zuzu
06-06-2007, 00:43
Tüm yaşanmışlıkları
Unutturur mu zaman..
http://www.misafir.net/resimyukle/resimler/a9b3e0c5fc60768e061e318389911674.jpg (http://www.misafir.net/)
Yankısı yine kendine dönen sevda hesaplaşmalarında
İlençlerimin üzerini her mevsim aşkla örterim ben
Sütüm ak, alnım paktır, kavgayı sokmam efendiliğime
Biriktirip büyütürüm aşkı, sövmem asla kimliksizlere.
Kırılası, yıkılası, görünmedik, bilinmedik yerlerde durası yüreğim. Parçalanmış tırnaklarımın sağrısında kor ateşler biriktirip, bu yerkürenin göbek taşında gerdan kırıp hiçbir sevdaya aman demeseydim. Kuşların kanatlarına vefa, yele titremeyen yıldızlar yükleyip şiir gecelerimde ayazlarda kalmayıp, üşümeseydim.
Utancın çarkıfeleğine binmedi bu yürek hiçbir zaman. Sokaklarıma şiir gülleri ektim, utangaç Eylül’lerden aşkı bekledim. Ruhumun üst geçitlerinde çatılarımda kuşlar tünedi, gövdemde ezilmiş düşler hiçbir baharı bana mevsimsiz müjdelemedi. Arsızdı paçamda zaman, yüreğimde kansız gülüşler yeşerirken.
Kırmızıdır öpüşlerim leyli aşk. Kayınlar büyür her mevsim ormanlarımda. Gövdem tarçın kokar, al bir tayın üzerinde özgür ovalara mahmuz sürüşler yaparım. Aldanmışlıkların elini öper, el değmemiş yüreklerde aşkı koklarım. Yangınıma bekçi, suskunluklarıma zıpkın bir nöbetçi, kendi yangınıma direnci dikerim. Çöllerimi vahalara, kışlarımı yazlara, sularımı aşkın kıymetini bilen yüreklere çeviririm.
Pençelerimi yeşil ormanlarda, sözlerimi mor dağlarda, şiirlerimi köpüklü nehirlerde biriktiririm anlayacağın. Tezgahta atışmam, pazarsızlara sataşmam, hiçbir zafer çığlığını da şeytanla birlikte atmam. Kınalı yüreğime al yazmalı sevdalar çağırır, aşkın fırtınalı iklimlerinde bile mutluluğu sırt üstü yatırırım. Vapurlarım duvak taşır, kimi dikensiz yollarımda kimliksizler feleğini şaşırır.
Yıkılmam bir kızıl yelin esintisiyle sen korkma!. Üfürürüm dağları yol açarım sevdaya, okyanus yüreğimle bu karanlıkları da aşarım.Nar gözesi yüreğimin ırmaklarına turunçlar yatırır, gözesinden vefa akan bütün çağlayanlarda gökkuşakları biriktiririm. Köprülerimde özgür molalar verir, hasedin zindanlarını şiirlerle yıkarım.
Sensiz de döner unutma bu dünya. Yaşamak omurgasından inşa edilen kentlerimde geceleri şiir yazar, yelden, selden ve aydan yeni sevdalar üretirim. Açlığın kavgasında oruç tutar, argın, yaralı ve ürpertili yaşasam da, damlalarımla dökülürüm aşk denizlerine. Hasretin gelincik yapraklarından fallar açar, susuz topraklara gözyaşlarımla bile derman olurum.
Hücrende kıvrılarak bulut dile şimdi ölgün çöllerine. Yağmurlar yağınca sakın ağlama çelik sandığın o yürekle. Soluğunla ısıt asaletinin ısıtamadığı odaları. Kendi ateşinin buzullarında yeni sevdalar ara gecelerin atışma nöbetlerinde. Diş bile sözcüklerimin efendiliğine. Düşüncelerini kutsanmış ülkelerime bir daha asla salma. Yüreğine su/lar gibi geldim bir zaman, sel/ler gibi gitmesini de bilirim.
Unutturur mu zaman..
http://www.misafir.net/resimyukle/resimler/a9b3e0c5fc60768e061e318389911674.jpg (http://www.misafir.net/)
Yankısı yine kendine dönen sevda hesaplaşmalarında
İlençlerimin üzerini her mevsim aşkla örterim ben
Sütüm ak, alnım paktır, kavgayı sokmam efendiliğime
Biriktirip büyütürüm aşkı, sövmem asla kimliksizlere.
Kırılası, yıkılası, görünmedik, bilinmedik yerlerde durası yüreğim. Parçalanmış tırnaklarımın sağrısında kor ateşler biriktirip, bu yerkürenin göbek taşında gerdan kırıp hiçbir sevdaya aman demeseydim. Kuşların kanatlarına vefa, yele titremeyen yıldızlar yükleyip şiir gecelerimde ayazlarda kalmayıp, üşümeseydim.
Utancın çarkıfeleğine binmedi bu yürek hiçbir zaman. Sokaklarıma şiir gülleri ektim, utangaç Eylül’lerden aşkı bekledim. Ruhumun üst geçitlerinde çatılarımda kuşlar tünedi, gövdemde ezilmiş düşler hiçbir baharı bana mevsimsiz müjdelemedi. Arsızdı paçamda zaman, yüreğimde kansız gülüşler yeşerirken.
Kırmızıdır öpüşlerim leyli aşk. Kayınlar büyür her mevsim ormanlarımda. Gövdem tarçın kokar, al bir tayın üzerinde özgür ovalara mahmuz sürüşler yaparım. Aldanmışlıkların elini öper, el değmemiş yüreklerde aşkı koklarım. Yangınıma bekçi, suskunluklarıma zıpkın bir nöbetçi, kendi yangınıma direnci dikerim. Çöllerimi vahalara, kışlarımı yazlara, sularımı aşkın kıymetini bilen yüreklere çeviririm.
Pençelerimi yeşil ormanlarda, sözlerimi mor dağlarda, şiirlerimi köpüklü nehirlerde biriktiririm anlayacağın. Tezgahta atışmam, pazarsızlara sataşmam, hiçbir zafer çığlığını da şeytanla birlikte atmam. Kınalı yüreğime al yazmalı sevdalar çağırır, aşkın fırtınalı iklimlerinde bile mutluluğu sırt üstü yatırırım. Vapurlarım duvak taşır, kimi dikensiz yollarımda kimliksizler feleğini şaşırır.
Yıkılmam bir kızıl yelin esintisiyle sen korkma!. Üfürürüm dağları yol açarım sevdaya, okyanus yüreğimle bu karanlıkları da aşarım.Nar gözesi yüreğimin ırmaklarına turunçlar yatırır, gözesinden vefa akan bütün çağlayanlarda gökkuşakları biriktiririm. Köprülerimde özgür molalar verir, hasedin zindanlarını şiirlerle yıkarım.
Sensiz de döner unutma bu dünya. Yaşamak omurgasından inşa edilen kentlerimde geceleri şiir yazar, yelden, selden ve aydan yeni sevdalar üretirim. Açlığın kavgasında oruç tutar, argın, yaralı ve ürpertili yaşasam da, damlalarımla dökülürüm aşk denizlerine. Hasretin gelincik yapraklarından fallar açar, susuz topraklara gözyaşlarımla bile derman olurum.
Hücrende kıvrılarak bulut dile şimdi ölgün çöllerine. Yağmurlar yağınca sakın ağlama çelik sandığın o yürekle. Soluğunla ısıt asaletinin ısıtamadığı odaları. Kendi ateşinin buzullarında yeni sevdalar ara gecelerin atışma nöbetlerinde. Diş bile sözcüklerimin efendiliğine. Düşüncelerini kutsanmış ülkelerime bir daha asla salma. Yüreğine su/lar gibi geldim bir zaman, sel/ler gibi gitmesini de bilirim.