PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kazım Koyuncu fan club




goldengirl
27-05-2007, 00:29
http://img50.imageshack.us/img50/9664/syfafp9.jpg (http://imageshack.us)


Kazım Koyuncu (1972 - 2005)

Karadeniz müziği, Anadolu Rock, nitelikli müziğe inanlar, önemli bir ismi en verimli olabileceği dönemde yitirdi. Otuz üç yaşındaydı Koyuncu; yıllardır müziğin içinde olmasına karşın 2000'li yıllarda Gülbeyaz, Sultan Makamı gibi televizyon dizilerine yazdığı müziklerle ünlenmişti.

Karadeniz'in hırçın çocuğu diyorlardı ona; demokrasi adına atılan bir çok adımda müziğiyle, fikirleriyle yer alıyor; Fırtına Deresi'ne yapılacak santrali protestodan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir dolu etkinliğe destek veriyordu.

Müzikte de, birkaç halk müziği sanatçısının tekelinde kalmış Karadeniz bölgesinin müziğini, evrensel normlarda yayımlamayı deneyerek, önemli çıkış yapmıştı.

1972 Artvin/Hopa doğumlu Koyuncu, yirmi yaşında Dinmeyen adlı müzik grubu'na katılmış, 1993'de Mehmedali Barış Beşli ile, Lazca müzik yapmak amacıyla Şuku grubunu kurmuştu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç'ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) dönüştürmüş ve 1995 başında Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti. Lazcayı yaşatmak amacıyla Lazca rock yapıyorlardı. Plak şirketleri ise bu soundu 'Soft Laz Rock' diye tanımlıyordu.

O günlerde grup elemanları Lazca dilinin yaşatılmasına rock yoluyla katkıda bulunmayı amaçladıklarını, rock müzikteki dinamizmle yöre insanının enerjisinin örtüştüğünü görünce heyecanlandıklarını anlatıyor, Lazca'nın rockın sert söyleyişine de uygun olduğunu belirtiyorlardı.

Dört yıl içinde Zuğaşi Berepe, kamuoyuna pek yansımasa da önemli işler yaptı ve konserlerle hedefini gerçekleştirmeye çalıştı. Bu etkinliklerden Brüksel konseri sırasında canlı kayıt edilen parçaları, kısıtlı sayıda bastırdıkları Bruxel Live (1998) adlı albümde bir araya getirdiler.

Gruptaki eleman sayısı arttıkça müzikal yapı da güçlenmişti. Kazım Koyuncu (vokal, akustik gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (elektrikli gitar), Uğurcan Sezen (klavye), Zülküfil Murat Dilek (davul), Metin Kalaç (kayıt) Lazcayı yaşatmanın yanında aşk şarkılarına katılan sert söylemli yapıtlar ve modern rock anlayışı üzerine oluşturdukları çizgiyle de kabul görmeye başlamışlardı.

Zuğaşi Berepe, Va Mişkunan albümünden dört yıl sonra İgzas (Gidiyor) adlı albümüyle bu çabayı listelere taşıdı. Yedi Lazca, bir Hemşince, bir de Türkçe sözlü parçadan oluşan albümün müzikal zenginliği, rockın çeşitli tonları arasında akıllıca gidip gelen sounduyla 1998'in en iyi yerli yapıtlarından biri oldu. Lazca'nın öne çıktığı kültürel bir misyonun yanında sıkı bir rock albümü özelliği de taşıyordu İgzas (Parçaların Türkçe anlamları kapakta verilmişti). Bu albümde Kazım Koyuncu (vokal, gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (gitar), Uğurcan Sezen (tuşlular), Zülfikil Murat Dilek (davul), Mahmut Turan (tulum), Metin Kalaç (kayıt), Mehmedali Barış Beşli'den (vokal) oluşan grubun, doğayı katledecek Çamlıhemşin'deki Fırtına Deresi'nin üzerine yapılacak santrale karşı kampanyayı desteklemesi de İgzas'ın diğer bir özelliğiydi.

Grup 2000'lerin başında dağılınca, kuruculardan Kazım Koyuncu yoluna tek başına devam etmeyi kararlaştırdı ve solo albümleri Viya (2002) ile Hayde'yi (2004) yayımladı. Anadolu Rock'a kayan soundla ürettiği müziği kısa sürede büyük ilgi görüp, yaptıkları geniş kitlelere tam ulaşmaya başlamıştı ki hastalandı Koyuncu. Akciğer kanserine yakalanmıştı.

Pes etmiyordu; tedaviyi sürdürürken Trabzonspor için marş bile yazmıştı. Ancak günden güne direnci zayıflıyordu; adına düzenlenen konsere çıkamamıştı. Sonunda 25 Haziran tarihinde ajanslardan şöyle bir başlık düştü: 'Karadeniz'in genç sesi sustu'

Karadeniz müziği, Anadolu Rock, nitelikli müziğe inanlar, önemli bir ismi en verimli olabileceği dönemde yitirdi. Otuz üç yaşındaydı Koyuncu; yıllardır müziğin içinde olmasına karşın 2000'li yıllarda Gülbeyaz, Sultan Makamı gibi televizyon dizilerine yazdığı müziklerle ünlenmişti.

Karadeniz'in hırçın çocuğu diyorlardı ona; demokrasi adına atılan bir çok adımda müziğiyle, fikirleriyle yer alıyor; Fırtına Deresi'ne yapılacak santrali protestodan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir dolu etkinliğe destek veriyordu.

Müzikte de, birkaç halk müziği sanatçısının tekelinde kalmış Karadeniz bölgesinin müziğini, evrensel normlarda yayımlamayı deneyerek, önemli çıkış yapmıştı.

1972 Artvin/Hopa doğumlu Koyuncu, yirmi yaşında Dinmeyen adlı müzik grubu'na katılmış, 1993'de Mehmedali Barış Beşli ile, Lazca müzik yapmak amacıyla Şuku grubunu kurmuştu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç'ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) dönüştürmüş ve 1995 başında Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti. Lazcayı yaşatmak amacıyla Lazca rock yapıyorlardı. Plak şirketleri ise bu soundu 'Soft Laz Rock' diye tanımlıyordu.

O günlerde grup elemanları Lazca dilinin yaşatılmasına rock yoluyla katkıda bulunmayı amaçladıklarını, rock müzikteki dinamizmle yöre insanının enerjisinin örtüştüğünü görünce heyecanlandıklarını anlatıyor, Lazca'nın rockın sert söyleyişine de uygun olduğunu belirtiyorlardı.

Dört yıl içinde Zuğaşi Berepe, kamuoyuna pek yansımasa da önemli işler yaptı ve konserlerle hedefini gerçekleştirmeye çalıştı. Bu etkinliklerden Brüksel konseri sırasında canlı kayıt edilen parçaları, kısıtlı sayıda bastırdıkları Bruxel Live (1998) adlı albümde bir araya getirdiler.

Gruptaki eleman sayısı arttıkça müzikal yapı da güçlenmişti. Kazım Koyuncu (vokal, akustik gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (elektrikli gitar), Uğurcan Sezen (klavye), Zülküfil Murat Dilek (davul), Metin Kalaç (kayıt) Lazcayı yaşatmanın yanında aşk şarkılarına katılan sert söylemli yapıtlar ve modern rock anlayışı üzerine oluşturdukları çizgiyle de kabul görmeye başlamışlardı.

Zuğaşi Berepe, Va Mişkunan albümünden dört yıl sonra İgzas (Gidiyor) adlı albümüyle bu çabayı listelere taşıdı. Yedi Lazca, bir Hemşince, bir de Türkçe sözlü parçadan oluşan albümün müzikal zenginliği, rockın çeşitli tonları arasında akıllıca gidip gelen sounduyla 1998'in en iyi yerli yapıtlarından biri oldu. Lazca'nın öne çıktığı kültürel bir misyonun yanında sıkı bir rock albümü özelliği de taşıyordu İgzas (Parçaların Türkçe anlamları kapakta verilmişti). Bu albümde Kazım Koyuncu (vokal, gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (gitar), Uğurcan Sezen (tuşlular), Zülfikil Murat Dilek (davul), Mahmut Turan (tulum), Metin Kalaç (kayıt), Mehmedali Barış Beşli'den (vokal) oluşan grubun, doğayı katledecek Çamlıhemşin'deki Fırtına Deresi'nin üzerine yapılacak santrale karşı kampanyayı desteklemesi de İgzas'ın diğer bir özelliğiydi.

Grup 2000'lerin başında dağılınca, kuruculardan Kazım Koyuncu yoluna tek başına devam etmeyi kararlaştırdı ve solo albümleri Viya (2002) ile Hayde'yi (2004) yayımladı. Anadolu Rock'a kayan soundla ürettiği müziği kısa sürede büyük ilgi görüp, yaptıkları geniş kitlelere tam ulaşmaya başlamıştı ki hastalandı Koyuncu. Akciğer kanserine yakalanmıştı.

Pes etmiyordu; tedaviyi sürdürürken Trabzonspor için marş bile yazmıştı. Ancak günden güne direnci zayıflıyordu; adına düzenlenen konsere çıkamamıştı. Sonunda 25 Haziran tarihinde ajanslardan şöyle bir başlık düştü: 'Karadeniz'in genç sesi sustu'

(..... Müziğe çocukken, ortaokul birinci sınıfta, Mandolin çalarak başladım. Sonra biraz gitara merak sardım. İstanbul'da universiteye geldikten sonra muzikle yoğun olarak ugraşmaya başladım. Profesyonel olarak 1992 yılından buyana muzikle ugraşıyorum. İlk muzik grubunu 92'de kurduk. "Dinmeyen" isminde Türkçe muzik yapan politik bir gruptu bu. ( 96'da "Sisler Bulvarı" adlı bir albüm yaptıktan sonra grubumuz dağıldı.) Dinmeyen'i kurduktan hemen sonra 93 yılında "Zuğasi Berepe (Denizin Çocukları)" isimli yeni bir grup kurduk. Yani hem "Dinmeyen" devam ederken hem de bu grup devam etti. "Zuğasi Berepe" ile 95'de "Va Mişkunan" (Bilmiyoruz), 98'de "İgsaz" (Gidiyor) isimli albumleri yaptık. Sonra 98'in sonunda "Zuğasi Berepe" de dağıldı. Ben o tarihten itibaren tek başıma muzik yapmaya devam ettim. "Salkım Söğüt" isimli bir proje vardı. Şuana kadar 4 tane çıktı. "Salkım Söğüt" projelerinin ikincisinde, 3 şarkıyla yer aldım. Ondan sonra 2001 yılında ilk solo albümüm "Viya"yı çıkardım......) - ( .... Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Ç´e" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya. ...)

1972 - Hopa'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Hopa'da tamamladı.
1989 - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi.
1990 - Çağdaş Sanat Atölyesinde çalışmaya başladı.
1991 - Ali Elver ile birlikte Dinmeyen müzik topluluğunu kurdu. Aynı yıl Çağdaş Oyuncuların sahneye koyduğu ''Faşizmin korku ve sefaleti'' adlı oyunun müziklerini yaptı.
1993 - Mehmedali Barış Beşli ile Dünyanın ilk ve tek Laz rock toplulugu ''Zuğaşi Berepe''yi kurdu.
1995 - Zuğaşi Berepe ''Va mişk´unan''
1996 - Dinmeyen ''Sisler Bulvarı''
1998 - Zuğaşi Berepe ''Brüxel Live'' ve ''İgzas''
2000 - ''Salkım Söğüt 2'' adlı ortak çalışma
2001 - İlk solo albüm ''Viya''
2002 - Gülbeyaz dizi müzikleri
2003 - Kemal Sahir Gürel ile birlikte ''Sultan Makamı'' dizi müzikleri
2004 - İkinci solo albüm ''Hayde'' sanatçının popülaritesini daha da arttırdı.
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka,Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri,büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz KOnserler dizisininde öncülüğünü yaptı.
2004 ün sonlarında akciğer kanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı.25 Haziran 2005'de, 33 yaşında, tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde yaşamını yitirdi...


_(¯`·.____(¯`Üyelerimiz¯)_____.·´¯)_

SuPeRiSi

okanıl

shaMarıq

Baris

SeaBoy




goldengirl
04-06-2007, 23:55
http://img86.imageshack.us/img86/1310/kazimishigzasvorert9sv.jpg (http://imageshack.us)

http://img217.imageshack.us/img217/7982/kazimkoyuncuindex1as.jpg (http://imageshack.us)

goldengirl
04-06-2007, 23:56
yürüyor
yalnız
gidiyor
hayatı vermedi can, ona
kalbini dinledi
gel dedi, ona
dağ, deniz ve nehir
düşündü
gideyim
mutlu etmedi bu dünya beni
bulacakmıyım acaba
bir yer
ağrısız içine yatacağım
bir toprak
gitsem mi acaba petra'ya
olsam mı acaba toprağa yem


Biliyoruz
Bir yıldız yağmuruna tutulacağız
Toprak çökecek
Başımız dönecek, arkamızda seni bulacağız
"Hayde" diyeceksin Ernesto gibi
Gidelim
Yıldızların çok olduğu
Bir gökyüzü altına ... ___________________________25 haziran

goldengirl
04-06-2007, 23:56
http://img230.imageshack.us/img230/7438/000pm5.png (http://imageshack.us)

http://img230.imageshack.us/img230/6168/2662005harbiyeacikhava2nk3.jpg (http://imageshack.us)

goldengirl
04-06-2007, 23:57
http://img148.imageshack.us/img148/5769/albumpicbn6.jpg (http://imageshack.us)

http://img216.imageshack.us/img216/4729/albumpicub8.jpg (http://imageshack.us)

goldengirl
04-06-2007, 23:58
KARADENİZDE KARARTİ VAR

Karadenizin Asi Çocuğu yine unutulmadı. Geçen Hafta oynanan ORDUSPOR - Kocaelispor maçında Orduspor'lu taraftarlar Kazım KOYUNCU'yu unutmadıklarını bir kez daha gösterdiler.

http://img220.imageshack.us/img220/1328/balksz2tb2rc6.jpg (http://imageshack.us)

03 Eylül 2006 tarihinde oynanan ORDUSPOR - Kocaelispor maçında Orduspor'lu taraftarlar geçen sezon olduğu gibi bu sezonda Ordu 19 Eylül Stadyumunda Kazım KOYUNCU pankartını açarak onu unutmadıklarını gösterdiler. Geçen sezon Ordu Stadındaki bütün maçlarda "Karadenizde Kararti Var" yazılı olan pankartı bu sezonda açarak Kazım KOYUNCU sevgilerini dile getiren taraftarlar aynı duyarlılıklarını göstermeye devam ettiler. Kazım KOYUNCU'yu unutmayan ve unutturmayan Orduspor Taraftarlarına, Fidangör Grubuna ve Cotyora.Net sitesine SairCeketliCocuk.Com olarak çok teşekkür ediyoruz. Bilindiği gibi koyu bir Trabzonspor taraftarı olan Kazım KOYUNCU'nun posteri Avni AKER Stadyumundan saha ışığını engellediği gerekçesiyle geçen sezon sonu kaldırılmıştı.

goldengirl
05-06-2007, 00:00
kazım koyuncunun yazdıgı mektuplar 1

varlığınız ve sevginiz ilaç gibi, hatta daha fazlası, daha iyilestirici. sağolun.
hastalığımla ilgili kısa bir bilgi vermeliyim galiba. çünkü ortalıkta yanlış bilgiler dolaşıyor.
aslında testislerde görülen ama bende testislere değil, başka bölgelere(akciğer boşluğu ve akciğerlere) yerleşmiş tuhaf bir kanser türü, ya da tümör cinsi. 'germ hücreli tümör' diyorlar bu cinse.
tamamen iyileşme ihtimali yüzde yetmiş-seksen diyor doktorlar. tedavi olarak kemoterapi uygulanıyor. genel olarak testis kanseriyle aynı özelliklere sahip hastalığımızın tedavi şekli de aynı.
içinizi rahat tutun. yüzde yetmiş-seksen ilaçlar yardımcı olacak ama geri kalan zaten bende var; sizler ve sevginiz, inancınız. bu yüzden iyileşme ihtimali öngörülenden daha yüksek, değil mi?
tekrar hepinize çok teşekkür ediyorum. konserde görüşmek üzere. sevgiler...

(bu arada konsere perukla, şapkayla ya da kelimle, hangisiyle çıksam acaba?


kazım koyuncunun yazdıgı mektuplar 2

merhaba.
uzun zaman oldu yazmayali.
aslinda çesitli sonuçlar çiktiginda yazacaktim ama biraz karisik sonuçlarla karsilasinca yazmaktan vazgeçtim.
çok olumlu ve moralli baslayan tedavi süreci malesef olumlu seyretmedi yeterince.
ilaçlar degisti, fakat iyilesme konusunda beklenen etkiyi göstermedi.
simdi yeni planlar yapiyoruz.
sanirim gurbet ellere dogru, tedavi olmak için yola koyulacagiz. ilk hedef abd housten.md anderson denen kanser hastanesi. ya da baska seçenekler, ama bir süre ayri kalmaya devam edecegiz galiba, zor, zor.
isler her ne kadar olumsuz olsa da ben tekrar sahneye, müzige, hayata dönecegime dair bir kusku duymamaktayim.
yol devam ediyor, edecek...
görüsmek üzere, sevgiyle....


kazım koyuncunun yazdıgı mektuplar 3
sağlık durumumla ilgili bir gelişme olmadığından bir şeyler yazmadım son zamanlarda.ancak her gün illaki siteye girip, gerekli morali mesajlarınızla topladım.

2.kemoterapi sona erdiginde kontrol tomografisi çektirdik. bugün sonuçları ve yorumları aldık. açıkçası bizler ve doktorumuz hızlı bir iyileşme süreci bekliyorduk ancak tahminlerimiz tutmadı. tedavi devam ediyor, sanırım 1-1.5 ay sonra daha net şeyler soylemek mumkun olacak. ama ben iyiyim. ağrı-sızı yok, kemoterapinin yan etkileri pek yok. canım konser yapmak, koşmak, futbol oynamak gibi şeyler istiyor. ustelik bunları yapmaya enerjimin olduğunu da hissediyorum ancak yapmamam gerekiyormuş. bu işin sinir bozucu taraflarının başında boyle şeyler geliyor.

yarın yeni kemoterapi başlıyor. 'extra gonadal germ hucreli tumorlerimle' 3.raund. onları yenmek için cok sebep var. sizlerin varlığı büyük silah benim için. bu yuzden teşekkurler hepinize.

önemli bir gelişme olursa yazacağım.

görüşmek üzere, sevgiyle....

kazim koyuncu

goldengirl
05-06-2007, 00:01
UMAY UMAY & KAZIM KOYUNCU RÖPORTAJI (Birgün Gazetesi)

Umay Umay: çok güzel görünüyosun..

Kazım Koyuncu: bir hasta oldum var ya, hepinize güzel görünmeye başladım arkadaş yaa=)

Umay Umay: biliyorsun ki senle konuşmak çok zor. Çok sinirlisin

Kazım Koyuncu: sinirliiii, yakışıklıııııı, konuş konuş, kızmayacağım=)

Umay Umay: bensenle her zaman müzik konuşmayı sevdim. Bugün de müziği ve müzikle arandaki meseleden başka bir şey konuşmak da pek gözüm yok..

Kazım Koyuncu: müzikle aramda bir sorun yok=) benim bildiğim hayatla aramda bir mesele var…. Öyle olunca..

Umay Umay: biliyorum ama..

Kazım Koyuncu: aslına bakarsan 5 aylık hastalık sürecimde müzik içinde olmalıydım ama olmadı. Bazen hastalığın seyri, bazen konsantre bozukluğu, insan düşenemiyor bile.

Umay Umay: hiç mi…

Kazım Koyuncu: üretme noktasında bir sorunum var, müziği düşünme noktasında bir sorunum vardı ama tedavim kötüye gitmeye başladıktan sonra müziğe takrar-gönülden yönelme süreci başladı içimde. Müziği tekrar yaratmak, yeni müzikler yaratmak gibi değil de sahneye çıkma arzum çok yükseldi. Bu da sanırım yaşama çabamla ilgili.. bir konser yaptım ya Trabzon da…,

Umay Umay: ya evet bunu soracağım. Doktorlar endişelenirken, uyarırken nasıl bu kadar cesur davranabiliyorsun? Bir de çok dinamik konserler veriyorsun.. çok şaşırıyorum..

Kazım Koyuncu: aslında olay bostancı daki konserde başladı.. o gece çok konser vermek istediğimi fark ettim.

………………..

yeni şarkı yaratmayı çok isterim tabi. Bir tane bile yapsam çok güzel bir şey yapacağımı biliyorum ama bu durumda yaratmak çok zor. Hastalığım dışardan bakıldığında bir sanatçının yaratması için biçilmiş kaftan gibi duruyor. Bunalımlar, savaşlar, bilebileceğimiz bütün kötü şeyler sanki sanatçıların yaratması için yaratılmıştır. İnsanlar dışardan hep böyle sanırlar. Bence bu müziği dinleyenlerin, resmi görenlerin, tiyatroyu izleyenlerin söyleyebileceği şeyler. Sanatı takip eden insanların sanrısı yani. Asla küçümsemek için söylemiyorum ancak başına gelmeyenin bilebileceği bir durum değil bu hastalık hali. Sanatçı her zaman hayatla bir sorun yaşar !! haa bu tabi bir sanat eseri olarak ortaya çıkabilir,,,, ama hiçbir şey olarak da çıkabilir. Bu ne benden ne de benim durumumda olan bir sanatçıdan değer kaybettirmez. Yaşadığım süreci bir sanatçının, kazım ın, hatta en önemlisi bir devrimcinin süreci gibi yaşadığımı düşünüyorum.

Umay Umay: Sözlerinde hiç düşmediğini görüyorum..

Kazım Koyuncu: Her ne kadar çok istediğim şeyleri yapmakta zorlanıyorsam da pes etmedim. Düşmedim yani.. bir devrimci gibi duruyorum ki zaten devrimci olmakla sanatçı olmak arasında benim için ciddi bir bağlantı var. 2 sinin bağlamında yapmak gereken tek şey sahneye çıkmak diye düşünüyorum. Bundan sonra sürekli sahnede olmak ve müziğin tam içinde olmak istiyorum.

Umay Umay: ben hala sahnede nasıl o kadar korkusuz, cesur ve güzel kalmayı başardığını merak ediyorum. İlk bostancı, sonra volkan ın gecesi, sonra da Trabzon.. sahnede yaşadığın ne kazım?

Kazım Koyuncu: çok endişeliydim. Bir şarkı tolere edilebilir. Herkes katılır ve o şarkı mutlaka söylenir biter. Hatta hasta olduğum için seyirciye sempatik bile gelebilir. Şimdi……………..)) bizler zeki olmak zorundayız. Durumları, yaz aylarını, kış aylarını, soğuğu-sıcağı sevip sevmediğimizi oturup kendi durumlarımıza göre ayarlamalıyız. Orda herkes senden bir şey bekleyebilir, ben de kendimden bekleyebilirim ama geleceğe dair işaretleri bulmak durumundayım. Şarkıyı söylerken başında- ortasında-sonunda nasılım,neler hissediyorum diye ölçüyor insan. Bu yüzden kendimi duygu seline fazla kaptırmamaya çalışıyorum.

Umay Umay: trabzon da, üniversitede verdiğin konser çok yoğun ve uzundu…

Kazım Koyuncu: İnsana güç veren şey kendi istediklerini yapmak. Kendi olmak. Moral dedikleri kendin olabilmekle ilgili bir şey. O gün hareketli bir şarkıyla başladım konsere, 3. – 4. şarkıda her şey normale döndü ve unuttum hastalığımı. Gittiği yere kadar böyle gider. Acayip şeyler beklemiyorum, hep sahnede olsam ömrüm 100 yıl uzayacak sanmıyorum, nereye gideceğimi düşünmenin manası yok..zaten sahnede zaman yok. Belki 1 gün- belki 100 sene gibi..,,………………………………………………………………….bir konsere çıktığımda ne kadar yaşayacağımı veya uzun yaşamak için ne yapmam gerektiğini asla düşünmüyorum. Orda ben varım, beni anlayanlar var, benle beraber müziği yaratanlar var; BAŞKA BİR YERDESİN VE GÜVENDESİN.. sahne hayat saldırısını en fazla hissettiğim ama her şeye rağmen en güvendiğim yer.

Umay Umay: .....................;

Kazım Koyuncu: Eskiden korktuğum rüyalarım, saldırılar.. umay ben bir şey büyüttüm. 3-5 kişilik bişey değil. O sevgi denen şey herhalde.., o büyüdüyse, büyüdüyse, büyüdüyse….., bu yüzden başıma orda bir şey gelmeyeceğini düşünüyorum. Gelecekse; o bile bizdendir diye düşünüyorum. Anlatabiliyor muyum? …………………………………………………………….sahnede hesap kitap yok umay. Orda ömür, mömür, uzun, kısa, mısa, neyse işte. tek önemli şey müziği yaratmak, yapmak, söylemek önemli.

Umay Umay: tabii bunu söylemek sana kolay. Bu kadar büyük ve içten bi sevgi, böylesi zor bulunur bi sempati, violensel gibi bir ses, yüksek ahlak…, tabi saldırılardan korkmazsın. Orda savaşı senin hep kazandığına çok tanık olduk,,, kendi adıma söyleyeyim; bu savaşa tüm kalbimle katıldım..

Kazım Koyuncu: orda kazanıyorum evet, orda kral benim=))))) kendimi çok adil hissediyorum ki umay. Nasıl desem.., adil, şevkatli, paylaştıran bir kral.. biliyor musun çocukluk ütopyalarımı gerçekleştirdim, müzisyen oldum, devrimci oldum, hep güzel olmasını istedim hayatın ama onlar bile bana yetmedi. O kadar güzelini istiyorum ki sanatçılar bunu yaratabilirler. Bu beni bazen ürkütür, bazen de içimde tertemiz olduğunu düşündüğüm vicdanımla iyi hissederim. Sevmenin içine ettik, anlamı bozuldu. Ama bizim sahnemizde bu var, hep de oldu. Bütün insanları mutlu etmek istiyorum şarkı söylerken. Belki bu yüzden hastalandım, belki büyük sevgimden ürken güçler var, durdurmak istiyorlar belki=)) sevgi krallığı istiyorum işte.. şarkı söylerken her şey her şeyi, herkes herkesi tutuyor sanıyorum. bu yüzden sanırım kendimi bırakmıyorum.

Umay Umay: tıp,la ilgili ne düşünüyorsun?

Kazım Koyuncu: Bir kere masum sempatilerinden bahsetmem lazım. Özellikle Türkiye de herkes doktorlara sempati duyarlar. Ben hala öyleyim. Sistemle ilgili konuşursak işler bozuluyor. Ya da bilimle ilgili konuşursak… bilim, tıp sistemin bir parçası olursa eğer _ki öyle_ , benim için çok da fazla bir şey ifade etmiyor. Yine devrimcilik meselesi umay, bence iyi bir bilim adamının da devrimci olması gerekiyor. Hayatı yönlendiren, etkileyen, değiştiren insanların devrimci olması lazım, sistemin bir parçası değil. Bilimin ışığına hep inandım ama tıp bende hayal kırıklığı yarattı. Her şeyin sadece bir standart olduğunu görmek dayanılmaz bir şey. Bu standartlar içinde hastalığımı beğenmedim. ………………………..bir kanser panelinde şunu söyledim; vicdan ve cesaret bilimde yoksa benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Sadece bilgi yetmiyor. Bilginin vicdanla sınanması gerekiyor artık. Dediğim gibi devrimci olmaları, normal algının ötesine geçebilmeliler. Bu olmadığı sürece kimse tıptan fazla medet ummasın. Tabi ki önemli tıp, böbreğin ağrıması, diş ağrılarının durdurulması, acısız tedaviler ama özünde başka şeyler de var. Hayatı sonsuzlaştırsınlar, tıp ölümü yok etsin demiyorum fakat….. …………………hayatı politikacılar yönlendirmiyor ki umay. Doktorlar, sanatçılar, mühendisler..,bunlar yönlendiriyor hayatı. Aptallar sadece yönetiyor.

Umay Umay: hayatı müziğin gibi anlatıyorsun,, vicdan,cesaret,adalet, yüksek algı…

Kazım Koyuncu: Bütün bunlar hayatın karşısında bir yer kaplama hikayesi. Gücüme gitti.. ta başından bu yana. Gücüme giden müzisyen olmam değil. Hiçbir şey yapmayan insanın da büyük yer kaplayan hikayesi vardır.

Umay Umay: ben hep senin dünyaya ses taşıyacağına inandım. Buna hala inanıyorum. Yeni bir albüm daha yapma isteğin var mı? Belki 5 şarkılık bir albüm..?

Kazım Koyuncu: Bilmiyorum ki.. sağlığımla çok ilgili. Müzik çok önemli, müzik insanı yaşatan bir şey de… yapacak çok şey var ama yaşamak gerekiyor. Yaşarsam yaparım ya da yaparsam yaşarım.. her şey olabilir. Başak bir şey düşünmüyorum aslında. Hayat biter umay, önemli olan yaşarken neyin bittiği. Müzik bitmedi.. müzik biterse yerine ne korum bilmiyorum. Mesela şurda yatarken bile aklıma enstüramanlar geliyor, melodiler geliyor, melodiyi çoğaltmak geliyor, yan yana koymak istediğim sesler geliyor. Eğer bunlar olmasaydı kanser olurdum=) çeşitli sesler, daha çıkarılmamış, yan yana gelmemiş sesler duyuyorum.

Umay Umay: sende hep çok örtük ve tatlı bir şairlik durumu hissettim. Ama onu hep gizlediğini de. Hep algı ötesi bir savaşcı olduğun için mi bu sende öne çıkmadı acaba=))))) vicdanla sevişirken şiiri es mi geçtin=)

Kazım Koyuncu: Çocukken şiirle güzel oynuyordum. Şairlerle çok uğraşıyordum. Bir ceket yaptırmak istedim o zamanlar İstanbul a gelirken..,şair ceketi=) geldiğimde şairlerin köprü altına gittiğini biliyordum. Kocaman bir yalana hazırdım, muhtemelen ne ceketler diktiridim kendime.. köyümden çıkıp gelmiştim, orda başka şeyler okuyordum, burada başka başka şeyler okumaya başladım, açtırma ağzımı şimdi=)))). Bak solcu bir babanın solcu oğluydum. Solcular saçlarını uzatmıyordu o zaman. Dik yakalı devrimci kazağım………………. Biliyor musun, o çocuk doğru bir çocuktu. Hep o çocuk oldum. Hiçbir şeyi terk etmedim. Şiir yazamadım evet..,vaktim yoktu.

Umay Umay: şiiri yaşadım diyorsun haa.. bir de solculuğu sollamışsın, anladığım bu..

Kazım Koyuncu: Bu senin yorumun=))

Umay Umay:

Kazım Koyuncu: Sevgilimin hep yanımda olmasını istiyorum…

Umay Umay: son kez müziği sorsam

Kazım Koyuncu: Hep yanımda kalmasını istiyorum…

goldengirl
05-06-2007, 00:02
KARADENİZ GAZETESİ RÖPÖRTAJI


NEDEN?

Müziğiyle, duruşuyla Karadeniz'in hırçın ve duygusal çocuğu Kazım Koyuncu ile söyleşi yapmadan önce heyecanlıydım. O, bizim sesimiz, isyanımız, ruhumuzdu adeta. Memleketimin sorunlarını, kimselere yaranmadan yüreklice dile getiriyordu. En son Çernobil olayının etkilerini anlatmak için ortalıktaydı. Nereden bilecekti Çernobil'in bir kurbanının da kendisi olduğunu? Kansere yakalanmıştı. Hastalığını anlatırken gülümsüyordu.

Şaşkınlıkla, kabullenmişlik aynı anda yüzüne yansıyordu. Ve belliydi bu hastalığı yeneceği. O hırçın Karedeniz, evlatlarına direnme gücünü de vermişti çünkü. Ve haylaranları; milyonlar ona sevgisini veriyordu. En son KTÜ'de verdiği konser o büyük sevginin ispatıydı. Salonu dolduran yürekli canlar, hüzünle harmanladıkları coşkularıyla Kazım'a güç verdiler. O başaracak; daha çok horon tepeceğiz, daha çok ağlayacağız sevdalarımız için...Kazım sahneden inmeyecek....

Karadeniz kültürel yapısı, agresifliği, enteresan kişilikleriyle çok özel bir yer. Buradan acayip hayatlar, ilginç hikayeler, her şey çıkabilir

Hastalık ilginç birşey, son bir yıldır kanserle ilgili etkinliklere katıldım, sonra kendim kanser oldum. Tuhaf tesadüf...

Hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Bu yüzden yaramazlığa devam edeceğiz. Merak etmesinler...

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin bu süreçte size ödül vermesini nasıl karşıladınız? Trabzon sizin memleketiniz sayılır neler hissettiniz?

Kazım KOYUNCU : Bir kere buradan, Karadeniz'den ödüllendirilmek çok güzel bir şeydir. Karadenizliler pek kolay kimseyi ödüllendirmezler. İkincisi gazetecilerin böyle bir şeyi yapıyor olması beni daha da fazla mutlu eden bir durum oldu. Açıkçası çok mutlu oldum. Çokta böyle seyahat yapma zamanları değildi bu zamanlar. Memlekete gelmek iyi olacaktı ama böyle bir şey olmasaydı gelemeyecektim. Biraz gücümü toparlayıp geldim. Benim için çok önemli bir ödül...


Tüm Karadeniz, hatta tüm Türkiye, bu hastalığınızı öğrendiğinde çok üzüldü. Siz neler hissettiniz?

Kazım KOYUNCU : Hala tam olarak bir şeyler hissedilmiş değilim (gülüşmeler) hastalık ilginç bir şey...çokta bir şey hissetmiyorum. Sadece son bir yıldır kanserle ilgili bir takım etkinliklere katıldım. Yaklaşık bir yıl sonra da kendim kanser oldum. Tuhaf bir tesadüf bu...


İstanbul'da Trabzon derneklerinin başlattığı etkinliklerden söz ediyorsunuz değil mi?

Kazım KOYUNCU : Trabzon derneklerinin Çernobil'le ilgili kampanyası geçen yıl başladığında basın açıklamasında ben de vardım. Ondan sonra başka bir iki etkinlik vs derken başımıza böyle bir şey geldi...bilmiyorum...çok yadırganacak bir şey de değil herkesin başına gelebilecek bir şey. Mücadele etmek lazım...



Kaş yaşındasınız?

Kazım KOYUNCU : 33


Bizim yaş gurubumuz bundan daha fazla etkileniyor diyorlar. Çernobil olayı olduğunda burada mıydınız?

Kazım KOYUNCU : Çernobil olayında buradaydım ben. Memleketten 1989'da ayrıldım....


Mücadeleniz sürecek mi? Bu konunun sürekli gündemde tutulması lazım. Bu bölgede kanser vakalarındaki artışı görüyoruz ama insanlar pek de üzerine gitmiyor gibi...

Kazım KOYUNCU : Şimdi şimdi bir şeyler yapılıyor. Özellikle Trabzon derneklerinin yaptığı faaliyetler, sonuçları ne olursa olsun; bir çok şeyi başarabilirler, başaramayabilirler de ama böyle bir toplumsal meselenin üstüne gidilebilmesi noktasında çok ciddi çalışmalar diye düşünüyorum. Şimdi öfke çok doğal bir durum. Ben de bazen öfkeleniyorum. Yalnızca kendi üzerimden değil genel olarak; Çernobil, sahil yolu katliamları vs...ama öfkeden başka şeylere ihtiyacımız var. Birilerini organize etmek, bir şeyleri harekete geçirmek lazım. Bu anlamda sivil toplum örgütlerine çok önemli görevler düşüyor. Özellikle Karadeniz'de...her ne kadar bilim çevreleri Karadeniz'de çok ciddi bir kanser artışının istatistikti olarak olmadığını söylese de..


Moraliniz nasıl? Bu hastalıkta moral çok önemli diyorlar...

Kazım KOYUNCU : Ben o morali çok anlayabilmiş değilim. Moral nedir? Yani...genelde iyi oluyor. Bazen işler iyi gitmiyor. Çok fazla bir yerlerinize ağrı geldiği zaman moraliniz bozuluyor vs... ama genel olarak moralim iyi...iyiyim yani...


Bu arada ailenin durumu da önemli. Bir röportajınızı okudum. Babanız Cumhuriyet Gazetesi okuyormuş...hastalığınızı oradan öğrensin istemişsiniz. Sahiden böyle mi oldu?

Kazım KOYUNCU : Çok yumuşak hatları ile biliyordu. Ancak gazeteden daha net öğrendi.


Tepkisi nasıl oldu?

Kazım KOYUNCU : Onun tepkisi beni korumaya, benim üzülmememe yönelik, soğuk kanlı bir hali vardı.


Güç verdi...

Kazım KOYUNCU : O da küçük bir kanser süreci yaşadı. Mesane kanseri yaşadı. Onu atlattık. Yılda bir kontrollere gidiyor. Aslında kanserin büyük bir korku olduğunu biliyor ama bu kadar da korkmamak gerektiğini o da biliyor. Ben de aynı şeyleri düşünürdüm. Çok korkardım ben kanserden ama sonuçta işin içine girince, başına gelince insanın korkudan başka şeylere ihtiyacın oluyor. Daha çok cesarete, daha çok bilgiye ve güce ihtiyacı oluyor. Böyle olunca korku ya da ölüm korkusu gelmiyor insanın aklına...bazen düşünüyorsun da ölümü her zaman düşünmek lazım...


Bu durum müziğinize yansıdı mı?

Kazım KOYUNCU : Müzik devam ediyor. Müzik olmasa olmazdı...mesela şimdi beni buraya getiren şey bu ödül ve yarın vereceğim konser. Beni çok heyecanlandıran şeyler. Aldığım iki kemoterapiden çok daha etkili...


Ve size büyük bir ilgi var...ben radyoda program yapıyorum oradan gözleme imkanım oluyor. Şarkılarınız sürekli isteniyor. Sizi soruyorlar, bilgi aktarmamızı istiyorlar. Bu da son iki üç yıldır arttı sanırım...sizi Zuğaşi Berepe'den bu yana takip ediyorum ama Gülbayaz dizisinin etkisi mi oldu? Ne dersiniz?

