SENDEN KACARKEN YİNE SANA TUTULDUM
hadi şimdi yalan oldugunu savun mazinin... yüregim elimdeyden haykır bana seni sevmiyorum diye... nedne titriyorsun ki bak karsındayım arkamdan sölediklerimi simdi yüzüme söleyebilirsin.. hadi yasadıklarımızın oyun oldugunu söle... beni kandırıken ne mutlu oldugunu söle yüzüme... üzülme sakın bana sen üzülürken acırsın bana.. neden ki neler kaybettiğime mi.. cok sey kaybetmedim merak etme sadece yüregimi... o da cok önemli deil ki nasıl olsa sen eglendin yaa.. sen mutluydun ya benimleyken.. ben sonradan aglamısım.. sonra yüregim yanmıs neden umursuyorsun ki... ne güzeldi değil mi o günler... pencereden seni beklerdim hani sokaktan gecerken belki bir mektup atarsın bahceye ya da olmadı bi tanıdık yollarsın beni özlediğini söleyeceği.. ama her defasında benim pencereme bakar ceker giderdin... iste bir damla düşerdi de sen mutlu olurdun.. ahh be sevdiğim evet hala sevdiğim diyorum yüregim hala senin için atıyor farketmiyormusun elinde tuttugun hala benim yüregim... ne o korktun mu... neden ki... haykırdı mı sana ...yalancııı... senden nefret ediyorum.... diye.. inanmaa sakın o gururumdur unutma.. simdi gidiyorum.. kalbimi almayacagım evet o kalp sende duracak... istersen bir köseye atarsın istersen bakıp bakıp aglarsın.. ben kalbimi istemiyorum o sende kalsın.. cünkü artık o da beni istemiyor sen gibi... simdi hoşçakal sevdiğim... aglama eskisi gibi dalga gec gül halime.. ben alıstım oyunlara ben alıstım sevdasız sevgilere.. simdi gidiyorum deme sakın suss.. sevdiğini söleme bu zamana kadar hiç sölemedin ki.. gitme de deme hiçç gitme dememiştin ki bana... ben seni eskisi gibi hatırlayayım.. bırak MAZİME saygın olsun SEVGİME yoksa Bile....
HOŞÇAKAL
gecem=17.12.2006
:agg: :agg: :agg: :agg: :agg:
gülümse75
17-12-2006, 18:56
''ahh be sevdiğim evet hala sevdiğim diyorum yüregim hala senin için atıyor farketmiyormusun elinde tuttugun hala benim yüregim... ne o korktun mu... neden ki... haykırdı mı sana ...yalancııı... senden nefret ediyorum.... diye.. inanmaa sakın o gururumdur unutma..''
diyecek bir şey bulamıyorum...
teşekkürler....teşekkürler...
saol canım yorumun için...
!NC!PéR!S!
18-12-2006, 18:16
Yenilgilerin tüm tomurcuklarında dünün göz yaşlarında gizlenir yüzün
Her mevsim dilindeki türkülerle sessizliğinin tohumlarını ek hayata
Ağladıkça kan yağar göklerden, kimi yürekten dökülür, kimi aşktan
Unutuluşu geri vermez anılar, hiçbir zaman da aynadan izlenmez hüzün
Aynı tekdüzeliğin menzili uzak duruşlarından sıkılınca yürek, sızıyı algılamaz, o sol ağrıya da aldırmaz olur. Nafiledir bekleyişe sarılmak ve işte böyle anlarda yaşam suyunun aktığı bütün yönler değişir. Kimi dostluk, kimi de terk edilmiş yürekler ve derinlerdeki sızılar konuşulur.
Göğsümüzdeki ağrıyla yaşarken biz hayatın paslı kapılarını da açmak istiyoruz ruhumuzu dinleyerek. Zehir yutmaya alışmış, karşılığında sahte alkışlar almış zavallıların boy aynalarına dargın yaşadığı artıklı sofralarda, bizim payımıza sevgi düşer her devirde. Geri kalanını sürüngenlerin temizlediği düşler tarlasından biz tohumlarla düşeriz sevda yollarına. Mayamıza hüzün serperek büyürüz aşkın gizemli kollarında.
Her karede kendini aradığın, her yanlışa öfkeyle direndiğin ve paylaşılmamış mutlulukları özlediğin insanlık paylaşımlarında somutlaşan tek şey ruhundaki esrikliktir unutma. Yağmur yağdıkça saçlarına, düne karışır kokun. Usunun kökleriyle günlük güneşliktir aslında yaşam. Bir gölgeye yüzünü çevirince, bir ıslığın peşine düştükçe, bütün kapalı kapıları açmayı dilersin. Kanat sesleri en çok gündüz yamaçlarından duyulsa da, yarasalardır gönül heybendeki göz yaşlarını süzen, sözüne diş geçiren, hayatını karanlığa çeviren.
Oysa, kanlı bir mızrakla dikilir her sevdanın bayrağı. Düşlerini doğrularda kaybeden, özünü yalanlarla sulayan, sancıları da omzunda taşıyan bütün yüreklerin zulasında gizlenir aşk. Çürümüş bir yürekte güneş her zaman ışıklarını göstermez ve her sözün doğrusundan, her pasın döşünden çelik yalnızlığının tabletlerinden kendi güçsüzlüğünü yutarsın.
Sonu görünmeyen, ufku gözlenmeyen her yalnızlığın mimiklerinde niteliksiz, kişiliksiz ve dehanın yurduna asla uğramamış, karanlıklarda yalnızlığına ağlamış bir yürek düşer aynaların döşüne. Kor düşüncelerin yeşil sağrısında mevsimlerdir karanlığa yorgan atan. Ve o mevsimlerin kalaysız çanaklarında nefesi kokmuş sineklere benzer insan. Avuçlarından ormanlara kanat açan kuşu avcılar seri atışlarla otlaklara düşürür, yüreğin korkuyu bölüşür, anılarına da her devirde akbabalar üşüşür.
Kan düşürmemek için yüreğime insan yüreğini görmezden gelemezdim. Düşündükçe aklımın en mitolojik sıvaları döküldü, sular sarnıçlarımdan süzüldü ve her şeye ağlayan bir şaire dönüştüm. Oysa, güneşti düşünü gördüğüm, ışık düşen saçlarındı gecelerde ördüğüm. Öptükçe yüreğinden ağladım, ağladıkça buruşuk bir defterdeki anılarla yüreğinin burçlarında sabahladım.
Şimdi, son bir kez daha bak yaşamaya. Bütün parçalanmışlıkların acısına çizgiler çekerek, bu kara, bu kaba, bu masalsı hayata bayrak gibi aç yüreğini. Ay düşsün saçlarına, istersen aşk düşsün avuçlarına, ya da at bedenini gürül gürül akan yaşam sularına. Kutsanmamış bir mavi gök altına ela gözlerini düşür, kuşların kanatlarını okşa, inancını yargıla ve inatla bak kirli olsa da yaşamın maviliğini kaybetmeyen sularına.
Dışarıda her gün yeniden dirilen bir yaşamdır, her mevsim yeni naralarla tükenen. Ağlayacaksan, yıllarına adaklar bağlayacaksan, önce yüreğindeki demirleri eğeceksin. Çelik gövdene yapışık, ay ışığına küskün bedenini saman yoluna adamazsan, yüreğinin kabarışlarını frenlersen aşkın tetiği düşmez bedenine. Özü tükenen, belki de oyuklarda gizlenen sularca nedensiz başkaldırılarla tutuşur çorak yüreğin. Ustura yalnızlığının aynalarına gözyaşın düşer, adına hüzün koyduğun ne varsa kahkahalarla seni izler.
Rüzgâra tut şimdi narin gövdeni. Aman demek için, kırılan bir kaleme ağlamak için henüz çok erken. Suçumuz sorgusuzluk, suçumuz yaşamanın aman dilemez sağrısı. Kirli sokaklarında dolaşırız da bu hayatın, temiz düşlerle uykulara dalarız her mevsim. Her insanın bir türlü başını koyamadığı bu ceza kütüğünde, dudaklarına baharları sürerek, ömrüne yarınları yükleyerek dolaşmazsan, sevdaya sürgün, aşk’a üzgün yaşarsın.
Göğsüne yeni bir kimlik takarak, ayın aşk ışıltıları yaydığı menekşe kokulu gecelerde dolaşarak, ödünç yaşanılan bir hayatın anlamsızlığına gülümseyerek aç kınalı avuçlarını hayata. Güneşi saçlarından, aşkı avuçlarından, mevsimleri de gözyaşlarından yüreğine sal. Kanadıkça yüreğin yitmiş günlerine limanlar aramaktan kurtul artık. Gülüşlerinin tomurcuk güllerine her sabah sular dök, ilençli matemlerinin anahtarlarını denizlere at, her mevsim aşk’la çoğalarak
17.12- si gecem
ne o korktun mu... neden ki... haykırdı mı sana ...yalancııı... senden nefret ediyorum.... diye.. inanmaa sakın o gururumdur unutma.. simdi gidiyorum.. kalbimi almayacagım evet o kalp sende duracak... istersen bir köseye atarsın istersen bakıp bakıp aglarsın.. ben kalbimi istemiyorum o sende kalsın.. cünkü artık o da beni istemiyor sen gibi... simdi hoşçakal sevdiğim... aglama eskisi gibi dalga gec gül halime.. ben alıstım oyunlara ben alıstım sevdasız sevgilere.. simdi gidiyorum deme sakın suss.. sevdiğini söleme bu zamana kadar hiç sölemedin ki.. gitme de deme hiçç gitme dememiştin ki bana... ben seni eskisi gibi hatırlayayım.. bırak MAZİME saygın olsun SEVGİME yoksa Bile....
HOŞÇAKAL
amanin gecemim neler yazmis:agg: :agg: :alkiss:
modestus
18-12-2006, 18:32
EllEriniZe sAğlık ArKadŞLar Çok GüsELdi :alkis:
CaN'da CaN
18-12-2006, 18:37
yüreğinise sağlık arkadaşlar
ne güseldi o paylaşımlar öle ;)
süpersinis yine başka bii demiom :huhu: