Orijinalini görmek için tıklayınız : Seni Seviyorum...!!
Notheart
05-06-2007, 02:05
http://i10.tinypic.com/4pvrjvp.jpg
SENİ SEVİYORUM
Sevmek; farkında olmaksa yaşadığının
Sevmek; bakmak değil görmekse eğer
Aklın başından gitmesi değil,
Duymak ve bilmekse eşit olarak;
Yemeden, içmeden kesilmeden
Çoğalmaksa sevmek eksilmeden,
Çağına tanıklık ederek
Ve kahrolmamaksa arabeske inat.
İçin içine sığmamaksa
Bir coşku, bir şenlik, bir erdemse sevmek;
İnsanları, çocukları, kuşları unutmadan
Verem olmamaksa sevmek senin aşkından
Daha sağlam basıyorsam toprağıma,
Unutmak, şaşkınlık, azap değilse;
Bilinç, öğreti ve sevinçse,
Paylaşılan bir ekmek gibiyse sevgi;
SENİ SEVİYORUM
ALINTI...
Çok güzeldi teşekkürler paylaşımın için..
Notheart
05-06-2007, 11:29
Bne teşekkür ederim
okuyan gözlerinizie sağlık:)
Notheart
05-06-2007, 20:46
http://i17.tinypic.com/4qgwwaf.jpg
GİTTİN
Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...
Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...
Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...
Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.
Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım...
Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...
Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...
Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...
Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...
Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...
ALINTI...
“Soğuk odanın karanlığında titreşen bir gölge...
Donuk, buğulu gözleriyle onu izleyen bir kadın, ruhu sarsıntılarla çalkalanan...
Zaman ilerlemiyor, karanlığın içine hapsolmuş...
Ve rüzgar uğulduyor, geçmişin izlerini taşıyor onlara...”
Neden yeniliyoruz?
İnsanlar, en mutlu oldukları, hayatı en çok sevdikleri, tüm engelleri aştıkları, etraflarına örülen tüm duvarları yıktıkları, en ateşli günahları tatmaya başladıkları zamanlarda alırlar genellikle en yıkıcı olan, ruhlarını parçalayan darbeyi...
Ne olduğunu anlamamıza izin vermez hayat, zaman tanımaz bize... İçimizde yankılanan çığlıklara kimse kulak asmaz, kimse umursamaz bizi, anısızın yıkıldığımız o anlarda. Kendimizle baş başa kalırız...
Peki ya...
Kaçımız, yalnızlığın pençelerindeyken, yarının daha mutlu olabileceğini hayal ediyoruz? Kaçımız, üstümüze gelen taş duvarlara baş kaldırarak “daha iyi olacak...” diye karşılık veriyoruz? Kaçımız mücadele ediyoruz?
Ve kaçımız yeniliyoruz?
“Ayın loş ışığı süzülüyor pencereden...
Kadın gözyaşlarıyla baş başa... umutsuz, hiç olmadığı kadar yalnız...
İçerde ölüm sessizliği var, kendi soluklarını bile duyamıyorlar...
Ve korku... İkisi de korkuyorlar...
Ayrılığın cehennemindeler, alevler yükselmeye başlıyor...
Ve ruhlarının çatlamaya başladığını hissediyorlar...”
İntiharın kıyısına gelmiş yaşamlara sarılıyoruz, son bir kez daha mutluluğu hissedebilmek, son bir kez daha aşkı tadabilmek için. Uçurumun kenarına gelmişken haykırıyoruz, önümüzde uzanan sonsuz boşluğa;
“Yeniden...”
yüzümüzü yalayan alaycı rüzgarlara aldırış etmeden...
Yalnızlığı; uzuvlarıma kadar hissettiğim, umutlarımı çaresizce tükettiğim, gözlerimi karanlığa diktiğim ve ruhumun yıkımını beklediğim gecelere inat haykırıyorum. Sesimi herkes duyuyor, herkesin söylediği şeyi tekrarlıyorum...
“Yeniden...” Ne olursa olsun yeniden...
“Korku çemberi daralıyor...karanlıktaki gölge titreşiyor...
Cehennem, ani çıkan bir fırtınanın, kum tanelerini havaya savurduğu gibi, kalkıyor ayaklarının altından...
Yükseliyor...
Ateş suratlarına çarpıyor, sıcaklığını hissetmiyorlar...
Son bir titremenin ardından gölge silikleşiyor... Ve kayboluyor...
Kadının ruhu ayrılık cehenneminin ateşine dayanamıyor, çatlıyor...
Ve parçalanıyor...”
Umudun bittiği anlarda, son bir çığlık yankılanır içimizde... Yüreğimizde hissedebileceğimiz, duyamayacağımız ama, hiçbir zaman unutmayacağımız kadar keskin bir çığlık... Bıçak gibi saplanır sancılar yüreğimize, ağlamak bile kafi değildir o saatten sonra, kendimizle baş başa kalmışızdır. Gözyaşları damlar yüreğimize... Her birinin ateşi izler bırakır içimizde, telafisi olmayan...
Ruhumuz parçalanmıştır artık...
Gökteki yıldızlar silikleşir, dalga seslerini işitemeyiz, rüzgar fısıldamaz kulaklarımıza, güneş parlaklığını yitirir, umutlar yitip gider... hayatı dünkü haliyle göremeyiz artık, gece çökmüştür ruhumuza... İçimizdeki çığlıklarla baş başa kalmışızdır, sadece onlar ortak olur yalnızlığımıza...
Yalnızlığımıza, dertleri ortak ederiz...
Gölgelerin arasına saklanırız...
Ruhumuz parçalanmıştır artık...
Gece karanlığında, yapayalnız kalmışızdır...
Ölüm; fısıldar kulağımıza, bir tutku haline dönüşür... Arzuladığımız tek şey “O” dur...
Yaşamak için bir neden yoktur artık, içimizdeki inancı kaybetmişizdir...
Neden, “Yeniden...” diyemeyiz o anda?
Neden, başımızı çevirerek, geriye bakmak için son bir şans daha vermeyiz kendimize?
Neden, yaşamdan kaçarız? Neden, pes ederiz?
Neden, ölüm yaşamdan daha çekici gelir bize?
Neden, yıkılan ruhumuzun heykelini, “yeniden” inşa etmek yerine, daha çok parçalamayı seçeriz?
Ben, her yenilginin ardından ruhumu yeniden onarıyorum. Sırf, aynı zevkleri yeniden duyumsayabilmek ve zamanı geldiğinde ruhumu parçalayan dayanılmaz darbeyi yediğim anda hissettiğim, o vazgeçilmez acıyı tekrar tadabilmek için yapıyorum bunu...
Ruhumu onarıyorum, çünkü acı çekmeyi seviyorum...
Her yıkılışın ardından biraz daha güçleniyorum...
“Yeniden...” demek bu kadar kolayken, neden insanlar ruhlarını bu kadar çabuk satarlar şeytana? Neden kandırırlar kendilerini, neden pes ederler? Korktukları için mi, yoksa yaşadıkları acıyı taşıyamadıkları için mi yapıyorlar bunu?
Ben pes etmiyorum... Etmeyeceğim...
Sırf acı çekmek için, sırf ağlamak için ve sırf yeniden ruhumu inşa edebilmek için yapıyorum bunu... Anlamsız gelebilir, ama yapıyorum. Çünkü; ben güçsüz değilim...
“Umut yoktur artık kadın için...
Cehennemin sıcak rüzgarlarında savrulmaktadır ruhunun parçaları...
Gözlerinden akan yaşlar bile dindirmez acılarını, hıçkırarak ağlamaktadır...
“Yeniden” demek için dönmez arkasına...bakmaz geriye...
Etrafı karanlıktır, bedenini yakan ateş bile aydınlatamaz odasını...
Artık oyun bitmiştir...
Hayat, boş bir içki şişesinden fazlası değildir onun için...”
ellerinize sağlık kızlar
http://www.2de1.net/paylasmak.istedikleriniz/58954-seninle.olmanin.enleri.html
İlk yazı mevcut ama resim güsel değiştirelim konu buşuna kilitlenmesin :)
Notheart
06-06-2007, 01:58
http://i19.tinypic.com/4rbf9es.jpg
SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
Notheart
06-06-2007, 01:59
Çok TeŞekkÜr Ederİm Zuzu;)
BeĞendİĞİne Sevİndİm...
Notheart
06-06-2007, 02:02
Yalnızlığımıza, dertleri ortak ederiz...
Gölgelerin arasına saklanırız...
Ruhumuz parçalanmıştır artık...
Gece karanlığında, yapayalnız kalmışızdır...
GÖNLÜNE SAĞLIK SWEET ...
MÜKEMMEL.
Sensizliği koklarken sahilde
Rüzgarın gücüyle dans ediyor dalgalar
Dilimde ertelenmiş sözlerim
Gözlerimin önünde yüzün var.
.Zaman yine sevda gücünde..
.Zaman yine isyan vaktinde..
Bilmemki duyar mısın
Üşümelerimden çıkan
İçimdeki yitik sesi?
..Ben hep ayazlarda mı sabahlayacağım?
..Ben hep yokluğuna mı ağlayacağım?
Sen ayrılığa yelken açtığından beri
Bir cenge tutuştum zamanla
Ay ve güneş
Bütün gücüyle parlıyordu
Ama
Ben hep şanssızdım ..
……….Işıktan yana….
Hırçın geceler düşüyor yamacımdan
Kor yangınlarda buz kesmişim
Tutulmuş nalçalı seslerle umudun köşe başları
Sökülüyor sinemden sevdanın taşları
..Bunca zaman geçti sen hiç eksilmedin
..Bunca zaman geçti sen hiç eskimedin
Sabır çektikçe ufalanıyor yüreğim
Yer gök arasında eziliyorum
Ah be gülüm
Ah be ömrüm
Bastırdı karanlığı gecenin
..Siyah şallara büründü ölüm ..
Notheart
06-06-2007, 02:54
Sabır çektikçe ufalanıyor yüreğim
Yer gök arasında eziliyorum
Ah be gülüm
Ah be ömrüm
Bastırdı karanlığı gecenin
yüreğine sağlık
tek kelimeyle harika olmuş...
Notheart
06-06-2007, 11:07
Şimdi oldu işte :):)
biraz sor oldu ama evet oldu;)
http://i11.tinypic.com/451u3j7.jpg
Bir Garip Tanırım
Sevgi Dolu Gönül Yolcusu
Ölmeden Öldürdü Onu
Ölüm Değil Ayrılk Korkusu
Aşkı İçin Bir Değil
Binlerce Kere Vursalar
Sana Olan Sevgisi
Bir Değil Binlerce Kucak Dolusu
budabenim şiirim...
vBulletin v3.7.4, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO