PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : yaratılış efsaneleri




FoRuM_MeLeGi
03-06-2007, 04:10
Yaradılış Efsanesi
Seni çamurdan yarattik-Efsanelerden (http://www.islamiyetgercekleri.org/yaratilisefsanesi.html#ef) islamiyete

"And olsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık. Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir." (Mü'minün, 12-16 ayetler.) Islam'ın kutsal kitabı Kur'an ilk insanın yaratılışını böyle anlatır. Daha bir çok surede aynı açıklamayı okuyoruz: "Hakikat Biz onları cıvık çamurdan yarattık."(Es Safaat,11), "O, insanı bardak gibi çınlayan kupkuru bir balçıktan yarattı."(Er-Rahman,14) Sad Sures'nde ise, insanın yaradılışından tedirginlik duyan şeytanla Allah tartışıyor:
"Rabbin o münazara zamanında meleklere demişti ki: 'Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın: Bütün melekler toptan secde etmişlerdi. İblise gelince, o büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştur. Allah: 'Ey Iblis, kudretimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlandın mı?' dedi. Iblis :'Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın' dedi." (Sad:71-76) Kur'an'a göre, Adem çamurdan yaratılmıştır, sonra onun kaburga kemiğinden Havva, sonra ikisinin birleşmesinden Habil ile Kabil. Öykü uzar gider.
Sıtkı Luksor Tapınağında
Sıtkı dinine bağlı bir gençti. Namazını, orucunu hiç kaçırmazdı. Imam Hatip mezunuydu. Bütün amacı daha da derinleşmekti. Süleymaniye'nin arka sokaklarında otururdu. Babası manifaturacıydı. Geceleri, Kur'an ve Hadis kitapları okurdu. Meraklı bir gençti, felsefeyle ilgilenirdi. Bütün düşüncesi, Mısır'da El-Ezher'de okumaktı. Babası sonunda kararını verdi. Elindeki avucundakiyle, Sıtkı'yı Mısır'a yollayacaktı. Oğlu, orada okuyacaktı. Dünyalar, Sıtkı'nın olmuştu. Mısır, Sıtkı'yı büyülemişti. Gezecek, görecek, araştıracaktı. Bir gün, ünlü Luksor Tapınağı'nı gezmeye başladı. Elinde bir katalog vardı. Sayfalarını karıştırdı. O ne? Ne kadar ilginç bir kabartma resmiydi. Hemen altındaki yazıyı yutar gibi okudu: "Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu'yu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratırken görüyoruz."
Sıtkı'nın kafasında birden şimşekler çaktı. Soluğu kabartmanın önünde aldı. Aklına, Kur'an'daki sureler gelmişti. Kur'an, ilk insanın çamurdan yaratıldığını söylüyordu. İşte, önündeki kabartmada, öküz başlı Mısır tanrısı Khnemu, bir çömlekçi ustalığıyla, çamura biçim verip insanı yaratıyordu. Hem de Kur'an ayetlerinin inişinden yüzyıllar öncesine ait bir kabartmaydı bu.."Allah, Allah.." dedi.
Düşüncelere daldı Sıtkı. Acaba, eski çağların, diğer uygarlıklarında yaratılış öyküleri nasıldı? "Tanrılara sormalı" diye düşündü. Sonra kendi kendine kızdı. Ne biçim şeyler düşünüyordu. Mısır'da öğle sıcağı ne kadar bunaltıcıydı. Gevşedi.
Luksor Tapınağının loş bir köşesinde tatlı hayallere bırakmıştı kendisini. Birden silkelendi, araştıracaktı. Sıtkı, eski efsaneleri, mitoloji ve arkeoloji kitaplarını topladı. Durmadan okuyor, kitap sayfaları arasından tanrıları çağırıyor, onlarla konuţuyordu.
Zeus da çamuru kullanmış "Ey yüce tanrı Zeus, in bakalım Olimpos dağından. Yanına Prometheus'u da al gel bakalım."
Böyle bağırıyordu Sıtkı, Olimpos Dağı'na karşı. Zeus da şaşırmıştı. Aşağıda bir ademoğlu kendisine emrediyordu.
Olacak iş miydi? Vardır bir hikmeti diye düşündü Zeus. Prometheus'u da yanına aldı, merakla indi.
"Önce sen anlat Prometheus, anlat bakalım insanı nasıl yarattın?"
"Ey ademoğlu, 2000 yılının adamı, anlatayım" dedi Prometheus. Falso vermemek için iyice düşündü ve söze başladı:
"Babam Titan Giapeto, Zeus ile savaş halindeydi. Ağabeylerim Menezius ve Atlas'ı, gaddar Zeus cezalandırdı. Ben savaşa katılmamıştım. Fakat, Zeus'u da hiç sevmedim. Çünkü, evrenin dört köşesinde yaşanan acılara tatsızlıklara karşı çok ilgisiz davranırdı Zeus. Nefret ederdim ondan. Sonunda kararımı verdim. Kendim gibi duygulu varlıklar yaratmalıydım.
Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum. Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk
ölümlü yaratıklar oluştu böylece."
"Ey Prometheus, neden çamuru kullandın?" diye sordu Sıtkı.
"Bilmem ki," dedi Prometheus. "Ben, önceki tanrılardan böyle gördüm. Böyle terbiye aldım. Örneğin, Zeus da böyle yaratmıştı insanı."
Onlar nereden bileceklerdi Sıtkı'nın ne düşündüğünü? Kur'an'ı okumamışlardı ki..Elindeki mitoloji kitabına baktı.
Prometheus, doğru söylüyordu. Hışımla Zeus'a döndü: "Sen anlat bakalım gaddar tanrı, sen nasıl yarattın insanı?"
"Namlı, şanlı Hephaistos'u çağırdım hemen, 'bir parça toprak al, suyla karıştır' dedim. 'İçine insan sesi koy, insan gücü koy. Bir varlık yap ki, yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin.' Koca Hephaistos, topal tanrı, hemen yaptı dediğimi. Bir kız biçimine soktu toprağı. Ses koydu içine. Ve, Pandora adını koydu. İşte, böyle yarattım insanı."
İyice terlemişti Sıtkı'nın karşısında Zeus. Koca yunan tanrısı, yalan söyleyecek değildi ya. Milattan önce 8.yüzyılda yazılan Hesiodos Destanı da aynen öyle anlatıyordu olayı.
"Ey Zeus, insanı yaratmak için çamurdan başka bir şey bulamadın mı?" diye sordu Sıtkı. Örneğin, demirden veya taştan yaratılsa, belki insanın mayası daha sağlam olurdu. "Bizde adet böyledir," dedi Zeus. "Benden önce,Marduk da böyle yaratmıştı insanı."
Sümerlerdeki ilk harç
"Peki, dönün bakalım yüce dağınıza," diye emretti Sıtkı. Bu sefer aklınaMarduk takılmıştı. Sümer tanrısıydı, Marduk.Mezopotamya'da yaşardı. Kitabına baktı. Ilk Sümer dönemine dayanan ve milattan önce 7. Yüzyıla ait olan tabletler, 1914-1929 yılları arasındaki arkeolojik kazılarda bulunmuştu. Oluşma tarihi dörtbin yıl öncesine uzanan Sümer Efsaneleri'nde, "Enuma-eliş Destanı"nda tanrı Marduk'tan söz ediliyordu. Sayfaları karıştırdı Sıtkı. Karıştırırken, Dicle ile Fırat'ın birleştiği bereketli topraklarda buldu kendini. "Marduuuk" diye bağırdı. Marduk hemen gelmişti. "Söyle derdini ademoğlu" dedi. "Olimpos'un tanrısı Zeus senden söetti.Anlat bakalım insanı nasıl yarattığını" dedi Sıtkı. "Bizim eski tanrılar, yaptığım işlerden dolayı teşekkür etmişlerdi bana. Hallerinden çok memnun olduklarını, ancak kendilerine hizmet edecek, tanrı niteliği taşımayan bir yaratığa ihtiyaçları olduğunu söylemişlerdi. Bunun üzerine, ben de Ea'nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu'nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."
Bu kadar da benzerlik olur mu iye düşündü Sıtkı. Yoksa Marduk palavra mı atıyordu? Kitabından "Enuma-eliş Destanı"nı buldu. Okudu. Hayret!..Sadece Enuma-eniş'te değil, Ullikumi, Sankhuniaton gibi diğer Sümer efsanelerinde de yaratılışın ilk harcı olarak çamur kullanılmıştı. Marduk'a teşekkür etti. "Kafamı iyice açtın sevgili Marduk" dedi. Marduk da şaşırmıştı. Kimdi bu ademoğlu? Nasıl olur da yüce tanrıları sorguya çekerdi? Zeus kendisine önceden haber vermiţti. "Aman dikkat et," demisti.
"Bu Sıtkı dedikleri 2000 yılının adamı." Marduk, "Ben de Aruru'yu arayayım" diye düşündü. "Ne de olsa dayanışmak zorundayız bu devirde. Ademoğulları işi azıttı."
Gılgamış'ta da yaratılış çamurdan
Sıtkı okuyordu, sürekli. Bir ara eline Gılgamış Destanı geçti. Daha önce okumuştu. Fakat yaratılış açısından hiç incelememişti. "Okuyalım bakalım" dedi kendi kendine. Birden karşısında Aruru belirdi Sıtkı'nın. Bulunmaz fırsattı. "Ey yüce Aruru," dedi Sıtkı, "Bir inceleme yapıyorum, tüm tanrılara soruyorum, insanı nasıl yarattınız diye?" Aruru, hazırlıklıydı. Marduk'tan bilgi almıştı. Karşısındakinin kül yutmayacağını biliyordu. "En iyisi doğruyu anlatmak," dedi ve başladı konuşmaya: "Büyük gök tanrısı Anu -ki, kendisini ben yarattım- Uruk halkının ah ve figanlarını dinlemişti. Beni çağırdı. 'Sen,' dedi, 'Beni yarattın, şimdi de fikrimi yarat.' Bunu duyar duymaz, Anu'nun fikrini kalbimde yarattım. Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda, kahraman Engidu'yu yarattım. Çamurdan yarattığım Engidu, demir gibi serttir. Bütün gövdesi kıllardan simsiyahtır. Kadın gibi uzun saçları vardır." "Doğru söylüyor," diye düşündü Sıtkı. Gılgamış Destanı'nı hatırlamıştı. Fakat şimdiye kadar çamur meselesi ilgisini çekmemisti.
Simdi, hersey kafasında yerli yerine oturuyordu. Bereketli toprakların efsanelerinde ilk harç, çamurdu. Önce böcekten, olmayınca çamurdan..
Acaba uzak diyarların tanrıları da insanı çamurdan mı yaratmıştı? "Çinliler ilginçtir," diye düşündü Sıtkı. "Bir de onlara bakalım." Kitapları okumaya devam etti. Çin Efsaneleri bölümünü buldu. Tanrı Pen-gu'dan bahsediliyordu. "Pen-gu" diye seslendi. Zümrüdü Anka'nın kanadına binerek geldi Pen-gu. "Anlat bana yüce Pen-gu," diye sordu Sıtkı. "Sen nasıl yarattın insanı?"
"Ben çok kuvvetliydim," dedi Pen-gu. "Havayı toprak ve yeryüzü olarak ikiye böldüm. Sonra öldüm. Nefesimden rüzgarlar, sesimden gökgürültüsü, gözlerimden güneş ve ay, vücudumdan dağlar, kanımdan ırmaklar ve denizler, saçlarımdan yıldızlar, terimden de yağmur meydana gelmiş. Daha sonra çürüyen bedenimde kaynaşan böceklerden insanlar oluşmuş."
"Hah!" diye bağırdı Sıtkı. "İşte şimdi değişik bir öykü buldum. Demek Çinliler böcekten geliyorlar." "Daha bitmedi, sabırlı ol," diye seslendi yüce Pen-gu, bilge bir tavırla. Ve devam etti. "Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek insanlığı yok etti. Bunun üzerine tanrıça Ngüho, yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı." "Hayret," dedi Sıtkı. "Demek Çin tanrıları da insanı çamurdan yaratmışlar." Pen-gu'ya tesekkür etti.
Tevrattan Kur'an'a:
Nereye al atmışsa, önüne çamurdan yaratılış çıkmıştı. Evet, hepsi birbirinden "kopya çekmiş"ti. Acaba, Tevrat ne diyordu?
İşte bulmuştu, okudu: "Ve Allah dedi: 'Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım/Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allah'ın suretinde yarattı./Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve Adam yasayan can oldu./Fakat adam için kendisine uygun yardımcı bulunmadı./Ve Rab Allah Adam'ın üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı./Ve Rab Allah Adam'dan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu Adam'a getirdi.." Adem ile Havva'nın ilk günahları ve cennetten kovuluşları ile devam eden bu yaratılış öyküsü, hemen hemen aynen Kur'an'a geçmişti.
Neden Çamur?
"Neden çamur?" diye düşüdü Sıtkı. Kimbilir, belki de atalarımız, kendilerine son derece gerekli olan, tüm ihtiyaçlarını karşılayan su ve toprağa özel bir önem vermişlerdi. Su ve toprak birlrşince çamur oluyordu. Zaten günümüze değin gelen büyük efsaneler, soyut düşünce sistemleri, Dicle'nin, Fırat'ın, Nil'in, Indus'un, sulak ve bol çamurlu topraklarından yeşermişti. Büyük uygarlıklar yaratan bu topraklar, zengin efsanelere de yataklık etmişti. Bin yıllar öncesi insanlarının su ve toprağa olan bu şükran borçlarını anlamamak mümkün değildir.

Ortadoğu Tanrılarının Etimolojik Gelişimi:

Ortadoğu'da çeşitli dönemlerde yaşayan halkların tanrılarının adları ilginç bir evrim gösterir: Ibraniler'de kâh "Yehova" kâh "Elohim" olur. Tevrat'taki bu iki tanrı adı Yehova ve Eloha'nın geçtiği satırlara dayanılarak metin ayrılıkları saptanmış.
Aramice "elah" kelimesi ile Tevrat'taki bu "eloha" kelimesi, Incil'de Isa'nın ağzından, "Eloi, eloi, Lama sabachtani" (Tanrım, tanrım. Beni niçin bıraktın) biçiminde görülür. Islam öncesi Araplar'da erkek tanrı için kullanılmış olan "ilah" kelimesi de Islamiyet'ten sonra ufak bir gramer türetilmesi ile "Allah" olur. Kur'an'ın bazı surelerinde yer yer "ilah" kelimesine de rastlanır.
(Turan Dursun (http://www.angelfire.com/ab/Cem/TuranDursun.html)'un, "Din Bu, 4. Cilt" adlı kitabından alinmistir)

"Insan Çamurdan
Yaratıldı" Efsaneleri Özeti:
Kutsal kitaplarda sözedilen "insanın çamurdan yaratıldığı" fikri, kutsal kitapların ortaya atılmasından çok daha önceki çağlarda yaşayan insanların eserlerinde ve efsanelerinde görülmüştür. Bu durum, kutsal kitapların içine bu eser ve efsanelerden alıntı yapıldığının, kutsal kitaplarin bir Tanrı/Allah-varsa eğer- tarafından değil, kendilerine peygamber adını veren zamanının toplum lideri olabilecek kabiliyette insanlar tarafından yazıldığının (hazırlandığının) somut bir göstergesidir. Bu efsane ve kutsal kitapların ifadeleri şu şekildedir:
1)Gılgamış Destanı: "Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda ,kahraman Engidu'yu yarattım."
2)Sümer'lilerin Enuma-eliş Destanı: "Bunun üzerine ben de Ea'nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu'nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."
3)Çin Efsanelerinden: "Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti. Ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı."
4)Mısır'da Luxor Tapınağı'nda bulunan kabartma bir resim: "Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratıyor."
5)Hesiodos Destanı. "Namlı, şanlı Hephaisdos'u çağırdım hemen. 'Bir parça topral al, suyla karıştır' dedim. 'İçine insan sesi koy, insan gücü koy."
6)Yunan Efsaneleri'nden: "Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)
7)Tevrat'tan: "Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu."
8) Kur'an, Mü'minün 12-16: "And olsun ki Biz insanı süzme çamurdan yarattık."
9) Kur'an, Es-Safaat 11: "Hakikat Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık."
10)Kur'an, Sad 71-76: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın."




FoRuM_MeLeGi
03-06-2007, 04:13
İslamiyet'te işlerinizin hallolması, günahların affolması gibi menfaatleriniz için okunması gereken dualar

4444 kere okunacak bir dua:

Salât-ı Tefriciye - Salât-ı Nariye

"Allâhümme salli salâten kâmilaten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezi tenhallü bihil'ukadü, ve tenfericü bihil'kürabü, vetükdâ bihil'havâicü, ve tünâlü bihir'regâibü, ve hüsnül'havâtimi, ve yüsteskal'ğamâmü bivechihil'ke'imi ve alâ âlihi ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin biaded-i külli mâlûmin lek."
İmamı Kurtubî Hazretleri şöyle demiş:
"Bir kimse, çok önemli bir işinin veya önemli bir dileğinin gerçekleşmesini, ya da üzerinde devam edip duran büyük bir belanın üzerinden çekilip gitmesi (kalkması) için, "Salât-ı Tefriciye"yi 4444 defa okuyup, bu mübârek Saâtü Selâm ile Yüce Peygamberimizi vesile edinse, hiç şüphe ve tereddüt yoktur ki, Yüce Allah, o kulunun istek ve muradının olması için hayırlı bir kapı açar, hayırlı bir sebep yaratır ve ona muradını verir ."
(Bakın, bunu başaran zaten matemataik profesörü olur.. 4444 sayısı önemlidir. Diyelim ki, şaşırıp 4443 kere okudunuz. Olmadı.. sayıdan emin olmak için, tekrar baştan başlayıp okumak en iyisi.. Ben, duayı okurken, sayıda yanlış yapmayasınız diye bir "sayıcı" tutmanızı öneriyorum.. Sevabına yardımcı olur.. O da duasını okurken, siz onun sayıcısı olursunuz.. Kolay gelsin..)
Salâten Tüncîna - Salât-i Münciye

"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ min cemîil'ehvâli vel'âfât. Ve takdîlenâ bihâ cemîal'hâcât. Ve tütahhirüna, bihâ min cemîis'seyyiât. Ve terfeunâ bihâ âledderacât. Ve tübelliğunâ bihâ eksal'ğâyât, min cemî'lilhayrâti ve bâdel'memât. Hasbünallâhü ve nîmel vekîl, nîmel'mevlâ ve nîmen'nasîr."
Her namazdan sonra okunmalı ve ayrıca hergün 3 defa okumayı âdet (alışkanlık) edinmelidir. Hele hele manasını birkaç kere okumalı ve aklımıza almalı ve ona göre kıymetini bilmelidir.
Bütün peygamberler şefaat edecek

"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhin ve İbrâhime ve Mûsa ve İsâ ve mâ beynehüm minen'nebiyyîne vel'mürselîn. Salevâtüllâhi veselâmühû aleyhim ecmeîn."
Muhammed'in 6 yaşında iken evlendiği, 3 sene sonra 9 yaşında iken gerdeğe girdiği en küçük karısı Ayşe rivayet etmiş ki: "Bir kimse bu Salevât-i Şerîfe'yi yaymadan önce okursa, o kimseye bütün peygamberler şefaat edeceklerdir."
Yüz kere okununca günahları affettiren kelimeler

"Allâhü ekber, ve Sübhânallahî velhamdü lillâh ve lâ illallâhü vahdehü lâ şerîke leh, velâ havle velâ kuvvete illâ billAhil'aliyyil'azıym."
İmam-ı Ahmet'in rivayetine göre Muhammed şöyle demiş: "Bu kelimeler güzel kelimelerdir. Kim bu güzel kelimeleri her namazın sonunda yüz kere söylerse, deniz dalgalarının meydana getirdiği köpükler kadar da günahı olsa affolur. Bütün günahları silinip ve bağışlanmış olur."
(Duayı okurken sayıda yanlış yapmayınız.. 99 kez okununca dua kabul olmaz anlaşılan.. Yüzden fazla okursanız, gelecek günahlarınızın affı için avans almış oluyorsunuz..)
Üç kere okuyunca günahları affetiren dua

"Estağfirullahellez'i lâ ilâhe illâ hû, el'Hayyel'Kayyume ve etûbü ileyh."
Enes'in rivayetine göre Muhammed şöyle demiş: "Her kim, Cuma günü sabah namazının sünnetinden sonra (farzından önce) üç kere bu duayı okursa, deniz köpüğü kadar bile günahı çok olsa, Allah günahlarını affeder."
(Bu dua, yukarıdaki sözlerden daha verimli.. Yüz kere yerine, üç kere ile iş tamam.. Ancak, Cuma gününü beklemek lazım..)
Bağışlanmak için her gün yüz kere okunacak dua

Buhari ve Müslim'in rivayetine göre Muhammed şöyle demiş: "Her kim her gün yüz kere "Süphânallâhi ve bihamdihi" duasını (tespih ve zikrini) okursa, günahları deniz köpüğü kadar olsa bağışlanır.
(Bu da bir başka dua.. Sayısı her gün yüz kere.. Yok, yok, en iyisi üç kere okunacak dua.. Hem sayısı daha az, hem de yaptığı iş aynı..)
Borçlardan ve sıkıntılardan kurtuluş duası

" Allahümme innî eûzü bike minelhemmi, vel hazeni ve eûzü bike minel'aczi velkeseli, ve eûzü bike minelcübni, velbuhli ve eûzü bike min galebetiddeyni ve kahrir ricali."
Ebu davud'un rivayetine göre, bu dua Ashab'dan Medine'li Ebû Umâme'ye öğretilmiştir. Ebû Umâme, namaz vakti dışında (namaz vaktinden sonra) camide dalgın dalgın oturuyormuş. Muhammed, bunu görmüş ve ne olduğunu sormuş. Ebû Umâme: "Yakama yapışan borçlar, kederler yâ Resûlallâh.. Yani, çok borcum var, dardayım, onun için sıkıntı çekiyorum, elem ve kederler yakamı bırakmıyor.." demiş.. Bunun üzerine Muhammed "Yâ Ebâ Ümâme! Sana bir dua öğreteceğim, onu okuduğun zaman Cenab-ı Hak senin gamını, kederini giderir. Borcunu ödetir. Bu duayı akşam sabah oku" buyurmuş ve yukarıdaki duayı öğretmiş.
Ebû Umâme, sonra şöyle demiş: "Resûlallahın emrettiği gibi duayı akşam sabah okumaya devam ettim. Bütün dertlerim, kederlerim, sıkıntı ve bunalımım gitti. Ve borçlarımı da hemen ödemem nasip oldu.
(Ekonomi yönetmenin sırrı da Islamiyette imiş.. Ben hükümetlerin yerinde olsam, bu rivayetteki işi yaparım, o zaman devletin borçları ödenir, ne IMF ne Dünya Bankası ne de AB Ekonomik Yardımı'na muhtaç olunur.. Tüketici duayı okur, satıcıya olan borcu ödenir, satıcı duayı okur, üreticiye olan borcu ödenir, üretici duayı okur, hammadde, bankalar ve işçiye olan borcu ödenir. Allah-varsa eğer- duayı okuyanlar için bir hazine bulunduruyor anlaşılan..)
Memnun ve razı olmak ve cennete girmek için dua

"Radiytü billâhi Rabben ve bil-İslami diynen. VebiMuhammedin (sallallâhü teâlâ aleyhi ve selleme) nebiyya."
Muhammed demiş ki; "her kim, sabah akşam üç kere bu duayı okursa, Yüce Allah, o kulunu memnun ve razı ederecktir." Bir diğer hadiste de "Cennete girecektir.." demiş.
Elhamdülillah demenin sevabı

Muhammed şöyle demiş:
1. Bir kul bir defa "Elhamdü lillah" dediği zaman yer ile gök arası sevab ile doldurmuş olur.
2. İkinci defa "Elhamdü lillah" dediği zaman, yerin yedi kat göklerin üstüne kadar olan bu arayı sevab ile doldurmuş olur.
3. Üçüncü defa "Elhamdü lillah" dediği zaman, Allah-ü Teâlâ, bu kulna "Ey kulum, işte al" buyurur. Yani Yüce rabbimiz "Ey kulum, dilediğini dile, dileğin verilecektir, muradını iste, muradın yerine getirilecektir. Dilek ve muradın gerçekleşecektir. Sen hemen iste..." buyurmuş demek olur. (İmam-ı gazâli, İhyâ).
Ansızın kaza bela gelmesin diye sabah akşam üç kere okunacak dua

"Bismilâhillezî lâ yedurru maasmihi Şey'ün fil'ardı velâ fissemâi ve Hüvessemi'ul Aliym"
Muhammed şöyle demiş: "her kim, sabah akşam üçer kere, "Bismillahillezi.." duasını (yukarıdaki duadır) okursa kendisine yerde ve gökte hiçbirşey zarar veremez ve kendisine ansızın bela kaza gelmez." (Tirmizi, İbn-i Mâce)
(Otobüs, kamyon, minibüsler ve arabalar bu duayı üzerlerine yazsalar trafik kazaları biter mi, dersiniz?..)
Akşamları üç kez okuyan zarar görmez

" E'ûzu bikekimâtillahittâmmâti min şerri mâ halak".
Akşamları bu duayı üç kere okumalıdır. Okuyan bütün korkulardan emniyet ve selamette olur. Korkulu rüya görmekten, kabuslar görmekten, zehirli haşarat sokmasından ve tüm musibetlerden emin bulunur..muş..
Sabah on kere okunca sevap kazandıran dua

"Lâ ilâhe illallâhü vadehû lâ şerîkeleh, lehül' mülkü velehül'hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir."
Muhammed demiş ki; "Her kim bu duayı on kere okursa, Hz.İsmail peygamberin oğullarından (sülalesinden) dört köle azad etmiş gibi sevab kazanır". (Buhari, Müslim, Tirmizi)
Uyandığında okuyanın sevabı

Muhammed'in 6 yaşında iken evlendiği, 3 sene sonra 6 yaşında iken gerdeğe girdiği en küçük karısı Ayşe, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "Her kim, uyandığı vakit, "Lâ ilâhe illallâhü vadehû lâ şerîkeleh, lehül' mülkü velehül'hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir" duasını okursa, günahları denizin köpükleri kadar bile çok olsa, Allah o kulunu affeder.
(Burada iki gariplik var.. Birincisi, denizin köpükleri kadar çok olan günahları affettirmek için okunacak başka dualar da var.. İkincisi, bit yukarıdakiş paragrafta, bu dua okunca, İbrahinm'in sülalesinden dört köle azad etmiş gibi sevap kazanılacağı söylenmişti ama.. Ne yapayım, ben de bu paragrafların alındığı kitabın yazarı El'hacc Hattat Hafız Yusuf Tavaslı'dan (Emekli İmam hatip) aktarıyorum...)
Yüz defa okuyun çok sevap kazanın

Ebû Hüreyre, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "Her kim günde yüz defa, "Lâ ilâhe illallâhü vadehû lâ şerîkeleh, lehül' mülkü velehül'hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir" duasını okursa on tane köle azad etmiş gibi sevab alır. Ayrıca, yüz tane sevab yazılır. Yüz tane günahı silinir (affolur) o gün içinde akşama kadar şeytanın şerrinden korunmuş olur."
(Bu duanın başka faydalarını da yukarıda görmüştük.. ne duaymış ama.. Neredeyse kazandırdıklarını hesaplamak için bir matematiksel fonksiyon yazmak gerekecek...)
Cennette ağacınız olsun diye okunacak dua

Amr İbni Abbâs, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "Her kim, "Subhanallâhi, velhamdü lillahi ve ilâhe illallâhü, vallâhü ekber" derse, bu zikirlerin her birinden dolayı söyleyen kimse için cenette bir ağaç dikilir."
Tabarâni de rivayet etmiştir ki; "Evet, okuduğu bu kelimelerin herbirinin sevab ve mükafatı olarak kendisi için cennette bir ağaç dikilir."
Enes bin Mâlik, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "Her kim 100 defa "Lâ il^he illallâh", 100 defa "Sübhânallâh, 100 defa "Allâhü ekber" derse, bu zikirler kendisi için hürriyetine kavuşturduğu on köle ve kurban olarak kestiği altı (bir rivayete göre yedi) deveden daha hayırlıdır".(İbni Ebid'dünya rivayet etmiştir)
İki milyon sevab almak için okunacak dua

Abdullah bin Evfâ, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîkelehû ehaden sameden lem yelid, ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven ehâd" derse, Cenâb-ı Allah kendisine iki milyon sevab yazar.
Her namazdan sonra 10 kere okuyan cennete girer

Ömer'in oğlu Abdullah, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "İki haslet vardır ki, onlara devam eden, mutlaka cennete girer. O hasletler kolaydır, fakat o hasletleri yapan azdır". Bu hasletleri "sizden biriniz her namazın sonunda, on defa 'Sübhânallah', on defa 'Elhamdü lillâh', on defa 'Allahü Ekber' der. Bu zikirler (dualar) dilde yüzelli, mizanda ise binbeşyüz eder. Yatağına girince de, 33 defa 'Sübhânallah', 33 defa 'Elhamdü lillâh', 33 defa da 'Allahü Ekber' der. Bu zikir de dilde yüz, tartıda (mizanda) bin eder. İkisinin toplamı ikibinbeşyüz sevab almış olur okuyan."
Muhammed, sonra devam etmiş: "Ashabım, ey ümmetim, hanginiz birgün ve gecesinde (24 saatte) ikibinbeşyüz günah işler?"
Sonra, bu işin tehlikesini şöyle haber vermiş: "Sizden birine namazda iken Şeytan gelir ve şunu hatırla, şunu hatırla diye vesvese verir. Yatağında da o kimseye gelip bu dua ve zikirleri okumaya fırsat vermeden uyutuverir. Böylece, o kimseyi bu dua ve zikirle rden ve kazanacağı sevabtan mani olmuş olur."
(Buradan da anlaşılıyor ki; Muhammed insanların dinden başka birşey düşünmesini istemiyor.. Gece de yatağına yatınca hemen uyumasını da istemiyor. İyi insan dediğin, her an dua edecek, içi bir türlü rahat etmeyecek, hep diken üstünde kalacak.. Dua etmekten başka hiçbir iş yapmayacak bu gidişle!..)
Akşam sabah 7 kere okunacak dua

"Hasbiyellâhü lâ ilâhe illâhû, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül'arşil'azıyım"
Ebû Derdâ, Muhammed'in şöyle dediğini anlatmış: "Kim sabah ve akşam yedi kere bu duayı okursa, dünya ve ahiretle ilgili işlerinde kendisine üzüntü, elem, keder veren şeyleri Cebâb-ı Allah kendisinden giderir."
Muhammed'in çok okuduğu dua

"Sübhânallâhi ve bi'hamdihî, Sübhânallâhil'azîymi estağfurullâhe ve etûbü ileyh"
Muhammed'in 6 yaşında iken evlendiği, 3 sene sonra 6 yaşında iken gerdeğe girdiği en küçük karısı Ayşe, Muhammed'in bu duayı çok çok okuduğunu anlatmış..
Yatarken üç kere okunan mağfiret duası

Muhammed demiş ki; "Her kim, yatağına girdiği zaman üç kere 'Estağfirullâhellezî lâ ilâhe illâhü, elhayyel'Kayyûme ve etûbü ileyh' derse, günahları denizin köpükleri ve temîm diyarının Aliç çölünün kum taneleri, ağaç yapraklarının sayısınca veya dünya günlerinin sayısınca da günahı çok olsa Allah Teâlâ affeder, bağışlar"..
70 kere okuyunca 700 günah bağışlatan dua

Muhammed demiş ki: "Herhangi bir kimse, kadın olsun, erkek olsun bir günde yetmiş defa Allah'tan bağışlanmasını dilerse, yani, 'Estağfirullâh' sözünü söylerse, mutlaka (Şüphesiz ve kuşkusuz) Allah o kimsenin yediyüz (700) günahını bağışlar."
Sabahları 3 kere okununca kaza ve bela önleyici dua

"Bismillâh, Mâşâ' Allahü lâ kuvvete illâ billâ, Mâşâ' Allahü küllü ni'metin minallâh, Mâşâ' Allahül' küllühû biyedillâh, Mâşâ' Allahü lâ yasrifüs' sû e illâllâh."
"Her kim, sabahları (gündüzleri) bu duayı üç (3) kere okursa, her türlü bela ve kazadan, yangından, boğulmaktan ve hırsızların vereceği büyük zararlardan Allah'ın lutf-ü keremi ve izn-i şerîfiyle emniyet ve selâmette olur"
99 derde devâ olan dua

"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil'aliyyil'azıym."
Muhammed'in deyişine göre, bu duayı okumak, doksandokuz (99) derde devadır. Bu dertlerin en küçüğü, gönüldeki keder (sıkıntı ve stres)dir.
Fakirlikten kurtulmak için günde yüz kere okunacak dua

Muhammed demiş ki; "Her kim günde yüz defa 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil'aliyyil'azıym' duasını okursa, o kimseye ebedî olarak fakirlik ve yoksulluk isabet etmez."
(Müslüman ülkelerin neden yoksulluk ve sefalet sınırında olduklarını anlamak çok güç.. Tüm yapacakları, tüm milletçe elelele günde yüz defa yukarıdaki şu duayı okumak!..)
Üç kazanç elde etmek için günde otuz kere okunacak dua

Allah, Muhammed'e hadis-i Kudsî'de şöyle demiş: "Ey Resûlüm! Ümmetine söyle ki: 10 kere sabahleyin, 10 kere akşamleyin, 10 kere yatarken şu duayı okusunlar: 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil'aliyyil'azıym'
Sabahleyin okumalarında, Cenâb-ı Hakk'ın rızasına ermeye hak kazanırlar. Bu dua, "Cennet hazinelerindendir."
Akşamleyin okumalarında, şeytanın hile ve desîsesinden (tuzaklarından) ve vereceği zararlardan korunmuş olarak uzak bulunurlar.
Yatarken okumalarında ise, dünya belaları ve musibetleri kendilerinden uzaklaştırılır ve selametle emniyette olurlar"
(Görüldüğü gibi, bu dua, 99 derde deva olan dua ile fakirlikten kurtulma duasının aynısı.. Tek fark, günde bir ya da 100 kere yerine, 30 kere okumak.. Dolayısı ile günde 131 kere okunursa, hem 99 derde deva olur, hem fakirlikten kurtulunur, hem de üç kazanç elde edilir.)
Yüz kere okununca korkuları bitiren dua

"Hasbünallâhü ve nîmel vekiyl"
Bu dua ile ilgili olarak Muhammed şöyle demiş: "Sizden herhangi biriniz, büyük bir hadise (olay) ile (elem-keder, dert-bela, düşman ile karşılaşma gibi) 'Hasbünallâhü ve nîmel vekiyl' duasını okuyunuz. Cenâb-ı Allah, düşmüş olduğunuz belâyı sizden uzaklaştırır."
Yüz defa "Hasbünallâhü ve nîmel vekiyl" deyiniz. Yüzüncü de "Ni'mel'Mevlâ ve ni'men'nasıyr" diye ilave ediniz. Böylece korktuğunuzdan emniyet ve selâmette olursunuz" demek olur.. (Bunu diyen, kitabın yazarı İmam Hatip El'Hacc Hattat Hafız Yusuf Tavaslı)
Üçer kez okununca stres ve sıkıntıyı bitirir dua

Stresli ve sıkıntılı kimse şu duayı üç kere okumalı ve üçer üçer okumaya devam etmelidir: "Allâhü, Allâhü, Rabbî lâ üşrikü bihî şey'â"
Üç veya yedi kere okununca stresten kurtarır dua

Bu dua, Yunus'un balık karnında iken okuduğu duadır. Yunus, balığın karnında o sıkıntılı anında bu duayı okumuş ve balığın karnından o şiddetli stresten kurtulmuştur. "Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez'zalimiyn"
Bu dua dahi 3 veya 7 kere okunur ve okumaya devam edilir. Bu dualar topluca dahi okunmaya devam edilir.
Üç, yedi ya da yüz kere okununca kederi yok eden dua

"Allahü Rabbî lâ şerikeleh"
Kederli stresli kimseler bu duayı, bu duaları 3 kere, 7 kere veyahutta yüz kere dahi okuması derdinin çabuk gitmesini sağlar. Dualar sıkıntıların gitmesine kadar devam edilir.