PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yüreğimin Alt Satırları...




ALEXX
05-12-2006, 12:51
http://img240.imageshack.us/img240/6351/sensizlikolumyoklukzuluux6.jpg



Senden sonra gecelerim boşuna geçiyor artık
yüreğimi sesinle sulamadan uyumanın tadı yok
rüyamda seni görmenin hayaliyle koysam da başımı
yastıklarım zindan oluyor sensiz gecelerime
gecelerime kabuslar dolup kanatıyor yüreğimi...
Sensiz hiçbir şeyi yaşamanın tadı yok şimdilerde
uçurumlardan atıyorum kendimi öleyim diye
onu da beceremiyorum ki sen yokken yanımda
ellerim, ayaklarım, bu yüreğim senin tutsağın
ne olur beni hasretinle bir başıma koyup gitme...

Bu satırlar; yüreğimi yerinden çıkarıp ellerine bırakmanın, bir de dizlerine çöküp yalvarmanın en onurlu en gururlu halini yaşarken, yüreğimden dudaklarıma akan yalnızlığın o hırçın sessizliğinde, anne kucağının rahatlığını bana yaşatan senin satırların... Sevgim seninle tat buldu seninle kandı aşkın lezzetine, bu yürek bir lahza olsun seni asla unutmayacak...




ALEXX
10-12-2006, 14:40
http://img153.imageshack.us/img153/7554/14jk7.jpg




tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...

evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...

sokağa fırlayacaksın...

sokaklar da dar gelecek...

tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...

ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...

kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar

küçüleceksin...

birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...

"önemli olan sağlık."

"yaşamak güzel."

"boş ver, her şey unutulur."

sen hiçbirini duymayacaksın...

gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...

ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek

isteyecek kadar çok seveceksin...

hep ondan bahsetmek isteyeceksin...

"ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını

kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın...

yalnız kalmak isteyeceksin...

hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...

ikisi de yetmeyecek...

geçmişi düşüneceksin...

neredeyse dakika dakika...

ama kötüleri atlayarak...

onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...

gittiğin yerlere gitmek...

bu sana hiç iyi gelmeyecek...

ama bile bile yapacaksın...

biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın...

aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin...

hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin...

aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...

herkesi ona benzetip...

kimseyi onun yerine koyamayacaksın...

hiçbir şey oyalamayacak seni...

ilaçlara sığınacaksın...

birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan...

sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...

bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...

boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...

uyumak zor, uyanmak kolay olacak...

sabahı iple çekeceksin...

bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...

ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...

ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...

belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak

isteyeceksin...

nafile...

düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...

rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...

her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin...

telefonun çalmasını bekleyeceksin...

aramayacağını bile bile...

her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...

ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...

yüreğin burkulacak...

canın yanacak...

bir daha sevmemeye yemin edeceksin...

hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...

onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...

defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret

edeceksin...

yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...

onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...

ama bir umut...

onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...

bu umut seni gitmekten alıkoyacak...

gel gitler içinde yaşayacaksın...

buna yaşamak denirse...

razı mısın bütün bunlara...?

hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?

o halde aşık olabilirsin ...

ALEXX
12-12-2006, 11:24
http://img100.imageshack.us/img100/9691/alonebyocshy6cf9el3.jpg




Bu gece seni düşündüm yine
Ardından bir sigara daha yaktım
Fikrimde sen zikrimde sen
Hep sen varsın

Uykularım delik deşik oldu
İnan şimdi şu hayatı uğruna verebilirdim
Her insanın içinde bir burukluk vardır ya
Benim burukluğumda sensin

Avunmak için tüm kumsallara ismini yazdım
Ama dalgalar tıpkı
Beni sevmediğin gibi
Silip geçti

Bir sevmek bin defa ölmek diyorlar ya
Bende bin defa ölüyorum
Ama her saat değil her dakika
Ölüyorum

Bu gece yine seni düşündüm
Ardından bir sigara daha yaktım
Ne fikrimden geçebildim
Nede zikrimden
Aklımda tek bir şey var
Sen ,sen, sen
Ve yine sen

!NC!PéR!S!
15-12-2006, 13:57
kurallar gereqi şiirleriniz birleştirilmiştir lütfen kuralları okuyalım

ALEXX
21-01-2007, 17:26
ALIŞKANLIK

Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...

Ü.Yaşar OĞUZCAN

ALEXX
21-01-2007, 17:26
sesini duysam da her an görmek gibi değil. özlediğimi bil, her an hiç bir şey seni sevmek gibi değil..

Seni uzaktan sevmeyi, Bana bakmadan görmeyi, Seni duymadan dinlemeyi, Gözyaşlarımla gülmeyi, Kavuşmak için sabretmeyi, Herşeyi öğrendim ama sensiz olmayı asla

Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, Bir yaprak olsaydı bütün ormanları, Bir yıldız olsaydı tüm kainatı sana vermek isterdim. Ama, sadece seni seven kalbimi verebiliyorum...

Öyle Sözler Vardır ki Her şeyi Anlatan, Öyle Anlar Vardır ki Her zaman Anımsanan, Aldığım Nefes Değil Seni Bana Hatırlatan, Yüreğimde Sen Her zaman Yaşayan, Yaşanan, Yaşanılan...

Sözlerdir aşkı anlatan, Gözlerdir kalbi kandıran, Kalptir aşkı yaşayan, Dudaklar; romantizmi yaşatan... Dudaklar sözleri söyler, Sözler ayrılık ister, Kalp bu sözlere yıkılır, Gözler gözyaşı akıtır...

ALEXX
21-01-2007, 17:27
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ


Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.
Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar.
Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur.
Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur......
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar.
İnsan korkusuz olur, daha derinden anlamaya başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur.
Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ta ortasında.
Hindistan da Ganj Nehri nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de......
New york ta, bir sokakta, kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da.
Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı,
o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan.....
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye.
Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez,
dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır,
insanları uykularından uyandırmak isterdim.
Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çoçukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da.....
oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır,
daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya....
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini.
Kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır....Bazen denizler, kıyılar çeker insanı.
İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...
bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler,
kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak,
yenilgimizi, umutsuzluğumuzu....
Birazdan sabah olacak...para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak.....
bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak.
Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek..
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili..

ALEXX
21-01-2007, 17:28
Gecenin en zifir karanlığında bile odamı aydınlatan bu aşkı seviyorum.
En çokta hergün duya bilmek için çırpındığım sesini.
Seni özlüyorum işte...
her kavgamızın sonunda çektiğim sancıları.
Seni kaybetmek korkusunun yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile.
Göz bebeklerimin içine yerleşmissin ve dünyada iyiliğe, güzelliğe dair ne varsa içindede sen varsın.
Meleklerin kanatlarından geliyorsun sen bana hergün. Martıların gözlerinde....
bir papatya demetin üstündeki uğur böceği oluyorsun.
Ayın şavkında umudun mavisinde en çokta bu renge tutkunum bilirsin.
Sen varsın yüreğime yüreğime işlemişim seni ince.ince düğümlerle çözülemezsin çözmem seni,
oradasın orada kalacaksın,çünkü birtek sen bu yüreğe yakışırsın.
Hergün içimi ısıtan asıl sensin, sıcacık ışıklarınla tüm ruhumu saran,
her yeni güne gözümü açar açmaz içime doluştuğun bir günaydınsın sen,
özlemek dayanılmaz hale geldiğinde bile hiç isyan etmiyorum,
çünkü,içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum,
özlemin sancılarıyla bedenim hergün birazdaha ölsede aslında hergün yeniden doğuyorum
seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çook....
Doğruların yanlışların sorgulamadan bi çocuk yüreği gibi masumca taşıyorum, masumca yaşıyorum seni.
Bu hayatta verdiğim her nefeste gittiğim heryerde sende benimle birlikte varsın.
O yüzden yanlızlık nedir hiç bilmiyorum. Asla değiştirmeden en katıksız halinle seviyorum seni.
Özgürleşiyor aşkımız, ve sevdikçe büyüyor,
özgürleştikçe yükseliyor işte en çokta bunu özlüyorum
seni sevmeyi özlüyorum.
Sevdikçe daha çok özlüyorum
Özledikçe daha çok seviyorum...

ALEXX
21-01-2007, 17:29
Keşke Kelebeğin Ömrü Kadar Kısa Olsaydı Hayatım...
Bir kelebeğin ömrü kadar sürdü sana sevdam..
Bu kadar kısa zamanda nasıl sevdin,nasıl bu kadar bağlandın diye sorma ne olur…


Bir kelebeğin ömrü süresince gördüğü diyarlar kadar sevdim ben seni,
soluklanmak için uğrak yaptığı tüm çiçeklerin rengince sevdim.
Gölgesinden geçtiği tüm ağaçların yüceliğince,renklerinin büyüsüne kapılıp,
gülen bir çocuğun parlayan gözlerinin güzelliğince sevdim.
Bir bebek kahkahasıydın sen kulaklarımda ve ben,bir kelebek ömrünce Anne duası gibi sevdim seni..

Hani kelebekler bilirler ya ömürlerinin üç gün olduğunu,
hiç durmazlar hani,her çiçeğe yaren olmak isterler İşte bende bir kelebeğin ömrünce,
gönlümce yaşadım seni. Gözlerimi sende açtım, bu kısacık zamana koskoca bir efsane
sığdırdım ve kulaklarına fısıldadım son sözümü,
ben seni bir kelebek ömrünün kutsallığınca sevdim.

Uçuk renkleri kadar çılgındı aşkım,gözlerimi açar açmaz seni gördüm ya karşımda,
işte sen en masum anlarımı yakaladın Acemi bir sevdalıydım önce,çabuk alıştım
Ben aşkımı bir kelebek kanadının inceliğinde yakaladım.

Güneş ektim tenine, gözlerinde yıldızları biçtim,şen kahkahalarını aş’ım yaptım,
küçük tebessümlerini katığım Ben seni yaşadım kısacık ömrümde,
umudu gördüm yüreğinde ve adını Huzur kattım.

Ben seni bir kelebeğin ömrünce,renklerinin büyüsünce ve kanadının zarif inceliğince
sevdim sevgilim Asla pişman değilim...

ALEXX
21-01-2007, 17:29
...... SENİ YASAKLAYACAĞIM KENDİME......


Ben kimlerin oldum bilmeden
Neydi peki geride bıraktıklarım
Hiç bitmeyecek gibiydi oysa
Bitti...
Yine ben?
En hasret çektiğimi
En kavuşamadığımı unutmadım mı?
Unuttum...
Ama şimdi geçmiyor zaman
Unuturum diye bekliyorum
Bekledikçe seviyorum.


Bazen seni yazmak istiyorum sayfalara
Taa en başından beri
Bırakıp gidişinden tut geri gelişine kadar
Ne biliyorsam senle ilgili.
Yürüdüğümüz sokakları
Seni seviyorum diyişini
İçten söylemesende yazmak istiyorum sayfalar dolusu.


Sana kızmayı hiç beceremedim
Gülüşümün arkasına gizledim çoğu kez
Oysa duymasanda bağırsam
Bağırsamda duymasan...


Hiç birşey diyemiyorum sana
Boğazımda düğümlenen kelimeler
Bundan sonrada diyemiyeceklerim var
Ama iyiki defalarca Seni Seviyorum demişim.


Biri beni anlasın istemiyorum!
Öfkeleniyorum, aptallaşıyorum, susuyorum.
Kime anlatmalı yada anlatmamalı
Kim benden daha çok üzülür ki?
Sana anlatamadıktan sonra
Sana diyemedikten sonra sevdamı
Neye yarar şuna buna anlatmak...


Seni soruyorlar bana
Nerde? Gitti mi? Görüşüyor musunuz? Ne yapıyor?
Her cevap bir zulüm benim için
Duymazdan gelmek
Konuyu deiştirmek bir zulüm.
Sanada soruyorlardır beni
Bilirim umursamadan cevap verirsin
Kaç gün geçirdin ki benle? Kaç saat?


Gitmekmi? Kalmak mı?
Gitmek arayıştır heyecandır
Ardına dönüp bakmamak
Kendinden emin olmaktır.
Ya kalmak? Kalmak neydi?
Gül bahçesinde yürümek
En güzel gülü aramak
O mu? Bu mu? Şu mu? derken
Yolun sonuna gelmek
Ve geri dönmemek mi?


Artık hiç umudum yok
Yok işte yok...
Sendende yok
Git durma git
Git ve özgür kalayım
Ne kadar umutsuzsan o kadar özgürsün
Hiç bu kadar kolay olmamıştı git demek.


Hatırlar mısın?
İlk sen öpmüştün ama
Kollarınıda ilk sen çektin sarıldığımızda
Aradığın ben deildim zaten
Farkındaydım...
En çokta bu farkındalığa rağmen
Israr edişim utandırıyor beni.


Şimdi ağlama zamanı
Ben ağladım, gözlerim ağladı
Sen bilmedin, ben bilmedim
Hiç kimse bilmedi
Ağladım yinede, öylesine...


Seni yasaklıyacağım kendime
Sen bilmeyeceksin
Susacaksın yine...
Eminim hiç aklına gelmeyeceğim
Yıllar geçecek
Ben senden geçeceğim
Bu ateş geçecek...

GiRL_Léé
22-01-2007, 03:41
AYRILIK

Saklansam bir köşeye , ağlasam
Sesimi kimse duymasa
Hayaller kursam tek başıma
Düşünsem onu tüm aklımla

Gün geçtikçe insanlar unutulur
Sen de beni unuttun
Tüm ömrüm boyunca
Suçum neydi benim

Sen bile benim seni sevdiğimi unuttun
Her şey biter , hayaller söner
Ben de unutsam seni
Sen , beni çoktan unuttun

Ben seni unutamıyorum
Koparmak istedim seni yüreğimden
Ama yapamadım , ben beceremedim
TUTUŞTUM AŞKINLA…