Dünya
05-06-2007, 18:35
Bütün kelimelerim, tüm söyleneceklerim ve söylenmemişlerim suskunluğa
bürünüyor karşında. İstesem de konuşamıyorum seninle. Susmaktan
başka da bir şey de gelmiyor elimden. Susup gülümsemekten başka..
İçimde çığlığa dönüşmüşken söylenememişlerim, susturmak öylesine zor
ki.. Bu sessizliğimde de anlarmısın beni yine?
Bugün yine geldim sana.. Yine konuşamadım. Oysa boğazımda
düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim "keşke" lere sebep olacaklar,
biliyorum. Günlerdir böyle oluyor zaten.. Tam dökülmek üzere iken
kelimeler dilimden, susuyorum. Ardıma bakmadan hızlı adımlarla
uzaklaşıp gidiyorum.. Ya da uzaklaştığımı zannediyorum. Belki ardımda
bıraktığım sen, en yakınım, en iyi bilenim, anlayanımsın.
Ne vakit seninle ilgili, bu çaresiz gidişinle ilgili bir şeyler düşse aklıma,
kovalıyorum beynimin içinden. Hiç bir sesi dinlemiyorum. Ya da ürkekçe
bir yerlere saklanıp, gizleniyorum. Gelip beni gizlendiğim yerlerden
bulacağını bile bile..
Sen ardımda kalıyorsun ben yürüyorum. Hep geride kalanlar yalnızlığa
mahkum olmuyor. Ben kendi yalnızlığıma, kendi yokluğuma, hiçliğime
yürüyorum.
Artık kulaklarım sesleri duymaktan daha da yoksun, artık hangi kelimeye
atsam elimi, hepsi birbirinden kırık, birbirinden yarım. Gözlerimse denizi,
gökyüzünü eskisi kadar mavi görmüyor. Hani ne yapsan çıkmazdı denizin
lekesi?
Hiç bir şey eskisi gibi değil. Her yeni gün birşeyler daha eksiliyor. Sen de
gideceksin, sen de eksileceksin.. Ne bir dost doldurabilecek dünyamdaki
yokluğunu, ne de bir sevda.. Issız kaldığımda kimselere
sığınamayacağım. Korkularımdan daha bir korkar oldum. Sen de gidince
ya unutursam gülmeyi? En büyük korkum da bu ya..
Sen gideceksin, ben yine susacağım. İçimdeki ses çığlık atarken ben yine
bastıracağım. Son sözcüklerimi sen yine duymayacaksın. Sonra pişman
olacağım "keşke" diyeceğim, "keşke söyleseydim"... "Belki anlayabilirdi
beni, belki tanımlayamadıklarımı tanımlayabilirdi"..
Bütün sırlarımı, yaşanmışlıklarımı, yarım kalmışlıklarımı hiç düşünmeden
paylaştım seninle. En umutsuz anlarımda bile sığındığım oldun. Küçük
şımarık bir kız çocuğu gibi ufacık bir yara alsam sana şikayet ettim.
Söylesene şimdi seni kime şikayet edeceğim?
Hiç sevmedim suskunlukları, biliyorsun..
Ama susmak zamanıdır şimdi.
Bazı şeyler var ki, dillenmiyor, söylenmiyor.. Söylenemiyor.
Sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme adeta...
Farkediyorum ki, susmak en büyük yalnızlık..
bürünüyor karşında. İstesem de konuşamıyorum seninle. Susmaktan
başka da bir şey de gelmiyor elimden. Susup gülümsemekten başka..
İçimde çığlığa dönüşmüşken söylenememişlerim, susturmak öylesine zor
ki.. Bu sessizliğimde de anlarmısın beni yine?
Bugün yine geldim sana.. Yine konuşamadım. Oysa boğazımda
düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim "keşke" lere sebep olacaklar,
biliyorum. Günlerdir böyle oluyor zaten.. Tam dökülmek üzere iken
kelimeler dilimden, susuyorum. Ardıma bakmadan hızlı adımlarla
uzaklaşıp gidiyorum.. Ya da uzaklaştığımı zannediyorum. Belki ardımda
bıraktığım sen, en yakınım, en iyi bilenim, anlayanımsın.
Ne vakit seninle ilgili, bu çaresiz gidişinle ilgili bir şeyler düşse aklıma,
kovalıyorum beynimin içinden. Hiç bir sesi dinlemiyorum. Ya da ürkekçe
bir yerlere saklanıp, gizleniyorum. Gelip beni gizlendiğim yerlerden
bulacağını bile bile..
Sen ardımda kalıyorsun ben yürüyorum. Hep geride kalanlar yalnızlığa
mahkum olmuyor. Ben kendi yalnızlığıma, kendi yokluğuma, hiçliğime
yürüyorum.
Artık kulaklarım sesleri duymaktan daha da yoksun, artık hangi kelimeye
atsam elimi, hepsi birbirinden kırık, birbirinden yarım. Gözlerimse denizi,
gökyüzünü eskisi kadar mavi görmüyor. Hani ne yapsan çıkmazdı denizin
lekesi?
Hiç bir şey eskisi gibi değil. Her yeni gün birşeyler daha eksiliyor. Sen de
gideceksin, sen de eksileceksin.. Ne bir dost doldurabilecek dünyamdaki
yokluğunu, ne de bir sevda.. Issız kaldığımda kimselere
sığınamayacağım. Korkularımdan daha bir korkar oldum. Sen de gidince
ya unutursam gülmeyi? En büyük korkum da bu ya..
Sen gideceksin, ben yine susacağım. İçimdeki ses çığlık atarken ben yine
bastıracağım. Son sözcüklerimi sen yine duymayacaksın. Sonra pişman
olacağım "keşke" diyeceğim, "keşke söyleseydim"... "Belki anlayabilirdi
beni, belki tanımlayamadıklarımı tanımlayabilirdi"..
Bütün sırlarımı, yaşanmışlıklarımı, yarım kalmışlıklarımı hiç düşünmeden
paylaştım seninle. En umutsuz anlarımda bile sığındığım oldun. Küçük
şımarık bir kız çocuğu gibi ufacık bir yara alsam sana şikayet ettim.
Söylesene şimdi seni kime şikayet edeceğim?
Hiç sevmedim suskunlukları, biliyorsun..
Ama susmak zamanıdır şimdi.
Bazı şeyler var ki, dillenmiyor, söylenmiyor.. Söylenemiyor.
Sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme adeta...
Farkediyorum ki, susmak en büyük yalnızlık..