^^DoLCe^^
14-09-2007, 00:01
kendi dilimden seni...
anlattım yüregime nasırlaştı gözyaşlarım...
susmalıyım...oysa
yürüdükçe geçmişinin yamaçlarında (d )üşüyorum..
lal oluyor dilim...
geri kalıyor paramparça bedenim ardımdan..
anlam/sızım
gel kendinden kat bana
ayazdır gece ayazdı her hece....
topla valizini küsmüş kelimerini doldur içine ..
suskularını demle (h )içliginde....
yar/ın/sızım
avuçlarımda kan kaybediyor kimsesizligim kim/sessiz/ligim
biliyorum bu satırlara başladığım andan itibare acı çekmeye başlayacağım.
aynaları tekmeleyeceğim,kuyulara düşeceğim.kimse kalmadı artık
kimse yok.
parmaklarıma hükmedecek söz bulamıyorum...
ya sen Dida,
sen ödünç hayatları iplere geri gerip biraz daha uzatmaya çalışıyorduk ömrümüzü
aşkları dileniyorduk gece yarıları ayaz çarparken göğsümüze
kimden dileniyorduk,anımsıyormusun
dilencilerden
yüzlerinde kendimizi görüyorduk
kıştı.....
biz ayazları dilenmiştik meğer.yağmur damlalarını,karları ve yaprakları....
her dilencinin parmak uçlarında üşüyen tırnaklar kadar sızılıydı içimiz.yaralarımıza tuz basmayı öğrenememiştik...
odam şimdi nikotin bugusunda ve ben hayallerimin korsan yürüyüşündeyim parmaklarımın üzerinden sessizce sana yol alıyorum,
nemli dar odamdan birikmişlilerimle
lal oluyor dilim yanıbaşına düşüyorum
yak cesedimi
küllerimi savur bilinmezligine.........
elimde loş bir ışık yüreginin kireç tutmayan odalarındayım
burda yaşamak ne garip şey azad et beni
ben bıraktıgın yerdeyim unut( ma ) beni
burda prangalı(yorum) ölümleri tebessümlü
tüm cesetlerimi ölü bir kentin morg alfabesinde
tutarsızca bir harf oluyorum a dan z ye
hadi bul beni....
yar(sızım) canım yanıyor
git (me) ...
çok yorgunum anla beni
sayfalara sığdırmak ne mümkün adsız bir aşkın peşinden kaybettiklerimi
aynalarda aramak seni..
hanginize tutunsam kopacaksınız
biliyorum hanginize dokunsam uçacaksınız
uçurumun kenarındayım rüzgarın bile avutmuyor ki beni
ben miyim? direnen ölüme
yoksa ölüm mü öyle uzak düştü bana..
karanlık bir kuyudayım saçlarımdan astılar beni
hayır yak beni!!
bedenim toprağa düşmesin
sus... konuşmak ihanetini çoğaltır yalnız
-alıntı-
anlattım yüregime nasırlaştı gözyaşlarım...
susmalıyım...oysa
yürüdükçe geçmişinin yamaçlarında (d )üşüyorum..
lal oluyor dilim...
geri kalıyor paramparça bedenim ardımdan..
anlam/sızım
gel kendinden kat bana
ayazdır gece ayazdı her hece....
topla valizini küsmüş kelimerini doldur içine ..
suskularını demle (h )içliginde....
yar/ın/sızım
avuçlarımda kan kaybediyor kimsesizligim kim/sessiz/ligim
biliyorum bu satırlara başladığım andan itibare acı çekmeye başlayacağım.
aynaları tekmeleyeceğim,kuyulara düşeceğim.kimse kalmadı artık
kimse yok.
parmaklarıma hükmedecek söz bulamıyorum...
ya sen Dida,
sen ödünç hayatları iplere geri gerip biraz daha uzatmaya çalışıyorduk ömrümüzü
aşkları dileniyorduk gece yarıları ayaz çarparken göğsümüze
kimden dileniyorduk,anımsıyormusun
dilencilerden
yüzlerinde kendimizi görüyorduk
kıştı.....
biz ayazları dilenmiştik meğer.yağmur damlalarını,karları ve yaprakları....
her dilencinin parmak uçlarında üşüyen tırnaklar kadar sızılıydı içimiz.yaralarımıza tuz basmayı öğrenememiştik...
odam şimdi nikotin bugusunda ve ben hayallerimin korsan yürüyüşündeyim parmaklarımın üzerinden sessizce sana yol alıyorum,
nemli dar odamdan birikmişlilerimle
lal oluyor dilim yanıbaşına düşüyorum
yak cesedimi
küllerimi savur bilinmezligine.........
elimde loş bir ışık yüreginin kireç tutmayan odalarındayım
burda yaşamak ne garip şey azad et beni
ben bıraktıgın yerdeyim unut( ma ) beni
burda prangalı(yorum) ölümleri tebessümlü
tüm cesetlerimi ölü bir kentin morg alfabesinde
tutarsızca bir harf oluyorum a dan z ye
hadi bul beni....
yar(sızım) canım yanıyor
git (me) ...
çok yorgunum anla beni
sayfalara sığdırmak ne mümkün adsız bir aşkın peşinden kaybettiklerimi
aynalarda aramak seni..
hanginize tutunsam kopacaksınız
biliyorum hanginize dokunsam uçacaksınız
uçurumun kenarındayım rüzgarın bile avutmuyor ki beni
ben miyim? direnen ölüme
yoksa ölüm mü öyle uzak düştü bana..
karanlık bir kuyudayım saçlarımdan astılar beni
hayır yak beni!!
bedenim toprağa düşmesin
sus... konuşmak ihanetini çoğaltır yalnız
-alıntı-