PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Güvercinler Vs... Sevgisizlik




**Zerd@**
21-01-2007, 03:50
Eminönü meydanının güvercinleri, bir de kuş yemi satan yaşlı teyzesi.. "Güvercinlik"ler, bilirsiniz değil mi? Bu ülke güvercinler için güvercinlikler yapmış. Artık yapmıyor..

Bir insan öldürüldü. Nedeni nedir, kim tezgahlamıştır, sonu nereye varır, bu işten kim kazanç sağlar.... Günlerce tartışılacak konu var elimizde.

Diyelim, "dış güçler" öldürttü gazeteciyi, ve yine diyelim, bizden birini buldular bu işi yaptırmak için. Hiç de akla ziyan bir düşünce değil, değil mi? Hatta çok tanıdık geliyor. O kadar tanıdık geliyor ki, hep aynı senaryoyu defalarca çekiyorlar, ve biz defalarca aynı şeyleri söylüyor, aynı cümleleri kuruyoruz.

Bir insan öldürülüyor, bir "başka" insan tarafından. Genellikle o "başka" insan ya meczup çıkıyor, ya da çocuk yaşta bir fanatik. Ama o da bir insan. Bir insan, bir insana..

O bir "başka" insanlar bizim içimizden çok kolayca bulup çıkarılıyor. Çoklar çünkü..

Kendisi gibi düşünmeyen insanları yok etmeye gönüllü, öyle şartlanmış, öyle güdülenmiş o kadar çok insan var ki. Düşünceye, ancak papağan misali ezberine aldığı iki hamasi cümle dışında verecek cevabı olmadığı için, düşünceye karşı düşünce üretemediği için, dahası, "düşünemediği" için, susturmayı çözüm bellemiş o kadar çok insan var ki.

Susturmayı kahramanlık sananı da var..

Kahramanları üretmeye, beslemeye ihtiyaç duyanların elini attığında, hemen en yakınındakine ulaşmak isteyenlerin emrinde olmaya hazır ve nazır o kadar "üç cümle kahramanı" var ki. O öğrendikleri üç cümlenin, insanlık tarihi kadar eski bir maziye sahip olduğundan bile habersiz.

Bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz, doğrudur..

Ugur Mumcu'ya dokunur, Turan Dursun'a dokunur, Bahriye Üçok'a dokunur, Ahmet Tamer Kışlalı'ya dokunur, Abdi İpekçi'ye dokunur..
ve Hrant Dink'e dokunur..

Güvercinlere dokunmaz.. Onları uçurur.. Bir bilinmeze haber olsun diye..

Ve, sevgiyi unutmuş toplum, son faslını yaşayan toplumdur.

"Nasıl geçersen geç" denmiş ya şarkıda, hani artık boşvermiş gönül. Tek bir ömrün bile son faslının nasıl geçeceği önemlidir önemli olmasına ama, sonuçta o ömrün sahibinin tercihiyle sınırlıdır.

Son faslını yaşayan toplumlarda ise, eğer toplumu kendi kaderini tayin edebilmesi gereken yaşayan organizmalar olarak görüyorsak, yine bu bir tercih sorunudur dememiz gerekir sanırım.

Toplum sevgisizliği seçmiş. Seçmiş ama özlemini duyuyor sevginin. Duyduğu özlemi izlediği tv dizileriyle, dinlediği duygu yükü taşınmaz ağırlıkta şarkılarla gidermeye çalışıyor. Bir "seni seviyorum" sözünü duyacak diye gözünü ekrandan ayırmıyor, ama en yakınına bile "seni seviyorum" demek komik geliyor.

Artık, sevgiden, hele hele insan sevgisinden bahsetmek de komik. Derhal gerizekalılıkla, saflıkla suçlanıp, dalga malzemesi olabilirsiniz.

Sözünü ettiğim sevgi, öyle börtü böceğe, suya sabuna, hayat güzeldir sloganlarının içini boşalttığı, hani neredeyse sevgiden nefret duyacak hale getirdiği bir sevgi değil. Çünkü adına çaresizce "sevgi" denen bu duygunun sevgiyle ilgisi yok. Yararı da yok. Hatta zaman zaman insan aklına zararı bile dokunabiliyor.

Bir toplumda insanların sevgiyi unutması, yerine işte bu içi boş duygu balonlarını koyması ile asıl sevgisizlik başlıyor. Ve bu noktada herkes birbirine saygı duymayı meziyet sanmaya da başlıyor. "Sevgim yok, sevmiyorum. Ama saygı duyuyorum." Oysa saygı, temelinde sevgi barındırmıyorsa, sadece bir kelimedir. Bulduğu ilk fırsatta saygısızlığa, tahammülsüzlüğe, aşağılamaya ve sonunda yok etmeye götürür.

Toplumları yok etmenin en kalifiye yolu da yüz yıllardır bilinen o en eski yoldur: Birbirine düşman et, kimse kimseyi sevmesin, sen sadece izle bir kenardan. Onlar kendi sonlarını getirirler. Çünkü her toplumda insanları şudur, budur diye ayırmayı, şu ya da bu oldukları için sevmemeyi marifet sananlar vardır. Be onlar, yoketmek istediğin toplumda sana, ne yaptıklarının farkına bile varmadan yardımcı olacak en önemli güçtür.

Ben bir gerizekalıyım. İnsanı insan olduğu için sevmeye çalışıyorum. Bunu başaramadığım anlar oluyor, çünkü çok zor bir yol seçtiğimi biliyorum. Zorlandığım için de hata yapıyorum ve insanları kırabiliyorum.

Ve o zor anlarımda, başaramadığımda, aptallığa tahammülümün kalmadığını hissediyorum..

Yoruluyorum, bıkıyorum..


alıntıdır...




microp
21-01-2007, 17:45
saol zerda güselmiş wala ellerine sağlık...