Orijinalini görmek için tıklayınız : Vatan,Bayrak,Şehit Üstüne
SweetWitch
08-03-2007, 18:51
Ulusumuzun tarihi, kahraman şehitlerle doludur. Yakın tarihimize şöyle bir
bakacak olursak: Çanakkale Şehitleri, Kuvva-i Milliye Şehitleri, Kore ve
Kıbrıs Şehitleri ve son aylarda basiretsiz yöneticiler yüzünden tekrar
hortlayan terör ve teröre kurban verdiğimiz Şehitlerimiz..
“Şehitler ölmez” derler; evet Şehitler Ölmez.. Atatürk Cumhuriyeti için,
vatan için, bayrak için, millet için, namus için, insanlık için için
gözlerini kırpmadan canını veren kahramanlar ölmezler. Çünkü onlar kutsal
bir dava uğruna savaşmışlardır.
Yirmi beş yıllık bir terörle mücadele dönemine ve her gün televizyonlara
yansıyan şehit cenazelerine bakan herkes, hem dost hem de düşman, şehit
anası ve babasının ağzından tek bir laf duyar: Vatan sağolsun! Bu laf kimse
tarafından ezberletilmemiştir onlara. Çünkü asker bir millettin fertleri
için, vatan uğruna savaşmak ve gerekirse ölmek büyük bir şereftir. Onun
için, şehit ailesi hiç çekinmeden ikinci, üçüncü, dördüncü evladını cepheye
gönderir. Bu durumun tek bir kaynağı vardır. Her Türk’ün aklında ve
yüreğinde ortak bir asker ocağı tanımı vardır. Ne pahasına olursa olsun
yaşatılması ve korunması gereken bir ocak!
Terörün tekrar hortlamasıyla ard arda şehit haberleri gelmeye başladığı şu
günlerde; aziz şehitlerimizin hatırası önünde saygıyla eğilmeyi bir borç bildik.
Bu konu hususunda öncelikle TürkSilahlı Kuvvetlerini ve bu konuda resmi veya fiili üzerinde herhangi bir
sorumluluk taşıyan her özel ve tüzel kişiliği duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Terörü besleyenlerle; destekleyenlerle işbirliği yaptıkları yetmiyormuş
gibi; bir takım söylemleriyle Terörü meşrulaştırma gafletinde bulunan
Türkiyeli(!)leri ise artık uyaracak bir şey kalmamıştır. Onlar; hain ve
çirkin yüzünü baştan bu yana Demokrasici,İnsan haklarcı (!) söylemleriyle
göstermektedir. Sahte aydınların; liberal bölücü dostlarının ve en kısa
tabiriyle ulusal güçlere düşman olanların hep beraber omuz omuza verip
Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk insanın başına örmüş bulundukları çoraplardan
belki de bizleri en derinden yaralayanı, terörün tekrar baş göstermesiyle
birlikte yiğit vatan evlatlarını bir bir toprağa vermiş ve vermekte
olmamızdır.
Yurdumuzun birlik bütünlüğüne ve halkımızın bağımsızlık ve mutluluğuna
düşman iç ve dış güçlere karşı; millet sevgisi, vatan aşkı ile dolu olan
öncelikle Mehmetçiğimiz olmak üzere diğer yurtsever vatandaşlarımız ve Türk
Milletinin yurtsever çocukları; bu ülke için ve bu ülkenin bağımsızlığı için
düşmana karşı canını vermekten çekinmeyen vatan evlatlarını ve hergün başka
bir dram, başka bir acı ve gözyaşlarıyla uğurladığımız şehitlerimizin
sayısının her geçen gün artmasıyla biriken üzüntümüzü yayınlamakla sorumluluk kabul ettik.. Ecdadının şan ve şeref
bayrağını aynı iman ve kararlılıkla taşıyan ve bu uğurda şehit olan tüm
Atatürk çocuklarına, Türkiye evlatlarına ebedi huzur diliyor, minnet ve
şükranlarımızı sunuyoruz.
Önce aziz kahraman şehitlerimizin vatan
borçlarını layıkıyla ödediğini; Onlardan aldığımız ilham ve manevi destek
ile bu kez vatana, millete ve Atatürk’e olan borcumuzu bizlerin de ödemeye
her daim, her koşulda hazır olduğumuzu dost ve düşmana bildirirken Yurtsever
Türk evlatlarının Kutsal değerlerimiz olan,vatan,bayrak ve şehidine sahip
çıkması gerektiğini bir kez daha hatırlatırken bu yönde atılan ve atılacak
olan adımları faaliyetleri desteklemelerini temenni ediyoruz.
“Bu ulusun çocuklarının özverileri, kahramanlıkları için ölçü birimi
bulunamaz.” (Atatürk)
Asker vurulunca değil; unutulunca ölür diyor ve kahraman şehitlerimizi bir
kez daha en içten, en derin saygı ve minnet dıuygularımızla anıyoruz..
Vatan Sağolsun..
NAİL KABALI
firtina_cocuk
08-03-2007, 18:52
ellerıne sağlık rep vermıstımm sana cok guzelldıı
http://www.guzelresimler.net/data/media/4/komando_resim.jpg
sker vurulunca değil; unutulunca ölür diyor ve kahraman şehitlerimizi bir
kez daha en içten, en derin saygı ve minnet dıuygularımızla anıyoruz..
