PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevda Üzerine Ölmek!...




Notheart
02-09-2007, 13:42
http://i9.tinypic.com/4koirk9.jpg


Anlattıkça dinledi, yazdıkça okudu! ..
Neyi tebliğ ediyorum ki? ?
Bilmediği şeyler miydi benden duydukları ve bilmeyecek miydi, ben söylemeseydim? ?
Yüreğinin bir yanı eksik ve kayıp mıydı renklerin bir kısmı? ?
Dilimi tutsaydım yaşanmamış mı olacaktı hayata dair ne varsa?
Neden’lerin ardına takılıp kalacağına, “nasıl’larla” meşgul olamaz mıydı?
Alaca karanlık kuşaklarında karanlığa küfredeceğine, bir mum yakmak aklına gelmedi mi hiç?
Mazeretlerin labirentlerinde çaresizliğin resmini çizmek yerine başını kaldırıpta doğan güneşe gülümseyemedi mi?
Hangi soruydu “doğru cevabın” adresi?
Yarısı boştu ama niye yarım bardak suya her bakışın da, dolu tarafını görmedi! ..
“Zor’du” en kolay öğrendiği, sıkıştığın her an en kolay telaffuz ettiği,
Binlerce parlayan yıldıza karşın, kayıp giden bir yıldıza takılıp kaldı ömür boyu
Güllerin arasın da ki dikenleri düşünmek yerine, dikenlerin arasında var edilen gülleri temaşa edebilirdi
Ne gördüğü nereden baktığına bağlıydı, o bağlı olduğu taraftan süzdü! ..
Kesirleri silebilirdi hesap yaparken ve atabilirdi virgülden sonrasını, atamadı, atamazdı
Dil’in içine kemik konsaydı şayet “sebep” olabilirdi! ..
Yedi büklüm olabilecek” kudret” eriyip gitti dudaklarının arasında
Akşamın hüznünü şafağın çoşkusuna kim yapıştırabilirdi ki ondan başka?
Ve…. Kim bilebilirdi “CELLADIM OLDUĞUNU? ? ”
Hangi mahkum, sandalyesini tekmeleyecek kula aşıktır ki? ?
Asla cevabı olmayan binlerce soru’nun ve asla verilmeyecek bir cevabın arasında beşik misali sallandı durdu ömrüm.
İnsanı anlamanın yolu onların yeteneklerine bakmak değilmiş,
“Tercihlermiş” aslolan, tercihler yazarmış “kader” denen yazgıyı
Ben insan suretinde “sırıtan” bir yüzün değil,
gözyaşını kurutan bir kaderin kahpeliğinde ezilip gittim
Hayata sormadım hesabını, ne işime yarardı ki hesap? ?
Tevekkül duygusundan uzaklaşmadım evet..
ben de olmayanın hırsına kapılıp isyan etmedim! .. Sadece “merak” ettim! ..
Olmayışında ki eksiklik neydi, olurunda ki fazlalık ne? ?
Belli ki defter dürülmüş, belli ki kapatılmış hesap..
Kalem çiziğini yemiş satırlara gizlenen “eyvah’lar”
Her kimse “hakim” cübbesini giyen, kırmış kalemi! ..
İnfazımı beklerken ve bekletirken “zaman” denen değirmen, gönlümde ben çoktan aşkımı idam sehpasına çıkarttım
Ve iskemle devrildiğinde sadece beni değil “sevdamı da” idam edecekler! ..
Doğarken “SEVDA” üzerine doğarmış insan…
Ve ölümün de insancası “SEVDA” üzerine ölmektir o halde! ..
Beni toprakların altına koyarken, insanların yüreklerine koyun sevdamı..
Ben öldükçe yaşasın, ben tükendikçe beslensin masallarla! !
SEVDA DA BİR MASAL DEĞİL Mİ ZATEN? ? ? ?
Varsın “Bir varmış bir yokmuş’u” olmasın! ..

alıntı...




PaçoSS
02-09-2007, 13:44
HaRiKa...

eLLeRine SaqLıK BiTanemm , TaTLıŞım :canim: :mjj:

KãRdé£éN
02-09-2007, 13:54
İnsanı anlamanın yolu onların yeteneklerine bakmak değilmiş,
“Tercihlermiş” aslolan, tercihler yazarmış “kader” denen yazgıyı
Ben insan suretinde “sırıtan” bir yüzün değil,
gözyaşını kurutan bir kaderin kahpeliğinde ezilip gittim


Doğarken “SEVDA” üzerine doğarmış insan…
Ve ölümün de insancası “SEVDA” üzerine ölmektir o halde! ..
Beni toprakların altına koyarken, insanların yüreklerine koyun sevdamı..
Ben öldükçe yaşasın, ben tükendikçe beslensin masallarla! !



ellerine sağlık canımm :cicek: özellikle son kısmı çok güzeldi ;)

Notheart
02-09-2007, 14:01
okuduğunuz ve yorum yaptığınız için çok teşekkür ederimm...

beğenmenize sevindim:cicek:

Notheart
02-09-2007, 15:00
http://img523.imageshack.us/img523/1605/vuslattttcf8.jpg

BurcuUu_
02-09-2007, 17:45
abLacım harikaLar yaratmışsın gene.. :canim:
ELLerine sağLık.. :cicek:

BonJuk
02-09-2007, 17:48
Yüreğine sağlık ablacım çok güzeldi :buyir:

shaMarıq
02-09-2007, 17:55
yüreğine saqLık apLam:)

Anlat dedin bana, neden kaçıyorsun benden... "Düşlerini görebilmek için gözlerini kapatmalısın, ölmekten korktuğun için yaşamaktan vazgeçmemelisin. . ."
Beni en iyi sen anlarsın, anlamalısın. Nice depremlerde üzerine yıkılan enkazların altından yaralı çıkmadın mı sen de? Paramparça olmadı mı gelecek güzel günlere dair kurduğun hayallerin?... Ve bilmiyor musun ki incinmiş bir ruhun ilacıdır yalnızlık. Kapanan kapıların ardından yeni bir pencere açacak gücü toplayabilmek için. . .

Anla beni. . .......

Ellerimi uzatsam sana, bulutlarına dokunabilecek kadar yakınında olsam da uçamam senin gökyüzünde. Yollardadır benim tesellim, bir başıma kendimi vurduğum yollarda... Bir garip yolcu bil beni, yaralı kanatlarıyla umuda tutunmuş eflatun bir kuş... Vakitsiz çıktın karşıma, en olmayacak zamanda. Bir de şu ay ışığı bakışlı gözlerin olmasa, ne kolaydı senden geçmek! Ne kolaydı sana esenlikler dileyip, yola devam etmek. Yakamozuna demir atmış bir gemi gibi kalakaldım hasret denizinin ortasında. Yüreğimin med-ceziri oldu; yarım kalmış bir şiir gibi bakan gözlerin... Hele şu her gece saatlerce kuytusunda gizlendiğim o buğulu sesin... Başımı döndüren sessizliğin... Ölmek ne kolaymış, gitmek ne zor! . .

Seni ve beni "biz" kılan o saatlerde sana anlatamadığım çok şey var. 'Hoşçakal' dediğinde, kaldığımda bir başıma, söylenmemiş sözcükler sarıyor dört bir yanımı. Türkü tadında bir nehir, yatağını kendi yaparcasına kanatarak geçiyor içimden, su alıp gidiyor vücut bulmamış kelimeleri. Öksüz kalıyorum sonra. . .

Geç mi kaldım sana, çok mu erken buldun beni... Bir bilsem! Bildiğim, baharım sen oldun benim... Kara kışlara sürgündüm ben bir başıma, ama şimdi; duyduğum bu koku sarhoş ediyor beni. Vakitsiz açmış ilkyaz çiçeklerinin kokusu... Gözlerimi kapatıp dinlerken seni, her yanım yeşil, bütün çiçekler güneşe sevdalı... Seher vakti, ayaza durmuş ağaçların yaprağından ayrı düşmüş dallarında birikiyorken çiy damlaları... Seninle tüm gecelerin sabahı aydınlık; senin aydınlığın bu. . .
"Ayrılıklara da güzel şeyler kadar kolay alışılabilseydi keşke, o zaman ürkek bir serçe gibi davranmazdın belki" demiştin bana, hatırlar mısın? Ayrılıklara alışamamak değil korkum... Düştüğüm yerden ayağa kalkmazsam, koşamam ki sana. Yine de uzat elini bana, yüreğinin bir köşesinde sakla beni. Adımı ne koyarsan koy, yeter ki unutma... Yeter ki inan, zifiri karanlığın içinde görebildiğim tek ışık olduğuna. . .
Bu gece ilk defa ağlattın beni... Ne vardı yüreğimi dağlayan o sözleri söyleyecek?... Ben de biliyorum uçmaya başladığımda seni bulamama ihtimalini. Sen de şunu bil, eğer uçacaksam bir gün, sebebi sensin, vuslatı olmasa bile birbirinden ayrı düşmüş hayallerimizin. Okuduğun her şiiri, söylediğin her türküyü ezberlercesine dinleyişim nedendir sanıyorsun? Ya bir daha hiç duyamazsam. . .
Her ne olursa olsun, bendeki bir parça sen, aklımın bir köşesinde, gülüşümde, iç çekişimde, sessizliğimde saklı duracak. . .
Ölmek ne kolaymış ay bakışlım benim, gitmek ne zor. . .
Artık hangimiz ağlayan bulut, hangimiz sevinen toprak?... Farkeder mi filizlenen, umut çiçeği olacaksa. İkimizi dağların ardında bekleyen o sevda; o şiirin henüz yazmadığın en son dizesinde saklı sevda, güneş olup doğacaksa bir gün taç yapraklarının üstüne, sırf bunun için bile değmez mi ayrılığa?. .
Ben seni bildim bir kere. . Geçmem artık senden. . .
Yüreğime sürgün buğulu bir ses, sesime çağlayan kocaman bir yüreksin şimdi sen... Bense rüzgarların savurduğu bir kum tanesi, hasretinin sedefi ile incilenen. . .

Notheart
02-09-2007, 18:35
sizinde yüreğinize sağlık...teşekkür ederim...sizlerle paylaşmak çok keyifli :cicek:

BonJuk
02-09-2007, 18:51
yüreğine saqLık apLam:)

Anlat dedin bana, neden kaçıyorsun benden... "Düşlerini görebilmek için gözlerini kapatmalısın, ölmekten korktuğun için yaşamaktan vazgeçmemelisin. . ."
Beni en iyi sen anlarsın, anlamalısın. Nice depremlerde üzerine yıkılan enkazların altından yaralı çıkmadın mı sen de? Paramparça olmadı mı gelecek güzel günlere dair kurduğun hayallerin?... Ve bilmiyor musun ki incinmiş bir ruhun ilacıdır yalnızlık. Kapanan kapıların ardından yeni bir pencere açacak gücü toplayabilmek için. . .

Anla beni. . .......

Ellerimi uzatsam sana, bulutlarına dokunabilecek kadar yakınında olsam da uçamam senin gökyüzünde. Yollardadır benim tesellim, bir başıma kendimi vurduğum yollarda... Bir garip yolcu bil beni, yaralı kanatlarıyla umuda tutunmuş eflatun bir kuş... Vakitsiz çıktın karşıma, en olmayacak zamanda. Bir de şu ay ışığı bakışlı gözlerin olmasa, ne kolaydı senden geçmek! Ne kolaydı sana esenlikler dileyip, yola devam etmek. Yakamozuna demir atmış bir gemi gibi kalakaldım hasret denizinin ortasında. Yüreğimin med-ceziri oldu; yarım kalmış bir şiir gibi bakan gözlerin... Hele şu her gece saatlerce kuytusunda gizlendiğim o buğulu sesin... Başımı döndüren sessizliğin... Ölmek ne kolaymış, gitmek ne zor! . .

Seni ve beni "biz" kılan o saatlerde sana anlatamadığım çok şey var. 'Hoşçakal' dediğinde, kaldığımda bir başıma, söylenmemiş sözcükler sarıyor dört bir yanımı. Türkü tadında bir nehir, yatağını kendi yaparcasına kanatarak geçiyor içimden, su alıp gidiyor vücut bulmamış kelimeleri. Öksüz kalıyorum sonra. . .

Geç mi kaldım sana, çok mu erken buldun beni... Bir bilsem! Bildiğim, baharım sen oldun benim... Kara kışlara sürgündüm ben bir başıma, ama şimdi; duyduğum bu koku sarhoş ediyor beni. Vakitsiz açmış ilkyaz çiçeklerinin kokusu... Gözlerimi kapatıp dinlerken seni, her yanım yeşil, bütün çiçekler güneşe sevdalı... Seher vakti, ayaza durmuş ağaçların yaprağından ayrı düşmüş dallarında birikiyorken çiy damlaları... Seninle tüm gecelerin sabahı aydınlık; senin aydınlığın bu. . .
"Ayrılıklara da güzel şeyler kadar kolay alışılabilseydi keşke, o zaman ürkek bir serçe gibi davranmazdın belki" demiştin bana, hatırlar mısın? Ayrılıklara alışamamak değil korkum... Düştüğüm yerden ayağa kalkmazsam, koşamam ki sana. Yine de uzat elini bana, yüreğinin bir köşesinde sakla beni. Adımı ne koyarsan koy, yeter ki unutma... Yeter ki inan, zifiri karanlığın içinde görebildiğim tek ışık olduğuna. . .
Bu gece ilk defa ağlattın beni... Ne vardı yüreğimi dağlayan o sözleri söyleyecek?... Ben de biliyorum uçmaya başladığımda seni bulamama ihtimalini. Sen de şunu bil, eğer uçacaksam bir gün, sebebi sensin, vuslatı olmasa bile birbirinden ayrı düşmüş hayallerimizin. Okuduğun her şiiri, söylediğin her türküyü ezberlercesine dinleyişim nedendir sanıyorsun? Ya bir daha hiç duyamazsam. . .
Her ne olursa olsun, bendeki bir parça sen, aklımın bir köşesinde, gülüşümde, iç çekişimde, sessizliğimde saklı duracak. . .
Ölmek ne kolaymış ay bakışlım benim, gitmek ne zor. . .
Artık hangimiz ağlayan bulut, hangimiz sevinen toprak?... Farkeder mi filizlenen, umut çiçeği olacaksa. İkimizi dağların ardında bekleyen o sevda; o şiirin henüz yazmadığın en son dizesinde saklı sevda, güneş olup doğacaksa bir gün taç yapraklarının üstüne, sırf bunun için bile değmez mi ayrılığa?. .
Ben seni bildim bir kere. . Geçmem artık senden. . .
Yüreğime sürgün buğulu bir ses, sesime çağlayan kocaman bir yüreksin şimdi sen... Bense rüzgarların savurduğu bir kum tanesi, hasretinin sedefi ile incilenen. . .


Reyhan bunu kimse okumasın diye mi yazdın yoksa bana mı öyle geliyo:lool:

Ruhsar
02-09-2007, 19:56
Doğarken “SEVDA” üzerine doğarmış insan…
Ve ölümün de insancası “SEVDA” üzerine ölmektir o halde! ..
Beni toprakların altına koyarken, insanların yüreklerine koyun sevdamı..
Ben öldükçe yaşasın, ben tükendikçe beslensin masallarla! !


:cicek:

sweet_
02-09-2007, 20:36
Ellerinize sağLık süperdi her2si de :cicek:

Notheart
03-09-2007, 01:10
ben teşekkür eerim...sizinde gönlünüze sağlık...:cicek:

fatihk
03-09-2007, 02:50
Bu saatte beni hüzünlendirdiniz. Tşkkr. Ama bir yandan da dedim ki; bile bile ölüme gidecekse insan, bir amaç uğruna gitmeli. Bence bu o amaç. Bu yazı' nın başına "FİLİSTİN SEVDASI" yazsak hiç yabancı durmaz herhalde. Ellerinize sağlık.

Notheart
03-09-2007, 17:44
Bu saatte beni hüzünlendirdiniz. Tşkkr. Ama bir yandan da dedim ki; bile bile ölüme gidecekse insan, bir amaç uğruna gitmeli. Bence bu o amaç. Bu yazı' nın başına "FİLİSTİN SEVDASI" yazsak hiç yabancı durmaz herhalde. Ellerinize sağlık.

sizinde gönlünüze sağlık...çok güzel bir düşünce :o