PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İsmini ölümle birlikte bıraktım avuçlarıma...




M'LANCOLY
08-06-2007, 01:49
Denize vururken yüzüm, yüzümde göstermelik bir hüzün var, tüm defterleri savuruyorum aralarına sevdama gömdüğüm düşlerimi..

Aynadaki gözlerimde gördüğüm derin acılar, tarifsiz kederler içindeyim. Sorma içimi hiç, sanki cehennem, avuçlarımda yakamozlarım, yüreğimde sancılarım, gözlerimde kaygılarım var yine. Koşuyorum bir boşluğa.

Artık İstanbulun ,içinde ağlamak gizli kahkaha taşan gözlerinden bakıyorum küskün ıslak yollarına..


Gelipte saklanma sakın uykularıma. Gülüşüne, bakışına, sesine aldanamam. Sakın olaki yanmasın rengi gözlerinin.
Ben yokum ya gecelerinde şimdi,bensiz bir dünya ne çok incitecek seni!

Yorgun akşamların koynunda uyumadan uyanıp yeni bir güne başlarken; ben bu ıssız şehirde bir başıma yaşarken, şaşkın umutlarım gözlerimde uçuşurken yollar alır gider beni dönememki benliğime.

Dudaklarımda hecelenmiş bir şarkı, bitmeyen bir dans, yarılanmış bir ömrün savrulmuş tarifsiz kaybolmaları...

Yüreğimi dağlayan bir bakış, iki damla nefes, bir türlü bitirilemeyen yarılanmış bir dans, insanın içine işleyen bir yalnızlık şarkısı calıyor dudaklarımda..

Kayboldum..
Savruldum..
Olması gerektiği gibi.
Tenimde sen sönüyorsun, içimde ben yanıyorum..

Solgun bir mayıs akşamında kirpiğimdeki çiy tanesinden düşürebilir, gözlerimdeki beyaz yapraklara savurabilirim seni..

Masum bakışlara aldanmışlığımla ben, kirli parmak izlerini kazıyorum tenimden. Geride kalmış baharları kollarında taşıyan bedenim kan ter içinde beyaz bir mevsime sırnaşırken düşlerim, güneşin turuncu şefkati yaslanmıyor gözlerime artık.

Anlıyorsun her şey yalan,
Buruk bir karanlık çökecek yine bu akşamda..

İsmini ölümle birlikte bıraktım avuçlarıma...
Git şimdi ve erit kendini düşlerimle. Kelimeleri kirleten bir mektup gibi..

alnt...




M'LANCOLY
08-06-2007, 01:51
Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Korkar oldum noktalar koymanın ardından yeni cümleler kurmaya... Artık yokmuşsun, artık yokmuşum, artık yokmuşuz... Gün batımları yokmuş oturduğumuz odanın sarı duvarlarına yansıyan... Ellerin yokmuş en beklenmedik anda ellerimle kavuşan... Aşklar yokmuş artık, bir zamanlar var olduğuna inanılan...

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İçimde kırılan bir ayna kaldı sadece... Geceler yokmuş artık, gündüzler de… Saatlerin kadranları kırılmış, küsmüş zamana... Kala kala bir rüya kalmış geceleri buluştuğum... Bir zamanlar bir romantiğin sarhoş eden gitar sesini dinlediğimiz yer de silinmiş gitmiş haritalardan... Ne çok şey kalmamış, ne çok hiçbir şey var olmuş yaşanıp bitmişlerden…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… En çok da isminin içinde geçenleri... Bir pusula ömründe ilk kez yanlış yönü göstermiş... Gururuyla intiharı seçmiş, düşüp kırılmış yanlış yönü gösterdi diye... Güney de yokmuş artık, kuzey de… Sabahları yaşadığımız doğu silinip gitmiş, batıysa hiç olmamış ki daha önceden zaten…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Kala kala sadece ve sadece o kelimeler arasına yerleştirilen birkaç küçük nokta kalmış... Sadece üç nokta… Apostroflar yokmuş artık, virgüller de çoktan yitip gitmiş geldikleri masallar alemine... Ne bir ünleme rastlayabilirmişiz artık bu ucunu göremediğimiz sokağın ortasında, ne de kendini sorgulayıp duran tek bir soru işaretine…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Yok olmuş dakikalar, saatler, saniyeler... Ve sen biraz da... Sahi biz hiç var olduk mu dersin? Belki olduk, belki olmadık... Aslında ne kadar yanıldık, ne kadar aldandık... Biz koskoca birer yalandık... Odanda dağınıklığımı toplayan bir gölge vardı ya hani, o da yok artık... Dağınıklığım da yok, serzenişlerim, boşvermişliklerim de... Artık biz yokuz ki…

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… Ancak, bana aldırmadan geçip giden zaman kalabilirdi ardımdan... Devam etti takvim yaprakları ardı ardınca koparılıp atılmaya... Aylar yıllara dönüp gitti... Artık ay yok, yıldızları da kaybettim ne zamandır... Sahi gökyüzü var mıydı seni sevdiğim zamanlar? Bilmiyorum ama, banyonda her sabah baktığım aynada gördüğüm siluetin yok artık... Ya da telefonlarda duyduğum sesin... Yoklar ne zaman var oldu! Veda etmeyi mi unuttuk artık olmayanlara yoksa!

Öylesine yuttum ki sesli harflerimi… İki şehir, bir köprü vardı bir zamanlar... Eskiden izlediğimiz filmler yok artık, ilk kez gittiğimiz bale de oynanmadı bir daha hiç... Belki bir tiyatro oyununun ta kendisi bizdik... Tanrım, sen ve ben ne çok şey yitirdik... Birdik, bizdik, “en”dik, tektik… Sahi biz ne zaman bittik! Ne kadar zaman geçtiyse üzerinden, bu gece o kadar yutuyorum sesli harflerimi…

“Ah”larımı yutuyorum artık... Avaz avaz susuyorum, sessiz sessiz çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime... Bitenlere gülüp başlamak isteyenlere ağlıyorum... Hüzünler mutlu ediyor beni, mutluluklara ağlıyorum... Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni, yutuyorum bütün sesli harflerimi… Elveda sevgili…

alnt...

kardelen_im32
08-06-2007, 02:05
Emeğine yüreğine sağlık Paylaşım için tskller...

M'LANCOLY
08-06-2007, 02:06
imzandaki smileyi çalmak istiyorum:))
http://www.2de1.net/images/smilies/saril.gif

CadIcIk
08-06-2007, 02:13
çk guseldi.. yuregine saglik..

M'LANCOLY
08-06-2007, 02:55
sana da bu smileyi eklemek istiyorum cadıcım;)


:cicek::cicek:

£-M@NY@K
08-06-2007, 09:52
başlık bile yıpratıcı be :(

bana hangi smileyi uygun göreceksiniz beyfendi:o

bLue
14-07-2007, 16:14
her zamanki gibi harikasın birader... yüreğine sağLık...

BurcuUu_
15-07-2007, 11:56
GüzeL biR payLaşımdı.. EmeĞine sağLık.. :cicek: