http://if.mynet.com/58/24/5331b.jpg
Benden, seni anlatmamı isteselerdi, bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya, dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan.
Deselerdi yaz onu; yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları. Yazardım parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup duruluncaya kadar.
Deselerdi çiz onu; çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların solmasından.
Deselerdi kim O ????
O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine gömen biri idi.
Ve O derdim ;
Beni sabahlara kadar kendisini düşündüğüm biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum, konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim. Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren, görmediğim kadar özlediğim, özlediğim kadar dokunamadığım, dokunamadığım kadar ürkek...
Ve O derdim
Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım aydınlık günlerimi aradığım
O derdim !
Kaç yıl önce olduğunu bile anımsayamadığım,
Uzun bir zaman yolculuğunun en son köşesindeydi,
Aşk denen duygu ateşinin yüreğime ilk düştüğü vakitti,
Bir yaz haytalığında süregiderken mavi gözlerindeki yolculuğum.
Aşk denilen kelimenin sözlüğe, anlamı yeni yazılmak üzereydi.
Her aşk yüklenmiş kırmızı gülü sana getirmek isterken.
Karşına gelince, sadece al yanaklarının sıcaklığında gönlümü ısıtabilmekti galiba aşk.
Hiç utanmadan dokunabildiğim pamuk ellerini,
Ve duyduğum tüm aşk şarkılarında, şiirlerinde bir seni bir beni canlandırırken,
Ve tüm acıklı ayrılık şarkılarını, sanki en büyük korkularımla yüzleşmişçesine,
Dinlemekten çekinmekti galiba aşk.
Sonbahar gelmesin diye geceleri boğan uykusuzluklarda,
Hep seni ağlamaktı galiba aşk, hep seni sayıklamak, seni aramaktı.
Yaz bitmesin diye Allah Babaya haykırışlar,
yağan her yağmurda,
Yavaşça tükenen umutlardı galiba aşk.
Yanına gelmeden önce hasret yüklü bir ton sözü sırtlanıp,
Ama seni görünce hepsini unutup, gözlerinde kaybolmaktı galiba aşk.
Tüm boş bulmaca karelerini isminle doldurup,
O bulmacaların bir köşesine sıkışmayı istemekti galiba.
Akşamları saklambaç oynamak yerine, çıplak ayakla,
Bir sahil kenarında seni düşünerek sana yürümekti belki de..
O herkesin tehlikeli dediği kuyuda boğulurken,
Seni düşünüp mutlu olabilmekti galiba aşk.
Sonbaharın gelecek olması ihtimalini,
Korkudan düşünememekti belki de,
Süt mısırı tazeliğindeki sapsarı saçlarına,
Bir daha hiç dokunamamak ihtimaline karşı,
En kral isyanlarla cephe almaktı belki de aşk.
Rüzgardan senin sırtına doğru esmesini istemek.
Seni az da olsa bana yakınlaştırması için yalvarmaktı.
Hatta o güzel yüzünü aydınlattığı için güneşe,
Akşamları sahilde yürürken yolumuza mehtap tutan ay dedeye,
Teşekkür etmek, minettar olmaktı…
Çaresizce ayrılık sırasını beklerken bir mevsimin kanatlarında,
Kimsesiz köşelerde korkudan hıçkıra hıçkıra ağlamaktı galiba,
Sorugusuz sualsiz, sığınmak istemek bir baba şefkatine,
Biraz korku, biraz gariplik, biraz isyan kundaklamaktı galiba aşk.
Cesur cesur aşağı bakmaktı gözlerinin uçurumunda,
Ve düşmekten değil bakışlarından uzak kalmaktan korkmaktı aşk.
Uykularından kıskanmaktı, rüyalarına sızmak için bahaneler aramaktı.
Ve kutlamak istemekti ellerini ilk tuttuğum günü,
Kırk gün, kırk gece…
Dudaklarının sarhoşluğunda yok olmak istemekti bir aşk sözlüğünde,
Bir rüya nasıl bir ömre yayılır diye mucitçe düşünceler her eridiğinde,
Yavrusunu yitirmiş bir kartal gibi, son sürat uçup,
Bir dağa çakılmak istemekti galiba aşk.
Ve ayrılık günü gelip çattığında,
Konuşmaya bile mecali olmadan,
Bir şehit edasıyla, ismini taşlara yazdırmaktı aşk.
Kimsesiz bir sokak karanlığı da olsa ayrılık,
Ağlamak ile gülmek arasında sıkışmış bir vapur gibi
Bir o yana bir bu yana, savrulmaktı galiba aşk.
O an bir şimşek çaksa, dünya ortadan ikiye yarılsa,
Ya bu ayrılık olmasa,
Ya da herkes ölse, dünya kararsa diye haykırmaktı galiba aşk.
Arasından çok yıllar geçsede, şöyle bir düşünebilmek,
Unutamamak, yarı güler, yarı ağlar bir kalemle
Uğruna bir şiir yazmaya çalışmaktı galiba aşk…
Vahan İSAOĞLU
asLında yazmak ıstedıkLerımız yazdıkLArımızın yanında goLgeLenıyor hayat ıcerısınde ve yasamak ıstedıkLerımız değiLmi bızı surukLeyen bazı yaLnısLAra.. ne kadar cok yasanmısLık vardı oysa hayatın onsozunde bır onsozun ıcerığını anLamak onu dınLemek ve onu yasamaya caLısmak bazen sıkıntı verıyor bazende asLında ne kadar cok sıkıstırıLdığımızı gosterıyor bıze hayatın ıcınde...
Bır Düşe bakıyorsun onu ıstıyorsun onu sevıyorsun onunLa bır omur tuketmek ıstıyorsun ama sabah oLunca uyanıyorsun.. her sabah yenı sancıLar doğuruyor bana veya benım gıbı hıssedenLere yada hıssetmeye calısanLara...
karanLıktan bır eL uzanıyor aksamın matemını bozarcasına ; dusunuyorsun tutamıyorsun, uzanıyorsun tutamıyorsun, bakmamayı denıyorsun yıne tutamıyorsun... hep aynı kısır dongude kayboLup kaLıyorsun ve en sonunda vazgecıyorsun herseyden ıstemıyorsun artık sen bıtmıssındır artık, hayatına değip gecenLer sadece senı bır zımpara mısaLı duzeLtıyor yada parcaLArını koparıyor ve sen her ruzgarda aynı korkuyu yasıyorsun....
Ve hep onsozunde kaLıyorsun hayatın.. ısmının bas harfını arıyorsun teLefon defterınde sayfayı buLuyorsun ama actığında karsına cıkan tek sey : bir hıc....
Cok cumLe kuruyorsun hayata cok cumLe bıtırıyorsun kendınce ama her bıtırdığın cumLede bıtıyorsun ve her kırdığın kaLp'ten bır nefret daha aLıyorsun... evet cok nefret aLdım yanıma bu yuzden karanLığı severım... karanLıkta benı sever bırbırımıze en sıcak nefret'lerımızı sunarız gece yıLdızLarın parıLtısında denıze dusen yakamozda evın ıcıne suzuLen hafıf soğuk (ıLık bazen ) ruzgarda....
Yıne bakıyorum gokyuzune aynı Los'Luk yıne bakıyorum yuzume aynı Bos'Luk.....
KARANLIK SENDEN UZAK OLSUN TATLIM
Cok cumLe kuruyorsun hayata cok cumLe bıtırıyorsun kendınce ama her bıtırdığın cumLede bıtıyorsun ve her kırdığın kaLp'ten bır nefret daha aLıyorsun... evet cok nefret aLdım yanıma bu yuzden karanLığı severım... karanLıkta benı sever bırbırımıze en sıcak nefret'lerımızı sunarız gece yıLdızLarın parıLtısında denıze dusen yakamozda evın ıcıne suzuLen hafıf soğuk (ıLık bazen ) ruzgarda....
Yıne bakıyorum gokyuzune aynı Los'Luk yıne bakıyorum yuzume aynı Bos'Luk.....