Vatan Sağolsun.
eline saglik.. cmnmm
Esedullah
08-03-2007, 22:01
Asker vurulunca değil; unutulunca ölür diyor ve kahraman şehitlerimizi bir
kez daha en içten, en derin saygı ve minnet dıuygularımızla anıyoruz..
Vatan Sağolsun..
beni ençok etkileyen kısım bu oldu...
paylaşım için sağol...
_cherry_
08-03-2007, 22:11
ALLAH sehitlerimizden razı olsun huzur içinde yatsınlar.....
paylasım için cok sagol canım;)
SweetWitch
09-03-2007, 11:56
ReSim ve qüzeL YorumLaRınız için T$kLeR :sap:
SweetWitch
09-03-2007, 11:58
http://www.guzelresimler.net/data/media/4/komando_resim.jpg(izninLe resmi ekLemek istedim yazıyLa (: )
Şehitler Vurulunca Değil, Unutulunca Ölürler !
Arkadaşım her yazdığımın arkasındayım, orayı yaşayan bilir. Oraya ilk giden
askerler olarak çok iyi bilirim orayı. Bu bir masal değil yaşanmış bir hayat.
Dedim ya ilk gidenlerdendim oraya, Eruh baskınından tam 3 gün sonra
oradaydık nereye gitdiğimizi bilmeden çıktık Bolu Komando Tugayı’ndan.
Hele birde evliysen, hele yüzünü dahi görmediğin çoçuğun varsa yandın.
İnanın neresinden başlayayım bilmiyorum, bu yazıya ? Neresinden bakarsan bak yaşanmış bir hayat yada dıram, yada (ŞEREFİYLE VE LAYIKIYLA YAPILMIŞ BİR ASKERLİK) orada olacaksınki o görmediğin çoçuğun rahat etsin, ailen rahat uyusun, yatağında…
Benim bir yüzbaşım vardı Serdar AKYAZAN, derdi ki ;
” Komando Bittiği Yerde Güç Toplayan Askerdir. “
Haklıydıda bizi öyle motive etmiştiki orada ölmek neydi ki bize ? Hiçti… Vatan için o an akan kan helaldi.
Bırak aksın, akan kan olsun. Kim akıtmadıki bu vatan için kanını seve seve ?
Biz akıtmayalım ?
Vatan Sana Bir Değil Bin Canım Olsa Feda.
Sizin kucağınıza yüzü olmayan bi çocuk verildi mi ? Hiç rüyanızda bir sabah kendi evladınızın acısıyla uyandınız mı ? Öyle zamanlarda bile görevimizi tam yapmanın haklı gururuyla şimdi geziyorum.
Sirtde, Şırnak’ta Hakkari’de, Cizre’de, Mardin’de
Bolu KOMANDOSU her yerde adım adım her yerdeydi. Bize ne gece vardı, ne de gündüz ?
Şu an 7 bin şehit vermişiz, 35 bin insanımız ölmüş ne için ? Ben bunu sorarım şimdi ? Ne İçin ? Kim yıkmayı başarmış ki bu vatanı onlar başarsın ?
Zor nedir ?
Ben 8 saat durmadan dağ tırmanmayı, 36 saat silah başında nöbet tutmayı, gırtlağıma kadar suyun içinde silah başında gelen mermilerden korunmayı, patlayan ayaklarla saatlerce yürümeyi, arkadaşımın yorulduğu zaman onun yardımına koşmayı kolay bildim, ama zordu.
KOMANDO olmak zor iş herkese kısmet olmaz .
Çelik gibi sinir, zorluklardan yılmayan bi beden ister.
Ölen Şehitlerimize Allah’tan Rahmet, Ailelerine Sabır Dilerim….
Onlar bu vatanın sonsuz sahipleridir.
Şehitler vurulunca değil unutulunca ölürler…
Dilerim devletimiz onları, her zaman saygıyla anar.
Mektup / 1963/3 tertip Bolu Komando Tuğ. Askerlerinden onbaşı Zafer 12. Bölük
SelamÜn AleykÜm Yazdiklarin İÇİn Allah Senden Razi Olsun .tÜm Şehİtlerİmİze Rabbİmden Rahmet Acili Aİlelerİne Sabir Dİlİyorum. Şu GÜzel Gecede Dualarimizda Askerlerİmİzİ Unutmayalim Saygilar
SeVDaNıN_ReNGl
09-10-2007, 03:49
evladını askere davul zurnayla uğurlayan,evladı şehit olduğu zaman vatan sağolsun diyen dünyadaki eşi benzeri bulunmaz asil bi milletiz,bunun başka bi örneği varmı dünyada,tabiki yok
tüm şehitlerimizin mekanı cennet olsun
SweetWitch
10-10-2007, 02:35
Şehit Mehmetçiğe MektupLaR
http://www.nihalatsiz.org/sehitanasi-2.jpg
Canım Oğlum,
Nereden, nasıl başlasam bilmiyorum. O kadar özledim ki seni…
Canım yavrum, sen bizim ilk göz ağrımızdın.. Dört gözle beklemiştik babanla doğumunu… Dokuz ay sonra hastanede seni kucağıma bıraktıkları ilk gün vuruldum sana… Ne güzel gözlerin vardı, ışıl ışıl… Öyle güzel kokuyordun ki… Evimize neşe getirdin. Bir de hep uslu çocuktun, hiç üzmedin beni… Ne sık sık ağladığını bilirim, ne de yok yere huysuzlanmanı… Uyurken bile gülümserdin, meleklerle oynadığını düşünürdüm. Hastalanırsan başından ayrılmazdık, babanla nöbet tutardık sabaha kadar… İlk adımını unutamam, sonra ilk ‘anne’ deyişini… Hep üstüne titredik.
Sonra büyüdün… Zaman su gibi geçiyor. Her dışarı çıkışında, her seyahatinde sana belli etmedim ama yüreğimden neler koptu.
Bir tek seni askere uğurlarken rahattım. Komutanlarının sana gözü gibi bakacağından emindim. Bir süre sonra Güneydoğu’ya gideceğini haber ettin. O kadar heyecanlıydın ki, öyle emin konuşuyordun ki… “Göreceksin anne, bu devlet düşmanlarına gereken cezayı vereceğim. Vatanımın dağlarını bu eşkıyalardan temizleyeceğim” diyordun. Hep komutanlarının iyiliğinden, arkadaşlarından bahsettin. Rahatlığın, güvenin bizleri de rahatlattı. Sana sadece “Kendine dikkat et evladım” diyebildim. Ne de olsa seni bugünler için yetiştirmiştik. “Merak etme” diyordun, “Merak etme annem. Kalbini rahat tut!” Bir gün merakta bırakmadın bizi, fırsatın oldukça sık sık aradın, ayda bir mektubunu aldık. Mektubunu dakikalarca kokladığımı bilirim. Gönderdiğin fotoğrafları baş ucumuza koyduk.
Son mektubunda “Ben şehit olursam, ağlamayın sakın! Düşmanları sevindirmeyin.” diyordun. Telefonda “O nasıl söz oğlum” dedim. Sustun, sanki içine doğmuştu. “Hakkını helal et, güzel annem” dedin. Nereden bilirdim bu konuşmanın seninle son konuşmamız olduğunu… Baban duymuş önce, haberlerde söylemişler. Söylemediler önce bana… Kardeşin de sakladı. Ana yüreği bu, hissettim ben… Sonra öğrendim ki, pusuya düşürmüşler, çıkan çatışmada vurmuşlar seni… Elleri kırılsın o zalimlerin… Sanki canımı aldılar, sanki dünyayı başıma yıktılar. Bir ateş ki yüreğimin tam ortasına oturdu. Komutanlarınla görüştük, seni çok övdüler. “Kahramanca çarpıştı. Kanı yerde kalmayacak. Bizi de evladınız sayın artık.” dediler. “Vatan sağolsun” dedim. Oğlum seninle hep gurur duydum, sağlığında bir gün olsun boynumuzu eğik gezdirmedin … Cenaze töreninde de başımız dik, gururluyduk. Sana sözümüzü tuttuk, bir damla gözyaşı göstermedik, namertler sevinmesin diye… Hep içimize akıttık gözyaşımızı… Bayrağa sarılı tabutunu öptüm. Ben senden bir saat, bir dakika ayrı kalamazdım, şimdi seni nasıl toprağa koyacaktım a canım oğlum!
Aradan onca zaman geçti. Acın, hasretin içimizde yavrum… Bir kerecik bile olsa kokunu alabilsem, saçlarını okşayabilsem, öpsem gamzenden… Sevindirici bir haberim var sana… Komutanların sözünü tuttu yavrucuğum, kanın yerde kalmadı, sana kıyanları tez zamanda buldular, cezalarını verdiler. Cenazene gelmeyenler, cenazene gelmeye utananlar, “senin gibi ana kuzularını vuranları affettiler yavrum… Acımıza, acı eklediler.” Onları affetmeyeceğim. Canım oğlum, fırsat buldukça yanına geliyorum, dertleşiyorum seninle… Sağolsunlar, komutanların her fırsatta gelip misafirimiz oluyor. Yokluğunu aratmıyorlar. Yakında kardeşin de askere gidiyor. Bu vatana bir arslan verdim, gerekirse ikincisini veririm. “Vatan Sağolsun”
Seni çok seven annen… :uhu:
SweetWitch
10-10-2007, 02:48
http://www.nihalatsiz.org/sehitbabasi-2.jpg
Arslan Oğlum,
Gözümün nuru oğlum… Doğumundan, ölümüne kadar bir gün beni üzdüğünü, kırdığını hatırlamam. Hep gurur kaynağım oldun benim… Başarılarınla övündüm. Hata yapsan bile telafi eder, gönlümüzü alırdın. Yaramazlığını, hırçınlığını görmedim. Hastalandığında annenle baş ucunda sabahladığımızı bilirim. İlk konuşman, yürüyüşün dün gibi aklımda… Geldiğimde beni kapıda karşılar, boynuma atlardın. Kırda, bahçede seninle oyun oynar, eğlenirdik. Bazen elinden tutar, seni dışarıda gezdirirdim. Öyle mutlu olurdun ki…
Annenle üzerine çok titrediğimizi söyleyebilirim. Ama seni hiç sıkmadık. Pek ayrı kalmadık seninle… Askerliğin geldi çattı. Sonuçta bu da bir kısa ayrılıktı işte… Koca ömürde lafı mı olurdu? Hazırlıklarını beraberce yaptık. Askere giderken gururlandım baban olarak.. Öyle mutluydun ki… Bilseydim geri dönmeyeceğini, saatlerce sarılmaz mıydım sana… Güneydoğu’ya gittin, hep bu ülkenin evlatlarının canına kıyanlarla hesaplaşmak isterdin… Büyük deden de Çanakkale’de şehit düşmüştü. “Bu vatan bizim” diyordun. Öyleydi, kanımızı akıtmıştık ailece... Sık sık görüştük seninle, bir gün ‘of’ dediğini duymadım. Komutanlarının ilgisinden bahsederdin, onları çok sevdiğinden… Bölgenin tehlikeli olduğunu söylerdin, sık sık göreve çıktığınızdan… Sonra eklerdin “Sakın anneme söyleme, üzülür, kaygılanır sonra… Sen de kaygılanma baba, arslanlar gibi bu askerliği yapıp döneceğim size…”
Son mektubunda “Şehit olursam, ağlamayın!” demiştin. İçine doğmuş herhalde… Oğlum, şehit olduğunun haberini aldım ağlamadım, komutanların geldi ağlamadım, bayrağa sarılı tabutun geldi ağlamadım. Biz sana verdiğimiz sözü tuttuk oğlum… Sen bize verdiğin sözü tutamadın oğlum, seni bizden aldı karanlık eller… Biliyorum tutardın sözünü, gelirdin… Yine geldin ama sana değil, tabutuna sarıldık oğlum! Hatırlamazsın, küçüktün, seninle evde oyun oynardık, evde saklanırdın, biz de seni arardık. Bulamazsak öyle mutlu olurdun ki… Birden ortaya çıkardın gülerek… Yine saklandın mı yoksa? Bütün bunlar bir oyun mu? Bir daha güzel yüzünü göremeyeceğim. Bir baba evladını toprağa vermemeli, beni sen toprağa vermeliydin. En büyük acı, evlat acısıymış onu anladım. “Yerine ben ölseydim” dedim kendi kendime, ama ne çare?… Yine de vatan sağolsun oğlum, yaşarken de gurur kaynağımızdın, hala öylesin… Komutanların sağolsun, sık sık gelip halimizi hatırımızı, bir ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlar. Senin canına kıyanları da bulup, cezalandırdılar oğlum.. Az da olsa rahatladık oğlum, kanın yerde kalmadı. Ama senin gibi arslan parçalarına kıyan diğer zalimleri affettiler.. Kimler mi? Hani o senin cenazene gelmeye korkan, utanan kişiler var ya, onlar… Geçenlerde farklı birkaç çiçek tohumu aldık, mezarına diktik, mezarının başındaki bayrağı yeniledik. Yakında kardeşini de askere gönderiyoruz. Sağlıklı dönmesi dileğimiz ama, gerekirse o da bu vatana kurban olsun evladım… Ben zaten sizleri vatana kurban olasınız diye yetiştirdim. “Vatan Sağolsun”
Seni çok seven baban… :uhu:
SweetWitch
10-10-2007, 02:53
http://www.nihalatsiz.org/sehitcenazesi-2.jpg
Canım Ağabeyim;
Biliyor musun? Yakında ben de askere gidiyorum. Sana kıyanlarla hesaplaşmak istiyorum. Umarım isteğim gerçek olur. Seni çok özledim. Kaç yıl oldu, seni unutamadım. Hep bana öğütlerin kulağımda, beraber gülüştüğümüz, eğlendiğimiz anlar geliyor aklıma… Üzülsem, ağlasam, huysuzluk yapsam, mahalleden çocuklarla kavga etsem hep yanımdaydın… Yatağımın başucunda şimdi askerdeyken gönderdiğin bir fotoğrafın var. Cüzdanımda fotoğrafını taşıyorum… Ara sıra bakıp, öpüyorum onu… Senin yokluğunda annem, babam çok üzgünler, ama bana belli etmemeye çalışıyorlar. Sen gittikten sonra onları hiç üzmedim, yokluğunu hissettirmemeye çalıştım. Ben de pek belli etmiyorum ama seni çok özlüyorum. Bazen birisi gelip yanağımı öpüyor gibi geliyor, uyanıyorum.
Bilirsin uzun uzun mektup yazamam. Sevdiğim kıza bile mektup yazacaktım da sen yazmıştın… O zaman “bu iyiliğimi unutma” diyordun… Canım ağabeyim, sadece seni çok sevdiğimi, özlediğimi, unutmadığımı, senin bir an olsun aklımdan çıkmadığını bil… Sen yoksun ya, hiçbir şey eskisi gibi değil, yine de “vatan sağolsun”
Seni çok seven kardeşin… :uhu:
SweetWitch
10-10-2007, 02:56
http://www.nihalatsiz.org/sehitoglu-2.jpg
Şanlı Asker;
Kanın yerde kalmadı, kalmaz!
Türk'ün döktüğü her gözyaşı acılarla bilenen kinimize kin ekliyor. Türk analarının döktüğü her gözyaşı yüreğimize akan alev..
Vatan için kan, vatan için can, vatan için mal, vatan için ne gerekiyorsa hepsini fedaya hazır bir ruhla; mücadeleye yeni başlamış gibi aynı hız, azim ve kararlılıkla düşmanların üzerine demir bir yumruk gibi, yıldırım gibi inmeye hazırız.
Hainlerle hesaplaşma gününe kadar acımız son bulmayacaktır.
“Ürkekliğe yer yok yüreğimizde... Korkuya elveda… Bin canım olsa, bin kez veririm yoluna… Vatan sana canım feda…”
Her Türk asker doğar!
FoRuM_MeLeGi
10-10-2007, 11:42
okurken tylerim diken diken oldu :8 Allah onlara bu acı çektirenleri kahretsin. nasıl kıydılar o kadar gence elleri kırılsın dilerim. kendi eştikleri kuyuya kendileri düşsünler :(
çok güzeldi saol cnım :cicek:
eLLeRinize sagLik payLaSim icin tskLeR..:cicek:
SweetWitch
17-10-2007, 23:13
yOrumLarınız için saqOLun .
SweetWitch
17-10-2007, 23:19
ilk şehidin son mektubu
Biriciğim,
Gözümün Nur'u
Sevdiceğim,
Anam...
Dokuz ay kahrımı çeken canım anam,
Dokuz nefesim kaldı, gideceğim anam,
Benim bu vatana borcum; kanım, anam,
Ecel geldi, birazdan ödeyeceğim anam...
Üzülme... üzülme,
Tatlı dillim,
Canımın içi,
Yüzü güllüm,
Allah'ın iyni ile, alın yazımı oluyup gideceğim,
ilk ben gidiyorum.....
En ön sırada, sancağı kaptım anam, koşacağım,
Hakk'a koşuyorum,
kafama koydum, ilk ben gideceğim.
Ağlama anam, ağlama..!
Daha nice vatan evladı beni takip edecek,
Kimileri işgence tezgahlarında can verecek,
Kimileri darağacında ardımdan gelecek,
Çoğu ise, k**** kurşunlarla kurban gidecek...
... ve ben,
onları gittiğim yerde bekleyeceğim.,
sabırsızlıkla kavuşma vaktini,
gönüldaşarımı bekleyeceğim,
dört gözle yollarını gözleyeceğim.
Bir silahın namlusunda benimle kavuşmayı bekleyen hain kurşunu,
Acı bir "aah"dan sonra içeceğim tatlı şerbeti,
Bana şehitlik türküleri söyleyen muhabbet kuşunu,
ve arkadaşlarımıö en sevdiklerimi...
ve Ölüm Meleğini burada, bu kantinde bekleyeceğim.
Feryat etme Anam,
daha vaktim var...
Birazdan iftarımı açıp,
Azrail'le kucaklaşıp,
bu mübarek ayda öleceğim....
Ama sen, Anamö sakın...
sakın Ruhi'm öldü deme..!
Şehitler ölürmü hiç?
Biz oldukça sana yemin olsun canım Anam, bu vatan bölünmez,
Şehit kanı aktıkça anam, tabutumuza sarılan Alsancak solmaz!
Ama sen Anam, üzülme
Artık beni kollarına alıp sevemediğin için,
Saçlarımı okşayıp koklayamadığın için,
En sevdiğim yemeklerini tadamadığım için,
darılma Anam, özleme beni,
Ben ve ardımdan gelen arkadaşlarım
bu cennet topraklarda açacak her çiçekte,
bu aziz millete doğacak her bebekte,
ve her gün yeniden bu vatana doğan güneşte
biz olacağız...
darılmayın analar... özlemeyin bizi...
Her yeni açan çiçeğin kokusunu soluduğunuzda,
Her yeni doğan bebeği kollarınıza aldığınızda,
Her gün sabah güneşinde teninizi ısıttığınızda
.../ ve Ay-Yıldız'ın gölgesine sığındığınızda,
bizi koklayın,
saçımızı okşayın,
bizi anımsayın,
gidişimizi hatırlayın....
Dert yanma Anam,
Her ilk bahrda açan ilk çiçek,
Her ocakta doğan ilk bebek,
Her gün gördüğün ilk ışık,
ben olacağım, ben olacağım Anne, ben....
Oğlun...
Ruhi
4 Ocak 1968
SweetWitch
17-10-2007, 23:34
http://www.resimvadisi.com/data/media/1509/bayrak.jpg
Vatan nedir?
Vatan kimine göre 780bin m2'dir.Kimine göre ekmektir,aştır.Hatıradır vatan
dede evidir.
Evlat özlemidir vatan,ana yüreğidir.Kardeş acısıdır.Kimine göre
aşktır,sevdadır,sıladır.
ama bu vatan tektir.
Farklı yüreklerde aynı sevdalarla yola çıkan insanların tek koruyucu
sığanığıdır yer yer acıdır dünya. Ama vatan bölünmezdir.Vatan zaten yüreği
vatan sevgisiyle
dolu insanların dünyasıdır.Ama gerçek dünyayla arasındaki fark bu dünya
Türk'ün ve
'Ne Mutlu Türküm Diyebilenin Dünyasıdır.'.Sevinçtir.Eğer bide TÜRK isen
vatan herşeydir.
Atatürk'tür.Atatürkçü düşüncedir.Ay yıldızlı bayraktır.20 yaşında düşmanla
çatışan körpecik
askerdir.
LL_DJJd_20U
SweetWitch
17-10-2007, 23:46
http://www.yeniresim.com/data/media/39/www.yeniresim.com_-_Asker_Resimleri_-_Asker_Nian_Alyor.jpg
" Ben bu şiiri okurken gözyaşlarıma hakim olamadım.Kim bilir o güzel
Küçücük yüreğinde nasıl bir fırtına kopuyodur Şevval’in.Bayram da elinden tutup seni parka götüren baban yok artık ama geride binlerce annen binlerce baban var yavrucum.Seni böyle derinden yaralayanlar ,üzenler nasıl hesabını verecekler bebeğim.Sen başını yere eğme bitanem çünkü sen ŞEHİT KIZISIN…
Bu şiir Şevval'in şehit olan babasına yazmış olduğu bir şiir
Güzel vatanım,
Al bayrağım uğruna,
Şehit olmuş babam,
Bana yetim diyorlar,
Ben yetim değilim,
Bu vatanın evladıyım.
Sanma ki boynum büküldü.
Başım şimdi daha dik.
Gururluyum ben.
Çünkü ben şehit kızıyım.
Yüce Ata’mın izinde,
Şehitlerimizin eseri bayrağımızla,
Bizler bu vatanın bekçisiyiz.
Benim vatanım,
Öyle güzel vatan ki,
Uğruna kaç kişi şehit oldu.
Göklerde,
Nazlı nazlı dalgalanan
Al bayrağım,
Nasıl yüce bir bayraksın ki,
Kaç şehit kanını temsil ediyorsun.
Şehit babamı temsil eden ben,
Öyle bir şehit evladıyım ki,
Bu güzel vatanım,
Bu yüce bayrağım için,
Gözümü bile kırpmadan
Canımı veririm.
ŞEHİT KIZI
B.Şevval BEZİK "
c4TzfYmgUxc
Allah sevenlerine geride kalanlarına ailesine sabır versin vallahi ben gördüğümde dayanamıyorum öyle ki ateş düştüğü yeri yakar yazık garbinanım bakalım onlarda ne derece değerliydi şehitlerimiz.. Hepsinin mekanı cennet olsun hepsinden de Allah Razı OLsuN
SweetWitch
17-10-2007, 23:53
Amin. Allah (c.c.) razı oLsun hepSinden ve saqOLaSın yOrumun için .
SweetWitch
17-10-2007, 23:56
http://www.antipanzer.de/silahli_asker.jpg
Nehirler damarım, ırmaklar kanım
Toprakları, ettim, kemiğim canım
İkimizde atalardan armağan
Tek aşkımsın gözüm nuru vatanım
Candan sevgilisi tüm kalbimizin
Bu vatan bizimdir, bu vatan bizim
Orta Asya’lardan taştıkta geldik
Türk’lüğün şanıyla coştukta geldik
Nice engelleri aştıkta geldik
Avrupa’ya ışık saçtıkta geldik
Biz tek sahibiyiz bu ülkemizin
Bu vatan bizimdir, bu vatan bizim
İmparator olduk yurt yöremizde
Adaletli olduk her töremizde
Kaç millet barındı tek gölgemizde
Hakim olduk üç kıta, üç denizde
Her karışta kanı şehidimizin
Bu vatan bizimdir, bu vatan bizim
Millet borcumuz var şehidimize
Bu vatan onlardan emanet bize
Sevgiyle bağlansak, birbirimize
Vatan aşkı doğar, tüm gönlümüze
Ulusu yüceltir, sevgiyle azim
Bu vatan bizimdir, bu vatan bizim
O DAGLARDA BIR DAMLA TER AKITANDA VE BAYRAK
VATAN SEVGISINI YASATAN VE BU MILI DUYGULARI TASIYAN HERKESTEN
ALLAH (c.c.) razı olsun
dream_theatre
21-10-2007, 20:07
teşekkürler...
eline sağlık..
file:///C:/Documents%20and%20Settings/namal/Belgelerim/Resimlerim/asker3if7yj2fg9mt9si2.jpg:) ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET ACILI AİLELERİNE SABIR DİLİYORUM.
SweetWitch
22-10-2007, 12:11
"Bayrakları Bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır "
Duygularını bu dizelere döken şair, Türk milletinin vatanına, bayrağına, milli ve manevi değerlerine ne derece önem verdiğini ne güzel belirtmiştir.
Her Türk vatandaşı da şairin bu duygularını doğrularcasına vatanı, milleti, bayrağı için hayatına feda etmeyi şereflerin en büyüğü saymış, bu uğurda canını vermekte hiçbir zaman çekinmemiştir. Tarihimize bir göz atacak olursak, bu duruma çokça rastlamak mümkündür.
Plevne'de, Galiçya'da, Trablusgarp'da, Yemen'de, Balkanlar'da hele hele Çanakkale'de atalarımız vatan için millet için, ezan için, bayrak için nasıl mücadele edilip can verileceğini tüm dünyaya göstererek onlara unutamayacakları bir ders vermiştir.
Şehitlik, gerek Türk kültüründe gerekse İslamiyet'te rütbelerin en büyüğü kabul edilmiş; bu kitabımız Kuran-ı Kerim'de de Allahü Teala'nın Ayet-i Kerimeleriyle doğrulanmıştır.
"Şehitler için; sakın "ölüler" demeyiniz. Onlar diridirler ama siz göremezsiniz."
(Bakara Suresi:154. Ayet)
26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan muharebesi ile Anadolu'yu yurt edinen Türk Milleti bu topraklarda sayısız devletler kurarak bu toprakları ilelebet Türk yurdu Anadolu olarak dünyaya kabul ettirmiştir. Anadolu toprakları, bugüne kadar etnik ve dini farklılıkları olan ulusları bağrına basmış, üzerinde yaşayan uluslar arasında barış ve kardeşliğin yeşerip gelişmesine olanak sağlamıştır.
Anadolu toprakları üzerinde kurulan en büyük Türk devleti olan Osmanlı İmparatorluğu döneminde de barış, adalet, hukuk ve insan hakları yönünden sözde medeni, Avrupa'ya dersler vermiştir.
Tarih sayfalarını karıştırdığımızda Fransız engizisyon mahkemelerinde aforoz edilmekten ve giyotinden kaçarak, Osmanlı İmparatorluğu'na sığınan bilim adamlarına çokça rastlamak mümkündür.
Ancak, 19. yüzyılın son çeyreğinde emperyalist devletler Osmanlı İmparatorluğu içindeki uluslar arasındaki farklılıkları istismar ederek, milliyetçilik akımını körükleyerek, bu farklılıkları düşmanlığa dönüştürmeyi başararak 1. Dünya Savaşı sonrasında imparatorluğun parçalanmasına sebep olmuşlardır. Temel amaçları ise, Türk milletini tarih sayfalarından silmektir. Bunu Sevr Antlaşması'ndan anlamak mümkündür. Fakat evdeki hesap çarşıya uymamış, Anadolu topraklarında belirli hesapları olan devletler paylaşmaya hazırladıkları Anadolu toprakları üzerinde yaşayan Türk milletinin eşsiz direnişiyle karşılaşmışlardır.
Beş yıla yakın bir süre devam eden Kurtuluş Savaşı'ndan sonra emperyalist devletler geldikleri gibi geri gönderilmiş ve Anadolu toprakları düşmanlardan temizlenmiştir.
Dünyadaki mazlum uluslara örnek teşkil edecek kadar dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan Kurtuluş Savaşımızda yurdumuzun Doğu, Güneydoğu, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayan tüm Türk vatandaşları canla başla savaşmış ve vatanın kurtarılmasında seve seve can vermişlerdir. Bunu Çanakkale Şehitliği'nde yan yana yatan Mardinli, Erzurumlu, Karslı, Diyarbakırlı, Mardinli, Samsunlu, Edirneli, Sivaslı, Çorumlu velhasıl yurdumuzun her yanından vatandaşlarımızı yan yana görürsünüz.
Fakat emperyalist ülkeler için hesap kapanmamıştır. Coğrafi konumu ve stratejik özellikleri sebebiyle Anadolu toprakları bu ülkelerin her zaman iştahını kabartmıştır. Gizli emellerini gerçekleştirmek için fırsat kollamaya başlamışlardır. Bu tehlikeyi sezen ulu önder Atatürk, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinde, Atatürk milliyetçiliğine dayanan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını öncelikli kılan, bir Atatürk Milliyetçiliği kavramını yerleştirmiştir.
Anayasamızda dili, dini, mezhebi, etnik kökeni, siyasi görüşü, rengi ne olursa olsun bütün Türk vatandaşlarının kanun önünde eşitliği, hiç bir sınıfa, zümreye ve aileye ayrıcalık tanınamayacağı ilkesi yer almıştır.
Geçmişi doğru değerlendirmeyen milletlerin geleceğe güvenle bakamayacakları düşüncesiyle geçmişimizi değerlendirmek istedik.
Emperyalist ülkeler geçici olarak rafa kaldırdıkları Anadolu toprakları üzerindeki gizli emelleri ile ilgili dosyayı 1960'lı yıllarda tekrar açarak vatandaşlarımız arasındaki siyasi görüş ayrılıklarını düşmanlığa dönüştürerek milletimizi sağ-sol diye kamplara ayırarak babayı oğula, kardeşi kardeşe düşman etmişler ve on binlerce gencimizi birbirine öldürtmüşlerdir.
Bu olaylarda milletimize büyük acılar yaşatmış, maddi ve manevi büyük kayıplara sebep olmuşlardır. Nihayet 12 Eylül harekatıyla demokrasimizin yara almasına sebep olmuşlardır.
İç ve dış mihrakların tezgahlayacağı oyunlar henüz bitmemiştir. Bu defa Anadolu toprakları üzerinde bu güne kadar barış içinde yaşamış, etnik kökeni farklı Türk vatandaşlarımız arasındaki bu farklılığı istismar ederek güya Kürt kökenli vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini savunma iddiası ile bir terör örgütü kurarak oyunlarını sahnelemeye başlamışlardır.
Amaçları ise yurdumuzdaki insanlar arasında barış ve kardeşliği bozarak milletimizin gelişmesini önlemektir. Kurulan bu terör örgütü eli ile eylemlere başlamışlar ve bu eylemler on yedi yılı aşkın bir süre devam etmiştir. Yurdumuzun doğu ve güneydoğusu terör eylemleri nedeniyle çok mağdur olmuş; bu bölgelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın devlet hizmetlerinden yeterince yararlanmaları engellenmeye çalışılmıştır.
Okullar, sağlık ocakları, hastaneler, şantiyeler basılmış; doktorlar, öğretmenler, postacılar, imamlar ve teknik personel çalışamaz hale getirilmiştir. Böylece teröristlerin ve onların ağalarının istekleri gerçekleşmeye başlamıştır. Eğitimsiz, işsiz, sağlıksız bir toplum onların propaganda malzemesi için bulunmaz bir fırsattır. Çünkü yarasalar ışığı sevmezler.
Terör eylemleri nedeniyle yurdumuzun doğu ve güneydoğusunda bir kaos ortamı yaratılmış, vatandaşlarımız arasında devletine karşı güvensizlik yaratılmaya çalışılmıştır. Daha da önemlisi Türk-Kürt düşmanlığını yaymaya çalışmışlar ancak vatandaşlarımızın sağduyusu ile bunu başaramamışlardır. Bu amaçlarını gerçekleştirmek üzere çeşitli siyasi oluşumlar meydana çıkarmışlarsa da, bu oluşumlar terör örgütüne lojistik destek ve militan temin etmenin dışında hiçbir siyasal faaliyette bulunmamışlardır.
Yıllarca yaşanan terör hareketleri yüzünden milletimiz ve yurdumuz büyük kayıplar vermiştir. Terör eylemlerini bastırmak üzere devletimizin yaptığı harcamalar iç ve dış borçlarımızın toplamına yakındır.
Verilen canlar nedeniyle milletimizin yaşadığı acıların tarifi mümkün değildir. Bu olaylarda verilen 35 bin can, geride on binlerce dul eş ve yetim çocuk, gözü yaşlı ana baba ve kardeş bırakmıştır. Tüm vatandaşlarımızın bu olayları doğru değerlendirip, bunlardan ders çıkaracağını biliyoruz.
Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın özellikleri nedeniyle bu olayların zaman içinde tekrar yaşanacağı sinyallerini vermektedir. Yurdumuz üzerinde çıkar hesapları olan dış güçler ve onlara yardımcı olabilecek, onlarla amaç birliği içinde olabilecek vatan ve millet sevgisinden nasibini almamış vatan hainleri her zaman bulunacaktır.
Ancak vatanını ve milletini, bayrağını, milli ve manevi değerlerini seven, bu değerleri herşeyden aziz bilen vatandaşlarımız oldukça şer odakları amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklardır.
Bütün bu gelişmeler ışığında millet olarak uyanık olmamız gerekliliği ortadadır. Bizler Edirne'den Kars'a, Hakkari'den Muğla'ya bu vatan topraklarında yaşayan tüm vatandaşlarımızın dili, dini, mezhebi, etnik kökeni, siyasi görüşü ne olursa olsun kardeş olduğuna inanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'nin şerefli birer yurttaşı olduğunun bilincinde olmalarını diliyor ve bu duygularla emperyalist ülkelere ve onların içerideki yardakçılarına diyoruz ki; Elinizi yakamızdan çekin artık...
Türk milleti olarak elbette devletimizden beklediğimiz ama bugüne kadar yapılmayan, yapılamayan açılımlar olduğunu biliyoruz. Devletimizin bu açılımları en kısa sürede gerçekleştireceğini umuyoruz.
İç barışımızı bozmadan, dış güçlerin oyunlarına gelmeden birlik ve beraberlik içinde bütün sorunlarımızı aşacağımız günler yakındır.
Bir şehidimizin mezar taşındaki bir dörtlükte:
"Hayat nedir ki?
Sonu bir avuç toprak değil mi?..
Vatan için ölmekten değil,
Unutulmaktan korkarım"
denilmektedir.
Aziz şehitlerimiz;
Rahat uyuyunuz. Uğrunda hayatınızı feda ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti ve milleti ilelebet yaşayacaktır. Mekanınız cennet olsun.
FoRuM_MeLeGi
22-10-2007, 12:18
Dünkü haberi dyunca ne referandum umurumda oldu nede başka şey. yine onlarca insanın canını yaktılar. biz izlerken ağladık üzüldük peki ya aileleri ? onlar nasıl dayansınlar? Allah sonsuz sabırlar versin.
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO