PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Muğla Evleri




defne
11-12-2006, 12:05
Muğla evleri; tasarımları, ahşap işçilikleri, tavan işlemeleri ve şehrin sembolü haline gelmiş bacaları ile Türk geleneksel mimarisinde özgün bir model oluşturmaktadır. Genelde iyi korunmuşlardır. Geleneksel mimariden doğrudan esinlenmiş yeni yapıların da Muğla bölgesinde halen diğer bölgelerimize kıyasla daha fazla inşa edildiği söylenebilir. Bunda kentin yüksek eğitim ve yerel şuur düzeyi ile yörenin turistik bir bölge olmasının etkileri bulunmaktadır. Kent merkezinde özellikle Hisar dağı eteklerine doğru yoğunlaşan eski Muğla evleri, Karabağlar Yaylası'ndaki Karabağlar mahallesi ve Yılanlı Dağı yamacındaki Düğerek mahallesi evleri ile bir arada ele alınabilir.

'Hayat' olarak adlandırılan açık ön sofalar, kuzulu kapı olarak adlandırılan avlu girişleri, ocaklar, bacalar, uzun ve geniş saçaklar, tavan süslemeleri, ahşap süslemeli verandalar, duvarlara gömülmüş dolap biçimli banyolar Muğla evlerinin tipik özellikleri arasındadır. Büyük çoğunluğu avlulu ve iki katlıdır. Bazılarında hayat bölümü sonradan kapatılmıştır. Yakın devirde inşa edilen evlerde ise, 'hayat' doğrudan kapalı olarak yapılmaktadır.

Genel özellikleri, bütün Türk evlerinde olduğu gibi, aile mahremiyeti anlayışının bir ürünü olarak içe dönük olmalarıdır. Özellikle zemin katlarında sokağa penceresi olan ev yok denecek kadar azdır. Buna karşılık avluya bakan pencerelerin çokluğu dikkat çeker ve açık, yarı açık yaşam mekanlarıyla, geniş saçaklarla zenginleştirilir. Bu nedenle, ön cephe özelliği avlu tarafından ortaya çıktığından, manzara ve güneş hakimiyetini de dengelemek üzere, evler parsellerin yukarı köşelerine ve kuzeye sağır, güneye açık olarak yerleşirler.

Plan tipleri, 'hayat' ile bunun etrafında yer alan odaların bulundukları konuma ve üst kata çıkan merdivenin yerine göre değişiklikler gösterir. Üzerlerinde yer aldıkları parsellerin biçimi ve komşu binaların konumu da planların oluşumunda etkili olabilmektedir. Ancak, genel hatlarıyla merdivenlerin, sofa içindeki yerlere göre ortadan ve yandan merdivenli tipler olarak sınıflama yapmak da mümkündür.

Ortadan merdivenlerde, üst kata çıkış binayı simetrik olarak ikiye ayırdığı gibi, farklı şekillerde de bölebilir. Ancak her iki durumda da yaygın olan uygulama, merdivenin geriye doğru sokulan bir orta sofadan çıkması ve binanın arka duvarına yaslanmış olmasıdır. Merdiven ahşaptır. Altı depo olarak kullanılır. Her iki yanında simetri hakimse birer veya ikişer oda yer alır. 'Hayat'a odalara girişte 45 dereceli kırılmalar bulunur. 'Hayat' avlu cepheleri boyunca uzandığı gibi, sadece merdivenin açıldığı ve oda girişlerinin bulunduğu orta kısımda da yer alabilir. Bu tiplerde de yaygın olan uygulama orta sofanın bina cephe hattının ilerisine doğru beşgen şekilde çıkma yapmasıdır. Ortadan çıkan merdivenin yapı kütlesine simetrik olarak ayırmadığı durumlarda ise, 'hayat'ın bir tarafında odalar yer almakta, diğer tarafında ise yine bu bölümün devamı olan yarı açık bir mekan bulunmaktadır. Genellikle, avluya bakan cephelerinde boydan boya 'hayat' bulunan evlerde ise, üst kata merdivenle çıkılır. 'Hayat'ın genişliği binanın yanından çıkan merdivenin iki kolunun genişliği ile uyum içindedir. Odalar 'hayat'ın gerisinde ve yapının arka duvarına yapılmış olarak yan yana sıralanırlar. Her biri doğrudan 'hayat'a açılır.

