da CaN
01-12-2006, 11:06
ellerine sağlık güsel bir paylaşımdı
M'LANCOLY
01-12-2006, 11:09
Istedigin zaman, rasladigin yerde
Kiyasiya olmali beni vurusun
Kanim günlerce akmali caddelerde
Tam kalbimde degmeli attigin kursun
Ya kalbime, ya alnimin ortasina
En can alacak yerime nisan al
Çare bulunmaz her kursun yarasina
Beni öldür ve açik gözlerime dal
Bir eser olmasini içinde korkudan
Tetigi kininle, garezinle çek
Kursun degil ölüm çikmali namludan
Birak benim kanim olsun dökülecek
En son kursunun da olsa namluya sür
Nasil olsa ölüm var, bari sen öldür.
M'LANCOLY
01-12-2006, 11:17
Beklemek hiç sıkmıyor canımı,
Çünkü seni görmek var sonunda…
Hasret,özlem hiç yakmıyor canımı,
Çünkü sana kavuşmak var sonunda.
Peki niye canım yanıyor?
Neden içimdeki bu korku?
Neden durmasını istiyorum bu zamanın?
Evet…Biliyorum…
Ya bi gün gelirde…
Ya hep sensiz kalırsam diye…
Yalnızlıktan değil,
Sensizlikten korkuyorum.
Ya gidersen diye değil,
Giderde dönmezsen diye korkuyorum.
Şimdi sen söyle…
Korkmalı mıyım sensizlikten?
M'LANCOLY
01-12-2006, 12:04
Yine gece ve yine ben ayaktayım..
Ve yine kafamda anlam veremediğim sorular..
Ne neden niçin..
Neden bir anda bütün duygularım değişiyor..
Neden ben buna bir anlam veremiyorum..
Acaba sevmesini mi bilmiyorum?..
Yada gerçekten çok mu seviyorum?..
Bir anda niye her şey istemediğim yöne gidiyor?
Ve ben bunlara bir anlam veremediğim için..
Eriyip gidiyorum..
Ben nerde hata yapıyorum?..
Yada çok düşündüğüm için bana mı öle geliyor?..
Acaba doğru olan her şeyi unutmak mı?..
Yoksa zamana bırakmak mı?..
Peki,peki ya her şey daha kötü olursa?..
Ve ben kendimi bir çıkmazda bulursam?..
Çok mu abartıyorum acaba?
Ya gerçekleri anlamak bu kadar zor değilse?..
Ben boşuna üzülüyorsam?..
Artık hiç bir şeyi bilmiyorum..
Bir anlam veremiyorum ..
İçinde bulunduğum bu duruma..
Ve artık kendime söz veriyorum..
Her şeyi zamana bırakıyorum..
Ve olacaklara karşı kendimi hazırlıyorum...
aSi MeLeq
01-12-2006, 16:56
En son kursunun da olsa namluya sür
Nasil olsa ölüm var, bari sen öldür.
Hepside birbirinden güzel yazılardı, ellerine yüreğine sağlık His :buyir:
M'LANCOLY
01-12-2006, 17:09
geç kaldın diye düşünüyodum tam da:))
gene beğendin,gene yorum yaptın,gene mutlu ettin,gene gene gene..
ben de sana tşk etmekten bıkmıycam,emin olabilirsin:P
ellerine saglıkemegine saglık hepsi birbirinden güzel ve bir okadar harikaa bizimle paylastıgın için tesekürlerr..
M'LANCOLY
01-12-2006, 17:39
ellerine saglıkemegine saglık hepsi birbirinden güzel ve bir okadar harikaa bizimle paylastıgın için tesekürlerr..
sizin harikalığınızdır yazıları harika gösteren,ben tşk ederim;)
By_his farkıyLa bir payla$ım daha yüreğine sağLık..
M'LANCOLY
01-12-2006, 17:41
By_his farkıyLa bir payla$ım daha yüreğine sağLık..
Farklılığımı fark edenleri de fark ediyorum:alkiss:
dediğim gibi kaliteli paylaşımlar kaliteli insanlarla yapılır..
gülümse75
01-12-2006, 18:42
gerçekten çok güzel..
yüreğinize sağlık..
aSi MeLeq
01-12-2006, 19:40
Yasaksın dediler bana.. yasaktın biliyordum ama Sevdim seni inadına.
İnadına seviştim hayalinle...Yasakların içinde... Kime ne�? El alem bana bakıyor.. belki kücümsüyor beni.. belki acıyor..Kahredişime.. hayata... ama isyanım ne sana, ne kendime... inadına yaşıyorum böyle işte... Kime ne� ?
Haklılar belki... Nasıl anlasınlar ki beni? Seni hiç tanımadılarki.. görmediler ki gözleini.. turmadılar ki ellerini... Sen şimdi başka kollarda.. bensiz rüyalarda...Bense sensizliğin kuytu köşelerinde..sensiz akşamlarda...Görürüm bazen seni, uzaktan izlerken gözlerim dolar.. Lanet ederim beni sensiz bırakan hayata... Kime ne� ?
Biliyorum... Artık "gitme" zamanı... Senden... hayattan... Korkaksın, kaçıyorsun deseler de, Azrail�le son dansım, İşte saplıyorum hançeri kalbime.... Kime ne?
M'LANCOLY
02-12-2006, 01:57
kime ne? haklısın valla,saol ASi
**Zerd@**
02-12-2006, 02:14
“Mektup herkese gider, bulduğuna açılır
şiirse kimseye açılmayan o eski mektup
zarfını kelimeler doldurur, sen içine bak!”
Haydar Ergülen
“Adres, bendekine postalıyorum
Değişmiş olabilir
Geçmez de eline bir yerde kalırsa
Bir gün açar birisi
Belki kendisinedir.
Behçet Necatigil
“Karanlık çöktükten, yerleşip yer ettikten hayli sonra yazılabilir en koyu mektuplar...
Sisli dorukların mektupları, hançereden kopup gelen şaşılası bir tını barındırır.
Bir günde bir postacının çantasındaki mektuplara neler sığar: Kaç ölüm-dirim haberi, kaç hülya, kaç yanlış anlaşılma?..”
Enis Batur
Pulsuz ve zarfsız bir mektubun gideceği adres kadar yalnız biri değilim fakat postacısı yorgun bir evin dalgınlığı durur üzerimde nedense...
Pulsuz ve zarfı olmayan bir mektup daha çalışkan olmasa da rüyalarımızdan, mektuplara sığmayan hasretin kederine ne buyurulur?..
Mektup kaç canlıdır bilmiyorum fakat yağmuru hiç susmayan bir trende saklanan aşk kaçaklarıydı yazıp da kendinize gönderemediğiniz mektuplar...
Mektupların içinde yazılmış olan her şey, tıpkı bir suyun ıslığı gibi, kelimelerin alınyazısı gibi, itinasız ve sabırsız, gümüşü altına dönüştüren sessiz bir efkâr gibi dururlar...
Yazılmayı bekleyen her mektup küçük bir melek tadında, küçük bir arzunun paylaşılması ya da parçalanmasıydı belki de... Mektuplar adresine terkedilmiş gibi yaşasa da hayatlarını, göçebe bir ruhu vardır beyaz kağıttan aşağıya düşen kelimelerin... Mektubun yakasını bırakmayan zarf, ne kadar memnun gözükse de bir giz oluşundan yine de bir çöl yalnızı olmaktan kendisini kurtaramayacaktır!..
Mektupların oluş ve bozuluş hallerine eziyet etmememiz lazım... Gönderilen her mektubun okuyanda bir güvercin tadı bıraktığına inanıyor ve hayal gücünün zekasını bir tek mektuplar anlar diye düşünüyorum...
Her evin başı ağrırdı, gülümseyen bir postacısı yoksa!..
Can çekişen bir mektup gördünüz mü hayatınızda? Kaybolan her şey kadar gerçek, bize bakan her şey kadar saçma, hem umutlu, hem uykusuz, her an bir ceset olabilecek kadar sahici sırları yok mudur mektupların?..
Ve bazı mektuplar gizli bir aşk kokusu taşırlardı...
Henüz adresi yazılmamış her zarf, kimsesiz bir rüyanın boşluğu ve ağırlığı kadar içinde saklayacak sırları bekler... Bazı mektuplar gam yüküyle ve sonsuz bir iştahla yazılmadıkları için; postacıyla pul arasında, tereddütle uzaklık arasında, kalple ruh arasında gidip gelmişlerdir... Belki de bu yüzden bazı mektuplar okunmak için değil; yırtılmak ya da kaybedilmek için yazılmışlardır!..
Bazı mektupların gündüzü hiç olmamıştır, gece feneriyle yazılmışlardır çünkü!..
“Aslolan unutuştur, ben daha önce vardım” cümlesini söyledikten sonra Borges, bana da “sahtekâr bir dünya için, zarfla yola çıkılmaz fakat pul olmuş bir hayat için, yokluğun acısını biraz olsun dindirebilmek için, her mektup açılmayı bekliyor” demek düşer!..
Sanki bazı mektuplar gül soyundandır, gönderilemedikleri için solmuşlardır ve fil gibi yalnızlığı, bir köpek gibi havlayışları bundandır. Eskiden aşk makamında yazılırdı ya mektuplar, vefa duygusu kalmadığından mıdır nedir, şimdilerde küçük bir melek gibi durmuyor zarfın üzerindeki pullar!..
Belki de mektup yazmak eylemi tehlikeli “oyun”larımızdan biriydi, hem kendimize, hem karşımızdakine dürüst olmalıydık; öyle ya; yalanlarla kaplı şu ikiyüzlü çağımızda belki de en çok cümlelerimize kıyamıyorduk!..
Keşke bir mektup gibi yaşasaydım, kalpleri ve ruhları çöp dağı olmuş insan figürlerinin üzerinden atlayarak sürdürdüm hayatımı...
Sevgili mektup, sakın kendini herkese açma çünkü varlığın adresi sürekli değişiyor buralarda, hem senden daha zarif daha sıcak ve hüzünlü ne kaldı ki hayatımızda... Özellikle şairlerin yazdığı her mektubu pamuklara sarmalı diye düşünüyorum...
Bir mektubun iç çekişini duydunuz mu hiç?.. Bazı mektupların içinde bir hayat saklıdır ve kime gönderildiği önemlidir çünkü hayatımızı kurtarır bazı mektuplar...
M'LANCOLY
02-12-2006, 02:23
http://img87.imageshack.us/img87/8759/mktppal8.png
Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum
Adresini çoktan unuttum
Bir şiirin şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum..
Ah benim eski türküm
Ah benim hazin öyküm
Yanlışım,
Yanılışım..
Ne yaptıysam seni mutlu edemedim
Oysa bir kemanım vardı
Birde sen..
Acımadın ezdin beni,
üzdün..
Hiç anlamadın!!
Yavrusuna yanan bir anne gibi içime gömdüm depremlerimi
Ceketimi alıp gittim
Derin derin iç çekişim bu yüzden
İnadına suskundum oysa
İnadına vurgun
Geç uslandım
Sen göremedin ama
Altı mosmor gözlerimle ıslandım
En çok istavriti severdin
Sıkıp limonu maydanoza
Şaraba vururdun hani
Eski bir kasette bizim şarkımız alıp götürürdü seni
Salaş meyhanelerde ve kumsallardaki ayak izlerinde
Kırılan hayallerim,
Ümitlerim
Ve seni bekleyişlerim her yağmur akşamında..
Daha bir mutluyduk o günler..
Herşeye rağmen özgürdük..
Kitap alacak paramız olmasada
Ucuz tütün içsekte
Pahalıydı düşlerimiz..
Ne kadar çok isterdim şimdi bu şarkımı duymanı
Kanayan bir gül misali
Saçlarına taktığım
Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemani
Ki her notası hayatla yüzleşmenin ve ödeşmenin katranı
Hatırlarmısın parasız kalmıştık da bir gün
Kardeşinin kumbarasını boşaltıp konsere gitmiştik..
İmzasını almıştık sevdiğimiz sanatçının
Birlikte fotoğraf çektirmiştik
Bir şişe gazozu
Ve bir kaşarlı tostu bölüşmüştük
Hey gidi günler hey..
Az mı şiir yazdık ders kitaplarına
Otobüse biletsiz mi binmedik
Komayamı girmedik her beşiktaş maçında
Şimdi hastahane akşamının yorgun penceresin de
Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık
Ne kemanım var yanımda
Ne de sen varsın..
Mevsimlerden hüzün
Aylardan pişmanlık ve karanlık..
Sen ki bu mektubu saklayacaksın..
Öpüp öpüp koklayacaksın belki..
Ve artık gelmeyeceğimi bile bile bekleyeceksin..
Ah benim eski türküm
Ah benim hazin öyküm
Yanlışım,
Yanılışım..
Seni hiç üzer miyim
Ben bu mektubu defalarca yazmış
Defalarca yakmışım..
M'LANCOLY
02-12-2006, 04:56
http://img296.imageshack.us/img296/778/ads305z0ieuk4.jpg
Yaşam bir ceviz ağacıydı, bir dalında çocukluğum, diğer dalında adamlığım sallandı. Sonra kurudu ceviz ağacı ve her şey karıştı rüzgarın önünde toza.
