Notheart
03-11-2007, 18:51
‘Beyaz Melek'i toplumdaki sevgisizlik çektirdi
Mahsun Kırmızıgül: Yeni dünya düzeni, gelişen ekonomi ve kentleşme bize beraberinde sevgisizliği ve unutulmuşluğu da getirdi. Bazen en yakınlarımızı bile unutmaya başladık. Bu filmi yazarken etrafımda gördüklerim, sevdiklerini ihmal eden insanlardan yola çıkarak yazdığım bir öyküdür...
“Doğu’dan Batı’ya, mekteplisinden okul görmemişine, şehirlisinden köylüsüne, gencinden yaşlısına herkesin yaşayıp etkileneceği bir film.” diyor Mahsun Kırmızıgül, hem yazıp hem de yönettiği ‘Beyaz Melek’ için. Yazıp yönetmekle kalmıyor, “Benim hayatıma çok benziyor.” dediği Keke Ali’yi oynuyor ünlü türkücü, filminde. On parmağında on marifet... Kırmızıgül, müzik, oyunculuk derken yönetmen koltuğu ile de ‘Beyaz Melek’ sayesinde tanışıyor. İlk aklımıza gelen soru; film çekme fikrinin nasıl geldiği oluyor. Sevgiyi anlatmak için çıkmış yola. “Sevgi, insanoğlunun asla yarına ertelenmeyecek en büyük ve en görkemli eylemidir.” diyor. Son yıllarda sevgi ve saygının yitirildiği bir dönemde yaşadığımızı da söyleyen Kırmızıgül; Keke Ali’yi, senaryoyu yazarken nereden ilham aldığını, oyuncuları nasıl seçtiğini ve en önemlisi ilk deneyimi olan yönetmenliğini paylaşıyor sevenleriyle...
Müzik, oyunculuk derken şimdi de yönetmen kimliğinizle karşımızdasınız. Film çekmek nasıl bir duygu?
Film çekmek, sette olmak çok güzel bir duygu. Yazdığınız öyküyü, senaryo haline getirip onu görüntülendirmek inanılmaz bir iş. Benim için ‘Beyaz Melek’in önemi çok büyük. Bu denli önemli değeri bir araya getirip film çekmek beni çok mutlu etti. Çok keyif aldım doğrusu.
Bir sevgi eksikliğinden bahsediyorsunuz. Bu filme amacınız sevginin gücünü göstermek mi?
Son yıllarda sevgi ve saygının yitirildiği bir dönemde yaşıyoruz. Hissettiğim sevgisizlik, ‘Beyaz Melek’ filmini çekmemi sağlayan. Şu an zor bir dönemden geçiyoruz. Bu anlamda da önemli. Umarım sağduyu ve sevginin egemen olduğu bir dönem olur bu dönem. Çünkü şu an en çok barış ve sevgiye ihtiyacımız var. ‘Beyaz Melek’i izleyen tüm insanlar farklı olsa da ortak duygunun sevgi olduğunu görecek. Sevgi, asla yarına ertelenmeyecek bir eylemdir. Hepimizin sevgiye ihtiyacı var...
Ne tür mesajlar veriliyor filmde?
Bizi biz yapan değerlerimiz vardır. Son yıllarda bu değerler maddiyat ve kariyer uğruna günbegün kaybediliyor. Yeni dünya düzeni, gelişen ekonomi ve kentleşme bize beraberinde sevgisizliği ve unutulmuşluğu da getirdi. Bazen en yakınlarımızı bile unutmaya başladık. Bu filmi yazarken etrafımda gördüklerim, sevdiklerini ihmal eden insanlardan yola çıkarak yazdığım bir öyküdür ‘Beyaz Melek’. Filmin her seyreden kişiye ayrı mesaj vereceğini hissediyorum. Çünkü filmi izlerken herkes farklı duygularla çıkacak sinemadan.
Bir yönetmen olarak derdinizi tam olarak anlattığınızı düşünüyor musunuz?
Bu sadece benim derdim değil, toplumun ortak derdi diye düşünüyorum. Ama sinema olarak evet bir şeyleri anlatmaya çalıştım, izleyince daha iyi anlayacaksınız.
Keke Ali’nin hayatının sizinkiyle örtüşen yönleri var mı?
Keke Ali, Anadolulu ve büyük şehirde yaşayan ve hâlâ değerlerine sahip çıkan insanı temsil ediyor. Bu anlamıyla da örtüşen yanlarımızın olduğunu düşünüyorum.
Sinema, çok riskli bir sektör. Sizse hem yazıyor hem de yönetiyorsunuz. Bu cesareti nereden buluyorsunuz?
Kendime güvenmeseydim zaten bu filmi çekmezdim. Sinema benim için iş değil, gönlümü ve yüreğimi koyduğum bir sanat dalıdır. Ticari riskleri ben düşünemem, bu konuyu yapımcılara sormak lazım...
Kadroda tiyatronun önemli isimlerine yer vermişsiniz. Oyuncu seçimini neye göre yaptınız?