Kazım KOYUNCU : Gülbeyaz'ın çok büyük etkisi oldu. Gülbeyaz'dan sonra zaten popüler bir halk sanatçısı olma yolunda ilerledim... (gülüşmeler)


Ama çizginiz popülerleşmedi...

Kazım KOYUNCU : Elbette, Gülbeyaz bir şeylere sebep oldu ama burada hiç mütevazı davranmayacağım. Kimsenin de -ki burada yalnızca sanatçılardan söz etmiyorum- yaratamayacağı bir sevgi süreci yarattığımızı düşünüyorum son bir iki yıldır...bu, yalnızca Gülbeyaz'la falan açıklanacak şeyler değil...yaptığımız konserler, kurduğumuzu ilişkiler, hayatta genel olarak yaptığımız işler, bizi seyirciyle, dinleyenle yan yana getirdi ve şimdi korkunç bir bağ var aramızda. Çok farklı kesimden, çok farklı düşünceden insanlarla çok enteresan, ortak bir çok noktada buluşabiliyor bizi sevenler. Bu anlamda kendimi çok şanslı ve şansız hissediyorum. Bu kadar büyük bir güzelliğin içerisinde tam böyle bir yoğunluğun içerisinde o kadar insanı üzüyor olmakta bir taraftan beni ekstradan üzen bir durum...ama bu kadar popüler kültürden uzak durup bu kadar da seviliyor olmakta başka bir güç veriyor açıkçası... Ben gerçek hayatın içerisinde o sevgi ilişkisini yakalayabilmiş az sayıdaki sanatçıdan biriyim. Keşke daha fazla olsa..


Umarım çıkacak. Bu toprak verimli bir toprak. Onu iyi işlemek önemli...bu arada benim dikkatimi çeken bir isim var Umay Umay. Birgün Gazetesi'nde sizinle ilgili bir çok yazı yazdı. O da Trabzonlu...



Kazım KOYUNCU : Burada şimdi...


Öyle mi...sizi yalnız bırakmıyor, destekliyor anlaşılan...

Kazım KOYUNCU : Umay, bir gün benim ilk albüm çıktığı zaman yolda yürüyor bir şarkı duyuyor. Kalbi acıyor. Güliç gibi isimli şarkı. Şarkıyı zaten onun albümünde de birlikte söylüyoruz. Şarkının sonunda da söylüyor zaten; 'Bir gün yolda yürüyordum. Bir şarkı duydum kalbim acıdı.' Ondan sonra Umay'la müzik üzerine kurduğumuz ama bütün hayatı da bir şekilde ilgilendiren çok enteresan bir dostluğumuz başladı. Hele özellikle hasta olduktan sonra anladım ki illa yanımda olması gereken biriymiş çünkü o gerçek bir sanatçı... belki albüm yapabilir, yapmayabilir, adı duyulabilir duyulmayabilir ama... O gerçek bir sanatçı.


Zuğaşi Berepe'den söz edelim biraz. Sanırım 96'lı yıllardı. Üniversite camiasında tanınmaya başlamıştınız. Rock tınıları o albümlerde ön plandaydı. O süreçte neler yaşadınız? Çünkü Lazca söylediniz. İnsanlar, Laz kültüründen habersizdi. Sizin çıkışınızla ilgi çekmeye başladı...

Kazım KOYUNCU : İki şey vardı. Birincisi bizler çok genç çocuklardık. Rockçıydık. Aslında dışarıdan bakıldığında büyük sorumluluklar taşımayacak, oldukça bireysel durumlarına, kendi hallerine düşkün gençlerdik. Bu da doğaldı. Ama çok da öyle değildi (gülüyor) Korkunç sorumlulukları da içinde barındıran tuhaf gençlerdik. Türkiye'de 89 döneminde böyle gençler vardı. Ben öyle bir çocuktum mesela, serseri, uzun saçlı, küpeli memleketten gelmiş öyle bir çocuktum ama bir taraftan halkımın sorunları, siyaset vs...biz tam o dönemde böyle bir müziğe başladık. Hem Rockçıydık hem de halkın sorunlarına duyarlı gençlerdik..


Rock müziğinin özünde de o var değil mi?

Kazım KOYUNCU : Artık yok öyle şeyler...eskiden öyle şeyler söylüyorlardı. Şimdi hikaye oldu. Bizde o vardı. Kendi bireysel özgürlüklerine çok düşkün gençler hem de mesela Lazca'nın yok olmasından çok büyük rahatsızlık duyan, o kültürün yok olmasını istemeyen insanlardık... Kenarda kalanların sesi olduk. Hala da öyleyim.


Sonra solo albümler çıkmaya başladı. Rock'tan otantik bir yapıya kaydınız....


Kazım KOYUNCU : Aslında Zuğaşi Berepe'nin son dönemlerinde tartıştığımız, konuştuğumuz bir şey vardı. Daha otantik bir çalışmaya yönelmek istemiştik... Ama bunu yapamadan gurup dağıldı. Ben çok da içime sinmeyen bir birinci albüm yaptım. Askere gidiyordum. Bedelli hikayeleri filan...bir an önce o işi halletmem lazımdı. Yarım yamalak bir albüm çıktı. Tam da istediğim gibi olmadı. Fakat içimdeki zaten o eski rock ateşi biraz müzikal olarak sönmüştü. Sonra işte öyle çalışmalar geldi. İkinci albüm yine elektrik gitarın, akustik gitarın ağırlık kazandığı bir çalışma oldu. Çok otantik değil çok da modern değil. Arada bir yerde. Ama ikinci albüm daha beni anlatan bir şey...


Sizin albümlerinizde şöyle bir şey var ki beni çok etkiliyor. Hüzünlü şarkılarda yüreğimiz acırken hareketli parçalarda coşkuya kapılıyoruz. Bu herkesin yapabileceği bir şey değil...her iki türü de muhteşem yorumluyorsunuz


Kazım KOYUNCU : Teşekkür ederim. Burada, Karadeniz'de olan bir şey bu aslında. Bizde, duygular radikal..


Uçlarda yaşıyoruz...

Kazım KOYUNCU : Bu o kadar güzel bir şey ki. Bence Karadeniz ,Türkiye'nin en talihsiz bölgesi. İçine en fazla edilen bölgesi...doğasına bir sürü şeyine...kültürel yapısı itibariyle, kültürel agresifliği itibariyle, çok enteresan kişilikleri itibariyle çok özel bir yer. Buradan çok acayip hayatlar, buradan çok ilginç hikayeler...her şey çıkabiliyor...fakat işte bu benim müziğime de böyle yansıyor. Aşk varsa Karadeniz'de sonuna kadar vardır. Cinayet sebebi bile olabilir. Bunu olumlamak için söylemiyorum asla. Ama horon varsa ölene kadar da horon olabilir. Heyelan gibi bir yerdir burası. O yüzden Karadeniz, masalsı acayip tuhaf bir yer. Ve müziği yaparken çok şanslısınız. Sadece bazı şeylerden arınarak müzik yapmak gerekiyor. Ben bunu tam yapabildiğimi düşünmüyorum ama bunun için hazır olduğumu düşündüğüm bir süreçtir bu süreç...


Nereye doğru evrilecek?


Kazım KOYUNCU : Kendim biraz yorum yapmayı düşünüyorum artık. Karadeniz'e kendimi biraz daha katıp, kendi rüyalarımla burayı biraz daha birleştirmeyi düşünüyorum. Çokta kopamıyorum. Fakat teknik olarak kendimi kısıtlamıyorum. Enstrümanlar bağlamında, tulum kemençe benim için çok önemli ama trompette olabilir. Klarneti de çok severim. Şunu anladım ki önemli olan ses. O sesi çıkarmak için de çok temiz düşünmek, güzel rüyalar görmek lazım...


Çok temiz düşünüyorsunuz belli halinizden. Dediniz ya bir sevgi seli oluştu. Bunu herkes söyler, sıradan bir söz gibidir. Ama burada yaşıyoruz bunu...


Kazım KOYUNCU : Teşekkür ederim... Bir şarkının gerçekten güzel olması lazım. Onun 'olması' lazım. Kimseye göre değil ama. Aklında, hayalinde bir şeyi hakketmesi lazım. Ortaya bir şarkı çıkıyorsa onun hayatta bir şeyi karşılaması gerekiyor. Buna inandığın zaman bunu yaptığın zaman da insanlarda karşılık buluyor...


Radyoda Düşler Ülkesi diye bir program yapıyorum. Düşler Ülkesi'ni dinleyenler Trabzon'un yaramaz çocukları. O yaramaz çocuklara ne dersiniz...?


Kazım KOYUNCU : Oh... o kadar güzel dedin ki 'yaramaz çocuklar' deyince...benim kardeşlerim yani...yaramazlıklara devam etmek lazım. Hayat başka güzel olmuyor. Hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Genellikle güzellikleri oradan buluyoruz. Ve genellikle o güzellikleri karşı çıkanlar değil, karşı çıkmayanlar yaşıyor sonra...(gülüşmeler) fakat eninde sonunda anlıyorlar. Bundan beş sene önce Viya albümüm yayınlandı. Sanki gazete çıkarıyormuşum gibi sahil yolu projesinden söz ettim orada. İnsan albümünde sahil yolunu yazar mı? Ama yazmak zorundaydım. Çok gücüme gidiyordu. Kimse bir şey söylemiyordu. Ben de memlekete geldiğim zaman çok sinirlerim geriliyordu. Onu yazdım. 5 sene sonra sahil yolu bitti. İnsanlar sahilimiz yok oldu diyorlar. O dönemde çok kızıyordu insanlar. Akrabalarımız bile kızıyordu. Ama o yaramazlığımdan gurur duyuyorum. Ya da başka bir şey...Fırtına Deresi için de öyle. Bunlar olmasa bu hayat çekilmezmiş. Bu yüzden yaramazlığa devam edeceğiz. Merak etmesinler yanlarındayım...

goldengirl
05-06-2007, 00:03
radikal gazetesi

http://instant.myonlineimages.com/Uploads/Images/3137311912500r1mj9.jpg (http://instant.myonlineimages.com/)
http://instant.myonlineimages.com/Uploads/Images/3137329100001r2vz9.jpg (http://instant.myonlineimages.com/)
http://instant.myonlineimages.com/Uploads/Images/3137343162502r3ps4.jpg (http://instant.myonlineimages.com/)

goldengirl
05-06-2007, 00:03
http://img79.imageshack.us/img79/7857/k10240vscy8.jpg (http://imageshack.us)

goldengirl
05-06-2007, 00:46
http://img513.imageshack.us/img513/3604/69790268lc2.png (http://imageshack.us)

http://img513.imageshack.us/img513/5857/49994545xy1.png (http://imageshack.us)

http://img513.imageshack.us/img513/5521/20716731go0.png (http://imageshack.us)

http://img513.imageshack.us/img513/4789/84004116ql9.png (http://imageshack.us)

http://img513.imageshack.us/img513/3162/90922678ae7.png (http://imageshack.us)

goldengirl
05-06-2007, 01:08
http://img513.imageshack.us/img513/4589/50791903yf7.png (http://imageshack.us)

http://img507.imageshack.us/img507/9043/76405218wx2.png (http://imageshack.us)

http://img507.imageshack.us/img507/9598/63562976le6.png (http://imageshack.us)

http://img502.imageshack.us/img502/8855/80974824hj6.png (http://imageshack.us)

mechanical
06-06-2007, 10:26
büyük sanatçıydı.gerçekten çok mükemmel bir sesi vardı

Baris
06-06-2007, 16:22
Maalesef cok genc yasta kaybettik bu büyük sanatciyi :agg:

Kazim icin güzel bir sayfa hazirlamissin golden_girl tesekkürler:alkiss:

okanıl
12-06-2007, 16:00
efet çok guzel bı insandı :( tşklr

ölümlü yazar
13-06-2007, 14:59
bazı şeylerin değerini yitirdikten sonra anlıyoruz... kendine özgün tarzıyla işini iyi yapan seven ve bizlerede müziğini sevdiren birisiydi ne mutlu ona...
saolsın güzel sunum...

SuPeRiSi
14-06-2007, 23:42
çok sağol golden_girl gercekten muhteşem bir sanatcıydı şarkılarının çoğu ezberimde Allah mekanını cennet eylesin hiç unutulmuycak Kazım KOYUNCU..!!!

goldengirl
15-06-2007, 00:38
http://img217.imageshack.us/img217/2462/3syfbrl6.jpg (http://imageshack.us)

Kazım Koyuncu'nun ardından

Kazım Koyuncu’nun ardından o kadar çok şey yazıldı ki, insan “ Ne kadar çok seviliyormuş” diye düşünmeden edemiyor. Ama Kazım Koyuncu’ya gösterilen sevginin Türkiye’de yaşayan diğer sanatçılara gösterilen sevgiden çok önemli bir farkı var. Kazım Koyuncu, öldükten sonra değil yaşarken sevilenlerdendi. Koyuncu tam da yakın arkadaşı Volkan Konak’ın Hey Gidi Karadeniz türküsünde dediği gibi “Oynayın uşaklar, oynayın gayrı/ Horonu ibadet sayacak Tanrı” sözlerine inanarak müzik yaptı ve bu müziği herkese sevdirmeyi başardı. Ve yine kendi sözleriyle “Hey gidi Karadeniz/Doldu da taşamadı/ Etmiyelum sevdaluk/ Edenler yaşamadı” sözlerini doğrularcasına aramızdan ayrıldı.

Koyuncu’nun müziğiyle ilk defa Arhavili bir arkadaşım sayesinde tanışmıştım. O zamanlar dershaneye gidiyordum ve arkadaşım bana heyecanla “ Ya Zuğaşi Berepe diye bir grup çıkmış. Mutlaka dinlemelisin. Harikalar yaratmışlar” diye anlatıyordu. Arkadaş tavsiyesidir diyerek aldığım Zuğaşi Berepe’nin “Va Mişkunan” albümü beni gerçekten çok etkilemişti. Bir yandan arkadaşıma teşekkür ederken, öte yandan bir Karadenizli olarak böyle bir müziğin yapılmış olmasına çok sevinmiştim. Umarım devamı gelir diye temenni ediyordum ki geldi. Zuğaşi Berepe’nin kurucusu ve beyni Kazım Koyuncu İgzas ismini verdiği ikinci albümüyle arz-ı endam etti.
Türkiye’de ve dünyada Lazca-Rock yapan ilk grup olma başarısını gösteren ve bu müziği kitleselleştiren Zuğaşi Berepe, sıkı muhalif olmasının yanında Karadeniz’i bildik sloganlarından dışarı çıkarmayı da becerebilmişti.
Ama Türkiye’deki birçok grup gibi, özellikle rock gruplarında görülen dağılmalar bu grupta da baş gösterdi ve bu çok önemli grup da bir daha bir araya gelmemek koşuluyla tarihteki yerini aldı.
Grubun beyni dediğimiz Kazım Koyuncu daha sonra “ Viya” ve “ Hayde” isimli iki sıkı albümle Karadeniz yerel tınısını bambaşka bir boyuta taşıdı. Arada yaptığı “Gülbeyaz” ve “Sultan Makamı” dizilerinin müzikleri, Trabzonspor için yaptığı besteler de cabasıydı.
İlk olarak 1991’de Volkan Konak’ın “Efulim” albümüyle başlayan ve daha sonra Fuat Saka’nın Lazutlar’ı, Birol Topaloğlu’nun “Lazuri Birabape” ve “Aravani”, Efkan Şeşen’in “Pek de Tanınmayan Karadeniz”, Gökhan Birben’in “Hey Gidi Karadeniz” gibi albümleriyle çok farklı bir kulvara taşınan Karadeniz ezgileri Kazım Koyuncu’da tam anlamıyla çok büyük bir ivme kazandı. Doğu Karadeniz’in renkli coğrafyasını ve bu coğrafyanın renkli insanlarını, Lazları, Hemşinlileri, Gürcüleri yani, müzikleriyle Anadolu’ya ulaştırdı.
Erkan Oğur’la birlikte çıkardığı iki albümle çok iyi bir dinleyici kitlesi yakalayan İsmail Hakkı Demircioğlu’nun söylediği “Ben Seni Sevduğumi”, “Divane Aşuk Gibi”, “Oy Trabzon”, “Uyan Osmanım Uyan” gibi halk türkülerini dinlerken birden bire ortalığın altyapısı tekno- ritmlerle donatılmış saçmalıklarla karşılaşıldı. Oysa ismini zikrettiğimiz insanlar, dışarıya Karadeniz müziği diye lanse edilen şaklabanlıkların, gerçek Karadeniz’i yansıtmadığını birçok kez gösterdi. O nedenle bu insanların müziğini salt müzik açısından değil, kültürel açıdan da son derece önemli buluyorum. Tüm bu yapılan değerli çalışmaların içinde dinlerken insanın içinde hüzünlü yolculuklar yapmasına vesile olan Kazım Koyuncu’nun yaptığı müziğin bundan sonra yerel çalışmalarda bulunacak diğer insanlara örnek teşkil etmesi temennisiyle..

UĞUR BİRYOL-Gazeteci

goldengirl
15-06-2007, 00:44
http://img527.imageshack.us/img527/527/kazimkoyuncusahnedeny7.jpg (http://imageshack.us)

Çernobil yağmurları üzerimize yağdı
Ses çıkarmadık sustuk, hayatımız karardı
Yaprak dökümü gibi tek tek gitti yiğitler

Biz susarken haykıran Cihan Eren’ler vardı


Sahil yoluna karşı direnişe geçmedik
Yanlıştan yana olduk doğruları seçmedik
Yaşarken insanların kıymetini bilmedik

Haksızlığa dur diyen bir Kazım’ımız vardı



Bir bir kayıp oluyor bütün değerlerimiz

Eski Karadeniz’den kalmadı ki hiçbir iz

Onlar yağmalıyorken alkış tutuyoruz biz

Eskiden aramızda cesur yürekler vardı



Karadeniz sahili boyuca yolculuk yaparsanız kıyı katliamının sonuçlarını, dinamitlerle indirilmiş dağları, mahkeme kararıyla dolgu inşaatı durdurulan ilçeleri, yol seviyesinin altında bırakılan ve bu yüzden çamura mahkûm edilen mahalleleri görürsünüz ve kendinize sorarsınız: Bu güzelim sahil nasıl bu hale geldi?

Sustuk, sıra bize geldi

Çoğumuz sustuk, ya da haykıran insanların yanında olmadık. Bir yıl önce aramızdan ayrılan Kazım Koyuncu çevre gönüllüsü idi. Çernobil, Karadeniz otoyolu konularında yıllarca kamuoyu oluşturmaya çalışmıştı. Kendisine kanser teşhisi konulmadan kısa süre önce yaptığımız röportajda Karadeniz sahil yolu ve Çernobil konularına tam bir sanatçı duyarlılığı ile yaklaşıyor ve “Bu sahiller geri gelmeyecek. Herkesin bir katkısı vardır bu işlerde. Yol bir şekilde bitti sayılır, sahiller mahvoldu. Bizim orada yaşayan insanların da çok büyük kusurları var ama politikacıların ve bürokratların suçu daha büyük. Sahiller geri gelmeyebilir ama birilerinin hayatımda ilk defa bu kadar cezalandırılmasını istiyorum.” diyor ve avucumuzun içinden uçup giden sahillerimiz için verdikleri mücadeleyi hatırlatıyordu: “2000 yılında sahil yoluyla ilgili ses çıkarmaya başladık birkaç arkadaşla. VİYA! albümünün adının viya olmasının sebebi sahil yoluna nazik bir tepki idi. Çünkü viya sahillerde yapılan bir nevi aletsiz sörf. Ardeşen’de tahtasız yaparlar. Böyle dalgaya bırakıyorlar kendilerini . Kayalarla kavga ediyor insanlar, çocuklar. Bu çok önemli bir kültürel durumdu aslına bakarsanız. Bir ritueldi ya da. Fakat eğer şimdi sahilleri doldurursak böyle bir şey de olmayacak.”

“Viya” sahil yoluna nazik bir tepki idi

“Bu bir simgeydi. Küçük bir şey. Onu da albümün içine de koyduk. Öyle kocaman bir sahili yol yapmak için dolduruyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde yoktur böyle bir şey. 700-800 sene sonra bu sahiller tekrar elimize gelecek ve bu insanlar yüzünden tarihin içini boşaltmış olacağız. 700-800 sene sonra sahil oluşacak efendime söyleyeyim, kaç bin yılda oluşmuş sahilimiz yok olacak. Siz kimsiniz ya, binlerce yılda oluşan bir şeyi siz hangi kafayla, hangi vicdanla tutup da yok edebiliyorsunuz?. İnsanın geleceğiyle oynuyorsunuz. Sizin kısa vadede kazanacağınız birkaç milyon doların karşılığı milyonlarca insanın geleceği ve bütün dünyanın ortak mirası olan oradaki doğa, oradaki deniz, oradaki fırtına deresi, oradaki Artvin’in dereleri. Bütün bunlara karşı çıkmak için ne filozof olmak lazım ne sanatçı. Hiçbir şey olmaya gerek yok. Sadece gören bir çift göze sahip olmak... Korkmamak lazım. Devlet niçin var? Devlet modern toplumda benim için var. Topluluk için değil, bütün halk için de değil. Ayrı duranlar için, daha marijinal duranlar için, hayatı tehlikede olanlar için devlet vardır. Hak hukuku böyledir yanı. Ama öyle bir gelenek yok. Türkiye’de her şey devlet için. Hayır efendim devlet benim haklarımı korumak için var. Ben devleti korumak için ne çaba sarf edeceğim? Koskoca devlet yani...” diyordu.

Hayatta hep gıcık işlerle uğraştım

Kazım koyuncu ölümünden tam dokuz ay önce Çernobil olayında duyarsız davranan dönemin yetkilileri için Sultanahmet Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunanların arasındaydı. Karadeniz’de artan kanser vakalarına dikkat çekilerek kendisine sorulan “Ailenizde kanserli var mı” sorusuna sorusuna bir yıl sonra “Ben” diye cevap veriyordu. O gün kendisiyle uzunu uzun Karadeniz’i konuşmuştuk. O yaşamı süresince haksızlıkların ve yanlışlıkların karşısında olmuştu. Ya biz değerlerimiz, güzelliklerimiz elimizden gidince veya ailemizde bir kanser hastası olunca mı uyanacağız. Her gün Karadeniz’den yüzlerce insan tedavi için İstanbul’a geliyor.

Türkiye’de hiç radyasyon olmasa da sistem adamı kanser eder


Kazım Koyuncu Trabzon Dernekler Birliği’nce 23 Nisan 2005’te organize edilen “Çernobil’in Etkileri ve Hasta Hakları” konulu panele hasta olduğu halde konuşmacı olarak katılmıştı. Orada yaptığı konuşmada “O koca burnumu her şeye soktuğum için bu hastalığın da tanrıdan geldiğini düşünüyorum” sözleriyle dinleyenleri güldürmeyi başarmıştı. Konuşmasında, “Bir kaset yaptım, gazete çıkarır gibi yazdım. Hayatta hep gıcık işlerle uğraştım. “Beni kanser ettiniz” demek istiyorum. Her şeyin içinde bulunmak zorundaydım. Sistem bizim gibi insanları dinlemiyor. Asi, muhalif... Kanser beni ilgilendirmiyor. Beni yaşamlar ilgilendiriyor. Mücadele edin. Güç bizde. Yönetenlerden kanserden ölen var mı son dönemlerde? Ben Türkiye’de her şeyin bir sektör olduğuna inanıyorum. Türkiye’de hiç radyasyon olmasa da sistemin kendisi yeter zaten. Ama hiç merak etmeyin bundan sonra da muhalif, illet, deli bir herif olmaya devam edeceğim” diyordu. Ayrıca panelde sarf ettiği ve altını önemle çizmek istediğim “Türkiye’de bir sistem sorunu var. Beni radyasyon değil Türkiye’deki sistem kanser etti” cümlesini unutamıyorum.



“Hopa’ya gitmek istiyorum”



Amerikan Hastanesi’nde bir ziyaretinde “Hopa’ya gitmek istiyorum” diyordu. Hopa derken boğazının düğümlendiğini hissediyordum. Bizler ona “Seni iyi gördük” derken gerçekler de bizi endişelere itiyordu. Sahnelerin hırçın çocuğu sakinleşmişti. O kabul etmiyordu. Öyle ya bir konser düzenlese büyük gelir elde edebilirdi ama o bunu kabul etmedi.



Aramızdan ayrılalı bir yıl oldu. Karadeniz’in bizim sorunlarımızı dile getiren hırcın çocuğunu bu bir yıl içinde daha fazla yanımızda oldu. 25 haziran 2006 tarihinde Hopa’daki köyünde Yeşilyut’a misafiri olacağız. Çok kalabalık geliyoruz Kazım. Şarkılarınla karşıla bizi.

http://img527.imageshack.us/img527/8063/kazimkoyuncusahiljg2.jpg (http://imageshack.us)

Birini Çernobil, diğerini sahil yolu aldı elimizden!

Avukat Cihan Eren ( soldan 1.) Kazım Koyuncu

onları aynı karede buluşturan şey memleket ve insan sevgisiydi


http://img230.imageshack.us/img230/8941/kazimsultanahmetzx1.jpg (http://imageshack.us)

Kazım Koyuncu Çernobil olayında duyarsız davranan dönemin yetkilileri için Sultanahmet Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunanlar arasında yer alıyordu. Şimdi ise gönüllerde.....

goldengirl
15-06-2007, 00:47
http://img505.imageshack.us/img505/7118/3syf1pz1.jpg (http://imageshack.us)


BEN SENİ SEVDUĞUMİ

Ben seni sevduğumi dunyalara bildurdum
Endurdun kaşlaruni babani mi eldurdum
En dereye dereye al dereden taşlari
Geçti bizden sevdaluk al cebumden saçlari
Kiz evunun onine sereceğum kilimi
Oldi hayli zamanlar görmedum sevduğumi
Yaz geldi bahar geldi açti yeşil yapraklar
Ben sana doyamadum doysun kara topraklar

Söz ve müzik: Maçkalı Hasan Tunç
Solist: Şevval Sam



NARİNO

Ben deli oldum deli narino
Tutun bağlayun beni
Gideyirum buradan narino
Kızlar ağlayun beni

Bu dere yılan olsa narino
Derdumi bilen olsa
Oturup da ağlardum narino
Yaşumi silen olsa

Bu dere akar gider narino
Taşlari yikar gider
Ne ettum sevduğume narino
Yuzume bakar gider

Söz ve müzik: Mustafa Sırtlı




ELLA ELLA

Ella Ella metsz Ella
Entu kağe viyella
Entu kağin ağhçkenin yar
A'sti kağsiyuz yalla

Lusnika erand kişer
Hayde ertag a'skişer
Hedev çağh tsemer ge'lli yar
Viyel ertag a'skişer

Aye garmilig aye
Modinida'l ar aye
Modined kaoçana yar
Cutme ğhavağ ar aye

Covele'in oğnuke'
Kukuliim kukuli
Deve'g intsi im sevdan yar
Yesa'l Astezun kuli


ALLAH ALLAH

Allah Allah büyük Allah
Şu karşıki köy kalksa
Karşı köyün kızları
Beriki köye yallah

Ay vurmuş güzel gece
Gel gidelim bu gece
Sonra yağmur kış olur
Kalk gidelim bu gece

Gel al yanaklım (allar giymiş) gel
Yanındakini (arkadaşını) al da gel
Yanındaki gelmezse
Bir salkım üzüm al gel

Covele'nin tepelerinde
Yalnız gezen kuş gibiyim
Verin bana sevdiğimi
Ben de Allah'ın kuluyum


Söz: Hemşin Halk Şarkısı
Derleyen: Hikmet Akçiçek

goldengirl
15-06-2007, 00:49
http://img79.imageshack.us/img79/7348/3syf2pj5.jpg (http://imageshack.us)



3ira *
Bağis vordi vardi âiri
Nana éira kogale
3ilvad moüod vamaéopu
Nanaia éira kogale
3ira éira nanaia éira kogale


Muöod mapşaliak teşi
Nana éira kogale
Süan üoropak ma omöopu
Nanaia éira kogale
3ira éira nanaia éira kogale


Si vardisu uçguku do
Nana éira kogale
Tişen goévangvrdişnero
Nanaia éira kogale
3ira éira nanaia éira kogale

TSİRA

Bahçedeydim gül gördüm
Tsira kız kurbanın olayım
Koparmak istiyordum, koparamadım
Nanaia kız kurbanın olayım

Kırlangıçlar gibi
Senin sevdan sardı beni
Tsira kurbanın olayım

Sen gülden daha güzelsin
Bu yüzden tüm sözlerim, övgülerim
Tsira kurbanın olayım


Söz: Anonim(megrelce)
Müzik:İ. Bobohidze
Düzenleme: İberya Özkan, Kazım Koyuncu

goldengirl
15-06-2007, 00:51
http://img404.imageshack.us/img404/2383/3syf2zc8.jpg (http://imageshack.us)

Uy aha(enstumantal) Gülbeyaz dizi müziği

Müzik: Kazım Koyuncu
Düz Horon: Anonim


GELEVERA DERESİ

Koyverdun gittun beni Allah'undan bulasun
Kimse almasun seni yine bana kalasun
Sevduğum senun aşkın ciğerlerumi dağlar
Hiç mi duşunmedun sen sevduğun boyle ağlar

Gelevera deresi iki dağun arasi
Yuzunden silinmesun piçağumun yarasi


Söz ve Müzik: Anonim
Düet: Şevval Sam



POTPORİ *

Moxtu kocelaxedu néana şüala méorida
Nusalepe daşkimi bozope tisya vida
Anderi na naşkvare axir oxori süani
Mo var gokomocaman komoxtu orasüani

E dumani dumani nay ulur mani mani
Nana do babasüani nuüu oüodumani
Pulera kodolodu toliti var iâiren
Bozo şuri do guri ezmocepes maâiren
Oy oy oy ax oy oy

Nena do üaide: Anonimi
Ğvandi Üaide, Mimiüi, Atinuri, Rize Xoron



POTPORİ

Geldi kondu nar bülbülü ile mtsorida
Gelinler kızkardeşim kızlara kurban olayım
Ander kalsın senin evin, ahırın
Neden evlendirmiyorlar seni artık zamanın geldi

Ey duman nereye gidiyorsun böyle çabuk çabuk
Annen ile babanın dudakları değiyor mu birbirine
Duman sardı her yanı göz gözü görmüyor
Canımın içi sevdiğimi rüyalarda görüyorum
Oy oy oy ah oy oy

Söz ve müzik: Anonim (Laz Halk Şarkıları)



ASİYE

Ağasarın balını gel salını salını
Adam cebinde taşır senin gibi gelini oy Asiye oy

Oy Asiye Asiye tütün koydum kesiye
Baban seni veriyi da bir bağa pırasiye oy Asiye oy

Sis dağının başında yel püfür püfür esiyor
Baban bu yıl kurbanı çifter çifter kesiyor oy Asiye oy

Söz ve müzik : Ömer Akpınar

goldengirl
15-06-2007, 00:53
http://img505.imageshack.us/img505/7435/3syf4pq9.jpg (http://imageshack.us)


FADİME

Dünya benum sanırdım meğersem yanılmışım
Felek gözün körolsun ne kadar geç kalmışım
En dereye dereye dere belune gelsun
Benden başka seversen iki gözün kör olsun

Ha bu akan dereler hep gözümün yaşidur
Sevup da alamamak ölümün gardeşidur

Mektup yazdım karadan dağlar kalksun aradan
Kavuşmaya çare yok kavuştursun yaradan
Duman geldi da çokti oy dağlarum dağlarum
Siz orada oturun ben burada ağlarum

Başundaki puşinun dali var çiçeği yok
Benum deli gonlümun senden geçeceği yok

Yayladan ki yurudum hava güneşli idi
Arkama bakamadum gözlerum yaşli idi
Oy duman kara duman çiksana yollarumdan
Düştum yolun altina tutsana kollarumdan

Bi k'arak'uş ağlayi taş vurmiş kanadına
Ağlama k'ara k'uşum düşmanun inadına

Oy Fadime'm Fadime'm ne da güzel adun var
Eskiden sevdan idi şimdi baldan tadun var
Etekluğun altina pantol geyiliyi mi
Yaktun ha beni yavrum adam yakiliyi mi?

Söz ve müzik: Anonim

goldengirl
15-06-2007, 00:55
http://img505.imageshack.us/img505/7435/3syf4pq9.jpg (http://imageshack.us)


DENİZDE K'ARARTİ VAR

Denizde k'ararti var bu gelen k'ayik midur
Ben ozledum yarumi ağlasam ayip midur

Oy dumanlar dumanlar hep dağlari sardunuz
Yureğumun derdini bilsenuz ağlardunuz

K'arardi K'aradeniz taşti bu yana taşti
Haber verun yarume gyozlerum doldi taşti

Gemi mil ilen olur sevda dil ilen olur
Guzeller çok var ama meyil birine olur

Söz ve müzik: Anonim



HAYDE

Hayde gidelum hayde
Dağa k'arayemişa
Elun nişanlisina
Ben nasil deyim hayde

Çiktum çami budadum
Endurdum yarisina
Boyle sevdami olur
Girsun yerun dibina

K'izilağaç fidani
Tepeden budanur mi
İnsan sevduği yardan
Bu k'adar utanur mi

Endum dere duzina
Aşlamayi aşladum
Sevdaluk eyi şeydur
Ben da yeni başladum

Söz ve müzik: Anonim (Rize, Pazar)
Kaynak kişi: Melek Akman
Derleyen: Gökhan Birben

goldengirl
15-06-2007, 00:57
http://img77.imageshack.us/img77/8748/3syf9tp4.jpg (http://imageshack.us)

SELİMİNA *

Avlas üani şüala celevuluûi
Gugum elibi do wariş uluûi
Hindoy va maüitxu si nak uluûi
Mo moğodi haşo e beymuradi


Müzik:Selim Bölükbaşı
Girişte okunan destan Rize, Pazar(Atina)'nın Ûalvat köyünden Harun Bölükbaşına aittir.
Kaynak kişi: Sultan Bölükbaşı
Seslendiren: Selim Bölükbaşı


MOXEVİS KALO

Mohevis kalo tinavo
Dedas rad uzi şinavo
Şeni tolebi gathovdnen
Şen rağam dagarçinavo

Hei gidi mohevis kalo
Ra lamazi rama haro
Netavi şeni alersit
Vin ginda rom gaaharo

Mohevis kalo,tinavo
Netav rad zihar şinavo
Moheve biçi gedzahis
Çemtan tzamodi şinavo
HEVİLİ KADIN

Hevili kadın Tina!
Annenle neden evde oturuyorsun?
Senin yaşıtların evlendi
Sen neden evde kaldın?

Hey gidi Hevili kadın
Sen ne güzel bir şeysin
Acaba senin sevginle
Kimi sevindirmek istiyorsun?

Hevili kadın Tina
Neden evde oturuyorsun?
Hevili oğlan seni çağırıyor
Benimle gel evime diye


Söz ve müzik: Gürcü Halk Şarkısı
Hevi, Gürcistan'da yüksek bir bölgenin adıdır ve vadi anlamına da gelmektedir. Bu şarkıda düzenlemeler İberya Özkan, vokaller ve enstruman çalımları Gürcü müzisyen dostlarımız Nugzar, Roland, Bayar ve İberya tarafından yapılmıştır.

goldengirl
15-06-2007, 01:02
http://img117.imageshack.us/img117/1279/4kazim7ja9.jpg (http://imageshack.us)


Kazım Koyuncu'yu 5 bin yürek uğurladık


kanser tedavisi gördüğü Amerikan hastanesinde hayatını kaybeden Karadeniz müziğinin sevilen ismi Kazım Koyuncu’yu son yolculuğuna 5 bin kişi uğurladı. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılan törende sevenleri gözyaşlarını tutamadı. Kalabalıktan bazılarının üzüntüden fenalık geçirdiği görüldü. Törene katılan Kazım’ın anne ve babası hıçkırıklarla oğullarına veda ettiler.

http://img117.imageshack.us/img117/6771/4kazim47jf0.jpg (http://imageshack.us)


Kazım Koyuncu ile birlikte Zuğaşi Berepe grubunu kuran yakın arkadaşı Mehmet Ali Beşli, genç sanatçının unutulmaz bir insan olduğunu söyledi. Volkan Konak da “Kazım’ın gitmesiyle gökkuşağının bir rengi soldu. Onun yeri asla dolmayacak” diye konuştu. Gerede Kampı’ndan gelerek törene katılan Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kazım Koyuncu’yu çok geç tanıdığını belirterek “Kendisi çok iyi bir Trabzonsporluydu. Kazım, Doğu’da doğdu. Batı’da öldü. Şimdi yine Doğu’ya gidiyor ve yeniden doğacak” diye konuştu. Törende söz alan Trabzon Dernekler Birliği Başkanı Tahsin Usta da Kazım Koyuncu’nun, Çernobil’le ile ilgili her etkinlikte en önde olduğunu belirterek “Bana sürekli Çernobil olmasa bile bu devlet adamı kanser etmeye yeter derdi. İyi bir Trabzonsporluydu, çünkü karakter olarak devrimci, hırslı ve mücadeleciydi” diye konuştu.

http://img117.imageshack.us/img117/175/4kazim88yk4.jpg (http://imageshack.us)


Törene katılan konuşmacılardan çoğu Kazım’ın ölümünden Çernobil felaketinden sonra halkı uyutanların suçlu olduğunu söylediler ve en kısa zamanda Karadeniz Bölgesi’nde kanser araştırma laboratuvarları kurulmasının gerekliliği üzerinde durdular. Törende konuşan Kazım Koyuncu’nun hastanedeki hemşiresi “O hayatta tanıdığım en iyi insandı. Bütün acılarına rağmen bir gün bile yüzündeki gülümseme eksik olmadı” diye konuştu.

Kazım Koyuncu için yapılan törene sanatçı dostlarından İbrahim Can, Volkan Konak, Birol Topaloğlu, Bayar Şahin, Davut Güloğlu, Leman Sam, Grup Yorum ve Grup Munzur üyeleri de katıldı. Konuşmalardan sonra beş bin kişilik kalabalık cenaze arabasını takip ederek Hyatt Regency Oteli’ne kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında bazı gruplar “Kazım Koyuncu ölümsüzdür” sloganı attılar. Kazım’ın naaşı daha sonra Trabzon uçağına konulmak üzere Atatürk Havalimanı’na götürüldü.

goldengirl
15-06-2007, 01:05
http://img379.imageshack.us/img379/6939/wwwantolojicom274601232yb0.jpg (http://imageshack.us)

goldengirl
15-06-2007, 01:15
http://img267.imageshack.us/img267/2093/ya08lv5.jpg (http://imageshack.us)


http://img412.imageshack.us/img412/6446/adszrs7.png (http://imageshack.us)



http://img162.imageshack.us/img162/6908/albumpicfb0oq1.jpg (http://imageshack.us)


Yorumlarını esirgemeyenlere sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum..

aemermer
15-06-2007, 20:13
:agg::agg::agg::agg:ahhh ahhhhh dünya gözüyle göremeden gittin ya en çok ona yanarım:agg:

SuPeRiSi
18-06-2007, 23:43
bende buraya üyeyim unutmayın beni he imzamada ekliycem şimdi:p

SuPeRiSi
18-06-2007, 23:53
gitmeseydin
WvYVdlDXaFE

Askıda Yasamak
VAPAewsM1rM

SuPeRiSi
19-06-2007, 00:06
denizde kararti var
xZi75ykZvWQ

Igzas
WNSIfblanFI

SuPeRiSi
19-06-2007, 00:07
Dido Nana
5yYx0k08_q0

İşte Gidiyorum
My2LvqSKo_o

Ella Ella
ECvadCkPpgY

kazım koyuncu konserinden oy oy güzelim
ECvadCkPpgY

Kazım koyuncu & Şevval Sam Gelevera Deresi
Y-4BPq9KLyc

Hayde
hvhjhrbm0ys

Ben Seni Sevduğumi
zxtkrqnrs9k

Umay Umay
YgfZaXv1opI

SuPeRiSi
19-06-2007, 00:07
GÜLBEYAZ
QWX8SCAa9l0

Evun Alti Arpaluk
QaYdDkD71u8

KaZıM KoYuNCu aNıSıNa!..
aKJmVE0vCj0

shaMarıq
21-06-2007, 14:32
Bende üye oLmaq iStom :( bi karadeniSLi oLaraq:)

okanıl
14-07-2007, 18:53
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32543.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32543.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32549.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32549.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32551.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32551.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32556.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32556.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32559.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32559.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32563.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32563.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32566.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32566.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32570.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32570.jpg)
http://www.resimyuklet.com/uploads6/load32577.jpg (http://www.resimyuklet.com/resim.php?cg=uploads6/load32577.jpg)

mcfly5355
01-08-2007, 12:57
Allah mekanını cennet etsin çok sefiyom kazımı

Baris
01-08-2007, 14:13
Burada bildigim kadariyla mp3 paylasimi yasak. Kazim Koyuncu ve zugasi berepe mp3leri isteyenler varsa bana öm atsinlar ulastirayim... (yalniz emule linki;))

goldengirl
01-08-2007, 14:30
http://img12.imagevenue.com/loc978/th_65971_acikhava08_123_978lo.jpg (http://img12.imagevenue.com/img.php?image=65971_acikhava08_123_978lo.jpg)http://img120.imagevenue.com/loc614/th_65976_acikhava09_123_614lo.jpg (http://img120.imagevenue.com/img.php?image=65976_acikhava09_123_614lo.jpg)http://img5.imagevenue.com/loc351/th_65981_acikhava10_123_351lo.jpg (http://img5.imagevenue.com/img.php?image=65981_acikhava10_123_351lo.jpg)http://img166.imagevenue.com/loc567/th_65983_acikhava11_123_567lo.jpg (http://img166.imagevenue.com/img.php?image=65983_acikhava11_123_567lo.jpg)
http://img145.imagevenue.com/loc1119/th_65988_acikhava12_123_1119lo.jpg (http://img145.imagevenue.com/img.php?image=65988_acikhava12_123_1119lo.jpg)http ://img172.imagevenue.com/loc389/th_65993_acikhava13_123_389lo.jpg (http://img172.imagevenue.com/img.php?image=65993_acikhava13_123_389lo.jpg)http://img137.imagevenue.com/loc548/th_65996_acikhava14_123_548lo.jpg (http://img137.imagevenue.com/img.php?image=65996_acikhava14_123_548lo.jpg)
http://img137.imagevenue.com/loc469/th_66005_acikhava15_123_469lo.jpg (http://img137.imagevenue.com/img.php?image=66005_acikhava15_123_469lo.jpg)http://img124.imagevenue.com/loc916/th_66013_acikhava16_123_916lo.jpg (http://img124.imagevenue.com/img.php?image=66013_acikhava16_123_916lo.jpg)http://img5.imagevenue.com/loc461/th_66019_acikhava17_123_461lo.jpg (http://img5.imagevenue.com/img.php?image=66019_acikhava17_123_461lo.jpg)


http://img163.imagevenue.com/loc968/th_65734_260605toren1_123_968lo.jpg (http://img163.imagevenue.com/img.php?image=65734_260605toren1_123_968lo.jpg)htt p://img153.imagevenue.com/loc699/th_65738_270605atay1_123_699lo.jpg (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=65738_270605atay1_123_699lo.jpg)http ://img124.imagevenue.com/loc764/th_65744_15552833_123_764lo.jpg (http://img124.imagevenue.com/img.php?image=65744_15552833_123_764lo.jpg)http://img134.imagevenue.com/loc371/th_65748_29139174_123_371lo.jpg (http://img134.imagevenue.com/img.php?image=65748_29139174_123_371lo.jpg)
http://img177.imagevenue.com/loc338/th_65752_48239478_123_338lo.jpg (http://img177.imagevenue.com/img.php?image=65752_48239478_123_338lo.jpg)http://img153.imagevenue.com/loc640/th_65754_59918040_123_640lo.jpg (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=65754_59918040_123_640lo.jpg)http://img11.imagevenue.com/loc1094/th_65758_77513762_123_1094lo.jpg (http://img11.imagevenue.com/img.php?image=65758_77513762_123_1094lo.jpg)
http://img137.imagevenue.com/loc359/th_65763_86817236_123_359lo.jpg (http://img137.imagevenue.com/img.php?image=65763_86817236_123_359lo.jpg)http://img148.imagevenue.com/loc964/th_65773_77513762_123_964lo.jpg (http://img148.imagevenue.com/img.php?image=65773_77513762_123_964lo.jpg)http://img34.imagevenue.com/loc1008/th_65778_88631357_123_1008lo.jpg (http://img34.imagevenue.com/img.php?image=65778_88631357_123_1008lo.jpg)

goldengirl
01-08-2007, 14:31
http://img178.imagevenue.com/loc477/th_65496_2117_123_477lo.jpg (http://img178.imagevenue.com/img.php?image=65496_2117_123_477lo.jpg)http://img182.imagevenue.com/loc484/th_65497_2119_123_484lo.jpg (http://img182.imagevenue.com/img.php?image=65497_2119_123_484lo.jpg)http://img101.imagevenue.com/loc797/th_65511_2618_123_797lo.jpg (http://img101.imagevenue.com/img.php?image=th_65511_2618_123_797lo.jpg)
http://img101.imagevenue.com/loc1070/th_65517_kaz2FDm7koyuncu_123_1070lo.jpg (http://img101.imagevenue.com/img.php?image=th_65517_kaz2FDm7koyuncu_123_1070lo. jpg)http://img156.imagevenue.com/loc738/th_65517_198230_123_738lo.jpg (http://img156.imagevenue.com/img.php?image=th_65517_198230_123_738lo.jpg)
http://img153.imagevenue.com/loc765/th_65520_kaz2FDm2koyuncu_123_765lo.jpg (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=th_65520_kaz2FDm2koyuncu_123_765lo.j pg)http://img108.imagevenue.com/loc899/th_65523_250605kazim2_123_899lo.jpg (http://img108.imagevenue.com/img.php?image=65523_250605kazim2_123_899lo.jpg)htt p://img42.imagevenue.com/loc624/th_65526_260605toren_123_624lo.jpg (http://img42.imagevenue.com/img.php?image=th_65526_260605toren_123_624lo.jpg)


http://img102.imagevenue.com/loc625/th_65901_89113473_123_625lo.jpg (http://img102.imagevenue.com/img.php?image=65901_89113473_123_625lo.jpg)http://img22.imagevenue.com/loc957/th_65902_95033869_123_957lo.jpg (http://img22.imagevenue.com/img.php?image=65902_95033869_123_957lo.jpg)http://img180.imagevenue.com/loc592/th_65907_89743647642bdc91971bbf_123_592lo.jpg (http://img180.imagevenue.com/img.php?image=th_65907_89743647642bdc91971bbf_123_ 592lo.jpg)http://img41.imagevenue.com/loc808/th_65907_1121891922489T_123_808lo.jpg (http://img41.imagevenue.com/img.php?image=th_65907_1121891922489T_123_808lo.jp g)
http://img16.imagevenue.com/loc782/th_65909_acikhava01_123_782lo.jpg (http://img16.imagevenue.com/img.php?image=65909_acikhava01_123_782lo.jpg)http://img109.imagevenue.com/loc1134/th_65914_acikhava02_123_1134lo.jpg (http://img109.imagevenue.com/img.php?image=65914_acikhava02_123_1134lo.jpg)http ://img161.imagevenue.com/loc372/th_65919_acikhava03_123_372lo.jpg (http://img161.imagevenue.com/img.php?image=65919_acikhava03_123_372lo.jpg)
http://img164.imagevenue.com/loc948/th_65924_acikhava04_123_948lo.jpg (http://img164.imagevenue.com/img.php?image=65924_acikhava04_123_948lo.jpg)http://img182.imagevenue.com/loc572/th_65928_acikhava05_123_572lo.jpg (http://img182.imagevenue.com/img.php?image=65928_acikhava05_123_572lo.jpg)http://img109.imagevenue.com/loc845/th_65929_acikhava06_123_845lo.jpg (http://img109.imagevenue.com/img.php?image=65929_acikhava06_123_845lo.jpg)

SeaBoy
05-08-2007, 21:55
bende üye olabilirmiyim acaba :) sesi ile yorumuyla cok değişik birisi

goldengirl
05-08-2007, 23:27
bende üye olabilirmiyim acaba :) sesi ile yorumuyla cok değişik birisi


Tabiki canım olabilirsin..hoşgeldin..sewgilerimle...:)

SeaBoy
06-08-2007, 23:12
Tabiki canım olabilirsin..hoşgeldin..sewgilerimle...:)

tşkler yuppiiii :D

Baade
08-08-2007, 15:50
Çok teşekkürler paylaşımın için golden girl....O kalbimizde Allah mekanını cennet etsin...

goldengirl
08-08-2007, 17:43
Çok teşekkürler paylaşımın için golden girl....O kalbimizde Allah mekanını cennet etsin...

Rica ederim canım....saol ziyaretin için....




http://img144.imagevenue.com/loc770/th_64660_097200371900_123_770lo.jpg (http://img144.imagevenue.com/img.php?image=64660_097200371900_123_770lo.jpg)htt p://img171.imagevenue.com/loc572/th_64665_001_123_572lo.jpg (http://img171.imagevenue.com/img.php?image=64665_001_123_572lo.jpg)http://img45.imagevenue.com/loc863/th_64668_01_123_863lo.jpg (http://img45.imagevenue.com/img.php?image=64668_01_123_863lo.jpg)http://img121.imagevenue.com/loc950/th_64676_02_123_950lo.jpg (http://img121.imagevenue.com/img.php?image=64676_02_123_950lo.jpg)
http://img128.imagevenue.com/loc354/th_64682_2_123_354lo.jpg (http://img128.imagevenue.com/img.php?image=64682_2_123_354lo.jpg)http://img133.imagevenue.com/loc515/th_64683_2AC2647A2614604182904B25b_123_515lo.jpg (http://img133.imagevenue.com/img.php?image=th_64683_2AC2647A2614604182904B25b_1 23_515lo.jpg)http://img164.imagevenue.com/loc789/th_64692_003_123_789lo.jpg (http://img164.imagevenue.com/img.php?image=64692_003_123_789lo.jpg)
http://img167.imagevenue.com/loc528/th_64702_03_123_528lo.jpg (http://img167.imagevenue.com/img.php?image=64702_03_123_528lo.jpg)http://img128.imagevenue.com/loc566/th_64703_3A09E290634FB84E9446685Fa_123_566lo.jpg (http://img128.imagevenue.com/img.php?image=th_64703_3A09E290634FB84E9446685Fa_1 23_566lo.jpg)http://img152.imagevenue.com/loc974/th_64706_004_123_974lo.jpg (http://img152.imagevenue.com/img.php?image=64706_004_123_974lo.jpg)

http://img144.imagevenue.com/loc1105/th_64686_04_123_1105lo.jpg (http://img144.imagevenue.com/img.php?image=64686_04_123_1105lo.jpg)http://img156.imagevenue.com/loc896/th_64692_05_123_896lo.jpg (http://img156.imagevenue.com/img.php?image=64692_05_123_896lo.jpg)http://img167.imagevenue.com/loc447/th_64704_06_123_447lo.jpg (http://img167.imagevenue.com/img.php?image=64704_06_123_447lo.jpg)http://img133.imagevenue.com/loc487/th_64705_07_123_487lo.jpg (http://img133.imagevenue.com/img.php?image=64705_07_123_487lo.jpg)
http://img158.imagevenue.com/loc872/th_64710_08_123_872lo.jpg (http://img158.imagevenue.com/img.php?image=64710_08_123_872lo.jpg)http://img18.imagevenue.com/loc714/th_64722_09_123_714lo.jpg (http://img18.imagevenue.com/img.php?image=64722_09_123_714lo.jpg)http://img45.imagevenue.com/loc994/th_64728_09ft_16_123_994lo.JPG (http://img45.imagevenue.com/img.php?image=64728_09ft_16_123_994lo.JPG)
http://img176.imagevenue.com/loc421/th_64739_10_123_421lo.jpg (http://img176.imagevenue.com/img.php?image=64739_10_123_421lo.jpg)http://img148.imagevenue.com/loc930/th_64741_11_123_930lo.jpg (http://img148.imagevenue.com/img.php?image=64741_11_123_930lo.jpg)http://img139.imagevenue.com/loc462/th_64751_12_123_462lo.jpg (http://img139.imagevenue.com/img.php?image=64751_12_123_462lo.jpg)

goldengirl
08-08-2007, 17:44
http://img5.imagevenue.com/loc383/th_65353_13_123_383lo.jpg (http://img5.imagevenue.com/img.php?image=65353_13_123_383lo.jpg)http://img31.imagevenue.com/loc791/th_65355_13_123_791lo.jpg (http://img31.imagevenue.com/img.php?image=65355_13_123_791lo.jpg)http://img165.imagevenue.com/loc341/th_65360_15_123_341lo.jpg (http://img165.imagevenue.com/img.php?image=65360_15_123_341lo.jpg)http://img164.imagevenue.com/loc1122/th_65365_16_123_1122lo.jpg (http://img164.imagevenue.com/img.php?image=65365_16_123_1122lo.jpg)
http://img135.imagevenue.com/loc572/th_65370_17_123_572lo.jpg (http://img135.imagevenue.com/img.php?image=65370_17_123_572lo.jpg)http://img101.imagevenue.com/loc992/th_65371_18_123_992lo.jpg (http://img101.imagevenue.com/img.php?image=65371_18_123_992lo.jpg)http://img136.imagevenue.com/loc373/th_65373_19_123_373lo.jpg (http://img136.imagevenue.com/img.php?image=65373_19_123_373lo.jpg)
http://img43.imagevenue.com/loc659/th_65389_20_123_659lo.jpg (http://img43.imagevenue.com/img.php?image=65389_20_123_659lo.jpg)http://img153.imagevenue.com/loc615/th_65394_021_123_615lo.jpg (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=65394_021_123_615lo.jpg)http://img175.imagevenue.com/loc392/th_65399_032_123_392lo.jpg (http://img175.imagevenue.com/img.php?image=65399_032_123_392lo.jpg)

http://img109.imagevenue.com/loc1136/th_65385_041_123_1136lo.jpg (http://img109.imagevenue.com/img.php?image=65385_041_123_1136lo.jpg)http://img181.imagevenue.com/loc432/th_65391_051_123_432lo.jpg (http://img181.imagevenue.com/img.php?image=65391_051_123_432lo.jpg)http://img16.imagevenue.com/loc774/th_65392_0000105eu_123_774lo.jpg (http://img16.imagevenue.com/img.php?image=65392_0000105eu_123_774lo.jpg)http://img120.imagevenue.com/loc912/th_65397_111_123_912lo.jpg (http://img120.imagevenue.com/img.php?image=65397_111_123_912lo.jpg)
http://img107.imagevenue.com/loc1065/th_65403_0000169hm_123_1065lo.jpg (http://img107.imagevenue.com/img.php?image=65403_0000169hm_123_1065lo.jpg)http://img182.imagevenue.com/loc359/th_65404_261_123_359lo.jpg (http://img182.imagevenue.com/img.php?image=65404_261_123_359lo.jpg)http://img145.imagevenue.com/loc793/th_65406_2005-06-29_132123_hopa12_123_793lo.jpg (http://img145.imagevenue.com/img.php?image=65406_2005-06-29_132123_hopa12_123_793lo.jpg)
http://img177.imagevenue.com/loc483/th_65411_2106_123_483lo.jpg (http://img177.imagevenue.com/img.php?image=65411_2106_123_483lo.jpg)http://img127.imagevenue.com/loc826/th_65413_2110_123_826lo.jpg (http://img127.imagevenue.com/img.php?image=65413_2110_123_826lo.jpg)http://img176.imagevenue.com/loc549/th_65419_2115_123_549lo.jpg (http://img176.imagevenue.com/img.php?image=65419_2115_123_549lo.jpg)

goldengirl
08-08-2007, 17:45
http://img12.imagevenue.com/loc978/th_65971_acikhava08_123_978lo.jpg (http://img12.imagevenue.com/img.php?image=65971_acikhava08_123_978lo.jpg)http://img120.imagevenue.com/loc614/th_65976_acikhava09_123_614lo.jpg (http://img120.imagevenue.com/img.php?image=65976_acikhava09_123_614lo.jpg)http://img5.imagevenue.com/loc351/th_65981_acikhava10_123_351lo.jpg (http://img5.imagevenue.com/img.php?image=65981_acikhava10_123_351lo.jpg)http://img166.imagevenue.com/loc567/th_65983_acikhava11_123_567lo.jpg (http://img166.imagevenue.com/img.php?image=65983_acikhava11_123_567lo.jpg)
http://img145.imagevenue.com/loc1119/th_65988_acikhava12_123_1119lo.jpg (http://img145.imagevenue.com/img.php?image=65988_acikhava12_123_1119lo.jpg)http ://img172.imagevenue.com/loc389/th_65993_acikhava13_123_389lo.jpg (http://img172.imagevenue.com/img.php?image=65993_acikhava13_123_389lo.jpg)http://img137.imagevenue.com/loc548/th_65996_acikhava14_123_548lo.jpg (http://img137.imagevenue.com/img.php?image=65996_acikhava14_123_548lo.jpg)
http://img137.imagevenue.com/loc469/th_66005_acikhava15_123_469lo.jpg (http://img137.imagevenue.com/img.php?image=66005_acikhava15_123_469lo.jpg)http://img124.imagevenue.com/loc916/th_66013_acikhava16_123_916lo.jpg (http://img124.imagevenue.com/img.php?image=66013_acikhava16_123_916lo.jpg)http://img5.imagevenue.com/loc461/th_66019_acikhava17_123_461lo.jpg (http://img5.imagevenue.com/img.php?image=66019_acikhava17_123_461lo.jpg)


http://img163.imagevenue.com/loc968/th_65734_260605toren1_123_968lo.jpg (http://img163.imagevenue.com/img.php?image=65734_260605toren1_123_968lo.jpg)htt p://img153.imagevenue.com/loc699/th_65738_270605atay1_123_699lo.jpg (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=65738_270605atay1_123_699lo.jpg)http ://img124.imagevenue.com/loc764/th_65744_15552833_123_764lo.jpg (http://img124.imagevenue.com/img.php?image=65744_15552833_123_764lo.jpg)http://img134.imagevenue.com/loc371/th_65748_29139174_123_371lo.jpg (http://img134.imagevenue.com/img.php?image=65748_29139174_123_371lo.jpg)
http://img177.imagevenue.com/loc338/th_65752_48239478_123_338lo.jpg (http://img177.imagevenue.com/img.php?image=65752_48239478_123_338lo.jpg)http://img153.imagevenue.com/loc640/th_65754_59918040_123_640lo.jpg (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=65754_59918040_123_640lo.jpg)http://img11.imagevenue.com/loc1094/th_65758_77513762_123_1094lo.jpg (http://img11.imagevenue.com/img.php?image=65758_77513762_123_1094lo.jpg)
http://img137.imagevenue.com/loc359/th_65763_86817236_123_359lo.jpg (http://img137.imagevenue.com/img.php?image=65763_86817236_123_359lo.jpg)http://img148.imagevenue.com/loc964/th_65773_77513762_123_964lo.jpg (http://img148.imagevenue.com/img.php?image=65773_77513762_123_964lo.jpg)http://img34.imagevenue.com/loc1008/th_65778_88631357_123_1008lo.jpg (http://img34.imagevenue.com/img.php?image=65778_88631357_123_1008lo.jpg)

goldengirl
08-08-2007, 17:46
http://img106.imagevenue.com/loc759/th_43266_yenimelek07_123_759lo.jpg (http://img106.imagevenue.com/img.php?image=43266_yenimelek07_123_759lo.jpg)http ://img46.imagevenue.com/loc805/th_43269_yenimelek06_123_805lo.jpg (http://img46.imagevenue.com/img.php?image=43269_yenimelek06_123_805lo.jpg)http ://img171.imagevenue.com/loc482/th_43277_yenimelek05_123_482lo.jpg (http://img171.imagevenue.com/img.php?image=43277_yenimelek05_123_482lo.jpg)http ://img159.imagevenue.com/loc713/th_43282_yenimelek04_123_713lo.jpg (http://img159.imagevenue.com/img.php?image=43282_yenimelek04_123_713lo.jpg)
http://img45.imagevenue.com/loc891/th_43287_yenimelek03_123_891lo.jpg (http://img45.imagevenue.com/img.php?image=43287_yenimelek03_123_891lo.jpg)http ://img43.imagevenue.com/loc904/th_43293_yenimelek01_123_904lo.jpg (http://img43.imagevenue.com/img.php?image=43293_yenimelek01_123_904lo.jpg)http ://img101.imagevenue.com/loc1193/th_43298_yenimelek02_123_1193lo.jpg (http://img101.imagevenue.com/img.php?image=43298_yenimelek02_123_1193lo.jpg)

goldengirl
14-08-2007, 01:58
http://img514.imageshack.us/img514/1082/6611542005043581fv5.png (http://imageshack.us)


Aşk, özgürlük düşü yetmez;
özgürlüğün kendisi, hala yetmez;
Hayatın kendisi,
ve en sonunda giderken oradan,
hayattan her şeye bedel,
küçük,
mütevazi,
o en anlamlı tebessüm sizin olsun…
Elbette mümkün değil ama,
her şey gönlünüzce olsun…


Neden olmasın?...
Kazım Koyuncu (11.05.2004)

goldengirl
14-08-2007, 02:00
http://img522.imageshack.us/img522/7187/6611533501836371mn8.gif (http://imageshack.us)



Hayat Denen Sonsuzluk
Karşısında Bir Çocuğuz
Düşe Kalka Büyürken
Kalkamayız Bir Çoğumuz


Bu Hayat Böylemi Olur
Düşen Hep Yerdemi Kalır
Gün Olur Belim Doğrulur
Kim Ne Olacak Belli Olur


Ama Bitemz Yolculuklar
Belki Biraz Canın Yanar
Düştügün Yerde Doğrulup
Başlar Yine İlk Adımla


Bu Hayat Böylemi Olur
Düşen Hep Yerdemi Kalır
Gün Olur Belim Doğrulur
Kim Ne Olacak Belli Olur

goldengirl
14-08-2007, 02:02
http://img258.imageshack.us/img258/2052/kazim1iv3.jpg (http://imageshack.us)

goldengirl
14-08-2007, 02:06
“Yeni bir şeyler yapmak gerek, çalışmak gerek. Cesur, yürekli. Sesi yükseltmek, çoğaltmak, müzik gerek… Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve birçok güzel şeye sebep olabilirler… Müziği sadece sahnedekiler yapmaz, eğer anlamlı ve güzel bir şeyler yapılacaksa bu hep beraber olacak, kimse seyirci kalmayacak… Müzik hayatım boyunca içimden gelen en güzel şeyleri yaratmak, onları en güzel halleriyle sizlere ulaştırmak, paylaşmak istedim. İnanın en büyük amacım buydu. Üretebildiklerimi, üretebildiklerimizi sizlerle paylaşmak, çoğalmak. O seslerle, şarkılarla birlikte bir sevgi yaratmak ve o sevgiyi her yere taşımak… O kadar güzel müzikler çalıyor ki aklımda, ruhumda. Hayal edebiliyorum üstelik onları sahnede. Sanırım dönüşüm muhteşem olacak”


http://img258.imageshack.us/img258/9278/kazimkoyuncu1qfng3qy0.gif (http://imageshack.us)

http://img258.imageshack.us/img258/2987/k4yxze5.gif (http://imageshack.us)

goldengirl
10-11-2007, 23:25
Kazım Koyuncu Ktü Konseri/Didou Nana ve Ağlatan Konuşması

dWOjNcDioH0

Baris
11-11-2007, 00:35
gercekten cok güzel goldengirl tesekkürler.

+rep

goldengirl
16-11-2007, 22:31
gercekten cok güzel goldengirl tesekkürler.

+rep

Rica ederim...