Ant olsun
Yüreğimdeki aşkına vuslat olamaz artık
Yemin ettim hasretine ve söz verdim kendime
Sen de uzak dur benden sakın ama sakın dokunma bir daha yüreğimin bendine. İçimde ki seli sakın taşırma
Yüreğin bahar kokuyor
Gözlerinde Cennet var sanmıştım
Her söylediğin yalanmış,
Yalanlar, içinde yıllanmış
Hayallerim ceren
Sen acımasız bir avcıymışsın
El ele tutuşup, Cennete koşmalar
Saçlarında yıldızlar,
Avuçlarında baharlar,
Şahit olunan mutluluklar...
Hepsi yalanmış
Güller dokumak istemiştim ilmek ilmek
Yüreğimin hücrelerine…
Acılarıma inat,
Koşmak yeşil dağlara
Kana kana aşk içmek pınarlarından
Ahu bakışların kirpiklerinde...
Nefeslenmek bir an bile olsa…
Dilimde şarkılar ,
Dudaklarımda tebessümün en saf hali
Gülümsemek istemiştim baharlara
Hepsi yalanmış
Uçurumları aşıyorum
Geçtiğimiz yollara,
Yaşadığımız anılara bakıyorum şimdi..
Susuyorum bir an,
Mutlulukları içmek istiyorum bulutlardan.
Kararıyorlar her uzanışımda,
Yağıyorlar
Sağanak halinde
Eziliyor sellerinde tüm vuslat çiçekleri.
Bereketler düşmüyor artık.
Nisan yağmurları süzülmüyor yollarıma
Güneş boğuluyor karanlığa.
Yıldızlar parlıyamıyor
Gökkuşaklarını gülümsetemiyorum,
Renk renk kelebekler uçmuyor
Vuslat dağları solmuş...
Aşamıyorum karlı dağları...
Toprakta filizlenemiyor
Ebegümeciler, kardelenler
Koklayamıyorum naif yüreklerini
Ve dualarını duyamıyorum
Yüzemiyorum vuslat denizinde
Gözyaşlarım bile bıraktı beni
Ağlayamıyorum
Gördüğüm tek şey
Beyaz bir gülün üstünde
Çırpınan küçücük bir yürek…
Güller de can alıyormuş
Öğrenmek gerek
Hüzünleri asıyorum
Beyaz güllerin boynuna.
Gök kubbeyi dinlemek zor artık
Duymak mutluluğun rüzgârlarını
Maviliğin huzurunda soluklanmak yasak..
Güneş doğmuyorken güllerin üzerine
Rüzgârla mutluluklara kanatlanmak yasak
Karanlıkları elekten geçirsem de
Yıldızlar düşüyor karanlık kalıyor elekte
Ben, yetim ceylanların dualarını almak
Ve koşabilmek vuslatlara,
Gülleri gülümsetmek istemiştim gönül bahçelerinde
Güller savruldu nemrutun ateşine,
Yanık bir aşkın kokusu dolarken genizlere
Nefes almak zor
Hayal kurmak bile yasaklanmışken geride kalanlara
İtibarı ikram olmuşken tüm yalancılara
Eğer ki alıcısı olsa
Ben bu dünyayı satmaz mıyım bir pula
M'LANCOLY
02-12-2006, 20:34
Her zamanki vedalara benzemiycek bu.
Ani olmıycak gidişim.
Sen istediğin için gidicem.
Sen herzaman yaptığını yapacaksın.
Git diyceksin,sonra neden gittin diyceksin...
Biliyorum sevgili....
Ben seni çok iyi tanıyorum...
Sen beni hiç tanımaya çalışmadın ama ben seni çok iyi tanıdım be sevgili...
Evet git diyceksin ve sonra onu sen dememişsin gibi davranıcaksın.
İyi biliyorum dimi...
Simdi söyle...
Ben mi gidiyorum yoksa sen mi git diyosun bana...
Ne olursa olsun...Boşver...
Artık bi anlamı yok..
Artık katlanamıyorum sana
Ve gidiyorum...Evet...
Ama benim gidişim senin sönüşün olucak...UnUtMa BuNu....
Bu sefer ben öyle istediğim için gidicem....
Gidiyorum eyy sevgili...
Elveda !!!
Yolun açık olsunnn...
Bensizliğe merhaba,
Seninle dolu günlere elvedaaa!!!
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO