Orijinalini görmek için tıklayınız : Seni Yağmurdan Sonra Seveceğim
http://img.blogcu.com/uploads/fevben_fevben.JPG (http://img.blogcu.com/uploads/fevben_fevben.JPG)
SENİ YAĞMURDAN SONRA SEVECEĞİM
Şimdi git..
Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik.. Say ki, gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik..
Say ki, sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber beklemedik..
Sen git..
Ben gelemem bu yürekle..
Ya da kal..
Eylül yağmurlarını bekle..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Saçlarıma ak düşmemiş halimle..
Sen yaşlardayken..
Onsekizimde, yirmimde..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle..
Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Aşksız geçen onca yılı yakacağım..
Sevda alevinde kendi ellerimle...
Şimdi git..
Say ki, seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik..
Say ki, oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı..
Ve sevdadan hiç söz etmedik..
Say ki, hiç gülmedik..
Aynı şeyleri sevmedik..
Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyeceğim..
Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada..
Seninle gökkuşağının altından geçeceğim..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim..
Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak..
Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim..
Ben seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve bir gün ölürsem güzel gözlerinde öleceğim.....
...alıntı...
YALNIZ' IN DURUMLARI
http://img240.imageshack.us/img240/5824/1618763cs7.jpg
Sen herşeyi süpürebilirsin; sonbaharı süpüremezsin,
Yalnızsa, sürekli bir sonbaharı süpürür hep.. Düşünemezsin.
Yanar sobasında yalnız'ın üşüyen bakışları.
Lambasında karınlığa dönük bir ışık titrer sönük-sönük.
Penceresi dışına kapanmıştır, kapısı içine örtük.
Yalnız, bin yıl yaşar kendini bir an'da.
Yalnız'ın nesi var, nesi yoksa tümü birdenbire'dir.
Yalnız, bir ordudur kendi çölünde..
Sonsuz savaşlarında hep yener, kendi ordusunu.
Yalnız'ın sakladığı bir şey vardır;
Boyuna yerini değiştirir, boyuna onu arar... Biri bulsa diye.
Yalnız, hem bilgesi, hem delisidir kendi dünyasının.
Ayrıca; hem efendisi, hem kölesidir kendisinin.
Tadını çıkaramaz görece'siz dünyasında hiçbirisinin.
Yalnız, sürekli dinleyendir söylenmemiş bir sözü.
Sözünde durması yalnız'ın yalancılığıdır kendisine..
Hep yüzüne vurur utancı. O yüzden gözlerini kaçırır gözlerinden.
Yalnız'ın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.
Yalnız, hep uyanır ikinci uykusuna.
Yalnız, kendi ben'inin sen'idir.
Bir sözde saklanmış bir yalanı, bir gözde okuduğundan
bakmaz kendi gözlerine bile.
Her susadığında o, kendi çölündedir.
Kendi öyküsünü ne anlatabilen, ne de dinleyebilen.
Kendi türküsünü ne yazabilen, ne söyleyebilen.
Bir zamanlar güldüğünü anımsar da...
Yoğurur hüzün'ün çamurunu avuçlarında.
Yalnız, aranan tek görgü tanığıdır
yargılanmasında kendi davasının..
Her duruşması ertelenir kavgasının.
Yalnız, hem kaptanı, hem de tek
yolcusudur bakmakta olan gemisinin..
Onun için ne sonuncu ayrılabilir gemisinden, ne de ilkin.
Yalnız'ın adı okunduğunda okulda ya da yaşamda..
Kimse, "burda" deyemez.. Ama yok da..
Uykunun duvarında başladı..
Önceleri bir toz gölgesi sanki; sonra bir yumak yün gibi.
Ama şimdi iyice görüyor örümceğin ağını gün gibi.
Yalnız, duymuş olduğunun sağırı, görmüş olduğunun körüdür..
Ölür, ölür öldürür.. Öldürür, öldürür ölür.
Duyduklarını unutur, duyacaklarını düşünür.
Yalnız'ın adına hiç kimse konuşamaz..
O, kendi kendisinin sanığıdır.
Yalnız, önceden sezer sonra olacakları..
Paylaşacak biri vardır; anlatır, anlatır ona olanları, olmayacakları.
Her leke kendisiyle çıkar.
YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ.
PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ.
ÖZDEMİR ASAF
Canımcım eline sağlık ;)
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki sabahı eksik şiirlerimin
Sanki gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki artık hep kanayacak
Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerin
Çare yok,ağlayacak
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Kapıları kendime ben açamadım
Yada yalnız saatlerde bekledim gelmeni
Düşünüyorum da,sen gideli ne çok yalnızım
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım,sarılamadım
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere,kimsesiz kaldım
En çok da sensiz
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Sana uyumak,sana uyanmaktı hayat
Sıratını geçtim yaşarken,korkmadan
Korkumu geçtim cesaretle,ihanetle
Berduş,yalan bir masumiyeti öptüm bile bile
Tek,bi tek sen gitme diye
Sonbahar oldum yaprak yaprak
Ağaç oldum köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi dar kafese kapatarak
İçimdeki bir kanarya hiç susmadan ağlayacak
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Beyazında akladım bulutumu
Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor,anlattıkça ısınıyor yüreğim
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde,günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun,orda mısın,var mısın,yok musun
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Yanarak,yıkılarak,aklıma her geldiğinde ağlayarak
Birtek şeyi unutma,seni sevdim ben
Mavi mavi sevdim seni....
Alıntıdır...
TIKANIP KALDIGINDA HAYAT
http://img87.imageshack.us/img87/6395/miradatity14tr.jpg[
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak.....
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, gerçekleştirmeyi denemeli!
Her gecen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını;
Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da,
O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her aksam ayni can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki;
Örneğin, bir kaç durak önce inip servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar,
Yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
Su adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı;
Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
Günesin doğuşunu seyretmeli;
Arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...
Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada borada;
Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!
Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli!
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı;
Bir fırsat yasamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için,
Hiç çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin;
Ağlamayı bilmiyorsan, neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...
Ne, herkesi düşünmekten kendini; ne, kendini düşünmekten herkesi unutmalı!
Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın;
Hep vermek ya da hep almak için...
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Akli ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanin;
Hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak!
Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkini verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin; bir teşekkür, bir elveda için...
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...
...alıntı...
Canımcım eline sağlık ;)
saol canım beğenmene sevindim:cicek: paylaşım için teşekkürler;)
_Yansın Bu Şehir_
http://img508.imageshack.us/img508/7546/yesjo5oq7.jpg
Korkunun suskunluğa çöktüğü bu şehirde,
Aşka izin çıkmadı.
Sevmek, uzaktan bakmaktı sana,
Sevmek, acının diğer adı...
Gitmeli dediğim yerde,
Gitmedi sevdan başımdan.
Şimdi öyle çoğulsun ki içimde,
Kendimi gizliyorum korkumdan.
Ansızın çaldı kapımı korkularım.
Savunmasızdım ve biraz da çocuk.
Bakışlarımın çarptığı her yer,
Bir istasyon bir zaman sessizliği,
Kaçırılmış bir trenin ardından,
Yığılıp bakakalmak yani...
Çoğuzaman;
Yansın bu şehir!
Geceyi ezdim gözlerimde.
Her parça damla damla yaş olup,
Yitirilmiş bir can gibi düşüverdi ellerime.
Korkunun suskunluğa çöktüğü bu şehirde,
Aşka izin çkmadı.
Sevmek, fikre düşürmekti seni,
Sevmek, kaybetmenin diğer adı...
dElikAnLı_38
11-06-2007, 18:45
eliffff yüreğine sağlık güzel paylaşımlar
SIRILSIKLAM
Deli yağmurlar yağdı. Kimsecikler yoktu ortalıkta. Terkedildim ya da terkettim,, adı ayrılıktır bunun. Binbir düşüncenin hiçbiri yağmurun altında şemsiyesiz yürümemle ilgili değildi. Havanın kararmakta olduğuyla da..
Sırılsıklam olmak, tam da içinde bulunduğum durumla örtüşüyordu. Belki onun için kamufle oldu!.. Yürüyordum. Yağmuru seviyordum.. Gökyüzüne bakmayı da ihmal etmedim. Yağmur iyice yağdı ben bakınca. Ne demek istediğini anladım sanki. Ellerimi açışım, birini yollama emaresi mi, hatıraların sesi mi?
İleride bir durak var. Orada da kimsecikler yok. Ne otobüsü bekleyen, ne de beni!
Cebimde bir mektup olmalı. Gel sen de katıl yağmurla raksıma! Sokak lambasının ışığında kendi mektubumu okumak :) Vay bee, ben bunu kendime yazmadım ki.. Şimdi bu mektubun sahibi kim? Ben miyim, başkası mı? Cevaplanmamalı bu soru. Cevapsız kalmalı.
Uzaklardan bir ışık göründü.. Gidişim, tüm sembolleri es geçip, böyle adice mi olmalıydı? Gideceksem bir yere, ya ''biriyle'', ya ''birine'' olmalı değil miydi? Bir otobüs müydü herşeyin bitiminde karşılaşacağım, herşeyi onunla taşıyacağım?
Arkasında ne olduğu bilinemeyen bir ışık.. Ne getirdiği belli
olmayan. Ne götüreceği hele!.. Bilinmezliğin üstü örtülü sessizliği, umudun da zeminidir bazen. Geldiği gibi birinin aniden, ve götürdüğü gibi bahar esintili iklimlere..
Sessizce başladığı gibi..
Ve sessizce, sessizlikte bıraktığı..
Uzaktaki ışık yaklaştıkça bana, ıslak mektup tekrar tekrar okundu tarafımdan. İğreti cümleler, anlamlarıyla, gidip gidip tosladılar birşeylere beynimde. Üç noktalarım yağmur oldu şimdi! Parantezlerimin gecesinde bekliyorum belki de!
Sırılsıklam ben! İyice ıslanmak istiyorum, ama fazlası mümkün değil!. Sırılsıklamdım mektubu yazmadan önce,, veremeden önce,, cevap alamadan önce... Demek fazlası mümkün değil!
Islanan kağıdı ne de güzel buruşturuyorum elimde!
Otobüs geldi yanaştı durağa. Başka şey olamazmış demek! Ben el etmeden durdu.
Akşam.. Yağmur.. Daha fazla ıslanamayan ben!
Ve işaret etmeden duran otobüs.. Ne kadar da tanıdık bir sahne!
Islak ve buruşuk mektubu kendine uzatacağımı nereden bilecekti şoför?... Anlamış gibi halimi.. Aldı uzattığımı.. Kapadı kapıyı.. Bensiz..
Az önce beklediğim, şimdi beklemediğimdi..
Arkasından bakmadım gidenin!
Gözümü gökyüzüne diktim.
Yağmur iyice yağdı ben bakınca...
Gülümsedim...
Bekledim...
Hala bekliyorum...
>akdeniz<
tşk karakorsan yorumun ve paylaşımın için !! :)
Angelina@
11-06-2007, 21:25
Sevmek, fikre düşürmekti seni,
Sevmek, kaybetmenin diğer adı...
öyle ya sevmeyi bilen kaybetmeyide bilmeli...
gönlüne saglik hepsi müthisti canim :srl:
Ellerimde,günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
seninde yüregine saglik fistik cok güzeldi :cicek:
Gidişim, tüm sembolleri es geçip, böyle adice mi olmalıydı? Gideceksem bir yere, ya ''biriyle'', ya ''birine'' olmalı değil miydi? Bir otobüs müydü herşeyin bitiminde karşılaşacağım, herşeyi onunla taşıyacağım?
karakorsan paylasimlarin cok güzel hep devami gelsin insallah :cicek:
beğenmene sevindim canım :srl:tüm yorumların için çooook teşekkürler:cicek:
Saripapatya
12-06-2007, 03:09
hepinizin yuregine sagLik :cicek:
canım saol beğenmene sevindim :cicek:
vBulletin v3.7.4, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by
vBSEO