Orijinalini görmek için tıklayınız : İhaNetiN Me£eği
http://img71.imageshack.us/img71/1854/nnnnnnfg8.jpg
Ön koltuktaydım... Arkada ise ihanetin meleği pusu kurmuş, sarıldığı kollarda pençelerini saklıyordu. Ağlıyordu, ama kendine değil. Ağlıyordu ama ağlamak istediğine değil. Onun göğsüne yaslanmanın bahanesiydi kıstığı gözleri. Bense yırtıp attığım bu kareden sonra sarıldım montuma. Yaslanıp arkama, virajlarda kıvrılan uçurumları hayal ettim zifiri karanlıkta. Bir sigara yaktım. Arkama bakmak istemeden ve kandırarak bilincimi, en çok o anda nefret ettim aynalardan. Bir otomobilde 4 kişiydik. Ben, şoför, o ve ihanetin meleği. Aldatılıyor muydum? Ya da, şu anda bu düşüncelerle kendimi aldatıyor muyum? Sevmiyorum söyleyemediğim sevgiliyi, peki sevgiliyse neden sevmiyorum?
Camı aralayıp sigaramın külünü savurdum rüzgara. Derin bir nefes çektim içime, yetmedi, ciğerlerime düşman olup, salmadım dumanını soluduğu havaya.
İlerlediğimiz asfalt içime akıyordu gittikçe. Korkuyordum, korkuyordum da gülüyordum yine de...
Sen ihanetin meleği,
Artık kurbanlarını ağlatamaman ne kadar acı!
Ne o, takatin mi kalmadı sahnede kılıktan kılığa girmeye ve kuliste beklemeye?
Hoşça kal güzelim. Hayat bir pazaryeri senin pencerende; istediğini satın aldığın ve pazarlıkta kazandığın... Bense tüccarım hayatının yarım asrını aşk nakline harcayan.
Yol bitti, ayrılık geldi. Kapıları açıldığında azap treninin, elimde sigaram ve sağ aynada gözlerim, çoktan gittim...
Ne ecelim oldun, ne de mutluluğa rengim..
!NC!PéR!S!
16-03-2007, 10:39
Hiçbir kelime senin adın kadar yer tutmadı dudaklarımda.. Hiçbir kadın senin kadar yakışmadı alın yazgıma..Ama başaramadık bu sevdayı yaşatmayı..Başaramadık işte..”
Biz seninle hiçbir zaman aynı cümlenin içinde bile anılmadık.. Ne ben acılarını sırtlamış cümlenin yüklemi olabildim ne de sen mutluluklarımın gizli öznesi olabildin..Biz sadece hasrete prangalı iki yürek olduk....Biz ayak uçlarındaki karlara aldırmadan güneşli sabahlara doğmayı özenen iki deli gelinciktik..Zamansız açtık baharlara..Zamansız uyandık kış uykularından..Birbirimizin yüzünde gördüğümüz gülüşleri bahar sandık..Oysa biz kökleri toprakta kalacak bir gelinciğin bir kış sabahı güneşe gülümsemesi kadar imkansızdık…Hayat yolculuğunda sırt sırta verdik zannederken sırtlarımızın arasına örülü hasret duvarlarını göremedik..Belki de görmek istemedik..Ne zaman duvarları aşmak istedik işte o an esir düştük imkansızlığa… İşte o zaman yenik düştük zamana.. Senle ben , hiçbir zaman “ biz “ olmayı başaramadık… Başaramadık işte.. Belki de seninle biz ayrı cephelerde savaşan iki kılıç ustasıydık…Kendimizi hep aramıza örülmüş hasrete kılıç sallar bilirken meğer biz kendi yüreklerimize kılıç sallamışız…
Hadi git sevgili.. Rüzgara karşı savaşmayı bırak…Hadi git.. Dağlar devrilmişken omuzlarıma, yalnızlık düşmüşken sokaklarıma git.. Git diyorum sana..Kapıyı biraz arala ve git.. Bana verdiğin ne varsa her şeyi topla ve git.. Bekletme ” seni” bekleyenleri…Bekletme kapımda beni sonsuzluğa gömecek yetim kelebekleri…Hadi git.. Her harfine ölümler beğendiğim adımı dudaklarımdan sökerek git.. Bana çıkan tüm sokakları sil adres defterlerinden.. Yaşayıp da kendi yüreğine bile ispat edemediğin bu sevdayı “ mutluluk bakiyelerden” düş gayri..Gözlerime demir pervazlardan ölüm göz kırpıyorken durma git …
Hadi git sevgili... Adınla başlayıp adınla bitiremediğim cümleler kadar yalnız bırak beni..Durma karanlıklarımda, durma hatıralarıma..Git sadece.. Bırak hayat boyu sensizlik yerine ölümler diz çöksün ayak dibime…Bırak günahların dökülsün soğuk ellerinin gezindiği kücük avuç içlerime..Hadi git sevgili.. Biz seninle rüya olmaktan öteye geçemedik.. Hiçbir zaman acıyı sırtlanıp mutluluğa gülümsemedik..Hadi git…Dudaklarında daha fazla kanamasın pişmanlıkların. Daha fazla ağlamasın hatıraların..Hadi git sevgili..
Hadi git..Çıktığın kapıdan ölüm gelsin ayak uçlarıma..Bırak gözlerin mapusluğum, yüreğin sonsuzluğum olsun..Hadi git…Durma sabahı olmayan karanlıklarımda.. Daha fazla üşütme ellerini karı, boranı eksik olmayan kışlarımda... Daha fazla bekleme yamalı cümlelerimde. Git diyorum sana.. Git..Beni “ bana “ bırakma…Hadi kapıyı arala ve git..Kapat tüm ışıkları.. Ve git hadi..Çıktığın kapının ardından ölüm gelsin gayri..
Şimdi git…
Unut ismimi…
Unut yeminlerini….
Seni hiç sevmediğimi farz et…
Bu sevdayı hiç yaşanmamış kabul et..
Demir kapımı “ ölüme “ arala ve sessice git…
Git diyorum…
Sadece git…
Ardından ölüm gelsin ayak uçlarıma..
Sana kavuşmayı bilmese de ,
Seni severken “ ölmenin gururunu “ yaşasın bu yürek…
Çünkü; sen benim,
Ölüm ile hayat arasına çizebildiğim tek mutluluğumdun!!!
alıntı
^^DoLCe^^
16-03-2007, 10:50
Ben gidiyorum şehir ağlıyor gidişime...
Karanlık sinsice çökerken şehrin caddelerine
Ben sensizliğin hüküm sürdüğü bir yerlere doğru yol alıyorum...
Ben gidiyorum küçücük çocuklar ağlıyor halime...
Rüzgar tersten esiyor delice
Hiç bir şey kar etmiyor yürek yenilince...
Ben gidiyorum bulutlar çıldırıyor her şeyi terk edişime...
Yağmurlar yağıyor üstüme,
Fırtınalar çıkıyor belki vazgeçerim diye
Ama hiç bir şey kar etmiyor beni yolumdan döndürmeye
Ben gidiyorum caddeler inliyor gidişime...
Sokak lambaları aydınlatmıyor etrafı yolumu görmeyeyim diye,
Kimse anlamadı yine
Hiç bir şey kar etmiyor insan aşk şarabını içince
yüreklerinize saglik oku oku bitmiyo rebbbb were bildiklerime yalniz:)
Saripapatya
16-03-2007, 15:40
Söylenmeyen sözlerin ağırlığı, demir balyalar gibi çöktü yüreğime...Bir yanardağ misali gönül dağım!Hani bazen diyorum ki patlasa bu yanardağ!...Dökse içindeki her şeyi dışarı!...Boşalsa!...Rahatlasa artık!...
Sonra duruyorum...Sonra susuyorum...İçimden çıkan lavların etrafı yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime...."Yan!" diyorum içime!..."Sadece sen yan!" Ve "Dayan!" diyorum gönlüme!..." Herkes mutlu olsun!Sen dayan!.."
Dayan be gönlüm!...Dayan ki , elbet birgün görecektir sevgili arşa yükselen alevlerini...Dayan ki , elbet bir gün sende açan alev kırmızısı güllerin kokusu yâre ulaşacaktır...Dayan ki bir gün alevlerin, sevgilinin gözyaşıyla buluşacaktır...Dayan gönlüm!... Seni de elbet bir anlayan olacaktır!...
Dayan be gönlüm!..İçine akıttığın gözyaşınla bile sitem etme sevgiliye!...Derdini başına tac et "Sevgiliden geldi." diye...Ve dayan , sorma "İçime bu yangını salıp da nereye gitti?" diye!...Sen sevgine sadık ol, o seni sevmese bile!...
Dayan be gönlüm!...Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr...Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var!...Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar!...Ama dayan gönlüm!..Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!...
Dayan be gönlüm!...İçindeki aleve attığın tohumları gözyaşınla yeşert!Dayan ki her şey bitecek bir gün, kalmayacak ne gam ne dert!...Alev kırmızısı güllerden der demet demet...Bil ki!...Bil ki bir gün mutlaka bitecek bu hasret!...
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO