PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : efendimiz´´IN MEMLEKETINDEN HURMA




babür
09-07-2007, 20:44
Efendimiz'in Memleketinden.. HURMA
Hurma sýcak iklimlerde yetiþen bir meyvedir. Sekiz bin seneden beri varlýðý söylenen hurmanýn yetiþmesi için iki unsur çok önemlidir. Biri su diðeri ise sýcaklýktýr. Yani güneþ. Bu ikisinden biri yeterli derecede olmazsa hurma yetiþmez. Bundan dolayý hurmanýn meyve vermesi sadedinde þöyle bir söz söylenir. �kökü sudan, tepesi güneþten ayrýlmamasý gerekir.� Bunu þu þekilde de ifade etmiþlerdir. �Hurmanýn ayaðý cennette baþý ise cehennemde olmalýdýr.� Bu gerçekten doðrudur. Suyu bol yerde ekilen hurma aðaçlarý her ne kadar büyüyüp boy atsa da meyve verme sürecinde yeterli güneþi bulamadýðýndan meyvesi olmuyor. Olan meyvelerde güdük kalýyor. Ayný þekilde güneþ varsa su yoksa yine bu mümkün olmuyor. Hurma aðacýnýn gövdesi geniþ, silindirimsi ve uzundur. Bu iri yapý sýcak bir ortamda hayatýný devam ettirebilmek için devamlý su istemektedir.

Hurma meyve olarak çok yararlý bir gýdadýr. Onda insan bünyesi için gerekli her þey vardýr. Yað, protein, vitamin, mineraller vs. sizin bir çok þeyi yeyip alabileceðiniz bu ihtiyaçlarý hurma tek baþýna karþýlar. Bundan dolayý bir insan yalnýzca hurma yiyerek yaþamýný devam ettirebilir. Ama baþka bir þeyle bu mümkün olmaz. Vücutta halel (dengesizlikler) meydana gelir.
Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm zamanýnda insanlar bazen uzun zaman yiyecek bir þey bulamazlardý. Sadece hurma yerlerdi. Su içerlerdi. Ama hasta olmazlardý.
http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/hurma.jpg

Sahabi Hz. Aiþe validemize soruyor. Efendimiz zamanýnda evinizde ne yer içerdiniz. O da tarihin ayaða kalkýp dinleyeceði þu sözü söylüyor. �. Evimizde bazen iki üç ay geçerdi de ateþ yanmazdý. Peki ne yerdiniz? �Esvedân� Yani hurma ve su�iþte canlý örneði kainatýn efendisinin hanesi; hurma yemekle aylarca hayatýný devam ettiriyorlar. Efendimiz bir defasýnda hurmanýn doyuruculuk ve kifayet ediciliðini açýklamak için Hz. Âiþeye �Yâ Âiþe evinde hurma olmayanlar açtýrlar�. Buyurmuþtur. Bu sözü iki veya üç defa tekrarlamýþtýr.


Kadimden bu yana Araplar için hurma önem arz eden bir meyvedir. Þairler þiirlerine konu etmiþler, kendilerine ilham kaynaðý saymýþlar,onu en güzel þekilde vasfetmek için yarýþmýþlardýr. Hakkýnda þarkýlar söylenmiþ ve darb-ý meseller vurulmuþtur.

Bu günün Araplarý da hurmayý, yaþamlarýndaki onlar için önemine binaen gerçek yerine koymaya ihtimam gösterirler. Ondan dolayý her yýlýn 15 Eylül günü hurma günü dür. Senede bir günün hurma günü olmasý Araplar için çok görülmemelidir. Eski zaman dan beri hurmanýn Araplarýn hayatýnda önemi çok büyüktü. Hemen hemen hayatýn her noktasýna girmiþ durumdaydý. Açlýðý gidermenin, tedavinin, hediyeleþmenin, misafire ikramýn tek adresi hurma idi. Bu gün Arap Devletleri Birliði ortak bir kararla bu günü þenlik günü ilan ederler. Bu günde hurma ile ilgili açýk oturumlar, brifingler, ziraatýnýn yalgýnlaþtýrýlmasý ile ilgili teþvikler, ziraatýndaki incelikleri anlatma, stoklama ve dikkat edilmesi gereken hususlarý belirtme ve hurmadan modern bir þekilde en fazla istifade etme yollarýnýn araþtýrýlmasý gibi konularla ilgili faaliyetler yapýlýr.

Hurma aðacý çok nazlý bir aðaçtýr. Bakýmý da öyle kolay bir þey deðildir. Çok ihtimam ister ayný zi ruhlar gibi hassastýr, duygusaldýr. Bir çocuk bakýmý gibi dikkat etmek gerektir. Aþaðýda bu konuya deðineceðiz.

Hurma aðacýnýn ismi Arapça nakhle dir.( Hý harfi ile) Allâme

Nimetullah Cezâiri �Envarun Numâniye� adlý kitabýnda þunu zikreder.

�Allah (cc.) Meleklere Ademi yaratacaðý zaman Ademin topraðýný bir eleðe koymalarýný emretti. Koydular ve elediler. Saf ve ince olanýndan Adem yaratýldý. Elekte geriye kalan kýsýmdan da hurma yaratýldý.�Nakhle elekte kalan veya elenen anlamýnda dýr. Ademin topraðýnýn geriye kalaný anlamýnda hurma aðacýna nakhle denmiþtir.

Hurma aðacý incelendiðinde özellikleri açýsýndan gerçekten de insana çok benzediði görülecektir. Özellikle döllenme konusunda insaný dehþete düþürecek kadar benzerlikler vardýr.

Hurma aðacýnýn insana benzemesi konusunda efendimizden bize bildirilen hadisler vardýr. Sadece insana deðil Müslüman insana benzemesi konusunda þu hadis bildirilir.
Ýbni Ömer anlatýyor.

�Efendimizin yanýnda otururken hurma aðacýnýn közü getirildi. Efendimiz þöyle bir soru sordu. �Aðaçlardan bir aðaç aynen Müslüman adama benzer Yapraðý düþmez. Söyler misiniz bana hangi aðaçtýr o?

Orada bulunanlar çöl aðaçlarýna daldýlar benim aklýma hurma olduðu geldi. Söylemeye niyetlendim ama baktým ki ben orada olanlarýn en küçüðüyüm sustum. Efendimiz buyurdular ki �o aðaç hurma dýr.�



Hurma aðacýnýn özellikleri

Hurma aðacý þekil olarak palmiye aðacý ile benzerlik arz eder. Ayný neslin farklý bireyleridir. Dallarý ona göre daha uzun ve yapraklarý daha incedir. Gövdesi kesilmiþ dallarýn kalýntýlarý ile kaplýdýr. Bu dallarýn aralarý ise liflerle doldurulmuþtur. Lifler ve dallar hakkýnda daha sonra söz edeceðiz. Hurma aðacý bir çok aðaca nispetle daha kalýn ve dik bir gövdeye sahiptir. Hurma aðacý sýcak ve suyu seven bir aðaçtýr. Sýcak ve su bir arada olmazsa meyve vermez .
Çekirdekten yetiþtirilebilir ama daha sýhhatli olmasý için kendi bünyesinden çýkan filizlerden (yavru tabir edilir.) yetiþtirilir.
Bu yavrular topraktan deðil bizzat aðacýn bünyesinden neþet eder. Daha sonra belli bir zaman sonra yani tabir caizse doðum vakti geldiðinde o, adeta bir sezaryen ameliyatý gibi bir ameliyatla alýnýr ve annenin yakýnýnda bir yere dikilir.

Bu suretle yavrudan alýnacak olan meyve hem annenin verdiði meyvenin aynýsý olur hem de daha kýsa bir sürede alýnýr. Ayrýca aðaç çekirdekten yetiþen aðaçtan daha saðlýklý olur.

Hurma aðacýnýn meyve verebilmesi için insan eliyle döllenme yapýlmasý gerekir. Erkek hurma aðcýndan alýnan erkeklik polenleri diþinin konmasý gereken noktasýna belli miktarda konularak döllenme saðlanýr. Hurma aðacýnýn parça ve bölümleri baþka aðaçlara hiç benzemez