PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 2. Abdulhamid olsaydı, ne yapardı?




aemermer
06-12-2007, 16:12
2. Abdulhamid olsaydı, ne yapardı?



Çıplak ama başörtülü bir heykel yapıp adına Türk Lokumu diyen heykeltraş Türk İslam alemini kızdırdı. II. Abdulhamid döneminde benzer bir vaka yaşanmış ve bakın ne olmuş?

06 Aralık 2007 11:http://image.haber7.com/haber/89130.jpg

Kürşat Erkal'ın haberi
Danimarka, İsveç, İngiltere derken şimdi de Avusturya. Muasır medeniyet olarak tanımladığımız Batı, ne yazık ki medeniyetin özünün, bir başkasının haklarına ve en önemlisi de manevi değerlerine saygı olduğunu hâlâ kavrayamamış durumda.
Bir buçuk milyar nüfuslu İslam âleminin Peygamberine 'karikatürlerle hakaret etme medeniliğini' gösteren Batı, şimdi bir başka skandala ev sahipliği yapıyor. Anlaşılan o ki Batı, İslam'a saldırırken, sanatın bütün dallarını kullanmaya kararlı. Bunun son örneği dün Haber 7'de yayınlanan heykel haberi oldu. Haber okunduğunda ve fotoğraf görüldüğünde insanın kanı donuyordu..
Aslında bu tarz girişimler yeni değil. Tarihte de benzeri vakalar yaşanmış. Mesela 2. Abdülhamid döneminde böyle bir girişim söz konusu olmuş. Nesil Yayınları arasında çıkan “Osmanlı'nın Gizli Tarihi (http://www.ilknokta.com/V2/Pg/MetaDetail/Number/41813.htm)” kitapta buna benzer bir girişimin Osmanlı devrinde de yaşandığı ve müthiş bir diplomasi krizi yaşandığı görülüyor.

http://www.ilknokta.com/img/Metas/o/975-269-365-4.jpg (http://www.ilknokta.com/V2/Pg/MetaDetail/Number/41813.htm)“Abdülhamid, Ermenilerin ve işbirlikçi Batılıların melânetlerine karşı gösterdiği aynı tavır ve kararlılığı İslâm’a, Peygamber Efendimize (s.a.v.) ve diğer mukaddesata yönelik Avrupa ve ABD’de baş gösteren saldırı ve iftira kampanyalarına karşı da yürütmekten geri kalmamıştır. Ecdadımız, millî ve manevî değerlere hürmet, muhabbet ve hizmeti varlık sebebi olarak tayin ettiği gibi, saldırı ve tahrifatlara karşı bu yüce değerleri müdafaayı da boynunun borcu olarak kabul etmiştir.
Öyle ki en güçsüz ve düşkün zamanlarında dâhi bu ulvî gayeden asla uzaklaşmamıştır. Soylu ceddimiz, kutsal değerlerimize yönelik Batı’dan gelen tahripkâr ve tecavüzkâr, her cinsten davranış ve karşı harekete göğüs gerip bunları ortadan kaldırarak “dinin izzetini” muhafazaya çalışmıştır.
Devletin en buhranlı dönemlerinden olan Sultan II. Abdülhamid’in saltanatı müddetince, bilhassa da uluslararası platformda yaşanan hâdiseler bunun sayısız delilleriyle doludur. Halife Sultan Abdülhamid, devletin en müşkül anlarında bile düvel-i muazzamanın idarecilerine söz geçirebilen ve İslâmiyet ve peygamberimiz hakkında eser kaleme alan yazarlara, tiyatrolarda piyesler sahneleyen oyunculara dinî değerlerimize karşı daha itinalı olmalarını sağlayan derin hassasiyetin değişmez adresi pozisyonundaydı.
İngiltere ve Fransa’da dinimize ve peygamberimize hakaretlerle dolu tiyatrolara ve fuarlara müdahalede Osmanlı’nın ve Abdülhamid’in ne denli dakik ve duyarlı olduğunu aşağıda zikrettiğimiz misaller çok güzel ifade etmektedir:
İlk misal, Fransız Yazar Voltaire’in kaleme aldığı ve Paris’te sahneye konan “Muhammed yahut Taassup” isimli piyesle ilgilidir. Piyesin tepkiye sebep olan en dikkat çekici özelliği, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) küçük düşürmeye çalışmasıydı.
Abdülhamid, oyunu duyar duymaz elçilik vasıtasıyla harekete geçmiş ve oyunun durdurulmasını; aksi halde bunun bir siyasî mesele yapılacağını Fransız Hükümeti’ne bildirmiş, bunun üzerine de Fransızlar piyesi kaldırmışlardı.
Lâkin bu sefer de aynı oyunun İngiltere’ye geçip Londra’da sahnelenmesine mâni olunamamıştı.
Bu kez Abdülhamid, Fransızlara çektiği ültimatomu aynen İngiliz Hükümeti’ne de gönderecekti. İngiltere Hükümeti ise geç kalındığı, biletlerin çoktan dağıtıldığı, esasen böyle bir hareketin vatandaşların hürriyetine tecavüz olacağı karşılığını vermişti.
Fakat Sultan, tekrar öyle bir ültimatom yazacaktı ki İngiltere’ye tiyatroyu hemen durdurmaktan başka çare kalmayacaktı: “Müslümanların halifesi olarak, ‘İngilizler Peygamberimizi karalayıcı hakaretler ediyorlar’ diye İslâm âlemine bildiri göndereceğim. Büyük cihat ilan edeceğim!”




mavixanka
07-12-2007, 15:19
Osmanlı ve padişahlarına dil uzatanlar utansın devletin en zayıf halinde bile bizden daha duyarlılar
tşk ederim paylaştığın için :cicek:

KãRdé£éN
08-12-2007, 01:25
Fakat Sultan, tekrar öyle bir ültimatom yazacaktı ki İngiltere’ye tiyatroyu hemen durdurmaktan başka çare kalmayacaktı: “Müslümanların halifesi olarak, ‘İngilizler Peygamberimizi karalayıcı hakaretler ediyorlar’ diye İslâm âlemine bildiri göndereceğim. Büyük cihat ilan edeceğim!”


peki şimdi böyle bir cihad ilan edebilir miyiz dersiniz?

bu sabah haberi ilk duyduğumda donup kalmıştım, bu kadar da olmaz demiştim.. yanımdaki arkadaşlarımın tepkileriyse, içimi parçaladı desem yeridir. ne yazık ki anladım ki herkes bunun ne anlama geldiğini kavrayacak seviyede değilmiş..

bir müslüman Türk kadının bu şekilde tasvir edilmesi hiç hoş değil, onur kırıcı küçük düşürücü bir şey bu. sadece başı örtülü olanları değil, tüm Türk halkını ilgilendiriyor.

dilerim hükümetimiz bu tür konularda ülkemizde gösterdiği hassasiyeti bu olayda da gösterebilir!!

Krã£
08-12-2007, 01:37
Fakat Sultan, tekrar öyle bir ültimatom yazacaktı ki İngiltere’ye tiyatroyu hemen durdurmaktan başka çare kalmayacaktı: “Müslümanların halifesi olarak, ‘İngilizler Peygamberimizi karalayıcı hakaretler ediyorlar’ diye İslâm âlemine bildiri göndereceğim. Büyük cihat ilan edeceğim!”


peki şimdi böyle bir cihad ilan edebilir miyiz dersiniz?

bu sabah haberi ilk duyduğumda donup kalmıştım, bu kadar da olmaz demiştim.. yanımdaki arkadaşlarımın tepkileriyse, içimi parçaladı desem yeridir. ne yazık ki anladım ki herkes bunun ne anlama geldiğini kavrayacak seviyede değilmiş..

bir müslüman Türk kadının bu şekilde tasvir edilmesi hiç hoş değil, onur kırıcı küçük düşürücü bir şey bu. sadece başı örtülü olanları değil, tüm Türk halkını ilgilendiriyor.

dilerim hükümetimiz bu tür konularda ülkemizde gösterdiği hassasiyeti bu olayda da gösterebilir!!

Aslında çoğu kişi onun anlamını kavrayacak seviyede ama, ülkemizde öyle bir oluşum varki isim koymaktan utanıyorum, bu oluşum tarihimizi inkâr etmekte, geçmişimizi örfümüzü adetimizi yobazlık olarak görmekte..

Ben bu duygular içindeki bir insana Türk diyemiyorum, dilim varmıyor.
Bana uzak olsunlar tek dileğim.
Yapılana gelince, her zamanki saldırılardan biri. Gereken umarım yapılacaktır.
Dinimize olan bu öfkeleri, bilmem ki hangi kuyruk acısının bir göstergesi..

jan_valjan
08-12-2007, 02:43
Aslında çoğu kişi onun anlamını kavrayacak seviyede ama, ülkemizde öyle bir oluşum varki isim koymaktan utanıyorum, bu oluşum tarihimizi inkâr etmekte, geçmişimizi örfümüzü adetimizi yobazlık olarak görmekte..

Ben bu duygular içindeki bir insana Türk diyemiyorum, dilim varmıyor.
Bana uzak olsunlar tek dileğim.
Yapılana gelince, her zamanki saldırılardan biri. Gereken umarım yapılacaktır.
Dinimize olan bu öfkeleri, bilmem ki hangi kuyruk acısının bir göstergesi..


evet ne yazık ki haklısın..günümüz insanı geçmişe ait olan herşeyi yobazlık olarak görüyor..
avrupa tarihindeki o kadar kara lekeye rağmen atalarıyla övünürken bizim geçmişimizden haberimiz bile yok..

jan_valjan
08-12-2007, 13:28
bu konuya yapılan yorumların azlığından belli oluyor zaten insanların umursamazlığı:(

KaLpsiz
08-12-2007, 13:54
Aslında çoğu kişi onun anlamını kavrayacak seviyede ama, ülkemizde öyle bir oluşum varki isim koymaktan utanıyorum, bu oluşum tarihimizi inkâr etmekte, geçmişimizi örfümüzü adetimizi yobazlık olarak görmekte..



Başka söze ne hacet!...:alkiss::alkiss::alkiss:

aemermer
08-12-2007, 22:03
Tartışılan başörtülü çıplak kadın heykeli yıkıldı

Avusturya'da bir üniversitenin parkında bir aydır sergilenen ve büyük tepkilere yol açan başörtülü çıplak heykel kimliği belirlenemeyen kişilerce yıkıldı.
Turkish Delight (Türk Lokumu) adlı heykel pek çok Türk ve Müslüman insan tarafından protesto edilmiş ve Avusturya makamlarından kaldırılması istenmişti..
Çıplak heykelin kaldırılması için bütün kurum ve kuruluşların devereye girdiği bir sırada yapılan saldırı Avusturyalı Türkler tarafından pek hoş karşılanmadı.
Heykelle ilgili ilk haberi yapan Pusula gazetesi, "Nasıl bu heykelin buraya dikilmesini doğru bulmadıysak heykelin bu şekilde yıkılmasını da doğru bulmuyoruz. Yapılan bu saldırı Türkler tarafından yapılabileceği gibi, başkaları tarafından sırf ortamı germek için yapılmış olabileceği de düşünülüyor.
Avusturya gibi bir toplumda herşeyin konuşarak ve karşılıklı anlayış içinde yapılmasının gerekliliğini vurgulamış ve bu konuda bütün kurumlar harekete geçmişti" şeklinde görüş beyan ettiler

Krã£
09-12-2007, 02:39
Avusturya gibi bir toplumda herşeyin konuşarak ve karşılıklı anlayış içinde yapılmasının gerekliliğini vurgulamış ve bu konuda bütün kurumlar harekete geçmişti

Her şeyin konuşularak halledilebileceği bir toplumun; insanların haklarına taciz etmesi, geçmişine, dinine, yaşam biçimine hakaret etmesi hem de bu kadar açık ve net bir şekilde.. Nasıl oluyor anlamış değilim, bir çelişki var.
Her şeyin konuşularak halledilebileceği bir toplum diye bir şey yoktur bana göre, her insan konuşarak anlaşır. İnsanlıktan nasibini alamamışlar müstesna.
Eğer kendilerine bu sıfatı takmışlarsa, bu olayda zaten ne kadar yanlış bir tercih yaptıkları bariz ortada.

KãRdé£éN
09-12-2007, 03:35
ya tabiki adamlar resmi bi açıklama yaparken "oh iyi olmuş" diyemezler..

ama ben diyorum " oh iyi olmuş yıktıkları" inşallah bide parçalamışlardır, bütün bırakmamışlardır :bilgin:


madem bütün kurumlar harekete geçmişti, o heykel orda 1 aydır neden duruyor???

Krã£
09-12-2007, 05:01
Şimdi yıktılar ya, inat yapıp üç beş zibidi daha çıkar bir heykel diker.. Her zaman yaptıkları gibi yine islâm aleminin direncini ölçme çabaları.. Bakalım daha neler göreceğiz!

Alacakaranlık
02-01-2008, 21:25
bu çirkin heykel yıkılsada gönlümüzdeki heykel izleri silinmeyecektir. bu olay her dönemde biz müslümanlar olarak ayıplanacak yargılanacak ve avusturyanın kurtulamadıgı bir kara leke olarak kalbimizde yer edecektir.aynı karikatür krizleri gibi...