Sokaktan evlere kuzulu kapılardan girilir. Bu kapı geniş iki kanadı olan ve bunlardan genellikle girişe göre sağ taraftakinin içinden ikinci bir küçük kapı açılan, 2.30 m. yükseklikteki avlu duvarının yüksekliği ile orantılı, çoğunun üzerinde küçük iki tarafa meyilli. kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunan kapılardır.

Avlular, yılın yedi sekiz ayı boyunca yaşanılan, evin kapalı mekanları ve 'hayat'larıyla kullanım bütünlüğü içinde olan, genellikle kayrak taşı ile kaplı bir çoğu havuzlu iç bahçeler şeklindedir, Duvarlara yakın yerlerde ağaçlar yer almaktadır. Evin bir duvarına bitişik olarak veya yarım bir konumda tek katlı müştemilat bulunur. Müştemilat içinde evin asıl mutfağı, ocağı, kileri ve bazen de banyo yer alır. Ayrıca, temiz su havzaları da bu binanın içinde veya dışındadır.

Yapılar genellikle taş veya ikinci derecede ahşaptır. Tüm taşıyıcı duvarlar, avlu duvarları, özellikle zemin katlar kireç harcı, kırma-moloz taş duvarlarla inşa edilmiştir. Çatı örtüsü olarak alaturka kiremit kullanılır. Çatı dışında duvar üstleri, ocak çıkıntılarının baca halinde daraldığı girintilerin üstleri de yağmurdan korunacak tüm çıkıntılar bu kiremitle örtülüdür. Ayrıca, bugün Muğla'nın sembolü olarak kabul edilen karakteristik bacadan alaturka kiremitlerle yapılan kendine özgü bir şapka ile kapatılmıştır.

Muğla evlerini, temel olarak ikiye ayırmak mümkündür :


Türk Evleri: Özellikle Hisar Dağı eteklerine doğru yayılmış olan bu evler, kentsel silüeti kırmızı kiremit çatı beyaz duvar ve üzerlerinden taşan yeşil ağaçlar üçlüsü ile oluşan armonisi içinde, geleneksel dokunun özünü oluşturan yapılardır. Avlu içindeki müştemilatlarıyla bir kullanım ve form biçimini oluştururlar. Bazılarının 'hayat'ları sonradan kapatılmış, yakın devirde inşa edilen bazılarınde ise bu bölüm doğrudan olarak yapılmışlardır.


Rum Evleri: Kentte Rum tüccarlarının yerleşmeye başlaması ile Rum aileler Konakaltı ve Saburhane mevkileri çevresinde yerleşerek kendi kültürlerine göre biçimlenen taş evleri inşa etmişlerdir. Bu evleri Türk Evlerinden ayıran temel özellik içe kapanmış olmaları, avlu yerine sokakla bütünleşen bir cephe ve kütle nizamı göstermeleridir. Diğer ayırt edici özelliği ise kesme taş yapı olmalarıdır. Eski şehrin ticaret ve zenaat merkezi Arasta mevkiinde 1895'de Rum Filivari Usta'nın elinden çıkmış saat kulesi de Rum nüfusun Muğla'ya yadigarlarındandır.

Kentte halen yaşları 100 ila 300 arasında değişen 400 yapı koruma altındadır ve kapsamlı bir restorasyon girişimi başlatılmıştır.




Ruhsar
01-06-2007, 04:31
evleri

http://www.gamsizseyyah.com/images/gezi/izmir/cinar/16.jpg



http://www.geocities.com/gokay_berber/muglaVali1.jpg

KãRdé£éN
25-06-2007, 09:22
http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m04.jpg
İç Avludan İkinci Kata Ulaşım


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m02.JPG
Evin Arka Cephesi


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m03.jpg
Bir Muğla Evinin İç Avlusu


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m01.JPG
Muğla Evi


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m05.jpg
Ahşap Tavan Görünümü


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m06.JPG
Kemerli Kapı Örneği


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m07.JPG
Muğla Evi Müştemilatı


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m08.JPG
Geleneksel Cumbalar


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m09.JPG
Cumba Ve Detayı


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m10.JPG
Ahşap Cumba


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m11.jpg
Tek Kanatlı Kuzulu Kapı


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m12.jpg
Ahşap Saçak Ve İşlemeleri


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m13.jpg
Avlu İçi Kapısı


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m14.jpg
Çift Kanatlı Kuzulu Kapı


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m15.jpg
Kuzulu Kapı


http://www.mugla-bld.gov.tr/mev/m16.jpg
Arnavut Kaldırımına Açılan Kapı

KãRdé£éN
25-06-2007, 10:09
MUĞLA EVLERİ

Önüne Muğla ovasını alıp sırtını dağın sarp kayalıklarına dayayan Muğla, Karabağlar Yaylası ve Düğerek evleri ortak karakter taşırlar.

