PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bira içenler niçin sık sık tuvalete giderler?




£R$$!İN
11-04-2007, 12:20
Bira, insanlığın en eski ve en güzel içeceklerinden biridir. Ama bu güzel içkinin
küçük bir kusuru vardır. İki bardağı bitirene kadar en az iki kere de tuvalete
gitmek zorunda kalınır. Neredeyse içilen bira kadarı tuvalete bırakılıp, gidilir.
Aslında bu olayın biranın sıvı kısmı ile pek alakası yoktur. Bira içince tuvalete
gitme ihtiyacını hissettiren 'antidiuretic' denilen bir hormondur. Biz buna kısaca
'ADH' diyeceğiz. Vücudumuzda üretilen bu hormon idrar miktarını ayarlar ve
doğrudan olmasa da kanımızdaki su miktarını etkiler.
Susuz kaldığımız zaman 'ADH' böbreklerimize sinyal gönderip idrar üretimini
durdurtur. Böylece su harcaması kesilerek kanımızdaki su miktarı korunur ve
plazmadaki tuz miktarının yükselmesine mani olunur. Yani 'ADH'
vücudumuzdaki su ve tuz miktarını dengeleyen, koruyucu bir işlev görür.
Halk arasında idrar söktürücü adı da verilen bazı maddeler 'ADH'nin
salgılanmasına mani olur. Bu durumda böbrekler idrar üretip üretmeyeceklerine
karar veremezler ve sonunda üretmeye devam ederler. Mevcut dengenin
bozulduğunu bilmeden suyu dışarı atarlar, insanı tuvalete gitmeye mecbur
bırakırlar ve vücudun kurumasına sebep olurlar.
Vücudumuzdaki bu hormonu en çok etkileyen maddelerden biri de alkoldür.
Birayı bolca içince, içindeki alkol nedeni ile 'ADH'den sinyal de gelmeyince
böbrekler fazla mesai yaparak vücuttaki suyu idrar haline getirirler. Tabii
biranın sıvı kısmının da buna katkısı vardır, ama aynı sürede, aynı miktarda su
içildiğinde bu kadar tuvalet ihtiyacı duyulmaz.
Aslında aynı durum tüm alkollü içeceklerde de geçerlidir. İçilme zamanı ve
miktarı biraya eşdeğer olduğunda aynı etki onlarda da görülür. Bu hormonu
etkileyen bir diğer önemli madde de kafeindir. Kahve ile birlikte yeterli kafein
alındığında 'ADH' salgılanması durur ve böbrekler idrar üretmeye devam eder.
Görüldüğü gibi içki içmenin sonuçlarından birisi de vücudun kurumasıdır. Buna
karşı vücutta susama ile birlikte acıkma duyusu da uyarılır. Kaybedilen suya
karşı gece yarısı yemek yeme ihtiyacı duyulur. Durum buna uygun değilse sabah
kalkıldığında bir sürahi su içilir.