MorFistan
24-06-2006, 18:08
Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında okuduktan sonra vatanına
ateist
olarak geri döner.
Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı canı gayet
sıkıntılıdır.
Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük ilim sahibi olan köyün
hocasına
götürürler. Hoca ve delikanlının arasında geçen dialog şöyle devam
eder.
Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma cevap verebilecek misin?
Hoca: Allah'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularına cevap
verebileceğim.
Delikanlı: Emin misin? Proförserler bile cevap veremedi bana.
Hoca: Allah'ın izniyle cevap vermeye çalışırım
Delikanlı: 3 sorum var;
1. Allah yaşıyor mu? öyle ise şeklini bana göster
2. Takdir (kader) nedir?
3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor,
cehennemde ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın.
Tanrı bunu düşünemedi mi?
Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı
kırar.
Delikanlı canı yana yana sorar; Neden sinirlendin ki?
Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç soruna bir cevabım der.
Delikanlı: Hiç birşey anlamadım.
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca
Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyormusun?
Delikanlı: Evet
Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
Delikanlı: Gösteremem.
Hoca: Bu benim ilk cevabım.
Herkes Allah'ın varlığını hisseder ama Allah'ı göremez."
Hoca: Dün gece rüyanda benim başında saksı kırdığımı gördün mü?
Delikanlı: Hayır.
Hoca: Bugün böyle birşey ile karşılaşacağını hiç düşündün mü? aklından
geçti mi?
Delikanlı: Hayır
Hoca: Bu işte takdir'dir (kader)
Hoca: Biz neyden yaratıldık? topraktan yaratılmış değil miyiz ?
Delikanlı: Evet böyle denir.
Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? Allah isterse
ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı?
ateist
olarak geri döner.
Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı canı gayet
sıkıntılıdır.
Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük ilim sahibi olan köyün
hocasına
götürürler. Hoca ve delikanlının arasında geçen dialog şöyle devam
eder.
Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma cevap verebilecek misin?
Hoca: Allah'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularına cevap
verebileceğim.
Delikanlı: Emin misin? Proförserler bile cevap veremedi bana.
Hoca: Allah'ın izniyle cevap vermeye çalışırım
Delikanlı: 3 sorum var;
1. Allah yaşıyor mu? öyle ise şeklini bana göster
2. Takdir (kader) nedir?
3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor,
cehennemde ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın.
Tanrı bunu düşünemedi mi?
Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı
kırar.
Delikanlı canı yana yana sorar; Neden sinirlendin ki?
Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç soruna bir cevabım der.
Delikanlı: Hiç birşey anlamadım.
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca
Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyormusun?
Delikanlı: Evet
Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
Delikanlı: Gösteremem.
Hoca: Bu benim ilk cevabım.
Herkes Allah'ın varlığını hisseder ama Allah'ı göremez."
Hoca: Dün gece rüyanda benim başında saksı kırdığımı gördün mü?
Delikanlı: Hayır.
Hoca: Bugün böyle birşey ile karşılaşacağını hiç düşündün mü? aklından
geçti mi?
Delikanlı: Hayır
Hoca: Bu işte takdir'dir (kader)
Hoca: Biz neyden yaratıldık? topraktan yaratılmış değil miyiz ?
Delikanlı: Evet böyle denir.
Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? Allah isterse
ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı?