PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HosgeLdin beni siyahLastiran SevgiLi..




Saripapatya
20-03-2007, 22:17
http://img76.imageshack.us/img76/6140/romantikbs7.jpg

Ölüler diyarından yağan her kar ,yüreğimin kuytu sığınağının saçaklarından sarkan buzlar kadar soğuk. Titrek bir nefes ve acı. Üzerime yağan kar taneleri kadar beyaz , her beyazda bir sızı .Bir burkuluşun acısı ne ise seni son görüşümün hüznü de o. Kusursuz olamadım asla ben. Kusursuz olmayı da istemedim. Kusursuzluk insan kavramını öldüren bir katil değil mi? Sele serpe bıçağını sağa sola sallayan ve sararmış dişlerinin arkasından çıkan korkunç kahkahalar… İnsanı ve insanlığı öldüren yorgun katil…
Tüm samiyetimle sana seslendim ve tüm masumiyetimle: “Beni Mecnun sanma ey Leyla, ben mecnun kadar kusursuz değilim.” Sen ise anlamadın ya da anlamak istemedin bunu ! Sen kusursuzdun ki! Sadece sadakate inanmazdın .Sadakatin anlamını ututturduklarında ben de ölüler evinin bir kıyısında , ellerimi iç içe geçirip ve baçaklarımı sımsıkı tutarak bir köşeye büzüldüm. Gözlerim saatlerce güneşe bakan gözler kadar kırmızı ve yüreğim, sığınağım kadar soğuktu.
İç heseplaşmaların arasında kaybolup giden bir serseri. Hesaplayamadığım hesapların içinde asla olmadım. Olamadım. Çünkü sen onların hepsini hesaplamıştın. Adamatmayı senden öğrendim ben ,aldatılmanın acısını da. Çünkü hiç aldatmadım ben .
Ufkun uzaklarında kaybolurken bakışlarım , düşünemeden yapamadığım kafamdan bir türlü atamadığım simanın kayboluşundaki sır kadar gizli düşüncelerin içindeyim.
Gelecek benden gelecek kadar uzak, hayaller artık bir hayal ve gece, gece kadar siyah. Anlamsız benzetmelerimi ve tesellilerimi çok derimlere kilitledin. Sen açmamış bir çiçek tazeliğinde ,sen bir gülün kırmızısında ve sen kalıplara sıkıştırılmış şiirlerdeysen eğer, ozaman ben ,ölüler evinin bilinmezinde bir yabancıyı yaşatmaya çalışıyorum . Bir yabancı kadar yabancısın artık. Mavi denizlerin güneş ışığına hasret derinliklerinde, hiç görmediğim iki kabuk arasına sıkışmış bir inci kadar bilinmezsin benim için . Işığını yitirmiş bir inci.
Saklandığım yere saklıyım artık. Kaçışlarımın sınağı benden fersah fersah uzak. Çıkış ve gün ışığı, karanlıktaki inci kadar muamma.
Güneşin muhteşem ışıkları inadına sarı ve inadına parlak. Aydınlanmanın gölgesindeki ve içindekilerin hissiyatına göre renklenen ölüler evi. Beyaz bir güvercin kanadındaki masumiyet ya da yeşil bir zeytin dalındaki barış. Renklerin simgesindeki evrensellik. Sen bunların hepsinden muafsın. Beyaz benim! Sarı ve yeşil de. Renklerin sevgi ve samimiyetle birleştiği yerde ben olurum
Mavi umuttur. Umut ben olurum, mavi benim adım. Sen, beni siyahlaştıran sevgili! Kararmış bulutlar senin habercin ve fırtına ! Fırtına seninle gelir .
Pencerem kararmış bulutlara dönük , güneş benden uzak. Anılarla değil anılarda yaşamayı senden öğrendim. Ayrıntılarında boğulmuyorum artık hayatın . Bu alemde ayrıntılara yer yok. Hayatımda ayrıntılar önemsizdi önceleri. Benim tek ayrıntım vardı o da Sendin. Ama sen ayrıntılardan da ayrıntıydın.
Kıymetini bilemediğim zamanlarımı dolduran, beni arafın ortasına sürükleyen , gereksiz bir ayrıntıydın. Aslında sen ayrıntılardan da ayrıntıydın.Şimdi bekliyorum seni ! Biliyorum herkes gibi sende geleceksin. Herkes kadar sen de kendini ve hayatını , yitirdiklerini yittiklerini değerlendireceğin zamanı bulacaksın burada ama unutma ki geriye dönemeyeceksin . Yitip gidenler senden çok uzaklarda kalmış olacak. Dönmek isteyeceksin dönemeyeceksin. Bazen geriye bakmak için bir pencere isteyeceksin .
Gel beni siyahlaştıran sevgili buradaki bütün pencereler sana kapalı. Açmak isteyeceksin açamayacaksın. Bütün yüzler sana yabancı. Yitip gidenlerin değerindeki değersizliğini anladığın an ,anlamayı da anlayacaksın .
Gel ey beni siyahlaştıran sevgili! Şimdi seni ,yüreği buz kesmiş , simanı unutmuş bir can burada beklemekte.
Hala aşık ama yar başka yaren başka! Dert başka Deva başka ! Baksana şimdi sana açılıyor ölüler evinin kapıları.
Hoş geldin beni siyahlaştıran sevgili..




Saripapatya
20-03-2007, 22:53
http://img521.imageshack.us/img521/2511/waitingfortrainiibysuperw1.jpg

BİL Kİ GİDİYORUM ..

Belki gidiyorum, ama bil ki istemeyerek. Gözyaşlarımı hissediyorum içimde bir yerdeler, o nasıl bir yerdir, tarifsiz bir acı veriyor ki ben bu acıyı sırf hak ettiğimi düşündüğümden yol bulup da süzülmelerine izin vermiyorum. An gelecek tutamayacağım düşecekler, gözlerimi kırpmadan uzaklara bakarken öyle sıcak akacaklar ki biliyorum yakacak tenimi..
Belki demem karaRsızlıktan değil inan. Senden gidemem ki ben, senden geçemem ki.. Yokluğunda içimde kalacağın odaların hazır şimdiden, yapacakların planlandı. Arzular en arka odaya, hayaller o odada kilitli bir sandığa, yanındaki odaya sarf edilen sözler, söylenirken dinlerken yaşanan hazlar oradaki çekmeceye, çok isteyipte dokunamamanın acısı ve yaşanamayanlar en yakın odaya. Bu kadar yakın olmasının nedeni öyle bir yara ki bu öyle unutulmaz ki uzağa koymanın anlamı yok.
Anlayacağın yanıma senide alıyorum bu gidişte. Sana gelmek ya da senle gelmek yanlıştı ama neye göre kime göre yanlıştı onu sorma ben bile bilmiyorum.
ettiğim yaraları kanatmaya gidiyorum. Bu sadece seni bensiz bırakmak, ben senle yanmaya gidiyorum. Üç kuruşluk huzurumuzu huzursuzluğa boğmaya gidiyorum.
Kendime ve sana en büyük haksızlığı yapmaya gidiyorum.
Seninle olamayacağımı bilmenin kahrına, doya doya, kanaya kanaya ağlamaya gidiyorum.
Yazdığım satırlar ellerimi yakıyor, talan oluyor her bildiğim, viran inandıklarım.
Bil ki gidiyorum…
Sana faydası yok ama bir sen daha doğuyor, ben kendimi sende öldürmeye gidiyorum…

Saripapatya
20-03-2007, 22:59
http://img49.imageshack.us/img49/6824/heartlessvw5.jpg

Anlar Gibiydin…

Oysa sen, onlar gibi değildin... Anlar gibiydin.

Zaman aktı, geldikleri gibi gitmesini bilen cinslerden. İnsanlar
konuştu, uzun uzun ve sık sık. Gözlerim uzun süre gittiğin noktada bakakaldı,
ayak izlerine. Kaybolmayan sevgin gibiydi gözlerim, yokluğunun aksine.

Uzun zaman geçti.
Sen biteli...
Ve ansızın çekip gideli...

Uzun zaman geçti. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar dakikalar.
Yavaş aktı yokluğunu düşündüğüm anlardaki cümlelerim. Ve hiçbir şey
diyemeyişim. Yavaştı zamanın akışı...

Hiç kimseye benzetemediğim yanların içindi sende kalan suskunluğum. Ve
en çok seni söylemekti, seni sana anlatmaktı doyasıya. Ve her iki cümle
arasında hiç kimse olmayışının ifadesini anlatabilmekti her düşüm.
Düşlerimi gerçekleştirdiğim kadar düştüm, giderken gözlerinin içinden...

Dakikalar içinde, çok fazla öldüm.
Her damla da tekrar tekrar öldüm...
Ve sen beni anlayan gözlerinin aksine,
beni tane tane terk ettin kendi içinde...

Ve gittin. Ansızın bittin… Gidişinin ayak izlerinde seni izlerken, beni
düşürdüğün son umudum geldi gözlerimin önüne...

Anladım. Ben senin için. Hiçbir şey değildim. Hiç kimse de değildim.
Son terk eden hep bendim, ayaklar altında kalan göz yaşlarımın
ıslaklığında serinleyen her bir kum tanesiydim...

Ölen bendim... Giden sen...

Oysa sen, onlar gibi değildin...
Anlar gibiydin..

Saripapatya
20-03-2007, 23:03
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun
Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

ATTİLA İLHAN

Saripapatya
21-03-2007, 00:30
Sensiz kaldım korkuyorum sensizlik ormanın da
Hayat yaşanmıyor sensiz,bir ışık ver bana
Bir ümit ışığı yak,içimdaki karanlığa
Bitsin korkularım,çare ol yalnızlığıma.
Sensizlik ormanın da sabah olmuyor,
Üşüyorum,üşüyorum,sensizlikten donuyorum.
Dudaklarım buz tutmuş titriyor kalbim gibi,
Nefes alamıyorum,sensiz yaşıyamıyorum.
Gel Umudum ol,Gel sevdam ol,Gel eşim ol,
Gel ısıt ruhumu,Gel hayat ver bana,
Gel usulca gir koynuma,gecenin karanlığın da,
Gel ışıkları yakmadan,Gel çocuklar uyanmadan,
Güneş gibi doğ ruhuma,çıkar beni aydınlığa.
Gel sokul sımsıkı sarıl bana
Gel dola kollarını boynuma bırakmamacısına
Bir sıcak nefes ver,buz tutmuş dudağıma
Gel hayat ver damarlarım da akan kana.......

Saripapatya
21-03-2007, 00:33
Sevmek böyle özdeşleşmemeliydi isminle. Ve sen bunca yoğunluklar içinde sıyrılıp sonsuzlaşmamalıydın içimde. Kaçsam bu duygudan, kurtulabilir miyim(?) bilmiyorum. Kurtulmaya çalışsam pesimden gelir mi bu sevgi? Bilmiyorum. Sen bir bilinmez olarak devam edip gidecek... Ne yazık , çok yazık! Ben seni insanlarla paylaşmak istiyorum. Oysa insanlar seni kendilerine ait kılmak istiyorlar. İnsanlar seni benimle paylaşmak istemiyorlar. Korkuyorlar benden. Evet, içimdeki yüceliğini, içimdeki sonsuzluğunu biliyorlar da korkuyorlar benden. Seni benimle paylaştıkları zaman seni çekip alacağımı ve hatta senin kendiliğinden bana geleceğinden korkuyorlar. Ve susmadığım zaman biliyorlar ki sen büyüyeceksin içimde. Benim sözcüklerimle yüz yüze gelmek istemiyorlar onlar. Biliyorlar ki sözcüklerle gelsem sığdıramayacağım seni hiçbir şeye. Ve onlar bütün bütün bunlara rağmen seni küçük sevgileriyle anlatmakla yetiniyorlar. Seni büyülten ve yücelten bir duyguya bir sevgiye karşı durup, onu sindirme cesareti bulamıyorlar kendilerinde ... Ve sen, tüm bu insanlar içinde evet sen bile o küçük hisciklerle yetinmek istiyorsun., istiyorsun çünkü o hisçikleri görüyor, kabulleniyor ama beni farketmiyorsun bile. Düşüncelere sürüklüyor bu beni. İnsanlar evet korkuyorlar ama ya sen? Sende öyle olacaktın? Sende mi onlar gibi olacaksın? Anlamıyorum ya senin korkun nedir! O küçük göllerde yüzmekle yetinip bu koca deryadan neden kaçarsın bilmem? Enginliği ve sonsuzluğu mu seni korkutan, limansızlığı, geriye dönüsü olmamasından mi? Evet, bu yola girersen geriye dönemeyeceğinin korkusunu yaşıyorsun. Oysa ben seni yüreğimin bir yerlerine hapsedecek değilim. Sevgi tutsaklık değildir hiçbir zaman. Sevgi hapsetmez seni yaşatır. Sevgi salar, sevgi özgür kılar sevgi özgür kılar. Aslında sen o küçük hisçik göllerinin içine hapsolmuşsun da, haberin yok be sevgili! Bana gelsen, tutsaklıktan çıkacaksın oysa. Oysa! Biliyorsun iste! Bilsen! Bilsen! Bilsen benimle yeni bir doğuşa varabilirdin. Sevmeden de sevilebileceğini görürdün. Ben seni insanların yasadığı bir yerde bekliyordum... Belki de biliyorsun. Nedir sendeki olup bittiler bilmiyorum ki, bir kerecik olsun bile onlardan sıyrılıp da "SEN DE BENİMSİN" demedin ki bana. Nerden bileyim. Sen benimdin ama ben senin değildim. Sen sana ait olmayanlara sahiplendin, bense yaşadıklarıma. Sen, ah sen! öyle uzaksın ki... Öyle uzaksın ki ey sevgili, SENİN İÇİN ÖLEMİYORUM AMA, SENİN İÇİN YAŞIYORUM

Saripapatya
21-03-2007, 00:40
Alışsaydım farklı olurdum inan, alışsaydım sensizliğe daha mutlu olurdum.Ama değilim, yanıyor içim.Ve hiçbir yağmur söndüremiyor bu yangını... Bir umut bekliyorum kendi kendine sönsün diye. Ah anlasaydın beni, ah bilseydin seni ne kadar çok sevdiğimi.Şimdi yanan, yüreğim değil aşk ateşi olurdu.Vazğeçtim beklemekten gelmeyeceksin. Ne acı bir gerçek.Kimi koyayım yerine kiminle avutayım kendimi? Kimi sen sayayımda sarılayım boynuna? kimin elerinin sıcaklığını hissedeyim?Bukadar acımasız olmamalıydın,Ben seni böyle tanımamıştım çünkü.Kocaman bir yüreğin vardı ben o yürekte oldugum için şanslıydım.Çok seviyordun beni yada ben ÖYLE SANIRDIM. Hiç bitmeycek diye düşünürdüm, öyle ya büyüktü bizim aşkımız, özeldi.Hayatta iyi yada kötü ne varsa hep birlikte paylaşacaktık, birbirimiz için yaşayacaktık.BAŞKALARI İLE MUTLU OLMA İHTİMALİ AKLIMIZDAN BİLE GEÇMEZDİ. Yolumuzu aşkımız aydınlatacak biz o yolda yürüyecektik hiç durmadan.
Derken, seni kendine bağlayan o yürek koyboldu birden... şimdi yüreğinin yerinde bir taş var, yoksa bu kadar vurdumduymaz olamazdın... her giden bahanesini yaratır her giden acımasızdır, ama sana konduramıyorum bunu.Kimbilir, belkide sensizliğe kendime konduramıyorumdur. Bu yüzdendirhaykırışım.Alışılmıyor, sensizlik kabullenilecek bir şey değil. Acım büyüyor bu yüzden. Her acı geçer biliyorum ama niye bu kadar uzun sürdü bu sefer. niye yarı ölü gibiyim hala? Her şeyde seni arıyorum lanet olsun\'\' Madem gidecektin söylemeliydin bana sensizliğe nasıl dayanılacağını. İnsanın yüreğinin yarasını atıp gitmesi mümkün değilki ben yapamıyorum sen yap hadi. Son kez gel yanım, çıkar yüreğimi yerinden va al götür nereye istersen. At bir kenara öyle kalsın...
Yok yok, kendi kendinede sönmeyecek bu yangın. Ben yaşadıkça yanmaya devam edecek içten içten. En azından bir tesellim var... bundan böyle hiç kimse yani bir yangın başlatamayacak yüreğimde,bir daha yaralayamıyacak beni. Acım o kadar derinki, kimse bir daha ACITAMIYACAK İÇİMİ...

!NC!PéR!S!
21-03-2007, 10:45
Pencere önündeyim
Dışarda yağmur
Havada hüzün
İçimde yokluğun

Sevdiğimiz şarkıyı dinliyorum
Sevgi anlaşmak değildir
Nedensizde sevilir
Bazen küçük bir an için ömür bile verilir.

Yokluğun var
Acıtan
Kanatan
Bitmeyen

Sessizlik var odamda. Duvarda resmin, o sıcak gülüşün. Her şey bıraktığın yerde duruyor. Bekleyiş var sessiz sedasız.

Yokluğun var
Gece gibi siyah
Zehir gibi acı
Ölüm gibi sessiz

Avunacak, avutacak bir şeyler arıyorum. Gittiğimiz yerlere gidiyorum. Her yer de izin her köşede senden bir anı. Bunlarda avutmuyor artık beni. Sığamıyorum buralara.

Yokluğun var
Dolmayan
Dinmeyen
İçime oturan

Raftan indirdim bugün günlüğümü. Neler yazmışım sana dair. İlk cümle hoş geldin dünyama. Okuyorum bir masal gibi. Sayfalar bir birini kovalıyor fark ediyorum. Çevireceğim son sayfa. Çevireceğim ve okuduğumun bir masal olmadığını anlamayacağım çünkü masallar iyi sonla biter.

Yokluğun
Hüzün
Yokluğun
Keder
Yokluğun
Yoksulluğum

Arkadaşlar geldi bugün bir bana bakıyorlar bir odaya. Bir gözlerime bakıyorlar bir göz göze geliyorlar. İndir fotoğrafları, yak defterleri artık vakti geldi diyorlar.

Yaşadıklarını unut
Güzel günlerini unut
Hatırlarını unut
Gözlerini unut
Onu unut
Unut işte
Unutmak en iyisi

Yokluğun var
Kor gibi yakan
Kimsenin bilmediği, anlamadığı
Dağ gibi yokluğun.

Çığlıklarım var duyuramadığım. Fırtınalar var içimde dinmeyen. Boğazıma düğümlenen cümleler var. Sen gittiğinden bu yana çalan bir şarkı var.

Eğer aşk buysa, sevgi buysa istemiyorum.
Bu şehir sensiz yaşanmaz oldu, dayanamıyorum.

Hoş geldin hüzün
Gülmüyor yüzüm.

Yokluğundayım
Yok, oluyorum.

Saripapatya
21-03-2007, 22:32
Yine sensiz giriyordum geceye.
"Yalnızlık" da olmasa acırdın kimsesizliğime.
Arkama kilitlenen kapıların bağırışlarından ürküyordum..
Oysa korkmadım hayatta sensizliğin yarattığı sessizliğin sesinden korktuğum gibi.
Ve acıtmadı canımı hiçbir şey,yüreğimin elini bıraktığında düştüğüm ıssızlık kadar.

Bembeyaz şehirde öyle belirgindim ki,oysa sevmedim asla farkedilmeyi.
Ama elimden bir şey gelmedi işte..
Öyle karanlıktım ki sensiz,öylesine kimsesizdim ki..
"Yalnızlık" da olmasa,acırdın sessizliğime.

Senin ısıttığın köşesine çekildim koltuğun..
Seni hatırlatacak nefesler aldım soğuk yastıklara sarılıp..
Sevgimizin ayrıntılarını yakarak çözdüm yüreğimdeki buzları.
Sana ve senin olanlara uzaktım hep.

Sense kimbilir hangi odalarda hangi kirli sabahlara uyanıyordun.
Bensiz kirliydi sabahların,kimseler silemezdi dudağındaki açlığı..
Kimse açamazdı yüreğindeki kilidi,ben yoksam yoktun sen de.

Ama muhtaç değilim artık sana..
Daima söyledim birer parçayız tek başına işlevsiz..
Daima söyledim silinirim sensiz..
Daima söyledim gidişinle başlar yokoluşum...

Dedim ya olması gereken oldu..
Sen gittin ben bittim..
Sen gittin ben yok oldum..

Seninle ilgili herseyi beynimden kazıdım sanıyordum..
Butun pismanliklarımı silerim sanıyordum..
Herseyi elimin tersiyLe itebilirim sanıyordum..
Bir adım atsan yanindaydım, seni geri dondurebilirim sanıyordum..

firtina_cocuk
21-03-2007, 22:54
papatya dokturuyon vallaa helal olsun o guzel yureğıne sağlıkkkk

Saripapatya
21-03-2007, 23:02
papatya dokturuyon vallaa helal olsun o guzel yureğıne sağlıkkkk

saol firtina cocuk :) begenmene sevindim..
inciperim paylasimin icin tskler canim sanada :)

Saripapatya
21-03-2007, 23:04
Daha kaç geceler böyle sessiz, böyle sensiz yaşayacağım? Bilmiyor musun ki ey yar, beni ne çok mahvediyor uzaklığın, ne çok bölüyor kalbimi kalbin...

Bir gece daha başlıyor... Önümde upuzun yaşayacağım bir gecem, bir karanlığım daha var. Saatlere, saniyelere gireceğin; damarımdaki kanıma kadar işleyeceğin bir gecem daha başlıyor... Bir gecem, bir sevdam daha başlıyor ama yazık ki gözyaşları ma giren olmayacaksın yinede.

Beni artık acılarımla baş başa bıraktı ağlamalarım. Gözyaşlarım bile beni terketti.Sen geldiğinden, sen olduğundan beri tüm herşey beni terketti. Ben de tükettim onları zaten. Evet artık geceleri uyuyamıyorum. Karanlıklar başlar başlamaz başlıyor kalbimin aglamaları.Önceleri onları dinlemeye, onlara ses vermeye çalışıyordum. Farketmiyormuşum gibi davranıyordum. Sırf o
karanlık geceyle yüz yüze gelmemek için.

Biliyordum o yalnızlığı yaşamam gerekiyordu. Bir insan arıyordum yanımda, geceyi bana unutturacak.

Onun iyi, güzel ve çirkin olması da önem taşımıyordu. Yeter ki olsun yanımda. Olsun ki gece üzerime üzerime gelmesin. Yanımda birini görüp vazgeçsin benden.Veya yanımda birileri olsun da unutayım istiyordum SENİ. Biliyordum ki geceyle yüz yüze kaldığım zaman Sevda dışında bir şey olmayacaktım. Sonra, sonra bu dönem de kayboldu. Yalnızlığı arayan, yalnızlığa özlem duyan oldum.O karanlık gecelerin ıssızlığına gömülmekten kaçamaz oldum. Çünkü onlar da seni buluyordum. Çünkü bana gündüzlerin veremediğini veriyordu geceler SENİ...

Gündüzlerde yoktun, aydınlarda yanımda yürüyen değildin. Ama geceleri öyle miydi? Geceleri yüreğimde yürüyordun ve ben adımlarında yaşayandım. Artık uyuyamıyorum. Hem de hiç mi hiç Ne kadar çabalasam da olmuyor. Bir garip ağırlıkla kah seni bekleyerek kah gelmeyeceğinden emin olarak geçiriyordum saatleri.

Seni yaşıyordum. Gecelerde yüz yüze kalıyorduk seninle.Gece vefalı, fedakar bir anne gibi kucağına alıyor beni sabaha kadar ***ürüyordu. Zaman akıyormuydu, geçiyor muydu bilen değilim. Hiçbir zaman da bilen olmadım. Bu yaralarla, bu kanıma işleyen aşk yangınlarıyla sabaha nasıl kül olmadan varabiliyordum? Bilmiyorum gerçekten. Yanmaktan ateş olduğum bu gecelerde beni tüketmeyen neydi?Sevgin mi? Beni evirip çevirip kora getiren söndürmeyen neydi?Bağrımdaki yangından neden yok olmuyordum? Beni sabaha vardıran geceler miydi yoksa?

Geceler Benim gecelerim.... Senin gecelerin... Seni yaşadığım Geceler. Gönlümde bir derin yarasın sen! Bu gecelerde de çok şey istedim bir şeyler yapabilmeyi. Elime çoğu kez kalem kağıt alıp seni yazmayı istedim. Olmadı ama.Kalbim seninle öylesine doluydu ki her hareketim sönük kalıyordu. Ben çaresizliği kapılıp gidiyordum. Ne yaptığımı bilmiyordum. Saatlerce, saatlerce oturup seni düşünüyordum. Kalbimde bastırmaya çalıştığım duygularıma ilk olarak geceleri yaşama hakkı veriyordum. Herkesten gizlemeye çalıştığım o korları gecelere çıkartıyordum sanki. Gecelerden saklamıyordum hiçbirşeyi. Gecelerle paylaşıyordum, ve geceler sarıyordu beni. Beni alıp sensizliğin okyanusunda boğmuyordu. Beni sensizliğin zirvesinde, en uç noktasında aşkın sonsuzluğuna ***ürüyordu.

Artık bu geceleri sevmeye başlıyorum. Bana seni getiren geceler...Benim gecelerim onlar...Benim senlerim benim yalnızlıklarım, benim aşklarım diyebildiğim gecelerim.Evet artık uyuyamayan, ağlayamayan gözlerime ağlamıyorum. Gecelerimi de feda ediyorum sana. Gündüzlerde söyleyemediklerimi gecelerde haykırıyorum. Ve uçsuz bucaksız seviyorum seviyorum SEVİYORUM.

Artık uyuyamıyorum, evet. Uykular haram oldu bana senden sonra. Hem nasıl uyuyabilirim ki? Gözlerin var artık gecelerimde, senin gözlerin senin karanlık gözlerin.. Hiç görmediğim gözlerin.... Sanıyorum ki artık sana yalnız ben değil, geceler de vurgun! Beni böylesine koynuna alışı, karanlığında bunca aydınlatması neden? Evet sen öyle güzel, öyle güzelsin ki, geceler de seni sevdi.Öyle ki sana ihanet edip de seni yaşamıyormuşçasına uyumaya, gözlerimi yummaya çalıştığım zaman hemen giriveriyorlar içime ve seni getiriyorlar bana. Gözlerimi öyle bir açıyorlar ki bir dahasına kapayamıyorum bile...

Ve ağlayabilmeyi diliyorum bazı geceler. Bunu gecelerden sonsuza diliyorum. Ağlasam, doyasıya hıçkırırcasına ağlasam belki seni bir parçacık olsa unutur ve kendi içime gömülür birazcık gözlerimi yumabilirim diye düşünüyorum. Sabahları uykuda yakalayan olmaktan çıkıp, sabahları uykuda bulunan olmak istiyorum. Bunun için istiyorum ağlayabilmeyi. Sana olan özlemimi, içimde bir dağ kadar ululaşmış hasretini belki bir parça dindirebilirim diye düşünüyorum. Belki seni birazcık gömebilirim de yüreğime, rahatlarım diye umuyorum olmuyor.

Ağlamaya çalışıyorum, ağlamalarım bana isyanlar ediyor. Geceler bana bu isteğimi vermiyor. Ne zaman ağlasam yalnızca ve yalnızca bir iki gözyaşı olup kalıyorsun gözlerimlde. Gözlerimde donan birkaç damla yaş oluyorsun, o yaşları da sarıyor geceler. O yaşlarla birlikte alıyor yanına geceler beni... Geceler unutmamı istemiyor seni, geceler bana ihanet ediyor. Geceler senden yana sevdiğim, geceler seni yaşamamı istiyor. Sözümü dinlemiyor....

Güneşi özlediğim oluyor arada bir. Yeter diyorum bunca yıldızla arkadaş olduğum. Seni unutup da yıldızları gördüğüm anlar olursa tabii. Beni böyle gördükleri zaman anlamıyor insanlar. Nasıl böyle saatlerce kalabildiğimi sorup duruyorlar. Böyle tüm dünya uyku içindeyken benim nasıl karanlığın içinde bakışlarımı dayattığımın sırrını anlamıyorlar. Ve onlar bilmiyorlar ki içim bir kordur...Tüm dünya, tüm tabiat susmalarda ve uykulardadır belki ama benim yüreğimde gizlenmektedir tüm dünya... Ben içime tüm insanları,,, tüm milyarları almışım. Farkında değiller. Herkesi ve herşeyleri sığdırmışım içime. Bir sen sığmıyorsun, bir seni sığdıramıyorum kalbime, bilmiyorlar...Ve senin uzaklığın, ve senin gece kadar olan uzaklığın... Bana öyle uzak öyle yabancısın ki sevdiğim, seni senden istemeye korkuyorum. Geceleri bu yüzden seviyorum. Seni sevmeme engel olmuyor, seni bana getiriyor... ve seni gecenin karanlığında buluşumdandır seni gündüzleri istemeyişim. Evet sevdiğim bana her şeyden ve herkesten uzaksın. Herkesin yaşamına giriyor, her şeyi paylaşıyorsun insanlarla... Ama bana gelmiyorsun. Ama ama sitem bile etmiyorum... Sana söyleyecek söz bulamıyorum. Söyleyecek bir şeyler arasam ve bulsam biliyorum geceler alır onu elimden, dilimden de. Sana söyleyeceklerimin hesabını yapsam sabahlar buna izin vermez. Ve ben seni yaşıyorum. Olsa olsa sana BU SEVGİYİ YAŞA diyebilirim.Gel birlikte yaşayalım demeye dilim varmaz. Geceler bunu bırakmaz yanına. Kaybettiğim değilsin. Ben seni hiç yitirmedim. Çünkü içimde taşıdığımdın hep. Benden bir parça oldun sen. Ben kendimi yitirmediğim sürece sen de kaybolmayacaksın.

Evet, seni anlamakla, seni yaşamakla, seni sevmekle geçirdiğim bu gecelerde, sabahladığım bu gecelerde, benden çok uzaklarda bulunan sana uykularında bir rahatlık veriyorsa sevdam, ne mutlu bana. Gecelerim...Sarın yaralarımı geceler demiş bir şair.. Beni bu geceler mahvetti desem haksızlık mı ederim onlara. Beni sen mahvettim desem yalan olur bu. Ama beni bu geceler, geceleri de bana musallat eden sensin. Senin sevdanla başladı gecelere sevda yazmam. Sevda masalı okumam bundandı. Ben bu gecelerde tüm karanlıkları dağıtabilirim. Bana hüzünlerini, bana acılarını ver sevdiğim. Ver ki senin acılarını da ortak edeyim gecelerime. Ver ki gecelerle kavgalı olayım. Şimdi seni getirdikleri için onlara ses bile çıkarmıyorum. Sen yaşadığımsın, yaşatanımsın. Sevdamsın sen... Belki ben anlatamıyorum ama geceler bu sevdaya şahittir. Çünkü artık onlarda bu aşka ortak oldular. Belki benden bile çok seviyorlar seni. Ben seni hiç mi hiç gözlerimle bitirmek istemedim. Ve gecelerin içinde, gecelerle birlikte hep sevdim seni...VE HEP SEVECEĞİM...

Ne kadar birlikte olamayacağımızı bilsem de Ben ve Gecelerim Hep seveceğiz seni...