TrueLove
22-02-2007, 21:17
Bu soru Allah'ı gerektiği gibi tanımayarak ve onu yaratıklara kıyas etmekten kaynaklanmaktadır. Bir defa "ezel" nedir? "Önce" nedir? "Sonra" nedir? Bu kavramların çok iyi bilinmesi gerekir.
Ezel ne kadar önceye gidilirse gidilsin başlangıcın olmaması demektir. Ve ancak Allah'a mahsus bir özelliktir. Önce, sonra, dün, bugün, yarın, geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman, asır, yıl, gün, saat, dakika ve saniye hep zamanla sınırlı olan yaratıklara mahsus özelliklerdir. Hepsi de madde ve zaman yaratıldıktan sonra söz konusu olmuşlardır. O halde ezel mefhumunu yerle, yılla, zamanla sınırlamak doğru değildir. Allah maddeler, mekanlar ve zamanlar üstü, onları da var eden Varlık; yaratıklar ise yer, madde, ve zamanla sınırlı nesnelerdir. Haşa, Allah'ı da yaratıklar gibi zamanla ve maddeyle sınırlayıp sonra da böyle bir soru sormak Allah'ı da yaratıklar seviyesine indirmek olur ki, akılla, mantıkla bağdaşmaz. Allah bir yaratık değildir ki, O'nun için önce, sonra, geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman söz konusu olsun. Bu ancak zaman akışına tabi olan olaylar ve yaratıklar için geçerlidir. O halde zamanı, ezelle paralelmiş gibi kabul edip yaratıklara ezeliyet verilemez... Çünkü zaman, yer ve madde yaratılmıştır. Her birinin bir başlangıcı vardır. Başlangıcı olmayan tek varlık ise Allah'tır.
Bir defa kainat yok iken de Allah vardı, O'ndan başka da bir şey yoktu. "Allah ezelidir." derken biz, ne kadar geçmişe, öncenin de öncesine gidilirse gidilsin yaratıklarda olduğu gibi Allah'a bir başlangıç biçilemeyeceği, evvelinin olmayacağı manasını kastediyoruz. Faraza geçmişe doğru yol alsak, kainatın yaratıldığı yirmi milyar sene öncesine varsak, zamanı bir o kadar daha katlasak, kırk milyar, yüz milyar, trilyon sene gitsek -ki bu ancak yaratıkların var olması halinde geçerlidir- Allah'ın bütün bunlardan daha önce var lduğunu görürüz.
Zamanın durduğu, mekanın sona erdiği, maddenin bulunmadığı, hiçbir yaratığın mevcut olmadığı ezelde sadece O vardı.
Allah'ın Rahman, Rahim, Hakim, Kerim, Rab, Halık gibi birçok Esma-i Hüsnası vardır. Allah bu mükemmel sıfatlarını sonsuz rahmet, ikram, ihsan ve fazlını tecelli ettirmek, bildirmek takdir ettirmek istemiş, bunun için de yaratıkları yaratmıştır. Böyle olunca " Bu yaratıklar nasıl var edilmeli, hangi ölçüler ve şekiller içerisinde olmalı, hangi özellikleri taşımalı" gibi soruların cevaplarının da bilinmesi ve bir emirle bunların yaratılması gerekir. İlmi sonsuz olan Rabbimiz ta ezelden bunları biliyor, görüyor ve takdir ettiği bütün yaratıkların vücut kazanabilmesi için emrini veriyordu: KÜN! ( Ol! )
Ezel ne kadar önceye gidilirse gidilsin başlangıcın olmaması demektir. Ve ancak Allah'a mahsus bir özelliktir. Önce, sonra, dün, bugün, yarın, geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman, asır, yıl, gün, saat, dakika ve saniye hep zamanla sınırlı olan yaratıklara mahsus özelliklerdir. Hepsi de madde ve zaman yaratıldıktan sonra söz konusu olmuşlardır. O halde ezel mefhumunu yerle, yılla, zamanla sınırlamak doğru değildir. Allah maddeler, mekanlar ve zamanlar üstü, onları da var eden Varlık; yaratıklar ise yer, madde, ve zamanla sınırlı nesnelerdir. Haşa, Allah'ı da yaratıklar gibi zamanla ve maddeyle sınırlayıp sonra da böyle bir soru sormak Allah'ı da yaratıklar seviyesine indirmek olur ki, akılla, mantıkla bağdaşmaz. Allah bir yaratık değildir ki, O'nun için önce, sonra, geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman söz konusu olsun. Bu ancak zaman akışına tabi olan olaylar ve yaratıklar için geçerlidir. O halde zamanı, ezelle paralelmiş gibi kabul edip yaratıklara ezeliyet verilemez... Çünkü zaman, yer ve madde yaratılmıştır. Her birinin bir başlangıcı vardır. Başlangıcı olmayan tek varlık ise Allah'tır.
Bir defa kainat yok iken de Allah vardı, O'ndan başka da bir şey yoktu. "Allah ezelidir." derken biz, ne kadar geçmişe, öncenin de öncesine gidilirse gidilsin yaratıklarda olduğu gibi Allah'a bir başlangıç biçilemeyeceği, evvelinin olmayacağı manasını kastediyoruz. Faraza geçmişe doğru yol alsak, kainatın yaratıldığı yirmi milyar sene öncesine varsak, zamanı bir o kadar daha katlasak, kırk milyar, yüz milyar, trilyon sene gitsek -ki bu ancak yaratıkların var olması halinde geçerlidir- Allah'ın bütün bunlardan daha önce var lduğunu görürüz.
Zamanın durduğu, mekanın sona erdiği, maddenin bulunmadığı, hiçbir yaratığın mevcut olmadığı ezelde sadece O vardı.
Allah'ın Rahman, Rahim, Hakim, Kerim, Rab, Halık gibi birçok Esma-i Hüsnası vardır. Allah bu mükemmel sıfatlarını sonsuz rahmet, ikram, ihsan ve fazlını tecelli ettirmek, bildirmek takdir ettirmek istemiş, bunun için de yaratıkları yaratmıştır. Böyle olunca " Bu yaratıklar nasıl var edilmeli, hangi ölçüler ve şekiller içerisinde olmalı, hangi özellikleri taşımalı" gibi soruların cevaplarının da bilinmesi ve bir emirle bunların yaratılması gerekir. İlmi sonsuz olan Rabbimiz ta ezelden bunları biliyor, görüyor ve takdir ettiği bütün yaratıkların vücut kazanabilmesi için emrini veriyordu: KÜN! ( Ol! )