PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sol Yanim Aciyor Anne!!!




SuPeRiSi
24-01-2007, 11:57
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde
Şuram acıyor işte şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Bende ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
Düştüm dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"kızım, iş" dedi.
Bende banane dedim, ağladım.
"kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >>
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >>
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook...
BEDİRHAN GÖKÇE




EyLuL_EyLuL
24-01-2007, 12:57
Of Of Çok Kotu Oldum Ya Emegİne SaĞlik Canim

SuPeRiSi
24-01-2007, 15:07
sagol canım begendıgıne sevindim

zuzu
24-01-2007, 16:19
Mutlu ol şimdi sevgilim gidiyorum
Sana ve sensiz hayata veda ediyorum
İçimdeki alevi sensiz söndürüyorum
Sana son sözüm Elveda diyorum

Sevgini yüreğime yalnız gömüyorum
Ağlayanı yok ben öyle sanıyorum
Gitme vaktim yaklaşıyor hissediyorum
Sana son sözüm Elveda diyorum

Seni sonsuza kadar kalbimden siliyorum
Anılarımı, saf aşkımı alıp gidiyorum
Küllenmemiş mazimizi hediye ediyorum
Sana son sözüm Elveda Diyorum!!!

zuzu
24-01-2007, 16:24
Eskiden gök yüzünü balonlarla süslemek gibi hayallerimiz vardı
Şimdi yıldızsız geceleri sabah etmeye çalışıyoruz
Gökyüzünün maviliği tatile çıkmış kısa süreliğine
Böyle saçma sapan yalanlarla kandırılıyoruz
Hayal kurmaktan hüküm yiyor prangalara vuruluyoruz

Gökyüzü mavi imiş güneş pırıl pırıl dışarıda
Biz ne zaman baksak boş bir karanlık görüyoruz yukarıda ,
Özgürlük bize ne kadar uzak olsa da
Sevdamızın afişini asıyoruz duvarlara
Bir çocuk gülüşü taşıyoruz suratlarımızda

Ağlasan ağlanmaz gülsen gülünmez durumdayız biz
Biz aslında sevgisizlikten boynu bükük sevgisizlikten yetimiz
Yaşamaya alıştık sessiz kimsesiz
Mazisi hep yaralarla dolu
Geleceği geçmişinden de ümitsiz

zuzu
24-01-2007, 16:29
http://img.blogcu.com/uploads/elbetbirgun_seniseviyorumgulum%5B1%5D.jpg


Kokunu özledim GÜLÜM
En sevdiğim iki kokuydu
Bir taze bahar kokusu
Bir de Gül tenin Gül kokusu
Binbir çeşit kokuyu peşine takar,
Öyle gelirdi eskiden bahar.
Ne tarafa çevirsem burnumu
Binbir çeşit kışkırtıcı çiçek kokusu.
Bir tek geçen bahar bir garip, bir tuhaftı
Bütün bahar dallarında senin kokun vardı
Menekşeler, papatyalar, ortancalar...
İnadına Gül kokuyordu, sen kokuyordu.
Gül rengiydi dolunay,
Yakamozlar birer Gül goncasıydı saçlarında,
Gül suyuyla yıkanıyordu Dolmabahçe her gece,
Tomurcuk tomurcuktu ellerin rüyalarımda.
Bir Gül, bir gülüş ve tatlı bir düş...
Böylece geçti geçen bahar

Bakma geçen bahar dediğime
Bin yıl geçti aradan
Bin yıllık yaşadım
Bin kez yeniden doğdum avuçlarında
Doğdum, doğdum, hep doğdum
Hiç büyüyemeden
Bin kez öldüm vedalarda
Kavruldum, yandım sevdalarda
Küllerim savruldu rüzgarlarda
Kahrolası anılar resmi geçit yaparken,
Gözyaşlarım okyanuslarla yarıştı
Çok ağladım, çok güldüm.
Ey ömrüm !
Bin kere öldüm,
Gül tenin Gül kokusuna
On bin kere daha ölürüm
Güle güle ölürüm
Ölürüm de,
Onbin kere daha doğarım
Her bahar teninin kokusunda

Ama !...
Ama bu bahar !...
Bu bahar başka bir bahar
Başka türlü geldi bu yıl bahar
Ya bu bahar başka
Ya da 35 yıllık burnum ihanet ediyor bana
Ciğerlerimi patlatırcasına çekiyorum havayı içime ama
Ne bahar, bahar gibi kokuyor,
Ne de Güller, Gül gibi
Yoksa yanlış mı hatırlıyorum
Bozkır toprağı bu kadar kısır mıydı?
Ya o çiçekler !
O buruk sevdaların gözyaşlarıyla
Kokusu akıp da giden, yitip de giden yavan çiçekler !
Hangi yüzle sevgiliye gidecekler?

Yoksa bahar
Sadece İstanbul''a mı bahar gibi geliyor?
Bahar, sadece İstanbul''da mı bahar?
Alçak İstanbul, kahpe İstanbul !
Neden bütün baharlar sana geliyor?
Neden bütün kokular sende tutuklu?
Şimdi boğaz manzaralı parklarda
Kim bilir kaç çift el
Ürkek ve titrek birleşiyor?
Yakamozları kimler takıyor Dolmabahçe''de saçlarına?
Kim bilir kaç dudak yangın yeri,
Ve kimbilir kaç yürek yaşıyor o büyük depremi?

Ah be İstanbul !
Buraya da biraz bahar göndersene
Bi de Gülümün kokusunu !
İlle de Gül tenlimin kokusunu.
Göndersene !
Ama göndermezsin !
Ne de olsa İstanbulsun sen
Bağrında doğan sevdaları başka yerde yaşatmazsın
Seni en çok sevenlere etmediğini bırakmadın
Ümitsiz sevdaları hep kanattın
Yetmedi üstüne bir de tuz bastın.

Bahar mı?
Ne baharı?
Karnım tok sahte baharlara
Benim baharım sensin GÜLÜM
İlk goncalarını senin gözlerinde verir bahar,
Ellerinde biter bahar çiçekleri
Saçların kabarıp dalgalanmazsa
Cemreler düşmez havaya, suya, toprağa
Nasıl kokar bahar, bahar gibi
Sen kokunu vermezsen.
Sen yoksun, bahar da yok GÜLÜM
Umut yok, bugün yok, yarın yok
Dolmabahçe karanlık,
Yakamozlar boğazın dibini boylamış,
Piyer Loti kış kıyamet

Bahar sadece takvim yapraklarına geldi
Havalar da ısındı hani
Kuşlar, çiçekler, böcekler falan filan
Hepsi tamam !
Ama hani baharın kokusu,
Hani senin kokun !
Kokunu özledim GÜLÜM
Evet ! Havalar ısındı
Bunalıyorum
Oluk oluk kan terliyorum
Peki, neden her saat, her an üşüyor kalbim?

Güneş doğmak üzere
Yelkovan yakaladı akrebi dördü biraz geçe
Bir sahte bahar sabahı daha
Açacak Pandora''nın kutusunu
İçinden dökülecek her şey sahte
Güneş ısıtmayacak gene
Kalbim gene üşüyecek
Çiçekler gene kokmayacak
Martılar, yitik düşlerin peşinde
Hangi bilinmeze uçtuklarını bilmeyecekler.
Ve gene geçen baharda kalacak aklım ve aşkım.

Yalnızlık !
Yok etmek için bekleyen
Ezeli ve ebedi bir düşman gibi
Pusuda bekliyor gene.
En iyisi, biraz daha hayal biriktirip,
Yatıp uyumak gün doğmadan önce
Uyumak gün boyu
Uyumak, uyumak, hep uyumak
Ve kaybolmak başka bir boyutta
Ve kaybolmak, kaybolmak
Ve yok olmak
Ve unutmak yalancı baharları

Biliyorum,
Son bahardı geçen bahar
Son baharım
Her anı için bir ömür feda edilecek
Öyle bir bahar
Bir daha hiç gelmeyecek
Biliyorum,
Bir daha doğmayacak Dolmabahçe''de dolunay
Yakamozlar sonsuza dek sönecek
Umutlar yeşermeyecek bir daha üşüyen kalbimde
Saatin son tik taklarını bekleyecek ruhum
Gitmek için gidenin dönmediği meçhule

Ama o yangın !
O yangın hiç sönmeyecek
Dünya durdukça seni seveceğim
Seni sevdikçe yaşayacağım
Ve yaşadıkça, seni seveceğim
Yaşamak seni sevmekse eğer
Ben hiç ölmeyeceğim

GÜLÜM''e

SuPeRiSi
24-01-2007, 16:33
çok sagol zuzu ellerıne saglık arkadasım

zuzu
24-01-2007, 16:55
hoşcakal gözleri hasretim
hoşcakal yağmur gözlüm ve bahar yüzlüm
gidişine üzülmem çıkamam sanma sabahlara
ardından yas tutmak yok inan sevgilim çünkü gidişin ebedi değil
gitsende uzaklara
hayalin durur odamda yalnızlık çekmem ben buralarda sende çekme oralarda
sana kalbimi veriyorum yolluk niyetine
ve aşkımı bırakıyorum yoldaş olarak
sigarama sarıyorum ve öyle çekiyorum seni içime
hoşcakal gözleri hasretim
kendine iyi bak ve de beni unutma seni bu diyarda seven biri var !!!