Senaryoyu yazarken zaten bu oyuncuları düşünerek yazdım. Hayal ettiğim birkaç isim dışında (o isimlerin o dönem işi vardı) tüm karakterler oldu. Ayrıca hemen burada eklemek istiyorum; bu filme yüreğini koyan ve ter döken herkese teşekkür ederim. ‘Beyaz Melek’ hepimize umarım başarı ve beraberinde ülkeme sevgi ve barışı getirir.
Filmde, dünyanın en iyi orkestrası olarak gösterilen Prag Senfoni Orkestrası’nın ve ünlü duduk virtüözü Jivan Gasparyan’ın çaldığı müzikler kullanılmış. Filmin müziğine bu kadar önem vermenizin nedeni, sizin de bir müzisyen olmanızdan mı kaynaklanıyor?
Aslında müzikal kimliğimdir, bu filmin müziklerini büyük düşünmemi sağlayan. Çevremdeki insanlar bilirler, benim saundtrack koleksiyonum var. Yıllardır devamlı film müziklerini dinler ve hep neden bizim ülkemizde böyle müzikler yapılmaz diye üzülürdüm. Kısmet işte bir ilke imza atıldı, Beyaz Melek filmi, müzikleri ile de çok konuşulan bir film olacak.
Seyirciyi salonlara çekmek için tek silahınız sevgi mi? Filmde başka neler var?..
Aslında başarılı ve gişesi olan tüm filmlere bakın, tamamında sevgi ve aşk temasının işlendiğini görürsünüz. Ama en önemlisi, bazı filmler vardır ki; bazı kareler hiç unutulmaz, işte ‘Beyaz Melek’te de sanırım bazı sahneler ve kareler insanların hafızalarında yer edinecek.
--------------------------------------------------------------------------------
‘Beyaz Melek’ 16 Kasım’ı bekliyor
16 Kasım 2007’de vizyona girecek olan ‘Beyaz Melek’te bir aşk öyküsü anlatılıyor. Bu öykü, iki insanın birbirine duyduğu aşk değil, bir grup insanın hayata ve birbirlerine duyduğu aşk ve sevginin hikayesi. Kırmızıgül’ün yazıp yönettiği filmin yapımcısı Murat Tokat-A.Levent Üngör. Filmde; Arif Erkin, Bilge Zobu, Mahsun Kırmızıgül, Ali Sürmeli, Emel Sayın, Gazanfer Özcan, Yavuz Bingöl, Yıldız Kenter, Nejat Uygur, Erol Günaydın ve Fadik Sevin Atasoy gibi isimler rol alıyor.
YUSUF BÜLBÜL
Zaman azetesi...cumartesi eki
Mahsun Kırmızıgül: Yeni dünya düzeni, gelişen ekonomi ve kentleşme bize beraberinde sevgisizliği ve unutulmuşluğu da getirdi. Bazen en yakınlarımızı bile unutmaya başladık. Bu filmi yazarken etrafımda gördüklerim, sevdiklerini ihmal eden insanlardan yola çıkarak yazdığım bir öyküdür...
“Doğu’dan Batı’ya, mekteplisinden okul görmemişine, şehirlisinden köylüsüne, gencinden yaşlısına herkesin yaşayıp etkileneceği bir film.” diyor Mahsun Kırmızıgül, hem yazıp hem de yönettiği ‘Beyaz Melek’ için. Yazıp yönetmekle kalmıyor, “Benim hayatıma çok benziyor.” dediği Keke Ali’yi oynuyor ünlü türkücü, filminde. On parmağında on marifet... Kırmızıgül, müzik, oyunculuk derken yönetmen koltuğu ile de ‘Beyaz Melek’ sayesinde tanışıyor. İlk aklımıza gelen soru; film çekme fikrinin nasıl geldiği oluyor. Sevgiyi anlatmak için çıkmış yola. “Sevgi, insanoğlunun asla yarına ertelenmeyecek en büyük ve en görkemli eylemidir.” diyor. Son yıllarda sevgi ve saygının yitirildiği bir dönemde yaşadığımızı da söyleyen Kırmızıgül; Keke Ali’yi, senaryoyu yazarken nereden ilham aldığını, oyuncuları nasıl seçtiğini ve en önemlisi ilk deneyimi olan yönetmenliğini paylaşıyor sevenleriyle...
Müzik, oyunculuk derken şimdi de yönetmen kimliğinizle karşımızdasınız. Film çekmek nasıl bir duygu?
Film çekmek, sette olmak çok güzel bir duygu. Yazdığınız öyküyü, senaryo haline getirip onu görüntülendirmek inanılmaz bir iş. Benim için ‘Beyaz Melek’in önemi çok büyük. Bu denli önemli değeri bir araya getirip film çekmek beni çok mutlu etti. Çok keyif aldım doğrusu.
Bir sevgi eksikliğinden bahsediyorsunuz. Bu filme amacınız sevginin gücünü göstermek mi?
Son yıllarda sevgi ve saygının yitirildiği bir dönemde yaşıyoruz. Hissettiğim sevgisizlik, ‘Beyaz Melek’ filmini çekmemi sağlayan. Şu an zor bir dönemden geçiyoruz. Bu anlamda da önemli. Umarım sağduyu ve sevginin egemen olduğu bir dönem olur bu dönem. Çünkü şu an en çok barış ve sevgiye ihtiyacımız var. ‘Beyaz Melek’i izleyen tüm insanlar farklı olsa da ortak duygunun sevgi olduğunu görecek. Sevgi, asla yarına ertelenmeyecek bir eylemdir. Hepimizin sevgiye ihtiyacı var...
Ne tür mesajlar veriliyor filmde?
Bizi biz yapan değerlerimiz vardır. Son yıllarda bu değerler maddiyat ve kariyer uğruna günbegün kaybediliyor. Yeni dünya düzeni, gelişen ekonomi ve kentleşme bize beraberinde sevgisizliği ve unutulmuşluğu da getirdi. Bazen en yakınlarımızı bile unutmaya başladık. Bu filmi yazarken etrafımda gördüklerim, sevdiklerini ihmal eden insanlardan yola çıkarak yazdığım bir öyküdür ‘Beyaz Melek’. Filmin her seyreden kişiye ayrı mesaj vereceğini hissediyorum. Çünkü filmi izlerken herkes farklı duygularla çıkacak sinemadan.
Bir yönetmen olarak derdinizi tam olarak anlattığınızı düşünüyor musunuz?
Bu sadece benim derdim değil, toplumun ortak derdi diye düşünüyorum. Ama sinema olarak evet bir şeyleri anlatmaya çalıştım, izleyince daha iyi anlayacaksınız.
Keke Ali’nin hayatının sizinkiyle örtüşen yönleri var mı?
Keke Ali, Anadolulu ve büyük şehirde yaşayan ve hâlâ değerlerine sahip çıkan insanı temsil ediyor. Bu anlamıyla da örtüşen yanlarımızın olduğunu düşünüyorum.
Sinema, çok riskli bir sektör. Sizse hem yazıyor hem de yönetiyorsunuz. Bu cesareti nereden buluyorsunuz?
Kendime güvenmeseydim zaten bu filmi çekmezdim. Sinema benim için iş değil, gönlümü ve yüreğimi koyduğum bir sanat dalıdır. Ticari riskleri ben düşünemem, bu konuyu yapımcılara sormak lazım...
Kadroda tiyatronun önemli isimlerine yer vermişsiniz. Oyuncu seçimini neye göre yaptınız?
Senaryoyu yazarken zaten bu oyuncuları düşünerek yazdım. Hayal ettiğim birkaç isim dışında (o isimlerin o dönem işi vardı) tüm karakterler oldu. Ayrıca hemen burada eklemek istiyorum; bu filme yüreğini koyan ve ter döken herkese teşekkür ederim. ‘Beyaz Melek’ hepimize umarım başarı ve beraberinde ülkeme sevgi ve barışı getirir.
Filmde, dünyanın en iyi orkestrası olarak gösterilen Prag Senfoni Orkestrası’nın ve ünlü duduk virtüözü Jivan Gasparyan’ın çaldığı müzikler kullanılmış. Filmin müziğine bu kadar önem vermenizin nedeni, sizin de bir müzisyen olmanızdan mı kaynaklanıyor?
Aslında müzikal kimliğimdir, bu filmin müziklerini büyük düşünmemi sağlayan. Çevremdeki insanlar bilirler, benim saundtrack koleksiyonum var. Yıllardır devamlı film müziklerini dinler ve hep neden bizim ülkemizde böyle müzikler yapılmaz diye üzülürdüm. Kısmet işte bir ilke imza atıldı, Beyaz Melek filmi, müzikleri ile de çok konuşulan bir film olacak.
Seyirciyi salonlara çekmek için tek silahınız sevgi mi? Filmde başka neler var?..
Aslında başarılı ve gişesi olan tüm filmlere bakın, tamamında sevgi ve aşk temasının işlendiğini görürsünüz. Ama en önemlisi, bazı filmler vardır ki; bazı kareler hiç unutulmaz, işte ‘Beyaz Melek’te de sanırım bazı sahneler ve kareler insanların hafızalarında yer edinecek.
--------------------------------------------------------------------------------
‘Beyaz Melek’ 16 Kasım’ı bekliyor
16 Kasım 2007’de vizyona girecek olan ‘Beyaz Melek’te bir aşk öyküsü anlatılıyor. Bu öykü, iki insanın birbirine duyduğu aşk değil, bir grup insanın hayata ve birbirlerine duyduğu aşk ve sevginin hikayesi. Kırmızıgül’ün yazıp yönettiği filmin yapımcısı Murat Tokat-A.Levent Üngör. Filmde; Arif Erkin, Bilge Zobu, Mahsun Kırmızıgül, Ali Sürmeli, Emel Sayın, Gazanfer Özcan, Yavuz Bingöl, Yıldız Kenter, Nejat Uygur, Erol Günaydın ve Fadik Sevin Atasoy gibi isimler rol alıyor.
YUSUF BÜLBÜL
Zaman azetesi...cumartesi eki