Orijinalini görmek için tıklayınız : Ya Seninleyim Ya Sensizim
http://resim.turkmania.com/thumbs/463704traenenlp6.gif
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİKLERİM...
Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var;
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın birşeyi...
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten,
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği.
İnsan, saatlerce bakabilir gökyüzüne,
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa...
Yaşamak yeryüzünde onunla karışmaktır.
Kopmaz kökler salmaktır oraya.
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını.
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle gireceksin.
Ve uzandın mı bir kez; bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin.
İnsan, bütün güzellikleri dinlemeli alabildiğince,
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına...
Balıklama dalmalı içine hayatın,
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına...
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar.
Bütün kitapları okumalı, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın.
Değişmemelisin hiçbirşeyi, bir bardak su içebilmenin mutluluğuna.
Fakat ne kadar sevinç varsa hepsini yaşamak özlemiyle dolmalısın.
Ve kederi yaşamalısın namusluca bütün benliğinle.
Çünkü acılar da sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına .
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var;
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın ırmaklara, göğe bütün evrene karışırcasına,
Çünkü ömür dediğimiz şey,
Hayata sunulmuş bir armağandır.
Ve hayat sunulmuş bir armağandır insana...
YAŞADIKTAN SONRA ÖĞRENİYORUZ HAYATIN KAÇIRILMIŞ ANLARININ TADINI...
Yaşam, bir yolsa bil ki düz olmanın yanısıra inişli,çıkışlı ve taşlıklıdır da...
Yaşam, mevsimse bil ki her kışın ardından bahar da gelir...
Yaşam, gökyüzü ise bil ki senin de orada bir yıldızın vardır mutlaka...
Yaşam, sevmekse bil ki sevdiğin seni sevmese de olur,önemli olan senin sevgindir...
Yaşam, vermekse bil ki bu karşılıksız olmalıdır...
Yaşam, mücadele etmekse bil ki vazgeçmen yaşamın umurunda değildir...
Yaşam, bir yolculuksa bil ki önce kendin için yapmalısın onu...
Yaşam, engelli bir yarışsa bil ki en zor engeller kendi önüne koyduklarındır...
Yaşam, mutlu olmaksa bil ki en kalıcı olan şey huzurdur...
Yaşam, sadece nefes alıp vermek değil ise bil ki kendinden birşeyler katmalısın ona...
NEDEN OLMASIN?
Yaşamda önemli olan doğru soruları sormaktır, doğru cevapları bulmak değil...
Başkalarının yaşadıklarından,her insanın yaşadığı aynılıklardan bir şeyler öğrenemez miyiz?
Hep zaman geçmesi ve bir bedel ödememiz mi gerekiyor?
Yardım bekliyoruz.
Birilerinin bize yardım etmesini yol göstermesini bekliyoruz.
Oysa kendine yardım edemeyene kim yardım edebilir ki?
Tek bir gerçek var!
Dünyayı ve hayatı sevmek,
Kahır ve çileler içinde yaşarken bile bu sevgiden el çekmemek,
Her güneş ışınına bir şükran duygusuyla kapıları açmak,
ACILARDA BİLE GÜLÜMSEMEYİ TÜMÜYLE UNUTMAMAK....
alıntı...
Yoklugun canımı öyle acıtıyor ki,parça parça oluyor yüregim...
Kalbimin parçalarını toplamaya çalışıyorum...
İçimde kopan fırtınaları söyleyemiyorum...
http://www.realms-of-fantasy.org/artists/Elmore/images/elmorebw002.jpg
ARARSAN EĞER BENİ
Ararsan eğer beni,
Gözlerinde ara.
Dalgın bakışlarında göreceksin
Belki ufkun öte yanında...
Ararsan eğer beni,
Ellerinde ara.
Kollarının kavuşmuşluğunda dokunacaksın
Terkedilmiş bir şehrin sokaklarında..
Ararsan eğer beni,
Ayaklarında ara.
Tabanlarının sızlayışında ulaşacaksın
Belki başı dumanlı dağlar ardında...
Ararsan eğer beni,
Saçlarında ara.
Uçuşup savrulmuşluğunda saracaksın
Çiçek kokulu sabah rüzgarlarının sırtında...
Ararsan eğer beni,
İçinde ara, taa içinde.
Yanında ara yanı başında
Belki avuçlarının arasında...
İçmişim ya ben seni kanasıya,
Arıyorsan gerçekten, seninleyim sendeyim.
Sen bende olduğunca.
Bir gönül yarısı sen yarısı ben...
Belki bin yıl uzakta olsam.
Ya da en uzak yıldızlardan baksam.
Dahası arkamı dönsem sana.
Ararsan eğer beni kendinde ara
Hani ince bir hüzün duyarsın kimi zaman...
Şarkılar daha bir dokunaklıdır...
Ve sanırsın ki hiç kimse yok elinden tutan...
Oysa her sözün her hüznün ardında ümitler gizlidir...
Bulutların ardındaki güneşler gibi...
Yağmur sonrası çıkan gökkuşağı gibi...
Ve unutma sevgi gibi,dostluk gibi,aşk gibi...
Eger bir gün yalnızlıklar duyarsan...
İnceden yaşlar süzülürse yanağına...
Ve unutulduğunu sanıp bir sızı başlarsa yüreğinde...
O zaman gökyüzüne bak...
Bulutların ardındaki güneşe...
Çalıların ardındaki çiçeğe...
Bırak pencerelerinden yağmur dolsun içeriye...
Ve aç avuçlarını...
Sana uğur böceğimi gönderiyorum...
Avucuna konsun diye...
Seni Seviyorum Biliyorsun değilmi...
http://img.blogcu.com/uploads/avatars/32702_1082.gif
Ask cesaret ister,kocaman bir yürek ister. Ask hayata karsi islenilen en dogru suç ortakligidir, Ask hayatin tekdüzeligine, bütün siradanligina en soylubaskaldiridir. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakismaz. Ve elbette Aski suçlamak, yargilamak, karalamak inkar etmek de asla yakisik olmaz Niçin ask? Nedir bu ask denilen sey, elle tutulmaz gözle görülmez bir seyse nedir bu yasanan somut acilar,güzellikler? Tek basina aski tanimlamak herseyden soyutlamak mümkün mü? Hayir ! Ask bugünlerde bazilarina göre plastikten bile yeniden yapildi.Dünyada yasanan sunilige dogru gidis askin etrafini sardi. Nedir su ask...? Ask hayatin bize hazirladigi en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçirecegi hiç belli degildir. Daha ne oldugunu bile anlayamadan onun hükümdarligina giriverirsiniz. Ask; en yalin biçimde anlatilan tek kavramdir o, adi kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmaniza gerek yoktur, "Asik oldum" dediginiz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlikla anlayabilir, çünkü askin dili tektir. Askin zamanini biz ayarlayabilseydik eger ve kime neden asik oldugumuzu anlayabilseydik,askin sirrini da çözerdik herhalde. Ama o zaman da askin insani alip götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Ask hayata karsi islenen en güzel ve en dogru suç ortakIigidir, ask hayatin bütün tekdüzeligine, bütün siradanIigina en soylu baskaldiridir. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakismaz. Ve elbette yasanilan aski suçlamak ,yargilamak, karalamak, inkar etmek de aska yakisik kalmaz. Bu önce haksizlik, kendinize saygisizlik olur. Insan sonuna kadar savunmali askini, karsilik görmesede, aci çekecegini hissetsede, yarin terkedilecegini bilsede, ailesini karsisina alacagini bilsede taviz vermemeli askindan, "Seni Seviyorum" diyebilmeli gögsünü gere gere.Askin zamani yoktur, hep hazirliksiz yakalar insani. . Iste ask bütün bunlara tek basiniza karsi gelebilme yurekliligidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu... Askin ne zaman gelebilecegi belli olmadigi gibi, ne zaman gidecegi de hiç belli degildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir baska göze bakmaya, bir baska tene dokunmaya baslamasi o kadar da zor degildir...Asktan degil, onun kaçmasindan korkun.Biliyor musunuz , hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve dogru olan tek guzellik ASK.!!. Lütfen ona haksizlik etmeyin .. Askina sana asik olana sahip çik ve onu kaybetme '' SENI SEVIYORUM '' Demek Için Geç Kalma ; Sevgiyle Kal
Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman...
Sığmadın cümlelere ve Hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı...
Seni severken yorulmadım...
Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim...
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin...
Sevdim işte ötesi yok...
http://img.blogcu.com/uploads/hazanmevsimi_shulekatatoniab.jpg
Ben ne zaman sevdimse, kuzeyden vurdu sözlerimi ayaz. Tutuldum cümlelerimden. Kalemimde inceden bir ağrı. Kağıtlar takatsiz, zarfların ağzı yumuk.
İsminin yerine koyduğum zamirler, müsteara bile dönüşememişken yenildim mecaza. Ay dedimse sen, ceylan dedimse gözlerinin karası. Deniz dediysem ayrılığın tam ortası.
Yetmezmiş gibi üstüme geldi hatasız teşbihler. “Sen gibi..” oldu her şey. Nefes almak gibi oldu seni düşünmek.
Sıtma tuttu ruhumu. Hayalinin ateşi çıktı ve titredi işaret sıfatları. “O kız” dedi öteden biri. Mef’uller hep bir ağızdan haykırdı beriden: “ona..ona..ona..”. Fiili yola koştum telaşla. Yoruldu ve sustu.
Ne zaman sevdimse ben, rutubete duran kalbimin duvarlarında sızıntı, beynimi kemiren efkarımda kesif bir kıyamet provası… Haniyse kar yağmayacak dağlarıma, yarılacak ortadan.
Gözlerimi saçının teline düşürdüğüm gün, mübalağa bıraktı er meydanını. Gülbanklar değil, ümitsizliğimin salasıdır bu okunan. Gitgide kararan yalnızlığıma sor uykunun ülkemden hicretini.
Tarih düştüm almanaklara: “Günlerden berâat: Sahibini bulduğu anda kaybeden aşkın sırra kadem basışı.”
Gözlerinden bir yudum nefes alıp alıp sana yazıyorum yine. Yürek mürekkebiyle yazılmış onca karalamaya inat seni yaşıyorum satırlarımda. Sen ve ben. İki ayrı kentin sabahında aynı güneşle uyanan iki sevdalı. İmkansızlığın içinde, yokluğun acı nefesinde " aşkı " soluyan iki yürek. Boşver gülüm. Suyla ateşin, geceyle güneşin birbirlerini sevmesi gibi imkansız olsa da aldırma. Yağmuru dilenen kuru toprak gibi her sabah nefesini soluyorum ben. Güneşi bekleyen kuru yaprak gibi akşam kızıllıgında seni bekliyorum. Biliyorum hicbir zaman kapımı çalmayacak ellerin, hiçbir zaman ellerini tuttugumda avuç içlerin terlemeyecek. Bırak bu dünya bize hasret borcu olsun. Hasretlikler hep demir parmaklıkların ardında kalsın. Kavuşmasın sırtlarımız birbirlerine. Değmesin dudaklarımız dudaklarımıza. Sevgi bu değil mi ? Yokluğunda bile sevmeyi bilmek. Aşkı yücelten bu değil midir ki ?. Bak şehrime yağmur yüklü bulutlar konuk olduğunda ben seni ararım her damlasında. Saçlarımı ıslatan bir yağmur damlası kadar berraktır sevgin.. Musluğu açıp avuç içlerime akan suyu delice içmek. Çünkü içtiğim sendin. Kana kana yüreginin deryalarındaki nefesi içtim her defasında.
Gözlerim bağlı halde karanlıkta merdiven inerken hep senin sevdana yürür gibi emindim adımlarımdan. Başımı kaldırdığımda bulutlar kanap açıp gözlerinin içinde sıcak iklimleri gördüm. Dokunduğum herşey de ellerinin sıcaklığını aradım durdum. Oysa ellerini hiç tutmadım ki !.. Baktığım her noktada gözlerinin derinliğindeki umudu sevdim. İnan gözlerini hiç yakından görmedim ama hep seni yaşadım. Rüzgarın hep senin saçlarına ılık meltem gibi dokunduğunu bildim. Görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğrendim.
Sen gülümsediğinde gecekondu pencerelerinde cicekler açar. Her nefes alışında gökyüzüne nice yıldızlar kanatlanır. Yağan yağmur kadar bereketlidir gözyaşların. Engin denizlerin içinde sakladığı berraklık kadar yalındır bakışların. Ve saçların, rüzgar bile kıyamaz saç tellerini savrulmaya. Biliyorum bu hasret mapuslugunda günleri saysam da, bu özlem her gün acılarımı kanatsa da ben seni sevdim. Yüreğinin içinde büyüyen bir cocuk gibi gözlerinde gülümsüyorum hayata. Ben seni gözlerinde biriktirdiğin düşlerle sevdim.
Seni sevdiğimden beri kuşluk vakti kıyamadığım gözyaşlarını kelebeklerin sırtında taşıyan bir yürek oldum ben.Gözbebeklerinden süzülen nemli yaşları baharların koynunda kuruyan ciceklerin köklerine sundum her defasında. Öyle değerli ki ; gözlerinden süzülen yaşlar , imkanım olsa o nemli yaşlarınla ciceklerin yüreklerini yıkardım..Seni sevmek böyle duru böyle yalın bir aşk.. Seninle her gece yıldızların sağnağında sana düşlerimi sundum. Bir an hayat yokusunda yorulsam, kenar köşelerde değil ben senin yüreğinde " nefesini " soludum. Reyhan kokulu gecelere inat ben senin kokunla yetindim. Rüzgarın keman çaldığı ve yıldızların nağmelerle bestelere gebe oldugu vakitlerde hep seni düşledim. Sevgini soframdaki ekmek gibi bereket bildim. Ben senin gülen yüzünü sürdüm arsız yaralarıma. Uykusuz yüreğime ayazlar çivileri reva görseler ben senin sacların daldım rüyalara..Seni düşündüm zamanın ötesinde. İmkansızlıgı sevdim. Gözlerindeki nemin saflığını, gözyaşların duruluğunu ve iki dudağın arasında hayata hediye ettiğin nefesini sevdim.
" Bilir misin
Nefesinde baharların soluduğunu ?
Bilir misin her gece
Yetim kuşların yüregine dolduğunu ?
Bilir misin her gözyaşınla
Topraktan yeni filizler doğduğunu ?
Uzaklar da bir adamın
Senin her gülüşünde
Hayata sımsıkı tutunduğunu
Bilir misin ey yar ?
Beni yadırgama severken böyle delice seni...
Pes etmek çok zoruma gidiyor...
Hıçkıra hıçkıra ağlamak gelirken içimden...
Yutkunarak bastırıyorum içimdeki seli...
Hani diyorum suan dizinde uyumak varken...
Neden vazgeçtin be bebeğım...
Ben vazgeçmedim..
http://img.blogcu.com/uploads/sevgidamlalari_nnnnn.jpg
Yaşanmamış sevdalarım var.
Yarım kalmış sevgilerim…
Kederlerim, hüzünlerim var.
Göz pınarlarında henüz akmamış
Göz yaşlarım var.
Özlediğim anılarım,
Sensiz yaşanan yıllarım var…
Adını koyamadığım duygularım,
Birde;
Bakamadığım fotoğrafın var.
Yaşanmamış mevsimler yaşadı gönlüm,
Kalbim çöl rüzgarlarında kavrulurken,
Gözlerimde yaşları dondurdum ben.
Bir kelebek kanadında yaşadım sevgimi,
Ya sevmesini bilemedim,
Ya sevene çok değer verdim.
En iyi ağlayan, en çok sevenmiş derler SEVDİĞİM,
Yazık!
Ağlayanın ben olduğunu öğrendim.
Sen gönlümde misafirdin.
Zamanı geldiğinde gideceğin,
Ben hancıydım sevgilim,
Sevgimi kalbime sürgülediğim.
Sen adını hüzün koyduğum,
Her gece gönlümde uyuduğum,
Sen gözlerimde hasretim,
Dilimde adını tükettiğim,
SENDEN BİR SEVGİ ALACAĞIM VAR!
SELDA SARIGÜL
http://img122.imageshack.us/img122/3906/gecelertf0.jpg
http://yerleskem.inonu.edu.tr/resimler/nisan2005/1sayfa%20(14).gif
Bir Gün Gözlerimin Ta içine Bak...
Belki Anlarsın O zaman...
Ölüler Niçin Yaşarmış...
http://img104.imageshack.us/img104/1056/adszee9.png
Her kelimem yalnızlığa tutsak...
Her gülüşüm sana uzak...
Yüreğimle yüreğine dokunsam...
Gülüşün düşer haramın avuçlarına...
Göz yaşlarımı yüzüne bıraksam...
İmkânsızlık düşer hasret paydalarımıza...
Güneşler kurutmaz ıslak kirpiklerimizi...
Şarkılar avutmaz ikimizi de...
Gün gelir...
Gözlerimizden akan...
Yaş olur ayrılığımız...
Gün gelir...
Yüreğimizi yakan...
Yangın olur yalnızlığımız...
Gün gelir...
Yoklukta yüreğimizi dayandığımız sırt...
Uçurumlarda tutunduğumuz bir dal olur...
İmkânsızlığımız...
Ve bir gün Cennetin köşelerinde...
Sarıldığımız gül kokulu bir sevda olur...
Islak göz yaşlarımız…
Bir papatya tarlasında düşmüştün yüreğime, zamansız gittin... Öyle bir gittin ki hem de;
http://img309.imageshack.us/img309/4721/x1pgohcjcntymewvsxhewbauh8.jpg
Öyle bir gittin ki benden, bana sadece yolun açık olsun demek kaldı. Yüreğimde ne yaş, ne acı, tebessüm dudaklarıma yapıştı kaldı. Mevsimsiz bir ayrılıktı bu, kardan bihaber soğuk, yağmurdan bihaber yaşlar, güneşten bihaber yangınlar, bahardan bihaber papatyalar...
Öyle bir gittin ve beni öyle inandırdın ki bunun bir veda olmadığına, bana sadece beklemek kaldı. Korkularımı verip, yerine umutlar ektiğin tarlarda çıplak ayakla yürüdüğüm bir hasat zamanıydı vedan. Üzerine bastığım korkuların, toprağa karışıp bir gün yeniden hücrelerime yayılacağı bilimselliğinden uzaktı umutlarım.
Öyle bir gittin ki, vuslata aşktan daha bir aşktı bu gidiş...
Sana yüreğime çok gelen ne kadar ben varsa sundum...
Tut hadi!
http://img242.imageshack.us/img242/1281/1851cm2.png
Duy beni.
Öyle bir gittin ki benden, sen giderken bana sadece bunu kabullenmek kaldı...
Sustum...
Dudaklarma bir tebessüm takıldı kaldı...
Öyle bir gittin ki benden, bu yürek buna hiç inanmadı...
Kim ikna edebilir ki beni dönmeyeceğine...
alıntı
Bir melek vardı masallarımda…
Seni getirdi...
Sen dualarıma mahzar oldun her gece...
Şimdi sensizlik bedel, günahla yıkanmış sevdaya...
Her aşk ardına saklar acısını ya ben acılara sarıldım...
Sen yanımda olmayınca...
Dayanamam…
Giderim buralardan yoksan bende…
Seni sensiz yaşamak çareyse…
Bırakma…
Tek tesellim ölümdür…
Senden öte…
Daha dün gördüm seni düşümde,
aşık oldum.
Uyandım, yoktun.
Uyumak istedim tekrar,
Olmadı.
Hepsi bu kadarmış demek.
Eh,
mutluluklar dilerim sana,
düşümde gördüğüm,
gördüğümü sandığım,
seni sandığım sana…
BiLiyorsun..
Seni Seviyorum..!
SEN
Dilimin ucuna gelip de
Söyleyemediğim türküm
Gözümün pınarına gelip de
Dökemediğim gözyaşım
Baharda nergizim
Kara kışta kardelenim.
Kalemimin kırıldığı anım
Yazamadığım şiirim
Sokak başı korkularımda
Gölgesine sığındığım yar.
Esiriyim şimdi sensizliğin
Kölesiyim sensiz kaderin
Ve seni beklemekteyim
Ki sen benim hürriyetim...
SİTEM
Ellerim büyürdü seni düşününce
Yüzümü kapatmak istercesine, utanarak
Yeşile çalardı bedenim
Gözlerim iki azgın dehliz içimde
İçime dip salan bir sensizlik
Ruhumu canavarlaştıran bir yetmezlik
Bir düğüm ve aşağılık, yükseklik korkusu
Boşluk duygusu içinde bittiğim.
Ağzıma kan dolardı seni düşününce
inan, içimi kusmak isterdim yollara
Bu nefreti içimde söndüremeden
Kalbimden seni atıp sökemeden
Buluşmak isterterdim kanımı emen yaratıklarla
Yavaş yavaş akmak isterdim yarıklara
Ve sadece toprağın kokusunu koklamak isterdim doya doya
Ve inan bu yeterdi bana, yeterdi bana.
Ellerim büyürdü seni düşününce
Yüzümü kapatmak istercesine utanarak
Aniden kesilirdi soluğum
Garip bir şaşkınlıkla etrafıma bakarak
Bazen de hiç konuşmadan, durarak
Bilirdim herkez beni unuttu
En kötüsü bilirdim oda unuttu
Elbette unutması gerekirdi, fakat
Fakat, ben unutamadımki onu.
Ellerim büyürdü seni düşünümce
Yüzümü kapatmak istercesine utanarak
Birden korkardım, ayıplanırdım
Sonuncu kez tövbeler etmiş gibi
Susardım sonra uzun uzadıya
Sessizliği gizlice içime çektim
Korkuların hep içinden geçtim
Artık düşüncelerimle yüzleştim, aynayı koydum önüme
Sonra kendimi yüzleştirdim, şekillendirdim.
Ellerim büyürdü seni düşününce
Yüzümü kapatmak istercesine utanarak
Ayıplanırdım, karışırdı ellerim çözülmez
Utanırdım, kaçmak isterdim kaçılmaz
Faydası yok hiçbir şeyin çekilecek
Sonu yok bunun ki görülecek.
Ellerim büyürdü seni düşününce
Yüzümü kapatmak istercesine utanarak
Birden büyürdü gözbebeklerim
Ruhum bir boşluğun içindeyken
Sesime ses vermeyen bu sessizlik
İçine girdikçe çoğalan bu dipsizlik
Yalnızlık ve ayrılığın akıl almaz duygusu
Suçluluk ve karamsarlığın bitmeyen sorgusu
Ve bütün bu üstüme gelenler sevinin ben bittim.
Evet biterdim
Biterdi bir yanım seni düşününce
Aciz, duygusal, içime sığmayan bir yanım
İşte hiç bir zaman gözlerim böyle dolmazdı
Bir ölü hareketsiliği alırdı bedenimi, dilim susardı
Büyürdü iç savaşlarım kılınçların gölgesinde
Kan görmemek için ölmeyi istercesine
Bölünürdü iki yanımdan parça parça bulutlar toprağa düşerdi
Rüzgar benim için eserdi saçlarımın arasından
Hep beni korkutan ve irken bir şarkı gibi
Korkardım, aynalardan kaçardım gerçekten kaçar gibi
Ama yakalayınca bazen aynalar beni
İşte o zaman ellerim büyürdü
Yüzümü kapatmak istercesine utanarak
Yeşile çalardı bedenim
Gözlerim iki azgın dehliz içimde
İçime dip salan bir sensizlik
Ruhumu canavarlaştıran bir yetmezlik
Bir düğüm ve aşağılık, yükseklik korkusu
Boşluk duygusu içinde bittiğim.
alıntı
Ayaza kesmiş sevdalar çıkar dokunsam da saramadığım...
Gidemem
Yok sığınağım...
Sarılamam yabancı sevdalara
Sen sandığım...
Ben bir seni sevmesini bilirim...
Gerisi Yalan...
Bilsemde sen günahsın bir tek ölüm hicranım olsun ...
Son günahım sen olcaksın Şiir gözlüm...
Seni seviyorum...
HALA KOYNUMDA RESMİN
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Irmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
Yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
Çiğdemler güller mor menekşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hâlâ koynumda resmin
Dağları anlatırdın ve dostluğu
Bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
Dağlar yarılır ırmaklar kururdu
Bulutlar çökerdi yüreğime
Hâlâ koynumda resmin
Gün akşam olur elinde kitaplar
Ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
Bir kez bile unutmadın "merhaba" demeyi
Ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
Bir dostun vurulduğu gün
Hâlâ koynumda resmin
Kaç mevsim kırlara çıkıp
Çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
Belki kurdu kuşu ürküttük
Ama aşkı ürkütmedik hiç
Hâlâ koynumda resmin
Ve hâlâ sımsıcak durur anılar
Sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
Yasak bir kitap gibi durmaktadır
Ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin
AHMET TELLİ' den alıntı
Sen bir kent olsan düşler içinde
Dinlenirken binlerce gövde gövdende
Bir gece uykulu yorgun insem sana
Kıskansam gökyüzünü yıldızları
Ağaçları, evleri, sokakları, caddeleri
Geceyi, gündüzü, insanları
Seni az az da olsa yaşayabildikleri için
Ucuz bir otel odasında kalsam
Ucuz şaraplar içsem
Gözlerinden içsem çayımı
Sokaklarında sürtsem
Bir iş bulsam bir fabrikada çalışsam
Gün on iki saat ansızın ayaklansak işçi gülüşlerimizle
Seni bize az az da yaşatanlara karşı barikatlar kurulsa
Bankatlarda da yaratılsan sen
Sarsan cılız bedenlerimizi
Karınlarımızı doyursan
İyileştirsen hastalarımızı
Yaralarımızı sarsan
Acılarımızı unutsak
Ben bir karanfil düşürsem yüreğine
Sessizce…
Yüreğimi yüreğinle karsan ben bir barikatta savaşırken vurulsam
Kanımı kanınla karıp kavgada yaratılan aşkla
Herşeyimle seninim desen
Yüreğimden öperken ölsem
Sarhoş olmak istiyorsan temmuzun çatlayan sıcağında iç rakıyı
Aşık olmak istiyorsan eylülü seç
Ölmek istiyorsan
VAZGEÇ
Hazırla yüreğini yeni terkedilişlere
Hazırla yüreğini
İkimiz aynı anda tutuklanabiliriz
Evde çocuğumuz açlıktan ölebilir
Bütün bunlara hazırsa yüreğin
Ellerini uzat
Lütfen anla beni! diyemiyorum artık
Artık anlaşılacak bişey kalmadı,
Üzgünüm demekte yetmiyor artık,
Aşk hep acı verdi, o bana küstü daha doğduğumda,
Aslında bana daha çok acı veren elımden kayanlar,
Seviyorum dunya şahit oldu gecelerde...
Secmek ağlamak değil yetinmeyi bilmek,
Bana yüzünü göstermesen bile,
Orda olman , iyi olman
İnan bana artık o bile yetmiyor,
İşte gerçek sevgiyi buldum,
İlk aşkım gibi heycanlıyım,
Onun gibi unutamıyorum.
Elde edemesemde, yanımda olmasanda,
hatta! Yüzüme bakmıyacak bile olsan,
Seni seviyorum!!!
Bunu sana yazıyorum,
Önümü kapatan perdeler saklanıyor artık,
Sana yazıyorum saklanan perdelerden meleğim.
Perdeler kalkıyor artık gözlerimden,
Uzaktakılere ışık açılıyor,
Kalbim sonkez kapanıyor sevgiyle,
Sanıyorum sonsuza dek alıcağı son sevgi bu,
Tatmin olmasada göremıcek olsada gönlüm,
Kalbimin seveceği son sevgi bu,
Uzaktakıler unutsada , yakındakıler anlamasada
Seni seviyorum; sonsuzluğum
Hayatın hep yanında olduğu bir ömür diliyorum sana,
Birde kalbimde bana yer ayırdığın.
Boynum büküldü karşında,
İhtişamın mı ? Hayır
Güzelliğin mi ? Hayır
Yaptıkların ya da beklentilerim mi ? Hayır
Neden diye sorarsan!
Sadce, evet sadece gözlerime bak
Onlar çirkinde olsa anlatırlar sana herşeyi,
Seviyorum seni, seveceğim mutlu olmanı meleğim...
Resmine bakıyorum çaresiz
Gözlerim gözlerinde, elim güzel yüzende
Dolaşıyor parmaklarım sıcak teninde
Sevişiyoruz bu gece seninle,
Yetmeyeceğini anlıyorum bu sevmenin
Sana geliyorum, seni arzuluyor,seni istiyorum
Sokağa çıkıyorum gecenin en kör vakti
Öyle karanlık ki buralar,değil söylemeye
Bakmaya korkuyorum yollara
Işıklar sönmüş, ay gizleniyor bulutlar ardında
Yıldızlar bile sahtekar bu gece
Hiçbir şey seçemiyorum, sen dolu beynimle
Yürüyorum, tanrıya emanet yürüyorum
Sana geliyorum...
Bir tepe tırmanıyorum sanki
Şehrin tam ortasında
Kurtlar uluyor etrafta, yaklaşıyorlar bana
Kaçıyorum bu kaçmaksa,
Sana kaçıyorum, sana geliyorum
Kokun geliyor ta buralara
Takip etmeye can atsam da
Korkuyorum,ya bu bir tuzaksa...
Ve yürüyorum bildiğim yollarda
Bir şey görmeden, bilmeden
Yürüyorum, tanrıya emanet yürüyorum.
Daha bir sessiz şimdi her yer
Sanki sonu olmayan bir yoldayım
Çıkmaz bir sokağın son adımlarında
Ama inadına devam ediyorum, inadına
Sana gelmek için katlanıyorum
Bunca kör, bunca duygusuz gecelere
Bunca yoksul sevgiye...
Varıyorum çıkmaz sokağın sonuna.
Ama burası sokak değil, burası bir uçurum
Sen varsın diye bakıyorum aşağıya
Göremiyorum, karanlık her yer
Ay ışığı bile aldattı beni bu gece
Ve bırakıyorum kendimi boşluğa
Seni sevdim seveli
Daha nice kez bırakmıştım kendimi
Hep bir dal vardı takıldığım
Ya tuttuğum ya tutulduğum
Bu kez düşüyorum
Yine dallar var yanı başımda
Benden metrelerce öte bu kez
Düşüyorum hızla ve ölüyorum yavaşça
Ölüyorum, sana ölüyorum
Yürüyorum, tanrıyı boş verdim
Bu kez sana emanet yürüyorum
Aç kollarını,sana geliyorum.
Dokunmak,hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni...
Kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen...
Seni yaşamak, sensiz olmamak, istiyorum...
Duyuyor musun beni..?
Aynı dünyada, ayrı yollarda, yaşayamayız...
Seni özlemek istemiyorum ben,
Ben seni yasamak istiyorum,
Seni her özledigimde sana bakmak istiyorum...
Ve...
Seni sende görmek sadece
Anlıyor musun..?
http://www.izedebiyat.com/yazar_resimler/169.JPG
Benim sende çekip alamadığım , alıpta gidemediğim...
Kimseye diyemediğim , nefes alan bir yanım var...
Ya al götür kalanımı...
Ya gel tamamla eksik kalan yanımı..!
seni sevdigimi yüregimin senle oldugunu unutma
ya seninle ölücem ya da tek basıma
senden baskası bakmayacak gözlerime
senden baskası tutmayacak ellerimi
Uzak mıyım sana..
Belki evet ama ben sana, senden uzaklaştıkça yakınlaşıyorum...
Sevgimi senin içinde değil, defterlerime adını yazarak yaşatıyorum...
Sensizliğin bile bir tadı var...
Sabahtır ağzımda geveliyorum...
Geveledikçe anlıyorum sensizliğin acısını...
İlk zamanki o aldatıcı tat yok...
Ağzımı zehir eden ve tiryakileştiren o tat, acı da olsa gevelenmeye değer...
Çünkü senden bana sadece bu tat kaldı...
Acı ama bana herşeye rağmen seni hatırlatıyor...
Başka da birşey yok adından başka...
Seni seninle yaşamak varken...
Sensiz, hayalinle yaşamak gücüme gidiyor ...
seninleyim
tut desem ellerimi tutmazmısın
sev desem sevmezmisin yüregimi
hadi simdi diyorum ya seninim
seninle yasıyorum
ellerim sadece sneinle
yaa sen sevdiğim sen neden benle deilsin...
Ben hiç sensiz kalmadım sevdiğim...
Sadece bir suskunluk bu...
Sadece bir yağmur...
Bekle sevdiğim yağmurların dinmesini...
Yenik düşmüş bir asker gibi değil...
Gökküşağımla...
Mavilerimle geleceğim sana...
Yenik düşme ve bekle...
Ve...
Hiç bir zaman unutma...
Ben seni bir anlık değil...
Ömürlük sevdim...
yalnızım
bilirmisin geceler ne kadar uzun gecer sevene
ne gün biter
ne de acı
bi senin varlıgın yakar kalbi
bir de boşver...
Varlığım yakıyorsa kalbini...
Ölürüm sevdiğim sadece bir kere gülümsemen için...
Bilirsin hayatta tek umudum sensin...
Kaç kere söyledim sensiz bu dünyanın ne kadar anlamsız olacağını...
Hatırlıyormusun...
Şimdi sil gözyaşlarını gülümse...
Ve...
Gecelere sitem etme sevdiğim...
Geceler bizi kavuşturacak birbirmize...
Bilirmisin her gece seni düşünerek döktüğüm gözyaşlarımı...
Hergece seni düşünürken yüreğimin bin parça olmasını...
Ama herşeye rağmen...
Umutla beklememi...
ben sana yüregimi vermisim
ben sana benliğimi vermisim
ben ben ben senin için neleri feda etmedim ki
aile mi atmadım mi
arkadaslarımı satmadım mı
simdi simdi bi bak bana
eski gecem mi var karsında...
Benim sevdiğim benim bildiğim Gecem olarak kal sevdiğim...
Yenik düşme asla...
Seni böyle üzdüğüm hep kendimi suçluyorum...
Her gece yüreğime acıları dolduruyorum...
Ceza olsun diye senin gözyaşlarını akıtan bu yüreğe...
Ama senin böyle mutlu olacağını düşündüm...
Yeminim olsun bunu senin için yaptım...
Ve ben hala...
Ve ben hergün her an her dakika...
Seni yaziyorum hayatimin her sayfasina...
Seni işliyorum nakış nakış yüreğime...
Şimdi söyle sevdiğim ne istiyorsun...
Öl de bana yüreğimi ayaklarına sereyim çiğne...
Hadi bitanem gülümse artık...
Döktüğün gözyaşlarınla bitirme beni...
Uğruna dünyaları yakacağım gözlerin gülsün...
Bak bu gecede bitiyor...
Şimdi sil gözyaşlarını ve umutlarına sarılarak uyu...
Sakın pes etme ve...
İnan bana herşey güzel olacak...
Seni seviyorum...
İyi geceler bebeğim...
inan bana basaramadım sensizliği
hep agladım sana söz verdigim halde
yaralandım
sustum
sessizliğimi korudum sensizlikte
sonra sonra ne mi oldu
bak gözlerime
ne mutlulugun izleri var
nede yasama sevincim
hepsi sen giderken gitti
hepsi...
boşver sevdiğim her zamanki gibi
hüzünlü bir gecem var karsında
sabah olmus ne farkeder
yasam aynı kalmıyor mu
acılar içimize işlemiyor mu
belkide bunlardan biridir bugün
hıı ne dersin sevdigim...
Ayrılık gidenlere mahsustur
Ama ben senden Hiç gitmedim ki
Ölürken beni sayikla son nefesinle demiyorum...
Bana yüreginden yalnizca bir parça ver...
Oraya gömülüp, seninle birlikte...
Toprak olmasini, ben beceririm...
Kara GözLüm
29-12-2006, 23:37
Bir gül olsaydim
Yapragim olurmuydun
Kirmizi yapraklarima kan veren
Topragim olurmuydun.
Bir gül olsaydim
Sende bulut olurmuydun
Benden uzak oldugun için
Aglar dururmuydun
Bir gül olsaydim
Beni dalimdan koparirmiydin
Odandaki vazoya kor
Herzaman yanimda olurmuydun
Eger bir güle bu kadar deger verirsen
Onu candan çok seversen
Birak bu gülün bir yapragi olayim
Ve gözlerinin önünde yavas yavas solayim.
Sende benim gibi gül olmayasin
Hasret acisi ile sararip solmayasin
Güller tek degildir bir birine benzer
Ama sen benim birtanemsin
Vede Bir Tanem Olarak Kalacaksın
http://img356.imageshack.us/img356/4738/adsz475x324ws5.jpg
Anlatacak nelerim var bir bilsen...
İcimde ihtilaller kopmuş...
Kendimi sürgüne verdim...
Mutluluğum çoktan iflas etmiş...
İtiraza hakkım yok biliyorum...
Yarım kalmiş şiirlerim gibisin...
Yaşanmamiş çocukluğumsun anılarımda...
Öylesine eksiğim sensiz...
Öylesine sahipsiz...
İste butun umutlara...
Havlu attım,gidiyorum...
İcimde geç kalmişligin çaresizliği...
Çocuklar gibi ağlıyorum...
Ve gel görki,her damla göz yaşımda...
Yine seni arıyorum...
HER cenaze töreninde kendi acılarını hatırlayıp, kendi payına
ağlayanlar gibiyiz...
Dünyanın neresinde olursa olsun, her terör-kan-ölüm haberi aldığımızda,
kendi kırk bin insanımızı hatırlarız, yüreğimizin bir yeri yanar...
Vurulan gökdelenler yerine, vurulan bizim yer delenlerimiz... Yerin
altında evler...
Dağların yamaçlarında, yarısı toprağa oyulmuş, karanlık, izbe, sessiz
haneler...
Ama içinde çocuklar aynı...
Kadınlar aynı...
Aynı masumluk...
Ve gelen ölüm aynı...
*
New York'un silueti bozuldu diyorlar...
Ne silueti, bizim köylerimiz tümden yoktu...
Kadınlar, kucaklarında çocukları, günlerce ağlaya ağlaya köylerini
aradılar, bulamadılar... Oralar da onların Dünya İş Merkezi'ydi,
gökdelenleri, çarşıları, pazarları, dünyaları...
Bu saldırıda 20 bin ölüden söz ediliyor...
Terör bizi vurduğunda...
40 binimiz ölmüştü...
Uygar dünya, bizim terörümüze aldırmadı...
Tam tersine o teröre destek verip, besledi, onayladı, barındırdı...
Bizler teröre karşı tavır isterken, umursamadılar...
Anlamadılar...
Ve bizim yer delenlerimizden sonra, bir gün geldi terör onların
gökdelenlerine yöneldi...
Ama biz tepkiliyiz...
Üzgünüz...
*
Acı çekenler için, acının topluca çekilmesi ya da tek tek olması fark
etmez...
Yuvası yıkılanlar için, yuvanın gökdelende ya da yerin altında olması
da fark etmez...
Çocukların topluca ya da tek tek ağlaması da...
Umarız uygar dünya uyanır...
Silah sanayileri, bitmeyen hırsları, doymayan gözleri, yeryüzünün her
yerine uzanan parmakları ve duyarsız yürekleri ile uyanırlar...
İşte; renk, ırk, milliyet, ülke, bölge, bayrakların rengi ne olursa
olsun, insan, kadın, çocuk, ölüm, acı her yerde aynı...
Gözyaşları renksiz.
Marko_Pasa
30-12-2006, 17:55
yüreyine sağlık....
Merhaba!
Bakamadığım güzel gözlerin sahibi.
Merhaba! Aşkım. . .
Seni ilk gördüğüm zaman bir ateş düştü gönlüme inan ilk kez böyle güzel bir duyguyla karşılaştım
ve ilk kez sana seni SEVİYORUM demek geldi içimden seni SEVİYORUM! . .
Bu güzel kelimeyi bir saniyesi bir asır olan acımasız hayat ve
senin benim olmamanın verdiği ızdırap olmuyor yapamıyorum artık!
Gecelerı sarılıyorum sensizliğe uyumak istiyorum başımı her yastığa koyduğumda
ama seni düşünüyorum her uyumak istediğimde...
Bazen düşünüyorum kimsesiz bir köşede yanımda yıldızlar ve acılarla
rüzgarın sesini dinliyorum gecenin bir yarısında,
yoruldum artık düşünmekten yıldızlarla konuşup dertleşmekten!
Aklıma sen geliyorsun her şeyi unutup seni düşünüyorum!
Sen kimdin ve ben sana neden neden bu kadar bağlandım
bu bir gönül macerasımı yoksa şiirlerde ve romanlarda okuduğum uğruna ölünen askmıydı?
Biliyormusun bir zamanlar bulutsuz bir gök yüzü gibi masmaviydi hayat
ne bir parça bulut nede ıslatacak bir damla yağmur bulunurdu seni tanımadan önce!
Simdi ise güneşle dans eden dalgalı bir deniz gibi yaşam ve sevdam!
Haydi gel! Yoksa kaybolacağım karanlık gecelerde!
Belki sisli bir kış gecesi belki hüzünlü bir sonbahar akşamı
cesedimi bulacaklar çamurlar arasında.
Gelip sana haber verecekler şaşıracaksın!
Bir elinde sigarası bir elinde resmin vardı diyecekler!
İnanmayacaksın!
Sonra kalkıp geleceksin bana cesedimi görünce taş kesileceksin!!!
Senin için neler çektiğimi bir bir anlayacaksın!
Tutup ellerimden affet diyeceksin affet beni!
Seni çoktan affettiğimi bilmeyeceksin!
ÖLü_DamaT
31-12-2006, 18:14
Gecem.. Bakıyorumda ŞiiR konusunda resital yapıyorsun harıka şiirler ruh'unu sevdım şair'ane ve şahane :))
Gecem.. Bakıyorumda ŞiiR konusunda resital yapıyorsun harıka şiirler ruh'unu sevdım şair'ane ve şahane :))
;) ;) ;) ;) saol canım
http://www.sevsinler.de/aglatbeni_1_.gif
yanarak döner gün, belirsiz atmaca bakışlı
bazen ateşli bir parşömende soğutulur kızgın güneş
karlar eriyince, bunalan bir çiğdem olur.
çölden geçen tazı edasıyla buruk bir kitabın hesabıdır
kedilerle paylaşır gecenin yıldızlı sofrasını
anlaşılmaz değildir, bir ananın birden çekip gitmesi.
uyanarak yanında bir apansız gülümseme
uçarak ağır ormanlarında sevinin
sorular birikince anlar neden aşk vardır sözlükte.
ölümün eli yasaklı bir kentin kapısıdır
kuzey kapıdan girenler için uyarı:
yol verilmezse bir kent, rahmin soğuran güncesiyle gürleyebilir.
yıldırımların teğet geçerek kürede bıraktığı yangı
yavuz bir hırsıza konu olur gece ya da ilerleyen günlerde
sararan bellek o porselenin kimyasına erince
durup düşünmeye başlayınca aşkı
yiten bir yıldız düşüdür düşen saksıda sardunya ya da nergis
kalabalığın ağlayışıdır oysa düşmüş kent, pompei ya da beyrut
işte temize çekilmiş bir gecenin dışardan izlenişi
kimliklerini yakalarına iliştirmiş badem günleri
geceyi dudaklarına bir kara boya gibi.
MAVİ MAVİYDİ GOKYUZU
Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı.
Garip güzel sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber
Bir türkü ki gamlı uzun
Ve sen gülünce açan güller..
Beyaz, beyazdı bulutlar
Gölgeler buğulu, derin
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.
Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde.
Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında
BU GECE
Ağlamak kifayet etmez acıma
Şen kahkahalarda hüzün bu gece
Teselli sözleri gider gücüme
Şarkılar bir başka hazin bu gece
Yüreğim fırtına gözlerim durgun
Varlığın ilacım yokluğun vurgun
Hayattan kovuldum kaderim sürgün
Ölüm fermanımı yazın bu gece
Herkese kalbimi vermezken öyle
Yaşatmak için sen ne yaptın söyle
Ne kadar şen şakrak olmuşsun böyle
Halime gülüyor yüzün bu gece
Talebim çok değil yalnız beni sev
Umut sefil cüce,acı koca dev
Üstadım geçiver bir hicaz peşrev
Sevdadan dert yansın sazın bu gece
Neşenin kapısı yüzüme örtük
Bir resmin yok bende olsa da yırtık
Arkana bakmadan sende git artık
Hadi benden sana izin bu gece
SÖYLEMEYE ZAMANI OLMAYANLARA ...
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
Yüreğini elime koyduğunda anladım...
''Sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak.
Sana ''git'' dediğimde anladım...
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek.
"Git" dediklerinde, gittiğimde anladım...
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak.
Gerçekten pişman olduğumda anladım...
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş.
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım...
Sevgi emekmiş.
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
CAN YÜCEL
http://img254.imageshack.us/img254/3889/21ajm9.jpg
inanmak istiyorum yokluğuna olmuyor
öylesine canlısın ki
nefesimle öpüp koklayıp besliyorum
senli günleri içimde büyütüyorum özlemini
her geçen gün sarmaşık güller gibi
tırmanıyorsun düşlerimin doruğuna
gözlerin köşe kapmaca oynuyor
baktığım her yerde
kalbimin damarlarına bağladım seni
her nefes alışta tazeleniyor hasretim
içimde deliren yokluğun acıtıyor
gözyaşlarım konaklıyor pınarlarıma
sana dokunuyorum seni kokluyorum
saatlerin zamana her vuruşunda
korkuya boyanıyor dörtbir yanım...
oysa maviler bekliyor bizi
bıraktığımız o sahilde
unutma
her kurşun veda kurşunu
değildir sevgili...
yalanalrla yasıyorum
ya sen
benim yalanalrımı mı merak ediyorsun o zaman söleyim sana
benis eviyorsun
seni unuttum
senden enfret ediyorum
seni özlemiyorum
sen benimsin:(
Yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola
Seni sen yapan ne kaldı söyle ?
Beynin ! Yüreğin ! Düşüncelerin ! İdeallerin ...
Gem vurmadığın ne kaldı ?
Düşüncelerini mi söyleyebiliyorsun özgürce,
Yoksa gelecekle ilgili mutlu hayaller mi kurabiliyorsun ?
Ya da beynini mi geliştirebiliyorsun.
Özgürce yaşayabiliyormusun sevdalarını?.
Çılgınca haykırabiliyormusun sevdiğine "seni seviyorum" diye?
Hangisini yapabiliyorsun?
Söyle seni diğer insanlardan ayıran ne kaldı ?
Anlat bana;Ayşe'den, Fatma'dan, Ahmet'ten, Mehmet'ten farkını...
Ben farklıyım deme boşuna, göster bana...
Yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola,
Beynini çöp sepetine atacaksın.
Bırak özgürce yaşasın kalbin aşklarını.
Evet,
Belki kırılacaksın, üzüleceksin;
Ama sonra hatırlayacaksın geçirdiğin günleri.
Yaptığın çılgınlıklara sende şaşacaksın.
Güleceksin,
Sevdiğini bir saniye olsun görebilmek için,
Yaptığın şeylere, uydurduğun mazeretlere.
Gülerken ürpereceksin,
Özleyeceksin o saf duygularını ve :
Keşke diyeceksin...
Keşke sunsaydım kalbimi sevgiliye.
Delice çırpınışlarını hatırlayacaksın yüreğinin,
Öpüşmelerindeki tadı dudaklarında hissedeceksin.
Sonra onu düşüneceksin,
Hiç aklından çıkarmadığını hatırlayarak,
Ama kesinlikle beynini katmayacaksın bu işe.
Aşkta mantık yoktur sevgili.
Mantık riskleri reddeder.
Ama her aşk bir risktir, "ya hep ya hiç" diyebileceksin.
Sonuna kadar gideceksin.
Sonunda uçurum olduğunu bile bile.
Yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola.
Yanında olduğunu o zaman göreceksin.
Ve hissedeceksin o zaman senin için çarpan yüreğin sesini. Aşkın iki kişilik olduğunu öğreneceksin..
!NC!PéR!S!
02-01-2007, 12:21
"diriyiz. yeryüzüne birakilmis bir iz.
yagmurun vuruskan sesi: kusdiliyle bir öykü.
yagmurun kirilgan sesi: teni yanik toprak.
karsilikli gülüsür geçer gideriz.
çentikliyiz. nasil da aldatilmis. anlasilmaz
yeryüzündeki yasimiz. kimden düstük?
kimin izi... bir unutusun baslangici mi?
yoksa bir animsayisin kemendi mi?
gövdeyiz. yarilinca görülür içimiz.
görmediniz mi? ustaca hazirlanmis bir yitirilis.
özünde dilsizlik olan su yagmur neden susar?"
topraga düsen damla!
sakin tasma
ve ömrümüzü sorma:
"zaten yalanimiz kadar ömrümüz"
Dün Gece seni düşündüm Yine ansızın...
Sol gözümde bir damla yaş...
Kirpiklerimden süzülüp yanağıma aktı...
Belki ağlıyordum ama köşe bucak saklandım...
Kimse ağladığımı duymasın diye...
Dün gece seni düşündüm ansızın...
Akıllı olmaktan uzak delicesine...
Seviyorum seni ölürcesine...
http://www.benimblog.com/uploads/ninsun_oktaysaglam_saglamoktay_5195141eab1cf01bf06 ea1e29cbc9a5e%5B1%5D.jpg
Sensiz...
Hala soğuk ellerim...
Ölü şiirler yazıyorum...
İşte sırıl sıklam yalnızlıkla gidiyorum
Ardımda geleceğim önümde serin karanlıklara
Sırtımda hançerin kan revan dinlemiyorum
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Şehir uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Eylül yaprağı gibi savrularak
Usulca akan nehir gibi durularak
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Güneş uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Roman gibi sessiz sedasız
Zaman gibi zamansız
Bu gece yarısı ben gidiyorum.
Gece uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Nefesimi tutarak ama seni içime binlerce kez çekerek
Kendimi senden ederek son sigaramı içerek
Ben bu gec yarısı gidiyorum.
Güller uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Gidenler sokağından son kez geçerek
Bir sevdayı kara toprağa gömerek
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Şehir uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Cebimde son mektubumla sönmüş mehtabımla
Şu sokakta sol yanımla
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Volkan dudakların uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Bu gece yarısı birtek ben gidiyorum
İstanbul uyuyor sen uyuyorsun
Bu gece yarısı ben gidiyorum.
[QUOTE=bLue;282323]http://static.flickr.com/42/75516708_6423d597c0.jpg
Yağmur altında ıslanan bedenim koruyor şiir gibi düşüncelerimi
Ellerim, görkemsiz bir yaşam seçiyor insanlık tezgahından
Ölüm belki, sessizce örtecek sevmeler yorganını üstüme
Sevgilim! şu kokuşmuş cesetlerden koru yazgımı
Bu kentteki bütün trenleri öldür eğri duran yanlarından
Ruhsuz yanan bütün lambalarını söndür hislerin
Kurumuş gözlerime merhamet işle
Bir elbise diktir terzine günahlarımızı örtecek
Ve affedilecek sevmeleri ilham et!
Benim sızım, coşkulu bir sevgiden geçer onun sabahlarında
Uykulu sessizlikle dağlardan yuvarlanan çığ gibi
Çaresiz ve suçsuz bir çağ devrilir sesi geldiğinde kulaklarıma
O zaman anlarım ne kadar öldüğümü tamamlanmış tutkularımla
El ele tuttuğumuzda gecelerin yolunu...
Biraz sessiz ölecektim belki...
!NC!PéR!S!
05-01-2007, 10:46
Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez... Hiçbir aşk da....)
Öyle bir gelip geçtin ki hayatımdan
Kurtulmak mümkün olmadı hiç izlerinden
Ne kadar duygu varsa yaşadım sonuna kadar
yaşattın....
Sevdim seni biliyorsun
hem de nasıl!
Gözlerini kattım gözlerime
seninle baktım herşeye
seninle gördüm görülecek ne varsa
görmek adına...
Nefret ettim senden biliyorsun
hem de nasıl!
Sendin nedeni bana göre konulan bütün noktaların
Ölmüştük biz artık
İhanet ettiğimiz sevgimizle sevgilere layık değildik...
Sana göreyse bendim arkasını dönen
çekip giden hayatından
Oysa ben yitirilmişlerimizi görmüştüm çoktan
Onaramayacağımız yıkıntılarımızın farkındaydım sadece
Gittim ama hiç unutulmuşum olmadın sen benim
Senin gözyaşlarınla ağladım hep
Her deniz kıyısında
her köhne balık lokantasında
Taksim, Beyoğlu, Anadolukavağı’nda
ve içtiğim her yudum rakıda
acıdan öleceğimi sanarak
senin şarkılarını söyledim
Ne büyük aşklar dahil
hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmediğini
ben ilk senden öğrendim...
http://img431.imageshack.us/img431/1557/dd1yl.jpg
!NC!PéR!S!
06-01-2007, 10:38
Bir deli yağmurdun sen. Yağışını, tepeden tırnağa beni sırılsıklam
yapmanı
severdim.
Her damlan içime işlerdi, her damlan yüreğime akan bir
nehre dönüşürdü.
O ıslak halimle tir tir titrerken, bir tek damlanı
bile kaçırmamak için
kapanmazdım hiçbir yere.
Yağmurdan sonra üşümeyi kim sever ki?
Ben severdim işte.
Bir yağmurdan bağımlısına dönüştürmüştün beni.
Sen yağdığın zaman elinde şemsiyeyle gezen, kaçışan
insanları gördükçe
öfkelenirdim.
Seni hissetmeyen insan neden yaşardı ki dünyada?
Sonra dağılırdı öfkem ve gururlu bir gülüş kaplardı
yüzümü.
Hiç kimsenin fark etmediği o güzel ıslaklığın tek
sahibi bendim.
Bu beni hepsinden ayrıcalıklı kılıyordu.
Onlar sıradandı, ben farklı.
Uçurumun dibindeki yalnız çiçektim ben.
Tek bensinim yağmurdu.
Yağışını beklerdim.
Kurak günlere, ayaz gecelere inat hiç bitmeyen bir
umutla
Beklerdim.
Kapardım yapraklarımı, bükerdim boynumu direnmek için
Umudun yitip gittiği günler de oldu elbette.
Bekleyişin işkenceye dönüştüğü zamanlar da oldu.
Yağmama ihtimalin yoktu ama ya ben sabırsızdım, ya da
sen yağacağın
zamanı çok iyi bilirdin.
Ben bunun rahatlığıyla hiç solmayacağımı düşünürdüm.
Yağacağımı bilerek özlemenin tadını da sevdim ben.
Benimle birlikte bekleyen diğer yalnız çiçekler "Artık
ağlamayacak"
diye kendi yağmurlarından
ümidi kesmişken, ben "Durun" derdim onlara.
"Benim yağmurum hepimizi hayata döndürmeye yeter."
Öyle kıvamında yağardın ki, ne sel olup yıkardın
duvarları ne birkaç
damlayla kandırdın dünyayı.
Hep yettin, hep şükür dedirttin
Seni taşıyan bulutlar da hiç siyah olmadı.
Yakışmazdı sana kara bulutlardan düşmek dünyaya.
Aydınlığını verdin, beyaza boyadın onları.
Bu yüzden hiçbir zaman yıkım olmadı yağışın
Yağışından sonra gökkuşağına dönüşmeni de sevdim.
Her damlan başka bir renkti.
Gözlerimi alamazdım o renk cümbüşünden.
Çabuk kaybolacağını bildiğim için bir saniye
ayırmazdım gözlerimi
senden.
Sonra güneş yükselir, sonra sen çekilirdin.
Ama her gidişin, yeniden döneceğinin müjdesiydi,
bilirdim.
Bu aralar yine kurak gidiyor günler.
Ne bir bulut var, ne de yere düşen bir damla.
Ben yine direniyorum ama geciktin ey yağmur.
Sitemdir sanma, vardır bir bildiğin ama düşün ki sen
olmasan solup
gideceğim bu çorak dünyada
Yağ ve sırılsıklam et beni.
Ben öyle tutkulu, öyle yağmur delisi....
Yoruldum, biliyor musun? Zemheri ayazında kalmışçasına üşüyorum sensizliğimde... damla damla sen düşüyorsun gözlerimden, incinirsin diye korkuyorum.
Meydan okurum tek başıma,
Kuşatılsa, aşkımı barındıran yüreğim,
Kafa tutarım tüm dünyaya,
Ölüm gelse keskin kılıcıyla üzerime,
Güler geçerim, sen yanımda oldukça,
Ve bugün de geçti sensiz
Sensiz dediğime bakma
Aslında sen hep aklımdaydın
Ama aklım benimle değildi ki
Daha ne kadar dayanırım
Sensizliğe
Sessizliğe
Bizsizliğe
Yarım yaşamaya..
Bir umudum var
Elbet bir gün döneceksin
Zaten beni ayakta tutan
O geri dönme umudun
Bana yine geldiğinde
Eskisi gibi olacağız
Tek parça
Tek yürek
Tek vücut
Tek hayat olacağız
Aklıma takıldı
Peki ya sen geri dönmezsen
Ben ne olacağım?¿ ....
Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir sarı saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam
Gözlerinin binlercesini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme
Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
Tadı senden gelir
Yediğim yemişlerin
İçtiğim içkilerin
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün
Seni beklediğim içindir
Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada
Ve şu saat geldiğin anda
Durabilir sevincinden
Zaman çıldırabilir
Çünkü benim dünyamda
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
Bir çocuk doğmayı bekler
Bir ağır hasta ölmeyi
Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
Yalnız bir kadın sevilmeyi
Ve düşün ki bir adam
İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
Seni bekler
Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi
Sen gelinceye kadar
Pencerem kapalı duracak
Rüzgar gelmesin diye
Artık perdeleri açmayacağım
Gün ışığı girmesin diye
Sonra kahrolacağım
Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
Ve günlerce gecelerce haykıracağım
Nerdesin diye, nerdesin diye
Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
Biliyorum
Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
Yıllarca sonra
Öldüğüm gün bile gelsen
Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup
Çocuklar gibi sevineceğim
Kalkıp sarılacağım ellerine
Uzun uzun ağlayacağım
http://img126.imageshack.us/img126/6088/haberinyokmu123nw0.jpg
Seninleyim bu gece de...
Sıcacık uyuyorsun...
Görüyorum....
Bebeksin; bebeklerden de bebek...
Sana bebeğim demekte haksız değilmişim..!
Benim üzerime kar yağıyor, üşüyorum...
Yine de seni sarıyorum, seni ısıtıyorum...
Sıcacık gülümsüyorsun bana...
Sen bilmeden ben ağlıyorum...
hep seninle knşmak istedim inan bana
elimden telefon hiç inmedi
sinirlendim sildim telefonunu
hani hatırlıormusun en son kızmamızda
ama yinede dayanamadım
ezberlemiştim ..AŞKIM.. yazmıstım
sevdigimi hiç sölememiştim
simdi sölesem birseyler deişir mi
geri gelirmisin...
Mavi gecelerde bekledim seni...
Şüpheler...
Korkular...
Ve gölgeler kaldı avuçlarımda...
Gelmedin...
Ağlamak zoruma gitmez hesapsız sevmelerdir gerçek kimliği aşkların...
Ama sen bir kerecik olsun...
Seni Seviyorum Demedin...
Unutma..!
Seni bana bir türlü getirmeyen...
Her yeni günün sonunda tattığım...
İçime tortu gibi çöken yağmalanmış umutlarda yaşarım...
ben seni sensizde yaşarım sevdiğim...
Gün olur güneşin batışındaki kızıllıklarda gözlerini ararım...
Yüzünü ararım baktığım her resimde...
Bedeli kirpiklerdeki yaştadır...
Ve karşımdadır hayalin...
Gülümseyen...
Bana gelen…
Ve şunuda unutma..!!
Ben seni sevdim...
http://img372.imageshack.us/img372/8587/457187634965734aa.jpg
Gün gelecek,
Adımı unutmak zorunda kalacaksın
Puslu gecenin yorgun sabahında.
Bir kibrit çakıp yaşananlara,
Tek tek yakacasın benli hatıraları
Ömür defterinin en masum günahında.
Duvarlarında asılı takvimlerden düşen
Bir gün gibi,
Ağladığında yüreğine gömülen
Bir hüzün gibi
Yavaş yavaş eriyeceğim dudaklarında.
Ama ben sana inat,
Yokluğuna inat,
Bedenimle közleneceğim günahlarında.
Seni benden alan kadere,
Tek bir kelime etmeden
Seni içimde yaşatacağım.
Çünkü ben senin;
“ Bedelini yüreğimle ödediğim
En masum günahındım….”
BİTME
Bitme! Bak içtim, yürüdüm, kederlendim
Denize girdim, üşüdüm, sana geldim
Düş bitmeden sen gitme
Bitmeden sevgi gitme
Bitme! Bak koştum, savruldum, hep örselendim
Cigara ziftlendim, illede seni sevdim
Uzaklarda öyle çok kederlendim
Günler bitmeden bitme
Bitmeden sevgi gitme
Bu yangın geceler, bu intihar
Gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
Bu dolunay gecenin göğsünü yarar
Benim göğsümde de sana geniş bir yer var
Düş bitmeden sen gitme
Bitmeden sevgi gitme!!!
Sen varken de aradım seni...
Yokluğunda olduğu gibi...
Belki seversin diye beni...
Çözmeye çalıştım seni....
Satırları senle doldurdum...
Her geçene seni sordum...
Hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum...
!NC!PéR!S!
19-01-2007, 11:22
Çocukken geceleri yıldızlara bakardım... Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla yıldızları sayardım; kaçında aşk vardı, kaçından böyle görünürdü gökyüzü, kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi...
Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları... Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm... Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım...
Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka... Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım... Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim...
Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı... Adımı yazardım o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak... Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce... Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı...
Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun... Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni... Kapasan gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek...
Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;
"Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini" diye biten...
Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek...
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek...
http://img329.imageshack.us/img329/3333/20fl9.jpg
Söylesene hâlâ
Beni seviyormusun..?
Umudu ben boyadım maviye
Sen siyahı görme diye
Mutlu oluyormusun..?
Mutlumusun sevdiğim böyle söyle...
Nerde olursan ol...
Sen hep yanımdasın...
Kalbimdesin...
Kalbimde seni taşıyorum...
Sende Beni Bu Kadar Çok Seviyormusun Söylesene..?
http://img456.imageshack.us/img456/7190/dusdamlasibekliyorumls3fi6.jpg
Bu gunlerde yine seni dusunuyorum
yanlız ıssız caresiz gecelerde
seni düsünüyorum
sessiz cıglıkların arasında,
kalbim senin için carparken
içimden seni seviyorum diye
haykırmak geliyor !
ama olmuyor ben yinede seni seviyorum
haykıramasamda cıglık cıglıga
bir kagıt parcasına duvara haykırıyorum askımı
seni dusunuyorum hep gecelerde
belki hayalin yanlızlıgıma faydası olur
belki hayalinle gelirsin diye
belki seni HAYALİNLE unuturum diye
ama ne mumkun gözumden uzaksında
gonlumden olmuyorsun
cıkmıyorsun aklımdan ,hani istemiyorumda cıkmanı
bir umitle bekliyorum
BEN hala yanlızım
hala yogun duygularım
hala karanlıktayım
dogmasını bekliyorum gunesin
uykusuz gecelere inat dusunuyorum
ve ben hala SENİ SEVİYORUM..!
http://img456.imageshack.us/img456/7190/dusdamlasibekliyorumls3fi6.jpg
Bu gunlerde yine seni dusunuyorum
yanlız ıssız caresiz gecelerde
seni düsünüyorum
sessiz cıglıkların arasında,
kalbim senin için carparken
içimden seni seviyorum diye
haykırmak geliyor !
ama olmuyor ben yinede seni seviyorum
haykıramasamda cıglık cıglıga
bir kagıt parcasına duvara haykırıyorum askımı
seni dusunuyorum hep gecelerde
belki hayalin yanlızlıgıma faydası olur
belki hayalinle gelirsin diye
belki seni HAYALİNLE unuturum diye
ama ne mumkun gözumden uzaksında
gonlumden olmuyorsun
cıkmıyorsun aklımdan ,hani istemiyorumda cıkmanı
bir umitle bekliyorum
BEN hala yanlızım
hala yogun duygularım
hala karanlıktayım
dogmasını bekliyorum gunesin
uykusuz gecelere inat dusunuyorum
ve ben hala SENİ SEVİYORUM..!
http://img456.imageshack.us/img456/2567/klm35cz.jpg
Beni bana emanet ettiğin gibiyim...
Ne gözlerime göz değdi ne yüreğime ateş...
Ben hala beni bıraktığın yerdeyim...
Ne adresim değişti ne de kimliğim...
Bazen zamansız döküldü yapraklar...
Bazen bir çocuk ağladı sebepsiz yere...
Aniden sevdiğimiz şarkı çıktı radyoda...
Bayram senlikleri yaşandı bu şehirde...
Düğünler oldu, cenazeler kalktı...
Ben hiç değişmedim, sevdam hiç azalmadı...
Zincir zincir boynuma dolandı sevdan...
Bazen ayaklarımı acıttı prangalar...
Çoğu zaman yüreğimi kavurdu aşkın...
Ama pes etmedim, sana ihanet etmedim...
Bazen yasamak bir uçurumun eşiğinde...
Kalmak gibiydi...
Ölüm gibi soğuktu nefes almak...
Ellerim hayaline uzandı hep...
Ay ışığı vurduğunda gölgen süzülürdü odama...
Düşlerimde okşadım saçlarını...
Yılmadım, ben hep eski ben gibi kaldım...
Beni bana bıraktığın gibi kaldım...
http://img456.imageshack.us/img456/2567/klm35cz.jpg
Beni bana emanet ettiğin gibiyim...
Ne gözlerime göz değdi ne yüreğime ateş...
Ben hala beni bıraktığın yerdeyim...
Ne adresim değişti ne de kimliğim...
Bazen zamansız döküldü yapraklar...
Bazen bir çocuk ağladı sebepsiz yere...
Aniden sevdiğimiz şarkı çıktı radyoda...
Bayram senlikleri yaşandı bu şehirde...
Düğünler oldu, cenazeler kalktı...
Ben hiç değişmedim, sevdam hiç azalmadı...
Zincir zincir boynuma dolandı sevdan...
Bazen ayaklarımı acıttı prangalar...
Çoğu zaman yüreğimi kavurdu aşkın...
Ama pes etmedim, sana ihanet etmedim...
Bazen yasamak bir uçurumun eşiğinde...
Kalmak gibiydi...
Ölüm gibi soğuktu nefes almak...
Ellerim hayaline uzandı hep...
Ay ışığı vurduğunda gölgen süzülürdü odama...
Düşlerimde okşadım saçlarını...
Yılmadım, ben hep eski ben gibi kaldım...
Beni bana bıraktığın gibi kaldım...
:agg: :agg: :agg: :agg: :agg: :agg:
harikasın yaa hiç bir sey söleyemiorum bunun üzerine
Söyle bağışlar mi beni yüreğin...
Gözyaşlarını döktüğüm için...
Usul usul senden gittiğim için...
Yüreğine acılar verdiğim için...
Söyle bağışlarmısın sevdiğim...
Tüm mavilerimin başına yeminki..
Ben senin gözünün bebeğinde hüzün değil...
Sadece sevincin olmayı diledim ama olmadı...
Senin sevdan ile yanan bu yüreğim...
Senin aşkınla kavrulan bu canım...
Sensiz geçen her zamanım...
Bağlıyordu seni bana daha fazla bebeğim....
Sensiz iken konacak dal arayan kuş...
Sensiz iken güneşin batışını izleyen deniz...
Sensiz iken kışın soğuğunda ısınan ve...
Sensiz iken ellerimi yüreğime koyup onu teselli etmek...
O kadar zor ki bebeğim...
http://img.blogcu.com/uploads/muratkurt_ozlem10041.JPG
Özletiyor Seni Bu Yağmurlar
Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazen
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun...
sahilde
tam kayaların orada
dalgaların kucağına
bir el uzatım
mesafesinde
yakaları kalkık paltosuyla
beklerken gördüm onu
anladım
anladım hemen
bırakmak niyetindeydi
ona hoş seda vermeyen bu diyarı
dilim tutuldu
nutkum tutuldu
bir ses edemedim
yarin burada
gözlerinin ucunda diyemedim
derken
kayar gibi süzüldü
ben
ona dur diyene kadar...
artık ben acıların
yangınındaydım
artık ben yangınların
sıcağındaydım
deli karanlık gözlerimle
baktığım her yer
deli karanlık
ona uzatamadığım
umudun son urganıydı
onun
dönüp te bakmadığı
bakıp ta tutmadığı
düğüm elimde
çözemeden bekledim
boşuna
ahlara kaldım şimdi
vahlar çınlıyor kulaklarımda
hayali yakamda biliyorum
hayatın çilesini vermiştim ona
meyvesini ben tadarken
borcum vicdandadır
onuda biliyorum
gün olur
nasıl olacaksa öyle
öderim
söz veriyorum
şimdi
sahilde
tam kayaların orada
yakaları kalkık paltosuyla
bir adam durur
gözleri deli karanlık
alnında kocaman bir düş yarası
kaşları çatık
ha babam
bakar durur da
durur
http://img295.imageshack.us/img295/7571/sankikb4.jpg
Sana tutkunluğum,
Müebbet mahpusluktur...
Ve özgürlük kadar da evrensel.
Ölesiye, ölesiye işte bu sevda,
Bir yanda sen, öte yanda ecel...
http://img291.imageshack.us/img291/2568/gf6recek20misinup6.jpg
Özledim sesini ne olur konuş...
Bir gül açtır zamanların ötesinden...
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel...
Gök mavisinden, deniz mavisinden...
Bana bir şarkı söyle...
İçimde bir şey kımıldıyor...
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum...
Bir baksana ne haldeyim deli divane...
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum...
Sensizim...
Bana bir şarkı söyle...
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt...
Dökül karanlığıma ışıklar gibi...
Al beni, en uzaklara götür...
Sesin aksın içimde bir pınar gibi...
Bana bir şarkı söyle...
Bütün renkleri kat birbirine...
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan...
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi...
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan...
Bana bir şarkı söyle...
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin...
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı...
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel...
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı...
Bana bir şarkı söyle Mavi olsun...
Gidiyorsun öyle mi ömrüm?
Beklemiyorsun öyle mi ömrüm?
Bitiyorsun öyle mi ömrüm?
Neden bu acele neden bu telaş ömrüm?
Son kararın bu öyle mi ömrüm?
Öyleyse yolun açık olsun ömrüm
Yolumuz açık olsun
Çocukluğun masumluğunda bıraktık saflığı
Minnacık ellerle tuttuğumuz hayallerin
Şimdi arkasından koşuyoruz
Akıp giden zamana yenik düştük
Kaybettiğimiz tatlı sancıların acısını çekiyoruz
Yalnız diyarların yapayalnız göçebesiyim
Her yağmurdan sonra kopan fırtınayım çığlık misali
Küçük bir sandalyede yeri, koskoca kaldırımlarda ayak basacak bir taşı,
Her yorulduğunda sırtını yaslayacak bir duvarı bile olmayan
Büyük diyarların yapayalnız göçebesiyim yalnızca.
Her nefesin bedelini ödeyen
Yüreği beş para etmez bedenlerin yolcusuyum yalnızca
GiRL_Léé
22-01-2007, 03:36
Sen bir çiçek değilsin ki ;
sonbahar geldiğinde dal dal kuruyacaksın
sen bir gün değilsin ki ;
gece olunca karanlığa karışacaksın
sen bir şiir değilsin ki ;
son satırında sonra noktayla sonlanasın
sen nesin biliyor musun?
Yasadıkça seninle devam edip seninle biten
içimdeki nefessin sen..
Ve biliyorsun ki ben nefessiz yaşayamam.
http://img447.imageshack.us/img447/8830/sevilinlimaniayisigi1kn.gif
Kesmeden şu nefesimi
Yıkmadan can kafesimi
Figana dönen sesimi
Duysaydın ben ne derdim ki
Ayrılmadan hep yanımda
Kan olsaydın damarımda
Bülbül gibi dallarımda
Kalsaydın ben ne derdim ki
Kurutmadan gül bağımı
Söndürmeden ocağımı
Bir kenara yatağımı
Açsaydın ben ne derdim ki
Umudumdun sen umudum
İsteseydin kul olurdum
Aşkımızı yudum yudum
İçseydin ben ne derdim ki
Bağlamadan ellerimi
Kör etmeden gözlerimi
Terketmeden,benden seni
Alsaydın ben ne derdim ki
Bırakmadan tek başımla
Kanderyası gözyaşımla
Ucuzundan tek kurşunla
Vursaydın ben ne derdim ki...
http://img252.imageshack.us/img252/8967/egeryalnz7jq9hn.jpg
Kavuşursak biteriz biz...
Biz mutlu sonlar katiliyiz...
Kavuşursak biteriz biz...
Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz...
Herkesin bildiği bir aşk...
Herkesin attığı bir imza...
Herkes gibi değiliz biz...
Belki biraz serseri...
Belki biraz deliyiz...
Ama kavuşursak biteriz biz...
Pervane böceğinin mum alevine sevdası..
Ateş böceğinin susuzluğuyuz biz..
Yanar ama su içmeyiz...
Etrafında döner, ateşle dansederiz...
Bize kimseden zarar gelmez...
Biz zararı ancak kendi kendimize veririz...
Severiz, özleriz, aşktan ölsek kimseye söylemeyiz...
Biz artık biz değiliz...
Ruhlar kavuşur ve konuşur gökyüzünde bir yerde...
Ama bedenen kavuşursak biteriz biz...
Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz...
Onu bilir, onu söyleriz...
Kavuşursak biteriz biz...
İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz...
Dokunursak kanar ellerimiz...
Kimselere söylemez gizli gizli severiz...
Ama kavuşursak biteriz biz...
Bir kor var içimizde yanan...
Onu küllendiremeyiz...
Görüşemeyiz, konuşamayız ve sevişemeyiz...
Bir aşk var bizi biz yapan...
Kavuşursak biteriz biz...
Biz herkes gibi değiliz...
İstadeğimiz zaman gelip..,
İstediğimizde gidemeyiz...
Kahve içip, gülüp, konuşup, başbaşa yemek yiyemeyiz...
Ne bir filmdeki mutlu son...
Ne de göz yumulacak bir kaçamak değiliz biz...
Sadece özlemle severiz...
Ve kavuşursak biteriz biz....
Sevda iki kişinin birbirine aşkı değil artık...
Artık her aşk her ağızda sakız...
Biz birbirimize aslında her aşıktan daha yakınız...
Belki ayrı şehirlerdeyiz...
Ama her gece aynı mehtapta buluşur...
Yağmur yağarsa, çıkar...
Aynı yağmurun altında ıslanırız...
Bu aşkı ancak biz biliriz...
Şiirleri güvercinlerin kulağına fısıldar...
Mektupları suya yazarız...
Biz belki ayrıyız...
Ama her gün aynı geceyi sabahlarız...
Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz...
Onu bilir onu söyleriz...
Kavuşursak biteriz biz...
İmkansızız biz kavuşursak biteriz...
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO