_P!nK_
27-11-2007, 23:24
http://www.kitapyurdu.com/getimageV2.asp?resimkod=127050&boyut=185http://kapak.netkitap.com/170zk/2/22110707a.jpg
Elif Şafak
DOĞAN KİTAPÇILIK
''Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için.''
- Nasıl bir kitap peki bu?
- Postnatal depresyon u anlatıyor. Bir tarafta müthiş kutsallaştırılmış bir annelik anlayışı var, öbür tarafta da biraz kadın dergilerinin pompaladığı başka bir şey: Süper dişi, süper anne imajı... Kariyer de yaparım, çocuk da, her şeyi mükemmel yaparım diyen ikinci bir söylem. Ne bu söylem, ne de öbürü bize anneliğin zaman zaman gölgeli başka yanları da olabileceğini gösteriyor. Sürekli cilalanmış, romantikleştirilmiş bir annelik mefhumu var. Yanlış anlamayın, annelik çok güzel bir şey, ben bunu sorgulamıyorum ama şunu söylüyorum, kadınları zaman zaman sarsabilen bir şey!
- Adı nedir kitabınızın?
- Siyah Süt!
- Ne demek siyah süt!
- Kadın literatüründe tartışılan, özellikle Fransız feminist kuramcıların sorduğu bir soru var: Süt mürekkebe dönüşebilir mi, kadınlıktan beslenerek kadın yazarlar ayrı bir edebiyat, ayrı bir yazın türü geliştirebilirler mi diye... O mürekkep imgesine de, depresyona da bir gönderme olsun diye bu ismi verdim.
- Otobiyografik özellikler var mı?
- Evet, kendimden yola çıkarak ilk kez yazdım. O yüzden bu kitap yazı hayatımda çok farklı bir yere sahip.
- Bir kadının bunları yaşadığını, bocaladığını görmek bir erkekte nasıl bir iz bırakıyor peki?
- Sanki Eyüp bana Delidir ne yapsa yeridir gözüyle baktığı için çok şaşırmıyor. Ama evde sürekli ağlayan, kendini toparlayamayan, en mutlu olması gereken dönemde sarsıntılar yaşayan birini görmek eminim erkekleri de tüketiyor. Bu işin bir boyutu ama ben babaların da doğum sonrası sarsıntı yaşadıklarını, fakat erkekliğe zeval getirmemek için bunu konuşmadıklarını düşünüyorum. Bence erkekler için de postnatal depresyon kitapları yazılmalı.
Elif Şafak
DOĞAN KİTAPÇILIK
''Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için.''
- Nasıl bir kitap peki bu?
- Postnatal depresyon u anlatıyor. Bir tarafta müthiş kutsallaştırılmış bir annelik anlayışı var, öbür tarafta da biraz kadın dergilerinin pompaladığı başka bir şey: Süper dişi, süper anne imajı... Kariyer de yaparım, çocuk da, her şeyi mükemmel yaparım diyen ikinci bir söylem. Ne bu söylem, ne de öbürü bize anneliğin zaman zaman gölgeli başka yanları da olabileceğini gösteriyor. Sürekli cilalanmış, romantikleştirilmiş bir annelik mefhumu var. Yanlış anlamayın, annelik çok güzel bir şey, ben bunu sorgulamıyorum ama şunu söylüyorum, kadınları zaman zaman sarsabilen bir şey!
- Adı nedir kitabınızın?
- Siyah Süt!
- Ne demek siyah süt!
- Kadın literatüründe tartışılan, özellikle Fransız feminist kuramcıların sorduğu bir soru var: Süt mürekkebe dönüşebilir mi, kadınlıktan beslenerek kadın yazarlar ayrı bir edebiyat, ayrı bir yazın türü geliştirebilirler mi diye... O mürekkep imgesine de, depresyona da bir gönderme olsun diye bu ismi verdim.
- Otobiyografik özellikler var mı?
- Evet, kendimden yola çıkarak ilk kez yazdım. O yüzden bu kitap yazı hayatımda çok farklı bir yere sahip.
- Bir kadının bunları yaşadığını, bocaladığını görmek bir erkekte nasıl bir iz bırakıyor peki?
- Sanki Eyüp bana Delidir ne yapsa yeridir gözüyle baktığı için çok şaşırmıyor. Ama evde sürekli ağlayan, kendini toparlayamayan, en mutlu olması gereken dönemde sarsıntılar yaşayan birini görmek eminim erkekleri de tüketiyor. Bu işin bir boyutu ama ben babaların da doğum sonrası sarsıntı yaşadıklarını, fakat erkekliğe zeval getirmemek için bunu konuşmadıklarını düşünüyorum. Bence erkekler için de postnatal depresyon kitapları yazılmalı.