PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Osmanlı'da İtfaiye (Tulumbacılar)




KaaN
25-07-2007, 16:11
a) Hazırlık Dönemi:
İstanbul'un fethinden sonra eski Ağa kapısının bahçe kısmına "Yangın Köşkü" adı verilen ahşap bir gözetleme kulesi yapıldığı, Yeniçeri Ocağı içinde yangınla mücadele amacıyla bir askeri birliğin kurulduğu rivayet edilmektedir.
Osmanlılarda yangınla mücadelenin şehir içinde Yeniçeriler tarafından, Boğaziçi, deniz kıyısı ve yalı boylarında ise Deniz Polisi yerine geçen Bostancılar tarafından yürütüldüğü, büyüyen yangınlar söndürülemediği taktirde, yangının rüzgarla ilerlediği istikamette ahşap evlerin yıkılarak ölü bölgeler oluşturmak suretiyle yangının önüne geçilmesine çalışıldığı, böyle yangınlara padişahların bizzat katılarak çalışanları teşvik ettiği bilinmektedir. Kanuni Sultan Süleyman 18 Şubat 1560 tarihli Fermanı nda yangından sonra yapılan yeni evlerin saçaksız olması, Sultan 2. Selim'in 1 Haziran 1572 ve 3. Murat'ın 12 Mart 1579 Fermanlarında ise herkesin evlerinde dama ulaşacak kadar birer merdiven ve su dolu fıçı bulundurmaları, yangından kaçılmaması emredilmektedir.
Osmanlılarda Cenevizlilerden kalan Galata ve 2. Mahmut döneminde Vaniköy sırtlarında inşa edilerek sonradan yıkılan İcadiye kuleleri eski dönemlerde yangın gözetlemesi için kullanılmakta olup, Beyazıt Kulesi günümüzde İstanbul İtfaiyesine bağlı olarak aynı hizmeti sürdürmektedir.
İlk yangınla mücadele ekibi 1714'te ortaya çıkmıştır. Fransa'dan İstanbul'da gelen David, "Çardaklı" diye tabir olunan 120 kg. ağırlığında su dökülerek çalışan "basma" tulumbayı yapmış, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın bizzat ilgilenmesi sonucu 13-14 kişilik bir Tulumbacı Birliği oluşturulmuştur. Kullanımı çok zor olan bu basma tulumba yerine ismi tespit edilemeyen bir Bostancı başı tarafından emme tertibatı da ilave edilerek emme-basma şeklinde bir tulumba ile yangınlarda daha etkili ve seri müdahale imkanı sağlanmıştır. İyi niyetlerle kurulmuş olan bu Tulumbacı Birlikleri Yeniçeri Ocağı ile birlikte büyük bir dejenerasyon geçirmiştir. Tarihçilere göre Tulumbacı takımları bozguncu tabir olunan sergerde tipli kişilerle doldurulmuş, disiplin diye bir şey kalmamıştır.
Vak'ayı Hayriye ile Yeniçeri Ocağı tamamen ortadan kaldırılırken bozguncu Tulumbacılar bir-bir yakalanarak Tulumbacı başı Ağa ile birlikte telef edilerek bu kutsal ocak zorlukla temizlenebilmiştir.
http://www.ibb.gov.tr/NR/rdonlyres/7D42E16F-B244-449C-97A1-226ED52EDB18/3341/tarihce_osmanli1.jpg
b) Fetret Dönemi:
Tulumbacı Ocaklarının ortadan kaldırılmasından sonra yerine "Semt Tulumbacıları" kurulmuş, ancak Vak'ayı Hayriye'den 48 gün sonra 1826'da meydana gelen Hocalaşa yangını karşısında etkili olamamışlardır. Böylece düzenli ve teknik bir yangınla mücadele ekibinin kurulması gündeme gelmeye başlamıştır.
http://www.ibb.gov.tr/NR/rdonlyres/7D42E16F-B244-449C-97A1-226ED52EDB18/3342/tarihce_fetret1.jpg
c) Toparlanma Dönemi:
Yeniçeri Ocağı yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu içinde "Yangıncı Taburları,, Serasker Kapısında kurulmuş, bu "yarı askeri,, nitelikli birliklerin başına tulumbacılardan kalma disiplinleri bozulmamış olan emekli yangıncı subaylar getirilmiştir. 1860 Tanzimat Fermanından sonra bu günkü İlçe Belediyelerinin "Daireliler,, olarak 1869'da kurulmasını müteakip, İlçe Belediyelerine bağlı olarak "Daireliler,, adıyla yangınla mücadele birlikleri kuruldu. Böylece çıkan yangınları söndürme işi sadece yangıncı taburlarında kalmayıp, Belediyelerin yangınlara ilk müdahaleleri başlamış oldu.
http://www.ibb.gov.tr/NR/rdonlyres/7D42E16F-B244-449C-97A1-226ED52EDB18/3343/tarihce_toparlanma1.jpg
d)Gelişme Dönemi:
1874 Türk İtfaiyeciliği için çok önemli bir dönemin başlangıç yılıdır. Sultan Abdülaziz'in talimatıyla Londra'da İtfaiye eğitimi gören Macar Ulusal İtfaiyeler Birliği Başkanı Kont Odön Szechenyı İstanbul'a çağırılmıştır. 4 kara taburundan oluşan Askeri İtfaiye Alayını kurduktan sonra Szechenyı'nin memleketine dönmesinden 1 yıl sonra Sultan Abdulhamit'in hem de paşalık unvanı ile daveti üzerine İstanbul İtfaiye Kumandanlığını aralıksız olarak 1922 yılına kadar sürdürdüğü ve 1887'de Deniz İtfaiyesinin kurulduğu bu yarım asırlık dönem, İtfaiyeciliğin altın yılları olmuştur. O günün şartlarında iyi olmasına rağmen İtfaiye Teşkilatını bu günkü gözle izlediğimizde yangın haberleşme sisteminin çok ilkel olduğunu görebiliriz. Szechenyı dönemi İtfaiye Birliklerinin önemli kısmı 1912 Balkan ve 1914 - 1918 1.Dunya Savaşlarına katıldığı için o günlerde meydana gelen İstanbul Yangınlarının söndürülmesinde güçlükler çekilmiştir.
e) Yeniden Yapılanma: (Cumhuriyet Dönemi)
İstanbul İtfaiyesi 25 Eylül 1923'te Belediyeye devredilince ilk Belediye İtfaiyesi Vali ve Belediye Başkanı Haydar Beyin Fiat Fabrikasından 55.000.-TL karşılığında satın aldığı araçlarla İstanbul'un değişik semtlerinde 5 İtfaiye Grubu oluşturmuştur. Daha sonra gelen Vali ve Belediye Başkanı Muhittin ÜSTÜNDAĞ , 8 yeni istasyon kurmak için 50 yeni arazöz ve 1 otomatik merdiven satın alınmış, Lütfi KIRDAR ve F.Kerim GÖKAY zamanlarında ise İtfaiye Müze ve Bandosu kurulmuş ve Almanya'dan İtfaiye uzmanları ile teşkilatın çağdaş İtfaiyecilikle entegrasyonu sağlanmıştır. 1990'lı yıllara kadar İtfaiyede yapılan çalışmaların yanı sıra 1994 - 1998 arasında olağanüstü ilgi gösterilerek alınan 66 yeni İtfaiye aracı, yeni yapılan 12 İtfaiye İstasyonu, Daire Başkanlığı ile yerinden yönetime göre idari yapılanma, teknik donanım ve ulusal ve uluslararası düzeyde İtfaiyelerin işbirliğinin sağlanması bu dönemin Belediye Başkanı R.Tayyip ERDOĞAN 'ın İtfaiye dünyasında unutulmazlar arasına girmesini sağlamıştır.
İlk kez ne zaman kurulduğu bilinemeyen Anadolu İtfaiyeleri içinde İzmir, Bursa, Edirne, Manisa ve Uşak İtfaiyeleri de İstanbul ile aynı yıl 1923'te Belediyelere devredilmiştir. 16 Şubat 1924'te Belediyeye devredilen Ankara İtfaiyesinin bilinen ilk Müdürü İstanbul İtfaiyesi Kont Szechenyı'nin Kumandanlarından Osman Zeki OBAN 'dır. Aynı yıl Konya, Samsun ve Mersin İtfaiyeleri, 1925'te Adana, Trabzon, Erzincan ve Çorum İtfaiyeleri, 1926'da İzmit, Diyarbakır, Malatya, Tekirdağ, Balıkesir, Elazığ ve Tokat, 1927'de Eskişehir ve 1928'de Kayseri İtfaiyesi Belediyelere devredilmiştir. Nüfusu Bir milyonu aşkın kentlerin 27.06.1984 gün ve 3030 sayılı kanunla "Büyükşehir,, statüsü kazanmasından 13 yıl sonra sırasıyla Antalya, İzmit, Ankara, Eskişehir, İstanbul ve Gaziantep İtfaiyeleri Daire Başkanlığını dönüştü.
http://www.ibb.gov.tr/NR/rdonlyres/7D42E16F-B244-449C-97A1-226ED52EDB18/3344/tarihce_yenidenyapillan1.jpg