Bir aracın geçmekte zorlanabileceği dar yollara açılan evler çoğunlukla avlulu ve genellikle iki katlıdır. Bazılarının sofaları sonradan kapatılmış, yakın devirde inşa edilenler ise doğrudan kapalı sofalı olarak yapılmışlardır.

Evler içe dönüktür. Özellikle zemin katlarında sokağa penceresi olan ev yok denecek kadar azdır. Buna karşılık avluya bakan pencerelerin çokluğu dikkat çeker. Açık, yarı açık yaşam mekanlarıyla ve geniş saçaklarla zenginleşmiştir. Bu nedenle,ön cephe özelliği avlu tarafından ortaya çıktığından manzara ve güneş hakimiyetini de dengelemek üzere , evler parsellerin yukarı köşelerine ve kuzeye sağır, güneye açık olarak yerleşmişlerdir.

Plan tipleri, sofa ile bunun etrafında yer alan odaların bulundukları konuma ve üst kata çıkan merdivenin yerine göre değişiklikler göstermektedir . Merdiven ahşaptır. Altı depo olarak kullanılır. Her iki yanında simetri hakimse birer veya ikişer oda yer alır. Genellikle , avluya bakan cephelerinde boydan boya sofa bulunan evlerde ise, üst kata merdivenle çıkılır. Sofanın genişliği, binanın yanından çıkan merdivenin iki kolunun genişliği ile uyum içindedir. Odalar sofanın gerisinde ve yapının arka duvarına yapışmış olarak yan yana sıralanmışlardır. Her biri doğrudan sofaya açılır. Bu tiplerde merdiven altındaki hacmin bahçeye yakın olmasının da etkisiyle tuvalet olarak yaygındır.

Evlere, sokaklardan "kuzulu kapı" ile girilir. Bu kapı geniş iki kanadı olan avlu duvarının yüksekliği ile orantılı, çoğunun üzerinde küçük iki tarafa meyilli , kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunan kapılardır.Avlular, yılın yedi sekiz ayı boyunca yaşanılan, evin kapalı mekanları ve sofalarıyla kullanım bütünlüğü içinde olan, genellikle kayrak taşı ile kaplı birçoğu havuzlu iç bahçeler şeklindedir. Duvarlara yakın yerlerde ağaçlar yer almaktadır. Evin bir duvarına bitişik olarak veya yarım bir konumda tek katlı müştemilat bulunur. Müştemilat içinde evin asıl mutfağı, ocağı,kileri ve bazen de banyo yer alır. Ayrıca, temiz su havuzları da bu binanın içinde veya dışındadır.

Yapılar genellikle taş veya ikinci derece ahşaptır. Çatı örtüsü olarak alaturka kiremit kullanılır. Ayrıca, bugün Muğla' nın sembolü olarak kabul edilen karakteristik bacalar alaturka kiremitlerle yapılan kendine özgü şapka ile kapatılmıştır.


Bodrum evleri

Muğla’da sivil yerel mimarinin çok özgün örneklerini bulacaksınız.

Binlerce yıllık uygarlıkların mirasıdır bu yapı örnekleri. Ve büyük ölçüde de korunmakta, yeni yapılara örnek olmaktadır.

Bugünün tipik Bodrum evlerine, bir Leleg kenti olan Müsgebi(Ortakent) kır evleri model oluşturmuştur.

Milas’a bağlı Çomakdağ, İkiztaş, Gökseki evleri, Milas evleri, Ula evleri, Muğla evleri, Katrancı-Yatağan evleri, Düğerek-Muğla evleri, ünlü mimarımız Nail Çakırhan’ın Akyaka evleri, bulundukları coğrafi ve iklim koşullarına uygun olarak, yılların birikimi ve deneyimi ile oluşmuş özgün mimari yapılardır.

Evlerin bacaları bile şaşırtıcıdır. Kapılar, ahşap işlemeler, ahşap bezemeler yapılara zenginlik katar.

Sadece bu evleri görmek için bile Muğla merkez ve ilcelerinde günlerce dolaşmaya değer.


Bodrum yarımadasına göçenler, doğuya ve güneye bakan tepelerde, kaynak suları yakınlarında, yamaç boylarında ve birbirinden ayrık, kübik kütleli küçük ölçekli yerleşmelerdir. (Kemal Aran, Anadolu’da Kır Yapıları)

Müsgebi-Ortakent evleri, Myndos sırtlarındaki Karakaya evleri, bugünün Bodrum evlerine model oluşturmuştur.


Müsgebi-Bodrum Evleri

Müskebi evleri, kayalık tepelikte, güneye doğru uzanan narenciye bahçelerine bakar. Yapı kışın kuzeyden esen sert rüzgara kapalı, pencereleri ise yazın ovadan esen serin melteme açıktır. Sıcağa ve soğuk rüzgara karşı kalın yığma taş duvarla kuşatılmış, eğimli yüzeylerde manzaraya hakim terası bulunan, ısıtmanın odalara konan ocaklarla sağlandığı, toprak damlı, girişin mutfaktan olduğu evlerdir Müskebi-Bodrum evleri. Dam, geçirgenliği az aktoprakla örtülür, damlarda akmaya karşı toprağı sıkıştırmak için kullanılan yürgü bulundurulur. Avlu çitlerle çevrilmiştir. Avludan basamaklarla terasa geçilir. Teras yaz aylarında mutfak olarak da kullanılır.

Müskebi evlerinin yukarılarında yel değirmenleri bulunur. Yamaçlardan akan suların toplandığı sarnıçlar, yapı grubunun yıl boyu su sorununun giderilmesini sağlar.


Milas Evleri

19.- 20. yy evleridir. Evlerin küçük ya da büyük ama mutlaka bir avlusu vardır. Giriş te avludandır. Sokağa açılan evlerin avlu kapısı evin altında ya da yanındadır. İki katlıdırlar ve üst kat odaları çıkmalarla sokağa taşar. Evlerin büyük bölümü önlük denilen açık bir sofa ile avluya bakar. Zemin kat depo ve kiler olarak kullanılır. Mutfak, tuvalet, varsa ahır avlunun ayrı köşelerindedir. Avludan üst kata devşirme antik mermer ya da ahşap merdivenle çıkılır.

Milas’ta farklı bir grup ev yapısı daha vardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Avupa’dan gelen mimarlardan etkileşimle yapılan evler, genellikle dışa kapalıdır. Genelde iki katlıdırlar ve üst kat ortada büyük salon ve salona iki taraftan açılan odalardan oluşmaktadır. Mutfak, tuvalet bina içindedir. Nedime Beler evi, Murat Menteşe evi bu tür yapı tarzına örnek evlerdir.

18. yy evlerinden Abdülaziz’e ait bağ köşkü tipiktir. Köşk, kule tarzında yapılmış, kare planlı ve 4 kattır. Ara bölümler ahşap olduğu için yok olmuş.


Milas, Çomakdağ, Kızılağaç, İkiztaş Evleri

Milas’a bağlı Çomakdağ-Kızılağaç, İkiztaş, Gökseki, Sarıkaya Milas’a bağlı dağlık yörelerdeki kır yerleşmeleridir. Kayalık ve engebeli yamaçlarda teraslara yerleştirilmiş, ayrık yapı gruplarıdır. Bu yapı gruplarının en gelişmiş örnekleri Kızılağaç-Çomakdağ’da bulunur. Kızılagaç-Çomakdağ evleri Kayalık bir tepede zeytin ağaçlarıyla çevrilidir. Gökseki evleri ise Menteşe dağlarında iki vadiyi birbirinden ayıran tepenin sırtında yer alır. Zemin kayalıktır, yaya yolları basamaklarla evlerin avlularına açılır.

Kızılağaç-Çomakdağ’daki evlerin tipik özelliği, iki katlı, kesme taştan kalın duvarlarla çevrili, manzaraya açık pencereler, dıştan merdivenli giriş, odalarda iki yanı pencereli çıkma ocak, toprak dam ve en önemlisi oyma ahşap süslemelerin kullanılmasıdır.

Evlere avludan hayat adı verilen üstü kapalı, yanları açık mekandan girilir. Hayatın bir kenarına sekili köşk yerleştirilmiştir.Ahşap köşk, avluya açılan giriş kapısını, eve uzanan patikayı kontrol altında tuttuğu gibi, evin hanımının özellikle yaz aylarını geçirdiği, sedirle çevrili, esintili ve açık bölümü oluşturur.

Yatak örtüleri, yorganlar yüklükte, kıymetli eşyalar sandıkta, kap kaçak ocak üstündeki raflarda, yıl boyunca kullanılan tahıl ve kurutulmuş yiyecekler esintili ve serin olan hayat bölümünde tutulur. Yemek, ocak önüne serilen yaygının üzerine kurulan sinide yenir, ahşap döşeme üzerine serilen yataklarda uyunur, yüklüğün yanındaki dolaplarda yıkanılır. Cicim adı verilen, Çomakdağlı kadınların el emeği ürünü kilim ve minderler her taraftadır.

Evlerin oyma ahşap süslemeleri, dekoratif başlıklı direkleri kadar ayırdedici bir başka özelliği süslü bacalarıdır.


Katrancı-Yatağan Evleri

İki katlı, kalın duvarlı, verandalı ve direkli kare odası bulunan, dışarıdan merdivenle girilen, bol oyma ahşap süsleme kullanılan, pencere boşluklu çıkma ocaklı, altta ambarı bulunan evlerdir Katrancı evleri. Oda önünde selamlık ve dolap bulunur.

Evler Osmanlı Dönemi yapısıdır ve bacaları Muğla Bacası stilindedir.


Ula Evleri ve Nail Çakırhan Mimarisi

Ula evlerinin iki odalı, sofalı plan tipleriyle, Muğla evlerinin yakın dönem plan tipleri arasında fark yoktur. Ancak Ula kentsel yerleşim alanı, düzlükte kurulduğu için, evlerin dört cephesi de gösterişli durumdadır. Örneğin; Muğla evlerinin yan ve arka cephelerinde ahşap saçak yoktur. Onun yerine taş saçakçık (Gumile) vardır. Fakat Ula evlerinde dört cephede de geniş ahşap saçak bulunur. Ayrıca Ula evlerinde ocak çıkıntısı, bina tuğlayla yapıldığı için daha fazladır. Ula’da özellikle 1920’lerden sonra yapılmış; ada mimarisi ile geleneksel mimari kaırşımı gösterişli tek tek yapılar bugün belirgin olarak görülen evler durumundadır. Bunlarla birlikte arada kalmış yıkılmak üzere olan, açık sofalı, kemerli, (Muğla evlerindekinin aynısı) iki katlı evler az da olsa görülmektedir. Ula evleri genelde tek katlıdır. Toprağa bağlı bir yaşamı olan her Ulalının evinin önünde sebze yetiştirmek için yeterli büyüklükte bahçesi vardır.Bu tek katlı evler, tam cephe açık sofalı, yerden elli santim veya bir metre yükseklikte ki su basman üzerinde oturan iki odalı plan tipleridir. (Muğla’da ki yayla evlerinin benzeri)

Ula kent dokusu giderek bozuluyor. Ama Ula evlerinin yaratıcısı ustalar mesleklerini sürdürüyorlar. Alaturka kiremitler ocaklarda hala üretilmektedir.

Gene bu evlerde kullanılan demir aksamları üreten "Demirciler" hala çalışır durumdadır.

Ula’nın ahşap evleri, yerini Ula’da bile zevksiz betonarme evlere bırakırken Ula doğumlu Nail Çakırhan Akyaka’da kendisine Ula tarzı bir ev yaptırdı. Ula evlerinin geleneksel mimarisine kendi yorumunu, kendi zevkini de katarak. Yapılan bu ev çok beğenildi. Üstelik Ağa Han mimarlık ödülünü aldı. Önce eş dost, sonra da aralarında otel ve tatil köylerinin de bulunduğu geniş bir çevre bu mimari tarzı esas alan işler yaptırdılar, hem Nail Çakırhan’a ve hem de başka mimarlara.

Bugün Gökova kıyısındaki Akyaka’daki evlerin hemen tamamında bu tarz egemen. Ula’nın geleneksel mimarisi böylelikle Çakırhan ile yeni bir hayat buldu. Ula’lılar unutmaya başladıkları eski evlerini hatırladılar, restore etmeye, yenilemeye, yeniden yapmaya başladılar eski Ula evlerini.

Ula evlerinin en önemli tarafı ahşap işçiliği. Dolap kapakları, tavan işleri hep oymalı, hep süslemeli.

Grup_Hepsi_Delisi
08-04-2008, 21:00
Muğla evleri çok güzel hem ben Muğla'da yaşıyorum:):tehteh: