nUv@nd@
29-03-2007, 13:35
'' 50 yaşıma henüz girdim. Fakat görünüşüm 80 yaşındaki birininki gibi. Ciddi böbrek problemlerinden zarar görüyorum çünkü yeterince su içmiyorum. Korkarım artık yaşamak için fazla zamanım yok.
5 yaşımdaki çocukluğumu hatırlıyorum. O zamanlar parklarda birçok ağaç, güzel bahçeli evler vardı ve ben yarım saat boyunca duş almaktan çok hoşlanıyordum Şimdi ise vücudumuzu temizleyebilmek için mineral yağlı havlular kullanıyoruz. Önceleri, tüm kadınların güzel saçları vardı şimdi ise temiz su bulamadığımız için kafamızı kazıtmak zorundayız. Sonra, babam arabasını hortumdan gelen su ile yıkardı. Şimdi, oğlum suyun bu şekilde israf edilmiş olabileceğine inanmıyor. posterlerde, radyo ve televizyonlarda suyu koru diye uyarılar yapıldığını hatırlıyorum, fakat kimse dikkate almadı. Suyun hiç tükenmeyeceğini düşünüyorlardı. Şimdi, bütün nehirler, göller, barajlar, ve yeraltı kaynakları hem kuru hem de kirli.
Tuzu alınmış bitkiler istihdamın ana kaynağı haline geldi ve işçiler maaşlarının bir bölümünü içilebilir su olarak alıyorlar. 20 litrelik su için sokaklarda saldırılar başladı. Önceleri, yetişkinler için tavsiye edilen günlük su içme miktarı günde 8 bardaktı. şimdilerde sadece yarım bardak için izinliyim. Mikrolu su tanklarını kullanıyoruz. Çünkü kanalizasyon sistemi su eksiği yüzünden çalışmıyor. Halkın dış görünüşü korkunç. Cilt kanseri, mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıkları ölümlerin ana sebebi. Cildin çok fazla kuruması yüzünden 20 yaşındaki gençler 40 yaşında gibi görünüyor. Bilim adamları araştırıyor, fakat problemin bir çözüm yolu yok. Su üretilemez. Ağaç ve bitki yokluğundan dolayı oksijen seviyesi de azaldı. Yeni neslin zeka kapasitesi şiddetle bozuldu.
Birçok erkeğin sperm şekli değişti. Bunun sonucunda ise bebekler özürlü, mutasyona uğramış ve fiziksel özürlü olarak doğuyorlar.Hükümet soluduğumuz hava için (yetişkin bir insan günde 137 metreküp) bizi ödeme yapmak mecburiyetinde bırakıyor. Bunu ödeyemeyen insanlar güneş enerjisi ile çalışmakta olan büyük mekanik akciğerlerle havalandırılmış bölgelerden kovuluyor. Hava çok kaliteli değil ama en azından insanlar nefes alabiliyor. ''Ortalama hayat süresi 35'' yıl deniliyor. Irmakların geçtiği yerlerde oluşan yeşil alanlara sahip ülkeler ağır silahlı askerlerce korunuyor. Su artık altın ve elmastan çok daha değerli. Artık yağışlar sadece asit yağmuru biçiminde gerçekleşiyor.
Çevreyi korumak için uyarıldık fakat hiç kimse dikkate almadı. Oğlum benimle gençliğim hakkında konuşmak istediğinde ona yeşil tarlaları, çiçeklerin güzelliğini, yağmuru, yüzmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu, ırmaklardaki ve barajlardaki balıkları, içebildiğimiz kadar su içmeyi ve insanların ne kadar sağlıklı olduklarını anlatırım. Suçlu hissetmekten kendimi alamıyorum çünkü ben, çevre tahribatına katkıda bulunan veya en basitinden uyarı işaretlerini dikkate almayan bir nesle aitim. Şimdi çocuklarımız çok ağır bir bedel ödüyor. İçtenlikle inanıyorum ki doğanın tahribatı geri döndürülemez bir safhaya ulaştığı için çok kısa bir zaman içinde dünyada hayat mümkün olmayacak.''
Croicas Delos Tiempos Dergisi
Çeviri: TEMA / Kaynak: Türkiye Gazetesi
5 yaşımdaki çocukluğumu hatırlıyorum. O zamanlar parklarda birçok ağaç, güzel bahçeli evler vardı ve ben yarım saat boyunca duş almaktan çok hoşlanıyordum Şimdi ise vücudumuzu temizleyebilmek için mineral yağlı havlular kullanıyoruz. Önceleri, tüm kadınların güzel saçları vardı şimdi ise temiz su bulamadığımız için kafamızı kazıtmak zorundayız. Sonra, babam arabasını hortumdan gelen su ile yıkardı. Şimdi, oğlum suyun bu şekilde israf edilmiş olabileceğine inanmıyor. posterlerde, radyo ve televizyonlarda suyu koru diye uyarılar yapıldığını hatırlıyorum, fakat kimse dikkate almadı. Suyun hiç tükenmeyeceğini düşünüyorlardı. Şimdi, bütün nehirler, göller, barajlar, ve yeraltı kaynakları hem kuru hem de kirli.
Tuzu alınmış bitkiler istihdamın ana kaynağı haline geldi ve işçiler maaşlarının bir bölümünü içilebilir su olarak alıyorlar. 20 litrelik su için sokaklarda saldırılar başladı. Önceleri, yetişkinler için tavsiye edilen günlük su içme miktarı günde 8 bardaktı. şimdilerde sadece yarım bardak için izinliyim. Mikrolu su tanklarını kullanıyoruz. Çünkü kanalizasyon sistemi su eksiği yüzünden çalışmıyor. Halkın dış görünüşü korkunç. Cilt kanseri, mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıkları ölümlerin ana sebebi. Cildin çok fazla kuruması yüzünden 20 yaşındaki gençler 40 yaşında gibi görünüyor. Bilim adamları araştırıyor, fakat problemin bir çözüm yolu yok. Su üretilemez. Ağaç ve bitki yokluğundan dolayı oksijen seviyesi de azaldı. Yeni neslin zeka kapasitesi şiddetle bozuldu.
Birçok erkeğin sperm şekli değişti. Bunun sonucunda ise bebekler özürlü, mutasyona uğramış ve fiziksel özürlü olarak doğuyorlar.Hükümet soluduğumuz hava için (yetişkin bir insan günde 137 metreküp) bizi ödeme yapmak mecburiyetinde bırakıyor. Bunu ödeyemeyen insanlar güneş enerjisi ile çalışmakta olan büyük mekanik akciğerlerle havalandırılmış bölgelerden kovuluyor. Hava çok kaliteli değil ama en azından insanlar nefes alabiliyor. ''Ortalama hayat süresi 35'' yıl deniliyor. Irmakların geçtiği yerlerde oluşan yeşil alanlara sahip ülkeler ağır silahlı askerlerce korunuyor. Su artık altın ve elmastan çok daha değerli. Artık yağışlar sadece asit yağmuru biçiminde gerçekleşiyor.
Çevreyi korumak için uyarıldık fakat hiç kimse dikkate almadı. Oğlum benimle gençliğim hakkında konuşmak istediğinde ona yeşil tarlaları, çiçeklerin güzelliğini, yağmuru, yüzmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu, ırmaklardaki ve barajlardaki balıkları, içebildiğimiz kadar su içmeyi ve insanların ne kadar sağlıklı olduklarını anlatırım. Suçlu hissetmekten kendimi alamıyorum çünkü ben, çevre tahribatına katkıda bulunan veya en basitinden uyarı işaretlerini dikkate almayan bir nesle aitim. Şimdi çocuklarımız çok ağır bir bedel ödüyor. İçtenlikle inanıyorum ki doğanın tahribatı geri döndürülemez bir safhaya ulaştığı için çok kısa bir zaman içinde dünyada hayat mümkün olmayacak.''
Croicas Delos Tiempos Dergisi
Çeviri: TEMA / Kaynak: Türkiye Gazetesi