Orijinalini görmek için tıklayınız : Şebnem Ferah Fan Clup
^^DELİKIZ^^
12-02-2007, 13:28
:kalp: :kalp: http://www.imagestr.com/pthumbs/small/25226/r2308rt.jpg:kalp: :kalp: :cicek:
biyografi
12 Nisan 1972 yılında Yalova'da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem'in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem'in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya.
İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik'te "Özel Namık Sözeri Lisesinde" yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem'in kendisini tanımasına, tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş.
Şebnem'in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında"Pegasus"adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem, 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna "Odtü Ekonomi" Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince "İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı" bölümüne kaydolmuş.
1994 yılında "Volvox" grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş.
Daha sonra "15 Kasım 1996 Cumartesi" günü "KADIN" adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu "Vazgeçtim Dünyadan" adlı parçasına çeken Şebnem, Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini "04 Nisan 1997" de "İzmir Ege Üniversitesi" nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı.
Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra "24 Haziran 1999 Perşembe Günü" ikinci albümünün ilk klibi "Bugün" müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih "30 Haziran 1999 Çarşamba" yı gösterdiği zaman "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" şarkısına geldi, klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı. İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi.
Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece "03 Ekim 2001" tarihinde "Perdeler" adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem, İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video, albümle aynı adı taşıyan "Perdeler" şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra "Sigara" şarkısı da, renkli camda boy göstermeye başladı.
İki yıl aradan sonra, tarih "12 Mayıs 2003 Pazartesi" yi gösterdiğinde, yeni albümünün ilk videosu "Ben Şarkımı Söylerken" müzik kanallarında dönmeye başladı. "15 Mayıs 2003 Perşembe Günü" "Kelimeler Yetse" adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar, Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler ve Mayın Tarlası’na da klip çekti ve yeni albüm çalışmalarına başlayana dek Türkiye'nin bir çok şehrinde konserler verdi...
Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, “5 Temmuz 2005 Salı günü” bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü “Can Kırıkları”nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem’in yeni albüm konserleri de bu sayede başlamış oldu. Çok geçmeden “Çakıl Taşları”na ikinci video klip geldi. Katıldığı programlarda birçok klip ve konser müjdesi veren Şebnem’in, konser maratonu halen devam etmekte...
Albümleri dışında da Şebnem Ferah’ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi sanatçıya geri vokalleri (http://www.seboistnet.com/main.php?x=gerivokal&foto=al)'yle, kimisiyle de düet (http://www.seboistnet.com/main.php?x=duetcover&foto=al) yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok film (http://www.seboistnet.com/main.php?x=filmreklam&foto=al) ve reklam müziği (http://www.seboistnet.com/main.php?x=filmreklam&foto=al)'ni de seslendirmiştir. Aynı zamanda diğer sanatçılarla beraber yardım konserleri vermek gibi pek çok faaliyette de bulunmuştur.
Kısacası Şebnem varolduğu günden bu yana bir çok eşsiz başarıya imza atmıştır.
Kendi ruhunun müziğini bulup, seçtiği yolda emin ve sağlam adımlarla yürümeyi başaran, içi doldurulmuş boş şarkıları değil hayatın gerçeklerini yansıtan şarkılarını, eşsiz sesini bizlere sunan ve en önemlisi dinleyenlerine Yüreğinin Tümünü açmaktan çekinmeyen, daima Samimi Duygularını paylaşan Gerçek Müzisyen Şebnem Ferah'a binlerce teşekkürler.
Albümleri
Kadın(1996)
http://img151.imageshack.us/img151/7531/kadinqp2.jpg
Vazgeçtim Dünyadan
Deli Kızım Uyan
İyi Gün Dostlarım
Bu Aşk Fazla Sana
Bırak Kadının Olayım
Fırtına
Yağmurlar
Yeniden Doğup Gelsem
Durma
Buradan Göçerken Artık Kısa Cümleler Kuruyorum (1999)
http://img224.imageshack.us/img224/2646/akckek1.jpg
Oyunlar
Ay
Bugün
Kalbim
Herkes Bilsin İstedim
Oyunun Sonu
Üvey
Nefessiz Kaldım
Yorgun
Artık Kısa Cümleler Kuruyorum
Bugün (enstrümantal) Perdeler (2001)
http://img142.imageshack.us/img142/5784/perdelerqv7.jpg
Sigara
Aşk
Sil Baştan
Nereye Kadar
Perdeler
Günaydın Sevgilim
Dünya
Saatim Çalmadan
Korkarak Yaşıyorsan
*Perdeler (Apocalyptica vers.)
*Bonus Track - Yemen Türküsü Kelimeler Yetse (2003)
http://img142.imageshack.us/img142/1417/kelimelerwc4.jpg
İyi – Kötü (Dans Pisti)
Babam Oğlum
Ben Şarkımı Söylerken
Senin Adın Ne
Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler
Çocukken Sahip Olduğum Kırmızı Rugan Ayakkabılar
Mayın Tarlası
Gözyaşlarımızın Tadı Aynı
Daha İyi Olmaz Mıydı
Her Şey İnsanlar İçin Can Kırıkları (2005)
http://img455.imageshack.us/img455/1006/cankiriklariah7.jpg
Okyanus
Can Kırıkları
Bir Kalp Kırıldığında
Delgeç (http://www.seboistnet.com/main.php?x=c_sarki&foto=d#delgec)
Geçmişe Yolculuk
Ben Bir Mülteciyim (Güç)
Sana Bilmediğin Bir Şey Söyleyemem
Çakıl Taşları
Zaman Geçip Gidiyor
Hoşça kal http://img183.imageshack.us/img183/7619/albumppkl1.jpg http://img207.imageshack.us/img207/7539/albumfh6.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/976/albumpic890db9.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/8642/lrg2477lrg65kelimeler13ni2.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/6193/albumpic144pb4.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/1259/lrg2573lrg62kelimeler13lm1.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/6226/sebnemferahhbr1209fo7.jpg
http://img183.imageshack.us/img183/8607/76af9b8505568d40a58ffdegv1.jpg
ÜYELER
^^DELİKIZ^^
P!nk
Argion
KãRdé£éN
Snakeeyes
^^DELİKIZ^^
12-02-2007, 15:52
http://img145.imageshack.us/img145/9008/imageapic69at2.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/258/imageapic67tb6.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/4540/imageapic36yr1.jpg
http://img227.imageshack.us/img227/3270/imageapic39el5.jpg
http://img142.imageshack.us/img142/8830/albumms1.jpg
^^DELİKIZ^^
12-02-2007, 18:32
Volvox
1988 yılında Şebnem Ferah tarafından kurulmuş, tamamı kızlardan oluşan Bursa'lı bir hard rock grubu. Grupta Şebnem Ferah'ın yanısıra Duygu Karpuz, Ebru Bank, Gül Ağırca, Buket Doran, ve 1992 yılında gruba dahil olan Özlem Tekin boy gösterdi.
http://www.seboistnet.com/images/volvox_00.jpg Şebnem Ferah - Elektro Gitar ve vokal,
Duygu Karpuz - Gitar,
Ebru Bank(Eroğlu) - Bass,
Gül Ağırca - Davul,
Özlem Tekin - Klavye ve geri vokaldeydi.
Ebru Bank Gruptan Ayrılınca Yerine Buket Doran geçti.
Buket Grupta Bass Gitar Çalıp Geri Vokal Yapıyordu.
Şebnem Ferah - ODTÜ EKONOMİ,
Ebru Bank - BOĞAZİÇİ İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYATI,
Gül Ağırca - MARMARA GÜZEL SANATLAR ENDÜSTRİ TASARIMI,
Özlem Tekin - MİMAR SİNAN DEVLET KONSERVATUARI MÜZİKOLOJİ
Duygu, Ebru ve Şebnem Bursa Kolejinde tanışmışlar, Gül Ağırca ile de Bursa'da tanışmışlar. 1988 yılında kurduğu grubuyla önce yadırganan sonra konser teklifleri alan Şebnem Ferah, Sedat Yıldırım Sarıcan'ın da katkılarıyla düzenlenen 1989 yılındaki "Bursa 1.ci Rock Station günleri"nde kardeş grup "Pentagram" la aynı sahneyi paylaştı. (Şebnem solo çalışmalarında ilk iki albümünde Pentagram elemanlarıyla çalışmıştır.)
"Volvox" Bursa'da Tayyare Sinemasında konser verdi. Şebnem Ferah o zamanın en iyi grubu sayılan Bursalı "BANDAJ" grubuna vokal yaptı ama sadece konserde. Bursa'da bir takım konserler verdikten sonra ilk İstanbul konserlerini "28 NİSAN 1991" Saat 14:00'de "Pentagram"la birlikte Pangaltı İnci Sinemasında verdiler. Biletler 20000 TL'dı. Boğaziçi Üniversitesinde, Odtü Festivalinde, Bilsak Rock Cafede, İzmir Clup 33 de unutulmaz konserler verdiler. 1992 yılında Duygu Karpuz'un gruptan ayrılmasıyla klavye ve geri vokal olarak Özlem Tekin "Volvox" semalarında yerini aldı. Özlem Tekin'in sahne tecrübesi olmasına karşın diğerlerinin sahne tecrübeleri yoktu. Çünkü o zaman'a kadar sadece konser vermişlerdi. Bunun üzerine ilk sahne tecrübelerini Bedri Baykam'ın açtığı "DADAİST" bar'da gerçekleştirdiler. Sonra "SİS" ardından da "KEMANCI" geldi. "SİS" ve "KEMANCI" grubun okulu haline gelmişti. Bu iki mekan onlara müzik adına pek çok şey öğretti. Önceleri kızlardan oluştuğu için yadırganan "Volvox" sonradan "KEMANCI" ve "SİS" barın vazgeçilmez simaları haline geldi.
Konserler, sahne çalışmaları birbirini kovaladı. Derken kaset çıkarmaya karar verdiler.
Provalar yaptılar, demoyu hazırladılar, parçaların tamamı ingilizce olarak hazırlandı, besteler, enstrümanlar hazırdı ama sonradan bu kararlarından vazgeçtiler.
Şimdi Şebnem Ferah'ın müzik arşivinin en güzel yerinde "Volvox"un demosu duruyor. Daha sonra Ebru Bank gruptan ayrıldı onun yerine Buket Doran (bass) geçti. Fakat albümün çıkartılamaması ile başlayan ve gruptan ayrılmaların devam etmesi sonucunda Ebru Bank'tan sonra Özlem Tekin'de gruptan ayrıldı. 1994 yılında "Volvox" dağıldı.
"Volvox" dağıldı ama onlar müziği bırakmadı. Özlem Tekin beş adet solo albüm çıkardı. Ebru Bank "Volvox"tan ayrılınca Cenk Eroğlu ile evlendi,Cenk'le birlikte Mirkelam'ın "Her Gece" ve Tüzmen'in "Son Rüya" adlı kliplerinde rol aldı. Şimdilerde Boğaziçi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve bir de kızı var. Ebru Bank gruptan ayrılınca onun yerine bass gitar'a Buket Doran geçmişti. Buket hala Şebnem'in gerçek kadrosunda yer alıyor ve menajerliğini yapmakta. Gül Ağırca ise bir dönem "Indians" grubunda ve Şebnem Ferah Konserlerinde perküsyon çalmıştı. Duygu Karpuz ise "Volvox"tan ayrıldıktan sonra pek gündeme gelmemiş.
süper olmuş eline sağlik deli kız
Şebo ablam bir numaradır her zaman ellerine sağlık Delikız
hem sesi hem sarkilari suprrr, eline saglk delikiz
**Zerd@**
13-02-2007, 13:00
http://www.2de1.net/fan.club.senligi/43798-sebnem.ferah.fan.clup.html
şebnem ferah hayranları imzalarına ekleyebilir...
[size=4][font=Georgia][color="SeaGreen"]Şebnem Ferah ( Fan Club ) (http://www.2de1.net/fan.club.senligi/43798-sebnem.ferah.fan.clup.html)
swindler
13-02-2007, 13:04
eline saglık
^^DELİKIZ^^
13-02-2007, 14:56
yorumlarınız icin tşkr ederim arkadaslar:)
zerda abla tşkr ederim:)
^^DELİKIZ^^
13-02-2007, 15:11
Geri vokal olarak çalıştığı sanatçılar:
Sezen Aksu
Sertab Erener
Levent Yüksel (ben senin bildiğin erkeklerden değilim)
Nilüfer (değişir dünya)
Demir Demirkan
Tüzmen (son rüya,yolculuk rüzgara)
Yaşar Gaga
Ajda Pekkan
Özlem Tekin (gel bu yaz,aşk herşeyi affeder mi?)
Tarkan (bekle,gül döktüm yollarına,eyvah,durum beter)
Çelik (yaman sevda)
Teoman
Haluk Levent (zeytinden aşımsın,anlasana)
Polat Bülbüloğlu (gel ey seher)
Cenk Eroğlu (inançsız yar,yalnız nehir,ben hep yenildim,aynalar)
Düet yaptığı sanatçılar:
Müzeyyen Senar (Sarı Kurdelem Sarı)
Müzeyyen Senar (Vardar Ovası)
Polad Bülbüloğlu (Gel Ey Seher)
Kargo (Kalamış Parkı)
Teoman (iki yabancı)
Pek çok şarkıcının birlikte söylediği (İnsanca Yaşamak)
Albümdışı söylediği şarkılar:
Değirmenler (Bülent Ortaçgil)
O dünyada ("Küçük Deniz Kızı" çizgi filmi soundtrack)
Gönülçelen (Teoman)
Ay Işığında Saklıdır (Toprak Sergen ve Aydan Şener'in rol aldığı dizifilm)
Ayrıca:
Akbank jingle
Tat Ketçap reklamında "nefessiz kaldım" adlı şarkısı kullanıldı
Kenan Doğulu ile Pepsi reklamlarında rol oynadı
2003 yılında Fanta reklamında rol aldı
^^DELİKIZ^^
13-02-2007, 15:57
konser haberi
Organizasyon: Şebnem Ferah Senfonik Konser
Yer: Bostancı Gösteri Merkezi
Konser Saati: 21:00
Bilet Fiyatları :
1.Kategori (Numaralı): 56 YTL
2.Kategori (Ayakta): 34 YTL
3.Kategori (Öğrenci): 28 YTL
Şebnem Ferah, Senfoni Orkestrası eşliğinde; 10 Mart 2007 Cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezinde sahne alacak... Geçtiğimiz yaz ilk kez bu projeyle Harbiye Açıkhava Tiyatrosunda sahne alan ŞEBNEM FERAH yoğun istek üzerine bu kez Bostancı Gösteri Merkezinde...
[Detaylar]
Şebnem Ferah Senfonik Konser
Alternatif Rock Müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, Senfoni Orkestrası eşliğinde; 10 Mart 2007 Cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezinde sahne alacak... Geçtiğimiz yaz ilk kez bu projeyle Harbiye Açıkhava Tiyatrosunda sahne alan ŞEBNEM FERAH yoğun istek üzerine bu kez Bostancı Gösteri Merkezinde...
Orhan Şallıel yönetimindeki senfonik orkestra eşliğinde eski ve yeni tüm şarkalarını seslendirecek sanatçı İstanbul'lulara muhteşem bir müzik ziyafeti yaşatacak...
Bu konserde sanatçıya birlikte çalıştığı ozan Tügen, Metin Türkcan, Aykan İlkan, Buket Doran, Ceren Tügen'in yanı sıra Orhan Şallıel yönetiminde senfoni orkestrası eşlik edecektir.
^^DELİKIZ^^
14-02-2007, 18:36
Can Dündar- Şebnem Ferah Röportajı
'Deli kız' ilk kez 15 yaşında sahneye çıktı. Şimdi olgunluğunu yaşıyor. "45'ime geldiğimde yine müzik yapacağım ama giderek yalınlaşacağım" diyor
Kaldığı otelin lobisinde buluştuğumuzda başında rengarenk bir kukuleta, yüzünde muzip bir gülücük vardı. Türkiye'nin rock yıldızı olduğuna inanmakta zorlanırdınız. 1997 başında onu bir müzik şirketinin bürosunda ilk kez gördüğümde de aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Yine başında gündelik bir bere vardı. Tanıyamadım. Oysa ilk klibi Yağmurlar çıkmış, şarkı dillerde gezer olmuştu.
Sonraki aylar boyunca Kadın dışında albüm dinlemeyecek, nerede bir Şebnem Ferah konseri yakalarsam gidip izleyecektim.
Adı televolelerde hiç gezinmedi ama kısa zamanda rock denince akla gelen isim oldu.
Kemancı'da, Saklıkent'te, ODTÜ'de defalarca izledim onu…
Ve her çıkan albümünde Kadın'ın tadını aradım.
Siyah deriler içinde
'Kukuletalı muzip kız', söyleşimizden üç saat sonra Saklıkent'in sahnesindeydi ve üç saat önceki çocuksu halinden eser yoktu. Dümdüz saçları asice dalgalandırılmış, vücudu adeta siyah ikinci bir deri ile kaplanmış, elindeki gitarla bir Suzy Quatro görüntüsüne bürünmüştü.
Baş, orta ve serçe parmaklarını havada dalgalandıran, cep telefonlarıyla fotoğraf çekip, ses kaydı yapan gençlerin "Şebo sen bizim her şeyimizsin" tezahüratı ve kırmızı-mor ışıkların huzmesi altında elektro gitarının tellerine vurdu Şebnem; gitarın uğultusuna çığlığıyla eşlik etti:
"Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar/ onlar da senin gibi çok tatlıydılar/ama canımı yakardılar, acıtırdılar."
Kırmızı rugan ayakkabılar
'Kırmızı rugan ayakkabılı kız', bir tatil kasabasında doğmuştu.
Ailesi Yalova'ya Üsküp'ten gelmişti. Tam bir sokak çocuğuydu, 'deli kız'… Dersleri de iyiydi ama, okul dönüşü önlüğü atıp top peşine koşanlardandı. Öğretmen olan babası bağlama, mandolin, piyano çalar, arada annesiyle düet yapıp Rumeli türküleri söylerlerdi.
Küçük Şebnem'i müzisyenliğe sevk eden, biraz da ailedeki müzik sevgisi oldu.
İlkokulu bitirince Bursa kolejine yatılı kaydoldu. 13 kızla bir arada kaldığı yatakhanesinde tek mutluluğu müzik dinlemekti. Ablası evde Abba dinlerdi. Okulda volkmeninin kulaklığında ise Bon Jovi gibi popüler rockçılar vardı. Artık kararını vermişti:
Şarkı söylemek istiyordu.
Lise 1'de Yalova'daki bir akrabasına bisikletini verdi, gitarını aldı. Şimdi deli gibi gitar çalıyor ve İngilizce şarkı sözleri yazıyordu.
Yatılı okuldan izinli olduğu Çarşambaları akustik gitar dersleri alıyor ve hafta sonları Yalova'daki odasında klasik gitarı ve küçük keyboard'uyla Scorpions'un Still Loving You'su gibi balatları çalmaya çalışıyordu. O yıllarda bir Londra gezisinde Soho'da bir müzik mağazasından Seth Riggs'in CD ve kitaplarını aldı. Riggs, Madonna'dan, Pavarotti'ye kadar pek çok müzisyen yetiştirmişti. Onun CD'lerinden gırtlağını nasıl kullanması gerektiğini öğrendi. Hâlâ her konser öncesi Seth Riggs'in CD'leri ile etüd yapmadan sahneye çıkmıyor.
Volvox dönemi
Lise 2'de Bursa'daki bir stüdyoda kiralık enstrümanlarla ilk grubunu kurdu:
Pegasus.
1987'de Bursa'da düzenlenen bir rock festivalinde ilk kez sahneye çıkıp şarkı söyledi. "Mükemmel bir histi."
Henüz 15 yaşındaydı.
Bir süre sonra Pegasus dağıldı. Şebnem, birlikte müzik yapacağı grupla arkadaş olmanın önemini keşfetmişti. O yüzden yeni grup için en yakınlarını topladı. Gitarcı Duygu, davulcu Gül, basçı Ebru bir de keyboard'cu bulup birleştiler. Bu, Türkiye'nin kadınlardan kurulu ilk rock grubuydu.
Aradıkları ismi biyoloji dersinde buldular:
Volvox (Latince 'Bütün Sesler')
Mutsuz sözler
"Hafta sonları eve gittiğimde odama kapanıyor, yemek bile yemeden çalışıyordum. Kafamda bir şeyler çalıyor, içimden sesler geliyordu. Onları mırıldanarak teybe kaydediyordum. Notist değildim henüz, teyptekileri arkadaşlarımın anlayabileceği şifrelere döküyordum. Sonra gitarımla çalıp, üzerine İngilizce söz yazıyordum. Karanlık, mutsuz sözlerdi çoğu… Ya içimden öyle geliyordu, ya da dinlediğim yabancı parçalardan kulağıma yapışmış klişelerdi. Rock raconu öyleydi yani…"
"Yarınlar kadar yakın içimde fırtına
Bu dalgasız deniz durgun aldatır inanma
Yaslanıp gururumun kambur sırtına
Kendime rağmen durmam basar giderim"
ODTÜ öğrencisi
80'lerin sonunda ODTÜ Ekonomi'yi kazanıp ablasıyla birlikte "Çok mutlu zamanlarım geçti" dediği Ankara'ya yerleşti.
Artık yatılı okulun ancak volkmenle müzik dinleyebildiği kısıtlı ortamından kurtulmuş, teybinin sesini dilediği kadar açıp, gönlünce gitar çalabileceği bir mekâna ve sosyal faaliyeti yüksek bir okula kavuşmuştu.
Bu arada amatör gruplarda şarkıcılık yapan konservatuarlı Özlem Tekin'le tanışmış, onu da Volvox'a katmıştı.
Ama grubun diğer üyeleri İstanbul'daki üniversitelere gitmişti. Volvox 1,5 yıl hiçbir yerde çalamamış, dağılmaya yüz tutmuştu. Şebnem için karar vakti gelmişti:
Ekonomist olmak istemiyordu, oysa 'şarkıcılıkta yol katetmeye müsait olduğunun farkında'ydı.
"Hayır, sen hiç korkma/yarın senin yanında/yeniden koş yollarda/durma, durma!"
Kararını verdi. İkinci sınıfın sonunda ODTÜ'yü bırakıp, Ankara'ya 'emekliliğinde dönmek üzere' veda etti ve İstanbul'a, müziğin kollarına koştu.
Kemancı dönemi
İstanbul barlarında rock furyası yeni başlamıştı. 18 yaşlarında dört kız, Sıraselviler'de Kemancı'da, Ortaköy'de Sis Bar'da, arada Ankara'da şimdiki Manhattan'da, A-Bar'da haftanın beş günü sabaha kadar çalıyorlardı. Yorgunluktan perişan, ama mutlulardı. Müzik yapıp kiralarını ödeyebiliyorlar, bir yandan da sahne performansını, disiplinini, 'dinleyiciyi ısıtmayı' öğreniyorlardı.
Ancak, iki yıl sonra bu tempodan yoruldular. Volvox, sekiz yaşına gelmişti. Sahnede aynı (cover) şarkıları söylemekten ne kendilerini yenileyebiliyor ne beste yapıp söz yazabiliyorlardı.
1994'te dağıldılar. Özlem Tekin ayrılıp bir albüm yaptı. Şebnem de 'artık kendi şarkısını söylemek istiyor'du.
Sezen devrede
Beklenen fırsat tam bu aşamada kapıyı çaldı.
Hazırladıkları İngilizce sözlü bir demo, TRT'de Kokteyl programında yayınlandı. O klipte gitar çalıp vokal yapan Şebnem, Sezen Aksu'nun dikkatini çekti. Sezen "Bulun bu kızı bana" dedi. Kız bulundu. Sezen'in albümünde vokalistlik yaptı. Lâkin o, rock yapmak istiyordu. İyi de nasıl?
Şebnem'in de okuduğu 'Lanet' gibi fotokopiyle çoğaltılan fanzinler aracılığıyla yeraltında üreyen bir rock kültürü varsa da, Türkçe rock bugünkü kadar popüler değildi.
O dönem iki gelişme rockçıların önünü açtı:
Biri Metallica'nın İstanbul'daki stadyum konserinde gördüğü muhteşem ilgiydi. Metallica'yı bile şaşırtan bu ilgi büyük bir potansiyelin işaretini verdi.
İkinci gelişme ise Batılı dev müzik firmalarının Türkiye pazarına girmesiydi.
Şebnem, tam bu gelişmelerin ortasında, hem de donanımını tamamlamış, çevre edinmiş olarak, çantasında bestelerle hazırdı.
İlk albüm
Raks'ta Sezen Aksu ve Onno Tunç'a Deli Kızım Uyan'ı dinletti.
Bir gün odasına kapanıp yatağına oturmuş ve bu şarkıyı üç dakika içinde hem bestelemiş hem de sözünü yazmıştı. Gitarla en ilkel halinde çaldı:
"Deli kızım uyan/Söylenenler yalan/
Deli kızım uyan/bir tek sensin duyan."
Harikaydı. Sezen, Şebnem'i karşısına oturtup söz yazarken teknik anlamda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı, birkaç müdahale yaptı; işte tamamdı. Hazır olan 4-5 şarkıya hiç dokunmadan albüme giriştiler.
"Benim müzikal anlamda aldığım ilk kıymetli hediyedir. Buna prestij albümü olarak bakıyorlardı. Ben iyi şarkı söylediğimi biliyordum. Yaptığım şeye inanıyor, güveniyordum. Ama satılır mı satılmaz mı, belli olmazdı. Yoktu hiç örneği. Benden biraz önce Özlem çıkmıştı ama benimki başka bir kulvardı. Hiç daha önce böyle bir şey yapılmamıştı, dolayısıyla maddi bir risk alıyorlardı."
Boşuna yaşanmamış
Çocukken harçlıklarından, sonraları konserden kalan zamanlarından kısıp çalıştıkları stüdyo emirlerindeydi artık…
İskender, Hakan, Demir, büyük bir şevk ve enerjiyle işe koyuldular. Beş ay gece gündüz çalıştılar. "Teknik anlamda da çok başarılı bir albüm oldu. İlk kez davul ve bas sesi duydu Türkiye…"
Sonuç, inanılmazdı:
Kadın, 400 bin sattı.
24 yaşında, hem de taviz vermeden hedefine ulaşmıştı Şebnem... Artık yolu açıktı. Altı yıl sonra dördüncü albümüne Deli Kızım Uyan'ın ikinci bölümünü şu sözlerle yazacaktı:
"Çok parçalandım/ parçalandıkça çoğaldım diye inanmazsam/
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım?
Hiçbir şey boşuna yaşanmamıştır diye inanmazsam/
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım?"
Olgunluğa dair
"Acılardan öğrendim müziğe verdim"
Ablandan 11 ay sonra depremde babanı kaybettin. Uzun bir aradan sonra döndüğünde, sözlerin çok daha olgunlaşmış bir kadının sözleriydi.
Deprem sonrası bomboş geldi her şey... Hiçbir şey yapmak gelmedi içimden… Babam, hayatımın çok önemli bir karakteriydi. Depremde onunla birlikte mahallem de gitti. 'Ben hangi sokakta top oynuyordum' diye gidip bakmak istesem artık yok öyle bir şey. Böyle şeyler yaşadığında tabii müziğine de yansıyor bu... Bir süre sessiz durdum. 'Ne oluyor' diye anlamaya çalıştım. Ama müzik bunu atlatmama yardımcı oldu. Sonra onu bir şekilde üretime çevirebildim. Hatta, garip bir denge ama, müziğime, insanlığıma çok şey kattığını düşünüyorum. Acı, insana kısa zamanda çok şey öğretiyor.
"Sevgilim ve dostum; babam, oğlum…/ arkadaşım, aşkım; her şeyimdin sen" diyen sözlerle döndün. O deli kız, hızla büyümüştü sanki…
Çok hızlı olgunlaşıyor insan… Ve yalınlaşıyor. Ablamın hastalığı çok uzun sürdü. Evde kahkaha attığım zaman kendimi kötü hissederdim. Böyle bir gençlik dönemi yaşadığın zaman sorumluluk duygun o kadar ağır basıyor ki, içinden deli doluluk gelse de yapamıyorsun; bir tarafın hep nahoş bir şey düşünüyor. Ben yeni yeni 'Ya Şebocum gül biraz' diyorum kendi kendime.
Sessizliğe dair
Savaşta rockçılar neredeydi?
Rock, doğası itibarıyla dünyaya kafa tutan, protest, muhalif bir müzik… Paul Simon ırkçılığa karşı, Bruce Springsteen teröre karşı albüm yapıyor. Bizde niye mesela savaş karşıtı bir çalışma çıkmıyor?
Aslında çok hissediyorum bunu… Kendimi eğitmeye çalışıyorum. Böyle sosyal meselelerle ilgili bir tavır içinde bulunmak ve bunu estetik bir şekilde sunabilmek de hakikaten çok zaman ve çok iyi donanım isteyen bir şey.
Bir deprem albümü yapabilirdin mesela… Niye olmuyor bu..?
Bence olmalı… Ama Türkiye'de zaten profesyonel şirketlerle kontratlı rock müzik yapmak o kadar yeni ki, herkes ayağını yorganına göre uzatmaya çalışıyor.
Batılı müzik şirketleri bu türden çıkışlara sıcak bakmıyor olabilir, ama bir toplu konser de düzenlenemez mi?
Zaten biz bu toplu tepki konularında özürlüyüzdür; sadece rock grupları için söylenecek birşey değil.
Ama sanatçılar toplumun sinir uçlarıdır. İlk refleksin onlardan gelmesini bekliyor insan…
Bu konuda sonuna kadar haklısın… Savaş, deprem gibi durumlarda birilerinden müzikal bir tepki bekliyorsa insanlar, bu, ilk rockçılardan gelmelidir.
Oysa tepki bir yana, tersine belli markaların amblemi altında görüyoruz sizleri… Bu, işin özünden taviz vermenizi gerektirmiyor mu?
O işi neden yaptığına bağlı. Benim kendi koşullarımla kendi sahnemi Erzurum'a götürme imkanım yok. Yaş ilerledikçe bazı şeyleri heyecanla değil, daha planlayarak yaparken buluyorsun kendini… 'Estetik olarak ben bunu da güzel anlatabilirim, boyumu aşmaz' diye hissettiğim gün, böyle şeyler yapma düşüncesi beni çok heyecanlandırıyor. Biraz daha zamanı var.
Can Dündar- Şebnem Ferah Röportajı
'Deli kız' ilk kez 15 yaşında sahneye çıktı. Şimdi olgunluğunu yaşıyor. "45'ime geldiğimde yine müzik yapacağım ama giderek yalınlaşacağım" diyor
Kaldığı otelin lobisinde buluştuğumuzda başında rengarenk bir kukuleta, yüzünde muzip bir gülücük vardı. Türkiye'nin rock yıldızı olduğuna inanmakta zorlanırdınız. 1997 başında onu bir müzik şirketinin bürosunda ilk kez gördüğümde de aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Yine başında gündelik bir bere vardı. Tanıyamadım. Oysa ilk klibi Yağmurlar çıkmış, şarkı dillerde gezer olmuştu.
Sonraki aylar boyunca Kadın dışında albüm dinlemeyecek, nerede bir Şebnem Ferah konseri yakalarsam gidip izleyecektim.
Adı televolelerde hiç gezinmedi ama kısa zamanda rock denince akla gelen isim oldu.
Kemancı'da, Saklıkent'te, ODTÜ'de defalarca izledim onu…
Ve her çıkan albümünde Kadın'ın tadını aradım.
Siyah deriler içinde
'Kukuletalı muzip kız', söyleşimizden üç saat sonra Saklıkent'in sahnesindeydi ve üç saat önceki çocuksu halinden eser yoktu. Dümdüz saçları asice dalgalandırılmış, vücudu adeta siyah ikinci bir deri ile kaplanmış, elindeki gitarla bir Suzy Quatro görüntüsüne bürünmüştü.
Baş, orta ve serçe parmaklarını havada dalgalandıran, cep telefonlarıyla fotoğraf çekip, ses kaydı yapan gençlerin "Şebo sen bizim her şeyimizsin" tezahüratı ve kırmızı-mor ışıkların huzmesi altında elektro gitarının tellerine vurdu Şebnem; gitarın uğultusuna çığlığıyla eşlik etti:
"Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar/ onlar da senin gibi çok tatlıydılar/ama canımı yakardılar, acıtırdılar."
Kırmızı rugan ayakkabılar
'Kırmızı rugan ayakkabılı kız', bir tatil kasabasında doğmuştu.
Ailesi Yalova'ya Üsküp'ten gelmişti. Tam bir sokak çocuğuydu, 'deli kız'… Dersleri de iyiydi ama, okul dönüşü önlüğü atıp top peşine koşanlardandı. Öğretmen olan babası bağlama, mandolin, piyano çalar, arada annesiyle düet yapıp Rumeli türküleri söylerlerdi.
Küçük Şebnem'i müzisyenliğe sevk eden, biraz da ailedeki müzik sevgisi oldu.
İlkokulu bitirince Bursa kolejine yatılı kaydoldu. 13 kızla bir arada kaldığı yatakhanesinde tek mutluluğu müzik dinlemekti. Ablası evde Abba dinlerdi. Okulda volkmeninin kulaklığında ise Bon Jovi gibi popüler rockçılar vardı. Artık kararını vermişti:
Şarkı söylemek istiyordu.
Lise 1'de Yalova'daki bir akrabasına bisikletini verdi, gitarını aldı. Şimdi deli gibi gitar çalıyor ve İngilizce şarkı sözleri yazıyordu.
Yatılı okuldan izinli olduğu Çarşambaları akustik gitar dersleri alıyor ve hafta sonları Yalova'daki odasında klasik gitarı ve küçük keyboard'uyla Scorpions'un Still Loving You'su gibi balatları çalmaya çalışıyordu. O yıllarda bir Londra gezisinde Soho'da bir müzik mağazasından Seth Riggs'in CD ve kitaplarını aldı. Riggs, Madonna'dan, Pavarotti'ye kadar pek çok müzisyen yetiştirmişti. Onun CD'lerinden gırtlağını nasıl kullanması gerektiğini öğrendi. Hâlâ her konser öncesi Seth Riggs'in CD'leri ile etüd yapmadan sahneye çıkmıyor.
Volvox dönemi
Lise 2'de Bursa'daki bir stüdyoda kiralık enstrümanlarla ilk grubunu kurdu:
Pegasus.
1987'de Bursa'da düzenlenen bir rock festivalinde ilk kez sahneye çıkıp şarkı söyledi. "Mükemmel bir histi."
Henüz 15 yaşındaydı.
Bir süre sonra Pegasus dağıldı. Şebnem, birlikte müzik yapacağı grupla arkadaş olmanın önemini keşfetmişti. O yüzden yeni grup için en yakınlarını topladı. Gitarcı Duygu, davulcu Gül, basçı Ebru bir de keyboard'cu bulup birleştiler. Bu, Türkiye'nin kadınlardan kurulu ilk rock grubuydu.
Aradıkları ismi biyoloji dersinde buldular:
Volvox (Latince 'Bütün Sesler')
Mutsuz sözler
"Hafta sonları eve gittiğimde odama kapanıyor, yemek bile yemeden çalışıyordum. Kafamda bir şeyler çalıyor, içimden sesler geliyordu. Onları mırıldanarak teybe kaydediyordum. Notist değildim henüz, teyptekileri arkadaşlarımın anlayabileceği şifrelere döküyordum. Sonra gitarımla çalıp, üzerine İngilizce söz yazıyordum. Karanlık, mutsuz sözlerdi çoğu… Ya içimden öyle geliyordu, ya da dinlediğim yabancı parçalardan kulağıma yapışmış klişelerdi. Rock raconu öyleydi yani…"
"Yarınlar kadar yakın içimde fırtına
Bu dalgasız deniz durgun aldatır inanma
Yaslanıp gururumun kambur sırtına
Kendime rağmen durmam basar giderim"
ODTÜ öğrencisi
80'lerin sonunda ODTÜ Ekonomi'yi kazanıp ablasıyla birlikte "Çok mutlu zamanlarım geçti" dediği Ankara'ya yerleşti.
Artık yatılı okulun ancak volkmenle müzik dinleyebildiği kısıtlı ortamından kurtulmuş, teybinin sesini dilediği kadar açıp, gönlünce gitar çalabileceği bir mekâna ve sosyal faaliyeti yüksek bir okula kavuşmuştu.
Bu arada amatör gruplarda şarkıcılık yapan konservatuarlı Özlem Tekin'le tanışmış, onu da Volvox'a katmıştı.
Ama grubun diğer üyeleri İstanbul'daki üniversitelere gitmişti. Volvox 1,5 yıl hiçbir yerde çalamamış, dağılmaya yüz tutmuştu. Şebnem için karar vakti gelmişti:
Ekonomist olmak istemiyordu, oysa 'şarkıcılıkta yol katetmeye müsait olduğunun farkında'ydı.
"Hayır, sen hiç korkma/yarın senin yanında/yeniden koş yollarda/durma, durma!"
Kararını verdi. İkinci sınıfın sonunda ODTÜ'yü bırakıp, Ankara'ya 'emekliliğinde dönmek üzere' veda etti ve İstanbul'a, müziğin kollarına koştu.
Kemancı dönemi
İstanbul barlarında rock furyası yeni başlamıştı. 18 yaşlarında dört kız, Sıraselviler'de Kemancı'da, Ortaköy'de Sis Bar'da, arada Ankara'da şimdiki Manhattan'da, A-Bar'da haftanın beş günü sabaha kadar çalıyorlardı. Yorgunluktan perişan, ama mutlulardı. Müzik yapıp kiralarını ödeyebiliyorlar, bir yandan da sahne performansını, disiplinini, 'dinleyiciyi ısıtmayı' öğreniyorlardı.
Ancak, iki yıl sonra bu tempodan yoruldular. Volvox, sekiz yaşına gelmişti. Sahnede aynı (cover) şarkıları söylemekten ne kendilerini yenileyebiliyor ne beste yapıp söz yazabiliyorlardı.
1994'te dağıldılar. Özlem Tekin ayrılıp bir albüm yaptı. Şebnem de 'artık kendi şarkısını söylemek istiyor'du.
Sezen devrede
Beklenen fırsat tam bu aşamada kapıyı çaldı.
Hazırladıkları İngilizce sözlü bir demo, TRT'de Kokteyl programında yayınlandı. O klipte gitar çalıp vokal yapan Şebnem, Sezen Aksu'nun dikkatini çekti. Sezen "Bulun bu kızı bana" dedi. Kız bulundu. Sezen'in albümünde vokalistlik yaptı. Lâkin o, rock yapmak istiyordu. İyi de nasıl?
Şebnem'in de okuduğu 'Lanet' gibi fotokopiyle çoğaltılan fanzinler aracılığıyla yeraltında üreyen bir rock kültürü varsa da, Türkçe rock bugünkü kadar popüler değildi.
O dönem iki gelişme rockçıların önünü açtı:
Biri Metallica'nın İstanbul'daki stadyum konserinde gördüğü muhteşem ilgiydi. Metallica'yı bile şaşırtan bu ilgi büyük bir potansiyelin işaretini verdi.
İkinci gelişme ise Batılı dev müzik firmalarının Türkiye pazarına girmesiydi.
Şebnem, tam bu gelişmelerin ortasında, hem de donanımını tamamlamış, çevre edinmiş olarak, çantasında bestelerle hazırdı.
İlk albüm
Raks'ta Sezen Aksu ve Onno Tunç'a Deli Kızım Uyan'ı dinletti.
Bir gün odasına kapanıp yatağına oturmuş ve bu şarkıyı üç dakika içinde hem bestelemiş hem de sözünü yazmıştı. Gitarla en ilkel halinde çaldı:
"Deli kızım uyan/Söylenenler yalan/
Deli kızım uyan/bir tek sensin duyan."
Harikaydı. Sezen, Şebnem'i karşısına oturtup söz yazarken teknik anlamda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı, birkaç müdahale yaptı; işte tamamdı. Hazır olan 4-5 şarkıya hiç dokunmadan albüme giriştiler.
"Benim müzikal anlamda aldığım ilk kıymetli hediyedir. Buna prestij albümü olarak bakıyorlardı. Ben iyi şarkı söylediğimi biliyordum. Yaptığım şeye inanıyor, güveniyordum. Ama satılır mı satılmaz mı, belli olmazdı. Yoktu hiç örneği. Benden biraz önce Özlem çıkmıştı ama benimki başka bir kulvardı. Hiç daha önce böyle bir şey yapılmamıştı, dolayısıyla maddi bir risk alıyorlardı."
Boşuna yaşanmamış
Çocukken harçlıklarından, sonraları konserden kalan zamanlarından kısıp çalıştıkları stüdyo emirlerindeydi artık…
İskender, Hakan, Demir, büyük bir şevk ve enerjiyle işe koyuldular. Beş ay gece gündüz çalıştılar. "Teknik anlamda da çok başarılı bir albüm oldu. İlk kez davul ve bas sesi duydu Türkiye…"
Sonuç, inanılmazdı:
Kadın, 400 bin sattı.
24 yaşında, hem de taviz vermeden hedefine ulaşmıştı Şebnem... Artık yolu açıktı. Altı yıl sonra dördüncü albümüne Deli Kızım Uyan'ın ikinci bölümünü şu sözlerle yazacaktı:
"Çok parçalandım/ parçalandıkça çoğaldım diye inanmazsam/
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım?
Hiçbir şey boşuna yaşanmamıştır diye inanmazsam/
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım?"
Olgunluğa dair
"Acılardan öğrendim müziğe verdim"
Ablandan 11 ay sonra depremde babanı kaybettin. Uzun bir aradan sonra döndüğünde, sözlerin çok daha olgunlaşmış bir kadının sözleriydi.
Deprem sonrası bomboş geldi her şey... Hiçbir şey yapmak gelmedi içimden… Babam, hayatımın çok önemli bir karakteriydi. Depremde onunla birlikte mahallem de gitti. 'Ben hangi sokakta top oynuyordum' diye gidip bakmak istesem artık yok öyle bir şey. Böyle şeyler yaşadığında tabii müziğine de yansıyor bu... Bir süre sessiz durdum. 'Ne oluyor' diye anlamaya çalıştım. Ama müzik bunu atlatmama yardımcı oldu. Sonra onu bir şekilde üretime çevirebildim. Hatta, garip bir denge ama, müziğime, insanlığıma çok şey kattığını düşünüyorum. Acı, insana kısa zamanda çok şey öğretiyor.
"Sevgilim ve dostum; babam, oğlum…/ arkadaşım, aşkım; her şeyimdin sen" diyen sözlerle döndün. O deli kız, hızla büyümüştü sanki…
Çok hızlı olgunlaşıyor insan… Ve yalınlaşıyor. Ablamın hastalığı çok uzun sürdü. Evde kahkaha attığım zaman kendimi kötü hissederdim. Böyle bir gençlik dönemi yaşadığın zaman sorumluluk duygun o kadar ağır basıyor ki, içinden deli doluluk gelse de yapamıyorsun; bir tarafın hep nahoş bir şey düşünüyor. Ben yeni yeni 'Ya Şebocum gül biraz' diyorum kendi kendime.
Sessizliğe dair
Savaşta rockçılar neredeydi?
Rock, doğası itibarıyla dünyaya kafa tutan, protest, muhalif bir müzik… Paul Simon ırkçılığa karşı, Bruce Springsteen teröre karşı albüm yapıyor. Bizde niye mesela savaş karşıtı bir çalışma çıkmıyor?
Aslında çok hissediyorum bunu… Kendimi eğitmeye çalışıyorum. Böyle sosyal meselelerle ilgili bir tavır içinde bulunmak ve bunu estetik bir şekilde sunabilmek de hakikaten çok zaman ve çok iyi donanım isteyen bir şey.
Bir deprem albümü yapabilirdin mesela… Niye olmuyor bu..?
Bence olmalı… Ama Türkiye'de zaten profesyonel şirketlerle kontratlı rock müzik yapmak o kadar yeni ki, herkes ayağını yorganına göre uzatmaya çalışıyor.
Batılı müzik şirketleri bu türden çıkışlara sıcak bakmıyor olabilir, ama bir toplu konser de düzenlenemez mi?
Zaten biz bu toplu tepki konularında özürlüyüzdür; sadece rock grupları için söylenecek birşey değil.
Ama sanatçılar toplumun sinir uçlarıdır. İlk refleksin onlardan gelmesini bekliyor insan…
Bu konuda sonuna kadar haklısın… Savaş, deprem gibi durumlarda birilerinden müzikal bir tepki bekliyorsa insanlar, bu, ilk rockçılardan gelmelidir.
Oysa tepki bir yana, tersine belli markaların amblemi altında görüyoruz sizleri… Bu, işin özünden taviz vermenizi gerektirmiyor mu?
O işi neden yaptığına bağlı. Benim kendi koşullarımla kendi sahnemi Erzurum'a götürme imkanım yok. Yaş ilerledikçe bazı şeyleri heyecanla değil, daha planlayarak yaparken buluyorsun kendini… 'Estetik olarak ben bunu da güzel anlatabilirim, boyumu aşmaz' diye hissettiğim gün, böyle şeyler yapma düşüncesi beni çok heyecanlandırıyor. Biraz daha zamanı var.
oda snein gibi delmiş işte :D
şebnem ferah türkiyede on numara belli başlı şarkıcılardan gerçekten süper emeğe saygı
he y heyy bi şeboist olarak bende burdayım ;)
^^DELİKIZ^^
17-02-2007, 19:48
hoşgeldın o zaman:)
^^DELİKIZ^^
20-02-2007, 20:38
:kalp: Şebnen Ferah Videoları:kalp:
Can Kırıkları
EWcW5dAhAt8
Cakıl Taşları
0VWIfVRVORY
Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler
p8Gueb9gvxA
Perdeler
vUoO2E7S1k4
maşallah delikızıma.. :)
tam şebo hayranı işte... :)
^^DELİKIZ^^
20-02-2007, 20:48
Sigara
egULhSpCDWs
Şebnen Ferah-Teoman En Güzel Hikayem
bZy-Cje63YE
Bu Aşk Fazla Sana
W4dhVNgNfLY
Bugün
35TVHHbNDlM
Ben Şarkımı Söylerken
7nraYDsuUDM
^^DELİKIZ^^
20-02-2007, 20:51
maşallah delikızıma.. :)
tam şebo hayranı işte... :)
Saol canım benim evet hayranıyım hastasıyım:D :rolleyes:
^^DELİKIZ^^
20-02-2007, 21:03
Konser Kayıtları
Çakıl Taşları
TelbYBERhz0
Sigara (Rock'n Coke Live)
Ky-imPiHwSM
Yeniden Dogup Gelsem-Live
43UgFd3zDPU
mayın tarlası
_328pWpl8N8
KãRdé£éN
21-02-2007, 05:20
bence üyeleri yenilemelisin Deli Kızım, Argion da Şebnem Ferah Fan Club imzası taşıyor ;)
ayrıca beni de ekleyi ver.. bir sevdiğimin hatrına üye oluyorum :D
^^DELİKIZ^^
21-02-2007, 13:52
tamam canım düzelttim ve seni de ekledim:)
Çok teşekküRler.. Gerçkten güzel...
^^DELİKIZ^^
22-02-2007, 01:58
tşkr ederim:)
1996 - Kadın
01 - Vazgeçtim DünyadanKategori :
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Nerde sözler of nerde yüreğim
Ben de sevdim of sevmedi bilenim
Ver elini sonsuza
Al beni dünyadan of kalmadı sevenim
Yürekler alınmaz pulla parayla
Kim yenmiş kaderi duayla
Gelinlik giymeden, ışığı görmeden
Bebeğimden önce vazgeçtim dünyadan
Kaderi yenmeden utandım kendimden
Daha sevilmeden vazgeçtim dünyadan
Nerden geldim of yolculuk nereye
Belki söyler of sorsam kadere
Yok sevenim arzuyla
Mezarlar bile küsmüş of kadınca ölene
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
02 - Deli Kızım i : 1996 - Kadın
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah � Sezen Aksu
Gece geçmez gündüz olmaz
Can bu dünyaya dayanmaz neden
Haykırdım dağlara duymaz
Bekledim günlerce yok ki gelen
Karlı dağların ardında biri yaşarmış
Bulut olur yağmur olur bize bakarmış
Hem yakın hem uzakmış,yanakları al almış
Deli kızım uyan
Söylenenler yalan
Deli kızım uyan
Bir tek sensin duyan bir tek sensin duyan…
Yerde oldum gökte oldum
Sormayın halim ah başım duman
Gönül uslanmayı bilmez
Düşlerim gerçek gerçeğim yalan
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan, Şebnem Ferah
Davul: Volkan Öktem
Perdesiz Bas: Levent Yüksel
Bağlama: Ahmet Koç � Güray Hafiftaş
03 - İyi Gün DostlarımKategori :
Müzik � Söz: Şebnem Ferah
Hangi gün hangi an üzülsem ağlasam
Halime güldünüz
Ne yapsam ne etsem olmadı anlayan
Aşkı çok gördünüz
Çekilin yanımdan gelmeyin üstüme
İyi gün dostlarım tutmayın elimden
Hangi gün an bir omuz arasam
Uzakta oldunuz
Ne yapsam ne etsem olmadı anlayan
Dostluğu çok gördünüz
Çekilin yanımdan gelmeyin üstüme
İyi gün dostlarım tutmayın elimden
Tutmayın elimden
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
Yaylılar: Şenyaylar Grubu
Elektro Keman: Özcan Şenyaylar
Percussion: İskender Paydaş
Vokaller: Demir Demirkan, Tarkan Gözübüyük, Şebnem Ferah, Murat İlkan, Teoman
Mandolin: Şebnem Ferah
04 - Bu Aşk Fazla SanaKategori :
Müzik � Söz: Şebnem Ferah
Denize açıldım sevmeye sevilmeye
Anladım sevmek gibisi yok
Yağmura soyundum yavaş yavaş, yağar diye
Damlalarda yüzmek gibisi yok
Yokluğum varlığım bir
Dünüm yok yarınım sır
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsan da yanımda
Bu aşk fazla sana
Düzenleme: Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
Vokaller: Şebnem Ferah
05 - Bırak Kadının Olayım
Müzik � Söz: Şebnem Ferah
Bu şarkı bir haykırış bir öpücük sıcak bir kış
Bir demet gül bir dokunuş
Bu şarkı bir yalvarış bitmesin sürsün bu düş
Sen de düşün sen de konuş
Nereye gider bu aşk
Nereye dur gitme
Bırak kadının olayım…
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
06 - Fırtına
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah � Sezen Aksu
Niye bana her şey korku her şey tasa
Ne gece ne gündüz kaygısız
Neden bütün yollar karanlığa
Gecelerim uzun ışıksız
Aşk yarı yolda kaldı neyleyim
Korkmuyorum ben buyum böyleyim
Yarınlar kadar yakın içimde fırtına
Bu dalgasız deniz durgun aldatır inanma
Yaslanıp gururumun kambur sırtına
Kendime rağmen durmam basar giderim
Nereye gider yollar sır dağlara
Denizler uçsuz bucaksız
Gözlerim arkadaş uzaklara
Gecelerim uzun ışıksız
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
07 - Yağmurlar
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah � Sezen Aksu
Sokaklar sakin geceler karabasan
Ellerim titrer kim bu ben kim bu susan
Ne soran var ne bilen sebebim yok
Bana kıyan erkeğim sen gül vazgeçtim rüyalardan
Beni sevmezsen yağmurları sev
Bulutlar ağlasın sen gül güneş doğsun yeniden
Gidiyorum gözüm yaşlı
Hatıran har yüreğime
Sen sev yağmurları
Yağmurlar yağsın üzerime
Gidiyorum gözüm yaşlı
Ah yine yol yol üstüne
Sen sev yağmurları
Yağmurlar yağsın yüzüme
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
08 - Yeniden Doğup Gelsem
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah � Sezen Aksu
Al beni istersen sevgim içimde
Gökyüzüm masmavi çığlıklar gökyüzümde
Al beni yanına dünyadan koru
Yeniden öğret dünyadaki yolu tanrım
Hayalim var umudum çok
Sebebim var dönüşüm yok
Yeniden doğup gelsem
Çocuk kalır büyümezdim
Açılan penceremden
Yine seni severdim
Al beni istersen sevgim içimde
Gökyüzüm masmavi çığlıklar gökyüzümde
Al beni istersen sevgim içimde
Umudum isyanda isyanım karanlıkta
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
Davul: Volkan Öktem
Yaylılar: Şenyaylar Grubu
Elektro Keman Solo: Özcan Şenyaylar
Özel Efekt: Talat Ditaban
Vokaller: Şebnem Ferah
09 - Durmai : Müzik: İskender Paydaş � Tarkan Gözübüyük
Söz: Şebnem Ferah
Biz yollarda yalnız kaldık
Masallarla sevgi verilmez
Biz yıllarca korku dolduk
Rüzgara yön sorduk bilinmez
Hangi el güçlü bu ellerden
Yiğit yüreklerden
Başlasak yeniden yeniden yeniden
Hayır sen hiç korkma
Yarın senin yanında
Yeniden koş yollarda durma
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük
Vokaller: Keçe, Hakan Utangaç, Tarkan Gözübüyük, İskender Paydaş
Ritim Gitarlar: Hakan Utangaç, Metin Türkcan, Şebnem Ferah
Gitar Solo: Şebnem Ferah
10 - Buradan Göçerken
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Bu beden yüz yaşarken
Dün bugünle buluşurken
Bu deniz bu mavi varken
Nerdeyiz niye neden
Nerde hani yalanlar
Nerde boşa giden kan
Buradan göçerken
Bir sevgi var kalan bir düşünen
Bir duygu var kalan bir de düşünen
Buradan göçerken
Düzenleme: İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük, Demir Demirkan
Konuşanlar: Alp Turaç � İskender Paydaş
Vokaller: Şebnem Ferah
1999 - Artık Kısa Cümleler Kuruyorum
01 – Oyunlar
Muzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Yüreksiz gözlerin olduğu bu yerde herkes gibi benimde yerim var
Yüzümden gitmeyen acı gülüşte hiç sönmeyen yangınların izi var
Yıktım duvarları yaramı sardım yalnızca bildiğim bir şarkı var
Ne iz ne söz eski bir şey kalmasın ardımda…
İsmi bilinmez bir yerlere yolcuyum
Dikensiz gül olmaktansa kardelen olurum
Bizler büyürken durmaz büyür oyunlar
Bütün oyunlarda herkes kadar benimde payım var…
02 - Ay
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Ay ışığına vuruldum ben
Çok uzaklarda olsa da
Sonumuzu bile bile seviştim ben
Artık gece hiç olmasa da
Ay ışığına vuruldum ben
Başka dünyaya yansa da
Çok zor geçen günün ardından uyurken ben
Odam hep ışıksız kaldıysa da
Bu ev artık yuva değil
Bütün eşyalar üst üste
Terk etmeden önce
03 - Bugün
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Bugün resmine dokundum ben öptüm yine, yine
Zaman ağır ol henüz erken, demek için güle güle
Sesini özledim özledim çok, haberim yok dururmuş dünya niye
Seninle birlikte kaybolanları arıyorum başka şeylerde
Aşk şarkısı değil bu, geldi içimden
Gülümse bir kez benim için eğer duyuyorsan
Nehrim ol gel ak yine
Kelebek ol gel uç yine
Çiçeğim ol gel aç yine
Rüzgar ol…
04 - Kalbim
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Siyah beyaz bir film gibiydin
Herkes uyurken izlediğim sevgilim benim
Çok özledim
Her zaman gitmek istediğim tatil yerleri gibiydin
Dergi sayfalarında hiç gidemediğim
Bu bir masal iyi başı mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu
Ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Kalbim ellerim kadar küçük değil
En çok sevdiğim şarkıydın
Herkesten çok sevildin sevgilim benim
Çok özledim
Ben küçük bir kız heyecanlı
Oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım
Bu bir masal başı mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu
Ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Ben küçük bir kız heyecanlı
Oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım…
05 - Herkes Bilsin İstedim
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Herkes bilsin istedim nasıl sevdim ben
Herkes duysun istedim neye direndim ben
Neler gördü gözlerim, neler duydum dinledim
Aşk böyleyse sevmeyin, sevmeyin beni
Zaman dursun istedim bugün pes ettim ben
Her şey sussun istedim masal olayım ben
06 - Oyunun Sonu
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Hangi acılar hangi anlar eskimez zamanla
Hangi kalp temiz, hangi gerçek iz yok olmaz yağmurda
Her şeyi gören bilenler anlatın neden dönmez gidenler
Giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda sonunda
Giden gelmiyor, geri dönmüyor
Hayat denilen şey bir ipin ucunda
Hangi büyük aşk hangi büyük kin yok olmaz zamanla
Hangi yanardağ, hangi fırtına durulmaz dünyada
Her şeyi gören bilenler anlatın neden dönmez gidenler
Giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda
Giden gelmiyor, geri dönmüyor
Hayat denilen şey bir ipin ucunda
07 - Üvey
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Biraz sarhoş biraz aşığım ben
Uyurken siz umudu ararım
Yok ellerimde aşkım
Yok ne üzgün ne kırgınım
Üvey çocuk olmadım üvey anne olmadım
Üvey insanlık mı alın yazım
Aşkına doyamadım karardı aydınlığım
Üvey aşklarıymış alın yazım
Acıyı da derdi de severim ben
Yanımdan geçer beni büyütürler
Yok yok olmaz inancım
Yok ne üzgün ne kırgınım
Üvey çocuk olmadım üvey anne olmadım
Üvey insanlık mı alın yazım
Aşkına doyamadım karardı aydınlığım
Üvey aşklar mıymış alın yazım
08 - Nefessiz Kaldım
Müzik: Şebnem Ferah
Söz: Şebnem Ferah
Eğer beni duyuyorsan uyan
Hiç geçmiyorsam aklından
Uyu uyu uyu hiç korkma
Utanır isteyemem yardım dileyemem
Yalnız sesimi duy bazen
Bir resmime bakıyorsan gülen
Islanmıyorsa gözlerin
İyi iyi iyi hiç utanma
Yalan aşklara düştüm
Yeni dostlar arar oldum
Uyuyup huzur buldum
Of yerimi hiç kimse bilmesin
Kalbim biraz dinlensin of inan…
Nefessiz kaldım duvarlar içinde
Ellerim bağlı zincirlerler
Hava nerde
Nefessiz kaldım aşkının içinde
İçimden çekip aldığın çocuk nerde
09 - Yorgun
10
Müzik: Deniz Yılmaz
Söz: Deniz Yılmaz
Yorgun geldim bu dünyaya kimse bilmez
Sonsuzluk benim olsa fayda etmez
Öyle bir derde düştüm ki hiç sorma
Katlanmak zor gücün yoksa
Çaresizlik gözlerimde
Can verirken ellerimde
Sustun artık sen
Söylerim ben senin yerine
İşte ben böyle öldüm
Gittim kendimi gömdüm
Sonra toprağa sordum
Dünya böyle değildi
Toprak dedi sen kördün…
2001 - Perdeler
01 - Sigara
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Aslında Ben de İsterim
Emeklemeden Koşmayı
Güzel Elbiselerle
Makyaj Yapıp Dolaşmayı
Aslında Ben de İsterim
Düşünmeden Konuşmayı
Küçük Bir Oyun İçinde
Önemli Kişi Olmayı
Aklımdan Geçen Sözler
Kalbimden Gelen Sesler
Hepsi Bir Orman Oldu
Bir Kibritle Yok Oldu
Ben Sigara Dumanının Altında
Yana yana En Sonunda Kül Oldum
Sen Kibritin Hiç Yanmayan Ucunda
Birinin Hayatından Geçmiş Oldun
Aslında Ben de İsterim
Emeklemeden Koşmayı
Güzel Elbiselerle
Makyaj Yapıp Dolaşmayı
Aslında Ben de İsterim
Düşünmeden Konuşmayı
Küçük Bir Oyun İçinde
Önemli Kişi Olmayı
İyi Dostlar Biriktirdim
Hepsi Ailem Oldu
Küçük ßir Aşk Yetiştirdim
Düzene Yenik Düştü
Ben Sigara Dumanının Altında
Yana Yana En Sonunda Kül Oldum
Sen Kibritin Hiç Yanmayan Ucunda
Birinin Hayatından Geçmiş Oldun…
02 - Aşk
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Toprağın Altında
Sarmaş Dolaş Köklerle
Bağlanmışız Birbirimize
Cennet Gibi Bir Yerlerde
Kader Varsa Benimki Bu Olsun
Aşk Masalsa Gerçek Olsun
Aşk
Bağlanmış Kökler Gibi
Hayat Veren Toprak Gibi
Tüm Anneler Gibi Güçlü Olsun
Camdan Sızan Güneş Gibi
Gökte Yıldızlar Gibi
Dolu Hayatlar Gibi Sonsuz Olsun
Sonsuz Olsun
Toprağın Üstünde
Yan yana Duran Çiceklerde
Sarılmışız Birbirimize
Cennet Gibi Bir Yerlerde
Kader Varsa Benimki Bu Olsun
Aşk Masalsa Gerçek Olsun
Aşk
Bağlanmış Kökler Gibi
Hayat Veren Toprak Gibi
Tüm Anneler Gibi Güçlü Olsun
Camdan Sızan Güneş Gibi
Gökte Yıldızlar Gibi
Dolu Hayatlar Gibi Sonsuz Olsun
Sonsuz Olsun…
03 - Sil Baştan
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Gücün Var mı Sevgilim
Derin Sularda İnci Tanesi Aramaya
Cesaretin Kaldıysa
Hala Benle Aşktan Konuşmaya
Söyle Canım Sevgilim
Hayat Bize Oyun Oynuyor Olabilir mi
Yorgun Gibi Bir Halin Var
Duyguların Karışık Olabilir mi
Sil Baştan Başlamak Gerek Bazen
Hayatı Sıfırlamak
Sil Baştan Sevmek Gerek Bazen
Her şeyi Unutmak
Sanki Bugün Son Günmüş Gibi
Dolu Dolu Yaşamak İstiyorum Ben
Her Ne Çıkarsa Yoluma
Selam Verip Yürümek İstiyorum Ben
Sil Baştan Sevmek Gerek Bazen
Hayatı Sıfırlamak
Sil Baştan Sevmek Gerek Bazen
Her şeyi Unutmak…
04 - Nereye Kadar
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Hiç Olmaz Sandığım
Her şey Birdenbire Oldu
Daha Ne Oluyor Derken
Beni de Hayat Her Yerimden Vurdu
Hiç Susmaz Sandığım
Kalpler Birdenbire Sustu
Daha Ne Oluyor Derken
Beni de Hayat Bir Kez Daha Vurdu
Günlerdir Uykum Yok
Hayat Buysa Artık Gücüm Yok
Daha Kaç Kez Vurulmam
Nereye Kadar Güçlü Olmam
Daha Ne Kadar Yaralanmam Gerek Hayatta
Daha Ne Kadar Gücüm Var
Kaybettiğim Şeyler Var
Daha Ne Kadar Borcum Var Benim Hayata
Çok Sağlam Sandığım
Her şey Birden Bire Çöktü
Daha Ne Oluyor Derken
Beni de Hayat Bir Kez Daha Vurdu
Günlerdir Uykum Yok
Hayat Buysa Artık Gücüm Yok
Daha Kaç Kez Vurulmam
Nereye Kadar Güçlü Olmam
Daha Ne Kadar Yaralanmam Gerek Hayatta
Daha Ne Kadar Gücüm VarKaybettiğim Şeyler Var
Daha Ne Kadar Borcum Var Benim Hayatan
05 - Perdeler
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Bir Yanımda Dopdolu Yaşanmış Sayfalar
Bir yanımda üst üste okunmamış kitaplar
Dünüm Yarınım Hep Burada Küçücük Adamda
Susadım Yoruldum Ama Aklım Hayatta
Bir Yanda Yorgun Düşmüş Yaşlanmış İnsanlar
Bir Yanımda Ümitle Aşkla Uyananlar
Dünyanın Her Hali Burada Dağınık Odamda
Çok Düştüm Yaralandım Ama Sarıldım Hayata
Ardımda Büyük Büyük Kocaman Ağır Yükler
Her yerimden Çektiler Beni Beklettiler
Dinlendim Su İçtim Aktı Dudaklarımdan
Her Gün Güneş Doğar Yeter ki Açık Olsun Perdeler
Bir Yanımda Durmadan Çalışan Saatler
Bir Yanda Ağır Ağır Dipten Gelen Sesler
Düşündüm Buldum Sandığım Yüzyıllık Gerçekler
Hepsiyle Giyindim Durdum Bazen Büyük Geldiler
Bir Yanda Hiç Susmadan Konuşan Dudaklar
Bir Yanda Küsüp Susmuş Sessiz Akıllar
Dibe Vurduysak Ne Olmuş Elbet Çıkarız
Bir Gün Var Bir Gün Yokuz Kiralıkmış Hayatlar
Ardımda Büyük Büyük Kocaman Ağır Yükler
Her yerimden Çektiler Beni Beklettiler
Dinlendim Su İçtim Aktı Dudaklarımdan
Her Gün Güneş Doğar Yeter ki Açık Olsun Perdeler…
06 - Günaydın Sevgilim
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Ş.Ferah, O.Tügen, M.Türkcan, A.İlkan, B.Doran
Günaydın Sevgilim…
Keşke Hayat Her gün Böyle
Seninle Dolu , Aşkınla Dolu Olsa
Keşke Hayat Her gün Böyle
Seninle Başlasa Sürpriz Dolu Olsa
Hep Böyle Cömert Kibar Davransa
Bizi Üzmeden Baş başa Bıraksa
Günaydın Sevgilim
Ne Güzel Bir gün Değil mi
Kahvaltıdan Önce
Biraz Daha Sevişelim mi
Günaydın Sevgilim
Ne Güzel Bir gün Değil mi
Her şeyi Bir Yana Bırakıp
Bütün Gün Film İzleyelim mi
Keşke Güneş Her gün Böyle
Sımsıcak Pırıl Pırıl Olsa
Keşke Herkes Her gün Böyle
Kıpır Kıpır Hayat Dolu Olsa
Her şey Yolunda Gitse Durmasa
Üzüntüler Upuzun Bir Tatile Çıksa
Günaydın Sevgilim
Ne Güzel Bir gün Değil mi
Kahvaltıdan Önce
Biraz Daha Sevişelim mi
Günaydın Sevgilim
Ne Güzel Bir gün Değil mi
Her şeyi Bir Yana Bırakıp
Bütün Gün Film İzleyelim mi
Günaydın Sevgilim…
07 - Dünya
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Döne Döne Durmadan
Sen de Bir Garip Oldun
Sarhoş musun Dünya
Şişede Şarap Gibi
Yorgun Bir Kadın Gibi
Yalnız mısın Dünya
Sesimi Bir Duy Diye Beklemek Zor Geliyor
Yüzüme Bir Gül Diye Düşünmek Zor Geliyor
Gerçek misin , Yalan mısın
Masal mısın Dünya
Barışır mısın Benimle
Gerçek misin , Yalan mısın Dünya
Döne Döne Durmadan
Sen de Bir Garip Oldun
Sarhoş musun Dünya
Sesimi Bir Duy Diye Beklemek Zor Geliyor
Yüzüme Bir Gül Diye Düşünmek Zor Geliyor
Gerçek misin , Yalan mısın
Masal mısın Dünya
Barışır mısın Benimle
Gerçek misin , Yalan mısın Dünya
Bazen İçime Bıçak Gibi Saplanıp Yara Olduysan da
Günler Boyunca Kanayıp Acıttıysan da
Daha Çocukken Bile Duvar Gibi Sert Olduysan da
Sana Hiç Küsmedim
Hiç Küsmedim Dünya…
08 - Saatim Çalmadan
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen
Saatim Çalmadan Uyandım Bugün
Dünkü Fırtına Çoktan Dinmiş
Yağmur Yağmış Her yer Yıkanmış
Vakit Kaybetmeden Yazmaya Başladım
Bir Ağacım Ormanda
Dallı Budaklı Baharı Bekler Dururum
Gövdemde Adın Yazılı
Dudağımda Bir Damlan Denize Döndü
Şiirler Yazdım Sana Okur musun Söyle
Yüreğimde Her şeyin , Koruyup Sevdim
Uzanıp Ellerimden Tutar mısın Söyle
Saatim Çalmadan Uyandım Bugün
Dünkü Fırtına Çoktan Dinmiş
Yağmur yağmış Her yer Yıkanmış
Vakit Kaybetmeden Yazmaya Başladım
Bir Ağacım Ormanda
Dallı Budaklı
Suyumu Bekler Dururum
Gövdemde Adın Yazılı
Dudağımda Bir Damlan Denize Döndü
Şiirler Yazdım Sana Okur musun Söyle
Yüreğimde Her şeyin , Koruyup Sevdim
Uzanıp Ellerimden Tutar mısın Söyle…
09 - Korkarak Yaşıyorsan
Müzik-Söz: Şebnem Ferah
Düzenleme: Şebnem Ferah-Ozan Tügen-Metin Türkcan
Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Cenneti de Gördüm Cehennemi de
Öyle Bir Aşk Yaşadım ki
Tutkuyu da Gördüm Pes Etmeyi de
Bazıları Seyrederken Hayatı En Önden
Kendime Bir Sahne Buldum Oynadım
Öyle Bir Rol Vermişler ki
Okudum Okudum Anlamadım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan , Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek İstiyorsan , Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan , Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan , Yalnızca Hayatı Seyredersin
Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Son Yolculukları Erken Tanıdım
Öyle Çok Değerliymiş ki Zaman
Hep Acele Etmem Bundan Anladım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan , Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek İstiyorsan , Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan , Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan , Yalnızca Hayatı Seyredersin…
^^DELİKIZ^^
03-03-2007, 21:19
ellerine saglık argion:)
^^DELİKIZ^^
08-03-2007, 14:13
http://www.resimekle.biz/imagehosting/images/tak52223.jpg
http://www.resimekle.biz/imagehosting/images/zZo52115.jpg
http://www.resimekle.biz/imagehosting/images/fpI52532.jpg
^^DELİKIZ^^
08-03-2007, 14:22
http://www.resimekle.biz/imagehosting/images/OKr52736.jpg
http://www.resimekle.biz/imagehosting/images/jYg52807.jpg
http://www.resimekle.biz/imagehosting/images/gIU52890.jpg
slm
çok güzel resimler !!!!!!
ellerine sağlık;)
artık (kardeşimde saolsun) bilgisayar ve mp3 heryerde şebnem ferah var:)
hmm bu arada şebnem ferahın resimlerini winamp a skin olarak da eklenebiliyo!!!
cilgininsan
29-03-2007, 20:22
süper bi kadın ya onunla aynı günde doğmaktan çok mutluyum
İYİ KÖTÜ(DANS PİSTİ)
Biriyle fena halde konuşmaya ihtiyacım var
Biriyle fena halde dertleşmeye...
Evimde ne sıcak bir yemeğim var
Ne de televizyonun sesinden başka ses
Ama içimde bir yerlerde sabır taşı gizli sanki
Doğduğum günden bugüne orda duruyor
Sessiz bir kaya düşün; deniz kıyısında yalnız
Dalgalara göğüs gerip soğuktan üşüyor
Ne ahlak ne de sevgi gökten dünyaya indi
İnsanlık istedi keşfetti hepsini
Dün doğmuş bir bebeğe bile girebilen mikrop misali
İçimizde hem kötü var hem iyi...
Hangisi daha güçlü diye beklemektense
Heyecanla attım kendimi dans pistine
Ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
Biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
Neden böyle olmuşuz, nerelerde kaybolmuşuz
Aklımdaki soruların hepsini soracaktım...
"Senin ne haddine böyle şeylerle uğraşmak?"
Diye soran hazırcı tembel sen misin?
Böyle yaşlanmak olmaz, seninki eskimek; çökmek
Ruhu küskün bomboş bir bedensin
Kelimeler yetse daha neler neler buldum
Elimle koymuş gibi... Huzurluyum...
Geniş ve loş bir yer istersen sen de bir uğra
Doğru, yanlış, iyi, kötü herkes orda...
BABAM-OĞLUM
Bu akşam sanki hiç ayrılmamışız gibi hissetmek istedim
En sevdiğim kot pantolonumla, en sevdiğim lacivert tişörtümü giydim
Güzel bir akşam yemeği hazırladım; beraber aldığımız mumları yaktım
Şarap açtım; bir sana, bir bana, iki kadeh çıkardım...
Sevgilim ve dostum; babam, oğlum...
Arkadaşım, aşkım; herşeyimdin sen
Çok zaman geçti gitti içimizden
Özür dilerim seni üzdüysem
Sadece dinle Hiçbir şey düşünmeden
Şimdi bunları geldi içimden!
Bu akşam seni çok özledim
Bütün şarabı tek başıma içtim
Kırgınlığım bile geçti, kalmadı
Şimdi bunlar geldi içimden!..
Bu akşam sanki hiç beni kırmamışsın gibi hissetmek istedim
En son tatilimizi düşündüm, ayrılmadan 20 gün önce...
Dünyanın en güzel şehirlerinden birinde, yürüdük kilometrelerce
İz bıraktık; kaldırımlarda, otelde, caddelerde....
Bu akşam sanki hiç aldatmamışsın gibi hissetmek istedim
Uyurken bile özledik birbirimizi delicesine
Düşündüm, durdum, sordum, anlamadım...
Beraber yaptığımız şeyleri andım...
Seni son kez özledim ve bu şarkıyı yazdım
BEN ŞARKIMI SÖYLERKEN
İçimde bir ateş yanıyor
Bedenim dar gelir oldu
Ateşime ister körüklerle gel, ister suyla...
İstediğin kadar konuş benimle
İstediğin kadar yalan söyle
Beni ben yapan içimdeki sesleri susturamazsın...
İçine girdiğin küçük kaygan deliği
Yeni ve büyük bir dünya mı sandın?
İstersen bir aynayla yardım edeyim ama umursamazsın
Merak etmeden duramıyorum
Geceleri nasıl uyuyorsun
Beni boşver kendine cevap ver
Lütfen bu kez dürüst olur musun?
Ben şarkımı söylerken istersen sesi açarsın
İstersen kısıp bunu da yok sayarsın
Kim bilir belki gülümser belki ağlarsın
Yüreğimdeki sesleri susturamazsın!..
Bir yanım seni hala düşünüyor
Bir yanım sana fena kızgın
Yalnız sen ve ben biliyoruz olanları; unutturamazsın...
Sakın nefret ettiğimi düşünme
Bende böyle duygular barındıramazsın
Geçmiş hiç yaşanmamış gibi davransan da; baştan yazamazsın.
SENİN ADIN NE
Bir adım daha gelirsen üstüme
Bütün iyi niyetim anlamsız kalacak
Son bir kez daha atarsan üstüme
Zehirli oklarından sana dönecek
Sus pus durmam sakinliğimden
İnsaniyetle çözmeyi sevdiğimden
İlle de savaşmaksa istediğin
Cesaretin var mı, yenik düşecek?
Bildiğin tek yol savaşmaksa
Aklınla kalbin bir türlü buluşmuyorsa
senin adın ne, bana ismini söyle
Senin adın ne bana ismini söyle
Senin adın ne, önce ismini söyle
Neden böyle nefret dolusun söyle
Senin derdin ne, önce derdini söyle
Neden böyle nefret dolusun söyle
Neden önce adını sordum biliyor musun?
Biraz kendine dönmen daha iyi olacak
Bir adım daha atmadan önce
Yolun nerede bitiyor baksan iyi olacak
Çok mu anlamsız geldi adını sormam
Kim olduğunu unutmandan olacak
Gördün mü hala anlamaya çabalıyorum
İyi niyet suyundan; kurumuş vadin ıslanacak
GÖZLERİMİN ETRAFINDAKİ ÇİZGİLER
Gözlerimin etrafındaki çizgiler
Artık belli oluyor
Bütün o çizgiler son bir yılda oldu
Sana, bana, bize ağlarken...
Ben Leyla olmuşum kimin umurunda
Mecnun çoktan gitmişken
Bu ne garip bir yangındı böyle
Sen söndün ben yanarken
Peki ben neden hala böyleyim
Neden hala geçmişteyim
Belki de... Ben sana hala...
Aşığım...
İşte tam burda karşındayım
Ya şimdi tut elimden
Ya da bir daha sözetme özlemekten
Ben sana hala aşığım
İşte tam burda karşındayım
Ya şimdi tut elimden
Ya da bir daha sözetme özlemekten
Çok çok çok karışığım zaten...
Ruhum iki ucu arasında
Gezinip duruyor
Bugün zaman akmasın dursun
Ben içinden geçeceğim...
Ama neden, neden hala böyleyim
Neden hala geçmişteyim
Belki de ben sana hala...
ÇOCUKKEN SAHİP OLDUĞUM
Öyle şeyler söyleyebilmek isterdim ki anlatabilmek
Her kelimesi seni çeksin, saklasın bir yerlerde DERİN...
Öyle şeyler gösterebilmek isterdim ki resmedebilmek
Rüzgar olmak isterdim ki eseyim etrafında SERİN...
Bu bir rüya, bu bir dua...
Ne dersen de, öyle olsun...
Rüzgara karşı uçmaya çalıştım
Gözlerim kapalı seni aradım, seni aradım
Körebe oynar kibi; el yordamıyla sezgiyle
Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar
Onlar da senin gibi çok tatlıydılar
Ama canımı yakardılar, acıtırdılar...
Öyle bir ilaç bulabilmek isterdim ki, kurtulabilmek
Aşka dair bıraktığın korkulardan ama yaram çok DERİN...
Bıçakla keser gibi, kesip atabilmek bütün herşeyi
Kesebiliyorsan ruhumu dene, duygularımı, yüreğimi, BENİ...
MAYIN TARLASI
Mayın tarlasında dolaşıp durmuşum aşk sanıp da
Herkes arkamdan bağırmış kimseyi duymamışım
Savaş filmlerinde olur ya yaralı yaralı devam etmişim
Sonuna kadar aşk ya yanımdasın sanmıştım
Mayın tarlasında yürüyüp durmuşum aşk sanıp da
Tel örgülerde durmamış bir delikten geçmişim
Her şey bana dur demiş kulağım darbe almış duymamışım
Sonuna kadar aşk ya sadece inanmışım
Koşmuşum düşmüşüm kalkmışım
Sevişmek sevmekten gelir inanmıştım
Elimden tuttuğunda öyle bir güvenmişim ki
Bize bir şey olmaz sanmışım...
Hep sanmışım...
Mayın tarlasında bir adam sevmişim aşk sanıp da
Soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmışım
Aşk filmlerinde olur ya işte öyle sevmişim sonunda
Bedenim sağlam bulunmuş, yüreğim paramparça...
GÖZYAŞLARIMIZIN TADI AYNI
Gördüğüm rüyanın etkisinden olsa gerek
Garip bir hisle uyandım bu sabah
Ya bugün o günse, hayatın son günüyse
İçimi korku sardı bu sabah
Sevdiğim şeyleri düşündüm sevdiğim insanları
Gördüğüm ve görmediğim yerleri
Son kez uyandıysam ve yapamadığım şeyler varsa
İçimi korku sardı bu sabah
Ya çok yalnızsam
Ya da bomboşsam
Zaten bıkmışsam
Zamanı harcamışsam...
Sen, ben, o... Herkes aynı hikayede
Başı ve sonu aynı, gerisi farklı
Bir yerden tutunduysak hayata
Boşa geçirmemeli, bırakmamalı...
Derdimiz, yaramız, acılarımız farklı olabilir
Gözyaşlarımızın tadı aynı...
Değişik çok başka gibi gözüken yaşamlar varsa da
Pişmanlık herkes için acı olmalı
Ya çok cahilsem
Hiç sevmemişsem
Cesur olmamışsam
Zamanı harcamışsam...
DAHA İYİ OLMAZ MIYDI?
Ben 30 yaşında Hayatın ortasında
Küçücük şeylerle mutlu olmanın peşinde
Bazen bir şarkıda, bazen de sokaklarda
Hayat bulan genç bir kadınım
Sen erkektin ben de kadın
Gittiğinde yarım kaldım sandım
Sana çok bağlıydım
Ama bağımlı değildim
Ardında bıraktığın karmaşayı
Kökünden tamamen kazıdım
Biraz uzun sürdü
Ama adeta yenilendim
Bir kahve içseydik, sarılarak ayrılsaydık
Daha iyi olmaz mıydı
Kaldığın bir otelden ayrılır gibi gitmeseydin
Daha iyi olmaz mıydı
Sözü hiç uzatmadan, doğruları söyleseydin
Daha kolay olmaz mıydı
Ayrılmak yeterince zor, bunu zaten billiyordun
Ama hayatımın en kötü günü haline getirmeseydin
Daha iyi olmaz mıydı?
Ben başı önünde, rüzgar nereden eserse
"Evet" diyen biri olamam
İçimden gelen sesi dinlerim durmadan
İster çok güçlü ol ister kahraman
Ben istemez miyim seni andığımda gülümseyebilmeyi
Sana çok bağlıydım ama bağımlı değildim
Elbette beni sonsuza dek sevmek zorunda değildin
Sahibin değildim sadece sevgilindim.
HERŞEY İNSANLAR İÇİN
Çok parçalandım...
Paraçalandıkça çoğaldım diye inanmazsam
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım
Bir gün daha bitti...
Ama yarın yenş bir gün diye inanmazsam
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım
Bu da gelir geçer diye inanmazsam
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım, nasıl yaşarım
Her şey insanlar için
Görmek öğrenmek için
Bazen zor da olsa
Her şey insanlar için
Umut doğurmak için
Hayatla seviştim...
Hiçbir şey boşuna yaşanmamıştır diye inanmazsam
Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım
Uyuyordum...
Gözüm açıldı diye inanmazsam
Nasıl yaşarım, Nasıl Yaşarım
OKYANUS
Önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Ben zaten suda doğmuşum
Kapıyı açmam gerek
İşte o an biri geliyor
Tutuyor kulağımdan
Gözü anahtar deliğinde
"Bak" diyor sadece burdan
"Bırak" diyorum o küçücük resmi
Yetmez bize bu küçük esinti
Nerde törpülendin böyle
"Olmaz" diyor tutup ayak bileğimi
Önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Bir de bileğimden biri çekiyor
Benimse kapıyı açmam gerek
"Bak" diyorum koca dünyaya
Burdan derhal çıkmak gerek
Bari çekme bileğimden
Benim her şeyi görüp öğrenmem gerek
Bir ileri bir geri her adım
Bu kapının ardı demek
Sonunda boğulmak olsa da
Benim o sularda yüzmem gerek
Anahtar deliğinden görünen bu küçücük manzara
Sana yetiyorsa yetsin benim o sularda yüzmem gerek
CAN KIRIKLARI
Bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense
Dünyanın bir ucunda tek başımayım
Kir göstermeyen renkleriniz sizin olsun
Korkmaktansa bulanıklığın tam içinde tek başımayım.
Benim belki de gizli bir bildiğim var
Elbette ağlarım benim can kırıklarım var
Senin gördüğün yanağımdan süzülenler
Asıl içimde içinde yüzdüğüm bir deniz var.
BİR KALP KIRILDIĞINDA
Bir oyun oynayalım mı
Herkes açsın kalbini
Oyun oynayalım mı
Bir oyun oynayalım mı
Herkes söylesin adını
Oyun oynayalım mı
Her kalp bir büyük dünya
Ve bir kalp kırıldığında
Hayata dair ne varsa üzerinde
O dünyanın başlar yok olmaya
Bir kalp kırıldığında
Denizler kurur toprak küser
Denge kalmaz o dünyada
Her kalp kırıldığında
Bir yerlerde yolculuk başlar
Mavi renkten siyahlığa
Her bir kalp kırıldığında
Bir oyun oynayalım mı
Çocuklar gibi beraber
Oyun oynayalım mı
Bir oyun oynayalım mı
Kırmayalım birbirimizi
Oyun oynayalım mı
Her kalp ayrı bir dünya
Ve bir parça kristal aynı zamanda
Bir de bilmeyerek değil ama bilerek kırılmışsa
Artık acı da duymaz başlar yok olmaya
DELGEÇ
Gel bir parçam ol kanımdan canımdan
Gel bir parça al ekmeğimden suyumdan
Ben zaten düşmüşüm kaldırımlar yatağım olmuş
Gel bir de sen vur hadi gel bir de sen vur
Ben zaten düşmüşüm içim dışım korku dolmuş
Gel bir de sen vur hadi gel
Nasıl olsa alıştım ben bu sert rüzgarlara
Bu sert iklimli ıssız hayata
Delgeç gibi deleceksin sen de ruhumu
Biliyorum durma gel bir de sen vur
GEÇMİŞE YOLCULUK
bugün kendimi kuru yapraklarla kaplı
Çıkmaz bir sokağa benzetiyorum
Sadece o sokakta yaşayanlar
Üzerimden gelip geçiyor
Bugün kendimi odalarından çoğu boş
Bazen dolan bir otel gibi hissediyorum
İçimden ne hayatlar ne hikayeler
Ne aşklar geçip gidiyor
Ben böyle değildim ne zaman kayboldum
Rüzgarlarla dans ederdim ne zaman savruldum
Bir ses duydum geçmiş zamandan
Bir ses duydum küçük bir kızdan
Bir bilet istiyorum sadece gidiş olsun
Çocukluğun saflığına gidip orada yaşamam gerek
Bilet istiyorum tek kişilik olsun
Yarına çıkabilmem için heyecanı hatırlamam gerek
Bugün kendimi parktaki bir bank gibi
Sessiz ve sabit hissediyorum
Geceleri üzerime
Şehrin ışıkları yatıp uyuyor
Bugün kendimi tonlarca yük taşıyan
Gemilerin denizi gibi hissediyorum
Kaldırma kuvvetim var ama
Şehrin atıkları içime akıyor
BEN BİR MÜLTECİYİM(GÜÇ)
Ben bir mülteciyim kendi yüreğimden başka
Sığınacak yerim yok yurdum yok
Ben bir mülteciyim yüreğime sığındım
Burda savaş çıksa bile ölen yok
Tüm hayalerin sonsuzluğa
Ve sona erebildiği bir yerdeyim
Tüm niyetlerin bedenleri varmışçasına
Görünebildiği bir yerdeyim
Ben bir mülteciyim yüreğimde yaşıyorum
Esir değil kul hiç değil kendimde yaşıyorum
Ben bir mülteciyim burda aslında sınır yok
Kazanmak kaybetmek yok bu güçten daha büyük güç yok
Artık eminim her şey içimde filizlenip
istersem büyüyor bakmazsam çürüyor
Aşil topuğum aşktı
Başka yüreklerde mutlu olmadım yaşayamadım
Oysa içimde ne ok var ne de atan
Ne yön ne de arka ön ister yaşa ister sön
Ben bir mülteciyim kendi yüreğimden başka
Sığınacak yerim yok yurdum yok
Tüm kitapların arasında kurutulup saklanan
Anılarla dolu bir yerdeyim
Tüm sözcüklerin cümlelerden kurtulmuş gibi
İncitmeden özgür kalabildiği yerdeyim
SANA BİLMEDİĞİN BİRŞEY SÖYLEYEMEM
Suyun derinliği aynıydı
Ama senin beline benimse omuzlarıma geliyordu
Bütün yapraklar sararıp solacaktı
Ama ilk ben düştüm kalanlar arkamdan korkuyla baktı
Bütün aşklar çok büyük olacaktı
Ama en büyük bizimkisi diyecektik
Her bir insan eşsiz olacaktı
Ama hep kendimizi en değerli zannedecektik
Çamur mu sürmek istiyorsun başkalarının duygularına
Önce senin ellerin kirlenecek
Suyla mı gidiyorsun bir başkasının yanan yüreğine
O yürekte hep yerin olacak
Sana bilmediğin bir şey söyleyemem
Ben de hiç bir şey bilmiyorum
Ne kadar iyilik varsa hepimiz için
Hepsini dileyip gerisine direniyorum
Çok sonraları fark edecektim
İyilik temizlik göreceli olacaktı
O kadar hızlı kirlenecektik ki
Masumiyet fotoğraflarda eskiyip solacaktı
Korkuyor musun senden farklı olan her şeyden
Korktuğun şey kendi içinde büyüyecek
Ortak mı oluyorsun bir başkasının yalnızlığına
Yüreğin yalnızlık nedir bilmeyecek
Sana bilmediğin bir şey söyleyemem
Ben de hiç bir şey bilmiyorum
Ne kadar iyilik varsa hepimiz için
Hepsini dileyip gerisine direniyorum
ÇAKIL TAŞLARI
Benim çakıl taşlarım var irili ufaklı
Kaybolduğumda yere yayıp yol yaptığım
Çakıl taşlarım var her yerden topladığım
Boşluğa düştüğümde oyunlar yaratıp oynadığım
Benim bir sözlüğüm var unutulmuş bir dil
Oysa ki içinde her şeyin anlamı gizli
Benim bir gözlüğüm var sol camı kırıldı
Taktığım zamanlarda içini gösteren adeta
Sen hiç "hiç" oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
Benim hiç boyanmamış dört duvarım var
Çatlaklarından sızıp içinden geçtiğim
Benim hiç yıkılmamış duvarlarm var
Dikkatle baktığımda ardını gördüğüm adeta
Sen hiç "hiç" oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
Benim bir hikayem var sonunu yazmadığım
Benim bir sevgilim henüz tanışmadığım
Benim umudum var benim umudum
Sen hiç "hiç" oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen
ZAMAN GEÇİP GİDİYOR
Bilgi sahibi olmadan fikirlerle dolmuşuz
Bir yerlerde bir çift elin tuttuğu silahta kurşun olmuşuz
Kalem sahibi olmadan kılıçlar kuşanmışız
Yaşayıp yaşatmak dururken hem ölmüş hem katil olmuşuz
Gözlerimiz var ama görmek istemedikçe
Yüreklerimiz var ama hissetmedikçe
Hiç ıslanmadan yüzmek ne kadar mümkünse
Hiç yanmadan ateşle ne kadar oynanabilirse
İçinde yaşamak varken teğet geçmek dünyaya
İşte bana öyle geliyor çünkü zaman geçip gidiyor.
Avuçlarında hissetmek varken birinin ellerini
Sıkıca tutup sevmekten güvenmekten korkar olmuşuz
Kapıları kapatmak yetmemiş kepenkler indirmişiz
Bir küçük asma kilitle insanı insan şerrinden sakınmışız
Gözlerimiz var ama görmek istemedikçe
Yüreklerimiz var ama hissetmedikçe
Hiç ıslanmadan yüzmek ne kadar mümkünse
Hiç yanmadan ateşle ne kadar oynanabilirse
İçinde yaşamak varken teğet geçmek dünyaya
İşte bana öyle geliyor çünkü zaman geçip gidiyor.
Zamanımız var ama korkmayı sürdürdükçe
Ruhumuz var teslim etmeden önce
Hiç ıslanmadan yüzmek ne kadar mümkünse
Hiç yanmadan ateşle ne kadar oynanabilirse
İçinde yaşamak varken teğet geçmek dünyaya
İşte bana öyle geliyor çünkü zaman geçip gidiyor
HOŞÇAKAL
Seni araken kendimi kaybetmekten yoruldum
Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm
Bu garip bir veda olacak çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de gittiğim her yerde benimlesin
Söylenecek söz yok gidiyorum ben HOŞÇAKAL
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
Şahlanıp gitmek içimde var HOŞÇAKAL
Biraz su biraz yeşillik her yer benim evimdir
Taşırım dünyayı sırtımda her dil benim dilimdir
Ama söylenecek söz yok gidiyorum ben HOŞÇAKAL
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
Şahlanıp gitmek içimde var HOŞÇAKAL
http://img76.imageshack.us/img76/3183/blueagust3ta5.jpg
http://img69.imageshack.us/img69/9086/63mh.jpg
Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu. 5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı. İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...
Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu
http://img93.imageshack.us/img93/8710/17rd.png
Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı. Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...
Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar
http://img96.imageshack.us/img96/1701/24hs.jpg
Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.
ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???
Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi: İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı? ''Babacım ben ODTÜ'yü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu
http://img96.imageshack.us/img96/1807/34ja.png
Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...
Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...
Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...
http://img69.imageshack.us/img69/5628/40rj.png
http://img57.imageshack.us/img57/7863/55mf.png
Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..
İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.
Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu. Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı. Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.
Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı. O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.
Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti. Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren...
http://www.seboistnet.com/arsiv/html/thumbs/lrg-2569-lrg-98-kelimeler167.jpg
http://www.internetteyim.net/medyagoz/gallery/175_1819.jpg
http://www.internetteyim.net/medyagoz/gallery/175_4080.jpg
prenses500
06-06-2007, 22:54
emeğine sağlık cnm süper valla:alkiss:
alicaann
10-06-2007, 13:06
kendisi gibi sesi ve şarkıları süper
şebnemi çok güzel anlatmışsın teşekkürler
Cehennem_Zebanisi
23-07-2007, 17:44
ßir Kac Resımde ßenden Olsun İstedım qecerken Uqradım Sadece KoLay qeLsin.
http://img131.imageshack.us/img131/3386/eren24cp.gif
http://img117.imageshack.us/img117/9100/qqqq1cj.gif
http://img117.imageshack.us/img117/7503/bs71lh.gif
http://img106.imageshack.us/img106/7379/akiltalari18nx.gif
http://img419.imageshack.us/img419/4108/seboo2bv.png
http://www.geocities.com/kermitamca/sheboistdead39wt.jpg
http://img293.imageshack.us/img293/9642/hoakalyl0.png
http://img79.imageshack.us/img79/10/hoakal5fd9.png
http://img293.imageshack.us/img293/4294/hoakal1su0.png
http://img293.imageshack.us/img293/9357/hoakal8qv3.png
http://img293.imageshack.us/img293/8740/hoakal2fj5.png
http://img516.imageshack.us/img516/9733/hoakal10zc0.png
http://img293.imageshack.us/img293/5943/hoakal3jj2.png
http://img162.imageshack.us/img162/9013/hoakal4kr6.png
http://img247.imageshack.us/img247/2015/yenimelekwk6.jpg
Sebo wallpaperleri. Seboistnet.com'dan olanlar :
http://www.seboistnet.com/wall/w_21_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_22_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_24_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_18_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_16_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_11_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_13_800.jpg
http://www.seboistnet.com/wall/w_14_800.jpg
Bir kaç resim Daha
http://www.kelebekupload.com/images/40500262.jpg
http://www.kelebekupload.com/images/33820261.jpg
http://www.kelebekupload.com/images/196gh.jpg
http://www.kelebekupload.com/images/8548sebo.jpg
yaa bu kadına hastayım ben. türkiyenin 1 numaralı kadın sanatcısı. bu arada kendisiyle dans ettim, konserinde:p:p
BlackrosE
25-07-2007, 21:23
Bende bende bu fan club a köle olmak istiom şeboma canım feda bende artık şebnem ferah fan clup üyesi olabilir miyimm !! :rolleyes:
son olarak ünzile bu yıl duyduguuum en güzel sarkılar arasında sebnemın gırtlagınada cok yakısmıss
Şebnem Ferah-DeğirmenLer
xvUI7eIO2GM
Blue Jean Ekim ~~ Kapakta Şebnem Ferah
http://img228.imageshack.us/img228/5357/blue20jeanmz6.jpg
Şebnem Ferah 11 yıla 5 stüdyo albümü sığdırdı, bu dönemi de senfoni orkestrası eşliğinde verdiği konserin CD ve DVD'siyle taçlandırdı. Önce Çağlan'ın kaleminden, sonra kendi ağzından ve en büyük fanının gözünden karşınızda Şebnem Ferah...
Blue Jean Dergisi'nde Yaklaşık 10 Sayfa Şebnem Ferah'a Yer Verilmiş
* Şebnem Ferah Röportajı
* Şebnem Ferah Kısa Biyografi Yazısı
* Buket Doran'ın Profili
* Şebnem Ferah Konser Kritiği
10. Yıl DVD'si
http://img250.imageshack.us/img250/8449/musicyerli1925yq6yy4hq3.jpg
Albümdeki Eserler
1. Intro
2. Okyanus
3. Can Kırıkları
4. Çakıl Taşları
5. Delgeç
6. Ay
7. Ben Şarkımı Söylerken
8. Babam Oğlum
9. Mayın Tarlası
10. İyi - Kötü (Dans Pisti)
11. Sigara
12. Dünya
13. Bugün
14. Sil Bastan
15. Oyunun Sonu
16. Yağmurlar
17. Deli Kızım Uyan
18. Yeniden Doğup Gelsem
19. Ben Bir Mülteciyim
20. Fırtına
21. Hoşçakal
22. Vazgeçtim Dünyadan
23. Bu Aşk Fazla Sana
turuncuadam
18-12-2007, 03:26
mevzu bahis şebnem ferah ise ,gerisi teferruattır:)
bende bu fan cluba katılabilirmiyim şebnem ferahın yağmurlar şarkısını çok seviyorum.hep dinliyorum
bunlarda benden ;
http://img264.imageshack.us/img264/2735/76af9b8505568d40a58ffdeuc2.jpg
http://www.duslerforum.com/images/statusicon/wol_error.gifBu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 1024x768http://img258.imageshack.us/img258/3286/ebnemwallw161024zx8xi4ve0.jpg
http://www.duslerforum.com/images/statusicon/wol_error.gifBu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 1024x768http://img258.imageshack.us/img258/4845/jesus1qrqx4cj6bl0.jpg
http://www.duslerforum.com/images/statusicon/wol_error.gifBu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 1024x768http://img258.imageshack.us/img258/7830/w201024iu6xa5.jpg
http://www.duslerforum.com/images/statusicon/wol_error.gifBu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 1024x768http://img444.imageshack.us/img444/655/zazarockseboo5azr1fy3wv7.jpg
cok guzel olmus eline saglık
LaubaeLe
14-01-2008, 15:52
Şeeeebo Şeeeebo Şeeeeebo .... :dat:
Beni de Eklerseniz Sevindirik Olucam..
manga140
22-01-2008, 18:23
Güzel Olmuş Teşekkürler...
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO