Orijinalini görmek için tıklayınız : Bazı Metal Gruplarının Şarkılarının Türkçesi ve İngilizcesi!
Apocalyptica - Life Burns
we break our enemies with fear
DÜŞMANLARIMIZI KORKUYLA YENİYORUZ
and we've seen how the tears come around
VE GÖZ YAŞLARININ NASIL AKTIĞINI GÖRDÜK
we built our confidence on wasteland
GÜVENİMİZİ MAHVOLMUŞLUK ÜZERİNE KURDUK
we've seen how the walls come down
DUVARLARIN NASIL DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRDÜK
life burns!
HAYAT YANAR!
Nakarat:
[ a man dies like a butterfly
BİR ADAM KELEBEK GİBİ ÖLÜR
life burns from the touch of the reaper
HAYAT, BİÇENİN DOKUNUŞUYLA YANAR
all things must pass
HERŞEY GEÇMELİ
one love is a crooked lie
TEK AŞK SAHTE BİR YALANDIR
the world lies in the hand of evil
DÜNYA ŞEYTANIN ELLERİNDE YATAR
and we pray it would last
VE SÜRMESİ İÇİN DUA EDERİZ
life burns!
HAYAT YANAR! ]
we have no sympathy for the lost souls
KAYIP RUHLARA HİÇ SEMPATİMİZ YOK
we've chosen the path of disgrace
REZİLLİĞİN YOLUNU SEÇTİK
we give this life to our children
BU HAYATI ÇOCUKLARIMIZA VERİYORUZ
and teach them to hate this place
VE BU YERDEN NEFRET ETMEYİ ÖĞRETİYORUZ
Nakarat
a man dies like a butterfly
BİR ADAM KELEBEK GİBİ ÖLÜR
life burns from the touch of the reaper
HAYAT BİÇENİN DOKUNUŞUYLA YANAR
one love is a crooked lie
TEK AŞK SAHTE BİR YALANDIR
the world lies in the hand of evil X5
DÜNYA ŞEYTANIN ELLERİNDE YATAR
Nakarat x2
life burns! x3
HAYAT YANAR
Apocalyptica - Bittersweet
I'm giving up the ghost of love
Aşkın hayaletini bırakıyorum
In the shadows cast on devotion
Sadakatin üzerine düşen gölgelere
She is the one that I adore
Taptığım kişi o
Creed of my silent suffocation
Sessiz boğuluşumun inancı
Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz
Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarında kaybolan
Bittersweet
(Hem iyi hem de kötü
I won't give up
Pes etmeyeceğim
I'm possessed by her
Ele geçirildim onun tarafından
I'm wearing a cross
Bir haç giyiyorum
She's turning to my god
O benim İlah’ım oluyor
Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz
Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan
Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz
Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan
Bittersweet
Hem iyi hem de kötü
I want you
Seni istiyorum
[I'm only wanting you]
Sadece seni istiyorum
And I need you
Ve sana ihtiyacım var
[I'm only needing you]
Sadece sana ihtiyacım var
Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz
Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan
Break this bittersweet spell on me
Üzerimdeki hem iyi hem de kötü olan büyüyü boz
Lost in the arms of destiny
Kaderin kollarıda kaybolan
Bittersweet
Hem iyi hem de kötü
Left To Die - Death
Put your life into their hands
Hayatını onların ellerine ver
Die for someone else
Başka biri için öl
Now you're in the real world
Şimdi gerçek dünyadasın
Where pain and death are felt.
Acının ve ölümün hissedildiği.
The first blood shed does not seem real
İlk akan kan gerçeğe benzemez.
Reality is what you feel
Gerçeklik hissettiklerindir
Dropping to your knees you pray
Dizüstü çökerek dua edersin
God won't make this go away
Tanrı bunu uzaklaştırmayacak
You will not return alive - Left to die
Canlı olarak dönmeyeceksin- Ölüme terk edildin
Suffering until the end - Left to die
Sona kadar acı çekiyorsun- Ölüme terk edildin
Time stands still as you pass away
Sen ölürken zaman durur
No more tomorrow this is your last day
Artık yarın yok, bu senin son günün
On this fucking earth
Bu kahrolası dünyada
Bodies fall onto the ground
Cesetler zemin üzerine düşer
Blood flies through the air
Kan havada süzülür
Shredded victims lie in pain
Parçalanmış kurbanlar acı içinde yatar
Death is never fair
Ölüm asla adil değildir
Legs blown off, all hope is lost
Dizler büküldü, bütün umutlar yok oldu
A human life is what it cost
Mâl olduğu şey bir insan hayatı
Others follow close behind
Diğerleri arkada yakından takip ederler
A real adventure they will find
Gerçek bir macera bulacaklar
You will not return alive - Left to die
Canlı olarak dönmeyeceksin- Ölüme terkedildin
Suffering until the end - Left to die
Sona kadar acı çekiyorsun - Ölüme terkedildin
Bury Me Deep Inside Your Heart - HIM
Let me wake up in your arms
kollarında uyanmama izin ver
Hear you say it's not alright
işlerin yolunda olmadığını söylemeni duymama
Let me be self dead and gone
bu dünyadan gitmeme izin ver
So far away from life
hayattan çok uzağa
Close my eyes
gözlerimi kapa
Hold me tight
beni sıkıca tut
And bury me deep inside your heart
ve beni kalbinin derinliklerine göm
All I ever wanted was you, my love
tek istediğim sendin aşkım
You...all I ever wanted is you, my love
sen...tek istediğim sendin, aşkım
Your're all I ever wanted, just you
tek istediğim sendin, sadece sen
Let me never see the sun
bırak bir daha asla güneşi görmeyeyim
And never see your smile
ve gülüşünü de
Let us be so dead and so gone
ölü ve gitmiş olmamıza izin ver
So far away from life
hayattan çok uzakta
Just close my eyes
sadece gözlerimi kapa
Hold me tight
beni sıkıca sar
And bury me deep inside your heart
ve beni kalbinin derinliklerine göm
All I ever wanted was you, my love
tek istediğim sendin aşkım
You...all I ever wanted is you, my love
sen...tek istediğim sendin, aşkım
You're all I ever wanted, you, oh my love
tek istediğim sendin aşkım
You're all I ever wanted, you, my love
tek istediğim sendin, sen, aşkım
That's the way it's always been
bu her zaman böyle olmuştur
My heart stops beating only for you Baby
kalbim atmayı sadece senin için bırakır bebeğim
Only for your loving
sadece aşkın için
All I ever wanted was you, my love
tek istediğim sendin aşkım
You...all I ever wanted is you, my love
sen...tek istediğim sendin, aşkım
You're all I ever wanted, you, oh my love
tek istediğim sendin aşkım
You're all I ever wanted, you, my love
tek istediğim sendin, sen, aşkım
Funeral Of Hearts - HIM
Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir
And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel
When angels cry blood
melekler kan ağladığında
On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine
The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni
And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış
When love is a gun
aşk bir silah olduğunda
Separating me from you
beni senden ayıran
She was the sun
o bir güneşti
Shining upon
The tomb of your hopes and dreams
ümitlerinin ve hayallerinin kabrinin üzerinde parlayan
so frail
çok narin
He was the moon
o aydı
Painting you With it's glow
sıcaklığıyla seni boyayan
so vulnerable and pale
kolay incinebilir ve soluk
She was the wind,
o rüzgardı
carrying in
All the troubles and fears here for years tried to forget
içinde yıllardır unutulmaya çalışılmış bütün belaları ve korkuları taşıyan
He was the fire
o bir yangındı
restless and wild
huzursuz ve vahşi
And you were like a moth to that flame
ve sen bu ateşe bir pervane gibiydin
Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir
And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel
When angels cry blood
melekler kan ağladığında
On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine
The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni
And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış
When love is a gun
aşk bir silah olduğunda
Separating me from you
beni senden ayıran
The heretic seal beyond divine
kutsallığın ardındaki dine ters düşen mühür
Pray to god who's deaf and blind
kör ve sağır olan Tanrı'ya dua ediyor
The last night's the soul's on fire
son gecede ruhlar yanıyor
Three little words and a question why
üç küçük kelime ve bir neden? sorusu
Love's the funeral of hearts
aşk kalplerin cenaze törenidir
And an ode for cruelty
ve zulüm için bir gazel
When angels cry blood
melekler kan ağladığında
On flowers of evil in bloom
açmakta olan şeytanın çiçeklerine
The funeral of hearts
kalplerin cenaze töreni
And a plea for mercy
ve merhamet için yakarış
When love is a gun
aşk bir silah olduğunda
Separating me from you
beni senden ayıran
Love You Like I Do - HIM
On my heart I'll bear the shame
kalbimde bu utancı taşıyacağım
No prayer can ease the pain
hiçbir dua acıyı hafifletemez
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
Love you like I do
benim sevdiğim gibi
And there's no escape
ve hiç kaçış yok
Just countless mistakes
sadece sayısız hata
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
Love you like I do
benim sevdiğim gibi
It will never be the same
asla aynı olmayacak
Witness trust fade away
güvenin yok oluşuna şahitlik et
No one will love you
hiçkimse seni sevmeyecek
No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek
No one will love you
hiçkimse seni sevmeyecek
Love you like I do
benim sevdiğim gibi
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
No one will love you the way I do
hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
Love you like I do
benim sevdiğim gibi
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
No one will love you the way I do
hiçkimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek
No one will love you
hiç kimse seni sevmeyecek
Love you like I do
benim sevdiğim gibi
Love you like I do x4
benim sevdiğim gibi
The Sacrament - HIM
I hear you breathe so far from me
benden çok uzakta nefes aldığını duyuyorum
I feel your touch so close and real
dokunuşunu hissediyorum çok yakında ve gerçek
And I know
ve biliyorum ki
My church is not of silver and gold,
kilisem gümüş ve altından değil
It's glory lies beyond judgement of souls
görkemi ruhların yargılanmasının ardında yatıyor
The commandments are of consolation oh
10 emir avuntu taşır
You know our sacred dream won't fail
biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak
The sanctuary tender and so frail
kutsal yer hassas ve narin
The sacrament of love
aşkın ayini
The sacrament of warmth is true
içtenliğin ayini gerçektir
The sacrament is you
ayin sensin
I hear you weep so far from me
benden çok uzakta ağladığını duyuyorum
I taste your tears like you're next to me
gözyaşlarını sanki yanımdaymışsın gibi tattım
And I know
ve biliyorum ki
That our prayers are not enough to give
dualarımız vermek için yeterli değil
Oh the ancient runes so deep and so dear
Ah antik semboller çok derin ve değerli
The revelation is our patron fear
açığa vuruş bizim koruyucu korkumuzdur
You know our sacred dream won't fail
biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak
The sanctuary tender and so frail
kutsal yer hassas ve narin
The sacrament of love
aşkın ayini
The sacrament of warmth is true
içtenliğin ayini gerçektir
The sacrament is you x5
ayin sensin
You know our sacred dream won't fail
biliyorsun kutsal hayalimiz başarısız olmayacak
The sanctuary tender and so frail
kutsal yer hassas ve narin
The sacrament of love
aşkın ayini
The sacrament of warmth is true
içtenliğin ayini gerçektir
The sacrament is you
ayin sensin
Right Here In My Arms - HIM
She is smiling like heaven is down on earth
o, cennet dünyaya inmiş gibi gülümsüyor
Sun is shining so bright on her
güneş onun üstünde çok parlak parlıyor
And all her wishes have finally come true
ve bütün dilekleri sonunda gerçekleşti
And her heart is weeping.
ve kalbi ağlıyor
This happiness is killing her.
bu mutluluk onu öldürüyor
She'll be right here in my arms
o tam burada kollarımda olacak
So in Love
öylesine aşık
She'll be right here in these arms
tam burada bu kolların arasında olacak
She can't let go
gitmesine izin veremez
So hard she's trying
çok çabalıyor
But her heart won't turn to stone... oh no
fakat kalbi taşa dönmeyecek.. oh hayır
She keeps on crying
ağlamaya devam ediyor
But I won't leave her alone
fakat onu yalnız bırakmayacağım
She'll never be alone
asla yalnız olmayacak
She'll be right here in my arms
o tam burada kollarımda olacak
So in Love
öylesine aşık
She'll be right here in these arms
tam burada bu kolların arasında olacak
She can't let go
gitmesine izin veremez
When Love And Death Embrace - HIM
I'm in love with you
Sana aşığım
And it's crushing my heart
Ve bu kalbimi eziyor
All I want is you
Tek istediğim senin
To take me into your arms
Beni kollarının arasına alman
When love and death embrace
Aşk ve ölüm kucaklaştığı zaman
I love you
Seni seviyorum
And you're crushing my heart
Ve sen kalbimi eziyorsun
I need you
Sana ihtiyacım var
Please take me into your arms
Lütfen beni kollarının arasına al
When love and death embrace
Aşk ve ölüm kucaklaştığı zaman
In Joy And Sorrow - HIM
Oh girl we are the same
oh kız biz aynıyız
we are young and lost and so afraid
biz genciz, kayıbız ve çok korkuyoruz
there's no cure for the pain
acı için bir ilaç yok
no shelter from the rain
yağmurdan korunak yok
All our prayers seem to fail
tüm dualarımız işe yaramamış gibi gözüküyor
In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır
in world so hollow
bu bomboş dünyada
it is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor
In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır
in world so hollow
bu bomboş dünyada
it is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor
Oh girl we are the same
oh kız biz aynıyız
we are strong and blessed and so brave
güçlüyüz, kutsanmışız ve çok cesuruz
with souls to be saved
kurtarılmayı bekleyen ruhumuzla
and faith regained
ve yeniden kazanılmış inançla
all our tears wipe away
tüm gözyaşlarımız silinip gitti
In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır
in world so hollow
bu bomboş dünyada
It is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor
In joy and sorrow my home's in your arms
neşede ve kederde evim kollarının arasındadır
in world so hollow
bu bomboş dünyada
it is breaking my heart
bu kalbimi kırıyor
Join Me In Death - HIM
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim
We are so young
biz çok gençiz
our lives have just begun
hayatlarımız daha yeni başladı
but already we're considering escape from this world
ama şimdiden bu dünyadan kaçmayı düşünüyoruz
and we've waited for so long for this moment to come
ve bu anın gelmesi için çok uzun zaman bekledik
was so anxious to be together, together in death
ölümde birlikte olmak için çok arzuluyum
Nakarat:
[ Won't you die tonight for love
bu gece aşk için ölmez misin
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim
Won't you die
ölmez misin
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim
Won't you die tonight for love
bu gece aşk için ölmez misin
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim ]
This world is a cruel place
bu dünya zalim bir yer
and we're here only to lose
ve biz sadece kaybetmek için buradayız
so before live tears us apart let death bless me with you
öyleyse yaşam bizi ayırmadan ölümün beni seninle kutsamasına izin ver
Nakarat
this live ain't worth living x4
bu hayat yaşamaya değmez
Nakarat
Baby join me in death
ölümde bana katıl bebeğim
Beautiful - HIM
Just one look into your eyes
sadece gözlerine bir bakış
One look and I'm crying
bir bakış ve ben ağlıyorum
'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzelsin
Just one kiss and I'm alive
sadece bir öpücük ve ben yaşıyorum
One kiss and I'm ready to die
bir öpücük ve ölmeye hazırım
'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzelsin
Just one touch and I'm on fire
sadece bir dokunuş ve ben yanıyorum
One touch and I'm crying
bir dokunuş ve ben ağlıyorum
'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzelsin
Just one smile and I'm wild
sadece bir gülüş ve ben vahşiyim
One smile and I'm ready to die
bir gülüş ve ölmeye hazırım
'Cause you're so beautiful
çünkü çok güzesin
Oh and you're so beautiful
oh ve sen çok güzelsin
My darling
sevgilim
Oh you're so beautiful
oh çok güzelsin
You're so beautiful
sen çok güzelsin
Oh my baby
oh bebeğim
You're so beautiful
çok güzelsin
And you're so beautiful
ve sen çok güzelsin
Oh my darling
sevgilim
Oh my baby
bebeğim
And you're so beautiful
ve sen çok güzelsin
Wicked Game - HIM
the world was on fire no one could save me but you
dünya yanıyordu, kimse beni kurtaramazdı sen hariç
strange what desire will make foolish people do
arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf
i'd never dreamed that i'd meet somebody like you
senin gibi biriyle tanışacağımı hiç düşünmemiştim
i'd never dreamed that i'd lose somebody like you
senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim
no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak istemiyorum
(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak istemiyorum
(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
with you
seninle
what a wicked game to play
oynamak için ne kadar kötü bir oyun
to make me feel this way
böyle hissetmemi sağlaman
what a wicked thing to do
yapmak için ne kadar kötü bir şey
to let me dream of you
seni hayal etmeme izin vermen
what a wicked thing to say
söylemek için ne kadar kötü bir şey
you never felt this way
asla böyle hissetmediğin
what a wicked thing you do
yaptığın ne kadar kötü bir şey
to make me dream of you
seni hayal etmemi sağlaman
no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak isytemiyorum
(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
no i don't wanna fall in love
hayır aşık olmak istemiyorum
(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya her zaman kalbini kıracak)
with you
seninle
the world was on fire no one could save me but you
dünya yanıyordu, kimse beni kurtaramazdı sen hariç
strange what desire will make foolish people do
arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf
i'd never dreamed that i'd love somebody like you
senin gibi birini seveceğimi hiç düşünmemiştim
i'd never dreamed that i'd lose somebody like you
senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim
now i wanna fall in love
şimdi aşık olmak istiyorum
(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya herzaman kalbini kıracak)
now i wanna fall in love
şimdi aşık olmak istiyorum
(this world is always gonna break your heart)
(bu dünya herzaman kalbini kıracak)
with you
seninle
nobody loves no-one
kimse kimseyi sevmiyor
Razorblade Kiss - HIM
I taste death in every kiss we share
Paylaştığımız her öpücükte ölümü tadıyorum
Every sundown seems to be the last we have
Her güneş batışı yaşadığımız sonuncuymuş gibi görünüyor
Your breath on my skin has the scent of our end
Tenimdeki nefesinde sonumuzun kokusu var
I'm drunk on your tears, baby, can't you see it's hurting
Gözyaşlarınla sarhoş oldum, bebeğim, görmüyormusun bu acıtıyor
Mmhhh mmmhhhh
Every time we touch we get closer to heaven
Her dokunuşumuzda cennete daha da yaklaşıyoruz
And at every sunrise our sins are forgiven
Ve her güneş doğuşunda günahlarımız bağışlanıyor
Uh,uh
Ah, ah
You on my skin this must be the end
Sen tenimdesin bu sonumuz olmalı
The only way you can love me is to hurt me again
Beni sevebilmenin tek yolu beni tekrer incitmen
And again and again and again
Ve tekrar ve tekrar ve tekrar
Nakarat :
[ Your love is a razorblade kiss
Aşkın bir traş bıçağı öpücüğü
Sweetest is the taste from your lips
En tatlı olan dudaklarının tadı ] x2
Oh the taste from your lips, my Darling
Oh dudaklarının tadı, sevgilim
Taste from your lips, oh my Love
Dudaklarının tadı, aşkım
Only inside I'm free
Sadece içerde özgürüm
I'm tired of waiting
Beklemekten yoruldum
You've got to let me dream
Hayal etmeme izin vermelisin
Inside Baby
İçeriyi bebeğim
I'm not afraid to feel
Hisetmekten korkmuyorum
I want you to love me
Beni sevemeni istiyorum
Cause you are the one x3
Çünkü sen O'sun
Nakarat
Hallowed Be Thy Name - Iron Maiden
I'm waiting in my cold cell when the bell begins to chime
bekliyorum soğuk hücremde çan çalmaya başlarken
Reflecting on my past life and it doesn't have much time
geçmişim hakkında derin düşünerek ve yok fazla zamanım
Cos at 5 o'clock they take me to the Gallows Pole
çünkü saat 5'te darağacına götürecekler beni
The sands of time for me are running low
zamanın kumları benim için azalıyor şimdi
When the priest comes to read me the last rites
okumaya geldiğinde papaz son ayini
I take a look through the bars at the last sights
parmaklıkların ardından bakıyorum, son manzaraları
Of a world that has gone very wrong for me
benim için çok ters giden bir yaşamın
Can it be there's some sort of error
böyle bir hata varolabilir mi
Hard to stop the surmounting terror
zordur durdurmak bu yokedici terörü
Is it really the end not some crazy dream
çılgın bir rüya değil gerçek bir son mu bu
Somebody please tell me that I'm dreaming
lütfen rüya gördüğümü söylesin birisi
It's not so easy to stop from screaming
çok kolay değil durdurmak çığlığı
But words escape me when I try to speak
ama konuşmayı denediğimde kaçıyor kelimeler benden
Tears they flow but why am I crying
bu dökülenler gözyaşı ama neden ağlıyorum
After all I am not afraid of dying
hepsinin sonunda korkmuyorum ölmekten
Don't believe that there is never an end
inanma asla bir son olmadığına
As the guards march me out to the courtyard
gardiyanlar götürürken beni bahçeye
Someone calls from a cell "God be with you"
birisi hücreden sesleniyor "Tanrı olsun seninle"
If there's a God then why has he let me die?
eğer varsa bir tanrı neden ölmeme izin verdi?
As I walk all my life drifts before me
yürürken tüm hayatım ardımda sürükleniyor
And though the end is near I'm not sorry
üzülmüyorum son yanıbaşımda olmasına rağmen
Catch my soul cos it's willing to fly away
yakala ruhumu çünkü o uçup gitmeye hevesli
Mark my words please believe my soul lives on
inanın ruhumun yaşayacağına dinleyin sözlerimi
Please don't worry now that I have gone
lütfen üzülmeyin gittiğim için şimdi
I've gone beyond to see the truth
görmeye gidiyorum gerçeğin ötesini
When you know that your time is close at hand
sizinde zamanınız yaklaştığında
maybe then you'll begin to understand
belki de o zaman başlayacaksınız anlamaya
Life down there is just a strange illusion
oradaki hayat sadece garip bir yanılsama
Yeah, yeah, yeah, Hallowed be thy name
evet evet evet, senin adın kutsansın
Yeah, yeah, yeah, Hallowed be thy name
evet evet evet, senin adın kutsansın
2 A.M. - Iron Maiden
I get in from work at 2 a.m.
İşten saat 2'de çıkarım
and sit down with a beer
Ve bir birayla otururum
Turn on late night TV.
Gece TV'sini açar,
and then wonder why I'm here
neden burada olduğumu düşünürüm
It's meaningless and trivial
Anlamsız ve önemsiz
and it washes over me
sadece beni de alıp götürür
And once again I wonder
ve tekrar merak ederim
is this all there is for me
Benim için olanların hepsi bu mu?
NAKARAT
Here I am again
Yine buradayım
Look at me again
Bana bak yine
Here I am again
Yine buradayım
On my own
Kendi başıma
Trying hard to see
Görmek için çabalıyorum
What there is for me
Benim için burada olanları
Here I am again
Buradayım yine
On my own
Kendi başıma
Life seems so pathetic
Hayat beş para etmez görünüyor
I wish I could leave it all behind
Keşke hepsini geride bırakabilseydm
This canvas chair, this bed,
Bu sandalye, bu yatak,
these walls that fall in on my mind
aklıma düşen bu duvarlar
Hold on for something better
Daha iyisi için bekle
that just drags you through the dirt
seni pisliğe sürükleyecek için
Do you just let go or carry on
and try to take the hurt
Bırakıyor musun yoksa devam edip
acıya dayanmaya mı çalışıyorsun
NAKARAT
My December - Linkin Park
This is my December
Benim Aralık ayım
This is my time of the year
Yılın en sevdiğim zamanı
This is my December
Bu benim aralık ayım
This is all so clear
Bu oldukça net
This is my December
Bu benim aralık ayım
This is my snow covered home
Bu benim karla kaplı yuvam
This is my December
Bu benim aralık ayım
This is me alone
Bu yalnızca benim
And I
Ve ben..
Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim
And I
Ve ben..
Take back all the things I said
To make you feel like that
Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum
And I
Ve ben..
Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim
And I
Ve ben..
Take back all the things I said to you
Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum
And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum
Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için
Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum
To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için
This is my December
Bu benim aralık ayım
These are my snow covered dreams
Bunlar benim karla kaplı hayallerim
This is me pretending
Bu benim rol yapışım
This is all I need
Bu tek ihtiyacım olan şey
And I
Ve ben..
Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim
And I
Ve ben..
Take back all the things I said
To make you feel like that
Böyle hissetmene yol açan tüm sözlerimi geri alıyorum
And I
Ve ben..
Just wish that I didn't feel
Like there was something I missed
Bir şeyleri özlediğimi hissetmiyor olmak isterdim
And I
Ve ben..
Take back all the things I said to you
Sana söylediğim tüm sözleri geri alıyorum
And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum
Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için
Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum
To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için
This is my December
Bu benim Aralık ayım
This is my time of the year
Yılın en sevdiğim zamanı
This is my December
Bu benim aralık ayım
This is all so clear
Bu oldukça net
And I give it all away
Ve her şeyden vazgeçiyorum
Just to have somewhere to go to
Sadece gidecek bir yerimin olması için
Give it all away
Her şeyden vazgeçiyorum
To have someone to come home to
Eve gelmeme sebep olacak birine sahip olmak için
Papercut - Linkin Park
Why does it feel like night today?
Neden geceymiş gibi geliyor bugün?
Something in here's not right today
Burada bir şey yolunda değil bugün
Why am I so uptight today?
Neden çok telaşlıyım bugün?
Paranoia's all I got left
Bana tek kalan şey paranoya
I don't know what stressed me first
Beni ilk streslendiren neydi bilmiyorum
Or how the pressure was fed but
Yada baskının nasıl beslendiğini, ama
I know just what it feels like
Sadece ne hissettirdiğini biliyorum
To have a voice in the back of my head
Kafamın akalarında bir sese sahip olmanın
It's like a face that I hold inside
O içimde tuttuğum bir yüz gibi
A face that awakes when I close my eyes
Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz
A face watches every time I lie
Her uzanışımda izleyen bir yüz
A face that laughs every time I fall
Her düşüşümde gülen bir yüz
(And watches everything)
(Ve her şeyi izleyen)
So I know that when it's time to sink or swim
Bu yüzden biliyorum ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde
That the face inside is hearing me right underneath my skin
Bu içerdeki yüz beni duyuyor tam derimin altından
Nakarat:
[ It's like I'm paranoid lookin' over my back
Sanki arkasına bakıp duran bir paranoyak gibiyim
It's like a whirlwind inside of my head
Bu kafamın içinde bir kasırga gibi
It's like I can't stop what I'm hearing within
İçimdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi
It's like the face inside is right beneath my skin
İçimdeki yüz tam derimin altında gibi ]
I know I've got a face in me
Biliyorum içimde bir yüz var
Points out all my mistakes to me
Bana bütün hatalarımı belirtiyor
You've got a face on the inside too and
Senin de içinde bir yüz var ve
Your paranoia's probably worse
Senin paranoyaların muhtemelen daha beter
I don't know what set me off first but I know what I can't stand
Beni ilk etkileyeni bilmiyorum ama neye dayanamadığımı biliyorum
Everybody acts like the fact of the matter is
Herkes işin gerçeğindeymiş gibi davranıyor
I can't add up to what you can but
Ne yapabileceğini anlayamıyorum, ama
Everybody has a face that they hold inside
Herkesin içinde tuttuğu bir yüz var
A face that awakes when I close my eyes
Gözlerimi kapadığımda uyanan bir yüz
A face watches every time they lie
Her uzanışlarında izleyen bir yüz
A face that laughs every time they fall
Her düşüşlerinde gülen bir yüz
(And watches everything)
(Ve her şeyi izleyen)
So you know that when it's time to sink or swim
Bu yüzden bilirsin ki yüzme ya da batma zamanı geldiğinde
That the face inside is watching you too right inside your skin
Bu içerdeki yüz seni de izliyor tam derinin içinden
Nakarat x2
The face inside is right beneath your skin
Bir yüz içerdedir tam derinin altında
The sun goes down
Güneş batıyor
I feel the light betray me
Işığın bana ihanetini hissediyorum
Nakarat x2
It's like I can't stop what I'm hearing within x2
İçerdeki sesi duymayı engelleyemiyorum gibi
It's like the face inside is right beneath my skin
İçimdeki yüz tam derimin altında gibi
She Shines - Linkin Park
She shines like a flower
In my head
O kafamda bir çiçek gibi parlar
Everybody,
Wants to pick her head
Herkes onu koparmak ister
She said she loved me
And lied to me
O beni sevdiğini söyledi ve bana yalan söyledi
She was by the river
And lied to me
O nehirin yanındaydı ve bana yalan söyledi
She shines like a flower
In my head
O kafamda bir çiçek gibi parlar
Everybody,
Wants her in their bed
Herkes,onu kendi yatağında ister
She said she loved you
And lied to you
O seni sevdiğini söyledi ve sana yalan söyledi
She was by the river
And lied to you
O nehrin yanındaydı ve sana yalan söyledi
So eager
Öyle istekli ki
So eager
Öyle istekli ki
So eager
öyle istekli ki
Nakarat
So eager ...
öyle istekli ki
Nakarat
So eager...
öyle istekli ki
The Down Syndrome - Linkin Park
People turn around, people let you down
insanlar etrafında dolanır, seni hayal kırıklığına uğratır
Anywhere you go, anyone you see
Gittiğin her yer, gördüğün herkes
It's real
Gerçektir
It's up to you to make it happen
Olmasını sağlamak sana bağlı
It's up to you to make it real
Gerçekleştirmek sana bağlı
Nakarat x 2
[ And you know how it feels
Ve nasıl hissettirdiğini bilirsin
To bleed some
Biraz kanamanın
To need some
Biraz ihtiyac duymanın ]
Tell me what you know
Bana ne bildiğini söyle
Tell me how you feel
Bana nasıl hissettiğini söyle
It doesn't matter when you're down
Düştüğünde bir önemi kalmaz.
When you look at me with your eyes
Bana ne zaman gözlerinle baksan
That smile on your face it seems happy
Yüzündeki bu gülüş mutlu görünür.
Are you happy?
Mutlu musun?
Yeah Yeah
Evet,Evet
Nakarat x 2
From The Inside - Linkin Park
I don't know who to trust no surprise
Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan
[Everyone feels so far away from me]
[Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor]
Heavy thoughts sift through dust and the lies
Ağır düşünceler, tozu ve yalanları gözden geçiriyor
Trying not to break but I'm so tired of this deceit
Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan
Everytime I try to make myself get back upon my feet
Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam
All I ever think about is this
Üzerinde tüm düşündüğüm bu
All the tiring time between
Aradaki tüm yorucu zaman
And how trying to put my trust in you just takes so much out of me
Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü
I take everything from the inside and throw it all away
İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum
'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum
Tension is building inside steadily
Gerginlik içimde sürekli kuruluyor
[everyone feels so far away from me]
[Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor]
Heavy thoughts forcing their way out of me
Ağır düşünceler yollarını benden uzaklaşmaya zorluyorlar
Trying not to break but I'm so tired of this deceit
Kırılmamaya çalışıyorum ama çok yoruldum bu yalancılıktan
Everytime I try to make myself get back up on my feet
Ne zaman kendimi yeniden ayaklarımın üzerinde durdurmaya çalışsam
All I ever think about is this
Üzerinde tüm düşündüğüm bu
All the tiring time between
Aradaki tüm yorucu zaman
And how trying to put my trust in you just takes so much out of me
Ve güvenimi sana vermeye çalışmanın benden ne çok şey götürdüğünü
I take everything from the inside and throw it all away
İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum
'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum
I won't waste myself on you
Kendimi seninle harcamayacağım
You
Seninle
You
Seninle
Waste myself on you
Kendimi seninle harcamayacağım
You
Seninle
You
Seninle
I'll take everything from the inside and throw it all away
İçeriden her şeyi alacağım ve hepsini atacağım
'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum
I Take everything from the inside and just throw it all away
İçeriden her şeyi alıyorum ve hepsini fırlatıp atıyorum
'Cause I swear for the last time I won't trust myself with you
Çünkü senin hakkında kendime güvenmeyeceğime son kez yemin ediyorum
You
Sen
You
Sen
Faint - Linkin Park
I am a little bit of loneliness, a little bit of disregard
ben biraz yalnızlığım birazcık da aldırmazlık
Handful of complaints, ,
avuç dolusu şikayetim
but I can help the fact that everybody can see these scars
ama herkesin bu yaraları görebileceği gerçeğine katlanabilirim
I am What I want you to want, what I want you to feel
ben istemeni istediğim şeyim, hissetmeni istediğim şeyim
But it's like no matter what I do,
ama sanki ne yaparsam yapayım
I can't convince you,to just believe this is real
seni, bunun doğruluğuna inandıramıyorum
So I let go, watching you, turn your back like you always do
bu yüzdem salıverdim, seni izleyerek her zaman yaptığın gibi arkanı dön
Face away and pretend that I'm not
yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran
But I'll be here 'cause you want what I've got
ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun
I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum
Don't turn your back on me
bana sırtını dönme
I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim
Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek
Don't turn your back on me
bana sırtını dönme
I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim
I am a little bit insecure, a little unconfident
ben biraz güvensizim biraz da emin değilim
'Cause you don't understand, I do what I can,
çünkü yapabileceğimi yaptığımı anlamıyorsun
but sometimes I don't make sense
ama bazen mantıksız davranıyorum
I say what you never wanna say, but I've never had a doubt
asla söylemek istemediklerini söylüyorum ama hiç şüphem yok
It's like no matter what I do, ,
sanki ne yaparsam yapayım
I can't convince you for once just to hear me out
seni sözümü bir kez dinlemen için ikna edemiyorum
So I let go, watching you, turn your back like you always do
bu yüzdem salıverdim, seni izleyerek, herzaman yaptığın gibi arkanı dön
Face away and pretend that I'm not
yüzünü kaçır ve ben yokmuşum gibi davran
But I'll be here 'cause you want what I've got
ama burada olacağım çünkü bende olanı istiyorsun
I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum
Don't turn your back on me
bana sırtını dönme
I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim
Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek
Don't turn your back on me
bana sırtını dönme
I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim
Now
şimdi
Hear me out now
duy beni şimdi
You're gonna listen to me, like it or not
beni dinleyeceksin, sevsen de sevmesen de
Right now
şu anda
Hear me out now
duy beni şimdi
You're gonna listen to me, like it or not
beni dinleyeceksin, sevsen de sevmesen de
Right now
şu anda
I can't feel the way I did before
eskisi gibi hissedemiyorum
Don't turn your back on me
bana sırtını dönme
I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim
Time won't heal this damage anymore
zaman artık bu yaraları iyileştiremeyecek
Don't turn your back on me
bana sırtını dönme
I won't be ignored
ihmal edilmeyeceğim
Don't Stay - Linkin Park
Sometimes I need to remember just to breathe
Bazen nefes almayı hatırlamaya ihtiyaç duyuyorum
Sometimes I need you to stay away from me
Bazen benden uzak durmana ihtiyaç duyuyorum
Sometimes I’m in disbelief I didn’t know
Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim
Somehow I need you to go
Hernasılsa gitmene ihtiyac duyuyorum
Nakarat:
[ Don’t stay
Kalma
Forget our memories
Unut hatıralarımızı
Forget our possibilities
Unut imkanlarımızı
What you were changing me into
Beni neye dönüştürdüğünü
Just give me myself back and
Beni kendime bırak tekrar ve
Don’t stay
Kalma
Forget our memories
Unut hatıralarımızı
Forget our possibilities
Unut imkanlarımızı
Take all your faithlessness with you
Tüm inançsızlığını yanına al
Just give me myself back and
Beni kendime bırak tekrar ve
Don’t stay
Kalma ]
Sometimes I feel like I trusted you too well
Bazen sana ço fazla güvendiğimi hissediyorum
Sometimes I just feel like screaming at myself
Bazen kendime bağırıyormuşum gibi hissediyorum
Sometimes I’m in disbelief I didn’t know
Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim
Somehow I need to be alone
Hernasılsa yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum
Nakarat
I don’t need you anymore, I don’t want to be ignored
Sana daha fazla ihtiyacım yok, boş verilmiş olmak istemiyorum
I don’t need one more day of you wasting me away
Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok
I don’t need you anymore, I don’t want to be ignored
Sana daha fazla ihtiyacım yok, boş verilmiş olmak istemiyorum
I don’t need one more day of you wasting me away
Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok
With no apologies
Özürsüzce
Nakarat
Points Of Authority - Linkin Park
İlk kısım:
Forfeit the game before somebody else
Oyundan çekil, birileri
Takes you out of the frame puts your name to shame
Seni resimden çıkartıp ismini utandırmadan önce
Cover up your face you can't run the race
Yüzünü ört, yarışı yürütemezsin
The pace is too fast you just won't last
Hız çok fazla, sonunu getiremezsin
You love the way I look at you
Sana bakış şeklimi seviyorsun
While taking pleasure in the awful things you put me through
Zevk alırken beni korkunç şeylerin içine sokuyorsun
You take away if I give in
Teslim olsam alıp götürürsün
My life My pride is broken
Hayatım ve gururum kırıldı
Nakarat:
[ You like to think you're never wrong
Asla yanılmadığını düşünmeyi seviyorsun
You want to act like you're someone
Önemli biriymiş gibi davranmayı seviyorsun
You want someone to hurt like you
Birisinin senin gibi acı çekmesini istiyorsun
You want to share what you've been through
Yaşadıklarını paylaşmak istiyorsun
(You live what you learn)
(Öğrendiğin şeyleri yaşarsın) ]
You love the things I say I'll do
Yapacağımı söylediğim şeyleri seviyorsun
The way I'll hurt myself again just to get back at you
Sadece sana geri dönmek için kendime acı çektirişimi
You take away when I give in
Teslim olsam alıp götürürsün
My life My pride is broken
Hayatım ve gururum kırıldı
Nakarat
İlk kısım x2
Nakarat x2
One Step Closer - Linkin Park
I cannot take this anymore
artık buna dayanamıyorum
I'm saying everything I've said before
daha önce söylediğim şeyleri söylüyorum
All these words they make no sense
bütün bu sözler anlam ifade etmiyor
I find bliss in ignorance
cahillikte saadet buluyorum
Less I hear the less you'll say
ne kadar az duyarsam o kadar az söyleyeceksin
But you'll find that out anyway
ama nasıl olsa sen onu keşfedeceksin
Just like before...
her zamanki gibi
Everything you say to me
bana söylediğin her şey
Takes me one step closer to the edge
beni bıçak ağzına bir adım yaklaştırır
And I'm about to break
ve parçalanmak üzereyim
I need a little room to breathe
nefes almak için biraz boşluğa ihtiyacım var
Cause I'm one step closer to the edge
çünkü bıçak ağzına bir adım daha yakınım
And I'm about to break
ve parçalanmak üzereyim
I find the answers aren't so clear
açık olmayan cevaplar buluyorum
Wish I could find a way to disappear
yok olmak için bir yol bulmayı diliyorum
All these thoughts they make no sense
bütün bu düşünceler anlam ifade etmiyor
I find bliss in ignorance
cahillikte saadet buluyorum
Nothing seems to go away
hiçbir şey gidecek gibi görünmüyor
Over and over again
yeniden ve tekrardan
shut up when I'm talking to you
seninle konuştuğumda çeneni kapa
Easier To Run - Linkin Park
NAKARAT :
[ It’s easier to run
KAÇMAK DAHA KOLAY
Replacing this pain with something numb
BU ACIYI UYUŞMUŞ BİR ŞEYLE DEĞİŞTİREREK
It’s so much easier to go
GİTMEK ÇOK DAHA KOLAY
Than face all this pain here all alone
TÜM BU ACIYLA BURADA TEK BAŞIMA YÜZLEŞMEKTEN ]
Something has been taken from deep inside of me
İÇİMDE DERİNLERDEN BİR ŞEYLER ALINDI
The secret I’ve kept locked away no one can ever see
KİLİTLİ TUTTUĞUM KİMSENİN GÖREMEDİĞİ SIR
Wounds so deep they never show they never go away
ÖYLE DERİN YARALIYOR Kİ ASLA GÖRÜNMEZLER ASLA GİTMEZLER
Like moving pictures in my head for years and years they’ve played
ZİHNİMDE YILLAR YILI OYNADIKLARI FİLMLER GİBİ
A :
[ (If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM
(Retrace every wrong move that I made I would)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM
(If I could stand up and take the blame I would)
EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM
(If I could take all the shame to the grave I would)
EĞER TÜM UTANCI MEZARA GÖTÜREBİLSEYDİM GÖTÜRÜRDÜM
(If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM
(Retrace every wrong move that I made I would)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM
(If I could stand up and take the blame I would)
EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM
(I would take all my shame to the grave)
TÜM UTANCIMI MEZARA GÖTÜRÜRDÜM ]
NAKARAT
Sometimes I remember the darkness of my past
BAZEN GEÇMİŞİMİN KARANLIĞINI HATIRLARIM
Bringing back these memories I wish I didn’t have
BU SAHİP OLMAMAYI DİLEDİĞİM ANILARI GERİ GETİREREK
Sometimes I think of letting go and never looking back
BAZEN BIRAKMAYI VE ARDIMA HİÇ BAKMAMAYI DÜŞÜNÜRÜM
And never moving forward so there’d never be a past
VE ASLA İLERLEMEMEYİ BÖYLECE ASLA BİR GEÇMİŞ DE OLMAZDI
A tekrar
Just washing it aside
BUNU BİR YANA BIRAKIYORUM
All of the helplessness inside
İÇİMDEKİ TÜM ACİZLİĞİ
Pretending I don’t feel misplaced
KENDİMİ YANLIŞ YERDE HİSSETMİYORMUŞ GİBİ YAPARAK
It’s so much simpler than change
BU DEĞİŞMEKTEN ÇOK DAHA KOLAY
NAKARAT
It’s easier to run
KAÇMAK DAHA KOLAY
(If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM
(Retrace every wrong move that I made)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM
It’s easier to go
GİTMEK DAHA KOLAY
(If I could change I would take back the pain I would)
EĞER DEĞİŞTİREBİLSEYDİM ACIYI GERİ ALIRDIM
(Retrace every wrong move that I made I would)
YAPTIĞIM HER YANLIŞ HAREKETİN KAYNAĞINA İNERDİM
(If I could stand up and take the blame I would)
EĞER AYAĞA KALKIP SUÇU ÜSTLENEBİLSEYDİM ÜSTLENİRDİM
(I would take all my shame to the grave)
TÜM UTANCIMI MEZARA GÖTÜRÜRDÜM
Numb - Linkin Park
I'm tired of being what you want me to be
Senin istediğin gibi olmaktan sıkıldım
Feeling so faithless lost under the surface
Yerin altında inançsız bir sekilde kaybolumuş hissediyorum.
Don't know what you're expecting of me
Benden ne beklediğini bilmiyorum
Put under the pressure of walking in your shoes
Senin yerinde olmanın baskısı altındayım
Every step I take is another mistake to you
Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış
Nakarat :
[ I've become so numb I can't feel you there
O kadar hissizleştim ki senin burada olduğunu fark edemiyorum
I've become so tired
Çok yoruldum
So much more aware I'm becoming this
Ne hale geldiğimin çok daha fazla farkına vardım
All I want to do is be more like me and be less like you
Tek istediğim daha cok benim gibi, daha az senin gibi olmak ]
Can't you see that you're smothering me
Beni boğduğunu göremiyormusun
Holding too tightly afraid to lose control
Kontrolu kaybetme korkusu ile çok sıkı tuttuğunu
Cause everything that you thought I would be
Çünkü benim olabileceğimi sandiğin her şey
Has fallen apart right in front of you
Dağılıverdi gozünün önünde
Every step that I take is another mistake to you
Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış
And every second I waste is more than I can take
Ve harcadiğim her saniye dayanabileceğimden fazla
Nakarat
And I know
Ve biliyorum
I may end up failing too
Hüsrana da uğrayabilirim
But I know
Ama biliyorum
You were just like me with someone disappointed in you
Sende hayal kırıklığına uğrayan biriyle tıpkı benim gibiydin
Nakarat x2
In the End - Linkin Park
(It starts with)
One thing /
Bir şeyle başlıyor
I don’t know why
It doesn’t even matter how hard you try
Ne kadar uğraşırsan uğraş hiçbir önemi yok, neden bilmiyorum.
Keep that in mind /
Aklında şunu tut
I designed this rhyme
To explain in due time
Bu şiiri(güfteyi) uygun zamanda açıklamak için yazdım(tasarladım)
All I know
time is a valuable thing
Tek bildiğim zaman değerli bir şeydir
Watch it fly by as the pendulum swings
Sarkaç sallanırken onun uçup gitmesini seyret
Watch it count down to the end of the day
Günün sonuna kadar zamanın geriye doğru sayımını izle
The clock ticks life away
Saat hayatı uzaklaştırarak işliyor
It’s so unreal
Bu çok gerçekdışı
Didn’t look out below
Dışarıdan aşağıya bakmadım
Watch the time go right out the window
Zamanı pencerenin önünden geçip giderken seyret
Trying to hold on
Tutunamaya çalışırken
/ but didn’t even know
Wasted it all just to
Watch you go
Ama zamanı sadece senin gitmeni izlemek için harcadığımı bile bilmiyordum
I kept everything inside and even though I tried /
Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen
it all fell apart
Herşey dağılıverdi
What it meant to me / will eventually / be a memory / of a time when I tried so hard
Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak
And got so far
Ve o kadar ileri gittim
But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı
I had to fall
To lose it all
Hepsini kaybetmek için düşmeliydim
But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı
One thing / I don’t know why
It doesn’t even matter how hard you try
Bir şey....
Ne kadar uğraştığının hiçbir önemi kalmıyor,neden bilmiyorum
Keep that in mind / I designed this rhyme
To remind myself how
I tried so hard
Şunu bil ki(aklında tut ki) bu şiiri(güfteyi) kendime ne kadar çok uğraştığımı hatırlatmak için yazdım
In spite of the way you were mocking me
Acting like I was part of your property
Benle dalha geçip durmana rağmen, senin bir parçanmışım gibi hareket ediyordum
Remembering all the times you fought with me
I’m surprised it got so (far)
Kavga ettiğimiz zamanları hatırlıyorum da nasıl bu kadar ileri gitti şaşırıyorum
Things aren’t the way they were before
Hiçbirşey eskisi gibi değil artık
You wouldn’t even recognize me anymore
Beni artık tanıyamazsın bile
Not that you knew me back then
Beni yeniden tanıyacaksın sonra
But it all comes back to me
Ama hepsi bana geri dönüyor
In the end
en sonunda
I kept everything inside and even though I tried /
Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen
it all fell apart
Herşey dağılıverdi
What it meant to me / will eventually / be a memory / of a time when I tried so hard
Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak
And got so far
Ve o kadar ileri gittim
But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı
I had to fall
To lose it all
Hepsini kaybetmek için düşmeliydim
But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı
I've put my trust in you
Sana güvenmiştim
Pushed as far as I can go
Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım
And for all this
There’s only one thing you should know
Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var
I've put my trust in you
Sana güvenmiştim
Pushed as far as I can go
Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım
And for all this
There’s only one thing you should know
Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var
I tried so hard
O kadar çok uğraştım
And got so far
Ve o kadar ileri gittim
But in the end
It doesn't even matter
Ama en sonunda hiçbir önemi bile kalmadı
I had to fall
To lose it all
Hepsini kaybetmek için düşmeliydim
But in the end
It doesn't even matter
Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı
Somewhere I Belong - Linkin Park
(When this began)
I had nothing to say
Bu başladığında söyleyecek hiçbir şeyim yoktu
And I get lost in the nothingness inside of me
Ve içimdeki hiçbirşeysizlikte kaybolmuştum
(I was confused)
Kafam karışmıştı
And I let it all out to find
That I’m not the only person with these things in mind
Ve kafasında böyle şeyler olan tek insan olmadığımı bulmak için onların dışıma çıkmasına izin verdim
(Inside of me)
İçimde...
But all that they can see the words revealed
Is the only real thing that I’ve got left to feel
Ama onların görebildiği tek şey şu: sadece açığa çıkan kelimeler, benim hissetmem için bırakılan gerçekliklerdir
(Nothing to lose)
Kaybedecek hiçbir şey yok
Just stuck, hollow and alone
Sıkışmış bi durumdayım, içim delik ve yalnızım
And the fault is my own, and the fault is my own
Ve hata benim kendimin,ve hata kendimin
[Chorus]
[Koro]
I wanna heal, I wanna feel what I thought was never real
İyileşmek istiyorum, düşündüklerimin asla gerçek olamayacağını hissetmek istiyorum
I wanna let go of the pain I’ve felt so long
Bu kadar uzun zamandır hissettiğim acının gitmesini istiyorum
(Erase all the pain till it’s gone)
O gidene kadar bütün acıları sil
I wanna heal, I wanna feel like I’m close to something real
İyileşmek istiyorum, gerçek bir şeye yakınmışım gibi hissetmek istiyorum
I wanna find something I’ve wanted all along
Somewhere I belong
Ait olduğum yerde hep istediğim bir şey bulmak istiyorum
And I’ve got nothing to say
Ve söyleyecek hiçbirşeyim yok
I can’t believe I didn’t fall right down on my face
Yüzümün üstüne yere serilmediğme(düşmediğime) inanamıyorum
(I was confused)
Kafam karışık
Looking everywhere only to find
That it’s not the way I had imagined it all in my mind
Sadece aklımda hayal ettiğim gibi olmadığını görmek için her yere bakıp duruyorum
(So what am I)
Ben neyim?
What do I have but negativity
Negatiflik dışında neyim var?
’Cause I can’t justify the way, everyone is looking at me
Çünkü herkesin bana bakma nedenini bulamıyorum
(Nothing to lose)
Kaybedecek bir şey yok
Nothing to gain, hollow and alone
Kazanacak birşey yok, içim delik ve yalnızım
And the fault is my own, and the fault is my own
Ve hata sadece benim ve hata sadece benim
[Repeat Chorus]
[Koro tekrar]
I will never know myself until I do this on my own
Bunu kendi üstümde deneyenekadar asla kendim olduğumu bilemeyeceğim.
And I will never feel anything else until my wounds are healed
Ve yaralarım iyileşene kadar başka hiçbir şey hissetmeyeceğim
I will never be anything till I break away from me
Benden kendimden ayrılana kadar hiçbirşey olamayacağım
I will break away, I'll find myself today
Kendimden ayrılacağım, bugün kendimi bulacağım
[Repeat Chorus]
[Koro tekrar]
I wanna heal, I wanna feel like I’m somewhere I belong
İyileşmek istiyorum, ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum
I wanna heal, I wanna feel like I’m somewhere I belong
İyileşmek istiyorum, ait olduğum yerdeymişim gibi hissetmek istiyorum
Somewhere I belong
Ait olduğum yerde...
Die Die My Darling - Metallica
Die, die, die my darling
Öl, öl, öl sevgilim
Don't utter a single word
Tek bir kelime etme
Die, die, die my darling
Öl, öl, öl sevgilim
Just shut your pretty eyes
Sadece tatlı gözlerini kapat
I'll be seeing you again
Seni yeniden görüyor olacağım
I'll be seeing you in hell
Seni cehennemde görüyor olacağım
So don't cry to me oh baby
Bu yüzden bana ağlama bebeğim
Your future's in an oblong box
Senin geleceğin bir dikdörtgen kutunun içi
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
You should have seen it a-coming on
Bunu fark etmeliydin
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Had to know it was in your cards
Onun kartlarının içinde olduğunu bilmeliydin
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Dead-end zone for a dead-end girl
Çıkmaz bir kız için bir çıkmaz yok
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Now your life drains on the floor
Şimdi yaşamın yerde kuruyor
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Die, die, die my darling
Öl, öl, öl sevgilim
Don't utter a single word
Tek bir kelime etme
Die, die, die my darling
Öl, öl, öl sevgilim
Just shut your pretty mouth
Sadece tatlı ağzını kapa
I'll be seeing you again
Seni yeniden görüyor olacağım
I'll be seeing you in hell
Seni cehennemde görüyor olacağım
So don't cry to me oh baby
Bu yüzden bana ağlama bebeğim
Your future's in an oblong box
Senin geleceğin bir dikdörtgen kutunun içi
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
You should have seen it a-coming on
Bunu fark etmeliydin
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Had to know it was in your cards
Onun kartlarının içinde olduğunu bilmeliydin
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Dead-end zone for a dead-end girl
Çıkmaz bir kız için bir çıkmaz yok
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Now your life drains on the floor
Şimdi yaşamın yerde kuruyor
Don't cry to me oh baby
Bana ağlama bebeğim
Die, die, die my darling
Öl, öl, öl sevgilim
Don't utter a single word
Öl, öl, öl sevgilim
Die, die, die my darling
Öl, öl, öl sevgilim
Just shut your pretty mouth
Sadece tatlı ağzını kapa
I'll be seeing you again
Seni yeniden görüyor olacağım
I'll be seeing you in hell
Seni cehennemde görüyor olacağım
Die, die, die
Die, die, die
Die, die, die
Öl,öl,öl...
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO